6 May 2014

POZİTİF DÜŞÜNCELER OYUN ATÖLYESİ



Merhaba,

Cumartesi günü Ege ile beraber düştük yine yollara. Bu sefer ki mekanımız Pozitif Düşünceler  Takımının ilk etkinliği olan Oyun Atölyesi'nin biz anneler için The Green Park Hotel - Bostancı'ydı. Biz anneler Atölye etkinliklerini yaparken çocuklarda Zürafa Ana Okulu öğretmenleri eşliğinde oyunlar oynayıp, aktiviteler yaptılar.





Önce size biraz oluşumdan bahsetmek istiyorum. Pozitif Düşünceler,  hem anne hem iş kadını olan 4 tatlı bayandan oluşuyor. Pozitif düşünceler hem kadın hem de annelerin ilgi alanına giren konularda, eğitim, atölye ve aktiviteler düzenliyor. Ayrıca Sosyal sorumluluk projesi  okul öncesi kitap, oyuncak ve malzeme kampanyasını da sürdürüyor. İlk olarak Şanlıurfa Deniz İlk öğretim okulu ana sınıfı için başarılı bir kampanya yaptılar ve hedefleri olan 1000 parça yardımı toplamayı başardılar.


Atölyede, Kurucu Biricik Nuray'ın yaptığı açılış konuşmasının ardından Nefes Koçu ve Kahkaha Yogası Lideri Aydan Ermiş koşulsuz çocukça kahkaha atma Yogası yaptırdı. Nefes egzersizleri yaptık. Doğru nefes almanın, insan vücudu için ne kadar önemli olduğundan, doğru nefes almanın mutluluk hormonlarını daha çok çalıştırdığından bahsetti. Gerçekten en eğlendiğim bölümdü diyebilirim. 

Anlattığı doğru nefes alma tekniklerini, orada tanıştığım ve beni takip ettiğini söyleyerek çok mutlu eden blogger arkadaşım Nuket öyle güzel anlatmış ki, üstüne yazmak istemedim :) Okumak için Tık Tık 



Aydan hanım, çok hoşuma giden bir cümle söyledi. "Nefes almak çok önemli, bizler hayata ilk nefesle merhaba deyip, son nefesle elveda diyoruz" Ne kadar doğru değil mi?

Aydan hanım hakkında daha çok bilgi almak ve Yoga eğitimlerine katılmak isterseniz Tık Tık

Kısa bir molanın ardından, Doğru Oyun ve Çocuğun Gelişimine Katkıları konusunda Esra A. Akalın ve Mine Topal'ın tavsiyelerini dinledik. Oyunun çocuk hayatında ki önemini vurguladılar. 


Oyun, çocuğun hiç kimseden öğrenemediği şeyleri kendi deneyimleyerek öğrenmesi demek. Çocukların hayal gücünü ve sosyal becerilerini geliştirir. Fiziksel ve duygusal gelişimini de destekler. Çocuğu oyun oynarken izlediğinizde onun sosyal yapısı hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Baskın kişilik mi, kıskanç mı, bencil mi, içine kapanık mı gibi. 

Çocuğunuz evde sıkıldığında, siz çözüm bulmazsanız kendi bulmak zorunda kalır ve fikir üretmeye başlar. TV ve bilgisayar oyunları, çocuğa uzun süreli kullandırılmamalı. Almanlar bu konuda bir hesaplama yapmış, bu formül kullanılabilir.

Yaş / 10 *60 Mesela bu formüle göre Ege 30 dakika tv seyretmeli. Ne yazık ki biz bu süreyi aşıyoruz :(

Çocuğunuzla oyun oynarken onun patron olmasına izin verin. Siz yönlendirici değil oynayan kişi olun. Ne oynarsanız oynayın sonu sarılma ile bitsin.

