2 May 2017

Bitkisel Temizlik Ürünleri U Green Clean

Ecogarantie®sertifikasına sahip, doğa dostu temizlik ürünleri UZAY KİMYA’ dan


U GREEN CLEAN doğa dostu temizlik ürünleri 

1983 yılında, Türkiye’de bulunmayan ancak tüketicinin yaşam kalitesini yükselten temizlik ürünleri üretmek için kurulan Uzay Kimya, toprak, su ve havaya olan saygı ve sevgisi sebebiyle, insan ve çevre sağlığına zarar vermeyen hammaddeler kullanmaktadır.

Türkiye’de 30 yılı aşkın süredir temizlik ürünleri ile pek çok yenilikçi üründe imzası olan firma dünyadaki gelişmelerle birlikte 2007 yılından beri yeni ürün serilerinde bitkisel temelli ve petrokimyasallardan uzak hammaddelerle üretim yapıyor. 

2014 yılı sonunda Türkiye’de ilk kez Uzay Kimya’ya verilen “Ecogarantie® Sertifikası” ile, tüm dünyada ekolojik ürünler için uluslararası kabul görmüş bir belgeyi almaya hak kazandı.

Ecogarantie, dünyada organik/ekolojik ürünler sektöründe kurulmuş bağımsız mesleki birlik tarafından verilen bir sertifikadır. Sertifika sayılı denetim firmalarından biri olan Belçikalı Certissy firmasının ekolojik ürünler için verdiği önemli bir tescil belgesidir. Çevreye duyarlı ve dünyanın ekolojik dengesini bozmadan üretim yapan, kozmetik ve temizlik malzemesi firmalarının üretim ve kalite normlarının inceleyen uluslararası bir belgedir. Ecogarantie için belirlenen kriterler farklı sektörlerden üretici, tüketici ve çeşitli derneklerin bir araya gelmesi ile ortaklaşa oluşturuluyor. Oluşturulan kriterler, her sene gözden geçirilip güncellenmektedir. Bununla birlikte, üretim ve hammadde süreçleri özenle ve dikkatle gözden geçirilip eğer bu süreçlerde çevreye etkisi negatif olan bir madde varsa kullanımına izin verilmemekte ve sertifikalandırma yapılmamaktadır.

Vegan Derneği 1 Kasım 1944’de kurulmuş, kayıtlı bir dernek olarak faaliyet göstermektedir. Derneğin temel hedef ve amacı yiyecek, kıyafet veya her ne amaçla olursa olsun, hayvanlardan doğrudan ya da dolaylı olarak elde edilen, yani hayvan sömürüsü ile elde edilen hiçbir madde, ürün içeriğinde kullanılmamasıdır. Ayrıca ürün ve bileşenleri hayvanlar üzerinde test edilmemelidir. Biz de U Green Clean ürünlerinde bu prensiplerle hareket ettiğimizi ve hiçbir hayvansal temelli malzeme ve içerik kullanmadığımızı teyit ve tescil edilmiştir. Daha detaylı bilgi için https://www.vegansociety.com/
Üretimde uyguladığımız çevreci yaklaşımlar 

Üretimde uyguladığımız çevreci yaklaşımların en önemlisi üretim esnasında oluşan her türlü kimyasal ve ambalaj atıklarının minimuma indirme hedeflerimizi her yıl yenilememiz ve bu konudaki hassasiyetimizdir. Fabrikamızdan hiçbir zaman doğaya zararlı herhangi bir atık atılmamakta ve ambalajlarda geri dönüşüm sağlanmaktadır. Ayrıca gerek üretim gerekse ofislerde tüketilen su ve elektrik, enerji tasarrufu konusunda da devamlı yeni yöntemler geliştirmekte ve uygulamaktayız. 

U Green Clean serisinin çevreci özellikleri

U Green Clean, Ecogarantie® sertifikalı temizlik serisi, zararlı kimyasal hammaddeler içermeyen, tamamen organik ve bitkisel içeriği ile çevreyle uyumlu ürün yelpazesine sahiptir. Sıvı sabun ve bulaşık deterjanına ek olarak çok amaçlı yağ çözücü, banyo temizleyici, çamaşır deterjanı ve yumuşatıcısı, bitkisel çamaşır suyu da U Green Clean ailesinde yer almaktadır. Bunlara ek olarak, çok amaçlı temizleyici ise camlar dahil olmak üzere birçok alanda gönül rahatlığıyla kullanılabilir. 

