22 Mar 2019

Lifecell’den Akıllı Kamera: SUPERCAM

SUPERCAM ile Sevdiklerinize Gözünüz Gibi Bakın

Teknolojilerle deyimler çok bağlantılı aslında. Mesela “gözün gibi bak”. Ne güzel bir deyim değil mi? Bir şeyin ne kadar değerli olduğunu göstermek için söylenir. Eski zamanlarda önemsediği şeylerden ayrılmak zorunda kalan insanlara güven vermek için.



Zaman ilerlese de ihtiyaçlar değişmiyor. Deyimler ve ihtiyaçlar da teknoloji ile birlikte yeni anlamlar kazanıyor.

Gözün gibi bak deyimi için de başka bir çözüm var artık. Yeni bir teknoloji: Supercam

Supercam evini, işini, evcil hayvanını, bebeğini… insanın önemsediği ne varsa gözü gibi bakabilmesi için yapılmış bir hizmet. Lifecell’in sunduğu güvenlik hizmeti Supercam ile kamera sistemlerinizden evinizi mobil uygulama sayesinde izleyebiliyor, geriye dönük kayıtlarınıza ulaşabiliyorsunuz. Çift taraflı konuşma özelliği ile cihaz üzerinden iletişim kurabiliyor, davetsiz misafirler için alarm alanı oluşturabiliyorsun. Tüm bu özellikleri ile gerçekten sevdiklerine gözün gibi bakabiliyorsun.



Üstelik bu teknolojiyi Lifecell’liler ve Turkcell’liler avantajlı şekilde kullanıyor. Supercam ile birlikte uygulama içinde kullanabilecekleri 5 GB internet de beraberinde geliyor.

Supercam’in paket özelliklerini gözden geçirin, avantajlı fırsatları kullanın, siz de sevdiklerinize gözünüz gibi bakın.

Akıllı Paket: 7/24 izlemenin yanında hareket alarmı, video ve görüntü kaydetme/paylaşma özelliklerinin kullanılabildiği paket.



Bulut Paketi (7 veya 30 gün): 7/24 izlemenin yanında hareket alarmı, video ve görüntü kaydetme/paylaşma ve 7 gün veya 30 gün geriye sarma özelliklerinin kullanılabildiği paket.

Not: Supercam, ücretsiz kurulum, 7/24 destek hizmeti, gece gündüz 1080p (HD) çözünürlüğünde izleme imkanı, alarm alanında hareket olması durumunda telefonuna anında bildirim gönderme ve video klip oluşturup paylaşma özellikleri ile birlikte kullanılabilmektedir.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

19 Mar 2019

Ahşap Hobi Malzemesi Alışverişim


Hobi Malzemesi Alışverişim
Ahşap Hobi Malzemesi Alışverişim


Merhaba,

Her insanın bir hobisi olmalı demişler ya, bence çok doğru demişler. Benimde bir iki yıldır hobim rölyef. Önce tablo benzeri çalışmalar yaptım halen de devam ediyorum ama son zamanlarda anahtarlık, ekmeklik, çerceve gibi şeyler de yapmaya başlamıştım. Geçtiğimiz hafta çocuklara anı kutusu yapmak istedim. Hem büyürken anılarını doldursunlar içine, hemde beni her zaman hatırlasınlar istedim. Daha önce anneme bir ekmeklik yapmıştım. Ve aslında o kutular ekmeklik yerine anı kutusu olarak daha da güzel olur diye düşünmüştüm.

Ancak bu tarz ürünleri her zaman uygun fiyata almak mümkün olmuyor. Geçen sene 55 TL ye almıştım büyük bir yapı marketten. Bu sefer internetten biraz araştıma yapayım dedim. Oldukça uygun fiyatları ile Hobi Yap Sat diye bir mağaza gördüm. Bu nedenle Ahşap Hobi Malzemesi Alışverişimden size de bahsetmek istedim. 

Ürünleri bir hafta içinde elime ulaştı. Kredi kartı ile ödeme de mevcuttu. Ben de çocuklar için 2 adet kutu, 2 büyük ve farklı olduğunu düşündüğüm anahtarlık ve 1 adet çerçeve aldım.  

Benim önceki kutumda kapı ve çerveler kendisindendi. Ancak boyamak çok zor olmuştu. Bu kutuda kapı ve çerçeveler yoktu. Onları kendimde yapabilirdim ama sitede fiyatı uygun gördüğümde siteden almayı tercih ettim. 

Sitede, hobi boyaları, ahşap ürünler ve hobi yardımcı ürünleri mevcut. Yaptığınız alışverişlerden puan kazanıp sonraki alışverişlerinizde kullanabiliyorsunuz. 

Sitede gördüğüm en büyük eksiklik, kargo ücreti oldu. Bir çok sitede olan belli bir alışverişin üstünde kargo bedava gibi bir özellik yok. 

