Merhaba,
Cansanat'ın düzenlediği Kahve Bahane hediyeleşme etkinliğinin hediyelerini nihayet gönderebildim. Çekilişte bana Saklıbahçem blog sahibi Sibel çıkmıştı. Kendisi Bursa İznik'te yaşayan genç, evli bir tatlı bayan. Araya giren hastalıklar, geziler derken ancak geçen hafta gönderdiğim hediyelerim bir de kargoda oluşan sorun nedeniyle biraz daha geç ulaştı kendisine.
Güle güle kullansın. Sizde Sibel'i tanımak isterseniz buyurun bloğuna Tık Tık
2014'de daha fazla etkinlikte bulunabilmeyi diliyorum.
Sevgiler
Şafak
9 Ara 2013
8 Ara 2013
İLHAM PERİM BUGÜN GELMİYOR
Gün 8. En sevdiğiniz şarkıyı alın, ismi ve sözleri yazınıza ilham olsun.
Merhaba,
En sevdiğim şarkıyı düşünürken bir çok şarkıyı sevdiğimi fark ettim. Ama en çok sevdiğimi bulamadım. O nedenle bu günü boş geçmeye karar verdim.
Sevgiler
Şafak
Merhaba,
En sevdiğim şarkıyı düşünürken bir çok şarkıyı sevdiğimi fark ettim. Ama en çok sevdiğimi bulamadım. O nedenle bu günü boş geçmeye karar verdim.
Sevgiler
Şafak
7 Ara 2013
YILBAŞI HEDİYESİ - HERKESİ BEKLİYORUM
Siz izleyicilerime yılbaşı için bir hediye vermeyi düşünüyorum ne zamandır. Ne vereceğim konusunda kararsız kalmıştım. En sonunda kendi el emeğim bir hediye olmasına karar verdim. Bu nedenle aşağıdaki şartları yerine getiren izleyicilerime, Başta kendi yaptığım yeni yıl temalı kurabiyeler olmak üzere sürpriz hediyeler vereceğim. Hediyeleri şu an sizle paylaşmıyorum dediğim gibi sürpriz olmasını istiyorum. İnanın çok beğeneceksiniz.
Şartlar çok basit
1. Bloğumun izleyicisi olmanız ve beni Google + üzerinden eklemeniz
2. Twitter adresimi takip etmeniz Tık Tık
3. Facebook sayfamı beğenmeniz Tık Tık
ve son olarak da
4. Blogger iseniz Blogunuzda, değilseniz her hangi bir sosyal paylaşım sitesinde çekilişi paylaşmanız. (Linkini lütfen bırakın)
Şartlar tamamlanınca bu postun altına mail adresinizi ve paylaşım linklerinizi bırakmayı unutmayın ki hem size ulaşabileyim hem de kimler katılmış görebileyim
Çekiliş 23 Aralık 2013 tarihinde sona erecek. 24 Aralık tarihinde hediye sonucunu duyuracağım ve Benimle iletişim adresinizi paylaşmanızın ardından kargonuz yola çıkacak ki yılbaşında elinize ulaşsın.
Beni izlemeye devam ediniz :)
Sevgiler
Şafak
İLK DENEMEM - YILBAŞI KAPI SÜSÜ
Merhaba,
Beni tanıyanlar bilir, Allah kadınlara hüner dağıtırken ben bir yerlerde top falan oynuyormuşum. Etamin işlemek dışında anladığım tek bir el işi yeteneğim mevcut değil. Blog yazmaya başlayıp yetenekli blogger arkadaşlar edindiğimden beri, onları hayran hayran, biraz da buruk bir şekilde takip ediyorum.
Dün Migros'a gittiğimde, her yeri yeni yıl süsleri ile doldurmuşlardı. Kendimi gaza getirip belki yaparım diye bir kaç süs aldım. Evdeki eski ağaç süslerinden de bir kaç şey ekleyince çok da fena olmadı hani :)
Beni tanıyanlar bilir, Allah kadınlara hüner dağıtırken ben bir yerlerde top falan oynuyormuşum. Etamin işlemek dışında anladığım tek bir el işi yeteneğim mevcut değil. Blog yazmaya başlayıp yetenekli blogger arkadaşlar edindiğimden beri, onları hayran hayran, biraz da buruk bir şekilde takip ediyorum.
