Gamiss

31 Oca 2015

HOMEND Royal Tea Çay Makinası Deneyimi -Bu makina konuşuyor



Merhaba,

Ben çayı eğer misafir yoksa makinada yapıyorum. Evdeki makinamız çok eski olmamasına karşın bir süredir makinanın çalışması esnasında alttan su akıtma problemi vardı. Sorunu çözemeyince bende yeni bir makina almaya karar verdim.

Alışveriş merkezinde gezerken Karaca Home'da bu markaya rastladım. Şahsen daha önce duyduğum bir marka değildi ama mağaza yöneticisiyle yaptığımız konuşma sırasında, duyduğum bazı özellikleri beni çok etkiledi ve denemeye karar verdim.



Homend bir Alman markası. Süpürgeden, tost makinasına, buharlı pişiriciden şarap açacağına kadar bir çok ürünü var. Benim aldığım Çay makinasının modeli Royal Tea 1701. Şimdi size biraz özelliklerinden bahsetmek istiyorum.


Teknik Özellikler


Plastik gövde ve cam demlik
1800 W
1 lt. demlik 1,9 litre su ısıtıcısı kapasitesi
Sesli uyarı sistemi
Mama suyu ve Kahve/yeşilçay ve Çay suyu hazırlama

Kullanım Özellikleri


Çay makinanız çay, bitki çayı, kahve suyu ve mama suyu hazırlayabiliyor. Üstelik tek tuşa basarak olması gereken sıcaklıkta. Mesela mama suyu yapacaksanız, tuşa basıyorsunuz mama suyunuz 40 derecede duruyor ve sizi sesli uyarıyor "Suyunuz hazır mimiğe afiyet olsun" diye :) Daha önceden hiç kaynamamış bir su ise 40 derece düğmesine uzun süreyle basıyorsunuz, önce suyu 100 dereceye kadar kaynatıyor sonra yavaş yavaş 40 dereceye getirip sizi uyarıyor. Bu sıcaklığı 5 saat boyunca korumaya devam edebilirsiniz. Gece uyandığında onu çok bekletmeden rahatlıkla mamasını yapabiliyorsunuz. Harika değil mi?



Ya da çay yapacaksınız, yine ilgili tuşa basıyorsunuz su ısınıyor ve size haber veriyor "Suyunuz hazır Çayınızı demleyebilirsiniz." Çay suyunu 2 saat, kahve suyunu da bir saat sıcak tutar. Tabi bu ses olayından rahatsız olursanız bunu da düşünmüşler. Alt tabanında ses açma kapama düğmesi var onu kullanarak sesini kapatabilirsiniz.

Peki Nasıl Temizleyeceksiniz

Makinanız soğuduğuktan sonra kapama düğmesine basıp prizden çekmelisiniz. Makinanın filtresini elde ya da bulaşık makinasında yıkayabilirsiniz ancak diğer parçalarını sadece kuru bezle silmenizi öneriyorlar. 

Peki Ya Bozulursa O Zaman Ne Olacak

İşte en can alıcı noktası da bu.

2 yıl garanti süresi var. Üretimden kaynaklanan her türlü sorun garanti altında. www.homend.com  adresinden ürününüzü kaydederseniz işlem sırasında garanti belgesi dahil hiç bir belge sormuyorlar.

7 gün 24 saat kendilerine 444 32 45 nolu telefondan ulaşabiliyorsunuz. İnternet sayfalarından da canlı destek alabiliyorsunuz. Denedim, 15 sn. içinde soruma cevap verdiler. Online Yardım

Ürününüz arızalandığında servise götürmenize gerek yok. Telefon açıyorsunuz, gelip alıyorlar 48 saat içinde (2 iş günü) için de size geri getiriyorlar. Üstelik bunun için ayrıca bir ücret ödemiyorsunuz.

Bu özellikler hakkındaki düşüncenizi merak ediyorum. Ben çok beğendim. 

Sevgilerimle
Şafak
,







29 Oca 2015

Vestel’in Allergy UK onaylı rekortmen çamaşır makinesinden İngiltere’de gururlandıran başarı…

Bugün sizlerle İngiltere’de yaşayan 9 yaşındaki Daisy Ames’in hem umutlandıran hem de gurur veren iyileşme hikayesini paylaşmak istiyorum.

