14 Oca 2020

DOMUZ GRİBİ: BELİRTİLER, TEDAVİ, KORUNMA!


Domuz gribine yakalanırsanız:

Antibiyotik kullanmayın, dinlenin, evden çıkmayın

Domuz gribi adıyla bilinen “ Influenza A” dört yıl aradan sonra yeniden gündemde… Havaların sertleşmesiyle artış gösteren vakalar nedeniyle enfeksiyonla ilgili uyarıda bulunan uzmanlar, korunmak için özellikle el hijyenine büyük önem verilmesi, kalabalık ve kapalı ortamlarda uzun süre kalınmaması uyarısı yapıyor. Domuz gribinde 38 derece ateşin üzerine çıkılırsa beklemeden doktora gitmek ve salgına yol açmamak için evde istirahat şart!

Domuzlarda görülen grip virüslerine çok benzemesi nedeniyle domuz gribi denilen Influenza A (H1N1), dört yıl aradan sonra yeniden kendini gösterdi. Üç dört yılda bir virüs yüzey antijenlerini değiştirip daha şiddetli şekilde insanları etkileyen domuz gribinden el hijyeni gibi basit önlemlerle korunmak ve evde istirahat ederek salgına dönmesini önlemek mümkün…



Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dahiliye Bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Fatih Öner Kaya, domuz gribinin A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalık olduğunu belirterek, “Domuz gribi virüsü insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır. Influenza A virüsü 3-4 senede bir virüs yüzey antijenlerini değiştirip daha şiddetli şekilde ortaya çıkar. Bu sene dört sene önceki enfeksiyona benzer şekilde insanları daha çok etkiliyor. Hızlı ve sert bir şekilde insanları etkileyeceği tahmin ediliyor” dedi.

Domuz gribi virüsünün 1918 yılındaki, İspanyol gribi diye bilinen pandemiye çok yakın bir virüs olduğuna dikkat çeken Kaya, “1950 ve 1955 yıllarına kadar bu virüs salgını devam ettiği için 65 yaş üzeri insanların bir şekilde bağışıklığı olduğu düşünülmektedir. Ancak altı ay ile 24 yaş arasındakiler riskli gruptadır. Bu yaş grubunun aşlanmasını önermekteyiz.” diye konuştu.

ATEŞE DİKKAT!

Dr. Fatih Öner Kaya, belirtilerin normal griplere benzer olduğunu ancak bu virüslerin özellikle yüksek ateş, halsizlik, şiddetli eklem ağrıları, genel durum düşkünlüğü, şiddetli boğaz ağrısı, öksürük ve mide bulantısıyla kendini gösterdiğine dikkat çekti. Bu semptomlar var ve ateş 38 derece ve üzerine yükseldiyse mutlaka doktora başvurulması gerektiğini, özellikle yaşlı ve bebeklerde görülen yüksek ateşe dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Kaya, immun sistemi düşük olanlar, romatizmal hastalıkları olanlar, kanser hastaları, şeker hastaları, KOAH ve astım hastalarının da ateş olduğu zaman fazla beklemeden hastaneye başvurmalarını önerdi.

ANTİBİYOTİK KULLANILMAMALI

Laboratuvarda yapılan testlerle virüsün kolaylıkla tespit edilebildiğini söyleyen Dr. Kaya, doktorun verdiği tedaviye uyulması gerektiğini belirterek, “Viral enfeksiyon olduğu için antibiyotik kullanılmamalı. Antibiyotikler bu virüsler üzerinde etkili değildir. Bu hastalığa özgü viral ilaçlarını doktor kontrolünde kullanmak gerekir. Doktor önermediği sürece hasta kendi kendisine kesinlikle antibiyotik kullanmamalı” dedi.

