Gamiss

30 Ağu 2014

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu ve umutlu olsun


Fazla söze gerek yok....



30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu ve umutlu olsun. Pencerelerinizi bayrağımızla donatmayı unutmayın.

Sevgiler
Şafak

Not: Resim webden alıntıdır.

29 Ağu 2014

KIŞ SOĞUĞUNDA YAZLIK DOMATESLE YAPILAN MENEMEN



Merhaba,

Yazın sonlarına geldik neredeyse. Eylül ayı, domateslerin artık iyice olgunlaşıp sonlandığı ay. Menemen sever misiniz bilmiyorum ama ben bayılırım. Kışın alınan sera domateslerle yazın yediğimiz kadar güzel olmuyor. Ben de tam bu nedenle, her sene 6-7 tane de olsa menemenlik konserve yapıyorum. Aslında buzluğa da atılarak yapılabilir ama buzdolabından çıkardıktan sonra fazlaca sulanıyor ve farklı bir tat oluyor.

Çok zor olmasa da menemenlik konserve hazırlamak için insanın vakti olması lazım. Bu sene sadace 7 kavanoz yaptım. 15 günde bir yapsak yeter diyorum.

Gelelim yapılışına;

Malzemeler:

6 kg olgun domates
1 kg çarliston biber (siz sivri biber de koyabilirsiniz ama ben çocuklar nedeniyle kullanamıyorum)
1 çay bardağı ayçiçekyağı
1 çorba kaşığı tuz

Yapılışı:

Biberleri ayıklayıp, doğrayın. Domateslerin kabuklarını soyup büyük parçalar halinde doğrayın. Ayçiçekyağını tencerede biraz ısıtıp, biberleri sarartana kadar kavurun. Domatesleri de ekleyip kaynamaya bırakın. Arada sırada karıştırın. Bazen oldukça fazla su bırakabiliyorlar. Domateslerin çok erimesine izin vermeyin. İçine tuz ekleyin.

Konserve şişelerini ve kapaklarını sıcak suda kaynatıp hazırladığınız malzemeyi ateşten indirir indirmez doldurun ve ağzını sıkıca kapatın. Elinize mutlaka mutfak eldiveni takın ki yanmasın çok sıcak oluyor. Ters çevirerek sarılmadan durabileceği bir yerde 1 gün saklayın. Ertesi gün serin ve kuru bir yere kaldırın.



Kışın, menemen yapmak istediğinizde, kavanozdan çıkartıp ısıtıp ardından yumurtalarını kırabilirsiniz.

Afiyet olsun

Şafak

26 Ağu 2014

EVDE YOĞURT YAPIMI



Merhaba,

Ege doğduğundan beri ona yoğurdunu kendim yaptım. O zamanlar bir mandıradan alma şansım olmadığı için, günlük sütten yapıyordum. Eşim tadını beğenmediği için, marka yoğurtlardan da almaya devam ettik. Ancak son bir yıldır, blog dünyasına girmemle ve seminerlere gidiyor olmam nedeniyle bu konuda biraz daha hassaslaştım. Efe Deniz'in de aramıza katılmasıyla evde yoğurt yapmak daha da önem kazandı. Bir de oturduğumuz yerde komşumuzun oğlu mandırada çalışınca sütü de ondan almaya başladık. Eşim de bu yoğurdu tüketmeye başladı. Çok zorunlu olmadıkça hazır yoğurt almıyoruz. Alınca da çocuklara yedirmemeye çalışıyorum.

Bu gün sizlerle yoğurdu nasıl mayaladığım hakkında yazmak istedim. Bir çok sitede tarifi bulmak mümkün. Ama bana göre en önemli püf noktası maya katacağınız sütün sıcaklığı. Sıcaklık doğru olursa, yoğurdunuz daha iyi tutuyor ve tadı daha güzel oluyor.

YOĞURDU NASIL YAPIYORUM?