Ahşap Hobi Malzemesi
Ahşap Anahtarlık Boyama


Şimdi ön boyamalarım var. Sadece anahtarlıklardan birini tamamladım. Dİğerlerini de kısa sürede tamamlayabilirim inşallah. Onları bitirince de instagram hesabımdan paylaşacağım.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere

Sevgiler
Şafak


11 Mar 2019

Diz Ağrısında Doğru Bilinen 9 Yanlış

Diz Ağrısı 



Diz ağrıları, genellikle 40 yaş üstü bireyler ve sporcuların yaşadığı en genel iskelet sistemi sorunlarındandır.

Diz ağrılarının nedenlerini anlatan Therapy Sport Center’dan Uzman Fizyoterapist Altan Yalım, şunları söyledi:

“Bu ağrılara yaş, kilo, romatizmal hastalıklar, aşırı sportif zorlamalar veya kalıtsal sorunlar neden olabilir. Yaş ve kilo, diz kıkırdağında yumuşama ve zorlanma neticesinde aşınmaya sebep oldukları için bilinen en genel nedenlerdir, denilebilir. Bu rahatsızlıkların nedeni tek olmadığı için de, tedavilerinde farklı yollar izleniyor. İyi teşhis, tedavinin en önemli ayağıdır ve bu yüzden mutlaka uzman görüşü alınmalı ve tedavi planlanmalıdır” dedi.

Orta süreli ağrılar için uzman görüşü alınarak gerekli tedaviye başlanılması gerektiğinin altını çizen Uzman Fizyoterapist Altan Yalım, diz ağrısında genel olarak yapılan yanlışlara değinerek şunları belirtti: 


1-Yanlış: Her diz ağrısının nedeni aynıdır.
1-Doğru: Her diz ağrısının nedeni aynı değildir ve bu nedenle tedavilerde de farklılıklar görülebilir. Örneğin, her sorunun ilk tedavisi soğuk yada sıcak uygulamalar değildir, bazen sadece istirahat etmek bile sorunu çözebilir.

Sporcularda Ağrı


2-Yanlış: Menisküs veya bağ yaralanmaları sadece sporcularda görülür.
2-Doğru: Menisküs veya bağ yaralanmaları sadece sporcularda görülür fikri de, bir başka yanlış düşüncedir. Özellikle menisküs sorunları, menopoz sonrası kadınların yaklaşık %30’nda görülen bir sorundur. Benzer şekilde, bağ yaralanmaları da görülebilmektedir.

3-Yanlış: Ağrı kesicilerin kullanımı ağrıları engeller.
3-Doğru: Ağrı kesicilerin kullanımı ağrıları engeller görüşü de, yanlış olmasa da eksiktir. Diz sorunlarına neden olan asıl soruna yönelik tedavi uygulanmazsa, zamanla bu ilaçlar da etkisiz kalacaklardır.

4-Yanlış: Kuvvetlendirirsem geçer.
4-Doğru: Kuvvetlendirirsem geçer düşüncesi de, benzer şekilde eksiktir. Kuvvetlendirme, tedavinin bölümlerinden birisi olsa da, yapılan egzersiz programı uzman tarafından hazırlanmadıysa, zorlamamamız gereken açılarda egzersiz yapmak olayı daha da vahim hale getirebilir.

5-Yanlış: Topuklu ayakkabı rahatlatır.
5-Doğru: Topuklu ayakkabı rahatlatıyor düşüncesi de, bir başka yanlıştır. Topuklu ayakkabılar, yükü diz önüne bindirmeleri sebebiyle bazen dizin iç tarafındaki ağrıları rahatlatabilse de, zamanla ön diz ağrılarına sebep olabilirler.

6-Yanlış: Dizi korumak için dizlik kullanılır.
6-Doğru: Dizi korumak amacıyla bilinçsizce kullanılan dizlikler de, zamanla diz kaslarında kuvvetsizliğe sebep olup, yükün ekleme daha çok binmesine ve durumun daha da zorlaşmasına yol açar.

7-Yanlış: Merdiven çıkmak diz kaslarını kuvvetlendirir.
7-Doğru: Merdiven çıkmak diz kaslarını kuvvetlendirir düşüncesiyle devamlı merdiven kullanmakta, özellikle diz kapağının arkasındaki kıkırdakta aşınmaya neden olarak, ön diz ağrısına sebep olabilir.

Diz Ağrıları


8-Yanlış: Gencim dizlerimde sorun olmaz.
8-Doğru: Gencim dizlerimde sorun olmaz düşüncesi de, doğru değildir. Özellikle aşırı ağırlık çalışan gençlerde de, gerek yumuşak doku, gerekse de kıkırdak zorlanmaları sıklıkla görülmektedir.