2. Molamızı verdik. Çocuklarımıza baktık. Hatta onların oyununa bizde katıldık ve tekrar salondaki yerimize döndük.



Bu sefer konumuz Çocuk Oyun ve Kitaptı. Bu sefer konuklarımız, Uzman Pedagog Belgin Temur, Çocuk kitabı yazarı Aytül Akal ve İyi Cüceler Kitabevi sahibesi Biranda Çoban'dı.

İtiraf ediyorum biz Ege ile kitap okuma işini rayına oturtamadık. Bir çok hikaye ve eğitici kitap almama karşı, kısa bir sürede sıkılıyor ve Lego ya da küçük figürleri ile oynamayı tercih ediyor. 

Onların anlattıklarımdan aldığım notlar ile şöyle.

Kitap okumak çocukları eğlendirirse sevdirir. Çocuklarda olmayan hiç bir duygu kitapta duyduğu ya da okuduğu için ortaya çıkmaz.

Kitap seçerken yaşa uygun olmasına dikkat etmek gerekir. Çocukların özellikleri farklı olsa da kitap üzerinde yazan yaş aralıkları genel olarak uygundur.

Renkli kitaplar sadece  okul öncesi çocuklar için uygun değildir sanıldığının aksine her yaş çocuk için uygundur.

Aileleri kitap seçerken kendi istekleri doğrultusunda değil, çocuğun ilgi duyduğu kitabı alma yolunu seçmelidir.

Kitapla oyunu bir araya getirirseniz kitabı sevdirmeniz kolaylaşabilir. Kitabı okurken hem siz hem de çocuğunuz keyif almalıdır. İyi bir çocuk kitabı yetişkinin de severek okuduğu kitaptır.

Kitabın sonunda ilgisini ölçmek ya da ilgilenmesini sağlamak için, en beğendiğin yerin resmini yap diyebilirsiniz. O resmi kitabın sonuna ya da ayrı bir albüm yaparak albüm yaprağına yapıştırabilirsiniz.  (Bu olayı, Aslan Dan'in maceraları isimli çizgi filmde yapıyorlar, nedenini şimdi anladım )

Okumaktan sıkılan çocuklar için 10-12 yaşına kadar siz okumaya devam edebilirsiniz. Çocuk okumayı öğrendiğinde artık okumayı biliyorsun kendin oku diye zorlamamalısınız.

Okuma alışkanlığı ve hızlandırması yapmak için sadece kitap şart değildir. Bunu çocuk dergileri ile de sağlayabilirsiniz.

Ardından küçük bir çekiliş oldu. Şanslıydık bize de çıktı :)

Ardından çocuklarımızı aldık ve onlarla da etkinlik yaptık. İstanbul Drama Sanat Akademisinin öncülüğünde Tavşan kaç bile oynadık :)

Bu güzel günün ardından emeği geçen herkese ve beni davet ettikleri için Pozitif Düşüncelere teşekkür ediyorum. Onları izlemeye almalısınız. Belki bir başka etkinliklerinde sizinle de tanışabiliriz, tanışamazsak da çok faydalı olacaklarından eminim 

https://www.facebook.com/pozitif1dusunce

http://pozitifdusunceler.com/

https://twitter.com/Pozitif1Dusunce


Sevgilerimle 

Şafak

Not: Resimler Pozitif düşünceler'in sosyal paylaşımlarından alınmıştır.





4 May 2014

ANNELER GÜNÜ HEDİYEM SAHİBİNİ BULDU

Herkese merhaba,

Anneler Günü hediyesini kime vereceğim yarın belli olacaktı ama Anaokulunda anneler günü kutlaması olduğu için gecenin bu saati yapmaya karar verdim. 

Ek haklarla birlikte 64 hediye hakkı oldu. Hediyeyi kime vereceğimi son bir kaç defadır yaptığım gibi Çekilişyap.com adresinden gerçekleştirdim. Tık Tık 

Hediyeyi  kazanan, Juliette Koç..








Kendisini tebrik ediyor ve iletişim bilgileri için hemen mail atıyorum.

Bir sonraki hediye için şimdiden bir şeyler düşünmeye başladım. Yine de fikirleriniz varsa beklerim.