ÇOCUKLAR OKULA GÖNDERİLMEMELİ

Çevrelerinde ateşli hasta olanların gerekirse maskeyle dolaşmasını, hastalanan çocukların okula gönderilmemesini, çalışanların da işe gitmeyip dinlenmesini öneren Kaya “Verilen ilaçları düzgün alıp beslenmenize dikkat edin” dedi. Kaya, nar, portakal gibi C vitaminden yüksek meyveleri tüketmek, vücut direncini yüksek tutmak, günlük aktivitenizi yapmak, karbonhidratlardan uzak durmak, kilo almamak gibi önlemlerin hem gripten koruduğunu hem de kolay iyileşmeyi sağladığını anlattı.

HİJYEN ÖNEMLİ

Halen Türkiye’de en sık hasta eden grip virüsü olan H1N1’den korunmak için bildik grip önlemlerini almanın yettiğine dikkat çeken Dr. Fatih Öner Kaya özellikle hijyen kurallarına uyulmasına dikkat çekerek şu önerilerde bulundu:

“El hijyenine dikkat edin. Kış aylarında tokalaşmaktan uzak durun. Tokalaşırsanız mutlaka dezenfektan ya da sık sık sabunla ellerinizi yıkayın. Bulaşma olasılığının arttığı kalabalık ortamlar, kapalı alanlar, toplantılar, ulaşım araçlarından mümkünse uzak durun. Buralarda hijyene dikkat edin. Hasta kişilerden uzakta durun. Aynı evde hasta varsa başka odada kalın veya mümkünse maske takın. Evi sık sık havalandırın. Telefon, havlu, çatal, bıçak, tablet, bilgisayar mouse gibi malzemeleri hasta kişilerle ortak kullanmayın. Hapşırırken ağzınızı elinizle değil kolunuzla kapatın. Bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere kirli ellerle temas etmekten kaçının.”

25 Ara 2019

Lojistikte yılda 12 milyar TL, taşımadan kaynaklı zararlar sona erecek:


TIRPORT SSL Link sayesinde, nakliye süreci cep telefonundan canlı olarak adım adım takip ediliyor

TIRPORT SSL Link sayesinde,
lojistikte yılda 12 milyar TL’yi bulan taşımadan kaynaklı zararlar sona erecek

Lojistik yönetimini uçtan uca dijitalleştiren TIRPORT, yeni hizmeti “SSL Link” ile yük sahiplerine nakliye süreçlerinin her aşamasını cep telefonlarından canlı olarak adım adım izleme imkanı veriyor.
Ülkemiz lojistik sektörünün yıllık büyüklüğü 300 milyar TL civarında. Taşınan malların %1’i doğrudan zarara uğruyor ve %4’ünde ise yük sahibi bir şekilde zarara uğrayabiliyor. TIRPORT SSL Link sayesinde, lojistikteki %4’lik kayıp olan ve yıllık 12 milyar TL’yi bulan taşımadan kaynaklanan zararların önüne geçilmesi hedefleniyor.  
Taşımanın %92’sinin karayolları ile yapıldığı ülkemizde, her gün yaklaşık 500 bin kamyon bir yerden başka bir yere yük taşımaya devam ediyor. Avrupa’nın en büyük kamyon pazarı olan Türkiye’de, 850 bine yakın kamyon yollardadır ve bu kamyonların %95’inin sahibi bireysel kamyonculardır. Sadece %5’i lojistik firmaları ve üretici firmaların öz malı olarak faaliyet gösteriyor. Yollardaki kamyonların %10’unda dahi araç takip sistemi bulunmuyor. Hal böyle olunca, taşınan malların yaklaşık %4’ü, gecikme, hırsızlık gibi bazı nedenlerden dolayı bir şekilde zarara uğrayabiliyor.

