7 Oca 2021

Duygu Sarı Kadın Girişimciliği İnovasyon Ödülünü aldı

 


3.Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi Ödülleri sahiplerini buldu. Veribilim Yazılım San.Tic.Ltd.Şti. Kurucu Ortağı Duygu Sarı, Kadın Girişimciliği İnovasyon Ödülünü aldı.

Coca-Cola Satış organizasyonunda 12 yıl süren kariyerinin ardından Veribilim Yazılım Şirketi kurucu ortağı olan Duygu Sarı, ülkemizde ve dünyada yerel ve global birçok ilaç firmasına inovatif çözümler sağlayan ve 10 binin üzerinde kullanıcıya hizmet veren Veribase.com markasını dünyaya kazandırdı ve başarılı çalışmalara imza atmayı sürdürüyor.

Zirvede bir konuşma yapan Veribilim Yazılım Kurucu Ortağı Duygu Sarı, şunları söyledi:

İlaç sektöründe sunduğumuz inovatif çözümler ile global çapta öncü bir şirketiz. Ülkemize, istihdama, kadın girişimcilere katma değer üretmek için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz” dedi.

Yeni Normalde Kadın ve Dayanışma konulu panel yapıldı

İş hayatında ve sosyal sorumluluk alanlarında başarıya imza atan başarılı kadınlar, 3.Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi ve Ödül Töreni’nde bir araya geldi. İş Sanat Kültür Merkezi’nin ev sahipliğinde 6 Ocak 2021 Çarşamba günü yapılan, ana sponsorluğunu Arnica’nın üstlendiği, Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) ve Çevre Doğa ve Tarihi Dokuyu Koruma Derneği (ÇEVDO-DER) tarafından organize edilen zirvenin sunuculuğunu Celal Toprak gerçekleştirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ve İş Bankası tarafından desteklenen Kadın Girişimciliğine Destek Zirvesi ve Ödül Töreni’nde 25 kategoride 25 kadına ödül verildi.

Zirvede, Sibel Palacıoğlu’nun moderatörlüğünü gerçekleştirdiği Yeni Normalde Kadın ve Dayanışma konulu panelde, Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, Tezmaksan Robot Otomasyon Teknolojileri İcra Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Aydoğdu Özer, Sistem Reklam Şirketler Grubu Genel Müdürü Özge Peker, Wediacorp CEO ve Kurucusu & YouTube Resmi İş Ortağı Funda Şen birer konuşma yaptı.

Başarılı kadınlara ödül yağdı, ödül alan isimler:

-Veribilim Yazılım San.Tic.Ltd.Şti. Kurucu Ortak Duygu Sarı - Kadın Girişimciliği İnovasyon Ödülü

-Fark Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Serter - Başarılı Rol Model Kadın Ödülü

-Mask1 Gıda Pazarlama Müdürü Amine Asena Özer- En Genç Kadın Girişimci Ödülü

-Bee’o Kurucusu ve Genel Müdürü Aslı Elif Tanuğur Samancı - İnsana Değer Katan Girişimci Ödülü

-Little Caesars Genel Müdürü Banu Arıduru - Başarılı Yönetici Ödülü

-Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Banu Dedeman - Turizmde En Başarılı Kadın Girişimci Ödülü

-Kayseri Sanayi Odası Meclis Üyesi Berna Gözbaşı - Anadolu’da Fark Yaratan Girişimci

-Microsoft Grup Pazarlama Müdürü Çiğdem Kayalı - Kadınlara Dijital Destek Ödülü

-TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitü Müdürü Doç. Dr. Burcu Özsoy - Liderlik Ödülü

-İBB Raylı Sistem Daire Başkanı Doç. Dr. Pelin Alpkökin - Topluma Katkı Sağlamak

-Migros Kalite ve Çevre Yönetimi Direktörü, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Grubu Üyesi Dr. Hülya Günay - Çevre Ödülü

