30 Mar 2014

HAMSİ ÇORBASI



Merhaba,

Bugünkü tarifim Kuzenimin eşi Ümmühan'dan. Hamsi çorbası daha önce duymadığım bir çorbaydı. Bir Karadenizli olarak balık çorbasını ağzına sürmeyen bana bile ilginç gelince, "nasıl oldu güzel mi" diye Ona sordum. Çok güzel olduğunu söyleyince, tarifini sizler için ondan aldım. 

İşte tarifi

Malzemeler:

100 gr hamsi
Biraz maydonoz 1 soğan 1 domates 2 yemek kaşığı mısır unu 1 yemek kaşığı tereyağ 1 lt su Tuz , karabiber

Yapılışı:
Öncelikle hamsinin kılçıklarını ayıklayıp yıkıyoruz ve küçük küçük doğruyoruz. Tencereye alıp üzerine 1 lt su ve tuz ekliyoruz , haşlıyoruz. Hamsiler haşlanırken, başka bir tencereye tereyağı koyup, mısır ununu ekliyoruz ve kavuruyoruz. Rendelediğimiz soğan ve domatesi de ekleyip kavurmaya devam ediyoruz. Haşlanan hamsilerin suyunu süzüp,bu suyu kavrulan karışıma ekleyip kaynamaya bırakıyoruz. Kaynamaya başlarken incecik doğranmış maydonozu,hamsileri, tuz ve karabiberi de ekliyoruz ve 10 dk kadar daha pişiriyoruz. Arzu ederseniz limonla servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun..

28 Mar 2014

ÖNEMLİ.... DOLANDIRICILIK MAİLİNE DİKKAT

Merhaba,

Biraz önce maile gelen, banka ile görüştüğümde, böyle bir mail atmadıklarını öğrendiğim maili sakın açmayın. Dolandırıcılık amaçlı. Eğer açarsanız da hemen müşteri hizmetlerini arayıp hesaplarınıza bloke koydurun. Mail ; noreply@ak.com.tr den geliyor

İçeriği şöyle :

Sayın müşteri
Hizmetlerimizin parası ilerletmek için aşağıdaki bağlantıyı takip edin.
               xxxx
Her hakkı xxxbank T.A.Ş.'ye aittir. © 2013

Çok önemli lütfen paylaşın.

MUHALLEBİLİ KEMAL PAŞA TATLISI




Merhaba,

Bugün sizlere uzun zaman önce Sofra dergisinde görüp de bir türlü deneyemediğim Muhalllebili Kemal Paşa tatlısının tarifini vermek istiyorum. Dün akşam denedim ve çok beğendim. Özellikle ballı tatlı sevmeyenler ama evdekileri de düşünürek yapanlar için herkesi memnun edecek bir tatlı. Muhallebi, tatlının ağırlığını azaltıyor. Ancak yapılan muhallebi paket Kemal paşa tatlısına az gelebilir. Bu durumda tatlının, ve malzemelerinin yarısını kullanabilirsiniz yada benim yaptığım gibi yarısını muhallebili, yarısını ballı şekilde tüketebilirsiniz. Kalabalığız hepsini aynı muhallebili istiyorum derseniz, muhallebe ölçülerini 2 kat olacak şekilde kullanın derim.

Malzemeler:

1 paket Kemal paşa tatlısı
5 su bardağı su
4 su bardağı tozşeker

Muhallebisi için

1 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı mısır nişastası
1 paket vanilya
2 su bardağı süt
1 su bardağı tozşeker

Yapılışı

Su ve şekeri  bir tencerede şeker eriyene kadar orta ateşte karıştırın. Kemal paşa tatlılarını da koyarak kaynatın, tatlılar şerbeti çekip, şiştiklerinde ve şekerli su biraz koyulaşıncaya kadar pişirin. Sonra delikli bir kepçe yardımı ile alıp, servis tabağınıza, muhtemelen borcam bir kaba koyun.

Ayrı bir tencerede muhallebi için tüm malzemeleri ekleyin ve sürekli karıştırarak orta ateşte pişirin. Muhallebi koyulaşıp göz göz olmaya başlayınca çok bekletmeden ocaktan alın.

Aralıklı dizdiğiniz borcama ya da isterseniz kaselere Kemal Paşa tatısını koyup kenarlarına muhallebi koyun.
Üzerini toz fıstıkla süsleyebilirsiniz.



Fazla olanları kaymaklı da servis yapabilirsiniz.



Afiyet olsun

Şafak




Darkorbit,Drakensang Ve Aion Oyununa Üye Ol


Çağımızın beklide en önemli buluşu olan internet ile birlikle birçok yenilikte bir arada gelmiştir. Eskiden sokaklarda oynanan oyunların yerini şimdilerde sanal alemde oynan oyunlar almıştır. Darkobit,drakensang ve aion bu oyunlara verilebilecek örnek oyunlardandır. Bu oyunlara üyelik işlemleri çok kolay ve ücretsiz olarak yapılır. Arama motorunuza darkorbite üye ol, drakensang oyununa üye ol veya aion oyununa üye ol yazarsanız hemen kullanıcı adı alıp eğlenceye başlayabilirsiniz.
Bu oyunların en büyük dezavantajı çocuklarda adeta bir bağımlılık yaratmasıdır. Oyunlarda hero adı verilen karakterlerin gelişimin bir sınırı olmadığı için sürekli oynanmak ve geliştirilmek istenmektedir. Hatta bu kahramanların item adı verilen malzemeleri kullanıcılar tarafından aralarında alım satım yapılarak ticarete bile dönüşmüştür. Ailelerin bu konuda oldukça dikkatli olması gerekmektedir. Oyun içinde kredi kartı kullanımı serbest olduğu için dolandırıcılık vakalarına rastlamak mümkün olabilir.

