6 Şub 2018

Sağlığınız İçin En Doğru Protez Saç Fiyatları



Protez saç, günümüzde saç dökülmesi ve kemoterapi gibi tedaviler sonrasında birçok kişinin tercih ettiği ve en sağlıklı saç oluşturma yöntemlerinden birisidir. Diğer yöntemlere göre çok daha gerçekçi ve sağlıklı bir kullanımı olan protez saçlar aynı zamanda uygulama noktasında da daha pratik bir yöntem sunmaktadır. Bu yöntem sayesinde oluşturulan protezler, sağlıklı bir kullanım gösterdikleri için protez saç fiyatları noktasında da dikkat edilmesi gereken ne kadar yüksek veya düşük bir fiyat ödendiğidir. Çünkü çok düşük fiyatlarla temin edilebilecek bir protez saç ürünü saçınızda istenilen etkiyi oluşturmamakla birlikte sağlığınıza zarar verebilecek bir kullanım gösterebilir.

Özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta olarak protez saç fiyatları birçok açıdan ucuz ve pahalı gibi farklı kavramlar arasında ince çizgiler barındıran dizi durumdur. Günümüzde firmamızın kalitesinde işlemler gerçekleştiremeyen birçok işletme tarafından çok ucuz fiyatlarla protez saç ürünlerinin uygulaması gerçekleştirilirken işin sağlık boyutu arka planda tutulmaktadır. İlk aşamada çoğu protez gibi normal bir kullanım gösterebilecek ürünler ilerleyen aşamalarda çok daha kötü bir duruma gelebilirler. Bu nedenle protez saç ürünlerinin firmamız üzerinden alınan hizmet ile gerçekleştirilmesi ile birlikte sağlığınızı koruyabilir ve her koşulda istediğiniz şekilde kullanabileceğiniz bir protez saça sahip olabilirsiniz.

Yüksek Kalitede Ve Profesyonel Uygulamalarla Protez Saç Fiyatları

Firmamız, Türkiye genelinde birçok ünlü ismin dahi protez saç uygulamaları için tercih ettiği bir firma olarak en yüksek kalitede protez saç uygulamaları gerçekleştirmektedir. Özellikle erkekler için saç dökülmesi; hem genetik olarak hem de dış faktörlere bağlı olarak mutlak bir şekilde 30'lu yaşlar civarında görülen bir durumdur. Bazı erkeklerde çok genç yaşlarda başlayan saç dökülmesi bazı erkeklerde ilerleyen yaşlarda başlayabilecek niteliktedir. Profesyonel bir şekilde uygulama yapılması sayesinde istenilen hangi yaşta olursa olsun saç dökülmelerini ortadan kaldıran ve yeni bir saç modeli oluşturan protez saçlar çok uzun bir süre kullanılabilecek bir ürün sunacaktır. Aynı zamanda en uygun protez saç fiyatları ile birlikte yüksek kaliteyi elde edebilirsiniz.

Kaliteli bir şekilde ve profesyonelce uygulanmış olan protez saçlar sayesinde çok uzun yıllar kullanım sağlamakla birlikte gerçekçi bir görünüm elde edebilirsiniz. Uzun bir süre sonrasında ürünü halen kullandığınız noktada gerçekten çok uygun fiyatlı bir işlem yaptırdığınızın farkına varabilirsiniz. Ucuz protez saç fiyatları ile piyasaya sunulmuş olan ve kullanım garantisi veremeyen ürünler; çok düşük kalitede olmakla birlikte gerçek saç içermedikleri için ürünün kalitesinde düşüklük gösterecektir. Bazı işletmeler tarafından gerçek saç ile sentetik saçın karıştırılması ve imalat hatalarını yapılması ayrıca sınırlı bir tasarım imkanı sunan protezler niteliksiz bir kullanım oluşturmaktadır.

Yüksek Standartlarda Uygun Protez Saç Fiyatları

Firmamız tarafından yüksek bir standarda bağlı olarak uygulamaları ve üretimi gerçekleştirilen protez saç ürünleri ile birlikte vücudunuzda sağlık noktasında ve kullanım noktasında rahatlık oluşturan bir ürüne sahip olabilirsiniz. Bu ürünleri; spor yaparken, günlük aktivitelerde, duş sırasında, yüzme sırasında ve uyurken dahi rahatlıkla kullanabilirsiniz. Ürünlerimiz çok uygun düzeyde protez saç fiyatları ile sunulurken yüksek bir tasarım kalitesi sağlamaktadır. Bu sayede istediğiniz şekilde saç dizaynı gerçekleştirebilir ve çok kolay bir şekilde bakım yaparak saçlarınızı koruyabilirsiniz. Hafif ve dayanıklı bir malzemeden üretilmiş olması ile birlikte hem hava hem de su geçirgenliği noktasında üst seviyede bulunan protez saçlarımız alın çizgisi noktasında da doğal saçlarınız gibi bir kullanım oluşturacaktır. Uygulamalarımız size doğal saç etkisi oluşturan bir görünüm sağlayacaktır.