Sevgiler
Şafak

29 Nis 2014

LÜTFEN ÇOCUKLARINIZI KORUYUP KOLLAYIN


Merhaba,

Bugün televizyonda yine kötü bir haber vardı. Annesi pazara gittiğinde evde kalan büyük ablalarına emanet edile bir minik, evden çıkıp gidiyor ve ne yazık ki cansız bedeni bulunuyor. İnsanlar artık öyle acımasız olmuş ki, intikam için bir çocuğu öldürebiliyor. Sadece ailesinin canını yakmak için tecavüz edebiliyor. Çok korkunç çok. Herkes idamın ne kadar kötü bir şey olduğunu söylüyor ama bence böyle şeyler yapanlar, en ağır işkencelerden geçirilip sonra da idam edilmeli. Çünkü bunun asla haklı bir nedeni olamaz ve şahsım adına söylüyorum böyle düşündüğüm için birileri beni sevmeyecekse de sevmesin.

Son günlerde, basında öyle çok bu tarz kötü haber okudum ki, iyice her şeyden korkar oldum. Neredeyse her an yeni bir haber, yeni bir acı. Hiç dinmeyecek bir acı hemde. Yine çocuklar kayıp, yine çocuk öldürülüyor. Minicik bedenlere zulüm uygulanıyor. Lütfen çocuklarınızı koruyup kollayın.

Kendimce çocuğumu korumak için bazı yöntemler geliştirmeye çalışıyorum. Mesela dışarıdayken beni bırakıp olduğumuz yerden ayrılması benim hemen sinirlenmeme yol açabiliyor. Çocuklar ne yazık ki dışarı da başlarına gelebilecek şeyleri algılayamıyor. Ne kadar konuşursanız konuşun, bir şey olmaz ki diye düşünüyor.

Mesela ben gittiğim hiç bir yerde rahat değilim. Efe Deniz küçük olduğu için şimdilik böyle bir sorunumuz yok ama gözüm sürekli Ege'nin üzerinde. Yanımdan ayrılma, baktığımda seni görebileceğim mesafe de kal diyorum.

Benim Ege'ye verdiğim öğütlerin bazıları şunlar.

1- Dışarı çıktığımızda, bir şekilde bir birimizi kaybedersek, olduğun yerde dur ve beni bekle. Ben seni mutlaka bulurum.

2- Eğer bulunduğumuz yer bir alışveriş merkeziyse, gel ben anne babanı tanıyorum seni götüreyim diyen kimseye inanma. Bak bu alış veriş merkezinin danışması burası, şu kıyafetli abi ve ablalarda güvenlik görevlisi. Onların yanına git, adını söyle ve bizi anons etmelerini iste, onlarla bile olsa bir yere gitme dur bekle.

3- Bahçeye çıktığımızda eğer birbirimizi göremeyeceğimiz bir yere gitmek istersen arkadaşlarınla gel bana söyle, ben sana yakın bir yerde dururum. Site içinde bile olsa kimseyle evine gitme.

4- Biz yanında yokken biri sana yiyecek, içecek, oyuncak verirse alma. Canın çok çekse bile bana söyle ben alabilirsin dersem al, ya da ben sana alırım benden iste.

5- Yabancılara adını söyleme. Biz yanında yokken konuşma

6- Biri sana istemediğin hoşuna gitmeyen bir şekilde dokunursa, hemen bağırmaya başla. Daha önce çocuklarda cinsel istismara hayır konulu yazımdakileri uyguluyorum. Yazı için Tık Tık

7- Yolda giderken elimi bırakma, koşma, caddeye atlama.