Vestel’in hem Türkiye’de satışa sunduğu hem de dünyaya ihraç ettiği Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi Londra’da ağrılı egzama hastası 9 yaşındaki Daisy Ames’e derman olmuş.

7 alerjen ve 4 bakteriye karşı etkili dünyadaki tek makine olan Pyrojet’in anti-alerjen programı kıyafetlerde etkili hijyen sağlayıp, egzama döngüsünü  kırmayı başararak, küçük kızı iyileştirmiş.

Dört çocuk annesi Laura Ames,  Allergy UK tarafından kendilerine bağışlanan çamaşır makinesinin hayatlarını değiştirdiğini, küçük kızı Daisy Ames’in doğuştan beri ciddi boyutta egzama hastası olduğunu, pek çok cilt tedavi yöntemi denediklerini ama Daisy’nin kabarmış ve iltihaplı yaralarını bir türlü yatıştıramadıklarını söylemiş.




21 milyon alerjik hastaya yardım için kurulan Allergy UK’in aileye bağışladığı  Pyrojet teknolojisine sahip Vestel Çamaşır Makinesi ile ise küçük kızın yaraları birkaç ay içinde iyileşmiş. Artık Daisy’nin bütün kıyafetleri, nevresimleri yeni makine ile yıkanıyormuş.


Konu ile ilgili Vestel Ticaret A.Ş. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Ergün Güler’de bu sevinçli haber üzerine, öncelikle bir baba olarak küçük bir kız çocuğunun acı veren hastalığının iyileşmesine katkı da bulundukları için çok mutlu olduğunu aynı zamanda da Vestel ailesi olarak bu önemli başarıya imza attıkları için çok büyük gurur duyduğunu söylemiş.

Bu güzel haberden sonra sizler için bu rekortmen çamaşır makinesinin özelliklerini araştırdım.

Anti-alerjen programı sayesinde hem çocuklu aileler hem de bu tarz rahatsızlığı olan kişiler için tam bir ilaçken aynı zamanda  enerji tasarrufu sayesinde de aile bütçesine de katkısı büyükmüş.

Yeri gelmişken Vestel Rekortmen Çamaşır Makinesi’nin diğer özelliklerinden de bahsetmek gerekirse:

Vestel’in Pyrojet teknolojili rekortmen çamaşır makinesi, A+++ enerji sınıfındaki 8 kg kapasiteli ürünlerden yüzde 70 daha az enerji tüketiyor. Enerji verimliliği ile Alman Elektrik, Elektronik ve Bilişim Teknolojileri Kurumu VDE’den onay alan Vestel Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi, su ve elektrik tüketiminde sağladığı rekor tasarrufla öne çıkıyor. Pyrojet teknolojisi, çamaşır makinesinin yıkama esnasında aldığı suyu kısa sürede arzu edilen sıcaklığa ulaştırıp duşlama yöntemi ile doğrudan çamaşırlarla buluşturarak su ve elektrik tüketiminde gözle görülür düşüş sağlıyor.

Ayrıca, 12 dakikada yıkama yapabilen Süper Hızlı Yıkama Programı’na sahip Pyrojet teknolojili Vestel çamaşır makinesi, kirlilik seviye seçimi ve 22 farklı lekeye uygun yıkama opsiyonu da sunuyor.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

26 Oca 2015

HER ÇOCUK ISPANAK SEVMEZ




Merhaba,

Salı günü Happy Nest'de Yasemin  Üstay Tekin'in "Her Çocuk Ispanak Sevmez" isimli kitabının tanıtımındaydım. Oldukça keyifli geçen buluşmada anladım ki bu yemek konusunda neredeyse tüm anneler dertli.

Yasemin Hanım, oğlu Yaman Ali'nin yemek konusunda çok seçici olmasıyla başlamış ona her şeyden nasıl yedirebilirim diye düşünmeye. Bir çok araştırma yapmış. Bu araştırmaların sonunda da çocuğuna zorla yedirmek yerine ona bambaşka şekillerde yiyecekleri servis etmeye başlamış. Öyle güzel tarifleri var ki. Mutlaka web sitesini ziyaret etmelisiniz. 


O gün bizimle bu konudaki bilgi ve deneyimlerini de paylaştı. Size maddeler halinde bazılarından bahsetmek istiyorum.

