8 Mar 2014

SAC KAVURMA


Malzemeler :

1 kg. dana eti 
1 kg. domates
1/2 kg. biber
3 adet kırmızı biber
1 Yemek kaşığı terayağ (arzuya bağlı isterseniz yerine zeytinyağ da kullanabilirsiniz)

Pişirmek için Sac tava

Yapılışı:

Eti sac tavaya alıp, suyunu salıp çekene kadar arada karıştırarak pişirin. Etler oldukça yumuşamış olacaktır. Eğer olmaz ise içine biraz sıcak su koyarak, bir miktar daha pişirmelisiniz. Suyunu çektiğinde içine yağını katıp bir iki kere çevirin. Sonrasında sıra ile ince ince doğradığınız biberleri, onlar biraz yumuşadığında da küp şeklindeki domateslerini ekleyin. Sonrasında kısık ateşte sık sık karıştırarak, etler iyice yumuşayana kadar pişirin. 

Ocaktan inmesine yakın, kekik, tuz, karabiber, biberiye gibi baharatlar ile damak tadınıza uygun tat verin.

Afiyet olsun
Şafak

EGE İLE ARÇELİK'İN DÜZENLEDİĞİ ÇOCUKLARLA CUPCAKE ETKİNLİĞİNDEYDİK

Merhaba,

Biliyorsunuz Ege ile beraber birşeyler yapmak çok hoşumuza gidiyor. Geçen cumartesi facebookta Arçelik'in düzenlediği çocuklarla cupcake etkinliğini görünce ani bir kararla Efe Deniz'i babasına bırakıp düştük yollara. Ege bu etkinlikte çok eğlendi diyebilirim. Cupcakeleri Sünger Bob temalı  süslediler. Benin ise en çok hoşuma giden şey, çocuklar için ahçı şapkası ve önlüğünün hazırlanmış olmasıydı.

Etkinlik takvimi ile ilgili ayrıntılı bilgiye ulaşmak için Tıklayın

Eğer sizde gitmek isterseniz, mutlaka başlama saatinden en az 1 saat önce gidip isminizi yazdırmalısınız. İşte o günden bazı kareler

Kapıda bizi Çelik ve Çelik Naz karşıladı. Birbirine bu kadar yakışan bir çift daha görmedim :)


Evettt, pastacımız giyinmeye başladı


Genç yetenekler iş başında :)




Sünger Bob oluşmaya başladı




Ve günün sonunda sertifikalarımızı da aldık ve bu oğlumun ilk pastacılık sertifikası :)




Yarın da bir başka kurabiye etkinliğine gideceğiz. Bu çocuk bir gün pastacı falan olursa hiç şaşırmayın. Sebebi benimdir :)

Sevgilerimle
Şafak





EĞLENCELİ MİM İLE KARŞINIZDAYIM

Merhaba,

Sevgili Selen'in Evcilik Hayatı beni eğlenceli mimde mimlemiş. Bakalım neler sormuş ben ne demişim? Benim için de iyi olacak bu mim. Malum çocuklardan süslenmeyi unuttum sayılır, hatırlarımda biraz kendime gelir, eski süslü günlerime geri dönerim.

1- İlk Kez Makyaj Yapmaya Kaç Yaşında Başladın.?

Öyle çok küçük yaşlarda başlayamadım makyaja. Annem en güzel süs, kendi doğal güzelliğin derdi :) İlk defa 16 yaşında ruj sürerek başladım, ama sonra uzun bir süre makyajsız hiç bir yere gitmeyen biri oldum çıktım. Son günlerde en çok özlediğim şey, uzun ojeli tırnaklarım :(

2- Aldığın İlk Makyaj Malzemesi Neydi?

Üzerinden çok uzun zaman geçti, ilk aldığım şey rujdu ama markasını hatırlamıyorum

3- En Sevdiğin Renk Nedir?

Mor dışında her rengi seçerim

4- Stilini Nasıl Tanımlarsın?

Çalışırken klasik şeyler severdim ama yıllar geçtikçe içinde kendimi rahat hissettiğim kıyafetleri seviyorum. Hem bazen kiloları saklamak gerekiyor :)

5- En Sık Alışveriş Yaptığın 3 Mağaza?

Belli bir mağaza yok aslında, ilk gördüğümde hoşuma giden herşeyi her yerden alabilirim. Pazardan bile.