Obezite Sorunu Yaşayan Anneler



Merhaba,

Obezite çağımızın en büyük sorunlarından biri. Hele bir de hamileyseniz. O zaman dikkat etmeniz gereken bazı şeyler var. Bu yazımda sizlerle Metabolik ve Bariatrik Cerrahı sayın Op. Dr. Erol Vural'dan edindiğim bilgileri paylaşmak istiyorum. 

İşte detaylar;

Maternal obezite obstetrik uygulamada en sık görülen risk faktörlerinden biri haline gelmiştir. Gebelikteki obezite, ilk doğum öncesi konsültasyonda genellikle 30 kg / m2 veya daha fazla vücut kütle indeksi (BMI) olarak tanımlanır. VKI, yükseklik için ağırlığın basit bir indeksidir ve bir kişinin kilosunu kilogram cinsinden yüksekliklerinin karesine (kg / m2) bölmek suretiyle hesaplanır. BMI, morbidite ve mortalite arasındaki sürekli ilişkiyi tanıyan üç farklı obezite sınıfı vardır:

• BMI 30.0-34.9 (Sınıf I)

• BMI 35.0-39.9 (Sınıf 2)

• BMI 40 ve üzeri (Sınıf 3 veya morbid obezite)

Obezite üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen tıbbi durumdur. Hamilelik dönemindeki obezite, hem anne hem de çocuk için kısa vadeli ve uzun vadeli olumsuz etkilere neden olur. Obezite infertiliteye neden olur ve erken gebelikte spontan gebelik kaybına ve konjenital anomalilere neden olur. Metabolik açıdan, obez kadınlar gebeliğin erken döneminde klinik olarak geç gebelikte glikoz intoleransı ve fetus aşırı büyümesi şeklinde ortaya çıkan insülin direncinde artışa neden olurlar. Dönemde, sezaryen doğum riski ve yara komplikasyonları artar. Postpartum obez kadınlarda, venöz tromboembolizm, depresyon ve emzirme güçlüğü riski yüksektir. Aşırı kilolu veya obez kadınların% 50-60'ı Institute of Medicine gestasyonel kilo rehberi tarafından tavsiye edilenden daha fazla kazanç sağladığından doğum sonrası kilo alımı sonraki gebeliklerde gelecekteki kardiyometabolik riskleri ve gebelik öncesi obeziteyi artırır. Obez kadınların yenidoğanları, doğumda vücut yağını artırdı, bu da çocuklukta obezite riskini artırıyor. Maternal obezite ile ilişkili olumsuz perinatal sonuçlar için sorumlu bir birleşim mekanizması mevcut olmasa da, mevcut materyalin temel alınarak hazırlık maternal insülin direncinin artması ve eşlik eden hiperinsülinemi, inflamasyon ve oksidatif stres, erken plasental ve fetal disfonksiyona katkıda bulunuyor gibi görünmektedir. Bu verilerin altında yatan patofizyolojiyi gözden geçireceğiz ve alttaki mekanizmalara ışık tutmaya çalışacağız.

Hamile kadınlar arasındaki obezite, en önemli kadın sağlığı sorunlarından biri haline geliyor. Obezite, gebelik hipertansiyonu, preeklampsi, gestasyonel diabetes mellitus, hemen hemen tüm gebelik komplikasyonları riski ile ilişkilidir. Bunların hepsi normal bir VKİ olan kadınlara göre daha sık görülür. Kanıtlar, obez bir annenin çocuğunun utero ortamda optimal olmayan bir enfekte olduğuna ve erken yaştaki olumsuzlukların erişkinliğe kadar uzayabileceğine işaret etmektedir. Dünya genelinde, doğum uzmanları ve ebe, hamile kadınlar arasında obezite artışı ile karşı karşıya. Diğer komplikasyonlar gebelikte, doğumda ya da doğum sonrası ortaya çıkmaktadır. Obezite, suboptimal hamilelik sonucu ve anne ve bebek ölüm riski ile ilişkilidir, ancak çoğu obez gebe kadın karşılaştıkları sorunlardan habersizdir.

Dikkat edilmesi gerekenler:


• Egzersizlerde aşıra kaçmamak

Orta şiddette fiziksel aktivite bebeğinize zarar vermez. Ancak gebelik sırasında yorucu egzersiz tehlikeli olabilir. Kayak, binicilik veya dağ bisikleti gibi dengeyi bozan ve düşmenizi sağlayacak her türlü temas sporu veya etkinlikten kaçının.



