6 Şub 2016

Beykoz'da Yeşillikler İçinde bir Mekan Hidiv Kasrı


Merhaba,

Bugün sizlere, İstanbul Beykoz'da bulunan bir yerden bahsedeceğim. Hidiv Kasrı. Pazar günü sevgili Beyhan'ın Mutfağı tarafından davet edildiğim bir organizasyona ev sahipliği yaptı. O gün ayrıca Uba Foto'nun da işbirliği Konuşan Kalem Serkan'a habersiz bir doğum günü sürprizi yapıldı.



Mekana ait detayları merak ediyorsanız; Bloggerlar Paylaşıyor sitesinde yazdığım yazıdan okuyabilirsiniz.





Kullanılan malzemelerin bir çoğu Şef Şenol Özbay tarafından seçiliyormuş. 1988 den beri şef olan Şenol bey 10 yıldırda Beltur 'un şefi. Bizler için ayrı bir oda hazırlanmıştı ve kahvaltımızı orada gerçekleştirdik. Bir çok blogger, lezzet dergisi yazarları ve sosyal medyacılar katılmıştı.






Kahvaltının ardından, mekanı gezdik. Kuleye çıkmamız için özel izin alınmıştı. Kuleden görüntüyü periscope hesabımda da yayınladım. Beni periscope da safagin dunyasi olarak bulabilirsiniz. Kuleye yürüyerek yada asansör ile çıkabiliyorsunuz. İlk buharlı asansörlerden olan asansör şimdilerde elektrik ile çalışıyor. 





Günün sonunda özel bir lezzet olan Tahinli Profiterolü denedik. Herkesten tam not aldı bende oldukça hafif buldum. Çikolatanın ağır tadını sevmeyenler için bir de böyle denenmeli.


 Ayrıca bir de çekiliş yaptılar. Hem Hidiv Kasrında hemde Malta Köşkünde toplam 4 bloggera eşleri ile birlikte kullanabilecekleri yemek yada kahvaltı hediyeleri oldu. Bunlardan biri de bendim :) 

Davetleri için tekrar teşekkür ediyorum. Mutlaka gitmenizi öneririm

Sevgiler

Şafak






4 Şub 2016

Kadınlar Neden Bu Kadar Mutsuz

Merhaba,

Bir süredir hastalıklarla falan uğraşıyorum. Her ne kadar sosyal medyada takip ediyorsanız beni, her şey güzel, hiç de öyle gözükmüyor diyecek olsanız da maalesef öyle.

Dün de 2 saat bir dişçi koltuğunda oturdum kaldım. Diş konusu benim için yıllardır, büyük bir sorun. Yaklaşık 5 yıl önce bir dişeti ameliyatı geçirmiştim. Evvelsi gün de birden dişetlerim şişmeye başladı. Akşama doğru ağrı o kadar dayanılmaz olmuştu ki, gece doktoru aramak zorunda kaldık. Kısa bir süre önce orada olduğum için de çok şaşırdı, bu kadar kısa sürede böyle dayanılmaz ağrılar pek olmaz yarın görüşelim diye. Bende dün yanına gittim. Gerçekten kısa sürede sorun oluşmuştu ve biraz müdahele yaptı. Önce dedi ki, "diş etlerin çok mutsuz hayırdır?" Laf lafı açtı ve birden derin bir konunun  ortasında bulduk kendimizi. İşte aslında bugün sizlerle bunu paylaşmak istiyorum, yoksa dişetlerimin mutsuzluğu kimin umurunda :)

Bilmem farkında mısınız? Biz kadınlar ile erkekler birbirimizden çok farklı gözüküyoruz. Biz her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünürken onlar oldukça umursamaz. Bizim dağ gibi gördüğümüz sorunlar onlar için sorun bile değil. Bu durumda tartışmalar, hayal kırıklıkları, vazgeçişler kaçınılmaz. Gemileri yakmışlığım olmuştur bu nedenle :)