Girdiğiniz sitelere reklam vererek kullanıcı kazanmayı hedefleyen bu oyunların hedef kitlesi genelde lise ve ilkokul çocuklarıdır. Sitelerde karşımıza çıkan darkorbite üye ol,drakensang oyununa üye ol,  aion oyununa üye ol ve oyna reklamlarına kanmamak gerekir.

Bu bir Tanıtım yazısıdır.

24 Mar 2014

ANNELER GÜNÜ ÇEKİLİŞİME HOŞGELDİNİZ -kapandı

Merhaba,

Yine özel bir zaman. Yine özel bir çekiliş. Anneler Günü çekilişime hoş geldiniz. Bu çekilişi blog dünyasında tanıyıp sevdiğim sevgili arkadaşım Esen ile birlikte hazırladık. Sevgili Esen sizler için  çok güzel bir çanta yaptı. Kendisi zaten bu konuda hayranlıkla izlediğim biri.

Kendisini mutlaka ama mutlaka izlemeye almalısınız. Yaptığı çantalar, nazarlıklar, buzdolabı süsleri birbirinden güzel. Ayrıca Esen kendisi için bir de mağaza açtı. Yaptıklarına göz gezdirebilir, beğendiğiniz bir şey olursa sipariş edebilirsiniz. İnanın severek yaptığı için hepsi çok güzel oluyor.

Esen'in blogu için Tık Tık

Bende çantanın içinde, annenize verebileceğiniz lezzetli kurabiyeler hazırladım.

İsterseniz kurabiyeler de bu konsepti seçebilir yada annenize olan sevginizi bir cümle ile anlatmak isterseniz sadece harflerden o cümleyi yazmamı isteyebilirsiniz. Seçim sizin hangisini istediğinizi bana lütfen belirtin. Bir de cümle mümkünse çok uzun olmasın :)

Not: Başvurularda farklı algılayanlar oldu o nedenle özellikle belirtmek istiyorum. Resimde gördüğünüz kurabiyeler ya da annenize hissettiğiniz duyguyu harflerle yazabiliriz. Seni seviyorum, sen birtanesin, anneciğim vb. gibi


Bu da Esen'ciğimin sizin için yaptığı çanta



Gelelim şartlarıma


Blogumun izleyicisi olmanız ve beni Google + da takip etmeniz (Zorunlu)


Şafagın Dünyası facebook sayfasını  Beğenmeniz  (Zorunlu)

Çekilişi herhangi bir sosyal medyada paylaşıp linkini benimle paylaşmanız 
 (Zorunlu)

                          Bu sefer ek hak da vermek istiyorum.

Twitter takibi +1 hak

İnstagram takibi +1 hak

Bloglovin takibi +1 hak

Şartları sağladıktan sonra ekteki formu doldurmayı unutmayın çünkü form üzerinden kontrol edeceğim, yorumlara bakmayacağım

Herkese bol şans diliyorum. Çekiliş 4 Mayıs 2014 tarihinde saat 11:00 de kapanacak. Kargo ücreti bana ait. Yurt dışına gönderim yapmıyorum.

Sevgiler
Şafak









MİMLENMEK GÜZEL ŞEY BİR DE SORULAR ZOR OLMASA :)

Merhaba,

Sevgili  Emrah beni mimlemiş. Sorular az ama zorlanmadım desem yalan olur. Özelikle 2. soruda. Yine de bu mimlenme olayını seviyorum. Gelelim sorulara ve cevaplarıma, 


Bu arada Emrah'ın bloğunu ziyaret etmeyi sakın unutmayın Eqzdemir için burayTık Tık


1-Neden Blog Adın ?
Şafağın Dünyası.  Çünkü bu benim dünyam gerçekten. Yazmayı seviyorum, insanlarla paylaşmayı seviyorum, çocuklarıma gelecek için anılarımı biriktirmeyi seviyorum. Eğer bir gün erken ölürsem ve onların beni yakından tanıma şansları olmazsa yaptığımı ettiğimi blogumdan okusunlar istiyorum. Bu nedenle alan adımı da tescil ettirdim ama ne yazık ki hayata geçiremedim.


2-Hayat felsefeni belirleyen söz nedir?

Tabi ki kendi sözüm. KİMSE İÇİN AĞLAMA, ÖNEMLİ OLAN SENSİN BUNU ASLA UNUTMA

3-İlk anılarınız nelerdir? Hangi yaşa kadar inebiliyorsunuz?


4 yaşına kadar inebiliyorum sanırım :) Kardeşim doğduğunda 4 yaşındaydım ve kuzenlerim benimle dalga geçmişti, pabucun dama atıldı diye. Bende çok üzülmüştüm, niye ayakkabılarımı attılar diye :)) Daha da geriye gidemiyorum, yaş geçti artık biliyormusunuz, o kadar eskiyi hatırlayabilmem bile mucize  :)

Evet, cevaplarım bu kadar. Bende Anne İste  blogunun sahibesini mimliyorum.

Sevgiler
Şafak

21 Mar 2014

KİŞİSEL BİLGİLERİNİZİ KORUMA ALTINA ALIN

LINE’da kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor!