Ben 3 lt. süt alıyorum. Sütü kaynatıp bir litresini içmek için ayırıyorum. Kalan sütü yoğurt yapımında kullanıyorum. Serçe parmağınızı sokup, 7 saniye tutabilirseniz sütünüz yeterli sıcaklığa gelmiş oluyor. Yaklaşık 2 yemek kaşığı yoğurdun içine, bu sütten alıp iyice ezerek karıştırmalısınız. Ardından kalan sütünüzün içine karıştırın, ağzını kapatıp bir battaniyeye sarıp, yerinden hiç kıpırdatmadan yaklaşık  6 saat bekletin.

Aşağıda aşama aşama resimler bulunmakta.


Ardından yoğurdunuzu çok sarsmadan olduğu yerden alıp buzdolabına yerleştirin. Burada da yaklışık 5-6 saat beklerse iyi olur. Dolaba koymadan önce yoğurdunuz tutmamış gibi gelebilir size. Hiç korkmayın buzdolabına koymak bu işe yarıyor. İşlemi tamamlıyor.

Çocuklarımız ev yapımı yoğurdu inanın hak ediyor.

Afiyet olsun

Şafak

İZMİR GEZİLECEK YERLER - EFES ANTİK KENTİ

Merhaba,

Bugün de biraz İzmir'de gezelim diyorum ne dersiniz?

İlk durağımız Selçuk ilçesinin sınırları içerisinde bulunan Efes Antik Kenti.

Efes antik bir Yunan kenti. Sonrasında da Roma'nın önemli şehirlerinden biri olmuş. Efes harabelerine girerken 30 Tl ücret ödüyorsunuz. Eğer sizde bizim gibi çok müze ve ören yeri gezecekseniz müze kartı almanızı öneririm. Müze kartının fiyatı 40 TL ve bir çok yerde geçiyor. Ayrıca bir yıl içinde aynı yeri 2 kere ziyaret edebiliyorsunuz. Sadece Türk vatandaşları ve KKTC vatandaşları alabiliyor. Çanakkale gezimizde almadığımız için çok pişmanım.



Efes Harabeleri oldukça iyi durumda. Diğerlerine kıyasla tabi.




Böyle ağaçlı bir yoldan giriş yapıyorsunuz. 















Celsus Kütüphanesi en ilgi çeken yerlerden biri. 


Burada resmimi çekmek oğluma kaldı :)

Eğer İzmir'e yolunuz düşerse mutlaka ziyaret edin.

Sevgiler
Şafak








25 Ağu 2014

TARHANA BABADAN BİN YILLIK ŞİFA


Tarhana, bizim ailede çok önemli bir besin kaynağı. Anneannemiz her sene yapıyor ve en büyük pay bizim eve geliyor. Hatta erken bitip, anneanne, teyze, dayı kimin evinde varsa onları da topluyoruz :) Çünkü çok besleyici, hazmı kolay. Daha ne olsun.

Çocuklar annemin yaptığı tarhanadan başkasını da yemiyorlar. Geçen aylarda katıldığım #Gardenevent sponsorlarından Tarhana Baba'dan gelen tarhanayı bu nedenle pişirmemiştim. Ancak çok da merak ediyordum. Bu nedenle bugün hadi bir cesaret deyip denedim. Sonuç mu? Şaşırtıcı... Çocuklar ilk defa başka birinin yaptığı tarhanayı yediler. 



Tarhana Baba olarak ünlenen Mustafa Yeldanlı 1938 Uşak doğumluymuş. 1976 yılında, evde yapılan tarhana ve salçayı yapıp satma fikri ile ticarete atılmış. O dönemlerde bu nedenle alay konusu bile olmuş, kim alacak demişler. Ancak o yılmamış, zamanla çocuklarını da işin içine katarak, büyümüş ve 2005 yılında bayrağı oğullarına teslim etmiş.

