12 Şub 2019

Kim Bu Emeklilikte Yaşa Takılanlar?



Herkese merhaba, mutlu haftalar,

Uzun zamandır yazmak istediğim bir konu bu "Kim bu emeklilikte yaşa takılanlar" konusu. Bazılarımızın , özellikle de benim yaş grubumda olanların çok iyi bildiği, otuz yaş altı gençlerin pek bilmediği,  1999 'da çıkan yasadan zarara uğramadan emekli olan bir çok kişinin de pek fazla ilgisini çekmeyen bir konu. Oysa hayatımızda, ailemizde, akrabalarımızda en az bir kişi Emeklilikte Yaşa Takılan mağdurlardan.


Emeklilikte yaşa takılanlara kısaca EYT deniyor. 



Emeklilikte Yaşa Takılanlar Anıtkabir'de


Emeklilikte yaşa takılanlar, Pazar günü Ankara'da saat 09:00 'da Anıtkabir'de buluştu, ardından EYT’liler, öğle saatlerinde de Yenimahalle’deki Nazım Hizmet Kültür Merkezi’nde toplandı. Ben bunları facebook EYT grubundan takip edebildim. Sosyal medyadan öğrendim, çünkü toplantı günü hiçbir kanalın haber programlarında bu buluşmaya yer verilmedi. Ertesi sabah bir kaç kanalda çıkmış ama ne yazık ki, bu konu gündeme geldiğinden beri, gerçekten EYT'nin dertlerini tam anlamı ile anlatan, olaya insani açıdan empati kurarak yaklaşan programlar bir elin parmaklarını geçmez. Bu sabah da internette mesnetsiz iddialarla insanların midesini bulandırmaya çalışan tv programı ve gazete haberi okudum. İnanılmaz.. Dün orada olan kişiler ne yapıp edip, oraya gelebilen yada Ankara'da yaşayan kişilerdi eminim. Bazı partiler diyelim destek verdi. E ne olacak? Sonuçta partiler zaten bu halk için değil mi?  Hala anlamak istemiyorlar. O insanlar bu ülkenin halkı. İçinde her partiden insan var. İçinde her kökenden halk var. Yani onlar Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı ve yıllardır bu ülkeye vergi ödüyorlar. 


Bir çok haber programı yada gazete yazarı bilinçli yada bilinçsiz olarak erken emeklilik isteyenler diye olayı nitelendiriyor. Oysa hiç biri erken emeklilik istemiyor. 







Peki emeklilikte yaşa takılanlar ne istiyor?


Onlar işe girdikleri tarihte geçerli olan kanunla emekli olmak ve 1999 kanunu ile  ellerinden alınan haklarının geri verilmesini istiyorlar. Yani ben işe 1999 yılında girdiysem, o zaman geçerli olan 25 (kadınlarda 20) yıl ve günümü doldurduğumda emekli olayım istiyorlar. 


2012 yılında facebook da bir grup kurdular. İşe girdikleri tarihte geçerli olan şartlarla, Emeklilik haklarını geri almak istediklerini o kadar çok dile getirdiler ki, facebook da üye sayıları büyüdükçe büyüdü. Her şehirden, farklı farklı siyasi görüşleri olan yaklaşık 727 bin kişiyi buldu. 2015 yılında ise dernekleştiler.  



Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği


Siyasi partilerin seçim vaadleri içinde yer aldıklarını da görünce, haklarını geri alacaklarına daha da inandılar. Bazı şehirlerde toplantılar düzenlediler. Bir parti dışında tüm partilerin kanun teklifi hazırlandı. Kimisi reddedildi kimisi görüşülmeyi bekliyor, bir partide ülke ekonomisinin bozulacağını bahane ederek yan çizdi. Çünkü sayının çok fazla olduğu ve ekonomiye yıllık ilave maliyetin 26 milyar lira olduğu söyleniyor. İşin en üzücü yanlarından biri ise haklarını geri alırlarsa, kimse gerçek emekli olacak kişinin sayısını ve maliyetini tam olarak bilmiyor. Bu konuda SGK tarafından yapılmış resmi bir bilgilendirme mevcut değil. 



EYT Ankara Buluşması


İsterseniz bilmeyenler için ETY mağdurlarının durumu şöyle özetleyeyim.


Ülkemizde , memurlar, işverenler ve özel banka sandığı ile hizmet veren bankalar dışında çalışan herkes Sosyal Sigortalar Kurumu'na bağlı olarak çeşitli yıllarda farklı şartlarda, maaşlarından ssk primi kesilerek çalıştılar.  Benim tanık olduğum en yakın dönem, yani 8 Eylül 1999 tarihinde çıkartılan kanundan önce, işleyiş şu şekildeydi. 


Erkeksen 25 yıl, kadınsan 20 yıl sigortalık süreni ve bu süre zarfında 5000 iş gününü doldurunca emekli oluyordun. Örneğin kendimden bilgi vereyim. 


1974 doğumluyum. Sigorta girişim 1991. Ancak o tarihte, 18 yaşında olmadığım için  benim giriş yılımı 1992 kabul ediyorlardı. 20 yılı doldurduğum 2012 yılında eğer 5000 iş gününü de doldurduysam emekli olacaktım.  Yani 38 yaşında. Tabi çocuk sahibi olmak istediğimde, çocuğumu kendim büyütmek istersem emekli olma yaşım artacaktı yada çocuğumun büyüdüğünü göremeden çalışmaya devam edecektim. Eğer birde üniversite falan okumak istersem, işe giriş yılım artacağından yine yaşım bu durumdan etkilenecekti. 


