9 Kas 2017

Lahana Turşusu Tarifi

Merhaba,

Bugün sizlere Lahana turşusu tarifi vermek istiyorum. Turşularımı kendim yaparım ama ilk defa lahana turşusu denedim. Denemeden önce de internette bayağı bir araştırdım. Beni tanıyanlar bilir, hep biryerlere yetişme telaşında olduğumdan ve genelde 24 saati bana yetmediğinden öyle çok meşaketli şeyleri yapmayı sevmiyorum. Mutlaka yapacaksam da en kolayını bulmaya çalışıyorum. İnternette gezinirken gördüğüm bir çok tarif de zaman alıcı aşamalardan oluşuyordu. Bekletmeler , ovmalar vs. Tabi bu bir tercih meselesi, belki bekleterek faydalı tarafları da oluyordur. Ancak ne yaparsanız yapın, satın almaktansa kendimizin yapması daha faydalı.

Neyse araştırmalardan sonra annemde görüp de hatırladığım şekilde yapmaya karar verdim. Aslında yemekler de dahil bir çok yiyecekde ana işlemler aynı. Bu nedenle mutfakta herşeyden önce kendi damak tadınıza güvenin.

Gelelim benim yaptığım turşuya :)


Öyle çok büyük bir lahana almadım ben. Yaklaşık 2.5 litrelik bir kavonoza oldu. Sanırım 1-1.5 kilo falandı. Aldığım lahanayı yapraklara ayırıp güzelce yıkadım.

Ardından bıçakla parçalara kestim. Genel olarak sert sevdiğim içinde çok minik minik doğramadım.



Bir kapda 1'e 2 ölçü kullanarak 5 bardak su ve 2.5 bardak üzüm sirkesine yaklaşık 3 yemek kaşığı kaya tuzu ekledim.

2 diş sarımsağıda bütün halde bu suya ekleyerek lahanalarla karıştırdım.

Ardından bastırarak lahanaları kaba koydum. Kapta kalan suyuda üzerine gelecek şekilde döktüm. Bir miktar suyum kaldı ama o kadar kusur olsun :) Aslında bu su, sirke ve tuz olayını damak zevkinize göre azaltıp çoğaltabilirsiniz bence.


Ağzını örterek serin ve karanlık bir yere kaldırabilirsiniz. Kaldırırken altına bir kap koyarsanız, taşarsa falan temizlemeniz de kolay olur. Bir 15 gün sonra kontrol edin eğer istediğiniz gibi olursa yemeye başlayabilirsiniz.

Turşuları açtıktan sonra buzdolabına koymayı da önerenler var. Bu durumda dilerseniz litrelik kavonozlarda turşunuzu kurarsanız -eskiler böyle der neden bilmem- tüketim ve saklamak da basit olabilir.

Şimdiden afiyet olsun

Sevgiler

Şafak

25 Eki 2017

Giyiver Online Alışveriş Deneyimim



Merhaba,

Alışveriş yapmak kadınlar için tabi ki bir tutku. Kimse bunun tersini iddia edemez bence :)  Cep telefonları hayatımıza o kadar girdi ki, artık evde otururken bile aradığımız bir şeyi internet üzerinden bulabiliyoruz. Durum böyle olunca son yılların trendi olan online alışveriş siteleriyle giyim alışverişimizi de bu şekilde yapıyoruz. Bende bugün sizlere geçtiğimiz hafta alışveriş yaptığım Giyiver.com alışveriş sitesinden bahsetmek istiyorum.


Siteyi bir arkadaşım vasıtası ile keşfettim. Bir eşofman ihtiyacımda vardı. Alışverişimi bu yönde yapmayı tercih ettim. Çok güzel eşofmanlar vardı. Benim tercihim de bu eşofman yönünde oldu. Likralı bir kumaş ve çok kullanışlı.





Eşofmanlarla ilgili dikkatimi çekenlerden de biri tesettür eşofmanlar olması. Bildiğim kadarıyla bu yönde alışveriş yapanlar için çok fazla seçenek olan siteler yok. O nedenle de benim için bir adım öne geçtiler.





Tabi ihtiyacınız ne olursa olsun insan sadece ihtiyacını alıp çıkamıyor. Giyiver.com'da kadın, erkek, spor, ayakkabı ve çanta gibi seçenekler de mevcut.  Ben de kendim için bir de salaş görünümlü kazak aldım. Çok severek giyeceğime çok eminim. 