Tarhana babanın ürünü sadece tarhana değil. Aynı zamanda, reçel, marmelat, pekmez, erişte gibi birçok ürünü internet sitesi üzerinden sipariş verebiliyorsunuz. Günümüzde rastlanmayan bir durum ilgimi oldukça çekti. Kapıda ödeme yapabildiğiniz gibi, ürünü teslim aldığınızda paket içerisinde ödeme yapabileceğiniz hesap numaraları çıkıyor ve siz 10 gün içinde yatırabiliyorsunuz. Bu devirde kimse kimseye güvenmezken, Tarhana Babanın güveniyor oluşu, aslında onun ne kadar güvenilir olduğunu ispatlıyor bence. Tıpkı geçmişteki, ticari ahlak gibi.

Tarhana Baba markası ile tanıştığıma çok memnun oldum. Diğer ürünlerini de en kısa sürede denemek istiyorum. Sizde sitesini inceleyin derim.

Ürünler ve Fiyat listesi için Tık Tık

Sevgiler
Şafak

24 Ağu 2014

ZEYTİNYAĞLI PATLICAN YEMEĞİ




Merhaba,

Patlıcan yemeği küçükken sevmediğim ama büyüdükçe aşık olduğum bir yemek. Patlıcan mevsiminin son günlerini yaşarken sizlerle zeytinyağlı patlıcan yemeği tarifimi paylaşmak istedim. 
Ben patlıcan yemeğini asla kıymalı ya da etli yapmam. Ne bileyim birbirlerine yakışmadıklarını düşünüyorum. Patlıcan yemeğini güzel yapmanın sırrı ise, patlıcanların önceden acı sularını almak için tuzlu suda bekletmekten ve sonrasında kızartmaktan geçiyor bana göre. Biraz zahmetli, birazda kızartma olduğu için sağlıksız olduğunu söyleyecekler olabilir ama daha farklısını ne yazık ki yiyemiyorum.

İşte malzemeler

4 adet orta boy patlıcan
1 soğan
4 domates
10 adet çarliston biber
3 diş sarımsak
1 yemek kaşığı biber salçası
Tuz
Kekik
Karabiber
1 çay kaşığı şeker (bir kesme şeker de olur)

Yapılışı

Patlıcanları alacalı soyup bir kaç saat tuzlu suda bekletin. Suyu siyah çıktığında o suyu dökerek temiz su da yıkayın ve kurulayın. Kurulama işlemini elinizde sıkarak yapabilirsiniz. Ardından patlıcanları ne fazla ne de az olacak şekilde kızartın. Renk değiştirmesi yeterli.

Patlıcanlar kızarırken ayrı bir kapta doğradığınız soğanları pişirin. Ardından çarliston biberlerini ekleyerek kavurun. Domatesleri küp küp doğrayıp salçayı da ekleyerek, domatesler pişene kadar orta ateşte bırakın. Domatesler piştiğinde, tuz, karabiber, soyulup doğranmış sarımsak ve kekik ekleyin. Bir miktar da sıcak su koyarak bir kaç dakika birbiri ile özdeşleşmesini sağlayın.



Kızarmış patlıcanların üzerine hazırladığınız bu sosu dökün. Suyunu ayarlarken patlıcanların üzerine kadar gelmesi yeterli. Pişmiş yemeklerde mutlaka sıcak su kullanmalısınız. Ağzı kapalı olarak 20 dakika kısık ateşte pişirin. Pişerken karıştırmayın sadece bir kaşık ile hafifçe aralarını açabilirsiniz. 

Afiyet olsun

Şafak

21 Ağu 2014

ÇOOK ESKİLERDEN BİR ŞİİR



Beyoğlu'nun bilmediğim bir sokağında,
Akıp giden insanlarla, akıp giden zamanları düşünüyorum
Karşıdaki kitapçıdan daha önce hiç duymadığım melodiler yükseliyor geceye.

Oysa bu gece, hayattan tek istediğim şey bir kadeh şaraptı.
Hayat ise ısrarla beni anlatıyor bana,
Tek bir şey geçiyor şu an aklımdan
Keşke söyleyebilseydim....