Sonra işin bir de biyolojik tarafı var. Kadınlarda hormon denilen şey, duygularımızı yönetiyor belli günlerde. Normalde takılmayacağımız şeylere takılıyor, sinirlenmeyeceğimiz olaylarda çok sinirli oluyoruz. O zamanlarda bazen, biz bile kendi kendimizle anlaşamıyoruz :)

Sonra çağımız gereklikleri var. Yani bir yandan çağa uymaya çalışıyoruz, bir yandan genlerden gelen duygularla yaşamaya. Eskiden kadınlar evde oturur, çocuklarına bakar, eşinin, akrabalarının, kendi ailesinin hata eşinin ailesinin isteklerine göre hayatını şekillendirirlerdi. Sonra devir değişti, eğitim arttı, televizyon ve internetle farklı dünyaların kapıları açıldı.  Kadın "dur ya ne oluyor bende bir bireyim benimde bir kişiliğim var" dedi.

İş hayatına girdi, gezdi tozdu, eğlendi, kendi için yaptı ne yapacaksa, sonra bir saat, biyolojik saat çaldı :) Ne kadar doğrudur bilemem ama annelik insanın doğasında var. Doğurmak ve neslin devamını getirmek için yaratılmışız birazda. Saat çaldığından evlenmek istiyor insanlar. Yoksa işin gücün varsa, rahatsan da hayatta, birine yemek pişirmek, çamaşır yıkamak için niye evlenmek isteyesin ki :) Saat haber veriyor, hadi zamanın geçiyor çocuk sahibi olmalısın.

Sonra evleniliyor, çocuk sahibi olunuyor. Bir çok kadın evli ve çocuk sahibi olduğu halde çalışmaya devam ediyor. Kimisi maddi nedenlerden çalışıyor kimisi de çalışmayı veya maddi olarak kendi kendine yetmeyi sevdiği için.

Sonuçta ne oluyor, hooop kadının omuzlarındaki yük her gün biraz daha artıyor. Erkek her ne kadar eşine destek olsa da, olay sadece destek oluyor. Sonuçta herkes ve hatta kadının kendi bile bütün bunları kendi görevi olarak görüyor. Kadınlar, yeni çağ ile gelenek görenekler arasında sıkışıp kalıyor.

Kadın, işte çalışıyor, evde işler onu bekliyor, çocukların okulu, bakımı, iyi yetişsinler kavgası, misafirler, akrabalar ve bazen komşular, yemek, eşi mutlu etmek yani her şey ondan bekleniyor. Gün geliyor ülkenin halini de düşünüyor kadın, aktif siyasete giriyor yada pasif olarak, siyasi fikirlerini başkalarına empoze etmeye çalışanlara dur diyor, sohbet aralarında.

Hele bir de mükemmelletçiyseniz yandığınız resmi oluyor. Yetemiyor hiç bir şeye. Belki günde 4-5 saat uyuyor, tüm gün ayakta kalıyor ama yetişemiyor.

Sakinleştirici kullanan kadınların sayısı gün geçtikçe artıyor. Çünkü ne kadar istesek de her şeye yetemiyoruz.  Yetemediğimiz için, bunu da dert ediyoruz. Sonuçta mutsuz, orası burası ağrıyan, sakinleştiri kullanan kadınlara dönüşüyoruz.

Peki sizce nasıl olacak? Siz nasıl düşünüyorsunuz, yada nasıl yaşıyorsunuz hayatınızı. Yorumlarınızı mutlaka bekliyorum.

Sevgiler
Şafak

Not: Resimler internetten alıntıdır.

1 Şub 2016

Kırık Şemsiye İle Özgürlük Kadınla Başlar Etkinliği



Merhaba,

Cumartesi günü Kırık Şemsiye blogu sahibi sevgili Esra'nın etkinliğindeydim. Oldukça kısa sürede gerçekten çok güzel bir etkinlik hazırlamıştı. Esra her detayla, her dakika, ilgilendi. Etkinlik #ozgurlukkadinlabaslar hashtagi ile sosyal medyada ses getirdi bence. Hem eğlenceliydi, hem samimi. Resimleri gördüyseniz eminim sizde bunu hissetmişsinizdir.


