9 Şub 2018

Ev ve İç Giyim İFONDİ İle İnternetten Daha Kolay


Merhaba,

İnternet üzerinden alışveriş yapmak benim için son zamanlarda çok popüler. Bunun nedeni ise kendime ayıracak pek vakit bulamamak. Evet belki biz kadınlar için mağaza mağaza dolaşmak büyük mutluluk ama günümüz hayat şartlarında zamansızlık en yoğun yaşanan duygu. Bende çocuklar ve diğer işlerim nedeniyle bu duyguyu çok sık yaşıyorum. Bu yüzden internet üzerinen alışveriş yapmayı tercih ediyorum.




Geçtiğimiz günlerde iç giyim ve çocukların pijama ihtiyacı vardı. Çok fazla gezemesem de alışveriş merkezlerindeki mağazaların çok pahalı olması nedeniyle bir türlü alamadım. Aynı kalitedeki ürünü daha ucuza alabilecekken fazlasını vermek beni çok mutlu etmiyor açıkçası. Bu nedenle internet üzerinden bakarken karşılaştım firmayla.



İfondi hem kadın hem erkek hem de çocuk için atlet, külot, sütyen gibi iç giyim ve de eşofman ve pijama gibi ev giyim ürünleri bulunabilen bir site. Fantazi olarak adlandırılan farklı ürünler de var. Tüm kategorilerdeki ürünlerin fiyatları da piyasaya göre oldukça uygun. Hem günlük kullanımda hem de özel günlerde kullanılabilecek ürünler bulunabiliyor. Kendim için uygun fiyatlı ve kullanışlı iç çamaşırı ve korse seçtim.



Erkek pijama takımları ve çocuk pijama takımlarında çok güzel ve kaliteli ürünler var. Fiyat olarak da oldukça uygun. Bende kendime alışveriş yaparken onlara da alışveriş yapmadan duramadım. 


                 

            
İfondi.com 38 yıllık eski bir firma aslında. Bu nedenle de uygun fiyatlı ve NBB, Şahinler, Ayyıldız, Pierre Cardin gibi bilindik markalarla çalışıyorlar. Sitede canlı destek var. Denemek için attığım mesaja anında ve doğru bilgi verdiler. Bu da aslında internet üzerinden yapılan alışverişlerde çok önemli bir konu. Çünkü bazen yanılabiliyorsunuzve ürünü aldıktan sonra hayal kırıklığına uğrayabiliyorsunuz. İşte canlı destek bu nedenle çok önemli. 




İnternet mağazalarından yapılan alışverişlerde kargo ücreti şu an tüm Türkiye'ye 4.99 TL olup 75 TL ve üzeri alışverişlerde kargo ücreti ödemiyoruz. Yurt içi kargo ile çalışıyorlar.  Ödemeyi kredi kartı, havale yada kapıda ödeme seçenekleri ile yapabiliyorsunuz.  Tüm kredi kartlarına 3 taksit yapılabiliyor. 

Siparişlerim güzelce paketlenmiş bir halde geldi. İçerisine bir de hediye eklemişler. Siparişler 5-7 gün arasında ulaşıyor benim ki, 5. gün elimdeydi. 


  

Daha detaylı bilgi almak ve ürünleri incelemek için https://www.ifondi.com  adresini mutlaka ziyaret edin.

Sevgiler
şafak



8 Şub 2018

Mutlu İlişkinin 8 Altın Kuralı



Merhaba,

Bazen ilişklerde herşey yolunda gitmiyor ne yazık ki. Çiftler bir anda alevlenen tartışma sonrası dönülmez yollara girebiliyor ya da ilişki öyle bir yara alıyor ki, bir daha toparlanamıyor. 

O zamanlarda, eğer imkanları el verirse ve iyi geleceğine inanırsa, ilişki uzmanlarına yada terapistlere gidiyorlar. Bende bugün Türkiye’nin 7/24 hizmet veren ilk terapisti İlişki Uzmanı ve Yaşam Koçu Mehmet Murat Lik'in bu konuda ki görüşlerini sizinle paylaşmak istiyorum. Hazır 14 şubat Sevgililer Günü de yaklaşmışken, reçete niteliğindeki bu öneriler neymiş gelin birlikte bakalım.