Eylül 2004

Şafak

DOPDOLU BİR DÜNYA - BİRİCİK DÜNYAM YAYIN HAYATINDA



Merhaba,

Bugün size yepyeni bir oluşumdan bahsedeceğim. Kurucusu Pozitif Düşünceler web sitesinden de tanıdığınız Biricik Nuray ve onun yol arkadaşı, ortağı Tanla Bilir . Yeni bir site kurdular ve birbirinden kıymetli bloggerlarla yola çıktılar. Birçoğu arkadaşım. Mavinin Güncesi Aylin, Eyminin Mutfağından Emel, Atolye nott Nüket, Hayat Reçeli Nesrin. Hepsi de oldukça başarılı.

Kendilerine çıktıkları bu yolda başarılar diliyorum, zaten başaracaklarına da eminim.

Eğer sizde takip etmek isterseniz Buraya Tık Tık

Ve basın bültenlerini sizinle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.

Sevgiler

Şafak


Biricik Dünyam Websitesi Yenilenen Yüzüyle Yayın Hayatına Merhaba Diyor!


Biricik Dünyam Websitesi kadın ve magazin dünyasında samimi, güncel, eğlenceli ve bilgilendirici bir çizgi yakalamak amacı ile dopdolu içeriği ve yenilenen yüzüyle sizlere merhaba diyor...

Sonbaharın yaklaşmasıyla yoğunlaşan iş hayatı ve çocuklarımızın okul heyecanı hepimizi sarmışken, bu yoğun süreci sizler için kolaylaştırmayı hedefledik... Uzman görüşleri, özgün içerikler ve yaratıcı fikirlerle dolu sitemiz, pek çok konuda size yol arkadaşı olacak.


Hepsi kendi alanlarında başarılı olan, çoklu yazar kadrosuyla kalemini güçlendiren Biricik Dünyam'ın yeni yayın döneminde başarılı yayınlar yapmayı sürdüreceğini ve her zaman olduğu gibi sosyal sorumluluk projelerinde de öncü olarak yer alacağını sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.


Yeni yüzünün açılışını 20 Ağustos 2014 tarihinde başlayan Biricik Dünyam’ın hedefleri;


* Kadınlara ve aile hayatına hitap edecek konularda gelenekselleşmiş yaklaşımların dışına çıkarak, değişik bakış açılarını da kucaklayan, yüksek enerjili yayınlar yapmak,


* Kadınların ilgisini çeken konularda uzman ya da pratik deneyimleri olan bireyleri kadın ve annelerle buluşturmak,


* Sosyal sorumluluk alanlarında kampanyalar yapmak ve mevcut projeleri desteklemek,


* Kadınlar arasındaki sosyal ağları kuvvetlendirmektir.

20 Ağu 2014

ST. JEAN KİLİSESİ VE ARTEMİS TAPINAĞI - İZMİR GEZİLECEK YERLER

Merhaba,

Gezi yazımıza St. Jean Kilisesi ile devam ediyorum. St. Jean'in Hz. İsa'nın havarisi ve arkadaşı olduğu, ölmeden önce de annesini ona emanet ettiği söylenir. Aynı zamanda dört İncilden birinin yazmıştır.



Hemen aşağısında Selçuk İsa Bey Camii var. Kiliseden kuş bakışı görmek mümkün. Cami Türk mimarlık döneminin Anadolu Beyliklerine ait en önemli eserlerinden biri. Adını aldığı İsa bey tarafından 1375 yılında yaptırılmış.



Yakınlarında ki Artemis Tapınağından geriye kalanlar.



St. Jean Kilisesinden kalanları görmeden önce, önce çocukları tuvalete götürmem gerekti. Bunu niye yazıyorsun diyorsunuzdur şimdi :) Anlatayım.

Çevredeki umumi tuvalet daha önce hiç bir yerde görmedeğim kadar temiz ve özenli. Dıştan izbe bir yer izlenimi veren bu yere girdiğinizde şok oluyorsunuz. Her taraf çiçekler, oyuncaklar, süsler ile düzenlenmiş. Hatta küçük bir fanus içinde canlı balık bile var.


Keşke her yere böyle güzel bakabilseydik. Ne yazık ki gereken değeri veremiyoruz.

