Bebeğiniz gazlıysa, kime ne kadar anlatsanız da sizi en iyi, bebeği gazlı olan bir anne anlar. Paylaşılan çareler, anneanne/babaanne önerileri, doktor kontrolleri… Annelerin geçirdikleri o günlerin tarifi yoktur.
Tıpkı anne olduğunuzda, bebeğinizi kucağınızı aldığınız zamanki duygularınızı tarif edemediğiniz gibi…
Uykusuz geceler, insanın kendine ‘acaba sorun ben de mi’ diye sorduğu zamanlar elbette geride kalacak ve o tatlı varlık bir gün en tatlı gülüşüyle size bakacaktır. Peki ama ne zaman?
Dilerseniz biraz neden bebekler gazlı olur bir bakalım, anlamaya çalışalım.
Bebeklerin 55%‘i yaşamlarının ilk aylarında sindirim problemi yaşayabilir çünkü dünyaya geldiklerinde sindirim sistemleri henüz tam olarak gelişmemiştir.
Bebekler için en uygun besin anne sütüdür ve hayata en iyi başlangıcın yapılmasını sağlar.
Bebeğin anne sütü ile beslenmesi için hazırlık yapılması aşamasında ve emzirme esnasında sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulamanız önemlidir.
Sütünüzün az olduğunu hissettiğinizde bebeğinizin beslenmesi konusunda her zaman doktorunuza ya da sağlık profesyoneline/uzmanına danışmanız doğru olacaktır.
Doktorunuzun da görüşüyle, gazlı bir bebek için en doğru seçim,
bebeğinizin sindirimi kolay besinlerle beslenmesidir.
Bebelac Nutrikonfor devam sütü, fermentasyon teknolojisi ile üretilmiştir. Fermantasyon, yoğurt ve benzeri ürünlerin üretiminde kullanılır. Fermente ürünler sindirime yardımcıdır.
Bebelac Nutrikonfor 2, 6. aydan itibaren kullanılabilen devam sütüdür. 6. aydan itibaren her gün en az 500 ml anne sütü veya yetersiz ise doktorunuza danışarak devam sütü vermeniz önerilir.
Bebelac Nutrikonfor 2’yi bebeğiniz 1 yaşına gelene kadar kullanabilirsiniz.
Detaylı bilgi için tıklayınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
19 Şub 2014
18 Şub 2014
#SAGLİKLİCOCUK SEMİNERİ NOTLARI
Merhaba,
Cumartesi Montessori ve Kaynaştırma Eğitimini Geliştirme Derneğinin düzenlemiş olduğu Aile Gelişim Seminerleri dizisinden, 7’den 70’e Taş Devri Diyeti” kitabının yazarı Prof. Dr. Ahmet Aydın ile #sagliklicocuk seminerindeydim.
Orada almış olduğum notları sizinle de paylaşmak istiyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim. Anlattığı bazı şeyler, bir çok kişinin yanlış bulduğu benimse annelik içgüdüsüyle insanlara kulaklarımı tıkayarak uyguladığım şeylerdi. Bir-iki konuda tam katılmasam da, hocamızın anlatmaya çalıştığı şeyi sanırım anladım.
İçerisinde katkı maddesi bulunan, doğal olmayayan ya da doğal yollarla üretilmeyen her şey, zararlıdır. Ve bu zarar sadece, fiziksel olmakla kalmaz, ruhsal sorunları da yanında getirir.
-Tüm hastalıklar beslenme ile ilgilidir. Özellikle bağırsak sorunları yaşayan kişilerin hastalanma olasılığı oldukça yüksektir.
- Yüz yapısı beslenme ile ilgilidir. Geniz eti, sinüzit sorunları baş gösterebilir.
- İçerisinde katkı maddesi bulunan, doğal olmayayan ya da doğal yollarla üretilmeyen her şey, zararlıdır. Ve bu zarar sadece, fiziksel olmakla kalmaz, ruhsal sorunları da yanında getirir.