( 18 yaşındaki birinin küçük yaşta çalışması aslında bir ülke için çok üzücü. Kaldı ki çalışma hayatına 1988 yılında staj sigortası ile başladım. Okul bitti çalışmaya devam ettim, ancak o zamanlar böyle bilgisayardan falan çalışma süremi göremediğimden sigorta girişimi yapmayan şirkete de hakkımı helal etmiyorum) 


Eğer ben erkek olsaydım, o zaman da emeklilik yaşım 5 yıl artarak, 43 yaşında emekli olacaktım. Liseden mezun olup çalışma hayatına atıldığımı farz edersek, henüz ergenken yaşıtlarım gezip tozarken ben çalışacaktım. Ya da askere gidecek, ( o zamanlar böyle herkes bedelli askerlik yapamıyordu) Askerlik borçlanması yaparak 43 yaşında emekli olacaktım. Ya da 45 yaşında emekli olacaktım.  


Şimdi, "Ama çok da erkenmiş canım!" diyenler olacaktır eminim. O zaman yazımı okumaya devam edin. Çünkü yazı sonunda eminim fikriniz değişecektir. 


Ardından 8 Eylül 1999'da apar topar, kademeli emeklilik kanunlaştı. Bu kanun büyük 1999 Ağustos depreminden çok kısa süre sonra çıkartıldığından kimse tam olarak ne olduğunu, nasıl etkileneceğini anlamadı. 


Bu kanun 1999 öncesi işe girenler için kademeli yaş ve gün şartını getirdi. Öyle ki işe giriş gününüz 1 gün farklı olursa bu sizin bir yıl geç emekli olmanız demek.


1999 öncesi işe girenler ne zaman emekli olur?
Ne zaman Emekli Olurum
Mesela, ben yeni kanuna göre, 1991 yılında işe başladığımdan 48 yaşımı doldurduğum tarihte 5525 günü doldurduğumda emekli olabiliyorum. Benim durumumdaki biri için 10 yıl fazla çalışma demek bu durum. Tabi işten ayrılıp, gün ve yıl şartımı tamamladığım için yaşımı bekleme şansım var. Ama bu eğer çalışmak zorunda değilsem. Yani, geçimimi başka bir şekilde devam ettirebileceksem mümkün. 

Peki ya ben erkek olsaydım ( Burada cinsiyet ayrımcılığı yapmıyorum, yalnış anlaşılmasın, bugünkü ekonomik durumda zaten kadınlarda çalışmak zorunda çünkü, 2.000 TL olan asgari ücretin iki katı da maaş alsanız, çoluk çocuğunuz da varsa geçinmek çok ama çok zor) o zaman mutlaka ama mutlaka çalışmaya devam etmeliydim.  


Hürriyet gazetesi haberine göre ; Türk-İş'in araştırmasına göre, kasım 20198 tarihinde 4 kişilik ailenin açlık sınırı bin 943, yoksulluk sınırı 6 bin 328 lira hesaplandı.
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/4-kisilik-ailenin-aclik-siniri-bin-943-tl-41032445

Ama 1998 yılında işe giren bir kişi kadınsa, 55 , erkekse 60 yaşında emekli oluyor. 

Ve işin daha da kötüsü, eğer maaşım SSK bildirimlerinde asgari ücretten ise, ya da düşükse benim maaşım, Emekli maaşım prim sayım arttıkça düşmeye başlıyor. Bunun nedeni de yine kademeli olarak düşürülen, Aylık Bağlama Oranları (ABO). Çünkü emekli olurken Aylık şu şekilde hesaplanıyor.



Emekli Maaşı: Ortalama Aylık Kazanç (X) Aylık Bağlama Oranı (ABO)


Bu konu ile ilgili hazırlamaya başladığım yazıyı da ilerleyen günlerde paylaşacağım. 


Ancak kısaca şöyle soyleyeyim;


Biz eskiler için yıllar farklı farklı oranlarla, en eski çalışmalar en yüksek , en yeni çalışmalar da en düşük şekilde değerlendirildiğinden dönemsel olarak emekli maaşına etkisi değişiyor ve maaş eğer asgari yada asgeri ucretin biraz üzerinden ssk primi olarak yatırlıyorsa bu durumdan olumsuz etkileniyor.


Yani ; çalışmayıp yaşını bekleyen daha fazla maaş alırken, çalışmaya devam eden, prim gün sayısı ve ödediği prim artmasına rağmen maaşı düşükse her ay alacağı maaş daha da düşüyor. 

Peki çalışmadan yaş beklemek bu ekonomik durumda mümkün mü? Tabi ki hayır. 



Gelelim işin bir de duygusal ve reel boyutuna;

Benim babam 1999 öncesi kanunla emekli olanlardan. Küçük yaşlarda çalışmaya başlamış. Ama çalıştığı hiç bir yer sigortasını yapmamış. Ta ki askere gidip gelip bir fabrikada asgari ücretten işçi statüsünde çalışmaya başlayana kadar. Tam 18 yıl o fabrikada üç vardiye çalıştı. Haftada bir gün izin kullandı. 