Mehmet Murat Lik, günümüzün bireyciliğin ön planda olduğu dünyasında, çiftlerin de birbirlerinden beklentilerinin kimi zaman karşılanamayacak kadar yüksek olduğunun özellikle altını çiziyor ve bence çok da haklı. Sizde konu hakkındaki yorumlarınızı eklerseniz çok sevinirim.



1.Aynı zamanlarda sinirli olmayın ve birbirinize bağırmayın: Çiftlerin aralarında bazı anlaşmazlıkların olması ve zaman zaman ufak tartışmaların yaşanması elbetteki çok doğal.Bir tartışma esnasında o sesini yükseltti diye siz de sakın bağırmaya başlamayın. Bağırmak hiçbir şeyi çözmeyecektir.

2.Eleştirilerinizi yumuşatın: Tabii ki eşinizin bir takım hareketlerini beğenmeyebilirsiniz. Ve konudaki düşüncelerinizi dile getirmekte de özgürsünüz.

3.İktidar savaşına girmeyin: Eğer tartışmayı mutlaka birinin kazanması gerekiyorsa, bırakın eşiniz kazansın. Aşkın bir iktidar savaşı olmadığını ve incelik istediğini bilerek hareket edin.

4.Geçmişi, geçmişte bırakın: Hiçbir zaman geçmişte yapılan hataları tekrar tekrar eşinize hatırlatmayın. Herhangi bir tartışma esnasında, birden bire konuyla ilgili ya da ilgisiz çok eskiden yapılan bir hatayı gündeme taşımayın.

5.Birbirinizi ihmal etmeyin: Hayatı, üzüntülerinizi ve sevinçlerinizi paylaşmak, hayattan iki katı daha fazla keyif almak için birliktesiniz öyle değil mi? Birbirinizden farklı hayatlarınız olabilir, bir taraf arkadaşlarıyla maça giderken, diğer taraf arkadaşlarıyla sinema izlemeye gidebilir.

6. İltifat edin: Gün içinde, en azından bir kere, güzel bir söz söyleyin. Sizden güzel bir söz duyduğundaki mutluluğunu hiç fak ettiniz mi?

7.Özür dilemeyi bilin: Eğer yanlış bir şey yaptıysanız bunu itiraf edin ve özür dileyin. Hata yapmanız dünyanın sonu değil ki zaten. Önemli olan bunu fark etmiş olmanız. Ancak tabii ki bunu alışkanlık haline getirmeyin.

8.Bir tartışma için iki kişi gerektiğini unutmayın: Bir düşünün bakalım tartışmalarınız neden çıkıyor ve nasıl büyüyor? Acaba sadece karşı tarafı suçlamak ne kadar gerçekçi? Sizin hiç mi payınız yok tartışmalarda. Elbetteki vardır. Bunu itiraf etmekle başlayın isterseniz ilk olarak işe. Kendinizi eleştirmekten korkmayın.

6 Şub 2018

Sağlığınız İçin En Doğru Protez Saç Fiyatları



Protez saç, günümüzde saç dökülmesi ve kemoterapi gibi tedaviler sonrasında birçok kişinin tercih ettiği ve en sağlıklı saç oluşturma yöntemlerinden birisidir. Diğer yöntemlere göre çok daha gerçekçi ve sağlıklı bir kullanımı olan protez saçlar aynı zamanda uygulama noktasında da daha pratik bir yöntem sunmaktadır. Bu yöntem sayesinde oluşturulan protezler, sağlıklı bir kullanım gösterdikleri için protez saç fiyatları noktasında da dikkat edilmesi gereken ne kadar yüksek veya düşük bir fiyat ödendiğidir. Çünkü çok düşük fiyatlarla temin edilebilecek bir protez saç ürünü saçınızda istenilen etkiyi oluşturmamakla birlikte sağlığınıza zarar verebilecek bir kullanım gösterebilir.

Özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta olarak protez saç fiyatları birçok açıdan ucuz ve pahalı gibi farklı kavramlar arasında ince çizgiler barındıran dizi durumdur. Günümüzde firmamızın kalitesinde işlemler gerçekleştiremeyen birçok işletme tarafından çok ucuz fiyatlarla protez saç ürünlerinin uygulaması gerçekleştirilirken işin sağlık boyutu arka planda tutulmaktadır. İlk aşamada çoğu protez gibi normal bir kullanım gösterebilecek ürünler ilerleyen aşamalarda çok daha kötü bir duruma gelebilirler. Bu nedenle protez saç ürünlerinin firmamız üzerinden alınan hizmet ile gerçekleştirilmesi ile birlikte sağlığınızı koruyabilir ve her koşulda istediğiniz şekilde kullanabileceğiniz bir protez saça sahip olabilirsiniz.