Etkinlik mekanı, Büyükçekmece sahilde bulunan Kafeist Bistro'ydu.  Büyükçekmece sahil yazın bir çok kişinin geldiği keyifli bir yer. Kafe Bistro'da hem yemek yemek için hemde bir şeyler içmek için uygun bir mekan. Hem içeride oturabiliyorsunuz hemde isterseniz kışın kapalı yazın açık bahçesinde soluklanabilirsiniz.

Mekanda her çeşit yiyecek ve içecek mevcut. Mutfakta tanınmış ve kaliteli markalar kullanıyorlar. Bizim için de oldukça güzel bir masa hazırlamışlardı. Servis hızları çok iyiydi ve hepsi güler yüzlüydü. Yöneticisinden çalışanlarına kadar cafe personeline çok teşekkür ediyorum.





Etkinlikte zaman zaman duygusal anlarda yaşanmadı değil. Sevgili Esra her birimiz için çiçek buketlerini kendi elleri ile verdi. Bu güzel çiçekler, Es Çiçek tarafından hazırlanmıştı ve ben buketime bayıldım :) Hatta hemen facebook resmi yapıldı fotoğraf.


Sevgili Tatlımo.com etkinliğimize şahsen katılmıştı. tatlımo.com aynı zamanda Fruit Flowers 'ın kardeş firması. Hem leziz ürünleriyleydi hem de bize çok güzel tavsiyelerde bulundu. Bloggerları bu kadar iyi tanıyan bir firma daha görmedim. Kendisine teşekkür ediyoruz her şey için.



Etkinlik süresince bol bol sohbet etme fırsatı bulduk. 





Etkinlik pastamız geldiğinde, aa Esra dedik neredeyse. Pastasını çok güzel benzetmişti Pasta Sanatı. Üstelik tadı da görüntüsü kadar güzeldi. 

Günün en keyifli anlarından biride, ineternet üzerinden satış yapan Deli Pazarı'nın bizler için gönderdiği maskelerin takıldıktan sonraki anlarıydı :) İlgili firmada, parti ile ilgili arayabileceğiniz her şeyi bulmanız mümkün.




Masalarımızda, Elif Kokulu Taşın hazırladığı, şapka şeklindeki kokulu taş ve Sosyopix'den bizim için seçilmiş resimler süsledi.


Küçük bir tiyo :) Böyle cüzdan boy bastırıp eşinize cüzdanında taşıması için hediye edebilirsiniz ;)


Diğer sponsor firmalarımızı ve hediyelerini bir sonraki postumda paylaşacağım. Herbirine teşekkür ediyorum. 15 blog yazarı olarak katıldığımız etkinliği #ozgurlukkadinlabaslar hashtagi ile takip edebilirsiniz. Bu güzel organizasyon için Sevgili Esra'yı da tebrik ediyorum.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere
Sevgiler
Şafak


31 Oca 2016

Geçmişten Bir Kaç Satır - Sevgi Anlaşmak Değildir

Yolda giderken seni düşünüyordum. Ve içimden bir şarkı geçiyordu. "Sevgi anlaşmak değildir nedensiz de sevilir. Bazen küçük bir an için ömür bile verilir... " Tam o sırada karanlıkta iki farın üstümüze geldiğini fark ettim. İlk önce kız kardeşim geldi aklıma ardından da annem. Galiba ölüyorum diye düşünürken karanlıkta senin yüzünü gördüm. Büyük bir gürültü işittim, herkes bağırıyordu. Ben ise gözlerimi hayalinle huzur içinde kapattım. 

Kendime geldiğimde bir hastanenin röntgen odasındaydım. Başımda üç kişi vardı. Bilincimin yerinde olup olmadığını sormuşlar, bende "Tabi ki yerinde çünkü hala onu seviyorum" demişim. Bunu sende duymuşsun ama daha sonra bana söylediğine göre rol yaptığımı düşünmüşsün. Nasıl bu kadar kör olabildin? Ben hala seni seviyordum. 