Ürünlerin başlıca özellikleri ise;

• Formüllerde kullanılan hammaddelerin üretimlerinden itibaren tüm aşamaları ekolojik sertifikalı olması
• Avrupa Birliği’nden ECOGARANTİE sertifikası
• Bitkisel ve doğal hammaddelerle üretilerek, petrol ve hayvansal kaynaklı hammaddeler içermemesi
• Klor, SLES, Paraben, Sentetik Parfüm ve Fosfat gibi zararlı kimyasallar KESİNLİKLE içermemesi
• Sentetik Parfüm yerine organik yağlar kullanılması
• Zararlı kalıntı bırakmaması
• İçeriğindeki tüm hammaddelerin doğada biyolojik olarak parçalanarak çevre ve cilt dostu olmasıdır.


**Basın Bültenidir.

Şık Mutfaklar İçin Ankastre Renkli Buzdolabı

Siz de ankastre renginin mutfaklara çok yakıştığını düşünenlerden misiniz? Bu yıl ankastre renklere ilgi çok fazla: Gümüş grisi bu renk, mutfaklarda hakikaten güzel duruyor ve bulunduğu her ortama değer katıyor. En çok da buzdolabı modellerine yakıştığını düşünüyorum, ankastre renkli buzdolapları mutfakların gerçekten de havasını değiştiriyor. Bu nedenle Uğur Soğutma’nın UES 585 D2K NFI A++ isimli buzdolabı modelini görür görmez sipariş etmeye karar verdim: Ankastre renginin en şık tonunu kullanıyor.



Sevdiğim bir renge sahip olması, tek tercih nedenim değildi elbette. Uğur Soğutma’yı gayet iyi tanıyorum, 60 yıldan fazladır derin dondurucu modelleri ile soğutucu cihazlar üretiyor. Açıkçası, bu sektörde rakibi olduğunu düşünmüyorum ve buzdolabının da bir soğutma uzmanından alınması gerektiği kanaatindeyim. Hem markayı, hem de ankastre rengini görür görmez satın alma kararı vermem bundan kaynaklanıyor. Buzdolabını yaklaşık 3 aydan bu yana kullanıyorum ve izlenimlerim şöyle:



İç hacmi 585 litre ve fazlasıyla yeterli geliyor. Açıkçası bu büyüklükteki bir iç hacmi, çoğu marka ancak en üst düzey ve en pahalı modellerinde sunabiliyor. ’da ise standart geliyor! Buzdolabı içerisindeki şeffaf sebzelik bölümü özel, zira nem kontrolü yaparak sebzelerin daha uzun süre taze kalmasını sağlıyor. Ayrı bir “0 derece” bölümü de var, süt ve et ürünlerini bu bölüme koyarak kullanım ömürlerini uzatabilirsiniz.



Buzdolabının no-frost özelliği var ve dondurucu bölmesinin kapasitesi tam 97 litre. Çoğu aile için fazlasıyla yeterli olacak bir kapasite bu. Isı kontrolü tamamen otomatik, bu da maksimum seviyede enerji tasarrufu yapmasını sağlıyor. Dış kapağı üzerinde bir LED gösterge var, hem çok şık duruyor ve hem de kapağı açmadan buzdolabı kontrollerine ulaşmanızı sağlıyor. Buzdolabını geceleri de kullanmayı sevenlerdenseniz hiç merak etmeyin: LED aydınlatması, toplam 5 adet temperli cam rafı mükemmel bir şekilde aydınlatıyor. Fiyatının çok üzerinde özellikler sunan UES 585 D2K NFI A++ modelini satın aldığım için çok mutluyum, mutfağım hem çok daha şık bir hale geldi ve hem de çok kaliteli yeni bir buzdolabım oldu! https://satis.ugur.com.tr/item/ues-585-d2k-nf-a/100030 adresinden siz de sipariş verebilir, ödemenizi 12 taksit halinde yapabilirsiniz.







