8 Eyl 2013

GÜRPINAR BALIK FESTİVALİNDEYDİK

Merhaba,

Bugün Gürpınar Balık festivalindeydik. Komşum ve hemşehrim Songül'ün eşi balık tutma yarışmasına katılınca bizimde gitmek boynumuzun borcuydu. Dün Sosyal annelerle yaptığımız kahvaltı üzerine birde festivale gidince yorgunluktan öldüm nerdeyse. Ama olsun her iki günde birbirinden güzeldi.




 



Festivalde belediye, tüm halka yetecek kadar balık pişirdi ama yine de kavgalar bitmedi tabi ki. O iki tane aldı, o üç tane aldı kavgaları, sıraya girmeyip araya kaynamaya çalışanlara dur deme kavgaları derken bir kere daha anladım ki, biz bu işlerde hala çok acemiyiz. Oysa organizasyon biraz daha farklı yapılabilirdi. Mesela, Şemsiyeler altına konulacak masalara dağıtım yapılabilirdi. Böylelikle yaşlı ve çocuklar beklemek zorunda kalmaz, yorulmadan festivalin tadını çıkarabilirlerdi.  Birde başlangıçta, şenlik alanında güneş altına konulmuş sandalyeleri isteyenlere vermediler. Sadece yaşlılara verebilirlerdi ama bunu da yapmadılar. Ta ki belediye başkanı oraya gelene kadar. Sonrasında eşimin bu konuda ki fikrini belediye başkanına iletmesi sonucunda yanlıştan dönüldü ve yaşlılara sandalye verilebildi. Bunun dışında çalışanlar güler yüzlüydü.







Bana göre günün en güzel jesti, isteyenlere şapka ve sayıları az olsa Türk Bayrağı dağıtılmasıydı. Tabi çocuklara göre ise en güzel şey ücretsiz aldıkları, pamuk şeker, macun, patlamış mısır, kaynatılmış mısır ve oyun alanlarıydı. Yani çocuklara yönelik her şey :)




Her şey güzeldi, ama aklımda bir düşünce var. Bu festival 3 yıldır yapılıyormuş. Amaç umarım sadece halka hizmettir. Balık halinin oralara yapılması fikrine halkı sıcak baktırmak değildir. Çünkü balık halinin oraya gelmesinin, mevcut çevre ve doğal yaşamı yok edeceğine inanıyorum. Balık haline balıklar %95 oranında karadan gelmektedir ve ne yazık ki bölge alt yapısı buna uygun değil.

Umarım hep böyle kalır.
Sevgiler
Şafak

6 Eyl 2013

OYUNCAK HAMİLE BEBEKLER

Son günlerde, oyuncakçılarda rastladığım hamile oyuncak bebekler çok tuhafıma gidiyor. Kız çocuğum yok ama küçük bir çocuğa bu tarz bir bebek almak ne kadar doğru oluyor düşünmeden edemiyorum.



Hayatın normal seyri içinde merak ederek öğrenecekleri dünyaya geliş olayını, daha çok küçükken akıllarına düşürmek kime ne kazandırır bilemiyorum. En çok merak ettiğim şeylerden biri de bu tarz bebek üreticilerinin bunun izinlerini nereden ve nasıl aldıkları. İnternette araştırdığım kadarı ile bir bilgiye rastlamadım. Bende Oyuncakçılar Derneğine bununla ilgili bir form doldurdum. Cevap gelince sizinle paylaşacağım.

Herkesin düşüncesi farklı olabilir ama ben kızım olsa böyle bir oyuncak almazdım. Geri kafalı olduğum düşünülebilir ama zamanımızda her türlü oyuncak, yiyecek vb. şeylere çabuk ulaşılabiliyor ve bu nedenle ne yazık ki doyumsuz bir nesil yetiştiriyoruz. Bir çok aile "benim olmadı bari çocuğumun olsun" diye olaya yaklaşıyor. Bir sürü para vererek aldığımız şeyler çok kısa bir süre sonra bir tarafa fırlatılıp atılıyor. Çünkü öyle hızlı bir değişim söz konusu ki, bugün aldığınız bir şeyin yarın modası geçiyor.

