9 Tem 2018

Yazın, Klimalarla Dost Kalmanın Püf Noktaları




Merhaba,

Yaz gribine yakalanan var mı aranızda? Benim özellikle çalıştığım dönemde sık sık başıma gelen ve klimalar nedeniyle olduğunu anladığım günden itibarende, ilkel yöntemlerle çzömeye çalıştığım bunu yaparkende çevremdekileri bunalttığım hiç sevmediğim hastalık. 

Herkes gezip eğlenirken, siz nefes alamıyor ve sık sık burnunuzu temizlemek zorunda kalıyorsunuz. Hatta fark etmezseniz sizi yatağa bile düşürebiliyor.

Bu nedenle Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy'un , yazın iklimlendirme sistemleri ile buluşan yaz dönemi hastalıkları hakkında vediği bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.   

Klimalar, yaz griplerine sebep oluyor

Klimalar, yaz griplerine sebep oluyor. Sıcacık yaz günlerinde “grip mi olunur” demeyin. Üst solunum yolu enfeksiyonları, yaz aylarında da kapınızı çalmaya hazır.
Yaz sıcaklarından bunalmaya başladığımız bugünler, grip salgınlarının yoğun olduğu kış aylarına göre daha güvenli olsa da, vücut ısımızın çevre sıcaklığıyla dengesini kurmakta zorlanabileceğini bilmemiz gerekiyor.

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, yazın iklimlendirme sistemleri ile buluşan yaz dönemi hastalıkları hakkında şunları anlattı.  

Bilinçsiz şekilde, klima kullanımı hasta ediyor

Sıcak ve nemli havaların, olumsuz hava koşulları arasında bulunduğunu kaydeden Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları anlattı:

“Klimalar, ortamın sıcaklığını azaltırken, nemini de beraberinde azaltıyor. Bu nedenle yoğun klima kullanıldığında, ortam mutlaka nemlenmelidir. Klimalar ilk çalıştırıldığında havalandırmada biriken mikroorganizmalar ilk üflemeyle hızlıca ortama yayılacağından, bir süre pencereler açılmalıdır. Klimanın ayarında ise, hemen en soğuk konuma getirilmemelidir ve ısı yavaş yavaş yükseltilmelidir. Bu şekilde vücudunuz, ısı değişimine uyum sağlayabilir. Çünkü yazın sıcak günlerde yapılan en büyük hatalardan birisi, çok sıcak ortamlardan hızlı bir şekilde çok soğuk ortamlara girilmesidir. Ani sıcak ve soğuk hava değişimleri, kalp krizi riskini dahi artırabilir ve ayrıca değişken hava akımları migren krizine neden olabilir. Ani sıcaklık değişimi nedeniyle, farenjit, sinüzit, orta kulak iltihabı, bademcik enfeksiyonu gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir” dedi.  

Lejyoner hastalığına dikkat

Lejyoner hastalığının; klima ve duşların havalandırma sistemleri bulaştığını ve tehlikeli olabildiğinin altını çizen Doç.Dr. Seçkin Ulusoy, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bakteriler, nemli ortamlarda ve akıntı halindeki sularda rahatlıkla barınıp, çoğalabilir. Lejyoner hastalığına neden olan bakteriler de, bakımı iyi yapılmayan klimalar, soğutma- havalandırma sistemleri, havuzlar ve akarsularda bulunabiliyor. Önlenmesi için havuzların bakım, ilaçlama, havalandırma ve zemin temizliği işlemleri ile su değişiminin zamanında ve özenle yapılması gereklidir. Lejyoner hastalığı belirtileri, ateş, halsizlik, kas ağrıları ile başlar ve daha sonraki süreçte de öksürük, balgam çıkarma ve nefes almada zorlanma gibi ciddi tablolara sebebiyet verebilir. Grip ile benzer belirtiler gösterse de, hastalığın sebep olduğu organizma, gribe göre çok farklıdır. Hastalığı yapan “Legionella pneumophila” adlı bir bakteri olup, insandan insana bulaşmaz” diye konuştu.