Whatsapp’ın Facebook’a satılmasıyla birlikte kişisel bilgilerinin güvenliğinden endişe eden birçok kullanıcı alternatif uygulamalara yönelmeye başladı. Bu uygulamalar arasında öne çıkanlardan birisi de LINE. Uygulamada kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor.   LINE’ın iç denetim yönetimi alanında üç uluslararası sertifikaya (SOC2, SOC3 ve SysTrust) sahip olan ilk mobil mesajlaşma uygulaması olması da güvenlik standartlarına verdikleri önemin bir kanıtı niteliğinde.

Telefon Numaranızı Gizli Tutun

LINE’da kendinize özel bir ID belirleyerek telefon numaranızı kimselere vermeden iletişim kurabilirsiniz. Sizi LINE ID’nizi kullanarak ekleyen kişiler telefon numaranızı göremezler. LINE ID’nizi belirlemek için Diğer/Daha Fazlası > Ayarlar > Profil menüsünü kullanabilirsiniz.

Telefon numaranıza sahip kişilerin LINE arkadaşları listesine otomatik olarak eklenmek istemiyorsanız “Başkalarının Eklemesine İzin Ver” seçeneğini kapatabilirsiniz. Böylece sizi sadece LINE ID’nizi paylaştığınız kişiler ekleyebilir.



Tanımadığınız Kişilerin Sizi Rahatsız Etmesine Engel Olun

Anlık mesajlaşma uygulamaları kullananların korkulu rüyalarından birisi de yanlışlıkla alakasız bir mesajlaşma grubuna eklenmektir. LINE’da tanımadığınız kişilerin bulunduğu bir grup sohbetine davet edildiğinizde grupta bulunan kişiler telefon numaranızı göremiyor.

Tanımadığınız bir kişi size mesaj attığında LINE otomatik olarak  “Ekle”, “Engelle” ve “Şikâyet et” seçeneklerini sunuyor. Eğer size mesaj gönderen kişiyi tanımıyorsanız kolayca engelleyebiliyorsunuz.



Telefonunuz Yanınızda Olmasa Da Mesajlarınızı Koruyun

Yazışmalarınızı meraklı gözlerden korumak için LINE’a şifre koyabiliyorsunuz. Diğer/Daha fazlası > Ayarlar > Gizlilik ayarlarından “Şifre Kilidi”ni kullanarak LINE’ın her açılışta şifre sormasını sağlayabiliyorsunuz.



Ayrıca “Sohbet Odası Ayarları”ndan tüm sohbet geçmişinizi ve sohbetler içerisinde paylaştığınız tüm dosyaları tamamen silebiliyorsunuz.

Bir arkadaşınız LINE’dan size mesaj yazdığında bildirimin ekranda mesaj okunacak şekilde belirip belirmemesi ile ilgili ayarlarınızı da istediğiniz gibi düzenleyebiliyorsunuz. Bildirim ayarlarında yer alan “Önizleme göster” seçeneğini kapattığınızda, yeni bir mesaj geldiğinde ekranda gelen mesaj yerine “Bir mesajınız var!” yazısı görünüyor.



Paylaşımlarınızı Gizleyin

LINE’ı rakiplerinden ayıran bir diğer özelliği de ileti, fotoğraf, video, bağlantı gibi paylaşımların yapılabildiği, sosyal medya yapısına sahip Timeline ve Home özellikleri. LINE’daki Timeline ve Home hareketlerinizi yalnızca arkadaşlarınız görebiliyor. Ancak burada da iletilerinizin kimler tarafından görüntülenebileceğini belirleyebiliyorsunuz.

Timeline’ınızda paylaşmak istediğiniz iletinizi hazırlarken alt menünün en sağında bulunan “Kişiler” sembolüne tıklayarak iletinizin gizlilik ayarlarını yapabilirsiniz.



Nerede, Ne Zaman İsterseniz Güvenle Konuşun, Mesajlaşın!

LINE'ı tüm akıllı telefonlarda (iPhone, Android, Windows Phone, Blackberry, Nokia), tabletlerde ve hatta bilgisayarınızda bile kullanabilirsiniz.

Kullandığınız cihaza uygun LINE indirmek için: http://line.me/tr/download
Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Mar 2014

EFE DENİZ İLK DEFA SOKAKTA YÜRÜYOR

Merhaba,

Bu yazıyı yaklaşık 20 gün önce yazacaktım ama araya hastalıklar girince kaldı. Efe Deniz yaklaşık 20 gün önce ilk defa sokakta yürüdü. Öyle komikti ki, bizden kaçmaya çalışıyor, hem mutlu hem gururlu, bir oraya bir buraya koşturuyordu. Ege'nin de ilk yürüyüşünü fotoğraflamıştım,

                                 Ege'nin resmi biraz karanlık çıkmış ama idare edeceğiz artık :(




Efe Deniz'inkini de fotoğrafladım. Bir daha asla yaşanmayacak bu ilk sokakta yürüyüşü geleceğe bırakmak istiyorum. İyi ki blog yazıyorum :)



Oğullarımmmm iyi ki varsınız, sizi çok seviyorum



Herkese kucak dolusu sevgiler, sizler de iyi ki varsınız ;)

Şafak

19 Mar 2014

OĞLUMUN İKİNCİ ANNESİNİN KIZINA HOŞ GELDİN BEBEK KURABİYELERİ

Merhaba,

Ben Ege'yi 15 aylıkken kreşe verdim. Çalışan anneler bunun ne kadar zor olduğunu bilirler. O kadar küçük çocuk kreşe verilir mi demeyin. İnsan çaresiz kalınca ne yazık ki oluyor.