Cumartesi Montessori ve Kaynaştırma Eğitimini Geliştirme Derneğinin düzenlemiş olduğu Aile Gelişim Seminerleri dizisinden, 7’den 70’e Taş Devri Diyeti” kitabının yazarı Prof. Dr. Ahmet Aydın ile #sagliklicocuk seminerindeydim.
Orada almış olduğum notları sizinle de paylaşmak istiyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim. Anlattığı bazı şeyler, bir çok kişinin yanlış bulduğu benimse annelik içgüdüsüyle insanlara kulaklarımı tıkayarak uyguladığım şeylerdi. Bir-iki konuda tam katılmasam da, hocamızın anlatmaya çalıştığı şeyi sanırım anladım.
İçerisinde katkı maddesi bulunan, doğal olmayayan ya da doğal yollarla üretilmeyen her şey, zararlıdır. Ve bu zarar sadece, fiziksel olmakla kalmaz, ruhsal sorunları da yanında getirir.
Gelelim notlarımıza,
- Yüz yapısı beslenme ile ilgilidir. Geniz eti, sinüzit sorunları baş gösterebilir.
- İçerisinde katkı maddesi bulunan, doğal olmayayan ya da doğal yollarla üretilmeyen her şey, zararlıdır. Ve bu zarar sadece, fiziksel olmakla kalmaz, ruhsal sorunları da yanında getirir.
Son yıllarda üretilen meyve ve sebzelerde vitamin azalmıştır. Bunun nedeni, topraklar suni gübre ve hormonlar ile verimsizleştirilmiştir.
-Tüm hastalıklar beslenme ile ilgilidir. Ekmek, makarna, ayçiçek yağı vitamin yönünden eksiktir. Bu nedenle az tüketilmelidir.
-Maymun, insan ve bazı yarasa çeşitleri dışında kalan tüm canlılar C Vitamini kendi üretir. Dışarıdan C vitamini almalısınız.
-Maymun, insan ve bazı yarasa çeşitleri dışında kalan tüm canlılar C Vitamini kendi üretir. Dışarıdan C vitamini almalısınız.
- Doğal tuz eski denizlerin tuzudur ve bu tuzda 84 adet element mevcuttur. Ancak marketlerden aldığımız tuzlar rafine edildiklerinden, içerisinde sadece sodyum kalır. Rafine tuz yerine, turşu yapımında da kullanılan doğal tuz kullanmak daha sağlıklıdır. Eski medeniyetlerde tuz çok önemli olduğu için tuz yataklarının yakınına kurulmuş, tuz için savaşlar yapılmıştır.
-Her insan yöresinin yiyeceğini tüketmelidir. O insanla ile yöresinin yiyeceği arasında ilişki vardır. Tabi ki günümüzde globalleşme ile bu ne kadar geçerlidir tartışılır. Ayrıca her meyve ve sebze zamanında alınmalı ve tüketilmelidir.
-1940'dan günümüze 80.000 kimyasal madde yiyeceklerimiz ile hayatımıza girmiştir. Kimyasal maddeler beslenmeyle beraber kanser nedenlerinin başındadır.
- Organik ürün kullanımına özen gösterilmelidir. Ancak burada da dikkat edilecek bazı nıktalar vardır. Küçük üretici olmadan organik ürünler elde etmek oldukça zordur. Ancak bunun için gerekli olan sertifika da ücretlidir. Bu da küçük üreticinin üretim yapmasını zorlaştırmaktadır. Devlet teşvikleri ile küçük üretici desteklenmelidir.
-Son yıllarda D vitamini yetersizliği çok yaygındır. Başta kanserler, enfeksiyonlar, şizofreni, Otizm, depresyon, obezite, anemi, kalp yetersizliği, hipertansiyon, romatizmal hastalıklar D vitamini yetersizliği ile ilişkilidir. Bebeklerde kilosuna göre 1 damla, 4 yaş üstü 6 ayda 1 ampül, 8-10 yaş arası 4 ayda 1 ampül, daha büyükler ve yetişkinlerde ise 2 ayda 1 ampül D vitamini takviyesi yapmak gereklidir.