TIRPORT teknolojileri ile yükler güvende

TIRPORT kullanıcısı bir kamyona yükleme yapıldığında, yükün tüm taşıma bilgileri anında sisteme dijital olarak işleniyor. İrsaliyenin yüke ilişkin detaylarının yanında, yükleme ve teslim noktaları, zamanları ve şartları da yük bilgisine ekleniyor. Kamyon yola çıkarken TIRPORT o taşımaya özel, tıpkı uçakların elektronik biniş kartı gibi güvenli bir SSL Link üretiyor. Bu link tıklandığında, yükün tüm irsaliye bilgilerinin yanında, nakliye süreci canlı olarak adım adım izleniyor. Şoför ile TIRPORT uygulaması üzerinden iletişime geçiliyor, gecikme vb. durumlardan anında haberdar olunuyor. Siparişini verdiği ürünleri bekleyen bir işletmenin de, gözü hiçbir zaman yolda kalmıyor. Her defasında kamyoncuya telefon ile ulaşmak için çaba sarf etmiyor ve farklı noktalara yapılan teslimatlardan anında haberdar olunuyor. Ayrıca, trafik vb. durumlardan kaynaklanabilecek gecikmelerden önceden haberdar olunurken, önlemler de alınabiliyor.

TIRPORT, Unicorn olma potansiyeline sahip dünyadaki 20 startup arasında

TIRPORT Yük Cepte aplikasyonu ile lojistik yönetimini uçtan uca dijitalleştirdiklerini ifade eden TIRPORT Pazarlama Direktörü Burcu Kale, şunları söyledi:
“Lojistik, dünyada dijitalleşmenin en çok etkilediği birkaç sektörden birisidir. Dünyanın her yerinde lojistik yönetiminin dijitalleşmesi için inanılmaz yatırımlar yapılıyor. Unicorn (milyar dolarlık değerleme) seviyesine gelmiş lojistik teknolojilerinin sayısı 15’in üzerine çıktı ve her yıl yenileri ekleniyor. Biz de Türkiye’deki yatırım şirketimiz AB Plus ile lojistik sektörüne 4 yıl önce yatırım yaptık ve geliştirdiğimiz mobil teknolojilerinin Avrupa ve MENA bölgesinde karşılığını alacağını biliyorduk. Yatırımlarımızı yönlendirerek, sahip olduğumuz teknolojiler ve inovasyonlarla sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da oldukça iddialı teknolojileri barındıran TIRPORT’u geliştirerek, 2018’de canlıya aldık. TIRPORT canlıya geçtiği ilk yıl büyük bir global başarıya da imza atmıştır ve Alibaba Cloud tarafından dünya çapında düzenlenen dünyanın en büyük Startup yarışması Create@Alibaba’da 7 binin üzerinde Startup arasından, unicorn olma potansiyeline sahip ilk 20 startup’tan birisi olma hakkını aldığı dünya finallerinde yer almıştır” diye konuştu.  

28 Kas 2019

Süslü Konak Ataşehir 'de Eğlenceli Geceler



Süslü Konak Ataşehir’de, eğlenceli geceler aralıksız devam ediyor

İstanbul’un seçkin mekanlarından Süslü Konak Ataşehir’de, aileniz ve sevdiklerinizle beraber doyasıya eğlenebileceğiniz sahne performansları aralıksız devam ediyor. Sefa, Ayşe&Ayhan ve Güngör Karakaş gibi birbirinden değerli sanatçılar, muhteşem sahne performansları ile eğlenceli ve unutulmaz anılar yaşatıyorlar. Hafta içi fasıl programlarında, hafta sonu canlı performanslarında, birbirinden renkli sanatçıları ile programlar yapan Süslü Konak, aileniz ve dostlarınızla birlikte huzur içerisinde doyasıya eğlenebileceğiniz coşku dolu bir atmosfer sunuyor.