Site hakkında bilgi vermek gerekise, Siparişin bize ulaştığı günü takip eden 7 gün içerisinde, ürün iadesi gerçekleştirebiliyoruz. Üründen kaynaklanan herhangi bir kusurdan dolayı iade edeceksek ise süre 30 gün. Ancak sitede yer alan ürünler, sınırlı sayıda stoklarla satışa sunulduğundan değişim yapmıyorlar bunun yerine iade sürecini başlatarak parayı iade ediyorlar. Siparişlerde herhangi bir aksilik olursa, sizi telefon ile arıyorlar. Mesela benim eşofmanın istediğim bedeni kalmamıştı. Telefon ile arayarak beden ölçülerim üzerinden konuştuk ve doğru bedeni almam konusunda destek oldular.

Kapıda ödeme yada kredi kartı ile satın alabiliyoruz. Kapıda ödemelerde extra ücret yansıtılıyor. Üye olarak alışveriş yaptığınız sitede en altta yer alan kargom Nerede linkinden kargonuzun durumunu da takip ediyorsunuz.



Umarım bilgilendirci bir yazı olmuştur. Bir başka yazıda tekrar görüşmek üzere

Sevgiler


Şafak

19 Eki 2017

Burun Estetiği Nedir ? Doğru Bilinen Yanlışlar



Burun estetiği, ülkemizde ve dünyada en sık yapılan ameliyatlardan birisi. Halk arasında, bu ameliyat ile ilgili adeta şehir efsanelerine dönüşen birçok kafa karışıklığı da mevcut. İki sevdiğim arkadaşım farklı zamanlarda burun ameliyatı oldular. Ameliyat denince bir çoğumuzu korku kaplıyor değil mi? İşin aslı benim ödüm kopuyor :) Bazende sağlık ya da güzellik uğruna bu kaçınılmaz oluyor. Ama her iş olduğu gibi bu işi de uzman ellerde yaptırmak lazım. O nedenle hekim ve hastane seçimine çok dikkat etmenizi öneriyorum. 

Sevgili Doç. Dr. Seçkin Ulusoy bu konuda yılların verdiği tecrübe ile bizlerle bu konuda ki bilgi ve deneyimini paylaştı.

Buyurun bakalım, doğru bildiğimiz yanlışlar nelermiş:



Burun Estetiği Cerrahisi Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, “Bu planlanırken, mutlaka burun fonksiyonları dikkate alınmalıdır. Çünkü bu ameliyatın başarısında, hem burun fonksiyonlarının iyileştirilmesi, hem burun estetiği esastır” diyor.

Burun estetiği ameliyatlarında doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi veren Burun Estetiği Cerrahisi Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları söyledi:  

1.YANLIŞ: Çok genç veya ileri yaşlarda, burun estetiği ameliyatı yapılmaz!


1-DOĞRU: Bu ameliyatlar için alt sınır kızlarda 16, erkeklerde 18 yaştır. Fakat, burundan havayolu tıkanıklığına bağlı ileri derece zorluğu olan daha küçük yaşlardaki çocuklarda da bu ameliyatı nadiren de olsa gerçekleştirebiliyoruz. Ancak çok mecbur kaldığımızda uyguladığımız bu çocukluk çağı burun estetiği ameliyatlarında, kıkırdak ve kemik büyüme noktalarına dokunmadan bu ameliyatı gerçekleştirmek mümkün. İleri yaşlarda, bu ameliyatı gerçekleştirmek için bir üst sınır yoktur. Hastanın genel durumunun iyi olduğu ve anestezi almasında sakınca olmadığı her yaşta, bu ameliyat uygulanabilir. Bazen de çok ileri yaşlarda olup, estetik beklentisi olmayan kişilere tıbbi sebeplerle de burun estetiği ameliyatının tüm aşamalarını aynen uygulayabiliyoruz. Valf, yani kapakçık cerrahisi dediğimiz bu işlemle, burun kanatlarında nefes alırken çökme, burun ucundaki aşırı açının düşmesine bağlı nefes alma zorluğu ve orta çatıdaki zayıflıklara bağlı nefes alma problemlerine müdahale edebiliyoruz.

2.YANLIŞ: Tüm burun estetiği ameliyatları, aynı yöntemlerle uygulanır!