-Aloparca.com Kurucusu Ebru Özülkü - Ufuk Açan Yeni Girişimciler

-OTİAD Yönetim Kurulu Üyesi Eda Arpacı - Modada Girişimcilik Ödülü

-KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Emine Perviz Erdem - STK Lideri Ödülü

-Hepsiburada Chief People & Culture Officer Esra Beyzadeoğlu - Teknoloji ile Hayatı Kolaylaştırma Ödülü

-Taç Porselen Yönetim Kurulu Üyesi Esra Kuştemir - Sosyal Girişimcilik Ödülü

-Tezmaksan Yönetim Kurulu Üyesi ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Üyesi Fatma Aydoğdu – Büyük Ödül

-Techopscenter Genel Müdürü Işık Tazeler - Gençlere Destek Ödülü

-Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton - Önderlik Ödülü

-ALZ Grup A.Ş. Kurucu Ortağı ve TOBB Avrupa Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı - Yurtdışında Kadın Girişimciliği Temsil Ödülü

-Köy Koop İzmir Başkanı Neptün Soyer - Dayanışmacı Girişimcilik Ödülü

-Opet Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk - Sosyal Sorumluluk Ödülü

-İstanbul Vakfı Genel Müdürü Perihan Yücel - İyilik Ödülü

-Tepar Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sultan Tepe - Sanayide Üreten Kadın

-Seger Korna Genel Müdürü Tülin Tezer - Fayda ve Değer Yaratan

3 Oca 2021

Avilo Zeytinyağı



Herkese merhaba

Bugün sizlere Yasemin Kokulu Bir hayat in düzenlediği Yeni yıl hediyeleşme etkinligi vasıtasıyla tanıdığım Avilo Zeytinyağı ndan bahsetmek istiyorum.


Avilo Zeytinyağı 1928 yılından bu yana İzmir den bizlere zeyinyağı üretiyor. Natürel Sızma Zeytinyağı, Natürel Birinci Zeytinyağı, Rafine Zeytinyağı, Riviera Zeytinyağı çeşitleri mevcut.

Tesislerinden tüm analiz süreçlerinden geçen soğuk sıkım natürel sızma zeytinyağı çeşitleri ayrıca duyusal testlerden geçerek sofralarımıza gelmekteymiş. Her ambalajda aynı lezzet ve Güney Ege’nin aromalarını bulacağınız bu ürün çeşitleri  çiğ tüketim için uygun olmakla birlikte sıcak yemeklerde de  kullanılabilmekte. 


Zeytinyağı sektörünün en önemli kurumu olan COI ( Internation Olive Oil Council ) tarafından akredite olan kalite kontrol laboratuvarında zeytinyağı ile ilgili tüm analizleri detaylı bir şekilde yapabilmekteler.

250 ML, 500 ML, 1 Lt, 2 Lt, 2 Lt,5 Lt ve 18 Lt ambalajlarda satışa sunulan ürünlerii güneş ışığı görmeyen, serin ve rutubetsiz ortamlarda saklamak öneriliyor.




Benim de çok beğendiğim ürünün  aroması tadı ve kıvamı çok güzel. soğuksıkım bu zeytinyağını kahvaltılarda ekmek bakarak bile zevkle tüketebilirsiniz.

Ürün çeşitleri içinde farklı markalara da yaptıkları Dalan Zeytinyağlı kozmetik ürünler Kuvvet marka bitkisel zeytinyağı sabunları Zeytea zeytin yapragı çayları zeytin kolonyaları ve el yapımı doğalar zeytinyağlı sabunlar da var.


Tek parkende satış mağazaları İzmir Tire de bulunuyor. Ürünleri satın almak isterseniz web siteleri ve N11 ve Hepsi Burada gibi güvenilir siteler üzerinden  sipariş verebilirsiniz.

Bir başka yazıda tekrar görüşmek üzere 
Sevgiler

12 Kas 2020

Yeni Yıl Senin Farkın Olsun

Herkese merhaba,


Yeni yıl geliyor. Bu sene hepimiz zor zamanlar yaşadık. Yine de umut etmekten ve hayal kurmaktan vazgeçmiyoruz. İyi ki de vazgeçmiyoruz, çünkü umut yaşatır insanı. 

