22 Eyl 2016

Tatlı Hayat - Kitap Yorumu


Herkese merhaba,


Biliyorsunuz bu ay sevgili Elmas ve Yasemin ile bir ilki gerçekleştirdik ve kitap bloggerlarları ve youtuberlarından oluşan bir grupla Taksim Konak otel'de kitapların yer aldığı bir buluşma düzenlendik. O güne ait detayları okumadıysanız Tık Tık


Haliyle bize hediye edilen kitapları okumaya başladım. Kitap okumaya zamansızlğı bahane ederek ara vermiştim ama şimdi anlıyorum ki sadece bahaneymiş. Çünkü geceleri internete girmek yerine kitap okuyorum ve daha çok keyif alıyorum. 


Bu gün yine okumaktan çok keyif aldığım bir kitabı sizlerle paylaşmak istiyorum. Pena Yayınları tarafından basılan Tatlı Hayat 


Okurken zihnimde hayat bulan kitapları seviyorum. 


Tatlı Hayat - Kitap Yorumu


Bir dergi düşünün, adı Leziz. Adından da anlaşılacağı gibi içinde yemek tarifleri var. Ülkenin en başarılı dergisi diyebiliriz. Kurucusu olan aile artık yok, dergi bir başka aileye satılmış. Satın alan aile başlarda dergiye sahip çıkmış ama şimdi yönetim insanları pek de umursamayan oğullarında. 


Ve bir kız var. Adı Billie, dergide çalışmak için ailesinden ayrılıp New York'a taşınmış. Bu taşınma sadece kendi hayatında değil, dergi vasıtası ile tanıştığı herkesin hayatında değişimlere neden oluyor. 


Ve bir gün, dergi tek bir telefon ile kapatılıyor ve koca konakta, derginin yıllardır verdiği Leziz Garantisi'nin devam etmesi için Billie kalıyor. Ve asıl hikayede böyle başlıyor.

Tatlı Hayat - Kitap Yorumu

Ülkemizde Leziz dergisi gibi bir dergi olsa nasıl olur diye düşündüm. Çok yetenekliyken, öyle bir işyerinde çalışıp da yemek yapmaktan bu kadar korkmanın nasıl bir duygu olabileceğini merak ettim.

Gerçekler göründüğü gibi olmayabilir. Bazen sevgimiz görmek istediğimiz gibi görmemize neden olabilir, korkunun ya da suçluluk duygusunun bizi ele geçirmesine izin vermemeliyiz 



Kitabın sonunda, belki de yaşadığımız bir çok olayın, aslında yaralarımızı iyilestirmemize sadece bir vesile olabileceğini anlamam için bir işaret bile olabileceğini düşündüm 💕

Kısacası ben bu kitabı sevdim.



Gelelim Kitap ve Detaylara


Yazar :           Ruth Reichl

Yayınevi  :    Pena Yayınları 

Basım Yılı :   2015

Sayfa sayısı : 466 

Fiyat :             20 TL   ( D&R , kitapyurdu gibi sitelerde bulabilmeniz mümkün)



Yazar Hakkında :

Ruth Reichl hem yemek işinden hem de yazarlıktan iyi anlayan biri :) Çok satanlar listesine girmeyi başarmış 4 kitabı daha var. Aynı zamanda, editör, restoran eleştirmeni ve yiyecek ve kültür üzerine dersler veren biri.

19 Eyl 2016

Artık Özgürsün - Kitap Yorumu

Artık Özgürsün


Merhaba,

Bugün sizlere beni oldukça etkileyen bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Oldukça başarılı bir polisiye roman. Artık Özgürsün.



"Her şey bir anda değişti. Islak asfalttan yükselen o acı fren sesiyle bütün hayatım değişti. Olayları sanki kenardan izliyormuşum gibi" 



Her şey beş yaşındaki bir çocuğun trafik kazasında hayatını kaybetmesi ile başlıyor. Roman gerçekten ustalıkla kurgulanmış çünkü 200. sayfada, bastan beri farklı duygularla okuduğumu anladım. Bu benim hatam mı bilemiyorum tabi, benim gibi algılayanlarda var mı merak ediyorum. Ondan sonra her okuduğum sayfa, hiç bir şeyin görünen gibi olmadığını olayların ve yaşananların bazen bizi bambaşka yollara savurduğunu anlatıyordu.