6- Hayatında Aldığın En Pahalı Giysi Neydi ve Kaça Aldın?

Gelinlik ;)

7- Hayatın Boyunca Kullandığın En Başarılı Kozmetik Ürünü Hangisidir?

Artistry Gözenek Temizleyici maske


8- Cilt Tipin Nedir?

Karma

9- Makyaj Alışverişine Aylık Ne Kadar Bütçe Ayırıyorsun?

Bu konuda çok hassas değilim, ne zaman biterlerse o zaman alıyorum. Son bir kaç yıldır pek bitmiyorlar :)

10- En Çok Tercih Ettiğin Kozmetik Mağazası Nedir?

Eşim sağ olsun, ben mağazaya gitmem,  mağaza benim ayağıma gelir :) 

11- Severek Takip Ettiğin Yabancı Blog/Vblog Varmı?

Yabancı blogları pek takip etmiyorum.

12- Makyajda Favori Markan Hangisi?

Avon ve Artistry

13- Bakım Rutinin Nasıldır?

Bizim evde bu işlere eşim bakıyor, o ne zaman ne süreceğiz derse o. Gerçekten şaka yapmıyorum. O bu konularda benden daha hassas. Yani kısaca ben bilmem eşim bilir ;) 

Bende bu mimle, öncelikle gulumseyuzume  ve aayparcası blogunun güzel sahiplerini mimliyorum. Bu sorulara cevap vermek isteyen herkes kendini mimlenmiş saysın :)

Sevgiler
Şafak

5 Mar 2014

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ HEDİYESİ SONUCU

Merhaba,

Dünya Kadınlar günü için düzenlediğimiz çekilişimiz sonlandı. Çekilişi yine çekiliş yap.com ile yaptım çünkü Ege çekmeden aklından bir sayı söyledi ve çekmeye ikna edemedim.

Toplamda 70 kişi katıldı.

Ve kazanan Hatice Kartal.

                                            Seçtiği ürün  Bernardo Bambu standlı 5'li reçellik seti




Güle güle kullansın.

Kendisine mail attım, eğer yarın saat 15:00 e kadar bana adres bilgisi göndermezse yeni bir talihli seçeceğim.

Bu Hediye için sponsorum olan Cinevim.com'a çok teşekkür ederim.

liste linkini merak edenler  Tık Tık

Sevgiler
Şafak

1 Mar 2014

HERKES AYNI HAYATTA

Merhaba,

Bu yazı biraz geç kalmış bir yazı. Sanki satırlara dökülmek için, bu şarkıyı bekliyormuş gibi.

Bu ay doğum günümdü. Komik oldu bu cümle :) Bu ayın 13'ü doğum günümdü demeliydim :) 40 yaşındayım artık. Dönüp baktığımda kocaman bir ömür. Bazılarının yaşadığının yarısı kadar, bir başkasının 16 fazlası. Neler yaşadım, neler gördüm, neler öğrendim, neleri hala öğrenemedim.

Hepsi muamma.....



Bir de bu gün 28 Şubat.

28 Şubatlardan nefret ederim ben...

Beni acıtanlardan nefret ettiğim gibi.... Yapmacık insanlardan nefret ettiğim gibi... Seviyormuş, ilgileniyormuş, önemsiyormuş gibi yapıp da gerçekte böyle hissetmeyenlerden nefret ettiğim gibi...

Bir başkasının ne yaşadığını, ne hissettiğini bilmeden, anlamadan, başka birinin anlattıklarıyla değerlendiren insanlardan nefret ettiğim gibi. Para önemli değil deyip de 3 kuruşa tamah edenlerden ettiğim gibi.... Bir zamanlar sevdiği insanı, çıkarlar çatışınca anlamaya çalışmayanlardan nefret ettiğim gibi....

Mesela ben böyle değilimdir.  Kırılınca söylerim, hep söylerim, artık söylemekten yorulup da karşımdakini değiştiremeyeceğimi anlayana kadar konuşurum. Bağırırım, kavga ederim, duvarları tekmelerim, sokaklarda deli gibi bağırırım, öfkemi kusarım. İnanın beni öyle görmek istemezsiniz :)

İnsan oğluna güvenme derim en güvendiğime bile. Beşer şaşar demiş atalarımız derim. Bana bile güvenme diye eklerim.

