14 Nis 2017

Bahar nezlesi işitme kayıplarına neden olabilir mi?

Bahar Nezlesi


Merhaba,

Bahar geldi ve bahar nezlesi bir çoğumuzun hayatına girmeye başladı bile. Hastalıkların her türlüsünden nefret eden biri olarak, 15 gündür ailece yaşadığımız ağır gribe bir de nezle eklenmeye başladı gibi. Bu vesile ile sizlerle bir bilgiyi paylaşamak istedim. 

Buyurun haberin detaylarına;


Havaların giderek ısınmasıyla, artık yavaş yavaş varlığını hissettiren bahar aylarına girmemizle birlikte, çocuklar başta olmak üzere, halk arasında ‘bahar nezlesi’ olarak adlandırılan mevsimsel allerjik hastalıklar ile sıkça karşılaşıyoruz. Saman nezlesi olarak da adlandırılan bu durumdan, çayır polenleri ve çimen gibi ilkbaharda ortaya çıkan çeşitli bitkisel ürünler sorumludur.

Basit nezle 7-10 günde iyileşirken, bahar nezlesinin alerjenle temas süresi boyunca devam ettiğini kaydeden Kolan International Hospital KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, “Bahar nezlesinin sık şikayetleri arasında, burun tıkanıklığı, sık hapşırık ve burun kaşıntısı ile birlikte, göz yaşarması ve şeffaf burun akıntısını sıralayabiliriz. Ayrıca bu hastalarda, tat ve koku bozukluğuna, astım ve nefes darlığı da eşlik edebilir” dedi.

Geniz eti ve bademciğe, ‘bahar nezlesi’ eklenince tablo ağırlaşabiliyor  


Geniz eti sebebiyle geceleri rahat nefes alamayan ve horlayan çocuklara, ilaveten bahar nezlesinin de üstüne eklenmesiyle tablonun ağırlaşabileceğini belirten KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları söyledi: “Geniz eti çocuklarda, horlama ile birlikte uyku apnesine de neden olabiliyor. Çocuklarda uyku apnesi, hiperaktivite, dikkat eksikliği, sosyal uyumsuzluk ve geceleri altına kaçırma gibi çeşitli şekillerde kendini gösterebiliyor. Beraberinde, sık bademcik iltihaplanması veya iri bademcik bulunması ile bahar nezlesi durumlarında tablo daha da ilerliyor. Erişkin uyku apnelerinde ise, gün içinde yorgunluk ve uykusuzluk şikayetleri gerçekleşiyor” diye konuştu.

Bahar Nezlesi


Bahar nezlesinde, işitme kayıpları artabiliyor


KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, konuşmasına şöyle devam etti: “Polen allerjisi olan çocuklarda, burun ve geniz tıkanıklığına bağlı östaki tüpü de tıkanarak, kulakta sıvı birikimlerine ve nihayetinde işitme kayıplarına neden olabilir. Bu biriken sıvı, yapışkan kıvamında olup, orta kulakta çökme sonucunda ileri de kulak zarında delinme ve kalıcı işitme kayıpları yapabiliyor. Bu durumda, genellikle allerjinin tedavisi, sakız çiğneme ve basit egzersizler gerçekleşiyor. İlkbaharda eğer işitme kaybı çok hızlı ilerlemiyorsa, mümkünse kulak zarına tüp takmak tercih edilmez. Bunun nedeni, ılıman ve sıcak havalarda üst solunum yolları direncinin düşmesine bağlı orta kulak sıvı birikimleri genellikle iyileşme eğiliminde olduklarının yanında, yazın denize girip kulağına su kaçırma riskinden dolayıdır. Fakat bazen kulakta, ısrarlı bir şekilde sıvı birikimi oluyor ve egzersizle birlikte ilaç tedavisiyle işitme kaybı düzelmiyorsa, kulak zarına tüp takmak gerekli olabilmektedir” şeklinde konuştu.   

Bahar allerjisinde ilaç ve aşı tedavisi bulunuyor


Bahar allerjisi tanısının hastanın şikayetleri ve muayene bulgularıyla ortaya konulduğunu anlatan KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları kaydetti:  “Bahar allerjisinde, cilt veya kanda bakılan allerji testleri de tabloyu destekliyor. Tedavi olarak, bu çocuklara öncelikle allerjiye dönük burun spreyleri ve allerji şurup veya hapları yeterli olabilmektedir. Bunun bir alternatifi de, artık ülkemizde de ticari olarak satılabilen polen aşısı haplarıdır. Bunları henüz SGK kurumları ödemiyor ve 3-5 yıl süreyle kullanmak gerekiyor, ama uzun dönemde polene karşı bağışık kalmak için elimizdeki tek seçenektir” diye konuştu.

 Bahar nezlesinden korunmanın 6 altın kuralı


Bahar aylarında sıkça karşılaşılan allerji problemlerine karşı alınması gereken önlem hakkında Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları açıkladı:

  • Polen zamanında dış ortamda, özellikle çim, çayır ve kavak ağacı gibi doğal ortamlardan uzak durmaya çalışın.
  • Mecburen bu ortamlara gidecekseniz, gözlük ve maske kullanın.
  • Her akşam duş alın.
  • Tüm kıyafetlerinizi günlük değiştirin. Kıyafetlerinizi, yatak odanızda çıkarmayın.
  • Bu dönemde, evinizin ve arabanızın camlarını kapalı tutun.
  • 6-Hem arabada, hem de ev ve iş ortamlarınızda, polen filtreli klimalar kullanın.  