Sevgiler
Şafak

GEZİ BLOGUM YAYINDA

Herkese merhaba,

Yeni bir proje içindeyim. Bazılarınız bilir facebookda Haydi Gezelim adında bir gezi sayfam var. Uzun zamandır, o sayfayı bir gezi bloguyla taçlandırmayı düşünüyordum. Sonunda açtım.  Artık gezi yazılarımı ve misafir yazarlarımı orada ağırlıyor olacağım. Sizlerden ricam beni orada da takibe almanız. Çok mutlu olacağıma inanabilirsiniz :)

Kimbilir belki bu blogu ve sayfayı birlikte büyütebiliriz.

Eğer yeni blogumu merak ederseniz buraya Tık Tık

Facebook sayfanı da beğeneyim derseniz Buraya da Tık Tık

Sizden haber bekliyor olacağım, beni çok bekletmeyin olur mu :)

Sevgiler

Şafak

19 Ağu 2014

PİRİNÇ PİLAVI YAPMANIN PÜF NOKTALARI




Merhaba,

Benim pilavımı sevmeyen yoktur. Pilav yapmak çok basit gibi görünse de şöyle tane tane pilav yapanı bulmak zor bu devirde. Bir de bence pilavı güzel yapan her türlü yemeği güzel yapar. Bir kaç püf noktası var aslında hepsi bu.

Bunları madde madde yazmak gerekirse,

1- Pilavınızı yapmaya başlamadan önce, en az 2 saat pirinçlerinizi ılık, tuzlu suda bekletmelisiniz. Fazla sıcak su, pirinçlerin şişmesine neden oluyor.

2- Yapmadan önce, pirinçleri güzelce yıkamanız gerekiyor. Çünkü pirincin nişastası kalırsa, pilavınızın yapış yapış olmasına neden oluyor.

3- Pirinci kavururken ne az nede çok kavurmalısınız. Az kavurursanız, pirinçler yine birbiri ile yapışık oluyor, çok kavurursanız, kıtır kıtır olup, yenmiyor.

4- Kavurduktan sonra suyunu eklerken 1 ölçü pirince 1,5 ölçü su eklemelisiniz.

5- Pilavı orta ateşte suyunu çekene kadar arada sırada ezmeden karıştırmalı, sonrasında kısık ateşe almalısınız. Fazla karıştırmamalısınız.

6- Pilavda kullanacağınız yağ tereyağı olursa, tadı ayrı güzel oluyor. Fazla yağ koymamalısınız ama pirinçleri kavuracak kadar da olmalı. Mesela 1 bardak pirince 1 yemek kaşığı gibi.

7- Suyunu çektiğinde, ağzını bir kağıt havlu ile kapatıp iyice kısın ve yaklaşık 1 dakika daha ocakta tutun.

8- En güzel pilav dinlenmiş olandır. Sofraya almadan en az 20 dakika önce pişirmiş olmalısınız.

9- Servis yapacağınız zaman, ağzını açtığınız pilavı şöyle bir karıştırıp tabağa öyle almalısınız. 

Afiyet olsun

Şafak




KAHVE DÜNYASI ÇİKOLATA WORKSHOPUNDAYDIK

Merhaba,

Bugün #gardenevent etkinliğinin sponsorlarından Kahve Dünyasının çikolata workshopundaydık. Ne kadar eğlendiğimi anlatamam. Eğitmenimiz Fatma hanım zaten oldukça kibar ve tatlı biriydi. Beraber gittiğim blogger arkadaşlarım Arzu, Emel, Nihal ve Pınar zaten çok sevdiğim kızlar, üstüne bir de konu çikolata olunca siz düşünün artık gerisini :)

Mekan, Bayrampaşa Forum İstanbul 'da ki Kahve Dünyasıydı. Biz Migros AVM'deki  Kahve Dünyasının müdavimlerinden olduğumuzdan dolayı alışkınız oranın tatlarına. Bir de ben evde yaptığım çikolatanın kuvartür çikolatasını zaten onlardan alıyorum.