8- Bizim haberimiz olmadan evden ayrılma. (kapımızın üst kilidi sürekli kilitli)

9- Pencereler açık bile olsa, sakın dışarıya bakayım diye camdan sarkma, düşebilirsin. (Tüm pencerelerde çocuk kilidi var ve onlar evdeyken açtığımda yukarıdan açıyorum, tamamen açmıyorum. Ben başka bir şey yapmaya dalabilirim ve fark etmem diye)

10- Havuzun en derin kısmında baban ya da kolluğun yokken yüzme. (Ege iyi yüzüyor ama bende yüzme fobisi var, bir şey olsa kurtaramam ama babası kurtarabilir)

12- Benimle konuşmadan kim olursa olsun, anne ve babanın haberi var veya  hastalandılar seni onlara götüreceğim diyen kimseye inanma.

Bunların dışında anlık gelişen olaylarla da çocuğumuza kendini korumayı aşılamalıyız.

Çocuklarınızı yalnız başına  mahalle aralarında, sokaklarda oynatmayın. Evet çocuklar için oyun alanı ne yazık ki ülkemizde çok az ama siz  yine de şartları zorlayın, gerekirse dışarı çıkışlarını azaltın, gerekirse arkadaşlarının ailelerini tanıyıp eve çağırın, ev dağılsın siz yorulun ama gözünüzün önünden ayırmayın.

Çocuklarınızı internet cafelere göndermeyin. Televizyon seyredeceğim diye, onun yaşına uygun olmayan aptal saptal dizilerle kafasını bulandırmayın. Çizgi filmleri bile seçerken, savaşlı, hayaletli kafasını karıştıracak gerçek dışı çizgi filmleri açmayın. O tarz yayın yapan çizgi film kanallarını silin.

Çocuklarımızı koruyup kollamamız lazım. Onlar bize emanet. Onlar bizim canımız kanımız. 

Kötü şeyler yaşamamak umuduyla

Sevgiler
Şafak


Not: resim unicef'in sayfasından alıntıdır.




28 Nis 2014

PRİL İLE EKS MUTFAK AKADEMİSİ ANNE ÇOCUK MUTFAKTAYIZ ETKİNLİĞİ #prilannecocukmutfakta #prilannelergunu


Merhaba,

Bugün Ege ile birlikte, Med Partnerts Reklam Müşteri Direktörü Müge Akay'dan aldığım davet üzerine Pril'in Sapphire Avm'de düzenlediği EKS mutfak akademisi anne & çocuk mutfaktayız etkinliğindeydik. Bir kaç sevdiğim blogger arkadaşımla karşılaşmak çok güzeldi. Bir kaç küçük aksilik olsa da, şunu söylemeliyim ki Müge hanımın olaylara yaklaşımı ve anında sorun çözücülüğü günü keyifli kıldı.

Yaklaşık 3.5 saat süren etkinlikte önce çocuklarımızla cupcake yaptık, sonra da onları eğlenmek üzere çok tatlı iki ablayla uğurlayarak etkinliğimize devam ettik. Öyle ki Ege ablalardan birini çok sevdi ve yanından kalkıp başkasının yanına gittiğinde ağlamaya başladı.








Etkinlikte iki şef bize yardımcı oldu. Pril ailesinden gelenlerde mutfağa girip kolları sıvadı. Cupcakeden başka, Ispanaklı kıymalı Lazanya ve Keçi Peynirli, kuru tatlı domatesli Yeşil salata yaptık. Gün sonunda hazırlanan masalarda topluca hazırladığımız yemekleri yedik ve bizler için hazırladıkları sertifikaları aldık.









Ege bir ara beni çok kızdırdı. Kendimi tutamadım ve ona söylendim durdum. Sonra da kendimi yedim durdum. Kızdığım şey gerçekten önemli bana göre. Bir çok kişi aman ne var bunda diyebilir belki ama ne yapayım bu da benim takıntım.

Neyse asıl konumuza dönelim biz  :)

Bize bir de denememiz için Prilin elde ve makinede yıkama için olan deterjanlarından hediye ettiler. Bulaşık makinasında bir çok marka denedim tam anlamıyla memnun olduğum olmadı. Bir de Prili deneyeceğim.