9-Yanlış: Profesyonel spora yönelmiş çocuklarda ortaya çıkan ağrı, büyüme ağrısıdır.
9-Doğru: Profesyonel spora yönlenmiş 12-16 yaş grubunda ortaya çıkan ağrılar, büyüme ağrıları denilerek, göz ardı edilebilmektedir. Ancak bu gruptaki diz ağrılarının nedeni, genellikle kas kemik bağlantısında ortaya çıkan zorlanmadır. Tedavisi uygun şekilde yapılmazsa, spordan kopuşla sonuçlanabilir. 

12 Şub 2019

Kim Bu Emeklilikte Yaşa Takılanlar?



Herkese merhaba, mutlu haftalar,

Uzun zamandır yazmak istediğim bir konu bu "Kim bu emeklilikte yaşa takılanlar" konusu. Bazılarımızın , özellikle de benim yaş grubumda olanların çok iyi bildiği, otuz yaş altı gençlerin pek bilmediği,  1999 'da çıkan yasadan zarara uğramadan emekli olan bir çok kişinin de pek fazla ilgisini çekmeyen bir konu. Oysa hayatımızda, ailemizde, akrabalarımızda en az bir kişi Emeklilikte Yaşa Takılan mağdurlardan.


Emeklilikte yaşa takılanlara kısaca EYT deniyor. 



Emeklilikte Yaşa Takılanlar Anıtkabir'de


Emeklilikte yaşa takılanlar, Pazar günü Ankara'da saat 09:00 'da Anıtkabir'de buluştu, ardından EYT’liler, öğle saatlerinde de Yenimahalle’deki Nazım Hizmet Kültür Merkezi’nde toplandı. Ben bunları facebook EYT grubundan takip edebildim. Sosyal medyadan öğrendim, çünkü toplantı günü hiçbir kanalın haber programlarında bu buluşmaya yer verilmedi. Ertesi sabah bir kaç kanalda çıkmış ama ne yazık ki, bu konu gündeme geldiğinden beri, gerçekten EYT'nin dertlerini tam anlamı ile anlatan, olaya insani açıdan empati kurarak yaklaşan programlar bir elin parmaklarını geçmez. Bu sabah da internette mesnetsiz iddialarla insanların midesini bulandırmaya çalışan tv programı ve gazete haberi okudum. İnanılmaz.. Dün orada olan kişiler ne yapıp edip, oraya gelebilen yada Ankara'da yaşayan kişilerdi eminim. Bazı partiler diyelim destek verdi. E ne olacak? Sonuçta partiler zaten bu halk için değil mi?  Hala anlamak istemiyorlar. O insanlar bu ülkenin halkı. İçinde her partiden insan var. İçinde her kökenden halk var. Yani onlar Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı ve yıllardır bu ülkeye vergi ödüyorlar. 


Bir çok haber programı yada gazete yazarı bilinçli yada bilinçsiz olarak erken emeklilik isteyenler diye olayı nitelendiriyor. Oysa hiç biri erken emeklilik istemiyor. 







Peki emeklilikte yaşa takılanlar ne istiyor?


Onlar işe girdikleri tarihte geçerli olan kanunla emekli olmak ve 1999 kanunu ile  ellerinden alınan haklarının geri verilmesini istiyorlar. Yani ben işe 1999 yılında girdiysem, o zaman geçerli olan 25 (kadınlarda 20) yıl ve günümü doldurduğumda emekli olayım istiyorlar. 


2012 yılında facebook da bir grup kurdular. İşe girdikleri tarihte geçerli olan şartlarla, Emeklilik haklarını geri almak istediklerini o kadar çok dile getirdiler ki, facebook da üye sayıları büyüdükçe büyüdü. Her şehirden, farklı farklı siyasi görüşleri olan yaklaşık 727 bin kişiyi buldu. 2015 yılında ise dernekleştiler.  



Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği


Siyasi partilerin seçim vaadleri içinde yer aldıklarını da görünce, haklarını geri alacaklarına daha da inandılar. Bazı şehirlerde toplantılar düzenlediler. Bir parti dışında tüm partilerin kanun teklifi hazırlandı. Kimisi reddedildi kimisi görüşülmeyi bekliyor, bir partide ülke ekonomisinin bozulacağını bahane ederek yan çizdi. Çünkü sayının çok fazla olduğu ve ekonomiye yıllık ilave maliyetin 26 milyar lira olduğu söyleniyor. İşin en üzücü yanlarından biri ise haklarını geri alırlarsa, kimse gerçek emekli olacak kişinin sayısını ve maliyetini tam olarak bilmiyor. Bu konuda SGK tarafından yapılmış resmi bir bilgilendirme mevcut değil. 



EYT Ankara Buluşması


İsterseniz bilmeyenler için ETY mağdurlarının durumu şöyle özetleyeyim.