Sonra bir gün, fabrika küçülmeye gitti ve babamın çalıştığı bölüm kapandı.  babama tazminatı verdiler. Verilen tazminat hesaplama tabi ki asgari maaş üzerinden. Babam parasını aldı geldi. İş aramaya başladı. Bu arada yaş olmuş 43. Firmalar yeni mezun yada vasıfsız eleman çalıştırmayı daha çok sever. Çünkü onlara daha az maaş verir ve genç olduğundan daha sağlıklı olur. Uzun süre iş arayışı devam etti. Ne yazık ki iş bulamadı. Bu arada ben lisedeyim kardeşim ortaokul. Bir diğer kardeşim ise neredeyse bebek. Allahtan evimiz kira değildi ve annemde tutumlu bir kadın. Verdikleri tazminat bir süre idare etti. Sonra para da bitme noktasına geldi. 3 çocuk, bir eş. Nasıl olacaktı? 


Babam evde oturmadı tabi, gitti bir arkadaşının tezgahında ona küçük bir bölüm vermesi üzerine pazarda limon sattı. Ya o arkadaşı olmasaydı? Ben o arada satılan limon parası ile liseyi bitirdim. Üniversiteye gitmek isterdim belki ama üniversite demek masraf demek, aileme bu yükü omuzlatmak istemedim ve çalışmaya başladım.


Şimdi birileri gelmiş diyor ki, "neden 38 yaşında emekli olsunlar ki canım. Bu millete yük." Yaşıtlarım gezip tozup, okula giderken ben o yaşta çalışıyordum. İşte tam da bu yüzden emekli olmayı hak ettim



O zaman sen beni (bizi) okut 22 yaşına kadar çalışmak zorunda kalmayalım, sonra bana de ki 25 yıl sigortalı olarak çalışacaksın. Sonra yaşın dolmadıysa, ve eğer işsiz kalırsan ben sana işsizlik maaşı bağlayacağım. O süre zarfında iş bulamazsan da iş bulup seni yerleştireceğim. Hiç bir zaman beş parasız kalmaman için elimden geleni yapacağım. 


Endüstri meslek lisesi olduğum halde mesleğime uygun iş bulamadım. Muhasebe kursları, daktilo kursları, bilgisayar kursları vs. derken kendimi bambaşka bir sektör içinde buldum. Babam, emeklilik şartlarını tamamladığında da emekli oldu. Ben bir süre daha çalışmaya devam ettim. 


Okula ara verdikten 6 yıl sonra da tekrar üniversite sınavlarına girdim ve üniversiteyi kazandım. O zaman ailemin şartları da değşmişti. Gelirlerinde artış olmuştu ve ben bu sayede üniversiteye gittim. Geliri artmasaydı yine yapamayacaktım. 


Şimdi sizlere de soruyorum, bu insanlar ne yapsın? Sadece faturalara, -hele ki kış aylarında-  700 TL den fazla harcanıyorsa , emekli olsalar dahi tabi ki çalışacaklar. Çünkü bir emekli maaşı ile çocuk mu okutacaklar, yoksa yaşları gelince  evlendirecekler mi? Torunlarına bir kazak bir ayakkabı alamayacaklar mı? Mesela ömürlerinde bir kere bir yere gidip tatil yapamayacaklar mı? Yurt dışından gelen yaşlı turistleri görünce içim burkuluyor. Uçağa binip bambaşka bir ülkeye geliyorlar ama 3 gün ama 10 gün tatil yapıp, gezip tozup gidiyorlar. Tamam belki bazı ülkelerde 65 yaşına kadar çalışıyorlar ama her daim insanca şartlarda yaşıyorlar, işsiz kalırsam ne yaparım diye düşünmüyorlar. Emeklilkte yaşa takılanlar, gezmek tozmak değil, sadece yaşamlarını devam ettirmek istiyorlar.


Emeklilikte yaşa takılanların durumu buyken, çocuklarımızın durumu daha da vahim. Gerekli düzenlemeler yapılmazsa 2008 sonrası işe girenler ne yazık ki mezarda emekli olacak. 



2008 Sonrası İşe Girenler Emeklilik Tablosu

Birde son bilgi olarak, aklınıza takılan sorularda nasıl cevap bulabileceğiniz konusu ile ilgili SGK İŞLEMLERİNİZ İÇİN GEREKLİ BAĞLANTILARı buraya bırakayım. Bunların bir çoğuna kişisel e-devlet şifrenizle de ulaşabilirsiniz. NE ZAMAN EMEKLİ OLURUM ?
SSK: http://uyg.sgk.gov.tr/nezaman/ BAĞ KUR: http://uyg.sgk.gov.tr/EMEKTARWEB/hakKazanma.do EMEKLİ SANDIĞI: http://uyg.sgk.gov.tr/HizmetHesabi4c/default.jsp NE KADAR MAAŞ ALIRIM ?
SSK: http://uyg.sgk.gov.tr/AylikHesap/
EMEKLİ SANDIĞI: ttp://http://uyg.sgk.gov.tr/IkramiyeMaasHesapla4c/Welcome.do
BAĞKUR:
http://uyg.sgk.gov.tr/WS_EMEKTAR_AYLIKGELIRHESAPLAMA4B/AylikHesaplaAction.do?dispatcherMethod=aylikHesaplaSayfa
DOĞUM BORÇLANMASI HESAPLAMA http://www.ssk.biz.tr/2013-dogum-borclanmasi-hesaplam/ SİGORTA TESCİL VE HİZMET DÖKÜMÜ: https://esgm.sgk.gov.tr/Esgm/ EVRAK TAKİBİ: http://uyg.sgk.gov.tr/EvrakArama/ SGK BORÇ SORGULAMA VE ÖDEME: https://onlinetahsilat.sgk.gov.tr/WebTahsilat/index.jsf NOT 1: Yapacağınız bütün bu işlemler hiçbir ücrete tabi değildir. NOT 2: Linkler devletin resmi sayfalarından olduğundan güvenlidir.