2-DOĞRU: Her birey özgün olduğu gibi her burun yapısı da özgündür ve kişiye özel planlama yapılmalıdır. Bu ameliyat belki de, diğer tüm ameliyatlardan farklı olarak tamamen cinsiyete ve kişisel anatomik özelliklere göre çok fazla değişkenleri olan tek ameliyattır diyebiliriz. Değişkenler olarak işine içine; kıkırdak, kemik, cilt, ciltaltı dokusunun kalınlığı, yüzdeki simetri durumu gibi pek çok faktör girmektedir. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, hiçbir hastanın ameliyatında uyguladığımız teknikler diğeriyle birebir aynı olmuyor. Dolayısıyla, bu ameliyatın adeta bir el yapımı sanat eseri gibi her birey için farklı yapıldığını söylemek yanlış olmaz diye düşünüyorum.

3. YANLIŞ: Açık yöntemde yara izi kalır!


3-DOĞRU: Bu ameliyat, farklı tekniklerle gerçekleştirilmektedir. Bazı cerrahlar sadece kapalı yöntemi kullanırken, bazıları da açık yöntemi, bazıları da hastanın burun yapısına göre ikisinden birisi tercih etmektedir. Açık teknikte, tüm burun anatomik yapılarının ortaya konulması sebebiyle, ameliyat esnasında cerrahi saha çok daha ayrıntılı değerlendirilebilmekte ve uygun tekniklerle sorunlar giderilebilmektedir. Hastanın tek problemi, burun kemeri veya kanatlarının enine genişliği ise, kapalı teknikle bunu düzeltmek yeterli olabilir, ancak ilaveten başka birçok sorunları da varsa, çoğu zaman kapalı yöntem yetersiz kalmaktadır. İçinde bulunduğumuz coğrafyada burun yapıları, Avrupa veya İskandinav ülkeleri gibi değil, bizde burunlar hem büyük, hem de daha ileri derecede bozukluklar mevcut olup, aynı anda birçok işlemi de birlikte uygulamak gerekebiliyor. Ben ameliyatlarımda, %80 açık, %20 kapalı teknik kullanıyorum. Seçilmiş vakalarda doğru uygulandığında, açık teknik ameliyatın süresini yaklaşık 1 saat kadar uzatıyor, ama revizyon ihtimalini de büyük oranda azaltıyor ve başarılı oluyor diye düşünüyorum. Günümüzde uyguladığımız açık yöntem ile, yara izini 6 ay sonrasında çıplak gözle fark etmek neredeyse imkansızdır. Kapalı yöntemin ise, çok daha kısa sürede bitmesi en büyük avantajı olmakla birlikte, dezavantajı ise cilt altından çalışılması ve bazı sorunlara müdahale edebilmedeki teknik zorluklardır.

4.YANLIŞ: Burun estetiği sonrası, ağrılı bir süreçtir!


4-DOĞRU: Bu ameliyatlar büyük oranda ağrısızdır, ameliyattan sonraki 3.günden itibaren pek çok hastamız ağrı kesici kullanma ihtiyacı hissetmiyorlar. Günümüzde kullandığımız Ultrasonik Piezo teknolojisiyle, morluk az oranda olabiliyor. Bahsedilen bu morarma ve şişlik, dışarıdan bakanlara hasta acı çekiyor hissi uyandırmasına karşın, buna bir nevi illüzyondur demek yanlış olmaz. Ameliyatta yapılan kemik kesilerinin, hareketli bir bölgede olmaması sürecin ağrısız olmasının nedenidir. Bu dönemde, hafif ağrılara sebebiyet vermemesi için hastalarımıza, yüz bölgesini fazla hareketlendirecek sert çiğneme, aşırı gülme gibi durumlardan 1 hafta kadar uzak kalmalarını ve yumuşak diş fırçası kullanmalarını öneriyoruz. Böylece, hastanın neredeyse hiç ağrısı olmayacaktır.

5.YANLIŞ: Burun estetiği sorasında, burun ucu düşer!