Yaptığımz yemeklerden kıymalı ve peynirli ıspanaklı lazanyayı sizinle bir kaç gün içinde paylaşacağım. Yarın Ege'nin doğum günü. Yarın evde kutlama var, pazarteside okulda. Yoğun olacağım için yapamam ama ortalık sakinleşince ilk iş tarif vermek olacak. Normalde bu iki sosu birden makarna da yemem ama gerçekten güzel olmuştu.

Pril bir süredir yeni bir formül ile piyasadaymış. Yağ lekelerine ve kurumuş kirlere karşı etkili ve mükemmel temizlik yaratan yeni formülü ile bulaşıkta bir dönüm noktası yarattığı konusunda oldukça iddialı. Türkiye'de ilk ve tek enzim teknolojisi ile diğer detarjanların çıkaramadığı lekelerle kolayca başa çıktığını söylüyor. İşte basın bülteni.

Pril’den Blogger’lara Anneler Günü Hediyesi; Anne Çocuk Mutfaktayız Atölyesi…

Anneler Günü’ne çok az bir zaman kaldı. Anne ve çocukların birlikte daha fazla ve güzel zaman geçirmeleri, bulaşıkta hanımların işini kolaylaştırarak hayata zaman yaratan Pril’in belki de en önemli amacı… Bu nedenle hamarat hanımların bulaşıktaki ilk tercihi Pril, Anneler Günü’ne yaklaşırken Anne Çocuk Mutfaktayız Atölyesi ile çok keyifli bir blogger etkinliğine imza attı. EKS Mutfak Akademisi’nde gerçekleşen etkinliğe birçok değerli blogger, çocuklarıyla katılarak gün boyu yeni tarifler öğrenmenin ve birlikte zaman geçirmenin keyfini çıkarttı.  

            Annelerin, çocuklarıyla geçirdikleri her dakika hazine değerinde… Birlikte daha fazla zaman geçirmelerini sağlamaksa onlara verilebilecek en güzel hediye. Türkiye’de bulaşık deterjanı denilince akla gelen ilk marka olan Pril, Anne Çocuk Mutfaktayız Atölyesi’nde blogger’lara çocuklarıyla birlikte harika zaman geçirme imkanı sundu. 26 Nisan Cumartesi günü, EKS Mutfak Akademisi’nde gerçekleşen ve yaklaşık 3 saat süren Anne Çocuk Mutfaktayız Atölyesi’ne ülkemizin en değerli blogger’ları çocuklarıyla birlikte katılımda bulundu. EKS Mutfak Akademisi’nin usta şeflerinin eşliğinde, çocuklarıyla birlikte en leziz yiyecek tariflerini yapmayı öğrenen blogger’lar, Pril’in üstün leke çıkarma formülüne de uygulamalı olarak şahit oldu.

            Pril’in yağ lekelerine ve kurumuş kirlere karşı etkili ve mükemmel temizlik yaratan yeni formülü, bulaşıkta bir dönüm noktası yaratıyor. Benzersiz enzim teknolojisi yağları çözüyor, kurumuş kirleri söküp atıyor. Pril ile bulaşıklar ışıl ışıl parlıyor. Pril, Türkiye’de ilk ve tek enzim teknolojisi ile diğer deterjanların çıkaramadığı lekelerle kolayca başa çıkıyor. Pril’in yeni formülündeki aktif maddeler ve özel enzimlerin verdiği yoğun temizleme gücü inatçı lekeleri, yanmış yemek ve kurumuş nişasta kalıntılarını söküp atıyor. Aktif maddeler, lekeli yüzeye yapışıyor ve temas sağladığı kirleri söküyor. Enzimler ise kurumuş nişastalı yüzeylere yapışarak kalıntıları çözüyor ve kolayca çıkmalarını sağlıyor. Böylece Pril ile elde bulaşık yıkarken mükemmel temizlik için ovalamaya ve fazla güç harcamaya da gerek kalmıyor.