Not: Fotograflar internetten alıntıdır. Kaldırılmasını istediğiniz fotograf olursa bana mail adresimden ulaşabilirsiniz. safakkrdnz@gmail.com

Kaynak :


http://iskanunu.com/sizin-sorduklariniz/emekli-maaslari-giderek-dusuk-baglanacak/

http://www.milliyet.com.tr/yazarlar/cem-kilic/emeklilik-hesabinda-1-gun--1-yil-fark-ettirir-1841193/

Emeklilikte yaşa Takılanlar Facebook Grubu

8 Şub 2019

Hangi Blogları Takip Etmeliyim



Herkese merhaba,

Sömestir sonrası, ilk defa bilgisayarımı açabildim. Ev hanımlığı ve annelik çok zor şekerim diyesim var. Mesela şu an yapılacak ütüler ve alınacak tozlar beni bekliyor :) Ama sömestir öncesi yazmaya niyetlendiğim yazıyı daha fazla bekletmek istemedim.

Biliyorsunuz benim sitelerimden biri de, Bloggerlar Paylaşıyor sitesi. Maalesef iki büyük haclenmeden sonra , teknik sorunlardan site yayın hayatına ara verdi. Ancak siteyi kurmaya karar vermeme neden olan Bloggerlar Paylaşıyor facebook grubu, aslanlar gibi paylaşım yapmaya devam ediyor. Neredeyse 1800 blog yazarına ulaştı.  Grupta son bir kaç aydır çok güzel etkileşimler yakaladık. Birbirimizi okuyor, yorumluyor ve eksik bildiğimiz konularda bilgilendiriyoruz. 

Bugünkü yazımda da 21 Aralık - 21 Ocak tarihleri arasında gerek yazı paylaşımlarıyla gerekse diğer arkadaşlarının paylaşımlarına yaptıkları yorumlarla, grupta en çok katılım sağlayan blogları paylaşmak istedim. Hepsine bu heyecan ve emekleri için teşekkür ediyorum. Onları takibe almayı ve okumayı unutmayın. Eminim seveceksiniz. 

Şimdi sizleri onlarla başbaşa bırakıyorum






Neşeli Süs Evim

Merhaba, Meltem ben. Turizmciyim. İtalyada yaşıyorum. Bir oğlum var. Fikirlerimi paylaşarak çevreme katkı sağlamayı sevdiğim için blogumu açtım. 3 yıllık olan blogumda ücretsiz parti setleri, parti fikirleri, bebek & çocuk tasarım fikirleri, dekorasyon fikirleri paylaşmaktayım. Blog adresim
https://neselisusevim.blogspot.com/

Sevgiler 



Ankara Gezginleri

Merhaba, Ben Murat Yılmaz.  Gezi ve seyahat blogu yazıyorum.
Türkiyenin keşfedilmeye değer tarihi ve kültürel zenginliklerini paylaşıyorum. Blog linkim
www.ankaragezginleri.com


Beklerim.


RENKLÄ°BlogSayfam

Renkli Blog Sayfam

Merhaba, Seyhan Türker ben. İstanbul doğumlu ama İzmir’de yetişmiş ve İzmir’de yaşayan ayrıca İzmir ve Mustafa Kemal Atatürk hayranı Üç çocuk annesiyim. Araştırmayı ve bulduğum şeyleri insanlarla paylaşmayı ve konuşmayı çok seviyorum. Konuşamadığım yerlere insanlara da yazarak ulaşmayı tercih ediyorum ve bunu çok seviyorum.Bloğumun adından da anlaşıldığı gibi RENKLİ bir insanım 😂 🌸
http://www.renkliblogsayfam.com/




Serkan Karamsar

Ben Serkan Teknoloji Meraklısı Ve insanlara Yardım etmeyi seven Hayvansever biriyim. Teknoloji konusunda yazdığım, https://androidseruveni.wordpress.com blogu ve Mersin hakkında bilgiler paylaştığım https://mersinyerelrehberi.blogspot.com isimli iki blogum var.


Dert Anası

Dert Anası Dertli Dostum Blog

Merhaba, Ben Gülhan, bizler dert anasıyız. Aslı Apaydın Varol Aso'cumla birlikte. Okuyuculardan gelen dert mesajlarına birlikte çözümler üretmeye çalışırız. Arada bloğumuzda kendimizden paylaşımlar da yaparız. Aso'cumun çektiği foğtoğraflar Aso'nun gözünden yazı dizimizde, eşiyle tanışma hikayesi Varolgiller yazı dizimizde anlatılır. Bunların dışında ben izlediğim dizileri tavsiye ederim. Edebiyatçılar hakkında bazı paylaşımlarda bulunurum. Mitolojilerden bazı hikayeleri kendi üslubumla anlatırım. Yani sadece dertler yok bloğumuzda.  Bu da linkimiz. https://www.dertlidostum.com/

Hepinizi bekleriz.