• Prenatal takviye alın


Sağlıklı, dengeli bir diyet, sizin için ve bebeğiniz için gerekli vitamin ve minerallerin çoğunu içerirken, doğum öncesi bir takviye almak, herhangi bir boşluğu doldurmaya yardımcı olabilir. Prenatal vitaminler erişkin bir multivitaminden farklıdır. Sinir borusu kusurlarını önlemek için daha fazla folik asit ve anemi önlemeye yardımcı olmak için daha fazla demir içerirler. Prenatal takviyeler, vücudunuzun yoksun hissetmemesi nedeniyle istek ve kusurlarını gidermenize yardımcı olabilir. Eğer obezseniz, hala sağlıklı bir hamilelik yaşayabilirsiniz. Aktif kalmaya ve sağlıklı yiyecekler yemeye çalışın. Bebeğinize ihtiyaç duydukları vitamin ve besinleri sağlamak ölçekte bulunan sayıdan daha önemlidir. Sadece sağlıklı beslenme ve ılımlı egzersizi takip edin ve kilo vermeyi sınırlamaya çalışın.


1 Şub 2018

YouTube Go Türkiye 'ye Geliyor



Merhaba, 

YouTube izlemeyen yoktur aramızda değil mi? Size güzel bir haberim var o halde.

Kullanıcıların YouTube’dan video indirip daha sonra internete bağlı değilken bile izlemesine ve yakındakilerle paylaşmasına izin veren YouTube Go, Türkiye ile birlikte 130’u aşkın ülkede kullanıma sunuluyor. 


Veri kullanımını daha fazla kontrol imkanı sağlayan YouTube Go ile YouTube’un gücü artık her yerde kullanıcının elinin altında olacak.


Konuyla ilgili açıklama YouTube’un Resmi Blog sayfasında aşağıdaki şekilde yer aldı:


YouTube’un gücü artık her yerde elinizin altında

Geçtiğimiz yıl, için YouTube'un gücünü yeni nesil kullanıcılar için açığa çıkaran ve baştan sona yeni geliştirilmiş bir uygulama olan YouTube Go’yu Hindistan’da kullanıma sunduk. O günden bu yana YouTube Go’yu aralarında Endonezya, Nijerya ve Tayland’ın da bulunduğu 14 ülkede daha hayata geçirdik ve video dünyasına daha fazla insanın katılmasının nasıl bir etki yaratabileceğine birinci elden tanıklık etme fırsatı bulduk.

Örneğin, Endonezya'da düşük gelirli toplulukları ve aileleri eğitmek ve güçlendirmek için teknoloji kullanan bir Startup olan Mapan, YouTube Go'yu girişimci kadınları finansal beceriler ve kaynaklarla donatmak için düzenli olarak gerçekleştirdikleri topluluk buluşmaları olan “arisan”ların bir parçası olarak kullanıyor. Sistem her topluluk başkanının küçük bir işletmeyi kurup işletmekle ilgili videoları bir çalma listesini halinde indirmesi, sonra da topluluktakilerin YouTube Go'nun yakındakilerle paylaşım işlevini kullanarak bu videoları birbirleriyle paylaşmaları esasına dayanıyor. Nijerya, Lagos'ta düşük gelirli çocukların devam ettiği bir okulu işleten öğretmen, YouTube Go kullanmak "bana matematik derslerinden, sınıf süslemeye kadar her konuda yardımcı olan çok daha fazla videoyu indirip izlememe imkanı veriyor” diyor.

Bugün itibariyle YouTube Go’nın kullanıldığı ülke sayısı toplamda 130’un üzerine çıkarttığımız için heyecanlıyız. YouTube Go, bağlantı durumu ne olursa olsun YouTube daha fazla erişimin yanı sıra veri kullanımı üzerinde de daha fazla kontrol imkanı sağlıyor. YouTube Go’da öne çıkan özelliklerse şöyle:

Sizin için önemli videolar:Bölgenizde trend ve popüler olan videolar YouTube Go ana ekranında yer alır, böylelikle sizin çevrenizin ilgisini çekecek videoları keşfetme imkanı bulursunuz. Tüm deneyimi ana dilinizde ve ilgilinizi çeken videolarla yaşarsınız.

Deneyiminizi kontrol edin: YouTube Go’da bir video ile ilgili küçük resme tıklayarak ön izleme yapabilir, böylelikle ne hakkında olduğu konusunda daha fazla fikir edinip izleyip izlememe kararını önceden verebilirsiniz. Daha sonra ileride izlemek için cihazınıza indirebilir veya hemen izleyebilirsiniz. Ayrıca söz konusu videoyu izlerken ne kadar veri kullanacağınızı da seçmeniz mümkün.