Başlamadan önce resim çektirmesek olmazdı :)


İlk önce yukarıda ki resimde gördüğünüz tezgahın başında güleryüzü ve ilgisi ile gönlümüze taht kuran Fatma hanım, bize çikolatanın ana maddesi olan kakaonun nasıl elde edildiğini anlattı. Sonra da güzel bir çikolata yapmak için nasıl eriteceğimiz, hangi sıcaklığa gelene kadar ateşte tutacağımız ve sonrasında nasıl temperleyeceğimiz konusunda bilgi verdi.

Bu resimde kavuna benzer bir meyveden çıkan çekirdeklerin kakao oluşu anlatılıyor. Çikolata olması için izlenen yolu ne yazık ki fabrikalarda üretildiği için fotoğraflayamadık.


Sonra başladık çalışmaya. İlk önce truff yapımı için hamurunu hazırlayıp buzdolabına attık.  Sonra da roche hazırlamak için kolları sıvadık. Bu arada, Truff hamurunu hazırlamak için kol kaslarınızın çook güçlü olması gerekiyor. Ben beceremedim valla :(


Roche hazırlamak çok kolay ve yemesi de bir o kadar zevkli :) İçine sevdiğiniz kuruyemişleri ekleyebilirsiniz. Fındık, fıstık, badem, portakal kabuğu veya kuru üzüm.


Çilekleri çikolata ile kaplamak çok eğlenceliydi. Hayal gücünüzü kullanarak onlara hayat bile verebilirsiniz. Mesela bizim yaptığımız gibi damat ve ya çilek çocuk gibi :)


Bu resimde ne güzel çıkmışım, profil resmi yapayım dediğimde kocamın yorumu ;
Hııı, biraz şaşkın çıkmışsın sanki
Ben ne yapayım şimdi onu :) 

Ardından hazır çikolata kalıplarına dökeceğimiz, karamelli, çilekli ve limonlu çikolatalarımızı hazırlayarak, kalıplara doldurup süsledik


Son aşamada truff hamurlarımızı dolaptan çıkartıp başladık şekil vermeye ve onları fıstık ve hindistan cevizi ile süslemeye 




Hatta bir ara hızımızı alamayıp, iki elin nesi var on elin hızı var diyerek hem eğlendik hemde birbirimizi tamamladık


Gün sonu selfie, yada özçekim her ne ise. 
Ben de çekebilmeyi başardım yuppiiii. Ağzım burnum biraz yamuk çıkmış ama napalım olur böyle şeyler :))



Sevgili eğitmenimiz Fatma hanımdan günün sonunda sertifikamı alırken



Bu workshop için hem kahve dünyasına, hem gardenevent'in ev sahipleri Nihal ve Pınar'a, bu günü bu kadar güzel geçirmeme neden olan sevgili fatma hanım, Arzu, Emel, Nihal ve Pınar'a çok teşekkür ediyorum. Eğer sizde böyle eğlenceli bir gün geçirmek isterseniz, ekli linke tıklayarak bilgi alabilirsiniz.

http://www.kahvedunyasi.com/haberler/haberler/kahve-dunyasi-haberler-cikolata-atolyesi




Çikolata tadında günler dilerim hepinize

Sevgiler

Şafak

17 Ağu 2014

BOSH SERVİSİ GELDİĞİNDE GARANTİ SÜRENİZ DOLMASA BİLE SERVİS ÜCRETİ ÖDÜYORSUNUZ



Merhaba,

Geçenlerde buzdolabım arıza yaptı. Laf aramızda, değiştirdiğim günden beri Bosh ürünlerinin hiç birinden memnun kalmamıştım. Aspiratör hariç hepsi bir şekilde arıza yaptı. Üstelik garantileri de halen devam ediyor. Bu elektronik konusu biraz da şans galiba. Artık bir şey satın alacağım zaman önce internetten hakkındaki şikayetleri araştırıyorum. 

