27 Tem 2016

Batıl İnançlar Nereden Geliyor



Merhaba,

Genel olarak blogumda bu tarz yayınlar yapmıyorum biliyorsunuz. Ancak geçen gün sizlere yazdığım gibi artık daha çok araştıracağım geçmişi ve dünya üzerinde olan gelişmeleri. Daha da önemlisi bunu blogumda da paylaşacağım ara ara. Çünkü blogumu kurarken amacım çocuklarıma anılarımı ve duygularımı bırakma isteğimdi. Artık bunu yaparken yazılı da bırakacağım bildiğim, okuduğum , mantığıma yatan ya da yatmayan herşeyi. Ne kadar önemsenir ne kadar ciddiye alınır öğrendiklerim bilmiyorum ama bir kişinin bile hayatına dokunabilirsem ne mutlu bana. 

İlk olarak araştırdığım Türklerin geçmiş hayatı ile ilgili ilgimi çeken ayrıntılardan biri ile başlıyorum yazıma. Batıl inançlar, Türklük, Müslümanlık ne alaka demeyin. İnanın yaşadığımız coğrafya ve yapımız açından çok alakalı bugün durduğumuz yer. 

Batıl inançlar diye adlandırdığımız davranışlar bir çoğumuz için halen güncelliğini koruyor. Örnek vermek gerekirse, nazar ya da sıkıntılardan kurtulmak için kurşun döktürülmesi, nazar boncuğu veya gözboncuğu takılması, evden ayrılan kişinin arkasından sağ sağlım gelmesi için su dökülmesi, bir mekana sağ ayakla girilip sol ayakla çıkılması, istenmeyen bir şeyin başa gelmemesi için tahtaya elle 3 kere vurulması (ki bazıları tahtaya değil daha sert bir zemine vurulması gerektiğini söylüyor),  doğum yapan kadınların başlarına kırmızı kurdela bağlaması ve bunun bebeği ve anneyi kötü ruhlardan koruyacağına inanılması, türbelere ve ağaçlara bez parçası bağlayarak adak adanması, yine türbelere, camii avlularına ya da tekkelere adak adayıp mum yakılması gibi davranışlar.

Oysa bu tür davranışların İslam dininde yerinin olmadığı, Diyanet işleri tarafından sık sık tekrarlanıyor. 

Peki bu gelenekler yada batıl inançlar nasıl hayatımıza yerleşti dersiniz? Yukarıda ki örneklerin tamamı Şamanizm’den gelmiştir ve aslında İslam dininde bunlara yer yoktur. 


Türklerin İslamiyet öncesi Şamanizmi benimsemiş olmaları ve bu etkileri yüzyıllar boyunca yaşamaları batıl inançlarımızın oluşmasında en büyük etken.Tarikatçılık ve tasavvufun temelleri oluşurken de Şamanizm felsefesinden faydalanıldığı söylenmekte. Şamanizm ucu bucağı olmayan bir deniz. Bu konuda yeterince araştırma yaptığımda da sizlerle paylaşacağım.

Mesela Arap kültüründe mezar taşı uygulaması olmadığını biliyor musunuz? Arap kültüründe, ölülerin toprağa hemen gömülerek toprakla karışması onlar için yeterli. Defin işlemlerinin tören şeklinde yapılması ve mezar taşının dikilerek süslenmesi bize has bir uygulama ve İslam coğrafyasında sadece Anadolu'da görülmekte. Ve mezar taşı da Şaman kültürünün bir parçası. Bu kültürde mezar taşlarının olması, ölen kişilerin ruhlarına edilen dua ve dileklerin GökTengri inancından gelmekte.  Bizim mezarlıklarımızdan bir farkı da var. Şamanizm’de mezarın etrafı herhangi bir şeyle örülmüyor.

Peki neden biz Müslüman Türkler halen bu uygulamaları devam ettiriyoruz ? Çünkü okumuyoruz..  Yüzyıllar boyu insanların Kuran-ı Kerim’i sadece Arapça olarak okumaları bunun nedenlerinin en başında geliyor. Oysa inandığımız dini en iyi Türkçe anlamlarını okuyarak yaşatabiliriz. Hadis-i Şerifleri bir çok kaynaktan incelemeliyiz. Tek kaynakdan incelemek yeterli değil bence. 

Sizin bildiğiniz ve inandığınız batıl inançlar neler?