Çok zor bir dönemdi. Oğlumun bakıcısı eşinin Bağ-Kur borçlarını ödeyince artık çalışmamaya karar verdi ve ayın ortası gibi haber vererek ay sonu işi bıraktı. Başka birini arasak da bulamadık. Annem sınavları olduğu için  kızkardeşimin yanındaydı, kayınvalidem görümcem ona tatile geleceği için gelip bakamadılar. O dönem eşim evden çalışıyordu ama sık sık toplantıları oluyordu, tüm gün yanında kalabilme şansı yoktu. Alında daha 3 ay önce yürümeye başlamış, altı halen bezlenen bir bebeği bırakmak çok zordu ve zaten bir çok kreş kabul etmiyordu.

Sonra o dönem oturduğum Zeyinburnu'nda bahçe içinde, 2 katlı, bahçesinde tavşanlar ve kuşlar olan bir anaokulu keşfettim. Gün içinde aradım, müdür olan Ayhan Bey'le konuştum. Akşam iş çıkışı gelebileceğimi beklemesini rica ettim. Sağ olsun kırmadı beni. Akşam geç bir saatte okula vardım. Gerçekten çok güzel bir okuldu. Kıvılcım Ana Okulu. Ayhan bey, o kadar küçük bir çocuğu kabul edemeyeceklerini söylediğinde çok üzüldüm ve zaten günlerdir dolup taşan ben orada ağlamaya başladım. Ayhan bey üzüldü halime," Bir getirin yarın bakalım nasıl olacak" dedi. Ana okulunun sayfasını açarsanız ilk resimde çıkan sarışın kırmızı kazaklı çocuk benim oğlum :) Biz kayıt olduktan yaklaşık 6 ay sonra çekilmiş bir fotoğraf.

Ertesi gün Ege babası ile gitti. Akranlarına göre daha büyük gözüken oğlum okulda herkesin sevgisini kazandı. Öğretmenler, öğrenci velileri, okul müdürü ve sahibi hepsi oğlumu el üstünde tutuyorlardı, koruyorlardı. İşte orada tanıştım Özge ile.

Özge genç ve çok tatlı biriydi. Oğlumun öğretmeni O oldu. Ama bir öğretmen gibi değil, bir abla bir anne gibi. Ege ile birbirlerini çok seviyorlardı. Öyle ki, yedirir, doyurur, bütün gün kucağında taşır Ege'nin bir dediğini iki etmezdi. Ben işten geç çıkacaksam ve eşimde yoksa, Ege'yi alır yakında ki bir kafeye gider orada onu oyalar bizi beklerdi. Bunu kaç öğretmen yapar ki? Özge benim için artık bir kardeş gibi. Hep hayır dualarımda. Allahım onun yüzünü hem bu dünyada hemde öbür dünyada güldürsün.

Şimdi Özge'min bir kızı olacak. Zeynep. Sevdiğim insanlara kurabiye yapmak hoşuma gidiyor biliyorsunuz artık. Bu kurabiyeleri de Zeynep'imiz için hazırladım. İnşallah annesi gibi iyi huylu, güleryüzlü, hayırlı bir insan olur. Hatta belki ilerde gelinim olur ;)


Siz nasıl buldunuz kurabiyelerimi? 

Sevgiler
Şafak

16 Mar 2014

KIZ VE ERKEK ÇOCUK FARKLARI -BİRAZ CİDDİ BİRAZ ŞAKA


Merhaba,

Bir süredir sosyal paylaşım sitelerinde, "Bir Kızı Olmalı İnsanın" diye başlayan paylaşımlar almış başını gidiyor. Eskiden herkes ille de erkek çocuk diye tuttururken, son yıllarda kız çocuk sahibi olmak trendi yükselmiş durumda. Öyle ki yakın çevreden tut da, taksideki şoföre kadar, "Bir de kızın olsa iyiydi" cümlesini duyduğum günler çoğalıyor. İki erkek çocuk annesi olarak bu paylaşımlara ve söylemlere bozulmadığımı söylesem yalan olur :) Bazılarına buna bozulduğumu söylüyorum hatta. Ben herşeyde olduğu gibi evladında hayırlısının olmasını dileyenlerdenim. Kız ya da erkek benim için hiç fark etmiyor.

Geçen gün oturup düşündüm, kızım olsa ne farklı olur hayatımda diye. Şu an evi karmaşaya çeviren, sürekli kirleten, kırıp döken yerine, makyaj malzemelerime dadanacak, süslenip püslenip evin içinde belki de ayağında topuklu ayakkabılarımla tıngır mıngır gezen bir çocuk olacaktı.

Bundan sonra yazacaklarım, işin biraz esprisiyle beraber olası olacaklar. Tabi biraz büyüdüklerinde. Yazacaklarıma kızanlarınız olacak belki ama bunlar ülkemizin gerçekleri. Siz böyle olmasanız bile, çoğu insan böyle düşünüyor.

- Kızınız varsa, şehir dışında üniversite kazandığında aklınız her daim ondadır. Yerleştiği yeri kontrol eder, eve çıkacaksa gider taşır, ev arkadaşlarının tüm soyunu incelemeye alırsınız. Oğlunuz varsa, devlet yurduna yerleştirirsiniz olur biter :)

- Kızınız varsa, okulunu bir an önce bitirip yanınıza gelmesini istersiniz, erkek arkadaşı olursa normal karşılayanlardansanız bile bir sürü nasihat verir, geleceğe dönük bir ilişki olmayacaksa devam etmememesini söyler, çocukcağızı incelemeye tabi tutarsınız. Oğlunuz varsa, okulu bitirsin oradan iyi bir iş bulursa kalmaya devam etse de olur dersiniz. Sevgilisi varsa, olur tabi, erkek adam dersiniz, bir de üstüne derslerine odaklan, aşk meşk geçici diyerek sevgiliyi çok da umursamamasını telkin edersiniz.