Dün Migros'a gittiğimde, her yeri yeni yıl süsleri ile doldurmuşlardı. Kendimi gaza getirip belki yaparım diye bir kaç süs aldım. Evdeki eski ağaç süslerinden de bir kaç şey ekleyince çok da fena olmadı hani :)
Önce Efe Deniz'in doğum bebek süsünü söküp üzerini tekrar kapladık.
Sonra evdeki eski ağaç süslerinden süslemeye başladık.
Ve son olarak kapımıza astık :)
Nasıl gözüküyor? İlk denemeye göre fena değil di mi ?
Beni yorumlarınızdan mahrum etmeyin ki bir şeyler yapmaya devam edebileyim :)
Sevgiler
Şafak
EY YAZ GEL BİZİ ISIT #blogfırtınası 7.gün
Gün 7. En sevdiğiniz mevsimi yazınızda okuyuculara da yaşatın.
Merhaba,
Eminim bir çok kişinin en sevdiği mevsim yazdır. Nasıl sevilmez ki? Üzerinize fazladan bir şey giymenize gerek yok, bütün oteller yazın sınırsız eğlence sunuyor. Güneş tepede, enerjiniz doruklarda. Ne üşüyorsunuz ne de karanlık kasvetli hava, uyuma isteği uyandırıyor.
Hele yağmur ya da kar oldu mu trafik içinden çıkılmaz hal almıyor mu?
Peki ya çocuklarınız. Yazın ne kadar mutlular. Çünkü daha özgürler. İstedikleri gibi parka gidip oynuyorlar. Üstleri kirlense ne olur? Yıkarsınız hemencecik kurur. Hasta olur mu korkusu taşımadan gönlünüzce gezdirebilirsiniz onları.
Merhaba,
Eminim bir çok kişinin en sevdiği mevsim yazdır. Nasıl sevilmez ki? Üzerinize fazladan bir şey giymenize gerek yok, bütün oteller yazın sınırsız eğlence sunuyor. Güneş tepede, enerjiniz doruklarda. Ne üşüyorsunuz ne de karanlık kasvetli hava, uyuma isteği uyandırıyor.
Hele yağmur ya da kar oldu mu trafik içinden çıkılmaz hal almıyor mu?
Her şey bir yana, yaz anlatılmaz yaşanır :)
Peki sizin en sevdiğiniz mevsim hangisi?
Bol güneşli günler
Şafak
6 Ara 2013
MUTFAKTA PENCEREMİN ÖNÜNDE DURUYORUM #blogfırtınası
Gün 6. “Mutfakta penceremin önünde duruyorum…” Başlangıç cümlesi bu, gerisi serbest.
Merhaba,
Yıllar yıllar önce. Ama aklıma geldiğinde sanki dün gibi. Mutfakta penceremin önünde duruyorum.
Merhaba,
Yıllar yıllar önce. Ama aklıma geldiğinde sanki dün gibi. Mutfakta penceremin önünde duruyorum.
Teypte bir kaset. Kasette İclal Aydın şiir okuyor. Okuduğu şiir sanki beni anlatıyor. Şiirin başında en sevdiğim şarkılardan biri, sözlerinde ise hepsi beni anlatan cümlelerin verdiği içimde ki burukluk...
Mutfakta penceremin önünde duruyorum. İstanbul'da olsaydım akıp giden yolu seyrederdim oysa şimdi bomboş bir yolda geçen tek tük arabalarla, yağan karı seyrediyorum. İçimde kocaman bir boşluk. Ne yapsam da ne etsem de bu boşluktan kurtulsam diye düşlüyorum.