Yemekten Keyif almasını sağlayın


  • Yemeklere puan verin
  • Yiyeceklere isimler takın
  • Yemekli oyunlar oynayın
  • Masayı kurarken size yardım etmesine izin verin.
  • Sunumlarınıza farklılıklar katarak güzelleştirin
  • Markete beraber gidip aldıklarınızdan birlikte pişirin (Çocuğun yaşına bağlı olarak)


Çocuğunuz Mutfakta Neler Yapabilir


3-7 Yaş


  • Sebze yıkayabilir
  • Marul yapraklarını soyabilir 
  • Yumurta kırabilir
  • Hamur Yağurabilir
  • Kurabiye şekil verebilir
  • Ekmeğe bal-reçel sürebilir


8-12 Yaş

  • Merdane yardımıyla hamur açabilir
  • Sofrayı kurabilir
  • Sebze meyve soyabilir
  • Sandviç hazırlayabilir
  • Portakal limon sıkabilir

Tekrar Ve Tekrar Deneyin

  • Küçük porsiyonlar olarak sunun
  • Yememesini kişisel olarak algılamayın
  • Bir yemeği sevmesi için en az 15 kez denemek gereklidir
  • Tepki gören yemeğin değişik versiyonlarını deneyin. Sıcak-soğuk, çiğ-pişmiş, erimiş-taze gibi

Yemek konusunda çocuğunuzla konuşurken sözlerinize dikkat etmelisiniz. 

Başka çocuklarla kıyaslamaktan vazgeçmelisiniz. Yemek yemezse başına kötü bir şey geleceğini söyleyerek korkutmamalısınız. Yemeği sevip sevmediğini sorun, eğer sevmemişse yarın da farklı olarak deneyebileceğinizi söyleyin.

"Bugün Ne Yemek İstersin" Sorusu Yerine, Plan Yapın.


Spor ve uyku çocuklar için çok önemlidir. Eğer spor yapmaz ve yeterli uyumazsa hem fiziksel olarak gelişmez hem de hırçın olur. Çocuklar yemek yedikleri ortam ve zamana bağlı olarak da yemek yemek istemeyebilirler. İyice analiz etmeli ve problemleri gidermelisiniz. 

Seçicilik genel olarak okul öncesi dönemde çok yaygın ancak bu sizi korkutmasın ilkokul çağına geldiğinde bu durum azalacaktır. Zorlama yapmadan, durumuna saygı duyun. Örneğin ben küçükken neredeyse hiç bir şey yemezdim. Bu mutlaka size de olmuştur. Yaş ilerledikçe insan bir çok şeyi yemeğe başlıyor.

Ayrıca Youtube da da bazı tariflerin yapılışını bulabilirsiniz. İşte size Derya'nın dünyası programında yayınlanan konuşma ve bir tarif.


Çocuklarımızın sağlıklı besleneceği ve yemek seçmedikleri bir dünyaya kavuşmamız dileği ile :)

Sevgiler

Şafak


23 Oca 2015

BROKOLİ ÇORBASI



Merhaba,

Bugün sizlere Brokoli Çorbası tarifi vermek istiyorum. Bazı uzmanlar tarafından çok faydalı olduğu brokoli çorbasını kokusundan hoşlanmasanızda zaman zaman pişirmenizi öneririm.

Malzemeler


  1. 1/2 kg. brokoli
  2. 1 kaşık tereyağ
  3. 2 yemek kaşığı un
  4. 2 su bardağı süt
  5. 2 su bardağı su


Yapılışı

  1. Brokolileri iyice yıkayarak çok az su ile haşlayın. Su azaldıkça brokoliler haşlanmamış olursa sıcak su ekleyin. 
  2. İyice haşlandığında blendırdan geçirin.
  3. Bir tencerede 1 kaşık tereyağını eritin ve unu kokusu çıkana kadar kavurun. 
  4. Ardından blendırdan geçirilmiş brokolileri ekleyin, sütü yavaş yavaş katın.
  5. Suyunu da ekleyerek dilerseniz karabiber ve tuzunu ekleyin.
  6. Eğer koyu olursa su ekleyebilirsiniz.