Dokuz gün o hastanede kaldım. Beni bir kere ziyarete geldin. Senin geldiğin güne kadar bir çok şeyi unutmuştum, özellikle de kavgalarımızı. En yakın arkadaşım kazanın gecesi hastanede hep seni sayıkladığımı söyledi ve birde o şarkıyı. 

Sonra bir kere telefonda konuştuk. Geçmişe bir sünger çekecektik. Her şeyi unutacaktık. Artık her şey daha güzel olacaktı. İkimizde buna inanıyorduk

    Ama olmadı... Başlangıcı bilinmeyen hatalar sona ermedi. İlk karşılaşmamızda diğerleri ile sarılıp kucaklaşğım halde sen ellerini saçlarıma uzattığında korktum ve geri çekildim. Sana göre yine şımarıklığım tutmuştu. Ama bu gerçek değildi. Gerçeğin ne olduğunu sorma çünkü bende bilmiyorum.

    O gece yatağa uzandığımda ölmediğim için kendimi çok mutlu hissettim. Çünkü her şeyden önemlisi yeniden seninleydim. Ve tek isteğim ikimizin de birbirimizi her şeyden çok sevmesiydi. İşte o gün gerçekten sevgilin olmak istedim. 

    Çünkü sevmek anlaşmak değildi........ 




26 Oca 2016

Aşkın Rengi Kırmızı Real’de İndirim Sağlıyor



Real Hipermarketleri, 25 Ocak-16 Şubat tarihleri arasında “Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyası düzenliyor. “Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyası kapsamında yüzlerce kırmızı renkli ürün, sevgilisinin gönlünü çalmak isteyen tüketicileri bekliyor.

Real Hipermarketleri, 6 ilde bulunan 13 mağazasında “Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyasını başlattı. 16 Şubat’a kadar sürecek kampanya kapsamında, kalp şeklinde pastalardan kalpli kurabiye kalıplarına, kalpli bardaklardan süs objelerine, kırmızı renkli iç ve dış giyim ürünlerinden teknolojik aletlere kadar bir çok hediye alternatifi Sevgililer Günü için hediye arayışı içinde olanları bekliyor.

Uygun Bütçeli Kırmızılar Real’de

Her zevke ve her bütçeye uygun bir ürünün bulunduğu Real’in, “Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyası kapsamında, kalp şeklinde pastalar 13.90 TL’ye, kalpli peluş oyuncaklar 29.90 TL’ye, seramik kalp vazolar 14.90 TL’ye, erkek kazakları ve kadın üst giyim ürünleri 19.90 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Real’in “Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyasına özel olarak sunduğu hediye alternatiflerinin arasında ayrıca 7.90 TL’den başlayan fiyatlarla terlikler, 29.90 TL’den başlayan fiyatlarla pijama ve iç çamaşırı takımları bulunuyor. Kampanya kapsamında ayrıca, indirimli fiyatlar ve 9 taksitle kırmızı renkli küçük ev aletleri de satılıyor.

Real Hipermarketleri, Sevgililer Günü için hem cepleri yakmayacak, hem de sevdiğini mutlu edecek hediye alternatifi arayan herkesi, 25 Ocak-16 Şubat tarihleri arasında mağazalarına bekliyor. 



Türkiye’de 1998 yılından bu yana hizmet veren real,- Hipermarketler Zinciri, İstanbul (Kartal, Beylikdüzü, Ümraniye, Fulya, Merter, Bayrampaşa), Ankara (Bilkent, Etlik), Kocaeli (İzmit, Gebze) Adana, Konya ve Antalya’da bulunan toplam 13 mağazası ile “Koşusuz Müşteri Memnuniyeti” ilkesiyle hizmet veriyor. Önceliği gıda güvenliği olan real,- , kaliteli ürünleri çok hesaplı fiyatlarla satışa sunma stratejisi, güler yüzlü ve hızlı servisi, ortalama 9.600 metrekare lik alışveriş alanı, ürünlere kolaylıkla ulaşılmasını sağlayan hipermarket içi düzenlemeleri ve ekstra hizmetleri ile tüketicilere rahat ve ekonomik bir alışveriş imkanı sunuyor.