YaÅŸama Dair

Yaşama Dair

Biz ''Yaşama Dair'' sitesi olarak bir iki aylık siteyiz. Aranıza yeni katılldık. Bu sitede biz iki kişiyiz. İkimizde Ege Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü 3. Sınıf öğrencileriyiz. Bu site açılma sebebı tamamen sınıf arkadaşımın ısrarıyla açıldı. Okulda kendi hazırladığımız ders planlarını paylaşcağımızdan bahsetti. Böyle diyerekten bir baktık biz 2 aylık site olmuşuz. İyi ki açmışız. Sizin gibi güzel insanlarlar tanışma imkanı bulduk. Hepinize teşekkür ederiz. İyi ki varsınız. 🙂Fırsat bulugunuzda sitemize de bekleriz.

https://yasamadairar.blogspot.com


Shopera Blog

Merhaba, Ben Aslı. 14 yıllık bir pazarlama ve marka yönetimi insanıyım. Ayakkabılara olan tutkumu e-ticaret sitelerinde dolaşmak kesmediği için Türkiye'nin ilk ve tek kadın ayakkabıları kulübünü kurayım dedim. Golf ayakkabılarından tango ayakkabılarına ayakkabı evreninde ne var ne yok ayakkabı sever okurlarla beraber irdelemeyi çok seviyorum. Daha 2-3 aylık bebek bir site Shoepera ama kadın okurlar kadar annelerine eşlerine kızlarına ayakkabı armağan etmek isteyen erkek okurlar da Shoepera'ya tahminimin üstünde bir ilgi gösterdi. Devamında Bloggerlar Paylaşıyor Grubu'na katılınca her alandan sizler gibi yepyeni dostlarım oldu. Tüm ayakkabı severleri tam şurada bekliyorum: https://www.shoepera.com/








Konuşan Fikirler Blog

Merhaba, Ben https://www.konusanfikirler.com . Mühendisim, tasarımcıyım, müzisyenim aynı zamanda blog yazarıyım. Beni en çok mutlu eden daima müzik ve bilinmeyeni arayışım olmuştur. O yüzden blogumda yoğun olarak ilginç, gizemli ve eğlenceli içerikler hazırlıyorum. Aynı zamanda araştırmayı ve okumayı çok severim. Blogumu ziyaret ederseniz sevinirim. 



Aylak Editor Blog

Merhaba,  Ben  https://aylakeditor.blogspot.com/ Eğitimciyim. Ankara'da yaşıyorum. Bloğumda spor, edebiyat, eğitim, kültür- sanat ve yaşama dair içerikler paylaşıyorum. Okuma ve yazma sevdalısıyım. 


30 Oca 2019

Çocuklarda Bronşit Nasıl Anlaşılır?



Akciğerlere ait hava yollarının iltihaplanmasıyla oluşan ve kış aylarında kendini gösteren bronşit çocukları daha fazla etkiliyor. Bronşit, soluk borusundan dallanarak akciğerlere yayılan hava borularını örten zarın akut veya kronik olarak iltihaplanması anlamına geliyor. Çocuklarda daha çok akut bronşiolit görüldüğünü söyleyen Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı Yrd. Doç. Dr. Emre Çenesiz bronşite yakalanan çocuklar için ailelere önerilerde bulundu, tedavi yöntemlerini anlattı.

Bronşit nedir?
Soluk borusundan dallanarak akciğerlere yayılan hava borularını örten zarın akut veya kronik olarak iltihaplanmasına denir. Akut bronşiolit ve kronik bronşit olmak üzere ikiye ayrılır.
Daha sık görülen akut bronşiolit genellikle soğuk algınlığı veya diğer akciğer enfeksiyonları sonrası gelişir. Bronş tüplerinin devamlı hasarı ve iltihabı olan kronik bronşit ise çok ciddi bir durumdur. Genellikle yetişkinlerde görülür ve sigara içmeye bağlıdır. Kronik bronşit kronik obstruktif akciğer hastalıklarından bir durumdur.

Belirtileri nelerdir?
Balgamlı öksürük
Yorgunluk
Nefes sıkışması
Hapşırma
Gözlerde kızarıklık
Boğa ağrısı
Ateş
Burun akıntısı

Ne zaman doktora başvurmak gerekir?
Çocuklarda daha çok akut bronşiolit görülür. Bunun sebebi akut bronşiolite yol açan viral hastalıklardır; boğmaca, grip, kızamık veya tifo’dur. Çocukta akut bronşiolit varsa bronşlardaki iltihapların düzelmesinden birkaç hafta sonra öksürük devam edebilir. Öksürük belirtileri 15-20 günden fazla ise, yüksek ateş, hırıltı ve nefes darlığıyla birlikte çocuğunuzu gece uykudan uyandırıyorsa mutlaka hekime başvurulması ve ihmal edilmemesi gereklidir. İlerleyen safhalarında balgamlı öksürük de görülen akut bronşiolit tedavi edilmezse kronik bronşite dönüşebilir bu da hastalığın ciddiyetini arttırır.