Ülkemizde , memurlar, işverenler ve özel banka sandığı ile hizmet veren bankalar dışında çalışan herkes Sosyal Sigortalar Kurumu'na bağlı olarak çeşitli yıllarda farklı şartlarda, maaşlarından ssk primi kesilerek çalıştılar.  Benim tanık olduğum en yakın dönem, yani 8 Eylül 1999 tarihinde çıkartılan kanundan önce, işleyiş şu şekildeydi. 


Erkeksen 25 yıl, kadınsan 20 yıl sigortalık süreni ve bu süre zarfında 5000 iş gününü doldurunca emekli oluyordun. Örneğin kendimden bilgi vereyim. 


1974 doğumluyum. Sigorta girişim 1991. Ancak o tarihte, 18 yaşında olmadığım için  benim giriş yılımı 1992 kabul ediyorlardı. 20 yılı doldurduğum 2012 yılında eğer 5000 iş gününü de doldurduysam emekli olacaktım.  Yani 38 yaşında. Tabi çocuk sahibi olmak istediğimde, çocuğumu kendim büyütmek istersem emekli olma yaşım artacaktı yada çocuğumun büyüdüğünü göremeden çalışmaya devam edecektim. Eğer birde üniversite falan okumak istersem, işe giriş yılım artacağından yine yaşım bu durumdan etkilenecekti. 


( 18 yaşındaki birinin küçük yaşta çalışması aslında bir ülke için çok üzücü. Kaldı ki çalışma hayatına 1988 yılında staj sigortası ile başladım. Okul bitti çalışmaya devam ettim, ancak o zamanlar böyle bilgisayardan falan çalışma süremi göremediğimden sigorta girişimi yapmayan şirkete de hakkımı helal etmiyorum) 


Eğer ben erkek olsaydım, o zaman da emeklilik yaşım 5 yıl artarak, 43 yaşında emekli olacaktım. Liseden mezun olup çalışma hayatına atıldığımı farz edersek, henüz ergenken yaşıtlarım gezip tozarken ben çalışacaktım. Ya da askere gidecek, ( o zamanlar böyle herkes bedelli askerlik yapamıyordu) Askerlik borçlanması yaparak 43 yaşında emekli olacaktım. Ya da 45 yaşında emekli olacaktım.  


Şimdi, "Ama çok da erkenmiş canım!" diyenler olacaktır eminim. O zaman yazımı okumaya devam edin. Çünkü yazı sonunda eminim fikriniz değişecektir. 


Ardından 8 Eylül 1999'da apar topar, kademeli emeklilik kanunlaştı. Bu kanun büyük 1999 Ağustos depreminden çok kısa süre sonra çıkartıldığından kimse tam olarak ne olduğunu, nasıl etkileneceğini anlamadı. 


Bu kanun 1999 öncesi işe girenler için kademeli yaş ve gün şartını getirdi. Öyle ki işe giriş gününüz 1 gün farklı olursa bu sizin bir yıl geç emekli olmanız demek.


1999 öncesi işe girenler ne zaman emekli olur?
Ne zaman Emekli Olurum
Mesela, ben yeni kanuna göre, 1991 yılında işe başladığımdan 48 yaşımı doldurduğum tarihte 5525 günü doldurduğumda emekli olabiliyorum. Benim durumumdaki biri için 10 yıl fazla çalışma demek bu durum. Tabi işten ayrılıp, gün ve yıl şartımı tamamladığım için yaşımı bekleme şansım var. Ama bu eğer çalışmak zorunda değilsem. Yani, geçimimi başka bir şekilde devam ettirebileceksem mümkün. 

Peki ya ben erkek olsaydım ( Burada cinsiyet ayrımcılığı yapmıyorum, yalnış anlaşılmasın, bugünkü ekonomik durumda zaten kadınlarda çalışmak zorunda çünkü, 2.000 TL olan asgari ücretin iki katı da maaş alsanız, çoluk çocuğunuz da varsa geçinmek çok ama çok zor) o zaman mutlaka ama mutlaka çalışmaya devam etmeliydim.  


Hürriyet gazetesi haberine göre ; Türk-İş'in araştırmasına göre, kasım 20198 tarihinde 4 kişilik ailenin açlık sınırı bin 943, yoksulluk sınırı 6 bin 328 lira hesaplandı.
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/4-kisilik-ailenin-aclik-siniri-bin-943-tl-41032445

Ama 1998 yılında işe giren bir kişi kadınsa, 55 , erkekse 60 yaşında emekli oluyor. 

Ve işin daha da kötüsü, eğer maaşım SSK bildirimlerinde asgari ücretten ise, ya da düşükse benim maaşım, Emekli maaşım prim sayım arttıkça düşmeye başlıyor. Bunun nedeni de yine kademeli olarak düşürülen, Aylık Bağlama Oranları (ABO). Çünkü emekli olurken Aylık şu şekilde hesaplanıyor.



Emekli Maaşı: Ortalama Aylık Kazanç (X) Aylık Bağlama Oranı (ABO)


Bu konu ile ilgili hazırlamaya başladığım yazıyı da ilerleyen günlerde paylaşacağım. 