Afiyet olsun

Sevgiler

Şafak



20 Oca 2015

EFE DENİZ 2 YAŞINDA İYİ Kİ VARSIN OĞLUM

Merhaba,

Küçük oğlum Efe Deniz'in cuma günü doğum günüydü. Bizde aile arasında bir kutlama yapalım dedik. Birkaç yakın arkadaşım da bu kutlamada bize eşlik etti. Gelen herkese çok teşekkür ederim.
Hazırlıklar sırasında kız kardeşim de en az benim kadar yoruldu. Ev ve yemek işlerinde, hediye ve ikramlarda onun yardımı ile başardım. Eşime de süsleme ile ilgili işlerde dışarıda yapılacakların halledilmesi işini verdik sanırım alnımızın akı ile günü tamamladık. 

Daha fazla yazmadan neler yaptığımızdan resimler ile bahsetmek istiyorum. Öncelikle Eminönü'ne gidilip hediyeler alındı.

Efe Deniz Cailleu yu çok seviyor. Bunun üzerine tema olarak onu seçtim. Ardından severek sık kullanılanlara eklediğim Keyfekeder Saatlerim Blogunda ki dosyayı indirdim ve bunun içinden yapacaklarımızı bastırma, yaptırma işlerini ona verdim. Tabi sıkı bir takip altındaydı çünkü erkekler biz kadınlar gibi değil işi boşlayabiliyorlar :)

İlk gece bu işlere ayrıldı. Bu konuda en büyük destekçim kız kardeşim oldu. Kes yapıştır dik işlerini o halletti.




O bunlarla uğraşırken ben kurabiyeleri yaptım.



Ertesi gün, temizlikçinin bize attığı gol ile, temizlik işi de bize kaldı. Temizlik ve alışveriş işlerini hallettik. Gece de boş durmadık tabi, Zeytinyağlı yaprak dolmalarını sardık. Ben pastanın pandispanyasını ve içini hazırladım, üzerinin süslemelerini kestim, yarın tamamlanmak üzere dolaba kaldırdım.



Kalan süslemeleri yaptık. Eşim anı fotoğrafı çerçevesini getirmişti. O onları yapıştırıp kartonları kesti. Kapı afişinin son rötüşlerini yaptı. Yattığımızda saat neredeyse 04:00 'dü.

Doğum gününün kutlanacağı güne çok iş kalmamıştı. Kalan salata ve yemekleri hazırladım, eşim eve geldiğinde balonları ve süslemeleri yaptı. Pastanın kalan işlerini bitirdim.




Akşam da yemeğimizi yedikten sonra gelen arkadaşlarımla doğumgünü pastamızı kestik. resimler çektirdik. Misafirlerimize biz de kurabiye ve hediyelerimizi verdik.












Bizim için gerçekten yorucu bir hazırlanma dönemiydi ama değdi. Çocukları mutlu eden tek hediyenin oyuncak olduğu bir kez daha ispatlandı. Günün yıldızı dayımızın aldığı Cailleu du. 

Efe Deniz'in Cailleu ile müthiş dansını izlemek isterseniz buyurun :)



Çok komik dimi, halen karşısına geçip öyle seyrediyor, onunla kafasını sallıyor :)

Yanımızda olan herkese çok teşekkür ediyorum. Allah'dan oğlum için hayırlı yaşanan bir hayat yazmasını diliyorum. Hayırlı eşi, hayırlı işi, hayırlı evlatları olsun.

Hepimizin çocukları için böyle olsun

Sevgilerimle
Şafak


18 Oca 2015

ESSİ GÜZELLİK MERKEZİ AYAK DETOKSUNDA ÇOK ŞAŞIRDIM

Merhaba,

Bugün daha önce katıldığım Tarçın Pasta Evi 70'ler etkinliğinde hediye edilen ayak detoksu hediyemi kullanmak için Essi Güzellik Merkezindeydim. Daha önce konu hakkımda hiç bilgim yoktu, nasıl bir işlem olduğunu merak ediyordum.

Essi Güzellik Merkezi aslında İzmir kökenli bir firma. Genel merkezleri İzmir'de bulunuyor. İstanbul Nişantaşında ki şubeleri de İstanbul'un merkez şubesi. Türkiye genelinde 20 adet şubeleri bulunuyor. İçerisi çok güzel, zevkle döşenmiş.