Yakındakilerle video paylaşımı: YouTube Go kullanırken videolarınızı yakınınızda bulunan aile üyeleri ve arkadaşlarınızla hiç veri kullanmadan paylaşabilirsiniz.
YouTube Go’nun daha önce kullanıma sunulduğu ülkelerdeki kullanıcıların sevdiğini gördüğümüz bu özelliklerde birkaç tasarım değişikliğine giderek daha da kullanışlı hale getirdik:

Yüksek kalitede izleme: Kullanıcı geri bildirimlerinden yola çıkılarak yapılan değişikliklerle artık videoları indirmek, izlemek veya paylaşmak istediğinizde temel ve standart çözünürlüklerin yanı sıra Yüksek Kalite’yi de (HQ) tercih edebilirsiniz.

Sevdiğiniz güncel içeriği keşfedin: Kullanıcıların daha da güncel video önerileri talebi doğrultusunda yaptığımız yeniliklerle, artık ana ekranda daha kişiselleştirilmiş içeriklere ulaşabileceksiniz. Ayrıca sevdiğiniz kanallara yeni videolar yüklendiğinde size haber vereceğiz.

Daha kolay paylaşım: Video paylaşmayı sevdiğinizi biliyoruz. Bu yüzden artık yakındakilerle paylaş özelliğine ana ekrandan daha da kolay ulaşılabiliyor. Ayrıca çok istenen tek seferde birden çok video paylaşma seçeneği de eklendi.

Kullanıcıların tercihleri, istekleri ve ihtiyaçlarına cevap veren yepyeni özellikler içeren bir YouTube uygulaması geliştirmek için uzun süredir çalışıyoruz. Şimdi avucunuzun içindeki YouTube’un gücüyle neler yapabileceğinizi görmek için sabırsızlanıyoruz.



31 Oca 2018

"Kalbine Dokun" Kitabı Yazarı Berna Uslu Kaya Röportajı



Herkese merhaba,



Geçtiğimiz ay instagramda, bir blogger arkadaşımın “Kalbine Dokun “ isimli çok özel bir kitabı paylaşıp, beni de etiketleyerek duyuruya yardımcı olmamı istedi. Bende tabi ki hemen instagramda paylaştım. Ardından daha fazla ne yapabilirim diye düşünürken, aklıma kitabı satın almak hatta iki tane alarak çekiliş ile bir takipçime hediye etme fikri geldi. Hem çekiliş ile tanımadığım insanlara da ulaşır kitabı daha çok duyurabilirim diye düşündüm. Çekiliş paylaşımı ardından, kitabın yazarı sevgili Berna Uslu Kaya bana instagramdan ulaştı ve kitabı imzalayarak hediye etmemizi önerdi. Bende bu güzel insanı biraz daha yakından tanıyalım istedim.



İşte yaptığımız röportaj;



Berna Hanım merhaba, sizi daha yakından tanıyalım istiyorum. Kimdir Berna Uslu Kaya?




“Merhaba. Bilkent BLIS okulunda Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapıyorum. Yazar ve akademisyenim. 2011’de Süveyda adlı romanım, 2015’te Mim romanım yayımlandı. Çeşitli dergilerde makale, şiir ve denemeler yayımlamaya devam ediyorum. Aynı zamanda BLIS Genç Yazarlar Kulübü bünyesinde altı yıldır sosyal sorumluluk projeleri yürütüyorum.”




Bize biraz kitabın konusundan bahseder misiniz?




“Kitabın konusuna geçmeden evvel, minik bir açıklama yapmak isterim. Şuanda Sarp’ın Umudu Derneği bünyesinde kırk bir canavan hastası çocuk var. Derneğin kurucusu Sayın Bihter Saraçoğlu’nun oğlu Sarp da bunlardan biri. Kalbine Dokun masalının kahramanları “Sarp ve kırk bir arkadaşı” masalda hasta çocuklar değil. Aksine, hepsi de masalın içinde maceradan macera atılan gülen gözlü çocuklar. Masal, Sarp, Hüma (kızım) ve kırk bir canavan hastası çocuğun macerası.

Masalda, Sarp ve kırk bir arkadaşı minik bir kuşun kalbinin sesinde yaşamın kendisini keşfederler. Küçük bir karıncanın veya bir böceğin kalbindeki ritmi hissedip çevreyi temizlemek için bir maceraya atılırlar. Hepsinin de yakalarında birer mavi kurdele vardır. Hatta onlara iyilik yapan Hüma’yı aralarına aldıklarını göstermek için onun da yakasına mavi bir kurdele takarlar. Masalın sonundaysa kitabı alan ve kalbine dokunmayı başarabilen çocuklara bir çağrı yapılır. Bu çağrı, kitabı okuyan her çocuğa kahraman olma fırsatının sunulmasıdır. Dünya genelinde 28 Şubat Ender Hastalıklar Günü’nü anlatan “mavi kurdele” ile çocukların dünyasına iyilik yapma fırsatı çıkarılır.