Akşam şarabı fazla içmişim herhalde. Başım çatlayacak gibi ağrıyor. İçkiden mi yoksa sürekli düşünmekten mi bilemiyorum.
Gitmek ve kalmak arasında sık sık gidip geliyorum. Kalırsam düşlerim yaşlanacak, gidersem seni çok mu üzerim anne? Ya da ben mi çekip gitsem bu hayattan diye düşünüyorum. Denemedim korkma anne. Tıpkı en sevdiğim şiirdeki gibi hissediyorum..
Mutfakta penceremin önünde duruyorum. İstanbul'da olsaydım akıp giden yolu seyrederdim oysa şimdi bomboş bir yolda geçen tek tük arabalarla, yağan karı seyrediyorum. İçimde kocaman bir boşluk. Ne yapsam da ne etsem de bu boşluktan kurtulsam diye düşlüyorum.
Akşam şarabı fazla içmişim herhalde. Başım çatlayacak gibi ağrıyor. İçkiden mi yoksa sürekli düşünmekten mi bilemiyorum.
Gitmek ve kalmak arasında sık sık gidip geliyorum. Kalırsam düşlerim yaşlanacak, gidersem seni çok mu üzerim anne? Ya da ben mi çekip gitsem bu hayattan diye düşünüyorum. Denemedim korkma anne. Tıpkı en sevdiğim şiirdeki gibi hissediyorum..
denemeseniz de, bilirsiniz
hiç yakın olmamışsınızdır intihara bu kadar.*
Gitmek...
Nereye gideceğimi bilemiyorum. Tekrar tekrar başlamaktan yoruldum. Düştükçe ayağa kalkmak nasıl zor bilemezsin.
Kalmak...
Kalırsam ben, ben olarak kalabilir miyim anne? Başkalarının hayatını nereye kadar yaşayabilirim? Zaman geçip gitsin istemiyorum. Ne olacaksa o bir an önce olsun istiyorum.
Şiir de diyor ya, kızlar annelerinin kaderini yaşarlarmış diye. Şu an yaşadığım şey, üzerimizde ki lanet mi yoksa? Oysa ben sadece küçük bir aile düşlemiştim. Anne, baba ve çocuklar olsun istemiştim. Kimse karışmasın o küçük aileye. Herkes kendi hayatını yaşasın, ama herkes birbirini gerçekten sevsin. Çok mu şey istiyorum anne?
Karnımdaki bebeği kaybedeli çok olmadı. Yine ona ağlıyorum. İçime doğmuştu kızım olacaktı anne. Ama şimdi bir daha hiç kızım olmamasını diliyorum. Üzerimizde ki lanet ona da bulaşmasın istiyorum ve bu yüzden kızımdan vaz geçiyorum... Vazgeçişler de ağlıyorum.
Evlilik aşkı öldürür derlerdi de inanmazdım. Gerçekten öldü anne. Artık heyecanla akşam olmasını beklemiyorum. Ne temizlik yapmak istiyorum ne de bir yerlere gidip gezmek. Sadece uyumak istiyorum. Uyumak ve her şey düzelince uyanmak istiyorum anne. Bu çok mu zor?
Daha önce sevdiğim insanlar geliyor aklıma. Her aşk farkında olmadan sonrakini doğuruyor. Önceden hata olduğuna inanılan şeyleri yapmamak bir sonrakinde en büyük hatalara neden oluyor. Ben çok mu ince düşünüyorum anne? Her şeyi kontrol altında mı tutmaya çalışıyorum. Hep sonrayı düşünürken bugünü yaşamayı mı unutuyorum?
Ama ben böyleyim anne.. Genlerimde var bu benim. Ölümü ilk tattığımda ki yaşama dönüşüm, bir sonraki ölümle tekrar son buldu anne. O anı yaşamasaydım belki bugün burada olmazdım anne...
Mutfakta pencerenin önünde duruyorum. Bu bembeyaz kar içimi karartıyor. Güneş istiyorum...
Şafak
*Murathan Mungan Yalnız bir opera
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)