Gamiss

12 Mar 2018

Gülsha.. Nadide Rosa Damascena Güllerinden Cildimize




Merhaba,

Gülsuyu sever misiniz? Ben severim. Çünkü kozmetik ürünleri yokken kadınlar güzelleşmek için bitkileri kullanırlardı. Gül suyu da bunların başında geliyordu. Bugün size Gülsha markasının ürünlerinden bahsetmek istiyorum. Çünkü doğal Gül suyu ve Gül yağı bulmak pek kolay değil. 

gülsha, gülsuyu ve gülyağını nadide Rosa Damascena güllerinden elde eder

gülsha, Isparta gülü olarak da bilinen Rosa Damascena güllerini gülyağı ve gülsuyu üretiminde kullanılır. gülsha ürünlerine kalitesini veren Rosa Damascena’nın kokusu ve görüntüsü, dayanılmaz güzelliktedir. Yılda sadece bir defa ürün veren Isparta gülleri, Mayıs ayında tomurcuklanmaya başlar, Haziran ayının ortalarında ise hasadın tamamlanması gerekir. gülsha, üretim sürecinde en kaliteli Isparta güllerini işleme alır. Güller özel hasır çuvallarla toplanır ve damıtılma işleminin yapılacağı fabrikaya götürülür. Fabrikaya ulaştıktan sonraki altı saat içinde damıtma işlemi başlar. Su ısınıp buharlaşmaya başladığında güllerden öz su ve öz yağ elde edilmeye başlanır. Damıtma işlemi 1 ile 1,5 saat arasında son bulur. Üretimden geriye kalan yapraklar ve posa çöpe atılmaz ve toprak için gübre olarak kullanılır.

1965 yılından beri gül üreten ve Isparta’nın en eski gül üreticilerinden olan Gürkan ailesi, dünyanın çeşitli ülkelerindeki kozmetik ve parfüm firmalarına ham madde temin ediyor. Ailenin 3. kuşak temsilcisi Gülşah Gürkan, gülün benzersiz faydaları hakkında edindiği tecrübeden faydalanarak gülsha markasını oluşturuyor. Gülşah Gürkan, önde gelen Fransız cilt bakım uzmanlarıyla sürdürdüğü yoğun çalışmalar sonucunda, piyasaya doğal ve etkili bir cilt bakım serisi sunuyor. gülsha, gerçek gül özlerini kullanarak hazırladığı ürünleriyle, başta Türkiye olmak üzere dünyanın birçok yerinde Isparta gülünün mucizevi özelliklerini tanıtıyor.

gülsha, cilt bakım serisinde yer alan gülsha Sakinleştirici Tam Gül Misel Suyu, gülsha Arındırıcı Gül Tozu, gülsha Tam Gülsuyu, gülsha Eşsiz Gül İksiri ve gülsha Gece Gül İksiri’yle cildi arındırıyor, tazeliyor ve yeniliyor. gülsha ürünleri paraben, alkol, SLS, mineral yağ, renklendirici ve parfüm içermiyor. Dermatolojik olarak test edilen ürünler, tüm cilt tiplerine uygundur.

gülsha Sakinleştirici Tam Gül Misel Suyu ve gülsha Arındırıcı Gül Tozu Cildi derinlemesine arındırır ve canlandırır

Gülsha Sakinleştirici Tam Gül Misel Suyu, cildi temizler, makyaj ve kirden arındırır. Rosa Damascena güllerinden damıtılan gülsuyu içerir. Tamamen doğal olduğu için cildin pH dengesini bozmadan temizler. Göz ve dudak bölgesinde rahatlıkla kullanılabilir. Tüm cilt tipleri için uygundur. Ciltte kaldığında tahriş etmez, bu nedenle durulamaya gerek kalmaz. Bir parça pamuk kullanarak kolayca cilde uygulanabilir.

gülsha Arındırıcı Gül Tozu, piyasadaki çoğu peeling ürününün aksine cildi tahriş etmez ve çizmez. Cildi, tıkanmış gözenekleri temizleyerek arındırır. İçerisindeki gülyağı nem verirken, pembe kil fazla yağı alır. gülsha Arındırıcı Gül Tozu ayrıca ciltteki lekeleri azaltmaya yardımcı olur. Böylece akne oluşumunu en aza indirger ve sülfat içermediğinden pH dengesini bozmaz. Erken yaşta cilt bakımına başlamak için en doğal ürünlerden biridir.