Size işlemden bahsedeyim biraz. Detoks işlemi ile vücuttaki hastalık ve zararları atıkların vücuttan temizlenmesi sağlanıyor. Her bir ayak da 60 adet akapunktur noktası ve 7000 sinir ucu bulunuyor. İşlem yaklaşık 20 dakika sürüyor ve bu sırada siz oturup bekliyorsunuz. Resimde gördüğünüz makinanın  bir parçası nabzınızı ölçmek için kolunuza takılıyor.


Ardından hazırladıkları suyun içine makinanın bir diğer parçası konuyor ve ayaklarınızı sokuyorsunuz. 


Vücuttaki zararlı maddeler, toksin ve asitler artı iyonlara sahip, suyun içine koydukları makina ise suya eksi iyon veriyor. Bu şekilde ter bezlerimiz ve sinir uçlarımız yolu ile vücuttaki  bu zararlı maddelerden kurtulmuş oluyorsunuz.

Bundan sonraki resimler midenizi bulandırabilir sizi uyarmak istiyorum. İşlemin 10. dakikasında suyun rengi böyle olmuştu.


İşlem sonunda ise böyleydi


Suyun simsiyah ve böyle köpüklü olması size acaba içine bir başka madde koymuş olabilir mi diye düşündürmüş olabilir. Ben de merak ettim ve sordum. Hayır hiç bir şey koymuyorlarmış, sadece su varmış. Suyun rengine bakarak nasıl beslendiğiniz ve yaşam alışkanlıklarınız hakkında yorumlar da bulunuyorlar ve söyledikleri bana çok uydu. 

Pedikür yaptırdığınız dönemlerde bir de ayak detoksuna giderseniz vücudunuza çok fayda sağlayacağını düşünüyorum. Malum pedikür sonrası gözenekler açılmış oluyor ve daha fazla fayda sağlayabilir. 

Bu farklı deneyimi bana yaşattığı için sevgili arkadaşım Fatma Samsa Yılmaz'a ve Essi Güzellik Merkezine teşekkür ediyorum. 

Essi Güzellik Merkezinin şubelerini buradan görebilirsiniz.

Hepinize sevgiler

Şafak









14 Oca 2015

BENİM DE BIKTIMLARIM VE SEVDİKLERİM VAR

Merhaba,

Sevgili Ha Pollyanna Ha Fullyanna yani Fulya'cım yeni bir mim hazırlamış ve beni de davet etmiş. Davete icabet etmesem olmaz dı :)

Blogunu incelemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Yaşı küçük ama yetenekleri büyük ve on parmağında on marifet olan biri. Çok da başarılı.
http://kucukaksoyfulya.blogspot.com.tr

Gelelim benim Bıktıklarım ve Sevdiklerime. Önce kötüsünden başlayalım ;)

Bıktıklarım



  1. Çocukların devamlı evi dağıtması, kirletmesi ve benim sürekli temizliyor olmam
  2. Canım cicim deyip, arkadan iş çeviren, burun kıvıran insanların varlığını bilmem ve çok nadir de olsa hadlerini bildirememek.
  3. İnsanların emeğini sömürüp sonra da namuslu ve iyi insan rolü oynayan kişilerin  hala el üstünde tutulmaları.
  4. Kendini bir şey sanarak üstlerine vazife olmayan konularda ahkam kesen insanlar.
  5. Toplu taşıma araçlarında yaşlılara ve kadınlara yer vermeyen gençler ve erkekler.
  6. Bazı insanların sadece ceplerini doldurmak adına başkalarının haklarına tecavüz etmeleri ve bunu haklı gösterecek bahaneler sunmaları.
  7. Çocukların birbiri ile didişmeleri, paylaşamamaları.
  8. Yardımlaşma ile halledilebilecek durumlarda bazı insanların suya sabuna dokunmak istememeleri ve siz bir şeyler yaptığınızda destek yerine köstek olmaları.
  9. Karşısındakini aptal yerine koyan, kendini zeki zanneden insanlar.
  10. Din ile devlet işlerini birbirine karıştırarak siyaset yapan tüm insanlar.


Bu durumda ne diyoruz öyleyse :)



Sevdiklerim

  1. Ben
  2. Çocuklarım
  3. Kocam
  4. Ailem
  5. Blogum
  6. Dostlarım (onlar kendilerini biliyorlar)
  7. Bazı şarkılar ve şarkıcılar
  8. İstediğimde, geçmişte istediğim ana gidebilme yeteneğim ve son yıllarda çok az vakit bulabilsemde yaptığım içsel yolculuklar
  9. Ölümden sonraki yaşama olan inancım ve o zaman eksik yaşanan her şeyi yaşayacağıma olan inancım
  10. Aşk... Her türlüsü...