Bence Kalbine Dokun kitabının en özel yanı da bu. Kitaba dokunan sağlıklı çocuklara erken yaşta farkındalık kazandırıp, onları sosyal sorumluluk noktasında bilinçlerdirmektedir.”



Bir çocuk kitabı yazma fikri nasıl oluştu?




“Masal dünyasının kapıları benim düş evrenime o kadar yakın ki... Bunu romanlarımın dilinde de görmek mümkün. Efsane ve mitolojik hikâyeler yazmayı hep çok sevdim. Masal ise kızım Hüma ile yeniden biçimlendi hayatımda. Kalbine Dokun, Hüma’ya yazdığım masallarından sadece biri. Masalın kitaplaşma fikrine gelince. Bunun benim için çok özel bir hikayesi var. Geçen sene Hüma’nın sınıfında bu masalı anlattım. Ben masalı bitirdikten sonra, tüm sınıfın gözlerindeki o muhteşem ifadeyi asla unutamam. Melek yüzleri ile her biri benim hayatımın çok özel bir yerindedir. O gün “keşke bu masalı iki kapak arasında çocuklara armağan etseydim” diye düşündüm. Sonrasında ise Elma Yayınevi ile iletişime geçip, projemi anlattım. Kalbine Dokun böylece iki kapak arasına girdi.”



Kitabın tüm geliri Sarpın Umudu Derneği’ne bağışlanmış. Dernek ile yollarınızın kesişmesi nasıl oldu?




“Bundan altı yıl evvel yazar dünyamdan ilham alarak BLIS’te Genç Yazarlar Kulübü’nü kurdum. Kulübü kurarken en büyük hedefim, öğrencileri yazı dilinin incelikleri ile tanıştırmak ve onların içlerindeki “yazarı” keşfetmekti. Proje çok büyük bir emekle yol alıyordu. Bu emeği iki kapak arasında da görmek istedik ve yazdığımız öyküleri basmaya karar verdik. Genç Yazarlar Kulübü şimdi altı yaşında ve beş tane kitabımız var. Yazılan her kitabın tüm gelirini ise çeşitli derneklere bağışlıyoruz. Sarp’ın Umudu Derneği ile yollarımız Genç Yazarlar Kulübü’nün üçüncü yılında kesişti. Hüma’yı Antalya’da bir oyun evine götürmüştüm. Orada derneğin kutularını gördüm. Dikkatimi çekti. Daha önce “canavan” diye bir hastalık hiç duymamıştım. Ankara’ya geldikten sonra dernek ile iletişime geçtim. Derneğin kurucusu, Sarp’ımızın annesi, Bihter Saraçoğlu ile böylece tanışmış olduk. Sarp’ın Umudu Derneği bünyesindeki canavan hastası yavrularımız için Genç Yazarlar Kulübü bünyesinde dört yıldır emek veriyoruz.

Kalbine Dokun’a gelince... Ben masalları çocukluğumdan aldım ve şimdi ruhuma dolan tüm masalları, bendeki emaneti, hayatıma masal gibi koşan çocuklara  armağan ediyorum.”


Sarpın Umudu Derneği hakkında da biraz bilgi almak isteriz sizden. Dernek kimlere yardım ediyor? Kuruluş hikayesi nedir?




Canavan Hastalığı, vücudun Miyelin adında bir enzimi üretmemesine sebep olmaktadır. Miyelin olmadan yürümek, konuşmak, yutmak, görmek, duymak mümkün değildir. Canavan hastalığı sürekli olarak ilerleyen ve gün geçtikçe kötüleşen bir genetik hastalıktır. Sarp’ın Umudu Derneği, Sarp’ın annesi Sayın Bihter Saraçoğlu tarafından kuruldu. Sarp’a ve diğer canavan hastası çocuklara umut olsun diye. Canavan hastası çocuklar hayatını ilk üç ay ile on yıl arasında kaybetmektedirler.  Bu kısa yaşam süreleri sebebiyle onlara  Kelebek Çocuklar denilmektedir. Hastalık hakkında detaylı bilgi almak için http://www.sarpinumudu.org.tr/ sitesine bakabilirsiniz. Kitabımızın kahramanı Sarp’ın, 2018 Temmuz ayında ABD’de ameliyat edilmesi planlanıyor. Başta Bihter Saraçoğlu olmak üzere, sürece gönül veren herkes zamanla yarışıyor. Bu sebeple Kalbine Dokun’a verilecek destekler hem canavan hastası çocuklar için hem de Sarp için çok önemli. Alınacak her kitap, bir başka çocuğun yaşamına dokunacak.”