gülsha Arındırıcı Gül Tozu’nu tüm vücutta peeling için kullanabilirsiniz. Biraz gülyağı veya gülsuyu ekleyerek elinizin içinde ıslatıp, masaj yaparak uygulayın. İyice ovalarsanız tüm ölü deriden kurtulmuş olursunuz. Uygulama sonrası 5 dakika daha bekletip, soğuk suyla durulayın. Göz çevresinde kullanmaktan kaçının. Kullanımdan sonra cildinizi gülsha Eşsiz Gül İksiri ile nemlendirebilirsiniz. Düzenli kullanımda cildinizde yarattığı parlaklığı hissedeceksiniz.




gülsha Tam Gül Suyu içerisindeki gülyağı kaybetmeden şişelenir
Yüzyıllardır birçok kadın, geçmişten gelen gerçek güzelliği; gülü, cilt bakım rutininde kullanıyor. Milattan önce yaşamış, güzelliğiyle tanınan Antik Mısır Kraliçesi Kleopatra bile gülsuyu ve gül yaprakları kullanırdı…

gülsha Tam Gülsuyu, Rosa Damascena’dan elde edilir ve içerisindeki doğal yağı ayrıştırılmadan şişelenir, bu yüzden piyasadaki diğer ürünlerden bir adım öndedir. Hiçbir katkı maddesi veya parfüm içermez. Tüm cilt tipleri için uygunluğu test edilmiştir. Çok yönlü kullanım özelliği sayesinde etkili bir üründür. gülsha Tam Gülsuyu, cildi nemlendirir, temizler ve canlandırır. Cildin doğal yapısını ve pH dengesini bozmaz. Gözenek görünümünü azaltır. Her yaş için uygun olan gülsha Tam Gülsuyu, gönül rahatlığıyla saçlarda ve vücutta kullanılabilir. Ayrıca doğal ve eşsiz kokusu sayesinde parfüm olarak da kullanılabilir.

gülsha Eşsiz Gül İksiri ve gülsha Gece Gül İksiri, cildi yağlandırmadan nemlendirir
gülsha Eşsiz Gül İksiri, cilde kaybettiği nemi geri kazandırır. İçinde bulunan gülyağı, gözenekleri tıkamadan yoğun nem sağlar. gülsha, yalnızca 1 litre doğal gülyağı elde etmek için, ortalama 4000 kilo gül yaprağını işlemden geçirir. Piyasadaki diğer ürünlerin aksine yapay renklendirici veya parfüm kullanmaz.

Gülyağı doğal antioksidanlar barındırdığından cildin ışıltısını korumaya ve cildi onarmaya yardım eder. Yaşlanmayla oluşabilecek kırışıklık görünümünü azaltmaya yardımcı olur, cilde esneklik kazandırır. Ayrıca çok iyi bir koruma kalkanı oluşturur. Tüm yüze ve boyun bölgesine uygulanabileceği gibi, vücutta da kullanılabilir. Tüm cilt tipleri için uygundur. Makyaj altına kullanabilir ve toniğe eklenerek yüze uygulanabilir. Göz çevresi kullanımına da uygundur.

gülsha Gece Gül İksiri, zamanla oluşabilecek kırışıkları ve sarkmaları önler, sıkı ve tazelenmiş bir cilt sağlar. Ayrıca yüz kontürünü şekillendirmeye yardımcı olur. İçinde barındırdığı yüksek kalite hyaluronik asitle harmanlanmış gülyağı sebebiyle gece kullanımı önerilir.

Ayrıntılı bilgi için: https://www.gulsha.com.tr/urunler/tam-gul-suyu/ adresine bakabilirsiniz.

Sevgiler

Şafak


Aile Şirketlerinin Ortalama Ömrü 25 Yıl





İş dünyasının liderleri, “Değişim Dinamikleri” toplantısında buluştu

Gümrük ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Fatih Çiftçi,
“Aile şirketlerinin ortalama ömrü 25 yıl”