-Kızınız varsa, evleneceği zaman, tüm eksiklerini paranız yetmezse kredi çekerek A'dan Z'ye alırsınız ki, koca adayı ve ailesi ileride kızınıza laf etmesin. Bu arada yüklü takı istemeyi de atlamazsınız. Kızınızın değerinini bulmasını istersiniz. Oğlunuz varsa, çalışıp alsınlar dersiniz, takı gibi geri kalmış şeyler hiç size göre değildir, gelin hep fazlasını istiyordur.

-Kızınız varsa, çocuğu olduğunda 40 gün loğusalık süresinde kızınızın yanında olur, hem bebek hem de kızınızla ilgilenirsiniz. Evde hasta olan birileri varsa ya da siz hastaysanız, ağzınızda maske ile dolaşır yine de evladınıza bakarsınız. Oğlunuz varsa, bir kaç gün kalır sonra kızın annesi gelsin baksın dersiniz. Hele şansınıza evde hasta varsa, "Amann bana da bulaşmasın" diyerek ilk günden kaçabilirsiniz.  Geri de sanki kendi oğlunuzu da bırakmıyorsunuzdur.

- Kızınız varsa, damadınızın bazı saygısızlıklarını görmezden gelirsiniz. Netice de üzülecek olan kendi kızınızdır. Oğlunuz varsa, geline istediğiniz gibi çemkirebilirsiniz. Sonuçta siz kocasının annesisinizdir. Saygı göstermelidir.

-Kızınız varsa, onda kaldığınız dönemde ev işlerini yapar, yemek pişirir, kızınızın 3-5 gün rahat etmesini sağlarsınız. Oğlunuz varsa, gittiğinizde gelin size saygıda kusur etmemeli, sizi her daim iyi ağarlamalıdır.

-Kızınız varsa ve çalışıyorsa, aman kazandığının hepsini harcama bir kenara at, ne olacağı belli olmaz dersiniz. Oğlunuz varsa, gelin kazandığı paranın bir bölümünü ayırıyorsa, kötü niyetli olmakla suçlayabilirsiniz.

-Kızınız varsa ve çalışıyorsa, küçükse gidip çocuğunu bakar, bakıcıya vereceği parayı kenarı koysun yazık dersiniz. Oğlunuz varsa, baksınlar başlarının çaresine deyip, kızınızı alıp tatile gidersiniz.

- Kızınız varsa, kızınız hayırlı evlat, damadınız hayırlı dua edilecek kişidir. Oğlunuz varsa, ağzıyla kuş tutsa da hayırsız ve oğlunuzu sizden uzaklaştırmış bir gelin sahibisinizdir.

Sonra da kızların vefakar, hayırlı evlat oldukları paylaşımları beğenir, oğullarınızı hayırsızlıkla suçlarsınız. Oysa bu hayatta evlat dahi olsa, almadan vermenin sadece Allah'a mahsus bir şey olduğunu hep hatırlamalısınız. Gelininize davrandığınız gibi kızınıza da davranana kadar kim hayırlı kim hayırsız asla bilemezsiniz.

Benim iki oğlum var. Gelecekte çok şey beklemiyorum onlardan. Ben anne olarak üstüme düşenleri yaparım, gerisi onların bilecek olduğu iş. Zaten bir kaç arkadaşımla yaşlanınca kendimize bir çiftlik evi kurup, gelirlerimizi ortaya koyarak yaşamayı yaklaşık 10 yıldır düşünüyoruz :)

Umarım kız annelerini kızdırmamışımdır :) Bunlar mutlaka olacaklar değil, olası olacaklar. Çünkü anne olmak biraz da hemcinsiniz olan evladınızı biraz daha fazla kollamaya neden oluyor. Sizin yaşadığınız zorlukları o yaşamasın istiyorsunuz.

Sevgiler
Şafak

*Not: Resim webden alıntıdır.


12 Mar 2014

ACIYI TARİF ETMEK ZOR YAŞAYAN BİLİR


Eğer, bir yerlerde günahsızca ölen biri olduğunda, kendini onun ve onu sevenlerin yerine koymuyorsan sen İNSAN DEĞİLSİN...

Ölümün dili, dini, ırkı, vatandaşlığı yoktur. Ölümün her alanda ki karşılığı boşluk ve hissedilen sızıdır.

Kıskançlık insan doğasında var. Habil ile Kabil'den beri insanlar hep hayvani duygularla öldürür birbirini. Amaç diğerinden daha çok şeye sahip olmaktır.

Siyaset, bir kaç kişi hariç, öyle halkım mutlu olsun diye yapılmadı bu güne kadar. Yoksa niye paralarını ve hayatlarını bu işe harcasınlar ki?

Takım tutar gibi parti tutulmaz, fikirlerine uyan partiyi seçersin. Dürüstsen dürüst biri, iyi insansan iyi biri, hırsızsan hırsızı seçersin, yoksa babanın oğlumu ki savunacaksın oy verdiğin partidekileri.

Bana verilen emri uyguladım demek, kolay kaçıştır. Asıl neden kendini garantiye almaktır hepsi bu.

Vicdan, kendinle baş başa kaldığında kimseye söyleyemediğin gerçekleri kendine söylemektir.