1-Klima kullanımında, uygulanması gerekenler;

  • Klimaların sık sık açılıp, kapatılmaması,
  • Hafif ama kesintisiz birkaç saat çalıştırılması,
  • Sıcaklık ayarının çok düşürülmemesi,
  • İdeal serinliği elde edecek derece ayarı yapılarak, çok sık değiştirilmemesi,
  • Bakımlarının düzenli olarak yılda iki kez yaptırılması ve filtrelerinin zamanında yenilenmesi,


2-Mecburen klimayı açmak zorunda kaldığınız, sıcak yaz gecelerinde;

  • Yaz mevsiminin bunaltıcı sıcaklarında, özellikle de yatak odalarının pencere yoluyla havalandırılması, klima ile serinletilmesinden çok daha sağlıklıdır. Ancak, havanın çok sıcak olduğu gecelerde, mecburen klima açık halde uyumak durumunda kalındığında, klima geceleyin 22 - 23 derece bir sıcaklığa ayarlanmalıdır.
  • Üfleme ayarı, mümkün olduğunca en yavaşta olmalıdır.
  • Üfleme yönü, mümkünse odanın tavanına doğru olmalıdır. Asla kişinin direk üzerine üfleme yapılmamalıdır.
  • Klima ile birlikte, pencere açılmamalıdır.
  • Gece üşümeyle uyanıldığında, klimayı kapatmak yerine 2-3 derece ısısı yükseltilmelidir.


3-Otomobilinizde önleminizi alın;

  • Araçların klima ile soğutulması (ev ve işyerlerinin aksine) daha güvenlidir. Araç içinde en ferah hissedilen ısı bulunmalı ve bu ayar sık değiştirilmemelidir.
  • Genel klima bakımları, yılda 2 kez yapılmalı ve uygun zamanlarda filtreleri yenilenmelidir.
  • Soğuk üfleme, hava çok sıcak olduğunda aşağıdan ayaklara doğru olabilmekle birlikte, ideali üflemenin aracın ön ve yan camlarına doğru olmasıdır.  
  • Pencere yoluyla havalandırma, düşük hızlarda ve tek pencereden sağlanmalıdır.



Yaz aylarında sağlığınız için kulağınıza küpe yapacağınız 6 öneri:

  1. Deniz veya havuza girdiğimiz günlerde, daha fazla su tüketin.
  2. Yazlık hava geçirgenliği fazla olan kıyafetleri tercih edin.
  3. Deniz - havuz sonrası veya yoğun terlemenin ardından, duş alarak vücudunuzu temiz ve kuru tutun. Sonrasında saçlarınızı ve dış kulak yolunuzu kurulayın ve nemli kalmamasına özen gösterin.
  4. Terli kıyafetleri sıklıkla değiştirin ve ıslak deniz kıyafetleriniz ile oturmayın.
  5. Islak veya terli iken, klimaya veya rüzgara maruz kalmayın.
  6. Soğuk gıda ve içecekleri, hızlı tüketmeyin.



4 Tem 2018

Progroup, Yılın Yönetim Danışmanlığı Ödülünü aldı




Turquality Doktoru Dr. Salim Çam tarafından 15 yıl önce kurulan Progroup, Yılın Yönetim Danışmanlığı Ödülü’nü aldı.

17.Uluslararası Yılın Starları Ödülleri Töreni, Ekovitrin tarafından, 1 Temmuz 2018 tarihinde yoğun bir katılım ile Wow İstanbul Hotel’de düzenlendi.

İş ve ekonomi dünyasının Oscarları arasında yer alan ödül töreninde, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ‘Yılın iş adamı ödülünü’, Sanko Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu ‘Yılın vakıf insanı ödülünü’, Dr. Salim Çam ‘Yılın yönetim danışmanlığı ödülünü’ alan isimler arasında yer aldı.

Törene katılan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci tarafından, Dr. Salim Çam’a Yılın Yönetim Danışmanlığı Ödülü verildi.



Türk markalarının global bir oyuncu olmasına önderlik ettiklerini kaydeden Turquality Doktoru Dr. Salim Çam, şunları söyledi:

“Dünya pazarlarına açılmayı hedefleyen Türk markalarına, stratejiler oluşturuyoruz. Bugüne kadar yaptığımız Turquality çalışmaları ile Türk şirketleri, geleceğin peşinden koşan değil, geleceğin önünde ilerleyen oldular” dedi.