En güzel D vitamini edinimi, güneşten olur ancak, güneş kremleri, güneşe çıkıldıktan sonra banyo yapmak, güneşin en dik geldiği saatlerde güneşten kaçınmak D vitamini alımını engellerler. Güneşin son yıllarda ki zararları da göz önüne alındığında, dışarıdan takviye yapmak daha doğrudur.
-Çocuklarda balık yağı kullanılmalı, Çocuklar ve yetişkinlerde B12 vitamin eksikliği kontrol edilmeli takviye yapılmalıdır.
-Son yıllarda Omega6 kullanımı artmış, Omega3 alınımı azalmıştır. Vücut Omega3 üretmez, dışarıdan alır. Hayvani yağ tüketimi ile sağlanır, ancak günümüzde azalmıştır. Özellikle margarinlerden uzak kalınmalıdır.
-YAĞLARIN FONSİYONU : Lipitler vücudun en önemli enerji kaynağıdır. Membran yapısını oluşturur.
- Büyük balıklarda toksinler fazla olduğundan küçük balıklar tercih edilmelidir.
- Bir diğer önemli konuda Süt ve süt ürünleridir. Günümüzde çiğ veya fermense süt ve süt ürünleri yerine pastörize süt ve süt ürünleri kullanılmaktadır. Oysa ki eskisi gibi çiğ ve fermense süt ve süt ürünleri kullanmak daha sağlıklıdır. Çocuklara süt yerine yoğurt vermek daha sağlıklıdır. Burada dikkat edilecek şey, yoğurtun ev yapımı olmasıdır. Ev yapımı yoğurtlar çabuk ekşidiği için kullanılmak istenmemektedir. Oysa ekşiliği arttıkça içindeki fayda da artar.
-Probiyotikler yararlı bağırsak mikroplarıdır. Faydaları ise;
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Yiyeceklerin hazmını kolaylaştırır.
Zararlı maddelerin (toksinler) kan dolaşımına geçmesini engeller
Bağırsak duvarını zararlı maddelerden korur ve bağırsak geçirgenliğini azaltmaz.
Vitamin sentezi, (K vit, biyotin, niasin vb.) yapar.
İshali önler ve tedavi eder.
- Süt alerjisi olan çocuklarda probiyotik olarak turşu tükettirilebilir.
GÜNCEL TAŞ DEVRİ DİYETİ
TÜKETİN
Et ve hayvani yağlar
Balık, tavuk
Zeytinyağı
Yumurta
Az şekerli meyveler
Süt ve süt ürünleri, kefir
Kabuklu kuru yemiş
Sebzeler
TÜKETMEYİN
Un
Şeker
Soya
AZ TÜKETİN
Baklagiller
- Özgür dolaşan hayvanların etini ve yumurtasını yiyin
- Yeterli Omega3 alın
- Günde 2 diş sarımsak ve ya 1 baş kuru soğan tüketin
- Süt yerine süt ürünlerini tercih edin
- Günde 2 ya da 3 öğün yiyin
- İki öğün yiyecekseniz, sabah kahvaltını atlayın, akşam yemeğini erken yiyin
- Aşırı alkol kullanmayın
- Kızartma ve tütsülerden uzak durun
- İyi uyuyun, stresten uzak durun
- Yiyeceklerin büyük bir kısmını çiğ olarak tüketin, eğer pişirecekseniz yavaş pişirme yöntemlerini tercih edin (Buğulama güveç gibi)
- Mikrodalga fırın yerine turbo fırın kullanın
- Çocuklarınıza flor tableti vermeyin eğer yutuyorlarsa, florlu diş macunu kullanmayın.
Daha fazla bilgi almak isterseniz, hocamızın web sitesini inceleyebilir ya da kitabını okuyabilirsiniz.
Web sitesi için buraya Tık Tık
Hepimize sağlıklı günler diliyorum.