23 Oca 2016

İşbank Müzesinden 4-12 Yaş Arası Çocuklar İçin Düzenlenen Atölye Çalışmaları


Merhaba,

Okullar kapandı ve yarıyıl tatili başladı biliyorsunuz. Bir çok aile, tatilde ne yapsak, çocuğumu nereye götürsem diye düşünmeye başladı. Bu nedenle bana gelen bir bilgiyi sizlerle de paylaşmak istedim. 

Belki biliyorsunuzdur. İstanbul Eminönü'nde İş Bankasının bir müzesi var. Eski bir bankacı olduğumdan, benimde daha önce ilgimi çekmiş ve ziyaret etmiştim. Tüm yıl boyunca ziyarete açık olan müzede, eski İş Bankası şubesinin içinde geziyorsunuz. Bu sene çok güzel bir çalışma yapmışlar ve çocukların tatilini değerlendirebileceği atölyeler açmışlar. Bazıları ücretli bazıları ücretsiz olan bu etkinlikleri, değerlendirin bence.  

İşte detaylar;

Türkiye İş Bankası Müzesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da birbirinden eğlenceli ve eğitici atölye çalışmaları ile çocukların yarıyıl tatilini renklendiriyor. Eminönü’nde yer alan tarihi binada gerçekleştirilen atölye çalışmaları 4-12 yaş arası çocuklara yönelik olarak hazırlandı.

Sandviç Resim Atölyesi, Müze Hatıram Atölyesi, Gizli Saklı Atölyesi, Yaratıcı Yazma Atölyesi, Yaratıcı Drama ile Okuma Atölyeleri, Bütçe Tutum Tasarruf Atölyesi, Yazarla Okuma Atölyesi, Fiyat Keşif Laboratuvarı, Dünyanın Parası Atölyesi ve Eğlenceli Kumbara Atölyesi olmak üzere 10 ana başlıkta gruplandırılan çalışmalar 23 Ocak - 7 Şubat tarihleri arasında devam edecek.

Eğlendirirken öğreten atölyeler
23 Ocak ve 2 Şubat’ta ücretsiz olarak gerçekleştirilecek ve 90 dakika sürecek Sandviç Resim Atölyesi’nde çocuklar, bu kez enerji ve tüketimde tasarruf konusunda bilgilendirilecekler. 9-12 yaş arası çocuklar için planlanan çalışmada, tasarruf kavramı cam üzerinden anlatılacak ve çocuklar çeşitli malzemeler kullanarak camdan sandviç resimleri yapacaklar.


5-7 yaş arası çocuklara yönelik olarak hazırlanan Müze Hatıram Atölyesi’nde İş Bankası Müzesi’nin birbirinden ilginç bölümlerini eğitmen eşliğinde gezecek çocuklar, bankacılık nesnelerini öğrenirken, bankacılık tarihine ilişkin eğlenceli bir keşfe çıkacaklar. Çizgilerimi Birleştir çalışması ve Çiftini Bul oyunu ile neşeli zaman geçirecek çocuklar, 60 dakika sonunda biriktirdikleri hatıralarla müzeden ayrılacaklar. 23 Ocak ve 2-3-6 Şubat tarihlerinde yapılacak atölyeye katılım ücretsizdir.

“Değerli olanı saklamak” fikrinden yola çıkıp bankaların kasa dairelerine uzanan Gizli Saklı Atölyesi’nde çocuklar, Müze’deki gizli hazineleri keşfedecek, sayı avı oynayacak, ilişkilendirme oyunuyla Müze’de keşfettiği nesneleri pekiştirecek. Katılımcıların “değerli olanını saklamak” için origamiden mini kasalar yapacağı, 3-6 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek etkinliğe 10-12 yaş arası çocuklar katılabilirler.


4 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek Yaratıcı Yazma Atölyesi’nde çocuklar yaratıcı drama oyunları oynayacak, canlandırmalar yapacak ve kendi öykülerini yazacaklar. 9-12 yaş çocuklar resim, müzik, yazı, drama gibi farklı disiplinlerle 90 dakika boyunca keyifli vakit geçirecek.