16 yaşında bir çocuk bugün öldü. Ekmek almaya mı gidiyordu, taş mı atıyordu ben onu bunu bilmem. Tek bildiğim sadece 15 yaşındaydı vurulurken...


10 Mar 2014

EVDE ÇİKOLATA YAPIMI -çocuklarımız ve biz bunu hakediyoruz

Merhaba,

Yakın çevremiz bilir, Ege çikolataya asla hayır diyemez ne kadar verirseniz o kadar yer. Aslında bu konuda bana çekmiş herhalde, çünkü bende bayılıyorum. Ancak günümüzde çikolatanın içine öyle çok şey katıyorlar ki, tüketmek intihardan farksız.

Blog dünyasına girmeden önce de sağlıklı beslenmeye özen gösteriyordum ama son zamanlarda gittiğim seminerler beni çok etkiledi.  Geçenlerde gittiğim, sağlıklı çocuk seminerinde hocamız Prof. Dr. Ahmet Aydın, soya ürünlerinin de çok zararlı olduğunu söylemişti. Hazır çikolataların bir çoğunda soya dahi var.

O yazıyı okumak isterseniz buraya Tık Tık

Neyse, internette oldukça fazla araştırma yaptım, yabancı blogları inceledim, en sonunda hem Türkçe olan hemde gerçekten güzel anlatımlı bir video buldum. Anlattığı şekilde bir kaç sefer yaptım, gerçekten ihtiyacım olan malzemeleri tamamladıkça ve hayal gücümü kullandıkça çok güzel ürünler ortaya çıkmaya başladı.

İşte yaptıklarımdan bir kaç örnek,





Başlangıç için evdeki malzemelerinizle deneyebilirsiniz. Ben öyle yaptım. Öncelikle iyi bir marka kuvertür çikolata almalısınız. Bu çikolatanın hammaddesi. İçinde kakao yağından başka hiç bir şey olmamalı. İçine farklı maddeler eklendikçe, çikolata çikolata olmaktan çıkıyor.

Kuvertür çikolata olarak ben Kahve Dünyasının çikolatasını kullandım. Normalde 2.5 kg.'lık tabaka halinde satılan bu çikolatayı, küçük parçalara ayırmışlar. İyice işi öğrenene kadar, her seferinde 1 parça kullanıyorum.

Normalde çikolata için kalıplar var. Yine isterseniz evdeki buz kalıpları ile denemeye başlayabilirsiniz. Bir de ısıyı ölçmek için sıvı ölçer termometreye ihtiyacınız var, ben henüz almadım ama en kısa sürede almayı düşünüyorum. Çünkü çikolatanızın başarısı biraz da buna bağlı. Benmari usulü erittiğiniz kuvertür çikolatayı belli bir ısıya kadar eritmek, sonra da belli bir soğukluğa getirmeniz gerekiyor.

Ben, kuru üzümle, portakal kabuğu ile, ceviz ve fındık ile denedim ve gerçekten çok beğeniyorum. Ege de artık dışarıdan çikolata almak istemiyor, bitince "yenisini yapar mısın" diyor hatta olayı aştı "anne şeker yapmayı da öğrensene" diye baskı yapıyor :)

Ben lafı uzatmayacağım, siz işin uzmanından seyrederek daha iyi sonuç alabileceksiniz. İşte videolar, dilerseniz diğer videolarını da seyredebilirsiniz.

EVDE ÇİKOLATA NASIL YAPILIR

EVDE ÇİKOLATA YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER NELERDİR

Siz de mutlaka deneyin. Çocuklarımız bunu hakediyor.

Sevgiler
Şafak




ŞARKILARLA SEVDİM BEN SENİ -1


Bir varmış bir yokmuş zamanlarda, şarkılarla sevdim ben seni....





baksana geçmişe ne çok anıyla yüklü
nerde o taverna nerde sinema
harcanmış zamanlar yeniden yaşanmazki
geç kaldıktan sonra arama boşa!

Yeni Türkü - Olmasa Mektubun

YOĞURTLU KÖZLENMİŞ PATLICAN SALATASI




Malzemeler:

3 adet patlıcan
3 adet kırmızı biber
2 adet çarliston biber
4 yemek kaşığı zeytinyağ
Yoğurt
Tuz

Yapılışı:

Biber ve patlıcanları közleyip, soyun. Küçük küçük doğrayın. Kendi yağı da olduğu için yağını göz kararı koyabilirsiniz. Yine göz kararı yoğurt ekleyin, bu kadar malzemeye ben yaklaşık 1 su bardağı yoğurt koyuyorum. Dilerseniz kırmızı pul biber dökerek servis yapabilirsiniz.


Not: Ben yazın mangal yaptığımızda patlıcan ve biberleri fazla közleyip soyup, doğrayıp buzluğa atıyorum. Tadından hiç bir şey kaybetmiyor. Kışın da yemeden 4-5 saat önce buzluktan çıkarıp tabağa alıyorum. Yeneceği zaman yoğurt ve diğer malzemeleri ekliyorum. Yukarı da resmini gördüğünüz  salatanın patlıcan ve biberleri yazdan kalma. Yeni közlenmiş gibi gözüküyor öyle değil mi?