Bir başka yazımda tekrar görüşmek üzere

Sevgiler 




10 yorum:

  1. Batıl inançların islamiyetle ilgili olmadığını biliyordum ama samanizmle ilgisini de bilmiyordum ne guzel ve ilginc bir konuya deginmissin 😄

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimde şamanizmi incelerken karşıma çıktı çok şaşırdım.
      Teşekkür ediyorum

      Sil
  2. çok güzel bir konu hakkında yazı yazmışsın şafak ablacım. Çokta doğru şeyler.. ben şu tahtaya vurma olayının yapılmaması gerektiğini duymuştum. Allaha şart koşmak gibi bir şey oluyormuş. Hani sanki tahtaya vurunca olmayacakmış gibi vs. bunu araştırabilirsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kulaktan kulağa yayıldığı için bilgiler böyle oluyor canım. Bilimsel bir yönü yok, belki ruhani bir yönü olabilir ama bilmiyorum. Bende tahtaya vurma geri döner diye duymuştum. Az duvar aramışlığım yoktur :)
      sevgiler

      Sil
  3. Süpersin Şafak'cım şahane bir yazı olmuş paylaşmadan edemedim. ellerine sağlık.
    şamanizmden günümüze gelen çok fazla şey var sanırım ama pek çoğunu bu gün ki zihniyete anlatamazsın bile Türkçesini okumadıkları Kur an yüzünden öylesine inanıyorlar ki kalkıp sana töbe et günaha girme diyen bile çıkar.yasaklarla günahlar iç içe girmiş maalesef.
    şu kırmızı kurdele olayını da böyle bir anlam taşıdığını bilmiyordum ben hep anneye ilk gün şıklığı olarak görürdüm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ediyorum güzel sözlerin için.
      Evet diyenler çıkacaktır, ama onlar da yapmıyor mu diye sormak geliyor içimden. Bilinmeyenden korkuyor insanlar, belki araştırsalar daha neler görecekler.
      Yazılabilecek öyle çok detay var ki aslında. İster istemez korkuyor insan. Çünkü bizler toplum olarak çocukluktan beri korku ile büyütülüyoruz...
      sevgilerimle

      Sil
  4. Batıl inançların bir çoğu kalıplaşmış olarak aktarılmış bizlere. Bizde aynen devam ettiriyoruz. yapılmaması gereken onca batıl inanç hurafe aslında. En doğrusu yine dinimiz islamda. Kulaktan kulağa gelen ve yayılan şeylere değil, okuyarak bilinçlenerek öğrenmeye çalışmalıyız. Güzel bir konu olmuş Şafak, teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım çok teşekkür ederim. Korku olunca, işimn içinde ister istemez en inanmayanımız bile çoğu zaman inanıyor :)
      sevgiler

      Sil
  5. Çok farklı bir konuya değinmişsin teşekkürler Bir çok yeni şey öğrendim ^-^. Ben gidenin arkasından hep su dökerim su gibi gidip su gibi gelsin diye. Ama bunun insanı koruyacağına hiçbir zaman inanmadım. Sadece hoş bir kültür gibi görüyorum. "Senin yolculuğunun güzel geçmesini dilerim" mesajı vermek için bir yol sadece. İnsanları birbirine bağlamak için ufak tefek şeyler...
    Benden de küçük bir ekleme:
    Batı kültüründe kara kedinin uğursuzluk getireceğine inanırken Doğu kültüründe ise tam tersi uğur getireceğine inanılırmış.Hatta batıl inançları kişisel değil de ulusal seviyeye taşıyan ülkeler varmış. Örneğin Japonca 4 rakamı "shi" diye okunur. Telaffuzu "ölüm" kelimesi ile aynı olduğu için Japonya'daki hastanelerde 4. Kat olmaz. Nasıl derseniz 1. Kat 2. Kat. 3. Kat 5. Kat 6. Kat vs. Devam ediyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) kat olayı mantığa ne kadar aykırı dimi. Sonuçta 4 diye bir rakam var yapacak bişey yok ama insanların çoğunluğu bunun ölümle eş olduğuna inandığı için kurumlar bile buna ayak uydurmuş. Bende bu olayı şimdi öğrendim saynizde
      sevgiler

      Sil

Konu hakkındaki fikirleriniz benim için çok kıymetli. Lütfen yorumunuzu ekleyiniz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...