Yüksek Kalitede Ve Profesyonel Uygulamalarla Protez Saç Fiyatları

Firmamız, Türkiye genelinde birçok ünlü ismin dahi protez saç uygulamaları için tercih ettiği bir firma olarak en yüksek kalitede protez saç uygulamaları gerçekleştirmektedir. Özellikle erkekler için saç dökülmesi; hem genetik olarak hem de dış faktörlere bağlı olarak mutlak bir şekilde 30'lu yaşlar civarında görülen bir durumdur. Bazı erkeklerde çok genç yaşlarda başlayan saç dökülmesi bazı erkeklerde ilerleyen yaşlarda başlayabilecek niteliktedir. Profesyonel bir şekilde uygulama yapılması sayesinde istenilen hangi yaşta olursa olsun saç dökülmelerini ortadan kaldıran ve yeni bir saç modeli oluşturan protez saçlar çok uzun bir süre kullanılabilecek bir ürün sunacaktır. Aynı zamanda en uygun protez saç fiyatları ile birlikte yüksek kaliteyi elde edebilirsiniz.

Kaliteli bir şekilde ve profesyonelce uygulanmış olan protez saçlar sayesinde çok uzun yıllar kullanım sağlamakla birlikte gerçekçi bir görünüm elde edebilirsiniz. Uzun bir süre sonrasında ürünü halen kullandığınız noktada gerçekten çok uygun fiyatlı bir işlem yaptırdığınızın farkına varabilirsiniz. Ucuz protez saç fiyatları ile piyasaya sunulmuş olan ve kullanım garantisi veremeyen ürünler; çok düşük kalitede olmakla birlikte gerçek saç içermedikleri için ürünün kalitesinde düşüklük gösterecektir. Bazı işletmeler tarafından gerçek saç ile sentetik saçın karıştırılması ve imalat hatalarını yapılması ayrıca sınırlı bir tasarım imkanı sunan protezler niteliksiz bir kullanım oluşturmaktadır.

Yüksek Standartlarda Uygun Protez Saç Fiyatları

Firmamız tarafından yüksek bir standarda bağlı olarak uygulamaları ve üretimi gerçekleştirilen protez saç ürünleri ile birlikte vücudunuzda sağlık noktasında ve kullanım noktasında rahatlık oluşturan bir ürüne sahip olabilirsiniz. Bu ürünleri; spor yaparken, günlük aktivitelerde, duş sırasında, yüzme sırasında ve uyurken dahi rahatlıkla kullanabilirsiniz. Ürünlerimiz çok uygun düzeyde protez saç fiyatları ile sunulurken yüksek bir tasarım kalitesi sağlamaktadır. Bu sayede istediğiniz şekilde saç dizaynı gerçekleştirebilir ve çok kolay bir şekilde bakım yaparak saçlarınızı koruyabilirsiniz. Hafif ve dayanıklı bir malzemeden üretilmiş olması ile birlikte hem hava hem de su geçirgenliği noktasında üst seviyede bulunan protez saçlarımız alın çizgisi noktasında da doğal saçlarınız gibi bir kullanım oluşturacaktır. Uygulamalarımız size doğal saç etkisi oluşturan bir görünüm sağlayacaktır.


Obezite Sorunu Yaşayan Anneler



Merhaba,

Obezite çağımızın en büyük sorunlarından biri. Hele bir de hamileyseniz. O zaman dikkat etmeniz gereken bazı şeyler var. Bu yazımda sizlerle Metabolik ve Bariatrik Cerrahı sayın Op. Dr. Erol Vural'dan edindiğim bilgileri paylaşmak istiyorum. 