Neyse onlar ancak bir sonraki gün gelebiliyorlar servise. Garanti süreleri hala devam ediyor beyaz eşyalarımın. Ancak yeni aldıkları bir karara göre servis gelip işlem yaptığında, parça değişimi söz konusu değilse sizden servis ücretini alıyorlarmış. Ya da en azından gelen görevli açıklamayı o şekilde yaptı. Size telefonda bilgi verilmiştir diye de ekledi. Telefonda eşim konuşmuştu ve o an hem evde temizlik yapılıyordu hemde çocuklar durmuyordu konuyla çok ilgilenemeyip ödemelerini yaptım. Ancak bazı şirketlerin son yıllardaki, malı sat, arıza yapınca boşver bunu fırsata çevir politikası beni oldukça rahatsız ediyor. 

Ne diyelim, biz de daha fazla araştırma yapacağız. Dolap arıza yaptığı için, buzlukta kalan bir şeyler var mı diye de bakma fırsatım oldu. Kıştan kalan az miktardaki bal kabağını görünce de sebze çorbası yaptım. Bu çorbayı bebeklerinize de içirebilirsiniz.



İşte tarifi

Malzemeler:

1 dilim küçük parçalara kesilmiş balkabağı
1 patates
1 havuç
1 küçük soğan
2 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı tereyağ
Tuz, karabiber ve kimyon

Yapılışı:

Sebzeleri küçük küçük doğrayarak az miktarda suda haşlayın. İyice yumuşadıklarında ocaktan alın. Ayrı bir tencerede yağı ve unu kokusu çıkana kadar kavurun. Ayırdığınız sebzeleri ekleyin ve blendırdan geçirin. İstediğiniz kıvama göre sıcak su ekleyin ve arada karıştırarak kaynayana kadar pişirin. Tuz, karabiber ve kimyon ekleyerek ocaktan alın. 

İçine karabiber ve tuz koymadan 8 aydan büyük bebeklerinize de rahatlıkla içirebilirsiniz. Ayrıca kimyon onların gaz problemine de iyi gelir.

Afiyet olsun

Şafak

15 Ağu 2014

CEVİZLİ KADAYIF TATLISI




Merhaba,

Bir kaç gündür tatlılardan gidiyoruz. Bugün de size cevizli kadayıf tatlısının tarifini vermek istiyorum.

Malzemeler

1/2 kg. çiğ kadayıf
1 su bardağı dövülmüş ceviz içi
100 gr. tereyağı

Şerbet için:
1 kg şeker
6 su bardağı su
Birkaç damla limon

Yapılışı:

Şerbet malzemelerini orta ateşte koyarak kaynamaya bırakın. Kaynadıktan sonra içine limon suyunu da ekleyerek hafif koyulaşana kadar kaynatın. Yaklaşık 20 dk.

Şerbet pişerken eritip ılıttığınız terayağını genişçe bir kaba koyduğunuz kadayıflara ekleyin. Elinizle didikleyerek yağı iyice yedirin. Her yerine bulaşmasını sağlamalısınız. Sonra hafif yağlanmış fırın tepsisine kadayıfın yarını elinizle bastırarak yayın. Çok iyi bastırmaya çalışmalısınız ki çok dağılmasın servis yaparken. Ardından dövülmüş ceviz içini üzerine serpin. Kalan kadayfıda aynı şekilde üzerine bastırarak yayın.



Önceden ısıtılmış fırında 200 derecede nar gibi kızarana kadar pişirin.

Bu arada şerbetiniz pişmiş ve hafif ılımıştır. Fırından çıkarttığınız kadayıfı bir kaç dakika bekletin. Bunun nedeni ilk ısısını dışarı vermesini sağlamak. Şerbetinizi bir kepçe yardımı ile her yerine eşit olacak şekilde dökün.

Kesip dilimlediğiniz kadayıfı isterseniz kaymak ile isterseniz dondurma ile servis edebilirsiniz.

Ben geçen yaptığım cevizli tahinli dondurma ile servis yaptım. Çok da uyumlu oldular.

Cevizli tahinli dondurma tarifi için Tık Tık

Afiyet olsun

Şafak
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...