Artık Özgürsün

Öyle bir son yazılmış ki, okudukça şaşırıyorsunuz. Sonu mutlu sonla bitiyor diyemiyorum çünkü her son gibi bu kitapta ki kahramanlarında yaşadıkları kolay unutulacak gibi değil. Bazı acılar sonsuza kadar sızlamaya devam edecek. Kitabın kapağını kapattigimda hüngür hüngür ağlamak geldi içimden. En çok da Kate ve özgürlüğü alınmış herkese. 


Artık Özgürsün

Gelelim Kitap ve Detaylara


Yazar :           Clare Mackintosh

Yayınevi  :     Altın Kitaplar Yayınevi 

Basım Yılı :   2016

Sayfa sayısı : 406 

Fiyat :             20 TL   ( D&R , kitapyurdu gibi sitelerde bulabilmeniz mümkün)



Yazar Hakkında :

Clare Mackintosh, kriminal suçlar ve asayiş tim komutanlığı da dahil olmak üzere polis teşkilatında on iki yıl boyunca görev yaptıktan sonra 2011’de teşkilattan ayrılıp serbest gazetecilik ve sosyal medya danışmanlığı yapmaya başlamış. Yazar aynı zamanda Chipping Norton Edebiyat Festivali’nin kurucusu ve eşi ve üç çocuğuyla birlikte Cotswolds’de yaşamakta.

18 Eyl 2016

Sünnet Düğünü Misafirlere Hediye Seçimi



Merhaba,

Bildiğiniz üzere artık davetlerimize gelen misaifirlerimize o güne ait hediyeler vermek bir gelenek halini almaya başladı. Sadece sünnet düğünü değil tabi, çocuklarımızı doğum günü, sünnet, düğün, kına gecesi, bebek mevlüdleri, diş buğdayları, doğumlar.. Ben bu yazımda sizlere, Ege ve Efe Deniz'in sünnet düğünü için misafirlerimize hazırladığım hediyelerden bahsetmek istiyorum. Belki sizin için de bir fikir olur. 

Öncelikle çok kısa sürede hazırlandığımdan başlangıçta ne yapacağımı bilemiyordum. Kafam bi dünya olmuştu anlayacağınız :) Eskiden sünnetlerde, sünnet işleminden önce kına gecesi yapılırdı ve verilecek şeyler de belliydi. Güzel bir oyun havası kaseti hazırlanır, evde yada bahçede oradan buradan toplanan sandalyelerle hemen bir düğün salonu havası verilirdi kına gecesinin yapılacağı yere. Işığı gören gelirdi, kimse kimseden özel davet beklemezdi. Çocuklara kına yakılır, davetlilere de bu kınadan ikram edilirdi. Bazen eve götürmek için de hazırlanmamış kına paketleri verilirdi. Bir de çerez hazırlanr, çay bardağı ile davetlilerin kucağına, peçete içine konur insanlar hem kasetteki oyun havası ile oynar hemde çerezlerini yerdi :) 

Tabi devir değişti ve bizde toplum olarak yeni alışkanlıklara kavuştuk. Eskiden sünnet düğünü yada kına gecesi denilen şey 1 yada 2 gece önce yapılırken şimdi çocukların iyileşmesini bekliyor ve ondan sonra da eğlenceyi genelde sünnet düğünü olarak yapıyoruz. 

Ne çok daldım eskiye di mi? Bu arada yakın çevremizdekilere zaten sözlü söyleyebildiğim için, uzakta olanlara da davetiyeyi sosyla medya yada telefon ve mail aracılığı ile ulaştırdık. Bu durumda davetiye hazırlatmak çok anlamlı değildi. Biz de kendi davetiyemizi kendimiz tasarladık. Eşim de bu konuda çok başarılı olduğu için davetiye tasarımını o halletti.




Gelelim ben neler yaptım? Bu bir sünnet düğünü olduğu için mekan işimizi hallettikten sonra başladım ne yapsam kısmına. Öncelikle gelen misafirler için sünnet şekeri ne hazırlasam diye düşündüm. Bir çoğumuzun kullanmadığı, bir kaç ay buzdolabı üzerinde tutup sonra da attığı süslerden olmasın istedim. Öylesi israf gibi geliyor bana. Hiç kimsenin işine yaramayacak bir obje olsun istemedim. 