Progroup, Turquality İş Modelini oluşturdu

Danışmanlık sektöründe Turquality’yi iş modeli haline getiren Progroup, yönetim danışmanlığında dünyaca tanınan bir Türk şirketidir. Progroup tarafından işletmelere Turquality İş Modeli kapsamında; stratejik yol haritası, bütçe planlama yönetimi, insan kaynakları yönetimi, kurumsal yönetim, marka yönetimi, pazarlama ve satış yönetimi, tedarik zinciri yönetimi, ürün geliştirme yönetimi, bilgi sistemleri yönetimi, aile şirketleri yönetimi, süreç iyileştirme yönetimi, maliyetleri düşürme yönetimi, gelişim yol haritası gibi geniş bir yelpazede hizmet  veriliyor.

İşletmelerin çözüm ortağı oluyor

Progroup, İstanbul merkez ofisinin yanı sıra, yurtiçi ve yurtdışındaki ofis ağı, 20’yi aşkın profesyonel danışman kadrosu ve 120’nin üzerindeki eğitmeni ile bugüne kadar, dünya ve Türkiye’den binlerce eğitime ve danışmanlık hizmetine imzasını attı.

Global standartlardaki hizmet kalitesiyle müşterinin çözüm ortağı olan Progroup; THY, AGT, Arzum, Balparmak, Çilek, Dalgakıran, CMS, Ermaksan, Flormar, Gamateks, Gentaş, İnoksan, Kilim, Metal Matris, Polin, Penti, Sampa, Silverline, Sinbo, Sütaş, Uşak Seramik, Emak, Bernardo Bellini, Seçil Kauçuk, Polin Waterparks, Duru Bulgur, Mutlu Akü, Doğuş, Kütahya Seramik, Kütahya Porselen, Kıta Logistics ve Yatsan’ın aralarında bulunduğu birçok markaya hizmet vererek, bu markaların Turquality İş Modeli ile Turquality kapsamına girmelerini  sağlamıştır.  


29 Haz 2018

Cecile No Transfer Matte Performance Fondöten




Herkese merhaba,

Blogumda zaman zaman kozmetik ürünlerini de sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Ne kadar çok bu tarz paylaşımları arttırmak istesem de çok nadir zamanlarda makyaj yaptığım için istediğim kadar çok olamıyor malesef. Bugün ise geçtiğimiz günlerde denediğim ve oldukça beğendiğim Cecile no transfer matte performans fondötenden bahsedeceğim. 



Cecile ürünlerinin önceden oje ve lipglosslarını çok severek kullanmıştım. Fondötenin ise bu kadar başarılı olması açıkçası beni şaşırttı. Çünkü geçmişte çok yoğun makyaj yaptığım zamanlarda en büyük sıkıntı uygun föndeten bulmaktı. Allah'tan cildimde kapatılması gereken bir durum yok ama fondoten kötüyse, makyajda bir o kadar kötü oluyor. 

Neyse biz gelelim Cecile No Transfer Matte Performance Foundation'e. 

Adından da anlaşılacağı üzere, yapısı mat. Parlak görünümlü fondotenlerden zaten çok hoşlanmam. Bu benim için çok uygun oldu. Kapatıcılığı oldukça başarılı. Ambalajın Pompalı şişede olması görünüm olarak şık olmuş. Buluşma ve akma yapmıyor. Yüzde ağır bir his oluşturmuyor. 

6 farklı tonu var. Bende ki  202 Light Effect . Cecile Shop'da şu an %40 indirimli olarak 35.94 TL 'ye satılıyor. Eğer yeni bir fondöten arayışınız varsa bir şans verin derim.

Sevgiler

Şafak




22 Haz 2018

Köfteci Yusuf Beylikdüzü


Merhaba, 
Bügün sizlere Beylikdüzü'nde bulunan Köfteci Yusuf isimli mekandan bahsetmek istiyorum. 

Köfteci Yusuf,  Bursa’da 9, İstanbul'da 7, İzmir'de 5, Ankara'da 4, Aydın’da 3, Bilecik, Eskişehir ve Kocaeli de ikişer şube , Balıkesir, Denizli, Isparta , Kırıkkale ve Yalova da birer olmak üzere toplam 38 KÖFTECİ YUSUF Şubesi ; Bursa'da 2, İzmir'de 2 , İstanbul ve Kocaeli'de birer DÖNER Y şubesi ile toplamda 44 şube ile 1996 yılında İznik'de kurulmuş bir Köfte fabrikası :)



Bizim eve yakın olan Köfteci Yusuf Beylikdüzü Media Markt AVM Şube sanırım geçen yıl açılmıştı. Çok methini duyunca bizde kalkıp denemek için mekanın yolunu tuttuk. 