Bende hazır yeni yıl yaklaşmışken gardrobuma bazı yeni ciciler eklemeyi düşündüm. Bunun içinde www.seninfarkin.com   dan  bir dilek listesi hazırladım. Sizlerde lütfen fikirlerinizi benimle paylaşın.


Kışın vazgeçilmezi hırka ve sweat. Farkli zamanlarda ve farkli ortamlarda birinden birini seçiyoruz. Hırkalar gömlek ve pantolonlar ile şık bir kombin oluştururken sweatler günlük hayatta kurtarıcı parçalar oluyorlar. 






Özellikle kedi severler, bu sweat tam size gore 😊




Sevgili Kombini hala cok revaçta. Bunları da size fikir olması açısından paylaşıyorum. 






Sizlerinde yeni yıl için bir dilek listeniz var mı ? Seçimlerim ve dilek listeniz hakkında yorumlarınızı bekliyorum. Bu yıl senin farkını ortaya koyan bir yıl olsun dilerim. 


Bir başka yazıda tekrar görüşmek üzere

14 Eki 2020

Egzersizin bağışıklık sistemi üzerindeki 7 olumlu etkisi nedir?



Her ne kadar her gün aynı konuyu dinlemekten ve okumaktan sıkıldıysak da, Covid-19 salgını hayatımızın en önemli yerine yerleşmiş durumda. Bu salgından korunmak için alınacak önlemler konusunda, artık sanıyorum hepimiz bir sağlıkçı kadar uzmanlaştık. Maske kullanımı, sosyal mesafe, el temizliği ve beslenme konusunda oldukça fazla bilgimiz var.

Peki, vücudumuzu en çok etkileyen egzersizler hakkında ne kadar bilgimiz bulunuyor?

Egzersiz yapmanın hayatımızın olmazsa olmazı olduğunun altını çizen Therapy Sport Center Fizik Tedavi Merkezi’nden Uzman Fizyoterapist Altan Yalım, şunları söyledi:

Egzersiz, gerek içinde bulunduğumuz bu olağanüstü dönemin, gerekse de tüm hayatımız için olmazsa olmazdır. Çünkü, hareketsiz bir yaşam bize hastalık riski olarak geri dönerken, düzenli egzersizler bizi hem fiziksel, hem de psikolojik olarak olumlu etkiliyor” dedi.

Egzersizin, bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkilerini anlatan Uzman Fizyoterapist Altan Yalım, şunları kaydetti:

1-Egzersizler; vücudumuzdaki kaslar, bağlar, kemikler ve eklemleri korurken, aynı zamanda da vücudumuza bağışıklık kazandıran gerek kandaki beyaz s, gerekse de antibodyleri artırarak bağışıklık sistemimizi destekler.

2-Haftada 3 gün düzenli yapılan egzersizler, solunum yollarındaki ve akciğerlerde biriken bakterilerin atılmasını kolaylaştırır.

3-Egzersiz sırasında oluşan vücut sıcaklığındaki artış, kandaki bakterileri ortadan kaldırır.

4-Egzersiz, stres hormonlarının salınımını azaltarak, immün sistemi bozan stresleri ortadan kaldırır.

5-Düzenli egzersizin, kronik hastalıklar üzerinde baskılayıcı bir rolü vardır

6-Haftada 3 defa 1 saatlik yürüyüşün, hem kalp, hem de dolaşım sistemi üzerindeki olumlu etkileri bağışıklığı olumlu etkileyecektir.

7-Düzenli egzersiz, mesane ve bağırsak hareketlerini arttırır ve buradaki birikimi dolayısıyla da bakteri oluşumunu en aza indirir.

Koronavirüste, işletmelerin hayata geçirmesi gereken 5 adım:


Koronavirüs döneminde, işletmelerin hayata geçirmesi gereken 5 adım nedir?