Kahve yanında çikolata ya da lokum ikram edebileceğimiz, son yıllarda da oldukça meşhur olan lokumluklardan  aldım. Eminönü'nde oldukça uygun fiyata bulabileceğiniz dükkanlar var. Biraz gezmeniz lazım. İçine birer tane küçük paketli çikolata koyarak, yine Eminönü'nden alabileceğiniz kendinden kapanabilen keselerin içine yerleştirdim. Üzerine de nazar boncuğu takınca büyüklere hediyemiz hazırdı. 



Ardından kendi kendime dedim ki, bu sünnet düğünü çocukların değil mi? O zaman çocukları mutlu edebilecek bir şeylerde olmalı. Ne yapsın çocuklar lokumluğu :) Kuruyemiş koyabilmek için şık keseler almıştım ama düğün otelde olunca kuruyemişden vazgeçmiştim ve keseler kullanılmadan bende kalmıştı. 


Çocuklar ne sever? Tabi ki şeker, çikolata, sakız, oyuncak, balon... Onları bu küçük şeylerle mutlu etmek çok kolay. Ben de o keselerin içine çocukların sevdiği şeylerden koydum ve anne babalarına hediyelerini verirken onlara da bu keseleri hediye ettik.





Benim yaklaşık 6 yıldır falan butik kurabiye yapma hastalığım var. Kendimizin ya da sevdiklerimin özel günlerinde butik kurabiye hazırlayarak vermek çok hoşuma gidiyor. egeefekudurukları için de yapmasam olmazdı. Bir iki gün ne yapsam nasıl bir şey olsa diye düşündüm, internette bol bol araştırma yaptım. Sonunda böyle bir kurabiye yapmaya karar verdim.



Sizler de buna benzer hazırlıklar yapabilirsiniz. Bazı şeyleri kendiniz yaparsanız bazılarını da alırken araştırma yaparsanız oldukça uygun fiyata mal edebilirsiniz. 

Ve tabi bu hazırlıklar sırasında benden yardımlarını esirgemeyen Tuğba ve Gülnur'uma da çok teşekkür ediyorum. Siz olmasaydınız tek başıma çok zorlanırdım. 



Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Bir başka deneyim yazısında görüşmek üzere

Sevgiler

Şafak

16 Eyl 2016

Tarık Akan'ın Ardından



Bu satırları size derin bir üzüntü içinde yazıyorum. Ayhan Işık'dan sonra beni en çok etkileyen, yaptığı işlerle, olaylar karşısında sergilediği duruşla gönlüme taht kuran, sadece benim değil onu izleyen ve bir şekilde hayatından haberdar olan herkes için derin anlamlar taşıyan Türk sinemasının efsanevi ismi Tarık Akan hayatını kaybetti.

Henüz 66 yaşındaydı. Bir süredir Akciğer kanseri ile savaşıyordu. Bu sabah tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 

Benden büyükler hatırlar. Ses dergisinin yaptığı bir yarışma ile 1970 yılında Sinema artist yarışmasını kazanarak Yeşilçam'a adım attı. 
66 yıllık yaşamına, 111 film ve 4 dizi sığdırdı.

Bir zamanların  eğlenceli, duygusal ve genc kızların gönlünde taht kurduğu filmlerin yakışıklı jönü sanat hayatına hep böyle devam etmedi biliyor musunuz? O halkın acılarını, fakirliğini de gösteren filmlerde yer almaya başladı daha sonra. Zengin bir hayat yaşayayım nerde sabah orada akşam gezip tozayım demedi. Bir çok insan bilmez ama 12 Eylül darbesinden sonra 12 yıl hapis istemi ile uzun bir yargılama süreci geçirdi ve 2.5 ay hücrede cezası aldı.  Hiç bir zaman hükümetlere yaranma kaygısı gütmedi. O hep nasıl daha güzel günler yaşar insanlarımız dedi. 

Hapiste yattığı günlerden sonra kitap yazdı. Eğitime daha bir önem verdi. İstanbul Bakırköy'de ki  Taş ilkokulu'nun ortaklarından biri oldu. 2005 yılında Aziz Nesin vakfının başkanlığını yaptı. 

Tarık Akan 'ın 3 çocuğu var. Henüz Zincirlikuyu'da mı yoksa Bakırköy'deki aile mezarlığına mı defnedilecek belli değil.  

Başta da yazdığım gibi, içimde derin bir üzüntü var. Tarık Akan yeri zor doldurulacak bir sanat adamı. Halk adamı. Mekanı cennet olsun...