Kitaptaki resimlemeler de çok hoş, bazı kitaplarda anlatılmak istenen his ile resimler tezat olabiliyor. Daha önceden de tanışıyor muydunuz Esin Bayhan ile? Resimlemeler yapılırken birlikte mi çalıştınız yoksa ayrı mı?




“Esin Bayhan ile henüz tanışmadık desem... Yalnızca telefonda konuştuk. Kendisi çok kıymetli bir illustratör bence. Esin Bayhan, kelimelerime bereket katmış kitapta. Sanki onunla yan yana düşler kurmuşuz gibi... Aynı erik ağacının altına ıslanmışız gibi... Esin Hanım’ın fırçasında sadece renkler yok, kelimeler ve düşler de var. Belki de bu sebeple Kalbine Dokun’un kelimleri ve renkleri muhteşem bir senfoni gibi. ”



Bundan sonra da böyle sosyal sorumluluk projelerine katılmayı düşünüyor musunuz?




“Herkesin birbini ezip geçtiği, “en güçlü” olmanın “Tanrısal egolar ürettiği”, benden başkasının “öteki” sayıldığı bir evrendeyiz. Gerçekler, “değerlerin, kıymetlerin üzerinde değil”, “paranın ve gücün” üzerinde inşa ediliyor. Duyularımıza işleyen teknoloji, son sürüm sanal “iyilik” oyununu oynatıyor algılarımıza. “Tüket” diyor. “Tüket!” Nasıl yaşarsan yaşa... ama tüket!

Soruya gelince, ben küçükken anneannemle bahçemizdeki erik ağacının altında oyunlar oynardım. O bana masal anlatırdı. Anneannemin masallarında hep “iyilik” vardı. Şimdi düşünüyorum da... Hiç biri masal değilmiş anlattıklarının. İyilik gerçeğin, üstelik “insan olabilme” gerçeğinin özüymüş. Sarp ve kırk bir canavan hastası çocuk “ötekiler” değil. Hepsi bizim. Onlarla başka çatılar altında yaşıyor oluşumuz, hepsi ile aynı gökyüzünün altında nefes aldığımız gerçeğini değiştirir mi? Engelli hasta çocuklar bizim şükür sebebimiz. Farkındalık kaynağımız. O kaynağı kurutmamak için evet, yaşamım boyunca, gücüm yettiğince iyilik peşinden koşmaya devam edeceğim.”



Bu sizin ilk kitabınız değil gördüğüm kadarıyla. Başka hangi kitaplarınız var? Biraz onlardan da bahsedelim isterseniz?




“Evet, Süveyda ve Mim adlı iki romanım var. Üçücü romanım “Yüzümün Yarısını” da yazmaya başladım. Umarım onu da en kısa zamanda iki kapak arasında görmek kısmet olur. Yazmak benim için bir yaşamanın, nefes almanın başka bir hâli.”



Bundan sonraki projelerinizi de öğrenmek isteriz. Yeni bir kitap var mı yolda?




“Büyük bölümünü yazdığım bir romanım var. “Yüzümün Yarısı” isimli. Bir de ruhuma dolan, yazdığım pek çok masal... Ancak bu masallardan öyle bir tanesi var ki... Şimdilik Hüma dışında kimse bilmiyor. “Zaman ve zamansızlık hakkında” Bu masal benim içimdeki zamanın şakısı... Onu sarıp sarmaladım içimde. Yeniden bir masal kitabı ile karşınıza çıkabilirim.”



Bu keyifli röportaj için kendisine çok teşekkür ediyorum. Umarım güzel insanlar hep var olur. Kitap ile ilgili yorumumu Yaşama Açılan Pencere sitesine tıklayarak okuyabilirsiniz.



Bir başka yazıda görüşmek üzere

Sevgiler

Şafak

26 Oca 2018

Propolis Faydaları ve Kullanım Alanları


Herkese merhaba,

Son zamanlarda etrafta kulaktan kulağa bir doğal şifa yöntemi yayılıyor. Aslında doğada arıların nesli tükendiğinde gerçek anlamda bildiğimiz Dünya’nın da sonunun geleceği teorisi yalan değil. Bunun kanıtı olarak; bal, arı sütü ve arı polenini gösterebiliriz. Her biri ayrı ayrı şifa kaynağı. Ancak bunun yanına bir yenisi daha eklendi ki, o da en az onlar kadar etkili!