İşte detaylar;

Maternal obezite obstetrik uygulamada en sık görülen risk faktörlerinden biri haline gelmiştir. Gebelikteki obezite, ilk doğum öncesi konsültasyonda genellikle 30 kg / m2 veya daha fazla vücut kütle indeksi (BMI) olarak tanımlanır. VKI, yükseklik için ağırlığın basit bir indeksidir ve bir kişinin kilosunu kilogram cinsinden yüksekliklerinin karesine (kg / m2) bölmek suretiyle hesaplanır. BMI, morbidite ve mortalite arasındaki sürekli ilişkiyi tanıyan üç farklı obezite sınıfı vardır:

• BMI 30.0-34.9 (Sınıf I)

• BMI 35.0-39.9 (Sınıf 2)

• BMI 40 ve üzeri (Sınıf 3 veya morbid obezite)

Obezite üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen tıbbi durumdur. Hamilelik dönemindeki obezite, hem anne hem de çocuk için kısa vadeli ve uzun vadeli olumsuz etkilere neden olur. Obezite infertiliteye neden olur ve erken gebelikte spontan gebelik kaybına ve konjenital anomalilere neden olur. Metabolik açıdan, obez kadınlar gebeliğin erken döneminde klinik olarak geç gebelikte glikoz intoleransı ve fetus aşırı büyümesi şeklinde ortaya çıkan insülin direncinde artışa neden olurlar. Dönemde, sezaryen doğum riski ve yara komplikasyonları artar. Postpartum obez kadınlarda, venöz tromboembolizm, depresyon ve emzirme güçlüğü riski yüksektir. Aşırı kilolu veya obez kadınların% 50-60'ı Institute of Medicine gestasyonel kilo rehberi tarafından tavsiye edilenden daha fazla kazanç sağladığından doğum sonrası kilo alımı sonraki gebeliklerde gelecekteki kardiyometabolik riskleri ve gebelik öncesi obeziteyi artırır. Obez kadınların yenidoğanları, doğumda vücut yağını artırdı, bu da çocuklukta obezite riskini artırıyor. Maternal obezite ile ilişkili olumsuz perinatal sonuçlar için sorumlu bir birleşim mekanizması mevcut olmasa da, mevcut materyalin temel alınarak hazırlık maternal insülin direncinin artması ve eşlik eden hiperinsülinemi, inflamasyon ve oksidatif stres, erken plasental ve fetal disfonksiyona katkıda bulunuyor gibi görünmektedir. Bu verilerin altında yatan patofizyolojiyi gözden geçireceğiz ve alttaki mekanizmalara ışık tutmaya çalışacağız.

Hamile kadınlar arasındaki obezite, en önemli kadın sağlığı sorunlarından biri haline geliyor. Obezite, gebelik hipertansiyonu, preeklampsi, gestasyonel diabetes mellitus, hemen hemen tüm gebelik komplikasyonları riski ile ilişkilidir. Bunların hepsi normal bir VKİ olan kadınlara göre daha sık görülür. Kanıtlar, obez bir annenin çocuğunun utero ortamda optimal olmayan bir enfekte olduğuna ve erken yaştaki olumsuzlukların erişkinliğe kadar uzayabileceğine işaret etmektedir. Dünya genelinde, doğum uzmanları ve ebe, hamile kadınlar arasında obezite artışı ile karşı karşıya. Diğer komplikasyonlar gebelikte, doğumda ya da doğum sonrası ortaya çıkmaktadır. Obezite, suboptimal hamilelik sonucu ve anne ve bebek ölüm riski ile ilişkilidir, ancak çoğu obez gebe kadın karşılaştıkları sorunlardan habersizdir.

Dikkat edilmesi gerekenler:


• Egzersizlerde aşıra kaçmamak

Orta şiddette fiziksel aktivite bebeğinize zarar vermez. Ancak gebelik sırasında yorucu egzersiz tehlikeli olabilir. Kayak, binicilik veya dağ bisikleti gibi dengeyi bozan ve düşmenizi sağlayacak her türlü temas sporu veya etkinlikten kaçının.



• Prenatal takviye alın


Sağlıklı, dengeli bir diyet, sizin için ve bebeğiniz için gerekli vitamin ve minerallerin çoğunu içerirken, doğum öncesi bir takviye almak, herhangi bir boşluğu doldurmaya yardımcı olabilir. Prenatal vitaminler erişkin bir multivitaminden farklıdır. Sinir borusu kusurlarını önlemek için daha fazla folik asit ve anemi önlemeye yardımcı olmak için daha fazla demir içerirler. Prenatal takviyeler, vücudunuzun yoksun hissetmemesi nedeniyle istek ve kusurlarını gidermenize yardımcı olabilir. Eğer obezseniz, hala sağlıklı bir hamilelik yaşayabilirsiniz. Aktif kalmaya ve sağlıklı yiyecekler yemeye çalışın. Bebeğinize ihtiyaç duydukları vitamin ve besinleri sağlamak ölçekte bulunan sayıdan daha önemlidir. Sadece sağlıklı beslenme ve ılımlı egzersizi takip edin ve kilo vermeyi sınırlamaya çalışın.