Sevdiklerim kısmı çok ben merkezci oldu dimi :) Bu mimi yazarken sevmediğim az şey sevdiğim çok şey olduğunu fark ettim. O zaman mutluyum demek ki. 

Peki sizler neler düşünüyorsunuz?

Öncelikle, Gülümse Yüzüme, Selenin Evcilik Hayatı ve Kitap ve Güzellik blogunun sahibelerini mimliyorum. Aaa güzelmiş bende cevaplasaydım diyen herkes mimi cevaplayabilir. Bu durumda beni de haberdar ederseniz sevinirim. 

Sevgilerimle

Şafak









13 Oca 2015

BİZİM EVDE KÜÇÜK BİR KARATECİ VAR

Merhaba,

Ege'yi karateye yazdırdık bir kaç hafta önce. Araya başka hastalık girince anca geçen hafta gidebilmeye başladı.

Aslında spor salonuna giderken amacımız yüzme dersi aldırmaktı. Ege yüzmeyi biliyor ve çok seviyor, biraz da stil öğrenmesini istedi eşim. Ayrıca yüzmenin vücut yapısı ve boy için çok faydalı olduğunu da herkes bilir.

Spor salonuna gittiğimizde, havuzda sorun olduğunu ve tadilata başlanacağını öğrendik. Bu arada gözüm karate yapan çocuklara takıldı. Daha önce de bu spor hakkında çok güzel şeyler duymuştum hatta bir gün yazdırmak istemiştim ama eşim yüzmenin daha iyi olacağını söylemişti.

Ege önce çok istekli olmadı. Aslında istiyordu ama sanırım çekiniyordu aynı zamanda. Sonunda onu bir deneme dersi yapmaya ikna etti oradakiler. Derse girerken heyecandan yerinde duramıyordu. Ders sırasında, genel olarak hareketler yapılırken o sadece izlemekle yetindi.


Deneme dersi sonrası devam etme kararı aldı ancak araya ufak bir rahatsızlık girince derslere gidemedik. İyileştiğinde yine gitmek istemedi ama biz "Bir kaç ders katıl sonra karar verirsin" deyince gidip gelmelerimiz başladı ve Ege artık severek devam ediyor.


Karete Japon silahsız bir dövüş sporu, hakkında çok güzel şeyler söyleniyor. Karate yapan kişilerin kendini bedensel ve zihinsel olarak eğitmesi üzerine kurulu. 2. Dünya savaşına kadar Japonya'da bile yaygın değilmiş okuduğuma göre. Giysilerine karate-gi, öğrencilerine karate-ka deniyor. Beyaz kuşakla başlanan sporda toplamda 7 kuşak var. En üst kuşak ise Siyah Kuşak. Ustalık seviyesidir. 1. Dan ile başlayıp 10. Dan da son buluyormuş. Siyah kuşaktan önceki her kuşak öğrencilik seviyesindeymiş.

Karate bilen ve bu sporu hayat felsefesi haline getiren kişilerin, öfkelerini kontrol edebildikleri, çevrelerine saygılı oldukları ve egoları ile savaşabildikleri söyleniyor.

Peki Çocuklarda karate yapmanın faydaları neler?

Canlılık, kas gücü ve kendini kontrol etme yeteneğinin zaman içinde gelişerek mükemmelleşmesini sağlar. Beden koordinasyonu sağlanır. Büyüdüğünde kendinle barışık, sağlıklı ve hayata pozitif bakan bir yapı sahibi olur. 

Karate sporu eğilerek selam verme ile başlıyor ve bitiyor. Bu durumun da çocuklar üzerinde olumlu etkileri olduğunu düşünüyorum. Bir yarış değil, spor havasında oluyor. Yenilsen de karşındakine kin ve öfke yerine saygı duyuyorsun. Ayrıca gördüğüm kadarı ile çocukların hepsi ustalarına çok saygı duyuyor ve onu dinliyorlar. Gelişme çağında çocukların ebeveynleri dışında bir başkasına sevgi ve saygı duyması çevremde gördüğüm kadarı ile bazı sorunların daha kolay atlatılmasını sağlıyor. 