Ve canımı yakanın canını yakarım. En çok ne ile canı yanacaksa işte öyle. Kimine para ile, kimine bensizlikle, kimine de yokmuş gibi davranarak ceza veririm. Anlayabilirse tabi. Kimi anlar kimi anlamaz. Aslında o saatten sonra anlayıp anlamadığı da beni çok bağlamaz :)

İntikam soğuk yenen bir yemek diyorlar ya, benim beklemeye hiç tahammülüm yok. Ne olacaksa bir an önce olsun isterim.

Bir de ne diyeceğim size. Aşk benim için hep bir meydan muharebesi gibi. Aslında istediğim savaşmak değil, istediğim kayıtsız şartsız bir müttefikle beraber yaşlanmak. Dediği küçücük bir kelimeyi bile unutmamak. 

Ama hayat işte. Bazen tam diğer yarımı buldum dediğiniz anda, kader araya giriyor...

Bu dünya kocaman. Herkes yolcu, kendini hancı zannedenler bile. Yaşayacağız, göreceğiz, öleceğiz. Herkesin gideceği yer belli, iki metre toprak. O da nasip olursa.....

Hayat çok güzel, hayat çok zor, hayat çok kötü desek de biliyoruz ki, sona yaklaşmadan hayatın değerini bir çoğumuz bilemiyoruz. 

Ben bunu ilk anladığımda, takvimler 28 Şubat'lardan birini gösteriyordu. Uzun uzun anlatmayacağım şimdi. Daha önce yazmıştım. Merak ederseniz Tık Tık.

Size bir sır vereyim mi? Öyle hayatınız film şeridi gibi gözlerinizin önünden falan geçmiyor. Belki en sevdiklerinizin yüzü geliyor bir an aklınıza. Eğer hoşnutsanız o ana kadar yaşadıklarınızdan, huzur içinde gözlerinizi kapatıyorsunuz. Belki sadece içinizde küçük bir pişmanlık, yaşayamadıklarınız için hepsi bu.

Ve işte bu şarkı, bence benim hissettiklerimi çok güzel anlatıyor. 

Bu arada bir dip not : Herkes kelimesi (s) ile yazılıyor, sakın şaşırmayın.

herkes aynı hayatta

kendini bişey sanma
ne kadar çok bilirsen
o kadar bela başa
sen bilirsin aslında
aklımdan geçenleri
zaman herşeyi çözer
şu beklemek olmasa

gözlerimi açsamda

sen çıksan karşıma
gel beni azad et
kayboldum karanlıkta
ben bizi unutmam
gitmek yakışmaz bana
yolcuyuz hayatta
sen gel otur yanıma


*Mehmet Erdem

Hep en sevdiğinizle kalın,

Şafak

27 Şub 2014

ÇOCUĞU KARDEŞE HAZIRLAMAK VE KARDEŞLER ARASI İLİŞKİLER SEMİNER NOTLARI - TUTUMLU ANNE PEDOGOJİ GÜNLERİ


Merhaba,

Cumartesi günü, Tutumlu Anne'nin düzenlediği pedogoji günleri seminerindeydim. Seminer konusu Çocuğu Kardeşe Hazırlamak ve Kardeşler Arası İlişkilerdi.  Konuşmacılar ise Hassas Anne Ece hanım ve Mavi Aile Danışma Merkezi yöneticisi Uzman Pedagog Belgin Temur'du.

Genel olarak, sohbet havasında geçen seminerde önce herkes kendini tanıttı ve neden orada olduğunu anlattı. Katılımcıların kafasını meşgul eden sorular, seminerimize de yön verdi. Seminerde aldığım notları sizinle de paylaşmak istiyorum.

- Kardeşler arası karşılaştırma yapmak zararlı diye sık sık dile getiriliyor ancak, karşılaştırma yapmamak da imkansız.

- Kardeşler arasında kavga çıktığında iyi bir seyirci olmak lazım. Ama hakkını vererek, dinleyerek, zaman zaman sessiz kalarak seyretmek onların ilişkisinde faydalı olabilecektir. Çözümü çocuklara bırakmalıyız. Bu onların sosyal muhakemelerini arttırır.

- Çocuklukta iyi bir kardeşlik ilişkisi yaşanırsa -ki  bu ilişki de kavga da olabilir, kıskançlıkta. Sonuçta uzlaşmayı öğrenirlerse, gelecekte hayatlarında karşılaşacakları problemleri daha kolay atlatabilirler.Çocuğun ailede gördüğü iletişim büyüdüğünde onun diğer insanlarla yaşayacağı iletişimi belirliyor. Kardeşlerimiz en iyi arkadaşlarımız olmalıdır. Anne-babanın ilişkiyi nasıl yönettiği bunu büyük ölçüde belirleyendir.