Ancak kısaca şöyle soyleyeyim;


Biz eskiler için yıllar farklı farklı oranlarla, en eski çalışmalar en yüksek , en yeni çalışmalar da en düşük şekilde değerlendirildiğinden dönemsel olarak emekli maaşına etkisi değişiyor ve maaş eğer asgari yada asgeri ucretin biraz üzerinden ssk primi olarak yatırlıyorsa bu durumdan olumsuz etkileniyor.


Yani ; çalışmayıp yaşını bekleyen daha fazla maaş alırken, çalışmaya devam eden, prim gün sayısı ve ödediği prim artmasına rağmen maaşı düşükse her ay alacağı maaş daha da düşüyor. 

Peki çalışmadan yaş beklemek bu ekonomik durumda mümkün mü? Tabi ki hayır. 



Gelelim işin bir de duygusal ve reel boyutuna;

Benim babam 1999 öncesi kanunla emekli olanlardan. Küçük yaşlarda çalışmaya başlamış. Ama çalıştığı hiç bir yer sigortasını yapmamış. Ta ki askere gidip gelip bir fabrikada asgari ücretten işçi statüsünde çalışmaya başlayana kadar. Tam 18 yıl o fabrikada üç vardiye çalıştı. Haftada bir gün izin kullandı. 


Sonra bir gün, fabrika küçülmeye gitti ve babamın çalıştığı bölüm kapandı.  babama tazminatı verdiler. Verilen tazminat hesaplama tabi ki asgari maaş üzerinden. Babam parasını aldı geldi. İş aramaya başladı. Bu arada yaş olmuş 43. Firmalar yeni mezun yada vasıfsız eleman çalıştırmayı daha çok sever. Çünkü onlara daha az maaş verir ve genç olduğundan daha sağlıklı olur. Uzun süre iş arayışı devam etti. Ne yazık ki iş bulamadı. Bu arada ben lisedeyim kardeşim ortaokul. Bir diğer kardeşim ise neredeyse bebek. Allahtan evimiz kira değildi ve annemde tutumlu bir kadın. Verdikleri tazminat bir süre idare etti. Sonra para da bitme noktasına geldi. 3 çocuk, bir eş. Nasıl olacaktı? 


Babam evde oturmadı tabi, gitti bir arkadaşının tezgahında ona küçük bir bölüm vermesi üzerine pazarda limon sattı. Ya o arkadaşı olmasaydı? Ben o arada satılan limon parası ile liseyi bitirdim. Üniversiteye gitmek isterdim belki ama üniversite demek masraf demek, aileme bu yükü omuzlatmak istemedim ve çalışmaya başladım.


Şimdi birileri gelmiş diyor ki, "neden 38 yaşında emekli olsunlar ki canım. Bu millete yük." Yaşıtlarım gezip tozup, okula giderken ben o yaşta çalışıyordum. İşte tam da bu yüzden emekli olmayı hak ettim



O zaman sen beni (bizi) okut 22 yaşına kadar çalışmak zorunda kalmayalım, sonra bana de ki 25 yıl sigortalı olarak çalışacaksın. Sonra yaşın dolmadıysa, ve eğer işsiz kalırsan ben sana işsizlik maaşı bağlayacağım. O süre zarfında iş bulamazsan da iş bulup seni yerleştireceğim. Hiç bir zaman beş parasız kalmaman için elimden geleni yapacağım. 


Endüstri meslek lisesi olduğum halde mesleğime uygun iş bulamadım. Muhasebe kursları, daktilo kursları, bilgisayar kursları vs. derken kendimi bambaşka bir sektör içinde buldum. Babam, emeklilik şartlarını tamamladığında da emekli oldu. Ben bir süre daha çalışmaya devam ettim. 


Okula ara verdikten 6 yıl sonra da tekrar üniversite sınavlarına girdim ve üniversiteyi kazandım. O zaman ailemin şartları da değşmişti. Gelirlerinde artış olmuştu ve ben bu sayede üniversiteye gittim. Geliri artmasaydı yine yapamayacaktım. 


Şimdi sizlere de soruyorum, bu insanlar ne yapsın? Sadece faturalara, -hele ki kış aylarında-  700 TL den fazla harcanıyorsa , emekli olsalar dahi tabi ki çalışacaklar. Çünkü bir emekli maaşı ile çocuk mu okutacaklar, yoksa yaşları gelince  evlendirecekler mi? Torunlarına bir kazak bir ayakkabı alamayacaklar mı? Mesela ömürlerinde bir kere bir yere gidip tatil yapamayacaklar mı? Yurt dışından gelen yaşlı turistleri görünce içim burkuluyor. Uçağa binip bambaşka bir ülkeye geliyorlar ama 3 gün ama 10 gün tatil yapıp, gezip tozup gidiyorlar. Tamam belki bazı ülkelerde 65 yaşına kadar çalışıyorlar ama her daim insanca şartlarda yaşıyorlar, işsiz kalırsam ne yaparım diye düşünmüyorlar. Emeklilkte yaşa takılanlar, gezmek tozmak değil, sadece yaşamlarını devam ettirmek istiyorlar.