Risk faktörleri nelerdir?
  • Toz, polen, hayvan tüyü gibi alerjenler
  • Çocuğun bağışıklık sisteminin düşük olması
  • Hava kirliliği
  • Astım
  • Kronik sinüzit
  • Bademciklerin şişmesi
  • Reflü
  • Sigara
Nasıl tedavi edilir?
Akut bronşiolit genellikle 2-3 hafta içinde düzelir. Ancak akut bronşiolit sık tekrarlarsa kronik bronşit gelişebilir. Ayrıca altta yatan astım gibi bir durum olup olmadığı incelenmesi gerekir. Akut bronşiolitte bakteriyel enfeksiyona bağlı olarak antibiyotik verilebilirTedavide esas olan hava yollarının genişletilip oksijenlenmenin artırılmasıdır. Yeterli miktarda sıvı tüketimi ve hava yolu açıklığının temini için burun tıkanıklığının giderilmesi gerekir. Ateş varsa, akciğer filminde zatürre ile uyumlu iltihabı alan varsa, orta kulak iltihabı gibi komplikasyonlar mevcutsa antibiyotik kullanılmalıdır. 2 yaşın altındaki çocukların tedavisinde geç kalınmamalıdır. Akut bronşiolit, astım gelişme riskine karşı takip edilmelidir.

Ebeveynler nelere dikkat etmelidir?
  • Aileler çocukların yanında kesinlikle sigara içmemeli, mümkünse sigarayı bırakmamalıdır. Sigara içen kişilerle aynı evde yaşamak bronşit gelişmesini artıran en önemli nedendir.
  • Bağışıklık sistemi güçlendirilmelidir.
  • Çocuğun uyuduğu odaya nefes almasını kolaylaştıracak buhar makinesi konulabilir.
  • Sıvı alımı artırılmalıdır. Çocuğun solunum yollarında biriken balgam su ile daha akışkan hale gelerek balgam atımını kolaylaştırır.
  • Daha rahat nefes alması için yatarken bebeğin başı yükseltilmelidir.
  • Sık ve az miktarlarda beslenmelidir.

21 Oca 2019

Pastane Usulü Şekerpare Yapımı

ev yapımı şekerpare
Pastane Usulü Şekerpare Yapımı 

Herkese merhaba,

Bugün sizlere ağzınıza layık bir şekerpare tarifi ile seslenmek istedim. Pastanelerde yediğimiz şekerpareler genel olarak evde yaptıklarımızdan daha çok sevilir öyle değil mi? İşte o lezzeti arayanlar için Pastane Usulü Şekerpare Yapımı 

Şekerparemizi önce şerbetten yapmaya başlıyoruz.


Şerbet Yapılışı


Malzemeler ;

3 su bardağı şeker
3.5 su bardağı su
1 dilim limon

Şeker ve suyu kaynayana kadar arada karıştırın. Ardından 5-10 damla limon sıkarak kalan dilimi de aroma vermesi için şerbete ekleyin.
Bu şekilde 8-10 dk. daha kaynatarak soğuması için kenara alın.

Şekerapare hamurunun yapılışı



Malzemeler

125 gr. Terayağ,
1 su bardağına yakın pudra şekeri
Yarım çay bardağı irmik
2 yumurta ( sarının birini üzerine sürmek için kenera ayırıyoruz)
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Yaklaşık 3 su bardağı un ( son bardağı azar azar ilave ederek, ele yapışmayan çok da sert olmayan bir hamur yapın)

Önce tereyağ, yumurta, irmik ve pudra şekerini yağla özdeşleşene kadar karıştırın. Ardından diğer malzemeleri ekleyin. Unu eklerken son bardağı azar azar ilave ederek, ele yapışmayan çok da sert olmayan hamur yapın.

Ardından bezelere ayırararak şekerpare görüntüsü  verin. Burada Efe de olaya karıştığından biz bazılarını yuvarlak yapıp üzerine fındık koyduk J Ayırdığınız yumurta sarısına birazcık sıvı yağ ekleyerek tatlılarınızın üzerine sürün. Bu parlak olmasını sağlıyor.  Ben tepsiye koyduğumda çekmeyi unuttuğumdan fırının içinde çektim 


Şekerpare Yapımı
Pastane Usulü Şekerpare Yapımı 

180 derecede önceden ısıtılmış fırında şekerğareleri pişirin. yaklaşık 40 dakika falan sürüyor. Ne yazık ki süre tutmayı yine unuttum. Altı piştiğinde oda pişmiş oluyor. Resimden de gördüğünüz üzere yağlı kağıt sermedim. Tepsinin altına yağ sürmeye de gerek yok. Merak etmeyin hamur yağlı bir hamur olduğundan tepsiye yapışmıyor.


Fırından aldığınız şekerpareler ilk sıcaklığını üzerinden attıktan sonra, zaten kenarda soğumuş olan şerbetinizi şekerparelerin üzerine dökün. Tün şerbeti bitirene kadar boşaltın çünkü içindeki irmik de şerbetle beraber şiştiğinden çekiyor.

Ertesi güne kalırsa daha iyi çekmiş olur ama biz iki saat sonra tüketmeye başladık. Akşam yemeğinde de son kalanları yedik. 

Üzerini fındık, fıstık ile süsleyebilir dilerseniz kaymak yada sondurma ile servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun.

