21 Eyl 2014

HER KURBAN LÖSEMİLİ ÇOCUKLARA CAN



Herkese merhaba,

LÖSEV'i biliyorsunuz. Lösemili Çocuklar vakfı. Harika şeyler yapıyorlar. Bir çok lösemi hastası çocuk, tek bir kuruş ödemeden vakıf tarafından tedavi ediliyor. Bu Kurban Bayramında da kurban bağışlarınızı dilerseniz LÖSEV'e yapabilirsiniz. Dilerseniz sizin adınıza İslami usullere uygun olarak kurbanlarınızı kesiyorlar ve etler Lösemili Çocukların beslenmesinde kullanlıyor.

Ben kurban kesilmesini istemiyorum, para olarak yardım yapacağım derseniz buna göre de seçim yapabilirsiniz.

LÖSEV KURBAN BAĞIŞI sayfasına gitmek için lütfen Tıklayınız.

Sayfada ki başlık altında;



ya da 

















18 Eyl 2014

Yeni Samsung Galaxy K Zoom, kamerayı odak noktasına koyuyor

Günlük hayatınızda, seyahatlerinizde ve en önemli anlarınızda size eşlik edebilecek, hem profesyonel bir kamera, hem de telefon özelliklerini bir arada bulunduran Samsung Galaxy K Zoom ile tanışmaya ne dersiniz?

Samsung Electronics, kamerasıyla öne çıkan yeni akıllı telefonu Galaxy K Zoom, gelişmiş dijital kamera teknolojisi ile Samsung’un Galaxy deneyimini bir araya getiriyor. Profesyonel kalitede görsel içerik üretme yeteneğine sahip, eğlenceli ve kullanımı kolay Galaxy K Zoom; kolay çekim, gerçek ışık özellikleri gerçek optik zum ve şık tasarımıyla kullanıcılara ihtiyaç duydukları mobil çözümleri sunuyor.


Kamerayı odak noktasına alan Galaxy K Zoom’un, profesyonel bir kameranın kontrol özellikleri ve fonksiyonlarını sunan gelişmiş teknik kamera sistemi bulunuyor. Galaxy K Zoom’un göz alıcı incelik ve şıklıktaki gövdesinde bulunan, kasa içinde gizlenebilen lens teknolojisi 10x optik zum yapabiliyor. Ayrıca 20,7 megapiksellik BSİ CMOS sensör, ultra net ve ayrıntılı görüntüler oluşturuyor.

Düşük ışık şartlarında mükemmel sonuçlar sağlayan cihaz, hareketin neden olduğu bulanık görüntüyü önleyen Optik Görüntü Sabitleyici (OIS) özelliğine de sahip. Bu özelliklerle, cihazla optik zoom yapıldığında ve düşük ışık ortamlarında bile canlı ve net fotoğraf ve videolar (Full HD) çekebiliyor. Ayrıca cihazın Xenon flaşı, LED’lerden daha parlak bir ışık vererek görüntü kalitesini artırıyor ve doğal bir parlaklık veriyor. Bu sayede yetersiz ışık olan yerlerde bile Galaxy K zoom ile çok daha net ve kaliteli fotoğraflar çekebileceksiniz.

Bu kadar gelişmiş kamera özelliğinin yanında bir çok fonksiyonu da entegre eden Galaxy K zoom’un en dikkat çekici özelliklerini sizler için derledim;

  • Hassas ışık ve netlik dengesi sağlayan  AF/AE (Otomatik Odak/Otomatik Pozlama) Ayrımı
  • Optimize edilmiş 5 farklı filtre ayarı sunan yeni nesil Pro Suggest moduyla; farklı bir filtre uygulaması kullanmanıza gerek kalmıyor!
  • Kullanıcılara selfie çekimlerini kolaylıkla zaman ayarlı olarak yapabilme imkanı veren Selfie Alarm sayesinde çok daha güzel selfieler çekebilirsiniz.
  • Hareketli bir nesneyi odaklanarak ve net bir şekilde çekmek için geliştirilen nesne izleme özelliği ise, sizin için özel olan her “an”ı yakalayabilirsiniz!
  • Galaxy K zoom, bir Galaxy akıllı telefondan isteyebileceğiniz bütün özelliklere sahip. Bu özelliklerden Ultra Enerji Tasarrufu Modu pil tüketimini asgari düzeye indirerek yoğun bir gün içerisinde yaşayabileceğiniz şarj problemini de çözüyor.
  • S Health Lite kişisel fitness koçluğu yapıyor ve formunuzu korumanızda size yardımcı oluyor.
  • Studio uygulaması ise fotoğraf ve videoların kolaylıkla düzenlenmesini sağlıyor.