Canlı müziklerin yanı sıra, yüzlerce organizasyona ev sahipliği yapıyor

İstanbulluların hayatına 6 yıl önce giren Ataşehir’in en süslüsü olan Süslü Konak’ta, bugüne kadar birbirinden değerli sanatçıların yer aldığı sahne performanslarının yanı sıra, kır düğünlerinden baby shower partilerine, bayi toplantılarından kurumsal yemeklere, sünnet düğünlerinden mezuniyet balolarına kadar yüzlerce organizasyona ev sahipliği yapıldı. Kısa sürede Ataşehir’in ve İstanbulluların yoğun tercih ettiği mekanların arasına giren Süslü Konak, kapalı alanda 350 kişilik, yemyeşil bahçesinde 700 kişilik kapasitesi ile özellikle yemekli davetler için biçilmiş kaftan. Kapıdan girdiğiniz anda sizi kucaklayan yemyeşil bahçesi ve güler yüzlü personeli ile evinizin sıcaklığını yaşatırken, profesyonel hizmet anlayışından kesinlikle ödün vermiyor. Mekan, kutlama ve toplantı organizasyonlarında kendinizi profesyonel ellere teslim etmenizin yanı sıra; düğün, nişan, kına gibi özel günlerinizde yorulmadan davetinizi keyifle geçirmenizi sağlayacak güçlü bir ekibe sahip. Ayrıca, sunduğu geniş menü ve organizasyon alternatifleriyle, bütçenize en uygun seçimi yapabilmenizin rahatlığını sağlıyor. Türk mutfağından seçilmiş eşsiz lezzetlerle donatılan bir masada, fiks menü konsepti ile de hizmet vermeye devam ediyor.



Süslü Konak, İstanbul’un akla gelinecek ilk aile mekanı olmayı hedefliyor

Süslü Konak Ataşehir’i, Haziran 2019 tarihi itibariyle ortaklarıyla işletmeye başlayan Aile Terapisti ve Yaşam Koçu Mehmet Murat Lik, şunları söyledi:

“Süslü Konak, yeni hizmet anlayışı ile “Ataşehir’in En Süslüsü” ünvanını sonuna kadar hak eden eşsiz bir mekan. Bu yılın Haziran ayında ortaklarımızın işletme tecrübelerini de katarak, daha güçlü bir yapılanmaya gittik. Hafta içi fasıl programlarımız, hafta sonu canlı performanslarımız ile misafirlerimize unutulmaz anılar yaşatmayı sürdürüyoruz. Çok yakın zamanda, İstanbul’un akla gelecek ilk aile mekanı olmayı hedefliyoruz. Organize edeceğimiz canlı performanslarla, ailelere hem eğlence, hem çok özel lezzetler sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.


Süslü Konak Ataşehir:
Telefon: 0534 561 79 07 – 0216 688 12 12
Adres: Barbaros Lale Sokak, No:8 Ataşehir-İstanbu

11 Kas 2019

Disleksili Çocuğu Olan Ailelere Öneriler

Disleksili çocuğu (özel öğrenme güçlüğü) olan ailelere 6 öneri

Disleksi (özel öğrenme güçlüğü), normal veya normal üstü zekada olan çocuğun, okuma, yazma ve matematik alanında, akranlarına oranla beklenenden düşük performansta olmasıdır.
Çocuğun öğrenme problemleri, akademik başarısını, okuma, yazma ve matematik becerisi gerektiren günlük etkinliklerini olumsuz yönde etkilemektedir.

Farkında Kalın kitabının yazarı, Özel Eğitim Uzmanı Hasan Hüseyin Yıldırım, disleksi farkındalık haftasında ailelere yardımcı olacak 6 öneriyi sıraladı.

1-Özel öğrenme güçlüğü, tembellik ya da zeka geriliği değildir, bunu unutmayın. Bu çocukların zekaları normal ya da normalin üzerindedir. Bu nedenle, bazı derslerde başarılı olurken, bazı derslerde de sınıfın altında performans sergileyebilirler. Bunun bilincinde olun.

2-Öğrenme güçlüğü olan çocukların bir kısmı, matematikte, bir kısmı da okuma yazmada zorlanabilirler. Örneğin, henüz harfleri bile öğrenememişken, matematikte oldukça iyi performans sergileyebilirler. Ya da, okuma yazma öğrendiği halde, hala sayıları ayırt etmekte güçlük çekebilirler. Onların güçlü yönlerini pekiştirip, güçlük yaşadığı yerlerde öğretmeni ile işbirliği yaparak çözümler üretin.