Sevgiler

Şafak

14 Oca 2019

Epson SC-T Serisi, 2019’un Yıldızı Parlayacak Modelleri Olacak



Herkese merhaba,

Teknoloji gün geçtikçe kendini yeniliyor. Eskiler hatırlarlar, yazıcı öyle her evde bulunmaz, yazarken cit cit diye ses çıkaran yazıcılarda delikli ve sürekli kağıt takarak çalıştırırdık. Sonra yeni modeller çıktı. Şimdi ise istediğiniz an elinizin altında olabilen, sadece yazıcı olarak değil, fotokopi ve scanner olarak kullanılan modeller mevcut.

Bugün ise sizlerle Lidya Grup Mehmet Döner 'in Epson markası ile ilgili anlattıklarını paylaşacağım. 

“Epson SC-T serisi, 2019’un yıldızı parlayacak modelleri olacak” 

Dijital baskı sektörünün lideri Lidya Grup, alanında dünya markaları olan Xerox, Epson ve EFI’nin Türkiye distribütörlüğünü yapıyor. Temsil ettiği üç dünya markası, kendi kulvarlarında teknolojiye öncülük ederek, yeni ürün serilerini, dünya ile eş zamanlı olarak ülkemizde konumlandırıyor.

Epson’un geniş formatlı yazıcılarındaki mevcut modelleri reklamcılar ve kopyalama merkezleri tarafından tercih edilmektedir. Epson yeni nesil geniş format yazıcısı SC-T serisini ise, geçtiğimiz yıl Kasım ayında, ofislerin ve kurumsal müşterilerin hizmetine sundu. Böylece, inşaat, emlak, okullar, mühendisler gibi birçok meslek dalında faaliyet gösteren ofislere ve kurumsal pazara da adımını atmış oldu.

Epson’un sahip olduğu üstün teknolojiyle pazardan yoğun ilgi gördüğünü kaydeden Lidya Grup Geniş Format Ürünler Satış Müdürü Mehmet Döner, şunları söyledi:

“Epson SC-T serisi, iç mekan baskılar için, daha inovatif, son kullanıcıya yönelik olan, kullanım kolaylığı sağlayan, teknolojiyi tam anlamıyla yakalayan ürünler oldu. Epson, küçük işletmelere, ofislere, eğitim merkezlerine, kamu kurumlarına, inşaat firmalarına, perakende mağazaları gibi iç mekan baskı işlerini kendi ofis ortamında çözmek isteyenler için bu yeni ürün serisini çıkardı. Kafa ünitesi dahil sahip olduğu teknoloji, baskı kalitesi, düşük sahip olma maliyeti gibi birçok artısı bulunan Epson SC-T serisi, 2019’un yıldızı parlayacak modelleri arasında yer alacaktır” dedi.

Diğer markalara da kafa üreten Epson, kendi ürünlerinde özel kafa ünitesi kullanıyor

Epson ürünlerinde; kalite, inovasyon, performans gibi birçok artının yer aldığını anlatan Lidya Grup’tan Mehmet Döner, konuşmasına şöyle devam etti:

“SureColor SC-T serisi geniş formatlı yazıcılarda, kalite, inovasyon, performans dahil herşey var. Toplam sahip olma maliyetinin ekonomik olması, özellikle geniş formatlı yazdırma işleri bulunan ofislerin ve kurumsal işletmelerin, dış kaynak kullanım ihtiyacını ortadan kaldıracaktır. Nitekim yeni SureColor SC-T serisi, tüm geniş formatlı yazıcılardan daha küçük boyutta olması nedeniyle de, çalışma alanlarına rahatlıkla sığmaktadır. Tüm bu artılarından daha da önemlisi, serideki her yazıcı Epson’un kendisine özel olan eşsiz PrecisionCore baskı kafası teknolojisine sahip olmasıdır. Bilindiği üzere Epson, dünya geneline, makinenin can damarı olan “kafa ünitesi”ni üretmektedir. Yılda milyonlarca adet ürettiği kafa ünitelerini de, pazardaki diğer firmaların hizmetine sunmaktadır. Epson kendi markasıyla ürettiği geniş formatlı yazıcıları içinse, Tfp micro piezo teknolojisini kullanarak kendisine özel kafa ünitesi üretmektedir. Epson’un kendisine özel ürettiği kafa ünitesi yedek parçalar arasında bulunmaktadır. Epson’un kafa ünitesinin 2 yıl garantili olması ve yedek parça statüsünde yer alması da, doğal olarak makinenin baskı ve işletim maliyetlerini aşağıya çekmektedir. Yeniden özetleyecek olursak, Epson SC-T serisinde, 2 ana modelin altında 6 farklı ürün modeli çıkardı. Bu serideki modellerin adı, 3100, 3100n, 5100, 5100n, 3400, 3400n, 5400 oldu. Bu seri, inşaat firmaları, emlakçılar, market zincirleri, eğitim kurumları, küçük işletmeler gibi, baskı işleri olan işletmelerin, kendi işlerini işletmelerinin içerisinde yapabilmelerine imkan vermektedir. Epson’un endüstriyel pazarın hizmetine sunduğu geniş formatlı yazıcıların, ofis ortamına uyarlanmış versiyonu olan SC-T serisi, sahip olduğu üstün özellikleri nedeniyle kurumsal şirketlerin ve ofislerin yoğun talebiyle karşılaşmaktadır. Epson makineleri kısaca, üstün performansı ve üretkenliği garantileyen teknolojisiyle, her boyuttaki işletmeler için mükemmel sonuçları ortaya çıkarmaktadır. Ofisinizin bir köşesinde olan bu geniş formatlı yazıcılar, aynı zamanda printer özelliği de sunarak, A3 ve A4 kağıt çıktılarının alınmasına da imkan sağlamaktadır. Ürünlerin wifi bağlantısı var, direk usp’lerden çıkış alınmakta ve günümüzün teknolojik gereksinimleri makinelerin üzerinde mevcuttur. Özetle, ister geniş formatlı yazıcıya ilk kez yatırım yapılsın, ister güncel yazdırma ve kopyalama olanakları genişletilmek istensin. Epson SureColor SC-T serisi, işletmelerin tümüne çözüm sunacaktır” diye konuştu.  