İçeriği girdiğinizde ilk göze çarpan şey kalabak. Bir çok masa var içeride. Bir sürü de çeşitli kademelerde çalışan garson.  Acaba hızlıca servis alır mıyız diye düşünürken çoktan masaya oturmuştuk ve siparişlerimizi almak için bir garson yanımıza gelmişti bile. 

Siparişlerimiz çok hızlı bir şekilde masamıza ulaştırıldı. Hepimiz önce bir az çorba içelim dedik. Çorbalar oldukça lezzetliydi. Çocuklar bile mırıldanmadan içti :) 





Köfteyi porsiyon olarak alabildiğiniz gibi isterseniz kilo ile de sipariş verebiliyorsunuz. Garsonun da yönlendirmesi iel bizde kilo ile sipariş vermeyi tercih ettik. 





Köfteci Yusuf'da her türlü alkolsüz içecek bulmak mümkün. Ayrıca isterseniz litrelik olarak da kendi markası olan ayrandan da sipariş verebiliyorsunuz. 



Fiyatlara gelecek olursak ortalama rakamlar. Bir başka restoranda da yiyecek olsanız benzer bir hesap ödeyebilirsiniz. Instagram hesabımdan yaptığım paylaşımlarda, pişmeden geldiği ile ilgili yorumlar da olmuştu ama bizimkiler iyi pişmişti. Sanırım mağazaya göre farklılık göstermekte. %100 Yerli sermaye ile kurulmuş olan bu aile şirketi, daha uzun yıllar bizlerle olacak gibi görünüyor. Yolunuz düşerse sizde bir uğrayın

Sevgiler
Şafak


12 Haz 2018

Tülay Baydarol’a 2017 Yılı ERP En Yüksek Ciro Yapan ödülü





2017 Yılı ERP En Yüksek Ciro Yapan İş Ortağı ödülünün sahibi Tülay Baydarol oldu. Uyumsoft tarafından, 31 Mayıs 2018 tarihinde düzenlenen törende, 2017 yılı İş ve Çözüm Ortakları Ödülleri sahiplerini buldu. Tülay Baydarol, en yüksek ciro yapan iş ortağı ödülü ile iş hayatındaki başarılarına bir yenisini daha eklemenin mutluluğunu yaşadı. Tülay Baydarol'a ödülü, Uyumsoft Genel Müdürü Hüseyin Şahin tarafından verildi.    

Tülay Baydarol kimdir?

18 Ekim 1966 tarihinde Malatya’ da doğdu. İlkokulu Ataköy Muhittin Üstündağ, Orta ve Lise Eğitimini Kadıköy Suadiye Lisesi’nde tamamladı. 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümünden mezun oldu. 1991 yılında İstanbul Üniversitesi Avrupa Topluluklarının Ekonomik Yapısı Bölümünde Avrupa Toplulukları Bütçe Sistemi alanında tezini tamamlayarak master derecesi aldı. Profesyonel kariyeri boyunca Eurotürk Bank, Yapı Merkezi, Group Seb İstanbul (Tefal Genel Müdürlüğü) ve Servodata’da çalıştı. Halen Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Tic. AŞ şirketinde çözüm ortağı olarak profesyonel yaşamını sürdürmektedir. Evli ve bir çocuk annesi olan Tülay Baydarol, Fransızca ve İngilizce bilmektedir. 

28 May 2018

Kaşıntı Kanser Habercisi Olabilir!


Çoğumuz kaşıntıyı dikkatte almaz, ‘Bir şey dokundu herhalde’ deyip geçiştiririz. Oysa kaşıntı kanserden, şekere, hatta böbrek problemlerine kadar sinsi ilerleyen birçok hastalığın habercisi olabilir. İstinye Üniversite Hastanesi Medical Park Gaziosmanpaşa İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Asım Ahmet Hocaoğlu, “Kaşıntıyla birlikte halsizlik, kilo kaybı ve karın ağrısı varsa vakit kaybetmeden doktora görünün” dedi.