1 Şub 2018

YouTube Go Türkiye 'ye Geliyor



Merhaba, 

YouTube izlemeyen yoktur aramızda değil mi? Size güzel bir haberim var o halde.

Kullanıcıların YouTube’dan video indirip daha sonra internete bağlı değilken bile izlemesine ve yakındakilerle paylaşmasına izin veren YouTube Go, Türkiye ile birlikte 130’u aşkın ülkede kullanıma sunuluyor. 


Veri kullanımını daha fazla kontrol imkanı sağlayan YouTube Go ile YouTube’un gücü artık her yerde kullanıcının elinin altında olacak.


Konuyla ilgili açıklama YouTube’un Resmi Blog sayfasında aşağıdaki şekilde yer aldı:


YouTube’un gücü artık her yerde elinizin altında

Geçtiğimiz yıl, için YouTube'un gücünü yeni nesil kullanıcılar için açığa çıkaran ve baştan sona yeni geliştirilmiş bir uygulama olan YouTube Go’yu Hindistan’da kullanıma sunduk. O günden bu yana YouTube Go’yu aralarında Endonezya, Nijerya ve Tayland’ın da bulunduğu 14 ülkede daha hayata geçirdik ve video dünyasına daha fazla insanın katılmasının nasıl bir etki yaratabileceğine birinci elden tanıklık etme fırsatı bulduk.

Örneğin, Endonezya'da düşük gelirli toplulukları ve aileleri eğitmek ve güçlendirmek için teknoloji kullanan bir Startup olan Mapan, YouTube Go'yu girişimci kadınları finansal beceriler ve kaynaklarla donatmak için düzenli olarak gerçekleştirdikleri topluluk buluşmaları olan “arisan”ların bir parçası olarak kullanıyor. Sistem her topluluk başkanının küçük bir işletmeyi kurup işletmekle ilgili videoları bir çalma listesini halinde indirmesi, sonra da topluluktakilerin YouTube Go'nun yakındakilerle paylaşım işlevini kullanarak bu videoları birbirleriyle paylaşmaları esasına dayanıyor. Nijerya, Lagos'ta düşük gelirli çocukların devam ettiği bir okulu işleten öğretmen, YouTube Go kullanmak "bana matematik derslerinden, sınıf süslemeye kadar her konuda yardımcı olan çok daha fazla videoyu indirip izlememe imkanı veriyor” diyor.

Bugün itibariyle YouTube Go’nın kullanıldığı ülke sayısı toplamda 130’un üzerine çıkarttığımız için heyecanlıyız. YouTube Go, bağlantı durumu ne olursa olsun YouTube daha fazla erişimin yanı sıra veri kullanımı üzerinde de daha fazla kontrol imkanı sağlıyor. YouTube Go’da öne çıkan özelliklerse şöyle:

Sizin için önemli videolar:Bölgenizde trend ve popüler olan videolar YouTube Go ana ekranında yer alır, böylelikle sizin çevrenizin ilgisini çekecek videoları keşfetme imkanı bulursunuz. Tüm deneyimi ana dilinizde ve ilgilinizi çeken videolarla yaşarsınız.

Deneyiminizi kontrol edin: YouTube Go’da bir video ile ilgili küçük resme tıklayarak ön izleme yapabilir, böylelikle ne hakkında olduğu konusunda daha fazla fikir edinip izleyip izlememe kararını önceden verebilirsiniz. Daha sonra ileride izlemek için cihazınıza indirebilir veya hemen izleyebilirsiniz. Ayrıca söz konusu videoyu izlerken ne kadar veri kullanacağınızı da seçmeniz mümkün.