Emeklilikte yaşa takılanların durumu buyken, çocuklarımızın durumu daha da vahim. Gerekli düzenlemeler yapılmazsa 2008 sonrası işe girenler ne yazık ki mezarda emekli olacak. 



2008 Sonrası İşe Girenler Emeklilik Tablosu

Birde son bilgi olarak, aklınıza takılan sorularda nasıl cevap bulabileceğiniz konusu ile ilgili SGK İŞLEMLERİNİZ İÇİN GEREKLİ BAĞLANTILARı buraya bırakayım. Bunların bir çoğuna kişisel e-devlet şifrenizle de ulaşabilirsiniz. NE ZAMAN EMEKLİ OLURUM ?
SSK: http://uyg.sgk.gov.tr/nezaman/ BAĞ KUR: http://uyg.sgk.gov.tr/EMEKTARWEB/hakKazanma.do EMEKLİ SANDIĞI: http://uyg.sgk.gov.tr/HizmetHesabi4c/default.jsp NE KADAR MAAŞ ALIRIM ?
SSK: http://uyg.sgk.gov.tr/AylikHesap/
EMEKLİ SANDIĞI: ttp://http://uyg.sgk.gov.tr/IkramiyeMaasHesapla4c/Welcome.do
BAĞKUR:
http://uyg.sgk.gov.tr/WS_EMEKTAR_AYLIKGELIRHESAPLAMA4B/AylikHesaplaAction.do?dispatcherMethod=aylikHesaplaSayfa
DOĞUM BORÇLANMASI HESAPLAMA http://www.ssk.biz.tr/2013-dogum-borclanmasi-hesaplam/ SİGORTA TESCİL VE HİZMET DÖKÜMÜ: https://esgm.sgk.gov.tr/Esgm/ EVRAK TAKİBİ: http://uyg.sgk.gov.tr/EvrakArama/ SGK BORÇ SORGULAMA VE ÖDEME: https://onlinetahsilat.sgk.gov.tr/WebTahsilat/index.jsf NOT 1: Yapacağınız bütün bu işlemler hiçbir ücrete tabi değildir. NOT 2: Linkler devletin resmi sayfalarından olduğundan güvenlidir.


Not: Fotograflar internetten alıntıdır. Kaldırılmasını istediğiniz fotograf olursa bana mail adresimden ulaşabilirsiniz. safakkrdnz@gmail.com

Kaynak :


http://iskanunu.com/sizin-sorduklariniz/emekli-maaslari-giderek-dusuk-baglanacak/

http://www.milliyet.com.tr/yazarlar/cem-kilic/emeklilik-hesabinda-1-gun--1-yil-fark-ettirir-1841193/

Emeklilikte yaşa Takılanlar Facebook Grubu

8 Şub 2019

Hangi Blogları Takip Etmeliyim



Herkese merhaba,

Sömestir sonrası, ilk defa bilgisayarımı açabildim. Ev hanımlığı ve annelik çok zor şekerim diyesim var. Mesela şu an yapılacak ütüler ve alınacak tozlar beni bekliyor :) Ama sömestir öncesi yazmaya niyetlendiğim yazıyı daha fazla bekletmek istemedim.

Biliyorsunuz benim sitelerimden biri de, Bloggerlar Paylaşıyor sitesi. Maalesef iki büyük haclenmeden sonra , teknik sorunlardan site yayın hayatına ara verdi. Ancak siteyi kurmaya karar vermeme neden olan Bloggerlar Paylaşıyor facebook grubu, aslanlar gibi paylaşım yapmaya devam ediyor. Neredeyse 1800 blog yazarına ulaştı.  Grupta son bir kaç aydır çok güzel etkileşimler yakaladık. Birbirimizi okuyor, yorumluyor ve eksik bildiğimiz konularda bilgilendiriyoruz. 

Bugünkü yazımda da 21 Aralık - 21 Ocak tarihleri arasında gerek yazı paylaşımlarıyla gerekse diğer arkadaşlarının paylaşımlarına yaptıkları yorumlarla, grupta en çok katılım sağlayan blogları paylaşmak istedim. Hepsine bu heyecan ve emekleri için teşekkür ediyorum. Onları takibe almayı ve okumayı unutmayın. Eminim seveceksiniz. 