- Çocuklar arası yaş farkının 3 yaşa kadar olması biraz daha uygundur. Anne için bu durum zor olsa da, çocuklar kıskançlık duygusunu çok hissetmeden kardeş kardeş büyüyorlar. İkinci çocuklar genellikle biraz daha sosyal oluyorlar.

- İkinci çocuk kararı birinci çocuğa verdirilmemelidir. O bunu çok istemiş olsa da, karar vermemizdeki en önemli neden, onun istemesi ya da onun yalnız kalmaması için verilmiş olsa da bu büyük çocuğa söylenmemelidir. Çocuklar kardeş isterken tam olarak ne istediklerinin farkında olmuyorlar. Kardeşi olursa oyun arkadaşı olacağını düşündüğü için, ya da çevresinde kardeşi olan birine özendiği için istiyor. Kardeş

- Yaşı kaç olursa olsun, hamilelik kesinleştiği ve kaybetme riskinin azaldığı, devam edeceğinden emin olduğunuz zaman büyük çocuğa söylenmelidir.

- Kardeş sahibi olmak harika bir duyguymuş gibi anlatılmamalı, yaşanacak sıkıntılar, diğerinin anlayacağı dilde ve yaşına uygun olarak büyük çocukla paylaşılmalıdır. Bebek doğduğunda, bebekle daha fazla zaman geçirileceği, onu beslemek zorunda olunduğu paylaşılmalıdır. Kendisini ne beklediğini bilmelidir. Soru sormasına izin vermelisiniz. Böylece endişelerini bizimle paylaşabilir.

- Hamilelik esnasında hazırlıkları çocukla beraber yapmalı, bebek doğduğunda size yardımcı olacağını söylemelisiniz. Hamilelik sırasında abi oldun, abla oldun dememeli, bebek doğdunda ona hediye vermeli ve biz verdik demelisiniz.

- Yeni bir çocuk sahibi olunduğunda büyük çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak çok önemlidir. "Biz iki çocuklu bir aile olalım istedik" demeli, Yeni bir çocuk sahibi olunca diğerine ihanet ediyormuş gibi hissetmemeli, böyle bir his içine girilirse, kendimizi telkin ederek bu duygudan kurtarmalıyız.

- Doğum sırasında çocuk annenin hasta ve sıkıntılı olduğunu görmemeli. Bunu gördüğünde anne için endişeleniyor ve kardeşine öfke besleyebiliyor. Anneyi ilk göreceği zaman annenin ağrı hissetmediği, kendini rahat hissettiği zamandır.

- Kardeşi ile ilk karşılaştığında baba yanında olmalıdır. İki kardeş fotoğraflanmalıdır. O günü güzel ve keyifli geçirmesi çok önemlidir.

- Kardeş doğduğunda, anne bebekle çok zaman geçireceği için baba yaklaşık bir ay büyük çocukla ilgilenmelidir.

- Aslında büyük çocuk, annenin kardeşine nasıl baktığına dikkat ediyor. Çünkü kardeşine yapılan şeyler, ona da nasıl bakıldığı ile ilgili kafasında fikir oluşmasını sağlıyor.

- Kardeşi doğduktan sonra, bebeksileşme, gerileme yaşanırsa, ona izin verin. Bebek gibi davranmak istediğinde, "Hadi bebek ol" demeli, biraz öyle davranıp sonra, "hadi artık eskisi gibi oldun" demelidir. Huy değiştirmeler, küsmeler ben tedirginim demektir.

- Kıskançlık önlenemez, yok etmeye çalışılmamalıdır. Karşılaştırma yapmamalı, iki çocuğunda anne babasından sevgi gördüğünden emin olmalısını sağlamalısınız. Neden farklı düşündüğünü, neyi neden yaptığını anlamaya çalışmalısınız.

Seminer notlarım bu kadardı. Böyle faydalı seminerler düzenlediği için, Hem Tutumlu Anneye hemde konuşmacılara teşekkür ediyorum.

Seminerden bir dip not :Annesi mükemmel olma takıntılı çocuklar yıllar geçtikçe kendinde yetersizlik hissedebilir.

Sevgilerimle
Şafak
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...