Sevgiler
Şafak
-1940'dan günümüze 80.000 kimyasal madde yiyeceklerimiz ile hayatımıza girmiştir. Kimyasal maddeler beslenmeyle beraber kanser nedenlerinin başındadır.
- Organik ürün kullanımına özen gösterilmelidir. Ancak burada da dikkat edilecek bazı nıktalar vardır. Küçük üretici olmadan organik ürünler elde etmek oldukça zordur. Ancak bunun için gerekli olan sertifika da ücretlidir. Bu da küçük üreticinin üretim yapmasını zorlaştırmaktadır. Devlet teşvikleri ile küçük üretici desteklenmelidir.
-Son yıllarda D vitamini yetersizliği çok yaygındır. Başta kanserler, enfeksiyonlar, şizofreni, Otizm, depresyon, obezite, anemi, kalp yetersizliği, hipertansiyon, romatizmal hastalıklar D vitamini yetersizliği ile ilişkilidir. Bebeklerde kilosuna göre 1 damla, 4 yaş üstü 6 ayda 1 ampül, 8-10 yaş arası 4 ayda 1 ampül, daha büyükler ve yetişkinlerde ise 2 ayda 1 ampül D vitamini takviyesi yapmak gereklidir.
En güzel D vitamini edinimi, güneşten olur ancak, güneş kremleri, güneşe çıkıldıktan sonra banyo yapmak, güneşin en dik geldiği saatlerde güneşten kaçınmak D vitamini alımını engellerler. Güneşin son yıllarda ki zararları da göz önüne alındığında, dışarıdan takviye yapmak daha doğrudur.
-Çocuklarda balık yağı kullanılmalı, Çocuklar ve yetişkinlerde B12 vitamin eksikliği kontrol edilmeli takviye yapılmalıdır.
-Son yıllarda Omega6 kullanımı artmış, Omega3 alınımı azalmıştır. Vücut Omega3 üretmez, dışarıdan alır. Hayvani yağ tüketimi ile sağlanır, ancak günümüzde azalmıştır. Özellikle margarinlerden uzak kalınmalıdır.
-YAĞLARIN FONSİYONU : Lipitler vücudun en önemli enerji kaynağıdır. Membran yapısını oluşturur.
- Büyük balıklarda toksinler fazla olduğundan küçük balıklar tercih edilmelidir.
- Bir diğer önemli konuda Süt ve süt ürünleridir. Günümüzde çiğ veya fermense süt ve süt ürünleri yerine pastörize süt ve süt ürünleri kullanılmaktadır. Oysa ki eskisi gibi çiğ ve fermense süt ve süt ürünleri kullanmak daha sağlıklıdır. Çocuklara süt yerine yoğurt vermek daha sağlıklıdır. Burada dikkat edilecek şey, yoğurtun ev yapımı olmasıdır. Ev yapımı yoğurtlar çabuk ekşidiği için kullanılmak istenmemektedir. Oysa ekşiliği arttıkça içindeki fayda da artar.
-Probiyotikler yararlı bağırsak mikroplarıdır. Faydaları ise;
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Yiyeceklerin hazmını kolaylaştırır.
Zararlı maddelerin (toksinler) kan dolaşımına geçmesini engeller
Bağırsak duvarını zararlı maddelerden korur ve bağırsak geçirgenliğini azaltmaz.
Vitamin sentezi, (K vit, biyotin, niasin vb.) yapar.
İshali önler ve tedavi eder.
- Süt alerjisi olan çocuklarda probiyotik olarak turşu tükettirilebilir.