Yaratıcı Drama ile Okuma Atölyeleri’nde çocukları oyun ve canlandırmalar eşliğinde hem eğlenceli hem de öğretici atölyeler bekliyor. 4-7 yaşa hitap eden ve her grubun yaş düzeyine göre planlanan etkinliklerde masal, hikaye, resim, fotoğraf gibi birçok görsel ve materyal kullanarak çocukların bakış açılarını genişletmeleri, okuduklarını sorgulamaları hedeflenir. 31 Ocak ve 5 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilecek atölyelerimize tüm meraklı okuyucular davetlidir.

7 Şubat tarihinde çocuklar, Dünya tarihinin en önemli uygarlıklarından birini Anadolu'da kuran Hititler’in anlatıldığı kitabı yazarla birlikte okuyarak, yazarla sohbet etme fırsatı bulacaklar. Bu olağanüstü uygarlığı inceledikten sonra kitaptan etkilendikleri bir sahneyi resmederek atölyeyi tamamlayacaklar. Atölyeye katılım ücreti olmamakla birlikte, atölyeye okunacak kitapla birlikte gelinmesi gerekmektedir.


“Para Para Para”
Türk parası üzerinden Dünya paralarının da eğlenceli oyunlarla tanıtıldığı bir genel kültür aktivitesi olan Dünyanın Parası Atölyesi’nde 8-10 yaş arasındaki çocuklar paranın tarihi ve hayatımızdaki yeri ile ilgili üç boyutlu bir film izleyecekler, ‘para eşleştirme’ oyunu oynayacaklar. Atölye 31 Ocak ve 7 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek.


Çocuklar, Fiyat Keşif Laboratuvarı Atölyesi’nde fiyatların nasıl belirlendiğini ve arz talep yasasının nasıl işlediğini eğlenceli ve aktif bir çalışmayla keşfedecekler. Çocukların ekonomideki farkındalığını geliştirmeyi amaçlayan atölye 29 Ocak tarihinde gerçekleştirilecek olup 10-12 yaş arası tüm çocuklar davetlidir.

Bütçe Tutum Tasarruf Atölyesi’nde 8-13 yaş arası çocuklar, eğitmenler eşliğindeki müze turunun ardından, tasarrufla ilgili bir hikâye anlatım çalışması yapacaklar. 120 dakika sürecek atölyede matematik yarışması, eski hesap makinelerinin incelenmesi ve kumbara tasarımı gibi farklı etkinlikler de yapılacak. 24-30 Ocak tarihlerinde gerçekleşecek atölyeye katılım ücreti 20 TL’dir.

“Kumbara da güler miymiş?” demeyin… Bu atölyede mümkün… Bilgisayar programlamanın öğrenilmesine destek olmayı amaçlayan atölyede, çocuklar eğitmenler eşliğinde kod yazarak bilgisayar yazılımı dünyasına ilk adımı atıyorlar. Çocukların yazdıkları kodlar üzerinden hayalini kurdukları eğlenceli kumbaraları da tasarladıkları, 28 Ocak’ta gerçekleşecek atölyeye katılım ücretsiz olup, 7-12 yaş arası tüm çocuklar davetlidir.

Katılımın kontenjanla sınırlı olduğu atölyeler için rezervasyon gereklidir. Rezervasyon esnasında, istenilen atölye adı ve tarihini, atölyeye katılacak çocuğun adı, soyadı, sınıf bilgilerini veli adı-soyadı ve cep telefonu numarasıyla birlikte muze@isbank.com.tr adresine göndermeleri veya 0212 511 18 04 numaralı telefonu arayarak kayıt yaptırmaları gerekmekte.

Katılımın yüksek olacağını düşündüğüm bu etkinliğe rezervasyon yapmadan gitmeyin bence. Çocuklar katılamazsa hayal kırıklığına uğrayabilir.

Sevgiler
Şafak

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...