Mart ayında koronavirüsün pandemi ilan edilmesinin üzerinden 7 ayı geride bıraktık. Birçok firma bu süreçte, kendi içine dönerek iyileştirmelere gitti. Gelecekte karşılarına çıkabilecek olası durumlara karşı, planlarını yaptılar. Bugüne kadar yoğunluktan dolayı üzerinde duramadıkları yönetim sistemleri konusunda, yönetim danışmanlıkları almaya başladılar. Özellikle, stratejik planlama ve pazarlama eksikliklerinde ciddi iyileştirmeler yaptılar. Bazı firmalar ise, bu süreci hiçbir şey yapmadan ve sürekli şikayet ederek geçirmektedir.

Progroup Uluslararası Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salim Çam, koronavirüs döneminde kendi içine dönerek iyileştirmeye giden işletmelerin hayata geçirmesi gereken 5 adım hakkında şunları söyledi:  

1-Firmalar, koronavirüs sürecinde kendi içlerine dönerek, özellikle kendilerinin ve müşterilerin işine yaramayan bazı detay operasyonları ve istasyonları iş sürecinden çıkarmalıdır. Bu çalışmaya “süreç temizliği” diyoruz. Bunun için her departmanı beyin işleyişi kadar esnek ve kolay karar alabilecek hale getiriyoruz. Yani, “öğrenen departmanlar” oluşturuyoruz.

2-Şirketlerin, “hazine yönetimi” üzerine çalışmalar yapması lazım. Birçok işletmenin kurulduğu günden itibaren birçok ortağı da oluyor. Bunlar, devlet, banka, tedarikçi, müşteri ve çalışan gibi paydaşlardan oluşuyor. Buradan hiçbir emek koymadan ortak olan bankalardır. Dolayısıyla verdikleri kredileri kat kat misli ile alırlar. Girişimcilerimiz para sıcak geldiği için, bu borcu nasıl ödeyeceğini düşünmeden krediyi kabul eder. Olası bir nakit akışı krizinde ise, süreç sarmala girebilir. Bu sarmalı önlemenin en iyi yolu “Finans Mühendisliği”dir. Bizler, bu dönemde finans mühendisliği yapıp, “hazine komitesi” oluşturduk. Böylece işletmeler, ortak akıl ile hazine yönetimlerinde, dışa ihtiyaç kalmadan kendi kaynakları ile karlılıklarını daha fazla artırmaya başladılar. Şirketler şunu bilmelidir ki, borç demek, varlık üzerinde hak sahibi demektir. O yüzden her kimden borç alıyorlarsa, firmalar bilsinler ki tırnakları ile kazandıkları varlıklarının, hiçbir emek harcamadan yeni sahipleri borç aldıkları kişi veya kurumlar olabiliyor. O yüzden, borç gücü yani kaldıraç oranlarını sürekli takip etmelidirler.



3-İçinde bulunduğumuz bu süreçte, üzerinde durulması ve bizim durduğumuz bir diğer konu, “müşteri” tarafıdır. Bu dönemde, müşterilerin alışkanlıkları değişti ve değişmeye de devam edecektir. Yaptığımız danışmanlık ile şirketlere, ciddi bir müşteri yönetimi ve analitik alt yapılarını kurmayı sağladık. Örneğin, kar bölgelerini tekrar gözden geçirdik. Bir baktık ki, anahtar müşteri ile 4.’ncü sıradaki müşteriye aynı enerji harcanıyor. Diğer bir ifadeyle, 1 milyon Dolar ticaret yapan müşteri ile, 10 bin Dolar ticaret yapan müşteri aynı kategoride. Hatta, kategori yok. Lojistik sektöründe şöyle bir söz vardır. “Başarılı lojistik, elleçleme ile oluşur”. Yani, gruplandırırsınız. Ona göre deponuzu ekonomik kullanırsınız, ona göre istediğinizi istediğiniz zamanda bulursunuz ve sevk edersiniz. Müşterileri gruplandırmazsanız; ne iletişim planını, ne kampanyanızı, ne promosyonu, ne de satış ve tahsilatını sağlıklı yaparsınız.