Ülke genelinde “bayi kanalı” yapılanması kuruyor

Epson’un ofisler ve kurumsal işletmeler için pazara sunduğu yeni nesil geniş format yazıcısı SC-T serisi, kamu ve özel sektördeki tüm firmaların ihtiyacını karşılaşacak teknoloji ve kaliteyi sağlamaktadır. Ülke geneline daha etkin hizmet verebilmek için SC-T serisi için bayi kanalı yapılanmasına başladıklarını ifade eden Mehmet Döner, şunları kaydetti:

“Geçtiğimiz yıl itibariyle SC-T serisi ürünleri için, bayi kanalı atama görüşmelerimiz devam ediyor. Bu yılın ilk yarısında bayi kanalı yapılanmamızı tamamlamayı planlıyoruz. Lidya Grup’un ülke genelinde sahip olduğu yapılanması bugüne kadar ağırlıklı olarak endüstriyel üreticilere hizmet verirken, bu yeni ürün grubuyla ofislerin ve tüm işletmelerin ihtiyaçlarını da karşılamış olacağız. Bu yıl bu ürün grubuna yoğun talep olarak, başarılı olacağımızı öngörüyoruz. Örneğin, 10 şubesi olan bir market zincirini düşünelim. Bu market zincirinde kampanyalı ürün satışlar olmakta ve iç mekandaki tanıtım bannerleri sürekli değişebilmektedir. Şuan dışarıda yaptırılmakta olan bu işler, SC-T serisi ile kurum içerisinde yapılıyor olacaktır. Böylece hem zamandan, hem maliyetten ciddi bir tasarruf sağlanacaktır. Aynı zamanda, Epson’da tüm ürünler, ekolojik olarak sürdürülebilir bir yaşam döngüsü düşünülerek geliştirilmektedir. Epson, ürünlerini tüm yaşam döngüsü boyunca çevresel etkileri ve CO2 emisyonlarını en aza indirme bakış açısıyla tasarlanıyor. Epson, maliyetleri düşük tutmaya yardımcı olan ve kolay değiştirilebilen, çeşitli boyutlarda mürekkep kartuşu seçenekleri de sunmaktadır” şeklinde konuştu.


Her işletme için geniş formatlı yazıcı olan “Epson SC-T Serisi” hakkında

**Mimarlar: CAD tasarımlarını, olağanüstü ayrıntılarda gösteriyor. SC-T serisi geniş formatlı yazıcılar, CAD yazdırmanın ve çizimin, ozalit kopyaların yanı sıra müşteriler ve projelerin yasal süreçlerinin ihtiyaç duyulan ticari teklif ve belge gereksinimlerini karşılamaktadır.

**Reklam ajansları: Hızlı ve sorunsuz bir biçimde canlı, göz alıcı reklamlar yaratarak, müşterilerin dikkatlerini çekebilirsiniz. Büyük fotoğraf kalitesindeki posterlerden flamalara dek her şeyi basmak mümkündür.  

**Mühendisler: Düşük maliyetler ve yüksek hızlar, SC-T serisi geniş formatlı yazıcıları mühendisler için ideal kılmaktadır. İhtiyaç duyduğunuzda ayrıntılı ve doğru resimler, büyük ölçekli çizimler, şemalar, ozalitler ve daha fazlasını üretebilirsiniz.

**Küçük işletmeler: Posterlerden afişlere, sunumlardan grafiklere kadar işletmeniz için gereken tüm ürünleri basabilirsiniz. Geniş formatlı yazdırma, markanızın imajını ileri bir seviyeye taşıyarak, işletmenizi rekabette daima ön plana çıkaracaktır.

**İnşaat sektörü: Geniş formatlı bir yazıcı ile CAD çizimlerini veya diğer plan görüntülerini kağıt üzerine aktarmak kolaydır. Hızlı şekilde bina içi işaretleri, bina giydirmeleri gibi afişlerin çıktılarını kurum içerisinde üretebilirsiniz. 

**Eğitim kurumları: Okullarda sınıf içlerinde kullanılacak basılı tanıtım materyalleri, öğrencilere ve öğretmenlere eğitim sırasında ilham veren bir görsellik sunacaktır.  

**Emlak işleri: Emlak sektöründe çalışanlar, kendi panoları, ilanları ve gerekirse bölge haritaları hakkında bilgiler vererek, müşterilerine iyi bir sonuç sunmak için çalışmaların çıkışlarını alacaklardır.  


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...