21 Kas 2017

Burun Ucunun Düşüklüğü, Daha Sinirli Gösteriyor




Yüz profilimizdeki anahtar nokta, burun ucumuz mu?  

Yüz görüntümüzde, etrafa verdiğimiz enerjiyi en çok bozacak noktalardan birisi de burun ucunun düşüklüğüdür. Burun ucu düşüklüğü, hem nefes alma bozukluğu, hem de estetik olarak engeller oluşturuyor. İşlevsel açıdan burundan nefes almaya büyük ölçüde engel olurken; estetik açıdan kişiye sinirli, yorgun ve enerjisi düşük bir görünüm veriyor.

Burun ucu düşüklüğünün her zaman problem oluşturabildiğini kaydeden KBB ve Burun Estetiği Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları söyledi: “Bu sorunu yaşayan bireyler kendilerini ‘Sadece burun ucumu parmak uçlarımla azıcık yukarı kaldırdığımda çok iyi nefes alıyorum’ şeklinde ifade ediyorlar. İlaveten bu sorunun giderilmesiyle birlikte, daha iyi soluklanmanın sunacağı bol hava ve koku gibi pek çok temel yaşamsal avantaj bulunuyor. Burun ucu düşüklüğü sorununun çözülmesi bireye, sosyal ve mesleki kariyerinde de enerjisi yüksek bir görüntü sağlıyor” dedi.


Lokal anestesi ile 45 dakika sürüyor

Burun ucu estetiği (Tipplasti) ameliyatları, lokal anestezi yapılarak en fazla 45 dakika sürdüğünden, hasta hemen sonrasında evine veya işine geri dönebiliyor. Bu yöntemde, silikon tampon ve burun sırtına atel konulmadığından dolayı oldukça konforlu bir iyileşme süreci gerçekleşiyor.

Burun ucu estetiği ameliyatını diğer burun bölgelerinde sorun olmayan hastalara uyguladıklarını anlatan KBB ve Burun Estetiği Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy konuşmasına şöyle devam etti: “Bu ameliyatı, sıklıkla lokal anestezi ile yapmak mümkün olup, çok nadiren genel anestezi uyguluyoruz. Burun ucu estetiği, genelde üstte bahsettiğimiz gibi burun ucunun kaldırılması söz konusu olmasının yanında, nadirende olsa burun ucunun indirilmesi, inceltilmesi veya kalınlaştırılması, burun deliklerindeki şekil bozukluklarının düzeltilmesi, burun kanatlarındaki kalınlığın inceltilmesi veya çökmenin giderilmesi gibi pek çok işlemleri kapsayan geniş bir kavramdır. Ayrıca bu yöntemle, burun ucunun rafine edilmesi dediğimiz zarifleştirilmesi ve ışık vurduğunda burada martı kanadı şeklinde son derece güzel bir görüntü yakalanması mümkündür. Dahası bu ameliyatları, daha evvel burun estetiği ameliyatı olmuş, fakat istenen sonuçları burun ucunda alamayan hastalara da revizyon amaçlı olarak sıklıkla uyguluyoruz” diye konuştu.  



Ödem ve morluk oluşmaz

Burun ucu estetiğinde iyileşme süresinin, klasik septorinoplasti yöntemlerine göre daha kısa olduğunu ifade eden Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları kaydetti: “Bu yöntemde, kemik dokuya müdahele edilmediğinden dolayı ödem ve morluk hiç olmaz. Ayrıca, atel veya alçı koymak gerekmediğinden, iş ve iş gücü kaybı da hemen hemen hiç yoktur. İşlem esnasında, açık veya kapalı (burun içinden) teknik ameliyat yöntemlerinin her ikisinin de cerrahın tecrübesine ve tercihine göre avantajlı tarafları vardır. Benim sıklıkla kullandığım yöntem, burun ucuna her türlü müdaheleyi yapabilmeye olanak sunan açık tekniktir ki, kesi yeri uygun kapatıldığında kesinlikle kesi izi kalmaz. Kapalı tekniğin ise yegane avantajı, birkaç haftada olsa burun girişinde görülen dikişlerin içeride olmasıdır. Özetle, burun ucu estetiğini düşünen hastalara, mutlaka yapılacak profil analizi ölçümleri ve bilgisayar çalışmalarıyla, doğru tedavi yöntemi doktor tarafından belirlenmelidir. Nitekim burun ucu estetiği ameliyatları, gerçekten seçilmiş kişilerde son derece basit ve yüz güldürücü bir uygulamadır” dedi.

Burun ucuna dolgu uygulamaları da, son yıllarda oldukça popüler 


Cerrahi uygulamanın yanı sıra, özellikle son yıllarda dolgu ile yapılan burun ucu estetiğinin de oldukça popüler olduğunu kaydeden Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları söyledi: “Burun ucu estetiği amaçlı dolgu uygulamaları da, seçilmiş hastalarda kullanılan bir diğer yöntemdir. Dolgu uygulamaları, kullanılan maddeye göre değişebilmekle birlikte, 1 -3 yıl arasında etkilidir. Avantajı ve dezavantajı da tam olarak bu noktada olup, yapılan işlemin geri dönüşü mümkündür ve bahsedilen sürelerde yeniden tekrarlanması gerekiyor. Bazende, çok küçük kusurlarda, sabırla 2-3 kez tekrardan sonra, o bölgede bir miktar yumuşak dokuda oluşabilmesi sebebiyle hastayı tekrarına gerek kalmaksızın çok daha uzun süreli de memnun edebilmektedir” şeklinde konuştu.