Bizim yemek sorunumuz var biliyorsunuz artık. Ancak bu sporun o sorunumuza da iyi geleceğini düşünüyorum. Mesela geçen hafta Ustaları brokoli yemelerini söylemiş. Ben en son Ege bebekken pişirmiştim. Yolda gelirken babasına brokoli yedim mi ben hiç, söylesem annem yapar mı biliyor mu yapmayı" diyormuş. Henüz yapamadım ama bu hafta mutlaka yapacağım.

Çocuğu spora yönlendirmek çok önemli. Yapabilecekleri ve yapmak istediklerine göndermelisiniz tabi ki. Valla genç olsam ben bile yazılmak isteyeceğim :)

Sizin bu konuda düşünceleriniz neler? Çocuklarınızı gönderdiğiniz kurslar var mı? Bedensel sporlar mı yoksa beyinsel faliyetler mi tercih ederisiniz? Neden?

Sevgilerimle

Şafak


4 Oca 2015

İSTANBUL AKVARYUMDA DEVR-İ ALEM

Merhaba,

Bugün eşim ve çocuklarımla Luna Organizasyonun davetlisi olarak İstanbul Florya'da bulunan İstanbul Akvaryum'daydık ve çok eğlendik. Öncelikle Luna Organizasyon Hale hanıma çok teşekkür ediyorum.

Akvaryum öyle büyülü bir yer ki, yüzme fobisi olan bana bile, keşke dalmayı bilsem böyle denizlerde dalsam dedirtti.

İstanbul Akvaryum, dünyanın en büyük tematik akvaryumu olma özelliğine sahip. 22 bin
metrekare büyüklüğe, 6.800 metreküp su kapasitesine, 1.2 kilometrelik gezi parkuruna ve 
1.000 metrekarelik büyüklüğüyle rakipleri içerisindeki en büyük Yağmur Ormanı alanına,
konsepti ve birbirinden farklı 16 tematik alana sahip.

Ziyaretiniz sırasında coğrafi bir rotayı takip ediyorsunuz. Karadeniz'den başlayan bu 
yolculukta sırası ile, Boğaziçi, Marmara, Çanakkale Boğazı, Ege, Süveyş Kanalı, Antartika, 
Kızıldeniz, Akdeniz, Cebelitarık Boğazı, Doğu Atlantik, Orta Atlantik, Batı Atlantik, Panama
Kanalı, Pasifik Okyanusu, Nautilius Denizaltı ve Yağmur Ormanını ziyaret ederek 
yolculuğunuzu tamamlıyorsunuz. 

İstanbul Akvaryum'un içerisinde 1.500'den fazla canlı çeşidi var ve doğal ortamlarına en 
yakın koşullarda tutulmaya çalışılıyor. Giriş biletinizi gişeden alabileceğiniz gibi internet 
üzerinden de alabilirsiniz. İstanbul Akvaryum çalışma saatleri resim üzerinde gösterilmiştir.




Farklı gezi alternatifleri de sunmuşlar. 



Gezerken yorulunca oturup bir şeyler atıştırayım diyenler için, 3 kafe ve 1 restoran mevcut. 
Hediyelik eşya bölümü içinde geniş yer ayırmışlar. 



Biz içindeyken her bir bölümü hayranlıkla gezdik ve nasıl bittiğini anlamadık. Eğer gitmek 
isterseniz aşağıda yer alan indirim kuponunun çıktısını gideceğiniz kişi sayısı kadar alırsanız
 %20 indirimli girebilirsiniz. Kuponlar 23 Ocak 2015 tarihine kadar geçerli, çocuklar içinde 
bastırmayı unutmayın.


Sizleri rakamsal bilgilerle ve yazılarla fazla oyalamak istemiyorum, resimlerle baş başa 
bırakıyorum. 























































































Yağmur ormanları için çok sıcak oluyor falan demişlerdi ama bana öyle çok sıcak gelmedi. Yine de ince bir şeyler giymek için yapılan önerileri dikkate alabilirsiniz.















Ve bir gezimizin daha sonuna geldik.


Mutlaka ziyaret etmenizi öneririm. Paylaşımlarınızı #istanbulakvaryumdadevrialem hastengi ile yapabilirsiniz. 

Sevgiler

Şafak





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...