GÜNCEL TAŞ DEVRİ DİYETİ
TÜKETİN
Et ve hayvani yağlar
Balık, tavuk
Zeytinyağı
Yumurta
Az şekerli meyveler
Süt ve süt ürünleri, kefir
Kabuklu kuru yemiş
Sebzeler
TÜKETMEYİN
Un
Şeker
Soya
AZ TÜKETİN
Baklagiller
- Özgür dolaşan hayvanların etini ve yumurtasını yiyin
- Yeterli Omega3 alın
- Günde 2 diş sarımsak ve ya 1 baş kuru soğan tüketin
- Süt yerine süt ürünlerini tercih edin
- Günde 2 ya da 3 öğün yiyin
- İki öğün yiyecekseniz, sabah kahvaltını atlayın, akşam yemeğini erken yiyin
- Aşırı alkol kullanmayın
- Kızartma ve tütsülerden uzak durun
- İyi uyuyun, stresten uzak durun
- Yiyeceklerin büyük bir kısmını çiğ olarak tüketin, eğer pişirecekseniz yavaş pişirme yöntemlerini tercih edin (Buğulama güveç gibi)
- Mikrodalga fırın yerine turbo fırın kullanın
- Çocuklarınıza flor tableti vermeyin eğer yutuyorlarsa, florlu diş macunu kullanmayın.
Daha fazla bilgi almak isterseniz, hocamızın web sitesini inceleyebilir ya da kitabını okuyabilirsiniz.
Web sitesi için buraya Tık Tık
Hepimize sağlıklı günler diliyorum.
Sevgiler
Şafak
17 Şub 2014
Anne Sütünün Antibiyotik Kullanımı Gerektiren Hastalıkları Azalttıgını Biliyor Muydunuz?
Sevgili anneler, anne sütü mucizedir, bebeğiniz ilk doğduğu andan itibaren büyüme ve gelişme için gerekli olan tüm sıvı, enerji ve besin ögelerini içerir. Eşsiz içeriği ile bağışıklık sistemi gelişimini destekler, antibiyotik kullanımı gerektiren hastalıkları azaltır.
Bebeğinizin bağışıklığını guclendirmek için onu 2 yaşına kadar anne sütü ile besleyin. Anne sütü alımı azaldığındaysa bebeğinizin bağışıklığını Aptamil ile desteklemeye devam edebilirsiniz.
Detaylı bilgi için tıklayınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Bebeğinizin bağışıklığını guclendirmek için onu 2 yaşına kadar anne sütü ile besleyin. Anne sütü alımı azaldığındaysa bebeğinizin bağışıklığını Aptamil ile desteklemeye devam edebilirsiniz.
Detaylı bilgi için tıklayınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
16 Şub 2014
BEN SENİ HİÇ SEVMEDİM Kİ
ben seni hiç sevmedim ki
yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
bir çiçeğe gülmeni,bir güle benzemeni sevdim
bir de yıldızları sevdim,
eylül akşamlarında gelip gözlerinde durdular
bir çiçeğe gülmeni,bir güle benzemeni sevdim
bir de yıldızları sevdim,
eylül akşamlarında gelip gözlerinde durdular
ben seni hiç sevmedim ki...
beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim
kurşunları sevdim beni vurduğunda...
ağlamayı sevdim unuttuğunda
yalnız olduğumu anladığımda ayakta kalmamı sevdim
yıkılmamı sevdim seni her hatırladığımda...
ekmeği sever gibi sevdim sensizliği,
su gibi özledim temmuz güneşinde sesini
ikindi de yağmur gibi,
geceleyin rüzgar gibi sevdim seni sevdiğimi
ben seni hiç sevmedim ki...
kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim, menekşeyle konuşmanı
nisana hatırlatmanı baharın bir adının da yalnızlık olmadığını
düştüğüm zaman kanayan yanlarımı...
ve tuhaflığımı üşüdüğüm zaman
sakız satan çocukları,yeni çıkan şarkıları,
her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe,
ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte
ben seni hiç sevmedim ki...
Ben sevdim mi adam gibi severim...
bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine
bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde
alemin ortasında kimsesizliğin sesinde
buğusunda sabahın...acımasızlığında bir ahın...
ağlayan yüzünde İSA'nın...Ferahlatan gücüyle duanın...
Korkutan yanıyla narın...İncirin zeytinin ve kalbin üstüne...