Bu teknik özelliklerin yanı sıra Galaxy K zoom’un tasarımı da oldukça güzel. Kompakt tasarımı sayesinde, üst düzey taşınabilirlik sunan Galaxy K zoom’un ergonomik kavrama özelliğinin yanı sıra şık ve özgün hatları, yumuşak ve rahat bir kullanım hissi veriyor.



Galaxy K zoom hakkında detaylı bilgi almak için http://www.samsung.com/tr/consumer/mobile-phone/galaxy-camera/galaxy-camera/SM-C1110ZKATUR adresini ziyaret edebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

16 Eyl 2014

EGE'NİN OKULDAKİ İLK GÜNÜNDEKİ HAYAL KIRIKLIĞIM VE SONRASI -3

Merhaba,

Yazdıklarımı takip ediyorsanız, cuma size velilerin tepkisinden bahsedeceğim demiştim. Hafta sonu araya bir sürü işler girdi yazamadım. Biraz önce  Efe Deniz'i uyuttum. O halde yazmaya başlayabilirim :)

Öncelikle şunu söyleyeyim. Bu hafta da okulumuz tatil oldu. Onarım ve tadilatlar devam ediyor. Beylikdüzü Belediyesi, boya badanayı bitirdi, çatının tamamını söktüler. Yeni baştan çatı yapılıyor. Ardından parke ustaları girecek. Okuldan bir velimiz parkelerin işçiliğini yapacak. Bir velimiz yarısını karşılayabilirim demiş, kalanını da okul üstlenecekti. Yazdığım firmalardan olumlu ya da olumsuz bir cevap alamamıştım. Bugün tam okuldan çıkmak üzereyken eşim aradı. O da tüm tanıdıklarına haber salmıştı. Geçen hafta bir yerden ışık vardı ama kesinleşmesini beklemiştim. Bugün okula gidip de bu haberleri aldıktan sonra tam çıkacakken eşim aradı. Bir arkadaşının yönlendirmesi sonucu buldukları firmanın parkeleri bu hafta içinde gönderecekleri bilgisini aldım. Müdürümüzle görüşüp, okulun iletişim bilgilerini alarak kendilerine ilettim. Tamamen gerçekleşmeden fazlaca umutlanmak istemiyorum. Yapım gereği nedense hep, ya bir aksilik çıkarsa fikrini kafamdan atamıyorum:)

                                                    Okul çatısı tadilatının son hali.


Şimdi asıl konumuza dönelim. Okulun 3. günü, parke m2'si ölçümü için velimiz geldiğinde, müdür beyde onunla geldi. Çıkışta velilere durumu anlattı. Belediyenin tamirat ve boyayı yapacağını, bir velimizin işçiliği üstlendiğini ve 65 m2 parke malzemesi için herkesin okula destek olmasını rica ettiğini söyledi. Kesinlikle bir emir ya da zorunluluk gibi değil. Gerçekten rica olarak.

Bazıları, tabi ki dedi. Bazıları, keşke olsa da verebilseydik dedi. Sadece 2 kişi başladı söylenmeye. Bir tanesi daha heyecanlı söyleniyor, diğeri de onu destekliyordu. Okulun, yıl içinde çocukların faaliyetlerinde kullanacakları el işi malzemeleri fazlaymış, her veliden istenen tuvalet kağıdı, sabun, kolonya ve kağıt havlu gibi çocuklarımızın hijyeni açısından gerekli olan malzemeler fazla istenmiş, onun çocuğu beş saat tuvalete gitmeden de durabiliyormuş. Kesinlikle hiç bir şey almayacakmış. Kim alıyorsa alsınmış. Falan da filan. E benim aldıklarımı kullandırarak kendi çocuğuna, böyle mi örnek olacaksın evladına.