Şimdi sizleri onlarla başbaşa bırakıyorum






Neşeli Süs Evim

Merhaba, Meltem ben. Turizmciyim. İtalyada yaşıyorum. Bir oğlum var. Fikirlerimi paylaşarak çevreme katkı sağlamayı sevdiğim için blogumu açtım. 3 yıllık olan blogumda ücretsiz parti setleri, parti fikirleri, bebek & çocuk tasarım fikirleri, dekorasyon fikirleri paylaşmaktayım. Blog adresim
https://neselisusevim.blogspot.com/

Sevgiler 



Ankara Gezginleri

Merhaba, Ben Murat Yılmaz.  Gezi ve seyahat blogu yazıyorum.
Türkiyenin keşfedilmeye değer tarihi ve kültürel zenginliklerini paylaşıyorum. Blog linkim
www.ankaragezginleri.com


Beklerim.


RENKLÄ°BlogSayfam

Renkli Blog Sayfam

Merhaba, Seyhan Türker ben. İstanbul doğumlu ama İzmir’de yetişmiş ve İzmir’de yaşayan ayrıca İzmir ve Mustafa Kemal Atatürk hayranı Üç çocuk annesiyim. Araştırmayı ve bulduğum şeyleri insanlarla paylaşmayı ve konuşmayı çok seviyorum. Konuşamadığım yerlere insanlara da yazarak ulaşmayı tercih ediyorum ve bunu çok seviyorum.Bloğumun adından da anlaşıldığı gibi RENKLİ bir insanım 😂 🌸
http://www.renkliblogsayfam.com/




Serkan Karamsar

Ben Serkan Teknoloji Meraklısı Ve insanlara Yardım etmeyi seven Hayvansever biriyim. Teknoloji konusunda yazdığım, https://androidseruveni.wordpress.com blogu ve Mersin hakkında bilgiler paylaştığım https://mersinyerelrehberi.blogspot.com isimli iki blogum var.


Dert Anası

Dert Anası Dertli Dostum Blog

Merhaba, Ben Gülhan, bizler dert anasıyız. Aslı Apaydın Varol Aso'cumla birlikte. Okuyuculardan gelen dert mesajlarına birlikte çözümler üretmeye çalışırız. Arada bloğumuzda kendimizden paylaşımlar da yaparız. Aso'cumun çektiği foğtoğraflar Aso'nun gözünden yazı dizimizde, eşiyle tanışma hikayesi Varolgiller yazı dizimizde anlatılır. Bunların dışında ben izlediğim dizileri tavsiye ederim. Edebiyatçılar hakkında bazı paylaşımlarda bulunurum. Mitolojilerden bazı hikayeleri kendi üslubumla anlatırım. Yani sadece dertler yok bloğumuzda.  Bu da linkimiz. https://www.dertlidostum.com/

Hepinizi bekleriz.


YaÅŸama Dair

Yaşama Dair

Biz ''Yaşama Dair'' sitesi olarak bir iki aylık siteyiz. Aranıza yeni katılldık. Bu sitede biz iki kişiyiz. İkimizde Ege Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü 3. Sınıf öğrencileriyiz. Bu site açılma sebebı tamamen sınıf arkadaşımın ısrarıyla açıldı. Okulda kendi hazırladığımız ders planlarını paylaşcağımızdan bahsetti. Böyle diyerekten bir baktık biz 2 aylık site olmuşuz. İyi ki açmışız. Sizin gibi güzel insanlarlar tanışma imkanı bulduk. Hepinize teşekkür ederiz. İyi ki varsınız. 🙂Fırsat bulugunuzda sitemize de bekleriz.

https://yasamadairar.blogspot.com


Shopera Blog

Merhaba, Ben Aslı. 14 yıllık bir pazarlama ve marka yönetimi insanıyım. Ayakkabılara olan tutkumu e-ticaret sitelerinde dolaşmak kesmediği için Türkiye'nin ilk ve tek kadın ayakkabıları kulübünü kurayım dedim. Golf ayakkabılarından tango ayakkabılarına ayakkabı evreninde ne var ne yok ayakkabı sever okurlarla beraber irdelemeyi çok seviyorum. Daha 2-3 aylık bebek bir site Shoepera ama kadın okurlar kadar annelerine eşlerine kızlarına ayakkabı armağan etmek isteyen erkek okurlar da Shoepera'ya tahminimin üstünde bir ilgi gösterdi. Devamında Bloggerlar Paylaşıyor Grubu'na katılınca her alandan sizler gibi yepyeni dostlarım oldu. Tüm ayakkabı severleri tam şurada bekliyorum: https://www.shoepera.com/








Konuşan Fikirler Blog

Merhaba, Ben https://www.konusanfikirler.com . Mühendisim, tasarımcıyım, müzisyenim aynı zamanda blog yazarıyım. Beni en çok mutlu eden daima müzik ve bilinmeyeni arayışım olmuştur. O yüzden blogumda yoğun olarak ilginç, gizemli ve eğlenceli içerikler hazırlıyorum. Aynı zamanda araştırmayı ve okumayı çok severim. Blogumu ziyaret ederseniz sevinirim. 



