2 Ara 2016

Beni Ödülle Cezalandırma Seminer Notları


Merhaba,

Geçtiğimiz ay katıldığım, Özgür Bolat seminerinden bahsetmek istiyorum bugün. O seminerde hem Özgür Bey'in çıkardığı "Beni Ödülle Cezalandırma" kitabını tanıdık hem de doğru bildiğimiz yanlışları öğrendik. 

Özgür Bolat, bir eğitim bilimci. Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, Türk Eğitim Vakfı ve Fulbright bursuyla Harvard Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde yüksek lisans yaptı. Doktora derecesini Cambridge Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden almış. Doktorasının bir yılını MIT Sloan School of Management’ta geçirmiş ve bu sırada MIT Liderlik Merkezi’nde araştırmacı olarak çalışmış. Uluslararası bir konferansta “En İyi Genç Araştırmacı” ödülünü almış. Gelişen Aile Akademisi ve Öğretmen Liderliği Akademisi kurucusu da olan Dr. Özgür Bolat, araştırmalarına, eğitimlerine ve konuşmalarına devam etmekte.

Kitabı Eylül ayında çıkmıştı ve şimdiden geniş okuyucu kitlelerine ulaştı. Bende kitabını yoğunluğumdan dolayı ancak bitirebildim. Kitapta, mutlu çocuk yetiştirmenin ipuçlarının olmasının dışında, bir çoğumuzun ödül olarak değerlendirdiği şeylerin zaman zaman bir çeşit cezaya dönüştüğü ve ödül vermenin bilgiyi yada iyiliği çoğaltmadığı aksine, beklenti içine girmesine neden olduğundan bahsediliyor. 




İşte seminer sırasında aldığım notlardan bazıları;


  • İnsanların mutluluğu dış kaynaklı ve iç kaynaklıdır. Eğer sizin  mutluluğunuz dış kaynağa bağlıysa, siz bunu saülamak için sürekli çalışmak zorunda olursunuz ve bu durum başarı odaklı bir mutluluk sağlar.


  • Araştırmalara göre ilk çocukların hırslı olma ihtimali daha yüksektir. Kişilik, mizaç da bunu etkileyen faktörlerdendir.

  • Ailelerin yaptığı en büyük hatalardan biri derlerde, notlarda ve başka yeteneklerde başarılı olmaları konusunda söylenen sözler ve davranışlardır. Çocuk verdiğiniz mesajı " Sen başarılı olursan benim için değerli olursun" olarak algılayabilir ve aynı başarıyı sürdüremezse bundan duygusal anlamda kötü hissedebilir.

  • İnsan her yaşta değişebilir. Çocukların karakterlerinde, %30 civarı mizaçları belirleyici olsa da, 11 yaşına kadar kuralları bilinçaltına yazmaya başlıyor ve davranışları yenilenebiliyor. 12 yaşından sonra öğrendiği kuralları uygulamaya başlıyor.

  • Eğer çocuk, duygusunu ifade ettiğinde anlaşılmayacağını düşünürse, çabuk sinirlenmeye başlıyor, saldırganlık ve ağlama davranışları göstermeye başlıyor.




İnsanlar Neden Eleştirir?


Eleştiri olduğunda , karşılıklı suçlamalar başlar. Duygusunu söyleyemeyen insan eleştirmeye başlar. Duygularını dile getiremeyince de saldırılar başlar. Eşler arasında ki ilgi ihtiyacından kaynaklanan tartışmaların nedeni budur. 


Farkındalık olmadan, değişim olmaz. Kaygılarını yönetebilen kişiler değişime gider, yönetemeyenler ise kaçmayı tercih eder.

İç kaynaklı insanlarda, başarısızlık korkusu diye bir duygu olmadığından  enerjisi hiç düşmeyecektir.
Diğer insanları benim başarısızlığım ilgilendirmez derse iç kaynaklı olacaktır.

Kız - erkek ilişkilerinde, değersizlik duygusu olan kişiler ya sonu olmayan ilişkilere girer ya da aralarında yakınlık oluştuğunda korkarak karşısındaki kişiyi terk eder. Bu davaranışının da farkında değildir.


Peki bir insan neden dış kaynaklı olur derseniz?


Gerçek sevgiyi alamayan insanlar dış kaynaklı olur. Aileleri tarafından sevgi için koşullar konursa dış kaynaklı olma yolunda kendilerini geliştirirler.


  • Gerçek sevgi de, sevgi gerçekir. Hakedilmesi için koşullar yoktur. Direkt sunulmaktadır..

  • Yapay sevgi ise, sadece iyi ya da kötü davranması ile bağlantılıdır. Küsme, suçlu hissettirme, sevgiyi geri çekme ve ceza, övme en zararlı tutumlardır. 



Beni Ödülle Cezalandırma - Özgür Bolat


Son olarak şunu eklemek istiyorum. Seminer boyunca ve kitapta şunu anladım. Bizim hani teşvik etmek için sunduğumuz ödüller var ya, karnenin hepsi pekiyi olursa bisiklet alırım, kan bağışı yapanlara sinema bileti verilecek, en çok kitap okuyana kitap kurdu hediyesi vereceğim, yaramazlık yapmazsan seni parka çıkarırım  gibi. Bunların hepsi bir çeşit rüşvet gibi, koşulsuz sevmiyoruz karşımızdakini, ve iyi bir şey yapmaya teşvik etmek demek değil bizim ki. Sadece karşımızdaki insanı beklenti içine sokmak ve belki de isteyerek, öğrenerek yapacağı bir şeyi yapabilmesi için onu farkında olmadan karşılık almaya programlamış oluyoruz. 

Kitabı okuduğunuzda daha detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz. Alınmalı mı? Eğer bu konular sizin için önemliyse, evet alınmalı. 

Bir başka yazımda görüşmek üzere

Sevgiler

Şafak

4 yorum:

  1. Bu kitabı geçen gün bir kitap satış sitesinde gördüm ve kitabın adı ilgimi çekti, sonra kitapla ilgili yorumlara baktım ve çok güzel ve olumlu yorumlar okudum. Bunun üzerine bende sipariş ettim. Sanırım bir kaç güne kadar gelir, elimdeki kitaplar bittiğinde bende okuyacağım.
    Güzel yazınız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  2. Kitabın ismini ilk duyduğumda ne kadar doğru bir söz diye düşündüm. Ebeveyn olan , olacak olan herkesin okuması gerekir diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  3. Bir eğitimci olarak hemen edineceğim bu kitabı çok teşekkürler

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel tespitler tüm ebebeynler bu konu da fazlasıyla düşünmeli.

    YanıtlaSil

Konu hakkındaki fikirleriniz benim için çok kıymetli. Lütfen yorumunuzu ekleyiniz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...