Arı propolisi ya da propolis olarak bilinen şifa kaynağından bahsediyoruz. Propolis, arıların kovandaki küçük çatlaklar ve boşlukları kapatmak için kullandığı reçineli bir malzemedir, bu  arı propolisi büyük boşlukları sızdırmaz hale getirir. Arılar ağaçlardan ve diğer kaynaklardan reçine toplayıp biraz balla karıştırarak bu mükemmel maddeyi yaparlar. Bir değişik modeli olan bal mumu gibi, propolisin de birçok sağlık faydası sunduğu bulunmuştur ve birçok araştırmacı çeşitli terapötik kullanımlar için rolünü araştırmaktadır.

Peki, propolis nedir? Arıların tek yaptığının bal olmadığını biliyordunuz muhtemelen. Arılar ayrıca, iğne yapraklı ağaçlar veya çam ağaçlarından elde edilen propolis denilen bir bileşik üretirler. Bu propolisi kendi boşaltımları ve balmumu ile birleştirdiklerinde, yaprak kıvamlı, yeşilimsi-kahverengi bir ürün oluşturarak kovanlarını inşa etmek ve onarmak için bir kaplama olarak kullanılırlar.

Binlerce yıl önce, eski medeniyetler tıbbi özellikleri için propolis kullanıyorlardı. Diş apselerini tedavi etmek için kullanıldı. Asuriler, enfeksiyonla mücadele etmek ve iyileşme sürecine yardım etmek için yaralara ve tümörlere müdahale etmek için propolis kullanmışlar. Mısırlıların ise bu ürünü mumyalama işlemi yapmak için kullandıkları öğrenildi.

Propolisin kompozisyonu veya içeriği arıların nerede bulunduklarına ve hangi ağaçlara ve çiçeklere erişebildiklerine bağlı olarak değişebilir. Örneğin, Avrupa'daki propolis, Brezilya'daki propolis ile aynı kimyasal yapıda değildir. Bu, araştırmacıların sağlık yararları hakkında genel sonuçlara gelmelerini zorlaştırabilir. 

Araştırmacılar propolisi tehlikeli bazı mikroplara karşı test ettiler ve sonuçlar, propolisin agresif bakterilere karşı güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Propolisin gücü, coğrafyaya göre değişebilirse de, koruyucu faydaları sürekli olarak varlığını sürdürür. Eylemin nedeninin bir kısmı, geniş bir flavonoid yelpazesi içerdiği için olabilir.

Antibiyotik direnci, çoğunlukla antibiyotik ilacının aşırı kullanımı nedeniyle tıpta büyümekte olan bir sorundur. Antibiyotik alan insanların genellikle bağırsaklardaki iyi bakterilerin korunmasına yardımcı olmak için probiyotik almaları önerilir. Araştırmacılar propolisin güçlü antibiyotik özellikleri sunduğunu tespit ettiler. Propolisin izole edilmiş asitlerinin stafilokok dahil olmak üzere birçok bakteriye karşı etkin bir madde olduğu gösterilmiştir.

Bir çalışmada propolis, yanıklara yardımcı olmak için kullanılan yaygın bir reçeteli kreme karşı test edildi. Sonuç olarak propolis de aynı derecede etkili oldu. Propolis, geleneksel ilaçlardan daha hafif yanıklar için daha da yatıştırıcıydı.

Candida albicans, maya aşırı büyümesi ile karakterize edilen bir mantardır ve genellikle genital bölgeleri ve ağız bölgelerini etkiler. Araştırmacılar, uygun ve etkili bir çare bulmak için devamlı devam eden araştırmada propolisi analiz ettiler. Sonuçlar, propolisin Candida'nın büyümesini engelleyebileceğini ve Candida istila edilmesine karşı sağlıklı bir bağışıklık tepkisinin uyarılması potansiyeline sahip olduğunu gösterdi.

Ağız sağlığı ile genel fiziksel sağlık arasındaki bağlantı on yıllardır belgelenmiştir. Doğru bir diş sağlığı önleminin, sağlıklı dişlerin keyfini çıkarmanın önemli bir parçası olduğuna dair bir tereddütünüz yok değil mi? Florüre maruz kalma endişesi arttıkça doğal diş bakımı çok önem kazanmıştır. Şu anda propolisin faydalı özellikleri, oral sağlığın geliştirilmesinde kullanılmasını önermektedir ve ayrıca muhtemelen florüre karşı doğal bir alternatif olmaktadır.

Diyabet milyonlarca yetişkin ve çocuğu etkileyen bir konudur. İnsülin enjeksiyonları ve farmasötik ilaçlar gibi yaşam boyu uygulanan tedavi önlemleri ile sık sık kontrol altına alınabilir. Çalışmalar, propolisin kan şekerini artıran enzimleri engelleyebileceğini göstermiştir. Propolisteki antioksidan bileşiklerin kan şekerini stabilize eden faydalarından sorumlu olduğuna inanılmaktadır.