Sonra belediye, madem boya ve çatıyı yapıyormuş parkeleri de yapsaymış. Sanki bu belediyenin asli göreviymiş gibi. Bir ülkede eğitim ile ilgili konulardan sorumlu olan Milli Eğitim Bakanlığı değilmiş gibi.

Kişilerden biri daha bir saat önce,  çocuğunu başka bir okula yazdırmak istediğini, okulun herkesten 300 TL istediğini duyduğunu ama ondan 500 TL istediği için vermekten vazgeçtiğini anlatıyordu. Müdür bey gittikten sonra o bayana sordum, diğer okula para vermeye hazırdınız, şimdi kendi çocuğunuzun sağlığı için, kullanacağı malzemeler için neden söyleniyorsunuz diye.

Cevabı " Ama o okulda İngilizce var, bale var"  Bre hatunlar, 6 yaşındaki çocuğunuz okulda bale öğrense ne olacak. Çok yetenekli olduğuna inanıyorsanız götürürsünüz bale kursuna. Normal hayatta bale mi yapıyoruz biz? Hafta da 1 saat okulda olacak bir İngilizce öğretmeninin aylık maliyeti nedir? Zaten her sene kayıt yaptırırken toplanan paralarla rahat rahat ödeniyor. 100 kişi olan bir okulda, sadece yarısından kayıt ücreti alınsa herkesten de 300 TL istense 15.000 TL yapar.O okulun aidatları ile de diğer harcamalar yapılır. Hesap bilmek bu kadar zor mu?

Bu kadar malzeme alacaklarını bilseler özel okula ya da kreşe gönderirlermiş çocuklarını. Özel okulda okutmak çok kolay galiba. Yıllık ücret, servis, yemek, yapılan bazı etkinliklerin ücretleri sanki bedava. 15 aylıktan beri kreşe giden Ege'nin maliyeti 30.000 TL'yi aşmıştır muhtemelen.

Bizde genelde var bu. Tepki vermeyi gerçekten bilmiyoruz. Asıl tepki vermemiz gereken kişilere sesimizi çıkaramazken, elimizden ne gelirse o şekilde yardımcı olmamız gereken kişilere söyleniyoruz. İyilik yapıldığında onu görev gibi algılıyor, görevi olup da yapmayanlara bahaneler buluyoruz. Ve ben böyle olmasına acayip sinirleniyorum.

Ben alışverişi tamamladım sayılır, çocuğumun okulda giyeceği ayakkabı, kullanılacak vesikalık fotoğraflar da dahil yaklaşık 300 TL tuttu. Hemde çocuklar dolayısıyla uygun fiyatlı yer aramadan. Belki daha ucuza bile halledebilirdim.

Şimdi bu rakam bazıları için fazla gelebilir diyebilirsiniz. Biz ev fiyatlarının en az 250.000 TL olduğu bir semtte oturuyoruz. Gelir seviyesine bakılmaksızın, eğer bir yıl sonra anaokuluna vermeye karar verdiğimiz bir çocuğumuz varsa, aylık 20 TL biriktirerek çok rahat halledebiliriz.

İlk yazım için Tık Tık
İkinci yazım için Tık Tık

Sevgiler

Şafak

Sizi en çok çocuğunuz şaşırtır!