Tüketime alışmış bir toplum olma yolunda hızla ilerlerken ne yazık ki aynı derece de borçlu bir toplum haline geliyoruz. Konu nerden nereye geldi :) Şimdilik burada bir virgül koyuyorum ama son cümlemi yazmadan rahat edemeyeceğim.

Sanırım bu durumda da en çok çocuklarımıza yazık oluyor....

Sevgiler
Şafak

2 Eyl 2013

KIŞIN YAZLIK BİBER KIZARTMASI YEMEK

Kış hazırlıkları son hız devam ediyor. Bu işi ticarete döksem iyi olur galiba :)

Hafta sonu olmasından faydalanarak eşimin de çocuklarla ilgilenmesini fırsat bilip, domates konservelerimi tamamladım. Bu sabah da dün aldığım çarliston ve köy biberlerini dolaba koyacak şekilde hazırladım.

Yapımı çok kolay, kışın yemesi bir harika olacak. Biberleri temizleyip, kızartıyorsunuz. Sonra soğumaya bırakıyorsunuz.


Soğuduktan sonra, yediğiniz kadarını bir buzdolabı poşetine koyup, havasını alarak bağlıyorsunuz. Sonra doğru dolaba.


Kış geldiğinde biz genelde hafta sonu kahvaltılarında kullanıyoruz. İsterseniz davetsiz gelen misafirlerinize çar çabuk hazırlayıp ikram edebilirsiniz. Çözülmesini beklemeden, içine hazırladığım domates soslarından da koyup ısıtıyorum. Harika oluyor. Tıpkı yazdaki tadı alabiliyorum.

Tavsiye ederim.

Afiyet olsun
Şafak

31 Ağu 2013

EVDE FİLM KEYFİ - ÇILGIN BİR GECE

 
 
 
 
 
Sizde çocukları bir gece erken uyutun. Eşinizle yan yana oturup bu filmi izleyin. Hem gülecek hem de yılların evliliğinizi neden eskitmediğini anlayacaksınız.
 
Hazırsanız buraya Tık Tık
 
İyi seyirler.
Şafak

30 Ağu 2013

FIRINDA BİFTEK

Merhaba,
Bu akşam hazırlaması oldukça kolay bir yemek seçtim. Fırında Biftek ve salata yaptım. Yanında da kırmızı şarap. Çok güzel oldu :)



Fırında Biftek için malzemeler:

Herkese bir parça antrikot
2 orta büyüklükte patates
4-5 biber
domates
kekik, tuz, karabiber
2-3 diş sarımsak
Bir parça tereyağ

Yapılışı:



Patatesleri çok kalın ve büyük olmayacak şekilde doğrayın. Sarımsakları isterseniz bütün isterseniz doğrayarak koyup, tüm malzemeleri karıştırın. Tereyağ onun daha yumuşak olmasını sağlayacak.


 Fırın poşetine koyup ağzını kapatın. Bıçak darbesi ile delikler açın. 200 derece alt-üst fırında yaklaşık bir saat pişirin. Olurda istediğiniz kadar pişmez ise, tekrar fırına poşetten çıkararak koyabilirsiniz.

Afiyet olsun
Şafak

29 Ağu 2013

ACI GEÇİCİ HÜZÜN KALICI


Acı geçici, hüzün kalıcı.
Hayat geçici, sen kalıcı...

Sensizlik geçici, sevdan kalıcı.
Ellerini kaybetmek geçici, seni hep özlemek kalıcı.
Vurulmak geçici, aşkından ölmek kalıcı.
Düşmek geçici, tekrar ayağa kalkmak kalıcı.
İmkansızlıklar geçici, İçinde sen olan her şey kalıcı.
Gitmeler geçici, sevdiğine dur diyememek kalıcı.
İnsanlar geçici, hissettiklerim kalıcı....
Masallar hep seninle........

Sen sonunu nasıl getirirsen işte öyle....

Şafak
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...