Gamiss

17 Tem 2013

CHA CHA CHA – DANSLARIN EN EĞLENCELİSİ

Bugün size en sevdiğim danstan yani Cha Cha dan bahsedeceğim. Hayatımın bir döneminde Tolgahan Dans Okuluna gitmiş ve Latin danslarını öğrenmiştim. Çok da hoş olmuştu. Hatta eşimle de burada tanıştık.



Küba ailesi danslarının  bir üyesi olan Cha- Cha- cha (ça-ça-ça), aynı zamanda sosyal Latin-Amerikan danslarının en popüleridir. Cha cha müziği ilk kez 1953’te Küba’lı viyolonist ve besteci Enrique Jorrin tarafından ortaya koyulmuştur. Bu dansın adı chachachá olarak da yazılır. Birçok hareketinde Rumba Mambo hareketlerinden benzerlikler vardır. Cha cha  ritminin temposu rumbadan biraz daha hızlıdır.

En temel farklılık bu danstadır. Bu terim adını müzikteki dördüncü vuruşun, kolay yakalanabilen Cha Cha ritmini vermek için bölünmesiyle oluşmuştur. Kısa sürede yayılan bu dansın anlaşılır ritmi küçük müzik topluluklarından büyük orkestralara kadar hemen hemen her şekilde yorumlanmış ve kısa sürede neredeyse tüm müzisyenler Cha Cha çalmaya başlamıştır. Diğer danslardan daha aktif daha canlıdır.
          
Bir pozisyon dansı olması nedeniyle, küçük alanlarda rahatlıkla yapılabilir. Çiftlerin mesafeli yada kapalı ve açık tutuşta gerçekleştireceği figürleri vardır. İçinde cha cha ritminin bulunduğu her türlü müzikte yapılabilir. Emek gerektiren zor bir dansdır. Cha cha dansını iyi yaptığını söyleyebilmek için en az üç ay eğitim almak gereklidir. Fizik gerektiren bir dansdır.  Dans sırasında vücudun ağırlık değişimleri zor olduğu için ilk öğrenme aşamasında yavaş müziklerle yapılır. Zamanla hızlı müziğe geçilir.

Yeni başlayanlar için dans dersini  buradan  görebilirsiniz.

Başlangıç adımları dans dersi buradan izlenebilir

Cha Cha dansı, müziğinin de olduğu gibi; canlı, göz alıcı, alaycıdır ve coşkun ritmiyle dünyadaki tüm dansçıların rağbet edip zevk alacağı türden nadir bir eğlence sunar. Tek başına da yapılabilir ancak eşli yapılması daha eğlencelidir. Dansçılar neşeli, mutlu, birazda yaramazca bir parti atmosferi sergiler. Kaçma, kovalama figürlerine sıkça yer verilir. Sosyal bir dansdır, bu nedenle, çalındığı her ortamda, belirli partnere ihtiyaç duymadan bu dansı bilen herkesle yapabilirsiniz.

Ülkemizde Azra Akın ‘ın bir yarışmada yaptığı cha cha dansıburadan üzerine tıklayarak izleyebilirsiniz.
    
ve profesyonel dansçılar nasıl dans ediyor diyorsanız sizin için iki video seçtim. İyi seyirler.
Video 1 ve Video2  izleyebilirsiniz

Sevgilerimle,
Şafak

SAÇ EKİMİNİ HASTANE ORTAMINDA PLASTİK CERRAH YADA MEDİKAL ESTETİK SERTİFİKALI HEKİME YAPTIRIN

Bugün bir doktor arkadaşımla yaptığım görüşmeyi sizlerle paylaşacağım. Keyifli okumalar...




Erpa Özel Denizli Sağlık Hastanesinden   Dr. Özgür NALBANT , saç ekimi uygulamasının  hastane ortamında Plastik Cerrah veya Medikal Estetik Sertifikalı Hekim  tarafından yapılması gerektiğini belirterek, aksi taktirde ortaya istenmeyen görüntülerin  çıkabileceğini veya sağlık sorunları yaşanabileceğini söyledi.
Denizli’de son derece profesyonelce saç ekimi gerçekleştirildiğini ve il dışına gitmeye gerek olmadığını  anlatan Dr. Özgür Nalbant, “Saç ekiminin  estetik yönünün büyük önem taşıdığına dikkat çekerek. Ekilen  saç tellerinin yönü, duruşu, estetik açıdan çok önemlidir. Dolayısıyla bu işlemin yapılabilmesi uzmanlık, el becerisi ve tecrübe gerektirir. Saç ekimi yaptırmaya karar veren kişilerin, saç ekimini yapacak doktorla mutlak suretle görüşmelerini öneriyorum” diye konuştu.
Gelişen teknoloji ile birlikte saç ekiminin daha sağlıklı yapılabildiğini anlatan Dr. Özgür Nalbant, eskiden enseden alınan deri parçalarının kullanıldığını kaydederek, günümüzde ise mikro cerrahi yöntemi ile saç tellerinin tek tek saçsız alanda açılan kanallara yerleştirildiğini söyledi.  Nalbant, 5-6 saat süren operasyon sonrasında hastanın taburcu edildiğini, hastanede kalmasına bile gerek olmadığını bildirdi.
Hastanın 15 gün sonra, saç ekiminden önceki doğal görünümüne kavuştuğunu belirten Dr. Özgür Nalbant, yeni saçların 2 ay sonra çıkmaya başladığını ifade ederek şunları söyledi:
“Hastada değişim en çok 5 ve 6. Aylarda görülür. Daha sonraki dönemde her ay yüzde 10’luk bir artış olur ve ekilen saçların yüzde 90’ı operasyondan 9 ay sonra ortaya çıkar. Kalan yüzde 10’u da 1 yıla kadar çıkmaya devam eder. Tüm saç ekiminin sonucu 1 yılda alınmış olur.”
Dr. Özgür Nalbant, Erpa Özel Denizli  Sağlık Hastanesi’nde bütün dünyada uygulanan son sistem olan Mikromotor Fue yöntemi ile saç ekimi  yaptıklarını belirterek, bu yöntemin hem saç alırken hem de saç ekerken doğal sonuçlar üreten bir saç ekim tekniği olduğunu belirtti.
Saç ekimi için, genetik dökülmeme özelliğine sahip ense bölgesinden saç telleri alındığını anlatan Dr. Özgür Nalbant, lokal anestezi altında alınan bu saç tellerinin yine lokal anestezi altında açık olan bölgeye tek tek yerleştirildiğini söyledi. Nalbant, bu yöntemde neşter kullanılmadığını, dikiş atılmadığını ve kesinlikle hiçbir iz kalmadığını kaydederek, saçsızlık sorunu çekenleri işlerinden alıkoymadan, olabildiğince doğal görüntüsün yeniden kavuşturduğunu, bu nedenle hem tatil yapmak hem de saç ekimi yaptırmak isteyen  yurt dışından hastaların da Denizli’yi  tercih ettiklerini söyledi.
Dr. Özgür Nalbant, saç ekimi için yapılan ön görüşmeden ve muayeneden ücret almadığını da sözlerine ekledi.

Sevgilerimle
Şafak
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...