4-Bu süreçte en önemli yapılacak konular ve yaptıklarımızdan da bir diğeri, nitelikli işgücü oluşturma ve dijital dönüşüm projeleri oldu. Bu konuda, işletmelerin ciddi alt yapı eksiklikleri bulunuyor. Şirketlere bu konularda, danışmanlık ve eğitim hizmetleri verdik. Değişen çevre koşullarında, insan kaynakları sistemini yeniden kurguladık. İnsan yatırım projeleri oluşturduk.

5-Aslında en önemlisi bu süreçte firmalar, “biz markalaşmak istiyoruz” demeye başladılar. Kısaca, ciddi bir “markalaşma bilinci” oluşmaya başladı. Tabiki bu konuda ve yukarıda bahsettiğim konuları da kapsayacak şekilde devreye “Turquality” girdi. Ülkemizin devlet destekli ilk marka programı olan Turquality, hem işleri sistematikleştiriyor, hem de şirketin yaptığı masrafları limitsiz destekliyor. Bu süreçte, Turquality Yönetimi ve Marka Yönetimi konusunda çok ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.


Turqualiyt’nin, işletmelere sağladığı değer nedir?

*Mevcut verimlilik artışına katkısı: %17

*Mevcut ihracat artışına katkısı: %15

*Mevcut iç piyasa artışına katkısı: %10

*Mevcut karlılığın artışına katkısı: %14

*Mevcut yeni ürün geliştirmeye katkısı: %12

*Mevcut marka bilinirliğine katkısı: %7

*Müşteri memnuniyet seviyesi: %97

*İsraf ve maliyetleri azaltmaya katkısı: %14


9 Eki 2020

TIRPORT, yılda 55 bin ton karbon salınımını azaltarak, küresel ısınmanın önlenmesine katkı sağlıyor

 



TIRPORT, karbon salınımını azaltarak,

küresel ısınmanın önlenmesine katkı sağlıyor


Nakliyenin %90’nın karayollarıyla yapıldığı ülkemizde, 850 bini aşkın kamyon yollarda. Türkiye’nin lider dijital platformu TIRPORT’un 2020 ilk yarı verilere göre, Türkiye’de günde ortalama 450 bin kamyon taşıma yapılıyor. Bir kamyon günlük ortalama 282 km. yol yapıyor. Ayda 7-9 arası taşıma yapabilen bir kamyoncunun, en az 20 günü yollarda geçiyor.

TIRPORT sahip olduğu arttırılmış zeka destekli teknolojiler ile, yollardaki kamyonların yük aramak için boş gitme durumunu %35’lere varan oranda azaltabiliyor.

TIRPORT’un geliştirdiği yenilikçi teknolojiler; küresel ısınmanın başlıca sebebi olan CO2 salınımına “dur” diyor, yollardaki kamyonlardan kaynaklanan CO2 salınımını %35’lere varan oranda azaltılmasına katkı sağlıyor ve küresel ısınma ile mücadele ediyor.

Teknoloji kullanımı, CO2 salınımını azaltarak geleceğimizi koruyor

Günde 282 km yol yapan bir kamyon ayda en az 8.420 km, yılda 101 bin km yol yapıyor. Bu yolun 1/3’ü yük aramak için boş gidiliyor. Kilometre başına 0.3 L/km’ye varan yakıt harcayan bir kamyon, günde 282 km yol yaparak 282*0.3L= 84.6 L dizel yakıt yakmaktadır. 1 L dizel yakıt 2.77kg CO2 salınımı yaptığından, ortalama bir kamyon günde 2.77*84.6L= 234,34 kg CO2’yi doğaya bırakmaktadır. 450.000 adet tır ve kamyonun seyir halinde olduğu Türkiye’de kamyonların doğaya günde bıraktığı CO2 miktarı ise, günlük 234,34 kg*450.000 Kamyon= 105.453.000 kg CO2’dir.