Bir boomads advertorial içeriğidir.

28 Nis 2017

23 Nisan Blogger Anne Çocuk Şenliği



Merhabalar :)

Bugün sizlere hafta sonu düzenlemiş olduğum bir etkinlik ile merhaba demek istedim. 23 Nisan Blogger Anne Çocuk Şenliği :)

Bu etkinliğin benim için yeri ve önemi ayrı. Bunlardan birincisi böyle özel bir gün olması, ikincisi de benim düzenlediğim ilk etkinlik türü olması. Bundan 3 yıl önce sevgili Şans Böceği blogu Nihan ile #nihanvesafakla23nisan etkinliği düzenlemiştik. Bu sene de sevgili Sosyalannem Blog sahibi Fatma ile düzenlemeye karar verdik. Etkinliğe karar vermemiz benim Vazgeçilmez Markalarla Sevgililer Günü Etkinliğimde oldu. Çoluğumuzu, çocuğumuzu aldık Ataşehir Muzipo Kids'e vardık :)



Dediğim gibi bu etkinlik benim için özel. Öncelikle bu etkinliği adına yakışır şekilde, çocuklarla kutlamayı tercih ediyorum. Sonuçta bu en çok onların bayramı. Bu nedenle de çocuk mekanı olması ve sponsor hediyelerin çocuklar için olması gerekliliği vazgeçilmezim. Hoş Nihanla yaptığımız etkinlikte sponsor rekoru kırmıştık ve hem anneler hem çocuklar için hediyemiz vardı ama, bu etkinlikte Fatma ile çocuklara özel olmasına karar verdik.

Mekan olarak Ataşehir'de bulunan Muzipo Kids'i tercih ettik. Sahibi Suna hanım gerçekten işini profesyonelce yapan, orada edindiğim izlenimlere göre de çocuk dilinden çok iyi anlayan bir işletmeci. Aynı zamanda o da bir anne.  Mekanın alanı oldukça geniş. 2 tane oyun odası var. Aynı zamanda doğumgünü gibi organizasyonları rahatlıkla kutlayabilecek genişlikte bir bekleme salonu. Çocuklar oyun odalarında eğlenirken sizde eşiniz veya diğer ailelerle sohbet etme olanağı buluyorsunuz. Önünde bahçesi var. Aydınlık ferah bir mekan. Oyun grupları mevcut.

Bizi misafir ettikleri için tekrar çok teşekkür ediyorum. Hizmetleri ile ilgili bilgi almak isterseniz;

Atatürk mah. Fazılpaşa sk. no: 3/1 Ataşehir / İstanbul
Tel: 0533 553 77 10





Annem hep der ki, eğer bir yere gittiyseniz, önce çocuğunu doyurmalısın. Karnı tok olan çocuk ağlamaz, huysuzluk yapmaz :) Bizde ilk önce yemeklerini yedirdik sonra eğitmenlere verdik çocukları gitti, geri gelmediler :) 

Sevgili Dimes,  orada tüketmemiz için meyve suları göndermişti. Bizlerde anne eli ile olsun diyerek bir şeyler yaptık afiyetle kardeş kardeş yediler. O kadar çok çocuk olmasına karşın hiç kavga çıkmadı :)



Çocuklar o kadar çok eğlendi ki anlatamam. Hala benim ufaklık oraya gidelim anne diyor. Baksanıza şu şekerlere :)










Onlar böyle güzel eğlenirken, bizde blogger annelerle bol bol sohbet etme imkanı bulduk :)









Etkinliğe katılan Blogger dostlarımızı takip etmeyi unutmayın :)

FATMA DOĞAN  www.sosyalanneyim.com
FİLİZ ŞAHİN www.makyajkelebegi.com
EVRİM ÇAKICI www.evrimcakici.com.tr
İLKNUR KOYUNCU BALCI www.ilknurundunyasi.com
ÇİĞDEM ÖZDEMİR  www.sorananne.com
MELİS HASIRCI TEZCAN www.oncekadinsonraanne.blogspot.com
NİHAN KEÇECİ TALİ www.sansbocegi.com
ELMAS KOÇAN  www.elmaspiriltilari.com
EMİNE COŞKUN www.kakuleninbebekleri.com
Yeşimle Her Telden http://yesimlehertelden.blogspot.com.tr/