13 Eyl 2016

Sena ile Little Butterfly HappyHours Etkinliği


Merhaba, 

Geçtiğimiz hafta pazar günü Sevgili Sena'nın düzenlemiş o olduğu  #littlebutterflyhappyhours etkinliği için sevgili Yasemin ile birlikte Ankara yollarına düştük. Benim için yorucu geçen 15 günden sonra, etkinliğe gitmek biraz rahatlatır demiştim ama ne yazık ki öyle olmadı. Yolda hiç uyayamanın verdiği yorgunlukla Ankara'ya gittiğimizde sırt çantamı kaybetmek de oldukça canımı sıktı. Yine de Anıtkabir'i ziyaret etmek enerjimi ve keyfimi yerine getirdi. 

Anıtkabir ziyaretimizden sonra etkinlik mekanı olan Açık Mavi Cafe'ye varıp oturunca biraz dinlendim.  Mekan gürültüden uzak ve rahat bir ortamdı. Fiyatlar ise ortalamaydı. Gittiğinizde şehrin gürültüsünden uzaklaşıp dinlenmek isterseniz bu cafeyi tercih edebilirsiniz.

Etkinlikte birbirinden kıymetli blog yazarları vardı. Bahçeyi bize ayırmışlardı ve ayrı bir köşede sergilenmek üzere ürünler yerleştirilmişti. 



Masalarımızda da sevdiklerimizin resimleri vardı. Resimler Sosyopix'in hediyesiydi. Ben küçük resimleri çok seviyorum çantanıza rahatlıkla atabiliyorsunuz. Kurabiyeler ise Niğde'den çok sevgili Nihal'in pasta ve kurabiye butiği'nden gelmişti. Resimde gördüğünüz pembe güllü bileklik Zuzu Toka'ya ait. 


Gün Sena'nın açılış konuşması ile başladı. Ardından da sponsor firma yetkililerinden Revox , Farması ve Bargello parfüm bizlerle birlikte oldular.  


İstanbul etkinliklerinin olmazsa olmazı Tatlımo kendi gelemese de, hediyesini göndermişti.


Gelelim diğer firmaların hediyelerine 

Farmasi en sevdiğim renk kırmızı ruj ve mint yeşili ojesi ile bizlerleydi.


Çocukluğumun markası Nivea  kullanıp memnun kaldığım makyaj temizleme mendili ile daha önce denemediğim BB Clean ve BB cream ile bizlerleydi

Bargello Parfüm açık parfüm ürünleri ile herkesin sevdiği kokuyu hazırlamıştı. Lilyyum  nazarlardan korunalım diye bileklikleri ile bizlerleydi. Resimdeki boncuklu broş ise Thinkforfun hediyesi.



Mona Yayınlarının farklı kitapları vardı. Benim şansıma zaman zaman merak edip de ilgi duyduğum Reiki kitabı geldi. Okuyup hayatıma uygulayacağım bakalım işe yarayacak mı:) Keçeden kitap ayraçı ise Lulusal Şeyler el emeği. 

Sheida Cosmetics daha önceden tanımadığım bir marka. Leke giderici kremini lekem olmadığı icin yorumlama şansım yok ama, rimelini ilerleyen günlerde değerlendireceğim.



Mediwell dudak bakım kremlerini severek kullanıyorum. Ayak bakım ürünlerini de merak ediyordum. Kullandıktan sonra instagram hesabumda yorumlarımı paylaşacağım.

Lapitak ayak bakım kremi ile ilgili güzel yazılar okumuştum. Hatta Bloggerlar Paylaşıyor'da Şirin Kanatlar Seda yazmıştı. Okumak için Tık Tık

Kokulu taşlar Özlem Sabun ve Kokulu taş, bu şirin kupa da 

 @shoko.ankara hediyesi bana. Ankara Çankaya "da bulunan hediyelik eşya mağazası. Fincanlar, saatler, hediyelik defterler ve bir çok urun bulmak mümkün. Onlarda gece uyuyamadagimi anlamış olacak ki, geceleri ayakta olan bir kuş seçmişler :) Yanda ki yakışıklı da tabi ki Ege'm :)




Essence Cosmetics paketi için kocaman bir alkış alayım :) Harika bir paket hazırlamıştı bizlere. Kullanmalara doyamayacağım.