Afiyet olun
Şafak

8 Mar 2014

SAC KAVURMA


Malzemeler :

1 kg. dana eti 
1 kg. domates
1/2 kg. biber
3 adet kırmızı biber
1 Yemek kaşığı terayağ (arzuya bağlı isterseniz yerine zeytinyağ da kullanabilirsiniz)

Pişirmek için Sac tava

Yapılışı:

Eti sac tavaya alıp, suyunu salıp çekene kadar arada karıştırarak pişirin. Etler oldukça yumuşamış olacaktır. Eğer olmaz ise içine biraz sıcak su koyarak, bir miktar daha pişirmelisiniz. Suyunu çektiğinde içine yağını katıp bir iki kere çevirin. Sonrasında sıra ile ince ince doğradığınız biberleri, onlar biraz yumuşadığında da küp şeklindeki domateslerini ekleyin. Sonrasında kısık ateşte sık sık karıştırarak, etler iyice yumuşayana kadar pişirin. 

Ocaktan inmesine yakın, kekik, tuz, karabiber, biberiye gibi baharatlar ile damak tadınıza uygun tat verin.

Afiyet olsun
Şafak

EGE İLE ARÇELİK'İN DÜZENLEDİĞİ ÇOCUKLARLA CUPCAKE ETKİNLİĞİNDEYDİK

Merhaba,

Biliyorsunuz Ege ile beraber birşeyler yapmak çok hoşumuza gidiyor. Geçen cumartesi facebookta Arçelik'in düzenlediği çocuklarla cupcake etkinliğini görünce ani bir kararla Efe Deniz'i babasına bırakıp düştük yollara. Ege bu etkinlikte çok eğlendi diyebilirim. Cupcakeleri Sünger Bob temalı  süslediler. Benin ise en çok hoşuma giden şey, çocuklar için ahçı şapkası ve önlüğünün hazırlanmış olmasıydı.

Etkinlik takvimi ile ilgili ayrıntılı bilgiye ulaşmak için Tıklayın

Eğer sizde gitmek isterseniz, mutlaka başlama saatinden en az 1 saat önce gidip isminizi yazdırmalısınız. İşte o günden bazı kareler

Kapıda bizi Çelik ve Çelik Naz karşıladı. Birbirine bu kadar yakışan bir çift daha görmedim :)


Evettt, pastacımız giyinmeye başladı


Genç yetenekler iş başında :)




Sünger Bob oluşmaya başladı




Ve günün sonunda sertifikalarımızı da aldık ve bu oğlumun ilk pastacılık sertifikası :)




Yarın da bir başka kurabiye etkinliğine gideceğiz. Bu çocuk bir gün pastacı falan olursa hiç şaşırmayın. Sebebi benimdir :)

Sevgilerimle
Şafak





EĞLENCELİ MİM İLE KARŞINIZDAYIM

Merhaba,

Sevgili Selen'in Evcilik Hayatı beni eğlenceli mimde mimlemiş. Bakalım neler sormuş ben ne demişim? Benim için de iyi olacak bu mim. Malum çocuklardan süslenmeyi unuttum sayılır, hatırlarımda biraz kendime gelir, eski süslü günlerime geri dönerim.

1- İlk Kez Makyaj Yapmaya Kaç Yaşında Başladın.?

Öyle çok küçük yaşlarda başlayamadım makyaja. Annem en güzel süs, kendi doğal güzelliğin derdi :) İlk defa 16 yaşında ruj sürerek başladım, ama sonra uzun bir süre makyajsız hiç bir yere gitmeyen biri oldum çıktım. Son günlerde en çok özlediğim şey, uzun ojeli tırnaklarım :(

2- Aldığın İlk Makyaj Malzemesi Neydi?

Üzerinden çok uzun zaman geçti, ilk aldığım şey rujdu ama markasını hatırlamıyorum

3- En Sevdiğin Renk Nedir?

Mor dışında her rengi seçerim

4- Stilini Nasıl Tanımlarsın?

Çalışırken klasik şeyler severdim ama yıllar geçtikçe içinde kendimi rahat hissettiğim kıyafetleri seviyorum. Hem bazen kiloları saklamak gerekiyor :)

5- En Sık Alışveriş Yaptığın 3 Mağaza?

Belli bir mağaza yok aslında, ilk gördüğümde hoşuma giden herşeyi her yerden alabilirim. Pazardan bile.

6- Hayatında Aldığın En Pahalı Giysi Neydi ve Kaça Aldın?

Gelinlik ;)

7- Hayatın Boyunca Kullandığın En Başarılı Kozmetik Ürünü Hangisidir?

Artistry Gözenek Temizleyici maske


8- Cilt Tipin Nedir?

Karma

9- Makyaj Alışverişine Aylık Ne Kadar Bütçe Ayırıyorsun?

Bu konuda çok hassas değilim, ne zaman biterlerse o zaman alıyorum. Son bir kaç yıldır pek bitmiyorlar :)

10- En Çok Tercih Ettiğin Kozmetik Mağazası Nedir?

Eşim sağ olsun, ben mağazaya gitmem,  mağaza benim ayağıma gelir :) 

11- Severek Takip Ettiğin Yabancı Blog/Vblog Varmı?

Yabancı blogları pek takip etmiyorum.

12- Makyajda Favori Markan Hangisi?

Avon ve Artistry

13- Bakım Rutinin Nasıldır?

Bizim evde bu işlere eşim bakıyor, o ne zaman ne süreceğiz derse o. Gerçekten şaka yapmıyorum. O bu konularda benden daha hassas. Yani kısaca ben bilmem eşim bilir ;) 

Bende bu mimle, öncelikle gulumseyuzume  ve aayparcası blogunun güzel sahiplerini mimliyorum. Bu sorulara cevap vermek isteyen herkes kendini mimlenmiş saysın :)

Sevgiler
Şafak

5 Mar 2014

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ HEDİYESİ SONUCU

Merhaba,

Dünya Kadınlar günü için düzenlediğimiz çekilişimiz sonlandı. Çekilişi yine çekiliş yap.com ile yaptım çünkü Ege çekmeden aklından bir sayı söyledi ve çekmeye ikna edemedim.