Yakındakilerle video paylaşımı: YouTube Go kullanırken videolarınızı yakınınızda bulunan aile üyeleri ve arkadaşlarınızla hiç veri kullanmadan paylaşabilirsiniz.
YouTube Go’nun daha önce kullanıma sunulduğu ülkelerdeki kullanıcıların sevdiğini gördüğümüz bu özelliklerde birkaç tasarım değişikliğine giderek daha da kullanışlı hale getirdik:

Yüksek kalitede izleme: Kullanıcı geri bildirimlerinden yola çıkılarak yapılan değişikliklerle artık videoları indirmek, izlemek veya paylaşmak istediğinizde temel ve standart çözünürlüklerin yanı sıra Yüksek Kalite’yi de (HQ) tercih edebilirsiniz.

Sevdiğiniz güncel içeriği keşfedin: Kullanıcıların daha da güncel video önerileri talebi doğrultusunda yaptığımız yeniliklerle, artık ana ekranda daha kişiselleştirilmiş içeriklere ulaşabileceksiniz. Ayrıca sevdiğiniz kanallara yeni videolar yüklendiğinde size haber vereceğiz.

Daha kolay paylaşım: Video paylaşmayı sevdiğinizi biliyoruz. Bu yüzden artık yakındakilerle paylaş özelliğine ana ekrandan daha da kolay ulaşılabiliyor. Ayrıca çok istenen tek seferde birden çok video paylaşma seçeneği de eklendi.

Kullanıcıların tercihleri, istekleri ve ihtiyaçlarına cevap veren yepyeni özellikler içeren bir YouTube uygulaması geliştirmek için uzun süredir çalışıyoruz. Şimdi avucunuzun içindeki YouTube’un gücüyle neler yapabileceğinizi görmek için sabırsızlanıyoruz.



31 Oca 2018

"Kalbine Dokun" Kitabı Yazarı Berna Uslu Kaya Röportajı



Herkese merhaba,



Geçtiğimiz ay instagramda, bir blogger arkadaşımın “Kalbine Dokun “ isimli çok özel bir kitabı paylaşıp, beni de etiketleyerek duyuruya yardımcı olmamı istedi. Bende tabi ki hemen instagramda paylaştım. Ardından daha fazla ne yapabilirim diye düşünürken, aklıma kitabı satın almak hatta iki tane alarak çekiliş ile bir takipçime hediye etme fikri geldi. Hem çekiliş ile tanımadığım insanlara da ulaşır kitabı daha çok duyurabilirim diye düşündüm. Çekiliş paylaşımı ardından, kitabın yazarı sevgili Berna Uslu Kaya bana instagramdan ulaştı ve kitabı imzalayarak hediye etmemizi önerdi. Bende bu güzel insanı biraz daha yakından tanıyalım istedim.



İşte yaptığımız röportaj;



Berna Hanım merhaba, sizi daha yakından tanıyalım istiyorum. Kimdir Berna Uslu Kaya?




“Merhaba. Bilkent BLIS okulunda Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapıyorum. Yazar ve akademisyenim. 2011’de Süveyda adlı romanım, 2015’te Mim romanım yayımlandı. Çeşitli dergilerde makale, şiir ve denemeler yayımlamaya devam ediyorum. Aynı zamanda BLIS Genç Yazarlar Kulübü bünyesinde altı yıldır sosyal sorumluluk projeleri yürütüyorum.”




Bize biraz kitabın konusundan bahseder misiniz?




“Kitabın konusuna geçmeden evvel, minik bir açıklama yapmak isterim. Şuanda Sarp’ın Umudu Derneği bünyesinde kırk bir canavan hastası çocuk var. Derneğin kurucusu Sayın Bihter Saraçoğlu’nun oğlu Sarp da bunlardan biri. Kalbine Dokun masalının kahramanları “Sarp ve kırk bir arkadaşı” masalda hasta çocuklar değil. Aksine, hepsi de masalın içinde maceradan macera atılan gülen gözlü çocuklar. Masal, Sarp, Hüma (kızım) ve kırk bir canavan hastası çocuğun macerası.

Masalda, Sarp ve kırk bir arkadaşı minik bir kuşun kalbinin sesinde yaşamın kendisini keşfederler. Küçük bir karıncanın veya bir böceğin kalbindeki ritmi hissedip çevreyi temizlemek için bir maceraya atılırlar. Hepsinin de yakalarında birer mavi kurdele vardır. Hatta onlara iyilik yapan Hüma’yı aralarına aldıklarını göstermek için onun da yakasına mavi bir kurdele takarlar. Masalın sonundaysa kitabı alan ve kalbine dokunmayı başarabilen çocuklara bir çağrı yapılır. Bu çağrı, kitabı okuyan her çocuğa kahraman olma fırsatının sunulmasıdır. Dünya genelinde 28 Şubat Ender Hastalıklar Günü’nü anlatan “mavi kurdele” ile çocukların dünyasına iyilik yapma fırsatı çıkarılır.