3-Çocuğunuzun öğretmeni ile mutlaka işbirliği içinde olun.

4-Öğrenme güçlüğü olan çocukların birçoğu durumlarının farkında olup, bunun neden kaynaklandığını bilememektedirler. Bu yüzden kendilerini kötü hissetmekte ve özgüvenleri düşmektedir. Çocuğunuzun özgüven ve motivasyon sahibi olmasını sağlayın. Çocuğunuzda, mutlaka takdir edebileceğiniz bir özellik vardır. Bunu bulmaya çalışın ve bunu çocuğunuzu motive etmede kullanın, yani onlara başarma hissini tattırın.

5-Kendi başına becerebilecekleri şeyleri, onun yerine yapmayın. Çocuğunuzun diğer çocuklarla aynı potansiyele sahip, fakat daha fazla zamana ve anlayışa gereksinimi olduğu gerçeğini unutmayın.

6-Sorunlarla tek başına baş etmeye çalışmak sizleri yoracaktır. Bu nedenle, özel eğitim desteği aldırmanız gerekebilir. 

4 Kas 2019

Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Arasındaki Farklar


Herkese merhaba

İnsanlar anlaşamadığında tabi ki boşanmak kaçınılmaz oluyor. Ancak bu süreç her iki taraf içinde oldukça zor geçiyor. Güzellikle anlşarak boşananlar olduğu gibi boşanmayı bir çeşit savaşa da dönüştürenler de var. İşte bu noktada Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma arasındaki farklar nedir diye insan merak etmiyor değil. 

 Av. Elvan Kılıç 'a bu durumu sordum ve aşagıda okuyacağınız bilgileri paylaştı bizimle. 



Medeni Kanunca belirlenmiş olan boşanma sebepleri arasında zina, karşı tarafın hayatına kast etme, kötü davranış, suç işleme, terk, akıl rahatsızlığı ve evliliğin devam edemeyecek duruma gelmesi, yani birliğin bozulması vardır. Bu nedenle eşlerin ilk olarak boşanmayı hangi sebebe dayandıracağını belirlemesi gerekir. Daha sonra avukat vasıtasıyla süreç başlatılır ve hukuka uygun şekilde devam ettirilir.Bu süreçte eşlerin anlaşmalı mı yoksa çekişmeli mi boşanacakları kararlaştırılır. Çünkü bu ayrım, yapılacak olan yargılamayı etkileyecektir. Bazı durumlarda taraflar anlaşarak boşanmaya karar verseler de ortaya konan bir velayet veya mal varlığı söz konusu olduğunda taraflar fikirlerini değiştirerek anlaşmalı boşanmayı çekişmeliye çevirebilmektedir.

Anlaşmalı boşanmada prosedür nasıl gerçekleşir?Medeni Kanun'da anlaşmalı boşanma 166. Maddenin 3. Fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Bu maddeye göre eşlerin anlaşmalı olarak boşanabilmeleri için bazı şartlar aranmaktadır. Bu şartlar şunlardır:
  • Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır.
  • Tarafların birlikte bir anlaşma protokolü düzenleyerek mahkemeye başvurmuş olmaları gerekir. Birlikte başvurmasalar bile başvuran eşin davasını diğer eş kabul etmelidir.
  • Hazırlanan protokolde tarafların mal varlığı, velayet, ortak konut, nafaka, tazminat, ev eşyaları gibi konularda anlaşmış olduklarını gösterir beyanları bulunması gerekir. Çünkü yargılamada hâkim, bu protokolü dikkate alır.
  • Duruşma gününde hâkim tarafları dinleyerek ortak iradelerinin serbest bir şekilde açıklandığına kanaat getirmelidir. Yani taraflar anlaşmalı boşanmaya yönelik iradelerini özgür bir biçimde mahkemede açıklamalıdır.

Çekişmeli boşanmada anlaşmazlık nasıl sürer?