Etkinlik sonuna doğru balonlar , şarkılar ile çocuklar iyice coştular. Tabi bizde :)






Günün sonunda bir de Panda Dondurma anımız vardı ki görülmeye değer. Zaten bir tek ne zaman dondurma yiyeceğiz diye yanımıza gelmişti çocuklar. Allahtan sevgili Panda hem evde tüketim için Dolce Vita ve Maraş Kesme dondurma ile  hem de orada yesinler diye stick dondurma yollamıştı.








Günün sonunda çocukları eve mutlu göndermenin dayanılmaz mutluluğunu hissettiğimi itiraf etmeliyim. Bu özel günde bizi misafir eden Muzipo Kids Ataşehir'e, Fotoğraflarımızı çeken Doğum Fotoğrafçısı Ayşe Yılmaz'a , katılan blogger arkadaşlarıma ve sponsor firmalara çok teşekkür ediyorum. Bana hep destek olan sevgili eşime de tabi ki :) Ayrıca, uyumlu çalışması nedeniyle etkinlik ortağım sevgili Fatma'ya da çok teşekkür ediyorum. Çünkü ortak iş yapmak çok zor. Egolar işin içine girebiliyor. O nedenle Fatmacım iyi ki bmyle bir etkinliğe kalkışmışız.

Diğer sponsor firmaları bir sonraki yazımda sizlerle paylaşacağım. Şimdi yola çıkacağız. Yaşama Açılan Pencere için Pazar günü Ankara'da düzenleyeceğimiz bir başka etkinlik için yollara düşme vakti.

Kendnize iyi bakın. Sevgiler,
Şafak

25 Nis 2017

Yeni Kıdem Tazminatı Kanunu Fona Dönüşürse


Herkese merhaba,

Bildiğiniz üzere bir süredir kıdem tazminatı ile ilgili değişikliğe gidilmesi konuşuluyor ülkemizde. Mevcut düzende, kıdem tazminatına hak kazanabilmek için, çalıştığınız yerde en az 1 yıl çalışmış olmanız ve işverenin sizi işten çıkarması yeterli. Bunun dışında, askerlik, kadınlarda evlilik, yaş dışında emeklilik şartlarını yerine getirmiş olmanız da kıdem tazminatınızı alarak işten ayrılmanız için yeterli oluyor.


Bakan Müezzinoğlu değişiklik ile ilgili detayları açıklandığı haberi dün tüm medya kaynaklarında yer aldı. Tabi eski bir muhasebeci, bankacı ve çalışan kadın olarak bende bu haberle ilgili tüm yazıları okudum sosyal medyadan. İsterseniz önce haber sitelerinde yer alan basın bültenleri üzerinden detaylara bakalım. Biraz da kendi yorumlarımı katayım :)



Kıdem tazminatı fonu ile ilgili detaylar henüz netleşmedi. Ancak Bakan Müezzinoğlu’nun röportajına ve edinilen bilgilere göre kıdem tazminatı



