Gamiss

22 Kas 2013

DOWN SENDROMU BİR HASTALIK DEĞİLDİR


Merhaba,

Sizlere bugün biraz Down Sendromundan bahsetmek istiyorum. Down sendromu bir çoğumuzun duyduğu ama tam anlamıyla bilmediğimiz bir genetik bir farklılık.

Yeni nesil anneler bu sözcükle hamilelikleri sırasında mutlaka karşılaşıyorlar. Gebelik sırasında doktor çocuğun ense kalınlığını ölçerek ve yaptırmanızı istediği kan testiyle hastalığın olup olmadığı hakkında yorum yapabiliyor. Her yaşın ve belli alışkanlıkların test sonuçları harmanlaması sonucunda oluşan yüzdeler size bir fikir veriyor. Kan testi yapılması şart. Anne yaşının büyüklüğü riski arttıran nedenlerin başında geliyor.


En genel tanımı ile Down Sendromu çocuğunuzun hücrelerinin 46 kromozon yerine 47 kromozona sahip olması. Bu bir hastalık değil genetik farklılık. Görünümleri biraz farklı olabilir, bazı hastalıkları olabilir. Bu hastalıkların en sık karşılaşılanları, reflü, sık tekrarlayan kulak enfeksiyonları, trioid bozukluğu ve kalp yetmezliğidir.

Down Sendromu, anne yada baba ile ilgili, hamilelik sırasında ya da öncesinde oluşan herhangi bir durumla ilgili değildir. Ayrıca Down Sendromlu çocuklarında kendilerine has duygu ve düşünceleri vardır. Öğrenme zorlukları yaşayabilirler. Ancak erken teşhis, aile ve tıp desteği ile normal hayata daha kolay uyum sağlayabilirler.

Down Sendromlu bebekler doğduklarında, farklı bir yüz görünümüne sahiptir. Ense kalın ve kısadır. El ayasını ortadan ikiye bölen tek bir çizgi vardır. Anormal yapı ve düşük yerleşimli kulak kepçelerine sahiptirler. Bazen dil normal konuşmayı engelleyecek kadar geniş olabilir. Boy ve kiloları akranlarına göre daha düşük olabilir, daha zor öğrenebilirler, problem çözme ve karar vermede zorlanabilirler.

Down Sendromlu çocukları, diğer çocuklardan uzak tutmamak gerekir. Aksine sosyal ortamlara girmesi sağlanmalı, eğitici oyuncaklarla oynaması desteklenmelidir. Bu şekilde gelişimlerine de katkı sağlamış olursunuz. Meslek sahibi olabilirler.

Down Sendromu ile ilgili bir çok araştırma yapılıyor ama şu an için kesin tedavisi ya da önlenebilmesi mümkün değil. Down Sendromlu insanlar ortalama 47 yaşına kadar yaşarlar ve bu yaşa kadar yaşayanların çoğunda Alzheimer hastalığı olur.

Down Sendromlu çocukların, diğer çocuklarla aynı okula gitmesi yasal olarak mümkün ancak bir çok çocuk, çevre baskısı nedeniyle devam edemiyor. Onlara karşı daha anlayışlı olmalıyız. Eğer çocuğumuzun okulunda böyle bir arkadaşı varsa, ona bunun genetik bir bozukluk olduğunu anlayacağı bir dilde anlatmalıyız.


Sizlere verebileceğim bilgiler bunlar. Unutmayın her şey inanç ve hoşgörüyle başlar.

Down sendromlu çocukların gelişim tablosu ve daha detaylı bilgilenmek isterseniz Buraya Tık Tık

Sevgilerimle

Şafak

SAÇLARINIZ MI DÖKÜLÜYOR? SORUN DEĞİL


Merhaba,

Eski notlarım içinde saç dökülmelerine faydalı olacağını düşündüğüm birkaç tarif buldum. Sizlerle de paylaşmak istedim. Umarım kullanmak zorunda kalmazsınız hiçbir zaman:)

  • Saç dökülmelerini engellemek için, sıcak zeytinyağı, bal ve 1 çay kaşığı toz tarçını karıştırıp macun haline getirdikten sonra, banyodan önce 15 dakika boyunca saçlarınıza uygulayıp daha sonra durulayın. 
  • 1 yemek kaşığı biberiye yağı ve 1 yemek kaşığı zeytinyağı karışımını 2 haftada 1 kez saçlarınıza uyguladığınızda saçlarınızın güçlendiğini göreceksiniz. Biberiyenin uygulandığı bölgede kan akışını hızlandırmasından dolayı saçlarınızın yoğunlaştığını ve daha dolgun hale geldiğini göreceksiniz.
  • Dökülen saçlarınız için 20 gr. öğütülmüş çörek otu, 20 gr. susam yağı ve 10 gr. defne yağını karıştırıp saçlarınızın dibine sürün, bir havluyla sararak iki saat bekletip, ılık su ile durulayın. Saçlarınızdaki yoğunluk birkaç uygulamadan sonra kendini fark ettirecektir.
Saçınız gür olsun :)
Şafak

SHEMELLON DER Kİ ; SOKAK KEDİLERİ AÇ KALMASIN, HERKESİN HEADERI OLSUN

Yeni blog temamı nasıl buldunuz arkadaşlar?

Daha yapmam gereken düzenlemeler var ama ben çok beğendim. Bunun için sevgili SheMellon'a çok teşekkür ediyorum.

Yeri gelmişken size biraz ondan bahsetmek istiyorum. O kendinden bahsederken şöyle tanımlamış.

Gece okumadan uyuyamayan,Türk kahvesi içmeden kendine gelemeyen.Evli ve 38 yaşı deviren.
Sigarayı 5 yıl bırakmışken aynı hızla geri dönen. 
Hortlak gördüğünde kaçmayan ama fotoğraf makinesi görünce saklanan.. 
Fantastik oyun ve film hastası,grafik manyağı, terazi kadını.."

Bence ise şöyle biri

Tez canlı, sanki 19 yaşında bir genç kız havasında, kendini kedilere adamış, içinde ki hayvan sevgisi öyle ağır basıyor ki, ücret karşılığında header yapabilecekken kedileri daha çok beslemek adına, kedi maması karşılığı yapıyor. Başladığı işi karşı taraf ağırdan alsa bile bitirmek için uykusuz kalabiliyor. Sokak kedileri için Sosyal sorumluluk projesi düzenlemiş.


Ben onu çok sevdim. Sizde tanımak isterseniz Buraya Tık Tık

Hem belki bir headera ihtiyacınız vardır ve karşılığında bir kaç kedinin bir günlük yemek ihtiyacını karşılarsınız. Bir taşla iki kuş :)

Sevgilerimle
Şafak



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...