CO2 salınımı dünya ve insanlık için büyük bir tehdittir. TIRPORT’un lojistik sektörüne yönelik geliştirdiği akıllı eşleştirme ve optimizasyon teknolojileriyle, kamyonların yolda boş gitmesini %35 seviyesinde önleyerek, yılda 55 bin ton CO2’nin doğaya salınmasını engelleniyor, bu oran her geçen gün artıyor ve geleceğimiz korunuyor. TIRPORT’un 45 bini bulan aktif üye kamyoncu sayısına, her ay binlerce yeni kamyoncu dahil oluyor.

Sürücüler dönüş yükü buluyor, CO2 salınımı azalıyor

Yollardaki kamyonların %35’nin boş hareket ettiğinin altını çizen TTT Global Group Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan, şunları söyledi:

Gittikleri bölgeden yük bulamayan binlerce sürücü, dönüş yükü bulmak için şehir şehir gezerek yük aramak, eğer acil yük bulamazsa bir şekilde geri boş dönmek zorunda kalabiliyor. Yollardaki 850 bin kamyonun %95’inin şahıslara ait olduğu düşünüldüğünde, bunun ekonomik sonuçları da son derece kırılgandır. Bu durum kamyoncuların bütçesine olumsuz yönde etki ederken, diğer taraftan boşta giden her kamyonun gereksiz CO2 salınımı yapacağı göz önüne alındığında, dünyamızın geleceği için ilave tedbirler almamız gerekliliği de ortaya çıkıyor. TIRPORT geliştirdiği konum tabanlı teknolojiler ile, sürücülere konumuna en yakın yükleri görebilme ve yük bıraktıkları bölgeden yeni bir yük bulabilme imkânı veriyor. Böylelikle, boş hareket etme oranları, en alt düzeyde gerçekleşiyor. Dünyadaki tüm şirketler ve hepimiz, doğayı korumanın bilinci ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmanın inancıyla üretip, çalışmalıyız” dedi.

TIRPORT, doğayı, yeşili ve ülke ekonomisini koruyor

TIRPORT tarafından salınımı önlenen CO2 miktarının; hava kirliliğinin önlenmesinden insan sağlığının korunmasına ve ülke ekonomisinin güçlenmesine kadar birçok noktada kattığı olumlu etki ile, TIRPORT gelecek nesillere daha güzel bir dünya bırakmamıza liderlik ediyor.

Birkaç örneğe bakıldığında; şunları belirtebiliriz:

1-Yetişkin bir ağaç yıllık 114 kg CO2 emisyonu emilimi gerçekleştirdiğinden, TIRPORT 485.176 ağaçtan oluşan bir ormanın sağlayacağı karbon azalımına denk bir etki yaratıyor. Bu geçtiğimiz 20 senede, İstanbul’a dikilen ağaç sayısının 2 katına tekabül ediyor.

2- Bildiği üzere, 1 kg plastiğin karbon ayak izi 6 kg CO2’ye denk geliyor ve 1 kg plastikle 83,3 plastik şişe üretiliyor. TIRPORT tarafından önlenen CO2 miktarı ile 9.208.645 kg plastik atık geri dönüştürülebiliyor ve bu 767.356.388 adet plastik şişeye denk geliyor. Kısaca, TIRPORT sayesinde, 9.208.645 kg plastik üretiminden kaynaklanan eşdeğer CO2 salınımı engelleniyor ve bu da 767.356.388 adet plastik şişe üretimine denk geliyor.

3-Bir binek aracın yılda ortalama 5.200 kg CO2 salınımı gerçekleştirdiği düşünüldüğünde, TIRPORT’un engellediği CO2 ve zararlı gaz salınımı miktarı 10.625 aracın trafikte yaratacağı kirliliğe eşdeğerdir. Türkiye’de her sene hava kirliliğinden 50 bin civarı insanın hayatını kaybettiğini düşündüğümüzde, bu konunun ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...