  • Gün kaybı olacağı ile ilgili haberler vardı. Dün bakan beyin, bununla ilgili bir açıklaması yer aldı. 30 gün olarak yatırlacak Dolayısıyla kıdem tazminatı fona dönüşürse işçilerin kıdem tazminatının miktarı açısından bir kaybı olmayacak. Bu noktada 30 günden geri adım atılmayacak olması işçi kesimini de rahatlatacakmış.
  • Kıdem tazminatı fonu şu an çalışanlar için zorunlu değil ancak yeni işe girenlerde zorunlu olacakmış. Eskiden işten çıkarıldığınızda tazminatınızı alabiliyordunuz ya, artık fondan paranızı alabilmek için işten çıkışınız yeterli değil. Kıdem tazminatı fonundan emeklilik ve yasal bekleme süresi dışında, evlilik, ölüm, konut satın alma gibi hallerde çıkılabiliyor. Ancak bu durumlarda tamamı değil yarısı alınabililiyor.
  • İşverenler için de, topluca tazminat ödeme yükü ortadan kalmış oluyor. Ama bu durumu işverenler açısından değerlendirmek de gerekir diye düşünüyorum. Çünkü her ay her işçi için fona para yatırmak İşverenler için mali bir yük, çünkü asgari ücretle çalışan her işçi için her ay yaklaşık 150 TL gibi bir rakamı yatırması gerekiyor. Maaşınız artıkça bu tutar da artacak. İşçiler kıdem tazminatları için ne kadar yatırıldığını takip edebilecekler.
  • İşçiler için bir dezavantaj daha var. Eskiden kıdem tazminatı vermemek için işten atmak istemiyordu ya patronlar, artık böyle bir sorunları kalmayacak. Zaten her ay fona bir tutar ödüyecekler.
  • Çalışan için kıdem tazminatını kısa vadede alamamak bana göre bir diğer dezavantaj.. İşçi kıdem tazminatında kendisi adına biriken parayı üzerine eklenen getirilerle birlikte emekli olduğunda alabilecek diyorlar ancak bu getirilerin nasıl hesaplanacağının bilinmemesi hiç hoş değil.  Bu yıl 10bin tl alacaksam 20 yıl sonra bu ne kadar olacak?
  • Daha önceden annesine BES yaptırmış, yıllar önce Tasarruf Teşvik Fonu isimli bir fona maaşından ücret kesilmiş biri olarak bu tarz belirsizliklerin olması bana göre hiç iç açıcı değil.
  • Bunun dışında emeklilik için yaş dışındaki diğer şartların sağlanması halinde fonda biriken paranın yarısının alınabilmesi de mümkün olacak. Kıdem tazminatı fonunun bu şekilde yasalaşması halinde işçiler iki durumda kıdem tazminatını alabilecekler.

Güzel tarafı yok mu? Var tabi, Artık tazminatınızı alabilmeniz için işten atılmanız gerekmiyor. Atılsanız da, istifa  etseniz de, yine de adınıza açılmış fon hesabında paranız birikecek ve siz şartlar yerine geldiğinde tamamını alacaksınız. 

Tabi işverenler bu fona zamanında para yatıramazlarsa, o zaman da bu mali yük devlete kalacak. Başta da söylediğim gibi, henüz netleşmedi hiç bir şey. Netleşince yine sizlerle değerlendirelim istiyorum. 

Bu arada merak da ediyorum. Sizce böyle bir fon olmalı mı yoksa bugünkü hali ile yasa devam mı etmeli?

Sevgiler

Şafak

14 Nis 2017

Bahar nezlesi işitme kayıplarına neden olabilir mi?

Bahar Nezlesi


Merhaba,

Bahar geldi ve bahar nezlesi bir çoğumuzun hayatına girmeye başladı bile. Hastalıkların her türlüsünden nefret eden biri olarak, 15 gündür ailece yaşadığımız ağır gribe bir de nezle eklenmeye başladı gibi. Bu vesile ile sizlerle bir bilgiyi paylaşamak istedim. 

Buyurun haberin detaylarına;


Havaların giderek ısınmasıyla, artık yavaş yavaş varlığını hissettiren bahar aylarına girmemizle birlikte, çocuklar başta olmak üzere, halk arasında ‘bahar nezlesi’ olarak adlandırılan mevsimsel allerjik hastalıklar ile sıkça karşılaşıyoruz. Saman nezlesi olarak da adlandırılan bu durumdan, çayır polenleri ve çimen gibi ilkbaharda ortaya çıkan çeşitli bitkisel ürünler sorumludur.

Basit nezle 7-10 günde iyileşirken, bahar nezlesinin alerjenle temas süresi boyunca devam ettiğini kaydeden Kolan International Hospital KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, “Bahar nezlesinin sık şikayetleri arasında, burun tıkanıklığı, sık hapşırık ve burun kaşıntısı ile birlikte, göz yaşarması ve şeffaf burun akıntısını sıralayabiliriz. Ayrıca bu hastalarda, tat ve koku bozukluğuna, astım ve nefes darlığı da eşlik edebilir” dedi.