Saklama Rehberi

                                          

Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.



Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)



Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Kas 2017

Ayşen Laçinel’e, “İnsana ve Doğaya Saygı Ödülü”




Marka ve insan kaynakları alanlarında yönetim danışmanlığı yapan, eğitimler veren AL Danışmanlık Genel Müdürü Ayşen Laçinel’e, “İnsana ve Doğaya Saygı Ödülü’ verildi. 10 yıldır ‘insana saygı, dünyaya saygı’ mottosuyla çalışmalarına devam eden Ayşen Laçinel, “Sen Kimsin” ve “Liderlik Frekansı” kitaplarını yazdı.

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD)’nin düzenlediği 9.Küresel Isınma Kurultayı, 17 Kasım 2017 tarihinde, İstanbul Fuar Merkezi Yeşilköy’de gerçekleşti. Bu yıl “Enerjini Depola, Geleceğini Kurtar'' temasının işlendiği kurultaya, gazeteciler, sivil toplum örgütleri ve iş dünyası yoğun ilgi gösterdi. Kurultayda, 9.Küresel Isınma Kurultayı ödülleri de sahiplerini buldu.


Bireylerin %60’ı, yeteneklerinin farkında değil


Konuşmasında bireylerin %60’nın yeteneklerinin farkında olmadığının altını çizen Ayşen Laçinel, kendini unutan bireylerin, yeteneklerini, gücünü ve katacağı farklılıkları unutabileceğini açıkladı. Her bireyin farkedilmesi, değer görmesi ve farkındalığın arttırılması gerektiğini anlatan Ayşen Laçinel, “Ne kadar gelişmiş teknikler ve sistemler kurulursa kurulsun, işi yönetecek olan, ihtiyaçlara ve hedeflere göre güncelleyecek olan insandır” dedi.

Ülkemizin önde gelen kurumlarına marka ve insan kaynakları danışmanlığı yaparken, eğitimler vererek kariyer koçluğu yapan Ayşen Laçinel, etkili bir iletişimin stratejik yol haritasına dair de şunları anlattı “Etkili bir iletişimin yol haritasını şu aşamalar oluşturur. Dinlemek; anlamak; farketmek; konu nedir; amaç nedir; iletişim planı nedir; kiminlesin (yaşı, tarzı, duygusu, değerleri nedir) ve anladığını farkettiğini sentezleyip görülmesi gerekeni karşı tarafa nasıl farkettireceksin” diye konuştu. 

9 Kas 2017

Lahana Turşusu Tarifi

Merhaba,

Bugün sizlere Lahana turşusu tarifi vermek istiyorum. Turşularımı kendim yaparım ama ilk defa lahana turşusu denedim. Denemeden önce de internette bayağı bir araştırdım. Beni tanıyanlar bilir, hep biryerlere yetişme telaşında olduğumdan ve genelde 24 saati bana yetmediğinden öyle çok meşaketli şeyleri yapmayı sevmiyorum. Mutlaka yapacaksam da en kolayını bulmaya çalışıyorum. İnternette gezinirken gördüğüm bir çok tarif de zaman alıcı aşamalardan oluşuyordu. Bekletmeler , ovmalar vs. Tabi bu bir tercih meselesi, belki bekleterek faydalı tarafları da oluyordur. Ancak ne yaparsanız yapın, satın almaktansa kendimizin yapması daha faydalı.

Neyse araştırmalardan sonra annemde görüp de hatırladığım şekilde yapmaya karar verdim. Aslında yemekler de dahil bir çok yiyecekde ana işlemler aynı. Bu nedenle mutfakta herşeyden önce kendi damak tadınıza güvenin.

Gelelim benim yaptığım turşuya :)


Öyle çok büyük bir lahana almadım ben. Yaklaşık 2.5 litrelik bir kavonoza oldu. Sanırım 1-1.5 kilo falandı. Aldığım lahanayı yapraklara ayırıp güzelce yıkadım.

Ardından bıçakla parçalara kestim. Genel olarak sert sevdiğim içinde çok minik minik doğramadım.



Bir kapda 1'e 2 ölçü kullanarak 5 bardak su ve 2.5 bardak üzüm sirkesine yaklaşık 3 yemek kaşığı kaya tuzu ekledim.

2 diş sarımsağıda bütün halde bu suya ekleyerek lahanalarla karıştırdım.

Ardından bastırarak lahanaları kaba koydum. Kapta kalan suyuda üzerine gelecek şekilde döktüm. Bir miktar suyum kaldı ama o kadar kusur olsun :) Aslında bu su, sirke ve tuz olayını damak zevkinize göre azaltıp çoğaltabilirsiniz bence.


Ağzını örterek serin ve karanlık bir yere kaldırabilirsiniz. Kaldırırken altına bir kap koyarsanız, taşarsa falan temizlemeniz de kolay olur. Bir 15 gün sonra kontrol edin eğer istediğiniz gibi olursa yemeye başlayabilirsiniz.

Turşuları açtıktan sonra buzdolabına koymayı da önerenler var. Bu durumda dilerseniz litrelik kavonozlarda turşunuzu kurarsanız -eskiler böyle der neden bilmem- tüketim ve saklamak da basit olabilir.

Şimdiden afiyet olsun

Sevgiler

Şafak
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...