Bence Kalbine Dokun kitabının en özel yanı da bu. Kitaba dokunan sağlıklı çocuklara erken yaşta farkındalık kazandırıp, onları sosyal sorumluluk noktasında bilinçlerdirmektedir.”



Bir çocuk kitabı yazma fikri nasıl oluştu?




“Masal dünyasının kapıları benim düş evrenime o kadar yakın ki... Bunu romanlarımın dilinde de görmek mümkün. Efsane ve mitolojik hikâyeler yazmayı hep çok sevdim. Masal ise kızım Hüma ile yeniden biçimlendi hayatımda. Kalbine Dokun, Hüma’ya yazdığım masallarından sadece biri. Masalın kitaplaşma fikrine gelince. Bunun benim için çok özel bir hikayesi var. Geçen sene Hüma’nın sınıfında bu masalı anlattım. Ben masalı bitirdikten sonra, tüm sınıfın gözlerindeki o muhteşem ifadeyi asla unutamam. Melek yüzleri ile her biri benim hayatımın çok özel bir yerindedir. O gün “keşke bu masalı iki kapak arasında çocuklara armağan etseydim” diye düşündüm. Sonrasında ise Elma Yayınevi ile iletişime geçip, projemi anlattım. Kalbine Dokun böylece iki kapak arasına girdi.”



Kitabın tüm geliri Sarpın Umudu Derneği’ne bağışlanmış. Dernek ile yollarınızın kesişmesi nasıl oldu?




“Bundan altı yıl evvel yazar dünyamdan ilham alarak BLIS’te Genç Yazarlar Kulübü’nü kurdum. Kulübü kurarken en büyük hedefim, öğrencileri yazı dilinin incelikleri ile tanıştırmak ve onların içlerindeki “yazarı” keşfetmekti. Proje çok büyük bir emekle yol alıyordu. Bu emeği iki kapak arasında da görmek istedik ve yazdığımız öyküleri basmaya karar verdik. Genç Yazarlar Kulübü şimdi altı yaşında ve beş tane kitabımız var. Yazılan her kitabın tüm gelirini ise çeşitli derneklere bağışlıyoruz. Sarp’ın Umudu Derneği ile yollarımız Genç Yazarlar Kulübü’nün üçüncü yılında kesişti. Hüma’yı Antalya’da bir oyun evine götürmüştüm. Orada derneğin kutularını gördüm. Dikkatimi çekti. Daha önce “canavan” diye bir hastalık hiç duymamıştım. Ankara’ya geldikten sonra dernek ile iletişime geçtim. Derneğin kurucusu, Sarp’ımızın annesi, Bihter Saraçoğlu ile böylece tanışmış olduk. Sarp’ın Umudu Derneği bünyesindeki canavan hastası yavrularımız için Genç Yazarlar Kulübü bünyesinde dört yıldır emek veriyoruz.

Kalbine Dokun’a gelince... Ben masalları çocukluğumdan aldım ve şimdi ruhuma dolan tüm masalları, bendeki emaneti, hayatıma masal gibi koşan çocuklara  armağan ediyorum.”


Sarpın Umudu Derneği hakkında da biraz bilgi almak isteriz sizden. Dernek kimlere yardım ediyor? Kuruluş hikayesi nedir?




“Canavan Hastalığı, vücudun Miyelin adında bir enzimi üretmemesine sebep olmaktadır. Miyelin olmadan yürümek, konuşmak, yutmak, görmek, duymak mümkün değildir. Canavan hastalığı sürekli olarak ilerleyen ve gün geçtikçe kötüleşen bir genetik hastalıktır. Sarp’ın Umudu Derneği, Sarp’ın annesi Sayın Bihter Saraçoğlu tarafından kuruldu. Sarp’a ve diğer canavan hastası çocuklara umut olsun diye. Canavan hastası çocuklar hayatını ilk üç ay ile on yıl arasında kaybetmektedirler.  Bu kısa yaşam süreleri sebebiyle onlara  Kelebek Çocuklar denilmektedir. Hastalık hakkında detaylı bilgi almak için http://www.sarpinumudu.org.tr/ sitesine bakabilirsiniz. Kitabımızın kahramanı Sarp’ın, 2018 Temmuz ayında ABD’de ameliyat edilmesi planlanıyor. Başta Bihter Saraçoğlu olmak üzere, sürece gönül veren herkes zamanla yarışıyor. Bu sebeple Kalbine Dokun’a verilecek destekler hem canavan hastası çocuklar için hem de Sarp için çok önemli. Alınacak her kitap, bir başka çocuğun yaşamına dokunacak.”