Çekişmeli boşanma davalarında yukarıda belirtilen hususlar konusunda anlaşmaya varılamazsa tarafları uzun bir yargılama süreci bekler. Özellikle çiftlerin en çok anlaşamadığı konu çocukların velayetidir. Ayrılmaya karar veren eşler karşılıklı olarak bu velayeti isterler. Bu konuda kararı, çocuğun yaşam standartlarını ve geleceğini göz önünde bulundurarak hâkim verir. Sadece velayet konusunda değil aynı zamanda eşlerden biri mal paylaşımı veya nafaka gibi durumlarda da anlaşmazlık çıkarabilir.
Karşı taraftan farklı taleplerin bulunulduğu çekişmeli boşanma davalarında yargılama uzun sürmektedir. Anlaşmalı boşanma gibi tek celsede tamamlanmaz, birkaç duruşma sürebilir. Süreç boyunca takip edilmesi gereken birtakım detaylar bulunur. Bu detayların takibi için konusunda uzman bir avukatla ilerlemek gerekir.

Çekişmeli boşanmada hâkim tarafların hukuki yararı için önlemler alabilir mi?

Boşanma davası açıldıktan sonra hâkim dava süresince ortaya çıkabilecek olumsuz durumlara karşı geçici önlemler almak zorundadır. Bu geçici önlemler arasında eşlerin barınma, geçinme, müşterek çocukların eğitim vs. masrafları için nafaka tedbiri yer almaktadır. Eşler arasında şiddet durumu söz konusu ise hakim 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu’na göre uzaklaştırma kararı ve geçici koruma tedbirleri verebilir. Ayrıca dava sonucunda tazminata veya paylaşıma konu olacak malların yönetimine ilişkin de tedbir kararı verilebilir.

23 Eki 2019

Üst Solunum Yolu Enfeksiyonlarından Korunmak İçin Önemli İpuçları

Üst Solunun Yolu Hastalıkları 

Okulların açılması, çocukların kalabalık alanlarda toplu şekilde bulunmaları hastalıkların yayılımını artırır. Vücudumuz da değişen hava koşullarına ayak uydurmakta güçlük çeker ve bu aylarda üst solunum yolları hastalıkları artar. İstanbul Rumeli Üniversitesinin Uygulama Hastanesi olan REYAP Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Refika İlbakan Hanımeli sonbahar ve kış aylarında görülme sıklığı artan üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmanın ipuçlarını verdi.



Kreş ve anaokulu gibi kapalı yerlerde bulunan çocuklar virüslerin yol açtığı enfeksiyon nedeniyle sık sık hastalanmaktadırlar. Soğuk algınlığı, nezle, grip, bademcik iltihabı, soluk borusunun iltihabı, sinüzit, orta kulak iltihabı gibi hastalıkların kışın çocuklarda daha sık görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Refika İlbakan Hanımeli ‘’Bu hastalıkların çoğu ayaktan tedavi edilebilmektedir. Her çocuğun hastalıklara karşı direnç kazanması için bu hastalıkları geçirmesi gerekmektedir. En gelişmiş ülkelerde bile 5 yaşın altındaki çocuklar 1 yılda ortalama 6-8 kez hastalanmaktadırlar. Özellikle kreşe ve okula başlayan çocukların ilk senelerde daha sık hastalanması doğal bir durumdur’’ dedi.

Uzm. Dr. Hanımeli’nin üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için verdiği önemli ipuçları ise şöyle;

1- Çocukların aşılarının zamanında ve tam olarak yaptırın.
2- Çocuklarınıza küçük yaşta kişisel hijyen, el yıkama ve bakımının önemini öğretin.
3- Öksürüp hapşırırken ağzını eliyle değil koluyla ya da kağıt mendil ile kapatması gerektiğini öğretin.
4- Çocukların sıvı alımının arttırın.
5- Dengeli beslenmesini sağlayın.
6- Hastaysa okula göndermeyin. Çocukları iki, üç gün evde tutmak iyileşmesini kolaylaştırır.
7- Evinizi her fırsatta havalandırın.





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...