Kaşıntı bir böcek ısırması, hassas bünyelerin bir alerjenle temas etmesi, hassas kişilerin belirli besinleri yemesi ya da soluması gibi kolay fark edilebilen bir belirti olabildiği gibi, hayatı riske edebilecek ciddi hastalıkların habercisi de olabilir. İstinye Üniversite Hastanesi Medical Park Gaziosmanpaşa İç Hastalık Hastalıkları Uzmanı Dr. Asım Ahmet Hocaoğlu kaşıntının altında yatan önemli hastalıkları anlattı.

ALERJİK KAŞINTI KOLAY ANLAŞILIR

Alerjik reaksiyonlara bağlı kaşıntılar genellikle hızlı gelişir. Alerjiye yol açacak maddenin deri içi ya da kas içi alınması genellikle daha ciddi kaşıntılara yol açar. Hatta bu durumlar bazen anaflaktik şok dediğimiz hayatı riske eden durumlara bile yol açabilir. Ağız yolu ile alınan maddeler karşı olan alerjilerde kaşıntı ön plandadır. Bunlar da ciddi reaksiyonlar damar yolu kas içi alınmaya göre daha hafiftir. Alerjik reaksiyonlara bağlı kaşıntılar ilaçlarla kolay kontrol edilir. Kaşıntının ortaya çıkışı da tedavi ile kaybolması da hızlıdır.

UZUN SÜRÜYORSA KORKUN!

Altta yatan bir hastalığa bağlı kaşıntılar, hem yavaş yavaş ortaya çıkar hem de çok uzun sürer ve genellikle tedaviye direnç gösterir. Bu özellikleri ile alerjik kaşıntılardan kolaylıkla ayrılırlar. Böbrek hastalıkları, karaciğer ve safra yolları hastalıkları, kan hastalıkları, endokrin hastalıklar (iç salgı bezleri), şeker hastalığı, tiroit hastalıkları, Hodgkin Hastalığı (lenf kanseri), Karsinoid Sendrom (vücudun her yerinde ortaya çıkabilen tümörler) gibi birçok kronik ve uzun süreli hastalıkta, diğer bulguların yanında hastanın genellikle kaşıntı şikâyeti de vardır.


HAMİLEYSENİZ BEBEK TEHLİKEDE

Gebelerde safra asitlerinin yükselmesine bağlı kaşıntılar olabilir. Bu kaşıntılar annenin konforunu bozup hayat kalitesini düşürebildiği gibi bebeğin de oksijensiz kalmasına yol açarak anne karnında ölümüne sebep olabilir. İlaçlar da hassas kişilerde kaşıntıya yol açabilir. Başta penisilin grubu antibiyotikler olmak üzere vitaminler ağrı kesiciler kaşıntıya neden olabilir. Esasen hassas kişilerde tüm ilaçlar aynı etkiyi gösterebilir. Özellikle alerjiye eğilimli bünyeleri olan kişiler ilaç kullanırken dikkatli olmalıdır.

KARIN AĞRISI VARSA İHMAL ETMEYİN

Yiyecekler özellikle doğal olmayan işlenmiş gıdalar içerdikleri katkı maddeleri sebebiyle sık sık kaşındırır. Günümüzde bu tip gıdaların çok yoğun tüketilmesi hatta yediğimiz pek çok gıdada bu tip maddelerin bulunması sebebi ile kaşıntı reaksiyonu görülmektedir. Ancak duyarlı olan kişilerde doğal gıdaların da kaşıntıya yol açabileceği de unutulmamalıdır. Bazen kişiler sürekli aynı tip gıdaları tüketmesine rağmen daha önce kaşıntıya yol açmayan bir gıdayı aldığında kaşıntı olabilir. Bu durumunun sebebi tam olarak izah edilememektedir. Kaşıntıya eşlik eden aşağıdaki durumlarda bir doktora görünmek gerekir.
  • Ateş,
  • Sarılık,
  • Kilo kaybı,
  • Ciltte ve göz beyazlarında sarılık,
  • Solukluk
  • Halsizlik, çabuk yorulma
  • Kaşıntının günden güne şiddetinin artması
  • Hamilelik durumunda oluşan kaşıntılar
  • Şiddetli karın ağrısının eşlik ettiği kaşıntılar
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...