Kitaptaki resimlemeler de çok hoş, bazı kitaplarda anlatılmak istenen his ile resimler tezat olabiliyor. Daha önceden de tanışıyor muydunuz Esin Bayhan ile? Resimlemeler yapılırken birlikte mi çalıştınız yoksa ayrı mı?




“Esin Bayhan ile henüz tanışmadık desem... Yalnızca telefonda konuştuk. Kendisi çok kıymetli bir illustratör bence. Esin Bayhan, kelimelerime bereket katmış kitapta. Sanki onunla yan yana düşler kurmuşuz gibi... Aynı erik ağacının altına ıslanmışız gibi... Esin Hanım’ın fırçasında sadece renkler yok, kelimeler ve düşler de var. Belki de bu sebeple Kalbine Dokun’un kelimleri ve renkleri muhteşem bir senfoni gibi. ”



Bundan sonra da böyle sosyal sorumluluk projelerine katılmayı düşünüyor musunuz?




“Herkesin birbini ezip geçtiği, “en güçlü” olmanın “Tanrısal egolar ürettiği”, benden başkasının “öteki” sayıldığı bir evrendeyiz. Gerçekler, “değerlerin, kıymetlerin üzerinde değil”, “paranın ve gücün” üzerinde inşa ediliyor. Duyularımıza işleyen teknoloji, son sürüm sanal “iyilik” oyununu oynatıyor algılarımıza. “Tüket” diyor. “Tüket!” Nasıl yaşarsan yaşa... ama tüket!

Soruya gelince, ben küçükken anneannemle bahçemizdeki erik ağacının altında oyunlar oynardım. O bana masal anlatırdı. Anneannemin masallarında hep “iyilik” vardı. Şimdi düşünüyorum da... Hiç biri masal değilmiş anlattıklarının. İyilik gerçeğin, üstelik “insan olabilme” gerçeğinin özüymüş. Sarp ve kırk bir canavan hastası çocuk “ötekiler” değil. Hepsi bizim. Onlarla başka çatılar altında yaşıyor oluşumuz, hepsi ile aynı gökyüzünün altında nefes aldığımız gerçeğini değiştirir mi? Engelli hasta çocuklar bizim şükür sebebimiz. Farkındalık kaynağımız. O kaynağı kurutmamak için evet, yaşamım boyunca, gücüm yettiğince iyilik peşinden koşmaya devam edeceğim.”



Bu sizin ilk kitabınız değil gördüğüm kadarıyla. Başka hangi kitaplarınız var? Biraz onlardan da bahsedelim isterseniz?




“Evet, Süveyda ve Mim adlı iki romanım var. Üçücü romanım “Yüzümün Yarısını” da yazmaya başladım. Umarım onu da en kısa zamanda iki kapak arasında görmek kısmet olur. Yazmak benim için bir yaşamanın, nefes almanın başka bir hâli.”



Bundan sonraki projelerinizi de öğrenmek isteriz. Yeni bir kitap var mı yolda?




“Büyük bölümünü yazdığım bir romanım var. “Yüzümün Yarısı” isimli. Bir de ruhuma dolan, yazdığım pek çok masal... Ancak bu masallardan öyle bir tanesi var ki... Şimdilik Hüma dışında kimse bilmiyor. “Zaman ve zamansızlık hakkında” Bu masal benim içimdeki zamanın şakısı... Onu sarıp sarmaladım içimde. Yeniden bir masal kitabı ile karşınıza çıkabilirim.”



Bu keyifli röportaj için kendisine çok teşekkür ediyorum. Umarım güzel insanlar hep var olur. Kitap ile ilgili yorumumu Yaşama Açılan Pencere sitesine tıklayarak okuyabilirsiniz.



Bir başka yazıda görüşmek üzere

Sevgiler

Şafak
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...