11 Kas 2019

Disleksili Çocuğu Olan Ailelere Öneriler

Disleksili çocuğu (özel öğrenme güçlüğü) olan ailelere 6 öneri

Disleksi (özel öğrenme güçlüğü), normal veya normal üstü zekada olan çocuğun, okuma, yazma ve matematik alanında, akranlarına oranla beklenenden düşük performansta olmasıdır.
Çocuğun öğrenme problemleri, akademik başarısını, okuma, yazma ve matematik becerisi gerektiren günlük etkinliklerini olumsuz yönde etkilemektedir.

Farkında Kalın kitabının yazarı, Özel Eğitim Uzmanı Hasan Hüseyin Yıldırım, disleksi farkındalık haftasında ailelere yardımcı olacak 6 öneriyi sıraladı.

1-Özel öğrenme güçlüğü, tembellik ya da zeka geriliği değildir, bunu unutmayın. Bu çocukların zekaları normal ya da normalin üzerindedir. Bu nedenle, bazı derslerde başarılı olurken, bazı derslerde de sınıfın altında performans sergileyebilirler. Bunun bilincinde olun.

2-Öğrenme güçlüğü olan çocukların bir kısmı, matematikte, bir kısmı da okuma yazmada zorlanabilirler. Örneğin, henüz harfleri bile öğrenememişken, matematikte oldukça iyi performans sergileyebilirler. Ya da, okuma yazma öğrendiği halde, hala sayıları ayırt etmekte güçlük çekebilirler. Onların güçlü yönlerini pekiştirip, güçlük yaşadığı yerlerde öğretmeni ile işbirliği yaparak çözümler üretin.

3-Çocuğunuzun öğretmeni ile mutlaka işbirliği içinde olun.

4-Öğrenme güçlüğü olan çocukların birçoğu durumlarının farkında olup, bunun neden kaynaklandığını bilememektedirler. Bu yüzden kendilerini kötü hissetmekte ve özgüvenleri düşmektedir. Çocuğunuzun özgüven ve motivasyon sahibi olmasını sağlayın. Çocuğunuzda, mutlaka takdir edebileceğiniz bir özellik vardır. Bunu bulmaya çalışın ve bunu çocuğunuzu motive etmede kullanın, yani onlara başarma hissini tattırın.

5-Kendi başına becerebilecekleri şeyleri, onun yerine yapmayın. Çocuğunuzun diğer çocuklarla aynı potansiyele sahip, fakat daha fazla zamana ve anlayışa gereksinimi olduğu gerçeğini unutmayın.

6-Sorunlarla tek başına baş etmeye çalışmak sizleri yoracaktır. Bu nedenle, özel eğitim desteği aldırmanız gerekebilir. 

4 Kas 2019

Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Arasındaki Farklar


Herkese merhaba

İnsanlar anlaşamadığında tabi ki boşanmak kaçınılmaz oluyor. Ancak bu süreç her iki taraf içinde oldukça zor geçiyor. Güzellikle anlşarak boşananlar olduğu gibi boşanmayı bir çeşit savaşa da dönüştürenler de var. İşte bu noktada Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma arasındaki farklar nedir diye insan merak etmiyor değil. 

 Av. Elvan Kılıç 'a bu durumu sordum ve aşagıda okuyacağınız bilgileri paylaştı bizimle. 



Medeni Kanunca belirlenmiş olan boşanma sebepleri arasında zina, karşı tarafın hayatına kast etme, kötü davranış, suç işleme, terk, akıl rahatsızlığı ve evliliğin devam edemeyecek duruma gelmesi, yani birliğin bozulması vardır. Bu nedenle eşlerin ilk olarak boşanmayı hangi sebebe dayandıracağını belirlemesi gerekir. Daha sonra avukat vasıtasıyla süreç başlatılır ve hukuka uygun şekilde devam ettirilir.Bu süreçte eşlerin anlaşmalı mı yoksa çekişmeli mi boşanacakları kararlaştırılır. Çünkü bu ayrım, yapılacak olan yargılamayı etkileyecektir. Bazı durumlarda taraflar anlaşarak boşanmaya karar verseler de ortaya konan bir velayet veya mal varlığı söz konusu olduğunda taraflar fikirlerini değiştirerek anlaşmalı boşanmayı çekişmeliye çevirebilmektedir.

Anlaşmalı boşanmada prosedür nasıl gerçekleşir?Medeni Kanun'da anlaşmalı boşanma 166. Maddenin 3. Fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Bu maddeye göre eşlerin anlaşmalı olarak boşanabilmeleri için bazı şartlar aranmaktadır. Bu şartlar şunlardır:
  • Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır.
  • Tarafların birlikte bir anlaşma protokolü düzenleyerek mahkemeye başvurmuş olmaları gerekir. Birlikte başvurmasalar bile başvuran eşin davasını diğer eş kabul etmelidir.
  • Hazırlanan protokolde tarafların mal varlığı, velayet, ortak konut, nafaka, tazminat, ev eşyaları gibi konularda anlaşmış olduklarını gösterir beyanları bulunması gerekir. Çünkü yargılamada hâkim, bu protokolü dikkate alır.
  • Duruşma gününde hâkim tarafları dinleyerek ortak iradelerinin serbest bir şekilde açıklandığına kanaat getirmelidir. Yani taraflar anlaşmalı boşanmaya yönelik iradelerini özgür bir biçimde mahkemede açıklamalıdır.

Çekişmeli boşanmada anlaşmazlık nasıl sürer?

Çekişmeli boşanma davalarında yukarıda belirtilen hususlar konusunda anlaşmaya varılamazsa tarafları uzun bir yargılama süreci bekler. Özellikle çiftlerin en çok anlaşamadığı konu çocukların velayetidir. Ayrılmaya karar veren eşler karşılıklı olarak bu velayeti isterler. Bu konuda kararı, çocuğun yaşam standartlarını ve geleceğini göz önünde bulundurarak hâkim verir. Sadece velayet konusunda değil aynı zamanda eşlerden biri mal paylaşımı veya nafaka gibi durumlarda da anlaşmazlık çıkarabilir.
Karşı taraftan farklı taleplerin bulunulduğu çekişmeli boşanma davalarında yargılama uzun sürmektedir. Anlaşmalı boşanma gibi tek celsede tamamlanmaz, birkaç duruşma sürebilir. Süreç boyunca takip edilmesi gereken birtakım detaylar bulunur. Bu detayların takibi için konusunda uzman bir avukatla ilerlemek gerekir.

Çekişmeli boşanmada hâkim tarafların hukuki yararı için önlemler alabilir mi?

Boşanma davası açıldıktan sonra hâkim dava süresince ortaya çıkabilecek olumsuz durumlara karşı geçici önlemler almak zorundadır. Bu geçici önlemler arasında eşlerin barınma, geçinme, müşterek çocukların eğitim vs. masrafları için nafaka tedbiri yer almaktadır. Eşler arasında şiddet durumu söz konusu ise hakim 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu’na göre uzaklaştırma kararı ve geçici koruma tedbirleri verebilir. Ayrıca dava sonucunda tazminata veya paylaşıma konu olacak malların yönetimine ilişkin de tedbir kararı verilebilir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...