Toplamda 70 kişi katıldı.

Ve kazanan Hatice Kartal.

                                            Seçtiği ürün  Bernardo Bambu standlı 5'li reçellik seti




Güle güle kullansın.

Kendisine mail attım, eğer yarın saat 15:00 e kadar bana adres bilgisi göndermezse yeni bir talihli seçeceğim.

Bu Hediye için sponsorum olan Cinevim.com'a çok teşekkür ederim.

liste linkini merak edenler  Tık Tık

Sevgiler
Şafak

1 Mar 2014

HERKES AYNI HAYATTA

Merhaba,

Bu yazı biraz geç kalmış bir yazı. Sanki satırlara dökülmek için, bu şarkıyı bekliyormuş gibi.

Bu ay doğum günümdü. Komik oldu bu cümle :) Bu ayın 13'ü doğum günümdü demeliydim :) 40 yaşındayım artık. Dönüp baktığımda kocaman bir ömür. Bazılarının yaşadığının yarısı kadar, bir başkasının 16 fazlası. Neler yaşadım, neler gördüm, neler öğrendim, neleri hala öğrenemedim.

Hepsi muamma.....


Bir de bu gün 28 Şubat.

28 Şubatlardan nefret ederim ben...

Beni acıtanlardan nefret ettiğim gibi.... Yapmacık insanlardan nefret ettiğim gibi... Seviyormuş, ilgileniyormuş, önemsiyormuş gibi yapıp da gerçekte böyle hissetmeyenlerden nefret ettiğim gibi...

Bir başkasının ne yaşadığını, ne hissettiğini bilmeden, anlamadan, başka birinin anlattıklarıyla değerlendiren insanlardan nefret ettiğim gibi. Para önemli değil deyip de 3 kuruşa tamah edenlerden ettiğim gibi.... Bir zamanlar sevdiği insanı, çıkarlar çatışınca anlamaya çalışmayanlardan nefret ettiğim gibi....

Mesela ben böyle değilimdir.  Kırılınca söylerim, hep söylerim, artık söylemekten yorulup da karşımdakini değiştiremeyeceğimi anlayana kadar konuşurum. Bağırırım, kavga ederim, duvarları tekmelerim, sokaklarda deli gibi bağırırım, öfkemi kusarım. İnanın beni öyle görmek istemezsiniz :)

İnsan oğluna güvenme derim en güvendiğime bile. Beşer şaşar demiş atalarımız derim. Bana bile güvenme diye eklerim.

Ve canımı yakanın canını yakarım. En çok ne ile canı yanacaksa işte öyle. Kimine para ile, kimine bensizlikle, kimine de yokmuş gibi davranarak ceza veririm. Anlayabilirse tabi. Kimi anlar kimi anlamaz. Aslında o saatten sonra anlayıp anlamadığı da beni çok bağlamaz :)

İntikam soğuk yenen bir yemek diyorlar ya, benim beklemeye hiç tahammülüm yok. Ne olacaksa bir an önce olsun isterim.

Bir de ne diyeceğim size. Aşk benim için hep bir meydan muharebesi gibi. Aslında istediğim savaşmak değil, istediğim kayıtsız şartsız bir müttefikle beraber yaşlanmak. Dediği küçücük bir kelimeyi bile unutmamak. 

Ama hayat işte. Bazen tam diğer yarımı buldum dediğiniz anda, kader araya giriyor...

Bu dünya kocaman. Herkes yolcu, kendini hancı zannedenler bile. Yaşayacağız, göreceğiz, öleceğiz. Herkesin gideceği yer belli, iki metre toprak. O da nasip olursa.....

Hayat çok güzel, hayat çok zor, hayat çok kötü desek de biliyoruz ki, sona yaklaşmadan hayatın değerini bir çoğumuz bilemiyoruz. 

Ben bunu ilk anladığımda, takvimler 28 Şubat'lardan birini gösteriyordu. Uzun uzun anlatmayacağım şimdi. Daha önce yazmıştım. Merak ederseniz Tık Tık.

Size bir sır vereyim mi? Öyle hayatınız film şeridi gibi gözlerinizin önünden falan geçmiyor. Belki en sevdiklerinizin yüzü geliyor bir an aklınıza. Eğer hoşnutsanız o ana kadar yaşadıklarınızdan, huzur içinde gözlerinizi kapatıyorsunuz. Belki sadece içinizde küçük bir pişmanlık, yaşayamadıklarınız için hepsi bu.

Ve işte bu şarkı, bence benim hissettiklerimi çok güzel anlatıyor. 

Bu arada bir dip not : Herkes kelimesi (s) ile yazılıyor, sakın şaşırmayın.

herkes aynı hayatta
kendini bişey sanma
ne kadar çok bilirsen
o kadar bela başa
sen bilirsin aslında
aklımdan geçenleri
zaman herşeyi çözer
şu beklemek olmasa

gözlerimi açsamda
sen çıksan karşıma
gel beni azad et
kayboldum karanlıkta
ben bizi unutmam
gitmek yakışmaz bana
yolcuyuz hayatta
sen gel otur yanıma


*Mehmet Erdem

Hep en sevdiğinizle kalın,

Şafak
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...