Aylak Editor Blog

Merhaba,  Ben  https://aylakeditor.blogspot.com/ Eğitimciyim. Ankara'da yaşıyorum. Bloğumda spor, edebiyat, eğitim, kültür- sanat ve yaşama dair içerikler paylaşıyorum. Okuma ve yazma sevdalısıyım. 


30 Oca 2019

Çocuklarda Bronşit Nasıl Anlaşılır?



Akciğerlere ait hava yollarının iltihaplanmasıyla oluşan ve kış aylarında kendini gösteren bronşit çocukları daha fazla etkiliyor. Bronşit, soluk borusundan dallanarak akciğerlere yayılan hava borularını örten zarın akut veya kronik olarak iltihaplanması anlamına geliyor. Çocuklarda daha çok akut bronşiolit görüldüğünü söyleyen Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı Yrd. Doç. Dr. Emre Çenesiz bronşite yakalanan çocuklar için ailelere önerilerde bulundu, tedavi yöntemlerini anlattı.

Bronşit nedir?
Soluk borusundan dallanarak akciğerlere yayılan hava borularını örten zarın akut veya kronik olarak iltihaplanmasına denir. Akut bronşiolit ve kronik bronşit olmak üzere ikiye ayrılır.
Daha sık görülen akut bronşiolit genellikle soğuk algınlığı veya diğer akciğer enfeksiyonları sonrası gelişir. Bronş tüplerinin devamlı hasarı ve iltihabı olan kronik bronşit ise çok ciddi bir durumdur. Genellikle yetişkinlerde görülür ve sigara içmeye bağlıdır. Kronik bronşit kronik obstruktif akciğer hastalıklarından bir durumdur.

Belirtileri nelerdir?
Balgamlı öksürük
Yorgunluk
Nefes sıkışması
Hapşırma
Gözlerde kızarıklık
Boğa ağrısı
Ateş
Burun akıntısı

Ne zaman doktora başvurmak gerekir?
Çocuklarda daha çok akut bronşiolit görülür. Bunun sebebi akut bronşiolite yol açan viral hastalıklardır; boğmaca, grip, kızamık veya tifo’dur. Çocukta akut bronşiolit varsa bronşlardaki iltihapların düzelmesinden birkaç hafta sonra öksürük devam edebilir. Öksürük belirtileri 15-20 günden fazla ise, yüksek ateş, hırıltı ve nefes darlığıyla birlikte çocuğunuzu gece uykudan uyandırıyorsa mutlaka hekime başvurulması ve ihmal edilmemesi gereklidir. İlerleyen safhalarında balgamlı öksürük de görülen akut bronşiolit tedavi edilmezse kronik bronşite dönüşebilir bu da hastalığın ciddiyetini arttırır.

Risk faktörleri nelerdir?
  • Toz, polen, hayvan tüyü gibi alerjenler
  • Çocuğun bağışıklık sisteminin düşük olması
  • Hava kirliliği
  • Astım
  • Kronik sinüzit
  • Bademciklerin şişmesi
  • Reflü
  • Sigara
Nasıl tedavi edilir?
Akut bronşiolit genellikle 2-3 hafta içinde düzelir. Ancak akut bronşiolit sık tekrarlarsa kronik bronşit gelişebilir. Ayrıca altta yatan astım gibi bir durum olup olmadığı incelenmesi gerekir. Akut bronşiolitte bakteriyel enfeksiyona bağlı olarak antibiyotik verilebilirTedavide esas olan hava yollarının genişletilip oksijenlenmenin artırılmasıdır. Yeterli miktarda sıvı tüketimi ve hava yolu açıklığının temini için burun tıkanıklığının giderilmesi gerekir. Ateş varsa, akciğer filminde zatürre ile uyumlu iltihabı alan varsa, orta kulak iltihabı gibi komplikasyonlar mevcutsa antibiyotik kullanılmalıdır. 2 yaşın altındaki çocukların tedavisinde geç kalınmamalıdır. Akut bronşiolit, astım gelişme riskine karşı takip edilmelidir.

Ebeveynler nelere dikkat etmelidir?
  • Aileler çocukların yanında kesinlikle sigara içmemeli, mümkünse sigarayı bırakmamalıdır. Sigara içen kişilerle aynı evde yaşamak bronşit gelişmesini artıran en önemli nedendir.
  • Bağışıklık sistemi güçlendirilmelidir.
  • Çocuğun uyuduğu odaya nefes almasını kolaylaştıracak buhar makinesi konulabilir.
  • Sıvı alımı artırılmalıdır. Çocuğun solunum yollarında biriken balgam su ile daha akışkan hale gelerek balgam atımını kolaylaştırır.
  • Daha rahat nefes alması için yatarken bebeğin başı yükseltilmelidir.
  • Sık ve az miktarlarda beslenmelidir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...