Ülkemizdeki işletmelerin %95’ni oluşturan aile şirketlerinin ortalama ömrünün 25 yıl olduğuna işaret eden Gümrük ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Fatih Çiftçi, “Türkiye’deki aile şirketlerinin %30’u 2. kuşak, %12'si 3. kuşak ve %3’ü 4. kuşağa geçebiliyor. Aile şirketlerinin ortalama ömrü 25 yıl. Şirketlerin ömrünü uzatmak için, kuşak çatışmasının önüne geçmek, kurumsallaşmak ve sürdürülebilir bir şekilde bu grafiği korumak gerekiyor. Bu noktada şirketlerle beraber, aileyi de kurumsallaştırabilirsek, profesyonel bir yaklaşımla sürdürülebilir bir aile şirketi oluşturmak daha mümkün olabilecek” dedi.
Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi tarafından, 4.’sü düzenlenen “Büyüme ve Kurumsallaşma Sürecinde Değişim Yönetimi” konulu toplantı, iş dünyasının liderlerini geçtiğimiz gün Çırağan Sarayı’nda buluşturdu. Gümrük ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Fatih Çiftçi, İstanbul Ticaret Odası Eski Başkanı Doç. Dr. Murat Yalçıntaş, Uyumsoft Başkanı Mehmet Önder, Uyumsoft Genel Müdürü Hüseyin Şahin, Gezer Ayakkabı Kurumsal Yönetim ve Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Selçuk Şen, Emin Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Tuğrul, Erçal Group Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Erçal’ın aralarında bulunduğu işadamları; Değişim Dinamikleri Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Erdemir ve Değişim Dinamikleri Genel Müdürü Ahmet Nedim Erdemir’in organize ettiği toplantıda  bir araya geldi. Gezer Ayakkabı, Uyumsoft AŞ’nin aralarında bulunduğu sponsorların katkılarıyla yapılan ve gün boyu süren panellerde, aile şirketlerinde büyüme ve kurumsallaşmanın getirdiği değişimin yönetimi, intikal yönetimi, insan kaynakları, mali değişim, hukuki değişim, marka ve kurumsal iletişim süreçleri gibi birçok konu ele alınarak, masaya yatırıldı.

Çiftçi, “Değişime uyum sağlayıp, yönetenler ayakta kalabilir”

Bilgiye önce ulaşıp, değer katabilmenin önemine işaret eden Fatih Çiftçi, “Bir ulusun zenginliği, rekabetçiliğinin, inovasyon kapasitesinin ve endüstrisinin kalitesinin yükselmesine bağlıdır. Günümüz dünyasının rekabet üstünlüğü, büyük ölçüde bilgi ekonomisine dayanıyor. Artık zenginliğin kaynağı, yeni fikirler ile yeni fikirleri içeren ürün, hizmet ve çözüm de olacak. Değişen dünya şartlarına uyum sağlayanlar ve değişimi yönetenler ayakta kalabilir” dedi.  

Acar, “Destekler,  işletmeleri rehavete düşürmemeli”

Kamunun vermekte olduğu destekler hakkında değerlendirme yapan Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Ahmet Cevat Acar,  “KOSGEB, yenilikçi girişimlere destek veriyor. Ancak bu destekler kimi zaman, şirketleri rehavete düşürme gibi bir handikap da yaratabiliyor. Yatırımları doğru yönetmek gerekir. Ülkemizdeki aile şirketlerinin geçmişleri uzun bir tarihe dayanmıyor, değişim süreçlerine adaptasyon gerekiyor” dedi.



Önder, "Yıkıcı dönüşüme hazır olmalıyız"

Teknolojideki gelişmeler, dijitalleşme, endüstri 4.0 vb ile yeni bir dönüşümün başladığını ifade eden Uyumsoft Başkanı Mehmet Önder, “Bireylerin, şirketlerin ve ülkelerin, gelecek 5 – 10 yıl içerisindeki değişime hazırlanmaları gerekiyor. Değişim ve dönüşümün yıkıcı etkilerini azaltmak için, bugünden sürecin iyi algılanarak niteliklerini ve değerlerini ortaya çıkartıp, yol haritasının belirlenmesi lazımdır. Bu süreçte, yeni iş modelleri olacak ve değişim bu iş modellerini hayata geçiren liderlerle gerçekleşecek. Bugüne baktığımızda, gelişmenin temelinde üretim ve pazarlama olmakla birlikte, know-how ve danışmanlıklar, şirketlere kaldıraç etkisi yapmaktadırlar. Değişim Dinamikleri firmasının işletmelerde elde ettiği kurumsallığın üzerine, Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) gerçekleştiğinde, kurumlardaki verimlilik, katma değerli olma, ölçeklenebilirlik gibi kavramlar artarak, iş süreçlerinin yönetimi daha etkin olmaktadır” dedi.

Yalçıntaş: “Kötü yönetim, şirketlerin batmasına neden oluyor”

Kötü yönetimlerin, işletmelerin batmasına neden olduğunun altını çizen Doç. Dr. Murat Yalçıntaş, aile şirketlerinde nesilden nesile geçişin doğru yapılamaması ve yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle, birçok aile şirketinin faaliyetlerini sonlandırdığını belirti.
Grup olarak fındık, otomotiv, inşaat sektörlerinde faaliyet gösterdiklerini kaydeden Erçal Group Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Erçal ise, 4. kuşağa gittiklerini anlatarak, “Aile şirketlerinin geleceği için, zamanında tedbir alınamıyorsa, başarı kazanılmaz. Şirketler var oldukça, sürekli yenilenerek, kurumsallaşma tedbirlerini almalıdır” dedi.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...