5-DOĞRU: Ameliyat, tecrübeli ellerde yapıldığında, burun ucu düşmez. Modern rinoplastide, burun ön kısmını mutlaka greft dediğimiz kıkırdaklarla destekliyoruz. Burun ucunun bu şekilde desteklenmesi, ilerleyen yaşlarda oluşabilecek fizyolojik burun ucu açısı düşmelerine karşıda dirençli oluyor ve buna bir nevi anti-ageing katkısı oluyor da diyebiliriz. Nitekim, yaşlanmaya bağlı kişinin yüzündeki ifadeyi değiştiren burun ucu düşmesi, doğru teknikle yapılan burun estetiği ameliyatlarında olmaz yada uzun yıllar sonra çok daha hafif olur diyebiliriz. Bazı meslektaşlarımız buna “evladiyelik bir burnunuz olacak” diyorlar ki, bu çok doğrudur.

6.YANLIŞ: Ameliyatın en zor tarafı, burun tamponları ve bunların çıkarılmasıdır!


6-DOĞRU: Yıllardır, dokuya yapışıp ağrılı bası yapan ve çıkarılırken acı veren uzun burun tamponlarını kullanmıyoruz. Günümüzde tampon etkisini oluşturmak amacıyla, dikiş teknikleri, kendiliğinden eriyebilen tamponlar veya silikon tamponları kullanıyoruz. Bunların tümü de, tamamen ağrısız ve son derece konforlu uygulamalardır. Ben son yıllarda daha ziyade silikon olup, ortasından hastanın hava da alabildiği malzemeleri tercih ediyorum. Bu malzemeyi sevmemin nedeni, burun içindeki mukoza dediğimiz dokuların doğru yerlerine oturmalarını sağlamak içindir. Çünkü bu ameliyatın başarısında, hem burun fonksiyonlarının iyileştirilmesi, hem burun estetiği esastır.

7.YANLIŞ: Burun estetiği dışarıdan yapılırken, nefes alma ameliyatı da dışarıdan yapılır!


7-DOĞRU: Burun içi ve dışı beraber bir organdır. Bazen, burun içinde bir sorun olmamasına rağmen, sırf dışındaki aks eğrilikleri sebebiyle hava pazajı engellenmektedir. Bazen de, burun içindeki kıkırdak eğriliğini düzeltmeden, dışına yapılacak bir estetik müdahale yetersiz kalabilmektedir. Burun içindeki septum denen kıkırdağı ve dışındaki estetiği beraber düşünmeliyiz. Bunu ünlü bir müellif  “Nose goes where does septum goes= burnun içindeki septum denilen kıkırdağı nereye giderse burunda oraya gider” şeklinde ifade etmiştir. Tek bir kesi ile burnun hem dışına, hem de iki taraflı olarak içine de müdahale edebiliyoruz.

8.YANLIŞ: Burun estetiğinde, lazer uygulaması daha başarılı sonuç verir!


8-DOĞRU: Lazerin, burun estetiği ameliyatlarında yeri yoktur.  Lazer, asla kemik ya da kıkırdak dokuyu şekillendirmez. Ancak çok nadiren de olsa, açık teknik burun ameliyatlarından sonra, kesi izinin bariz olduğu hastaların bu şikayetini azaltmak için lazer ile ilgili cildin soyulması yani bir nevi derin peeling amaçlı lazere hastaları yönlendiriyoruz. Ayrıca, geçmişte burun içindeki konka dediğimiz etlerin lazerle küçültülmesi kullanılmıştır, ama günümüzde terkedilmiştir. Günümüzde bu amaçla radyofrekans dediğimiz, lazer benzeri küçültme yapan teknolojileri yoğun bir şekilde kullanmaktayız.

9.YANLIŞ: Burun estetiği sorunları, sadece cerrahi müdahale ile düzeltilir!



9-DOĞRU: 10 yıl öncesine kadar burun şeklindeki sorunların düzeltilmesinde, ameliyat dışında alternatif bir yöntem yoktu. Fakat günümüzde, gelişen dokuya uyumlu dolgu maddeleri teknolojileriyle, az sayıdaki seçilmiş olgularda ameliyatsız da burun estetiği mümkündür. Fakat, tüm burun şekil bozukluklarının da  “Ameliyatsız burun estetiği” olarak da tabir edilen dolgu, botoks veya cilt germe ile düzeltilebileceği konusunda yanlış bir algı vardır ve bu da doğru değildir. Çünkü bu yöntemleri, ancak çok küçük belli sorunları olan seçilmiş hastalarda uyguluyoruz.

Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Bir başka yazıda görüşmek üzere

Sevgiler

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...