Eski Asuriler genelde tümörün büyümesini engellemek için propolis kullandılar ve son araştırmalar bunun arkasında duruyor ve bazı mantıklı açıklamalara işaret ediyor. Propoliste bulunan CAPE bileşiklerinin, servikal ve prostat kanserinde hücre büyümesini engellediği gösterilmiştir. Brezilya ve Küba gibi belirli propolis türlerinin de kanser hücresi gelişimine katkıda bulunan bileşiklerle savaştığı gösterilmiştir.

Fungal tırnak enfeksiyonlarına karşı propolis kullanımını inceleyen laboratuvar testleri, propolisin halk tarafından reçete edilen bir farmasötik ile karşılaştırıldığında daha geniş bir koruma yelpazesi sunduğunu ortaya koydu. Farmasötik ürün, propolis tarafından sergilenmeyen bir soruna, mantarların yedisine birden dirençli çıktı.

Orta kulak enfeksiyonları, her yıl milyonlarca çocuğu ve hatta yetişkinleri etkiliyor. Bazen geçici işitme kaybına neden oluyor ve çoğu insan için korkunç bir ihtimal oluşturabilir. Propolisteki bir bileşik, kafeik asit fenetil ester, iç kulak iltihabını hafifletmede etkililik gösterdi. Öncelikli olmasına rağmen, bu yeni araştırma propolis kullanımına ilişkin umut verici bir görüşe neden olmaktadır.

Propolis genellikle kapsül veya tentür formunda satılır ve bazı doğal diş macunları florür yerine propolis içerir. Birçok kişi propolisi sağlığa tamamlayıcı bir yaklaşım olarak güvenle kullanabilirken bazıları alerjik reaksiyonlar yaşayabilir. Özellikle alerjiniz varsa, takviye öncesinde dikkatli hekim takibi ile birlikte az miktarda karışımı test etmek her zaman en iyisidir.

Propolisi alerjisi olmayan her yetişkin kullanabilir ve asla sorun çıkmayacaktır. Arıların şifalı ürünlerinden daha önce de kullandıysanız zaten sorun olmayacağını ve nasıl etkilediğini biliyorsunuz demektir. Eğer daha önce bir arı ürünü kullanmadıysanız propolisi, test yaptırmadan önce kullanmayın ya da doktorunuza danışın. Fakat bir sorununuz yoksa bu muhteşem şifaya uzak durmayın ve bir çok sağlık verici özelliğinden yararlanmak için propolis kullanmaya başlayın.

Bir başka yazıda tekrar görüşmek üzere
Sevgiler


Kaynaklar :

http://www.aysetolgaiyiyasam.com/propolis-faydalari

https://draxe.com/bee-propolis/

24 Oca 2018

SHEIN Sevgililer Günü Dilek Listem


Herkese merhaba,

Sevgililer gününe az kalmışken, bu sene bir değişiklik yapmaya karar verdim ve blogda sevgililer gününde ne hediye alsam mutlu hissederdim diyerek bir dilek listesi hazırlamaya karar verdim. Malum dilek listeleri ülkemizde henüz çok yeni. Evliliklerde, doğumlarda, doğumgünlerinde veya özel kutlama günlerinde hediye almadan olmuyor ve bir çok insan alacağı hediye konusunda çok zorlanıyor.

Belki hepimiz böyle listeler yapmalıyız ki, eşlerimize ve sevdiklerimize kolaylıklar olsun :) Benim doğum günüm ve sevgililer günü ard arda olduğundan bir kaç Shein sitesinden bir kaç seçenek buraya yükleyeyim.

Mart ayında özel bir buluşmaya gideceğim için pembe bir elbise ihtiyacım var. Bunlardan biri olursa fena olmaz :)


Kısa Kırmızı Pembe Elbise 



Belki biraz kısa görünüyor ama, kısa elbiseleri seviyorum.  



Uzun elbise isteyenler için belki bu da olabilir. Hem bu yıl dantel çok moda.

Bir de sitede gezinirken fiyatını oldukça uygun bulduğum bu mavi elbise var. Bu ara kalem etekler de çok moda bildiğiniz gibi. 



Seçtiğim elbiseleri nasıl buldunuz? Yorumlarınızı bekliyorum. Tabi alışveriş yapmadığım için ürünlerin kalitesini ve sitenin güvenirliliğini bilmiyorum. Bazı blogger arkadaşlar alışveriş yapmış denemek lazım. 

Bir başka yazıda görüşmek üzere
Sevgiler
Şafak





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...