Biz anneler, çocuklarımız ile ilgili endişelerimizden dolayı onların potansiyelini bazen göremeyebiliyoruz. Oysa hayata bir de onların gözünden bakmayı denesek.... Hayata çocuklarınızın gözlerinden bakıp, gülümsemeye ne dersiniz? Endişeleriniz onların yaşayarak öğrenmesinin önüne geçmesin…


Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Eyl 2014

YEŞİL MERCİMEK ÇORBASI




Merhaba,

Yeşil mercimeğin faydasını bilmeyen yoktur. Et ile karşılaştırıldığında besleyiciliğinin aynı olduğunu görürüz. Glisemik endeksi düşüktür, ancak kilo aldırmaz. Folik asit açısından da yüksek değerde olduğu için, özellikle hamilelikte tüketilmesi tavsiye edilir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, yorgunluğu giderir. Kolesterolu düşürüp, kan akışını hızlandırır. Gözler için faydalı olduğu uzmanlar tarafından açıklanmıştır. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar, kilo vermeye yardımcıdır. Bunun gibi bir çok şeye iyi geldiği halde, beni en çok ilgilendiren faydası, kansızlığa iyi geldiği.

Benim çocuklar çok fazla et sevmiyorlar. Bende onlar için ne yapabilirim diye düşünürken karşılaştım yeşil mercimekle çünkü ben ne yazık ki sevmiyorum. İlk yeşil mercimek yedirme çalışmamda yemeğini pişirdim. İkisi de yemedi. Bunun üzerine çorba olarak yapmayı denedim, bu sefer oldu. 

İşte tarifim

Malzemeler

1 su bardağı geceden ıslatılıp, haşlanmış ve suyu süzülmüş yeşil mercimek
1 havuç
1 soğan
1 kaşık tereyağ
2 kaşık un
Karabiber, tuz ve kekik


Yapılışı

Havuç ve soğanı doğrayıp kavurun. Haşlanmış mercimeği ekleyin. Bir kaç dakika beraber kavurduktan sonra sıcak su ekleyerek, hepsi ezilecek kıvama gelene kadar pişirin. Blenderdan geçirin

Ayrı bir kapta yağ ve unu kavurun. Pişirilip blenderdan geçirilmiş çorbanızı ekleyin. Yaklaşık beş dakika birlikte pişirin. Tuz ve baharatları ekleyerek kapatın.

İsterseniz üzerine kızdırılmış yağ ve biber dökerek servis yapabilirsiniz. Ben çocuklara yedirdiğim için yapmadım.

Afiyet olsun

Şafak




12 Eyl 2014

EGE'NİN OKULDAKİ İLK GÜNÜNDEKİ HAYAL KIRIKLIĞIM VE SONRASI -2

Merhaba,

Okul ile ilgili yazıma devam ediyorum. Çocuklar bu hafta okulda birer saat kaldılar. Çok fazla alışamayan, ağlayan çocuk yok. Neredeyse bir tek Ege var. 15 aylıktan beri annesi ile sadece bir yıl kalabilmiş bir çocuk için şaşılacak şey. Beni bir dakika görmese paniğe kapılıyor ve başlıyor ağlamaya. Yalnız ikimiz olsak, belki daha kolay halledebileceğim ama Efe Deniz de bizimle geliyor mecburen. Ne yazık ki O da orada durmak istemiyor ve sürekli gidelim diye ağlıyor. Zaman zaman, ana okulunun içine giriyoruz, oradaki oyun bölümünde oyuncaklarla oynuyor. Bir tek o zaman sessizleşiyor. Bu sefer de Ege seni dışarıda göremiyorum diye mızırdanıyor. Ne yazık ki ikisine de nasıl yetişeceğimi bilemiyorum. Anne olmak gerçekten zor zanaat.

Bir ara başka bir velinin çocuğu ile bir araya geldik. İkisinin eline de birer erik verdim. Böylece beş dakika huzur buldum diyebilirim.


İlk gün eve gidince hissettiklerimi dün anlatmıştım. Evin içinde gezinip durdum ne yapabilirim diye. Çok zengin insanlar da değiliz ki, hemen işçileri malzemeleri ayarlayıp gönderelim. 

Benim bilgisayar genelde hep açıktır. Beylikdüzü Belediyesi resmi twitter adresine twit attım. Favorilere eklendi ama dönüş olmadı. Tam bu sırada bir baktım, hiç tanımadığım halde, bir şekilde arkadaş listeme eklenen Beylikdüzü Belediyesi Meclis Üyelerinden Deniz Çakıroğlu mobilde gözüküyor. Hemen ona durumu anlatan bir mesaj attım. Okundusu geldi ama cevap dönmedi. Yine hayalkırıklığı. 