Geniz eti ve bademciğe, ‘bahar nezlesi’ eklenince tablo ağırlaşabiliyor  


Geniz eti sebebiyle geceleri rahat nefes alamayan ve horlayan çocuklara, ilaveten bahar nezlesinin de üstüne eklenmesiyle tablonun ağırlaşabileceğini belirten KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları söyledi: “Geniz eti çocuklarda, horlama ile birlikte uyku apnesine de neden olabiliyor. Çocuklarda uyku apnesi, hiperaktivite, dikkat eksikliği, sosyal uyumsuzluk ve geceleri altına kaçırma gibi çeşitli şekillerde kendini gösterebiliyor. Beraberinde, sık bademcik iltihaplanması veya iri bademcik bulunması ile bahar nezlesi durumlarında tablo daha da ilerliyor. Erişkin uyku apnelerinde ise, gün içinde yorgunluk ve uykusuzluk şikayetleri gerçekleşiyor” diye konuştu.

Bahar Nezlesi


Bahar nezlesinde, işitme kayıpları artabiliyor


KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, konuşmasına şöyle devam etti: “Polen allerjisi olan çocuklarda, burun ve geniz tıkanıklığına bağlı östaki tüpü de tıkanarak, kulakta sıvı birikimlerine ve nihayetinde işitme kayıplarına neden olabilir. Bu biriken sıvı, yapışkan kıvamında olup, orta kulakta çökme sonucunda ileri de kulak zarında delinme ve kalıcı işitme kayıpları yapabiliyor. Bu durumda, genellikle allerjinin tedavisi, sakız çiğneme ve basit egzersizler gerçekleşiyor. İlkbaharda eğer işitme kaybı çok hızlı ilerlemiyorsa, mümkünse kulak zarına tüp takmak tercih edilmez. Bunun nedeni, ılıman ve sıcak havalarda üst solunum yolları direncinin düşmesine bağlı orta kulak sıvı birikimleri genellikle iyileşme eğiliminde olduklarının yanında, yazın denize girip kulağına su kaçırma riskinden dolayıdır. Fakat bazen kulakta, ısrarlı bir şekilde sıvı birikimi oluyor ve egzersizle birlikte ilaç tedavisiyle işitme kaybı düzelmiyorsa, kulak zarına tüp takmak gerekli olabilmektedir” şeklinde konuştu.   

Bahar allerjisinde ilaç ve aşı tedavisi bulunuyor


Bahar allerjisi tanısının hastanın şikayetleri ve muayene bulgularıyla ortaya konulduğunu anlatan KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları kaydetti:  “Bahar allerjisinde, cilt veya kanda bakılan allerji testleri de tabloyu destekliyor. Tedavi olarak, bu çocuklara öncelikle allerjiye dönük burun spreyleri ve allerji şurup veya hapları yeterli olabilmektedir. Bunun bir alternatifi de, artık ülkemizde de ticari olarak satılabilen polen aşısı haplarıdır. Bunları henüz SGK kurumları ödemiyor ve 3-5 yıl süreyle kullanmak gerekiyor, ama uzun dönemde polene karşı bağışık kalmak için elimizdeki tek seçenektir” diye konuştu.

 Bahar nezlesinden korunmanın 6 altın kuralı


Bahar aylarında sıkça karşılaşılan allerji problemlerine karşı alınması gereken önlem hakkında Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları açıkladı:

  • Polen zamanında dış ortamda, özellikle çim, çayır ve kavak ağacı gibi doğal ortamlardan uzak durmaya çalışın.
  • Mecburen bu ortamlara gidecekseniz, gözlük ve maske kullanın.
  • Her akşam duş alın.
  • Tüm kıyafetlerinizi günlük değiştirin. Kıyafetlerinizi, yatak odanızda çıkarmayın.
  • Bu dönemde, evinizin ve arabanızın camlarını kapalı tutun.
  • 6-Hem arabada, hem de ev ve iş ortamlarınızda, polen filtreli klimalar kullanın.  

11 Nis 2017

Çocuklarınızın Sağlıklı Gelişimine Tam Destek Çocuk Devam Sütü’nde!



Neden Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.



Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.

1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütünü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.

Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.




Bir boomads advertorial içeriğidir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...