Henkel dünya çapında Çamaşır ve Ev Bakımı, Beauty Care ve Yapıştırıcı Teknolojileri olmak üzere üç iş biriminde lider markalar ve teknolojilerle faaliyet göstermektedir. 1876 yılında kurulan Henkel, Persil, Schwarzkopf ve Loctite gibi tanınmış markaları ile faaliyet göstermekte ve hem tüketici ürünleri hem de endüstriyel alanda, global olarak pek çok pazar liderliği bulunmaktadır. Tüm dünyada yaklaşık 47.000 çalışanı bulunan Henkel, 2013 mali yılında 16 milyar 400 milyon Euro’luk satış ve 2,5 milyar Euro’luk faaliyet karı gerçekleştirmiştir. Henkel imtiyazlı hisse senetleri, Almanya DAX borsa endeksine kayıtlıdır.

Hande Ardane
Tel: +90 216 579 40 00 - 4276
Faks: +90 216 579 40 92       

Türk Henkel A.Ş.


Müge AKAY                                                    
Müşteri Direktörü                                                         
Med Partners Halkla İlişkiler                             
Tel: (0216) 577 41 41                                       
mt@medpartnersreklam.com
basın bültenidir.



Sevgiler
Şafak

24 Nis 2014

BU 23 NİSANDA DOĞRU YOLDA OLDUĞUMU ANLADIM


Merhaba,

Biliyorsunuz dün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta kutlandı, hepimiz instagram ve facebookdan çocuklarımızın eğlenceli anlarını arkadaşlarımızla paylaştık. Ama benim için tüm bunlardan daha anlamlı bir an yaşandı ki, belki de kimsenin farkında olmadığı şey bana, benim doğru yolda olduğumu gösterdi.

Ege'lerde anaokulu olarak gösteriler hazırlamıştı ve Beylikdüzü Migros AVM'de bir kaç anaokulu ile birlikte bizlere gösteri sundular.

Anaokulumuzun gösterisinin sonunda bizimkiler topluca sahneye çıktılar ve ellerinde bayrağımızla, 10. Yıl Marşını söylediler. Gösterinin bir anında Ege'nin arkadaşlarından birinin elindeki küçük bayrak sopadan koparak yere düştü. Çocuklar coşkuyla marş söylemeye devam ederken yanlışlıkla biri bayrağın üzerine bastı. Ege tam onun arkasındaydı. Bayrağa bastığını görünce hareketleri kesti ve arkadaşının yanına giderek bayrağı yerden aldı ve öğretmene götürüp verdi.

İnanın çok duygulandım o an. Gözlerim doldu.

Oğlumla gurur duydum. 

Her zaman istediğim tek şey olan, içinde Allah korkusu ve sevgisi olan aynı zaman da vatanına, bayrağına, milletine bağlı bir evlat yetiştirme arzum için doğru yolda olduğumu anladım.

Hissettiğim şeyi tarif etmek çok zor. İyi insan yetiştirmenin ailede başladığına inanıyorum. Siz temeli sağlam atarsanız, zaman zaman sarsıntılar yaşasalar da mutlaka ayakta kalacaklardır bence.

Sevgiler
Şafak

22 Nis 2014

TARÇINLI UN KURABİYESİ


Merhaba,

Bu akşam size tamamen kendi aklımdan yaptığım adını da bir türlü koyamayıp un kurabiyesini çok andırdığı için tarçınlı un kurabiyesi dediğim tarifi paylaşmak istiyorum.

Malzemeler:

150 gr. margarin ya da tereyağı
1 yumurta
3-4 yemek kaşığı süt
1 çay kaşığı tarçın
1 su bardağı pudra şekeri
1 paket kabartma tozu
Un

Yapılışı

Tüm malzemeleri karıştırın. İsterseniz içine damla çikolata da koyabilirsiniz. Unu kulak memesi kıvamında olacak şekilde ekleyin.

Hamuru 15 dakika yağlanmış fırın tepsisine dinlendirip elinizle dilediğiniz şekli verin. 170 derece fırında pembeleşene kadar pişirin.

Tazeliğini koruyan bir kurabiye oldu. Tavsiye ederim :)

Afiyet olsun,

Şafak
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...