Bu arada ben hep düşünüp duruyorum. Tanıdığı olabilecek arkadaşlarıma mesaj atıyorum ama yok kimseyi bulamıyorum.  Gece artık saat neredeyse 01;00 sıralarında yatmak için hazırlanmaya başladım. Tam bilgisayarımı kapatacakken, Deniz Çakıroğlu'ndan bir mesaj. 

"Şafak Hanım mesajınızı gördüm, gün içinde çok yoğundum dönemedim. İlçemizdeki tüm okulların badana boya işleri belediyemiz tarafından yaptırıldı. Bundan başka elimizden geldiğince eksikliklerini gidermeye çalıştık. Yarın beni .... numaradan arayın konuşalım"

Aaaa. şaşırdım. Boşuna mı strese girdim acaba diye düşündüm. Ertesi sabah okula gidince hemen müdürümüzü buldum. Gördüğüm eksiklikleri anlattım. Ne yapılacak diye sordum. Okul ana binasının badanasının yapıldığını, ancak ana sınıfı binasının okuldan ayrı bir yermiş gibi göründüğü için boyacılar tarafından boyanmadığını, boyatmak için aradığını ama oyalandığını anlattı, hatta yanımda tekrar konuştu. Çatı ve diğer tamiratlar için de kaynak bulmaya çalıştığını, bulur bulmaz halledeceğini söyledi.

Bunun üzerine Deniz hanımı tekrar aradım ve Ana okulu  ile ilgili durumu anlattım. Şaşırdı ve hemen ilgileneceğini söyledi. Eve geldiğimde, yine bir meclis üyesi olan Fuat Beyazıt'a da mesaj attım. Kendisi bizim mahallede sevilen ve sayılan bir kişi. Ona boya işinin hallolduğunu ama çatı ve diğer tamiratların da yapılması için bize destek vermesini, bu işler hallolmazsa çocukların kışın hasta olabileceklerini söyledim.  O da ilgileneceğini söyledi ve günün ilerleyen saatlerinde mesaj atarak, Belediye Başkanımızla konuyu görüştüğünü ve tadilat işinin de belediye tarafından karşılanacağını söyledi.

Ertesi gün okula gittiğimde müdür beyin yanına çıktım. Gerçekten de ilgilenmişler bizimle. Hatta Deniz hanım, İnşaat bölümünden birilerini ve bir meclis üyesini daha yanına alarak, okulu ziyarete gelmiş, eksiklikleri görmüş, notlar aldırmış, müdür beye inşaatla ilgili başka talepleri olup olmadığını sormuş. O da bazı eksiklikleri daha söylemiş. En kısa sürede halledeceklerinin sözünü vermişler.

Biz bugün okula gitmedik. Çünkü okulda boya ve tadilat başladı. Çatının akan kısmını tamir etmek yerine tamamını sökerek yeni bir çatı yapıyorlar. Hafta sonu tamamlanacak.  Yuppi :)

Ben hala parke için sponsor arıyorum. Büyük firmalara mail attım ama bu saate kadar olumlu ya da olumsuz geri dönen olmadı. Parke malzemesi bulunur bulunmaz yine okulumuzdan bir veli, işçiliğini yapacak. Altı üstü 65 m2 parke malzemesi için debelenip duruyoruz. Parkecilerden fiyat alıyorum ama okul için olduğunu söylememe karşın kimse maliyetine bile vermiyor. Keşke bir elli yıl önce dünyaya gelseydim!

Yarın sizinle bazı velilerin bu olaylara yaklaşımını ve tavırlarını yazacağım. Dünkü yazıma bir arkadaşım hakkımızı aramayı ve tepki vermeyi bilmiyoruz diye böyle oluyor demiş. Biraz doğru biraz yanlış. Niye böyle düşündüğümü yarın yazdıklarımdan sonra daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.

Dünkü yazımı okumak isterseniz Tık Tık

Sevgiler
Şafak

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...