FitNut ağzımız tatlansın diye deneme boy ürününü göndermişti. Çekilişle de bir kişiye normal boy ürün hediyesi gitti.  Makarna Lütfen doğal sebzeli makarnaları ile bizlerleydi. Kendisi kadın girişimci ve çok başarılı.

MrandmrsPopCorn ise çikolatalı ve karamelli patlamış mısırları ile tabiri caizse bayram üstü mutfak birbirine girmişken derdime derman oldu :)


4 farklı şampuan markamız vardı. Kapalı saçlar için LeSoleil , saç dipleri için kalıntı giderici Revox, bebekler için Mustela ve Hc Hair Care. 

Hc Hair Care için kullanan kimi görsem çok memnun. Doping ile kısa sürede saçlarınızda toparlanma oluyor buna bende şahidim :) 


Vissmate yeni ürünler çıkarmış. Sıvı Arap Sabunu bunlardan biri. 

"Kirlenmek güzeldir" diyen Omo ise yıllardır evlerimizden eksik olmayan bir marka. Sanki içeriğinde biraz değişiklik olmuş gibi geldi bana. Kokusu daha yoğun bir önceki kullandığımdan. 


Splat diş macunu da etkinliğin hediyelerinden biriydi. Bu çeşidini daha önce kullanmamıştım, medical olmasına çok sevindim. Ekoz Kozmetik spreyli kokularından göndermişti. 

Flormar yeni seri ürünlerinden oluşan bir çanta ile bizlerleydi. Kullandığımda deneyimlerimi paylaşacağım sizlerle.



Güzelliğimin sırrı bu çantada diyen Cosmed  üç güzel ürünü ile bizlerleydi. Belki ilerleyen günlerde bu çantayı sizlere hediye edebilirim ne dersiniz :)



Pierre Cassi gömlekleri ile bizlerleydi. Firmadan daha önce burada bahsetmiştim. 


Bu şirin cüzdan ise Senem Boutique hediyesiydi. El emeği göz nuru. 

Biota, renkli kozmetik ürünlerle piyasaya girmişti geçtiğimiz aylarda. Ürünlerini bende merak ediyordum. İlk izlenim olarak yapısı yumusak ama tüm gün kullandığımda yorumlarımı sizlerle paylaşacağım. Probiyotik pedi ise denedigim ve memnun kaldığım bir ürün. 



Ecowell ürünleri paraben, silikon ve parafin içermiyormuş ve  sertifikalı bir organik kozmetik markası. Ürünlerini denediğimde sizlerle paylaşacağım.



Eve Maree dudak dolgunlaştırıcı bir ürün. Nasıl kullanıldığını buradan okuyabilirsiniz. 


Selin kolanyalarını ne kadar sevdiğimi bilirsiniz. Simdi iki çeşidi daha benim oldu 😊



Bebak bu etkinlikte de bizi yalnız bırakmadı. Makyaj temizleme mendili ve güneş bakım sütü ile bizlerleydi.


Enjoy Sun güneş kremlerinden 2 tane göndermişti. Biri bize bir diğeri ise çekilişle instagram takipçilerimize. Siz de instagram çekilişine katılmak isterseniz Tık Tık

Krauterhof yorgun bacak kremi bir Alman markası. Bakalım bütün gün ayakta kaldığımda nasıl gelecek?


Tabia kayısı damlası ve kantoran yağı. İkisi de cilt için çok faydalı. Sabah akşam cildinize sürebilirsiniz. Bunun yanında markanın bir çok destek ürünü var. Eczanelerden ve Ankara ve Aydın'da bulunan satış ofislerinden temin edilebiliyor. 


Ayışığı Organik Lavera el kremi ile bizlerleydi. 


Aubrey Organics  protein dengeliyici saç kremi ile bizimleydi.


Acnecinamide sivilceli ciltler için ürettiği temizleme jeli ve jel krem ile bizlerleydi. 


Hepsiville  Bodyville vücut köpüğü ile bizlerleydi. Benim de kullanıp memnun kaldığım bir ürün. Daha önce Bloggerlar Paylaşıyor'da sevgili Tavsiyever yazmıştı. Okumak için Tık Tık



Etkinlik için böyle güzel hazırlanan sevgili Sena'yı tebrik ediyorum ve onun şahsında tüm sponsor firmalarımıza teşekkür ediyorum. 



Ankara'da güzel bir gün geçirmemize vesile olan herkese çok teşekkürler

Bir başka yazıda görüşmek üzere
Sevgiler

Şafak


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...