11 Nis 2017

Çocuklarınızın Sağlıklı Gelişimine Tam Destek Çocuk Devam Sütü’nde!



Neden Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.



Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.

1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütünü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.

Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.




Bir boomads advertorial içeriğidir.

5 Nis 2017

Çocukları İnternet ile Baş Başa Bırakmak Ne Kadar Doğru?


Merhaba,

Çocukları İnternet ile Baş Başa Bırakmak Ne Kadar Doğru? sorusu bir çok ebeveynin aklını kurcalayan bir soru. Bu konu da ne yazık ki bir çok ebeveyn çok akıllıca davranamıyor. Çünkü tablet ve cep telefonlarının hayatımıza girmesi ile bir çok anne baba tarafından kurtarıcı güç olarak görülebiliyor. Şimdi sen kullanmalarına izin vermiyor musun? diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Ne yazık bazen bende bu hataya düşüyorum. Çünkü özellikle çalışmayan anneyseniz, gün için de o kadar çok yapılacak iş var ki. Ege 'de çalışani Efe Deniz'de çalışmayan anne olduğum için bu karşılaştırmayı çok rahat yapabiliyorum. Ve siz evdeki yada blogla ilgili işinizi yaparken onlara tablet, bilgisayar ve cep telefonunda oyun oynamasına müsaade edilebiliyor. Çocuk sakince oynarken siz de işinizi yapıyorsunuz. Yani yapıyoruz. Peki doğru mu tabi ki değil.

Günümüzde online tehditlerin sayısı her geçen gün artarken, anne ve babaların çocuklarını korumaya daha fazla önem vermesi gerekse de bir çoğu çocuklarının karşı karşıya olduğu tehlikeleri göremiyor. Kaspersky Lab’ın yaptığı yeni bir araştırma, Türkiye’deki anne-babaların sadece %19’unun çocuklarının internet aktivitelerini sınırlamaya yardımcı yazılımlar kullandığını ortaya çıkardı. Diğer yandan, bu tür bir yazılım kullanmayan anne-babaların %15’i, çocukların interneti güvenli bir şekilde kullanmayı kendi kendilerine öğrenmelerinin daha iyi olduğunu düşünüyor.

2016 Tüketici Güvenliği Riskleri Anketi, anne-babaların online dünya hakkındaki fikirleri ve ailelerini tehditlerden korurken karşılaştıkları zorluklar hakkında bir anket yapmış. Araştırmaya göre Türkiye’deki anne-babaların sadece %46’sı çocuklarının internette yaşlarına uygun olmayacak türden içeriklerle karşılaşacağından endişeleniyor. Çocuklarının tehlikeli yabancılarla iletişime geçmesinden endişelenenlerin oranı %43’ken, siber zorbalık kurbanı olacaklarından endişelenenlerin oranı ise %32. Geçen gün bir baktım ki, özellikle youtube da çizgi film kahramanlarını bile kötü amaçlarla kullanmışlar. Elsa 'yı öpen spiderman mi istersiniz yoksa oyuncakları oynatırken kavga ettiren ve saçma sapan argo kelimeler kullanan baba-çocuk videoları mı? Herşey var....

Araştırmaya göre çocuklarını korumak için gerekli adımları atan anne-babaların sayısı da çok azmış. Türkiye’de interneti bir aile sohbetine konu eden ve çocuklarıyla düzenli olarak online tehlikeler konusunda konuşan anne-babaların oranı sadece %30’ken, çocuklarının internet geçmişini tarayıcı üzerinden düzenli olarak kontrol edenlerin oranı ise %26. Diğer yandan, anne-babaların sadece %14’ü sosyal ağlarda çocuklarıyla bağlantıda olmayı tercih ediyormuş. Sosyal ağda bağlantı da bile olsan ne olur ki, ayarlar bölümünden sizin ne kadarını görebileceğinizi ayarlayabiliyorlar ve çocuklar bizden daha kolay öğreniyor elektronik şeyleri. 


Ebeveynlerin internette bekleyen tehlikeler konusunda daha dikkatli olması gerekiyor. Ankete göre, yapılan araştırma öncesindeki 12 ay içerisinde online tehditlerle karşılaşan çocukların oranı %38. Söz konusu tehditler kapsamında uygunsuz içeriğe maruz kalmak, siber zorbalık, tehlikeli yabancılar ve daha birçok tehdit bulunuyormuş.

Özel yazılımlarla korunma yöntemleri var tabi ama belli bir yaştan sonra kontrol etmeniz güçleşebilir. Belki o interneti kullanırken de yanında durmak daha akıllıca olabilir. Özellikle yaşı küçükse. 


Bugün sizlere hem elime geçen bir bilgilendirmeyi  hem de bu konuda ki düşüncelerimi paylaşmak için yazdım.. Bu aslında uzun süredir düşündüğüm bir konu, sizin de düşüncelerinizi ve neler yaptığınızı çok merak ediyorum. Akıl akıldan üstün demiş atalarımız lütfen benimle fikirlerinizi paylaşın. 

Bir başka yazıda görüşmek üzere
Sevgiler,



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...