Gülün üstüne...Tutunduğum umudun üstüne...korkunun üstüne...senin üstüne...
hep senin üstüne,hep senin üstüne...
ben seni hiç sevmedim ki
gittiğin zaman gitmeni sevdim
evreni sevdim geldiğin zaman
kalmanı sevmedim korkuyordum sana alışmaktan
yine de sevdim gülümsemeyi mendilimi sallarken seni götüren trenin arkasından...
kırlara ilk kar düştüğü zaman,
ölümünün ne güzel olduğunu sevdim seni içimde öldürdüğüm zaman
ben seni hiç sevmedim ki......
İBRAHİM SADRİ
14 Şub 2014
DÜNYA KADINLAR GÜNÜ HEDİYESİ
Herkese merhaba,
Sevgililer günü çekilişimiz bitti bildiğiniz gibi. Sizler için yeni bir çekiliş düzenledim. Bloğumun takipçisi siz sevgili hanımları 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde unutmak olmazdı.
Bu çekişilimizi Cinevim.com ile birlikte hazırladık. Gerçekten oldukça dolu bir site. Aradığınız bir çok şeyi orada bulabilmeniz mümkün. Açıkçası ben bir çok ürüne bayıldım.
Şartlarımızı yerine getiren bir izleyicimize aşağıda görselleri bulunan ürünlerden seçtiği 1 tanesini hediye edeceğiz.
Cinevim.com web sitesine Üye Olmak
Cinevim.com facebook sayfasını Beğenmek
Blogumun izleyicisi olmanız ve beni Google + da takip etmeniz
Çekilişi herhangi bir sosyal medyada paylaşıp linkini benimle paylaşmanız
Şartları tamamladıktan sonra lütfen aşağıdaki formu doldurunuz. Çekilişimiz 4 Mart 2014 tarihinde saat 21:00 de sona erecek. Sponsor firmanın kontrollerinden sonra seçtiği ürün yola çıkacak. Kargo ücreti tarafımıza ait ve yurt dışına ne yazık ki gönderim yapamıyoruz.
Sevgililer günü çekilişimiz bitti bildiğiniz gibi. Sizler için yeni bir çekiliş düzenledim. Bloğumun takipçisi siz sevgili hanımları 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde unutmak olmazdı.
Bu çekişilimizi Cinevim.com ile birlikte hazırladık. Gerçekten oldukça dolu bir site. Aradığınız bir çok şeyi orada bulabilmeniz mümkün. Açıkçası ben bir çok ürüne bayıldım.
Şartlarımızı yerine getiren bir izleyicimize aşağıda görselleri bulunan ürünlerden seçtiği 1 tanesini hediye edeceğiz.
Dilerseniz Bernardo Bambu standlı 5'li reçellik setini ,
Ya da aşağıdaki bu çok şık, Bernardo Kapaklı Un Kavanozunu Seçebilirsiniz.
Bu sefer katılım şartlarımız çok kolay
Cinevim.com facebook sayfasını Beğenmek
Blogumun izleyicisi olmanız ve beni Google + da takip etmeniz
Çekilişi herhangi bir sosyal medyada paylaşıp linkini benimle paylaşmanız
Şartları tamamladıktan sonra lütfen aşağıdaki formu doldurunuz. Çekilişimiz 4 Mart 2014 tarihinde saat 21:00 de sona erecek. Sponsor firmanın kontrollerinden sonra seçtiği ürün yola çıkacak. Kargo ücreti tarafımıza ait ve yurt dışına ne yazık ki gönderim yapamıyoruz.
Hadi bakalım, bol katılımlı bir çekiliş olur umarım.
Sevgiler
Şafak
12 Şub 2014
BİR YASTIKTA TAM KIRKBİR YIL
Merhaba,
8 Şubat sevgili anne ve babamın evlilik yıldönümüydü. Bizimkiler öyle yıldönümü kutlamaya pek alışık değildir. Aile de en çok ben düşkünüm sanırım böyle özel günlere. Efe Deniz'in doğum günü nedeniyle İstanbul'a gelmişlerdi. Ben de onları biraz daha göndermedim. Yıl dönümünü beraber kutlayıp öyle gitsinler istedim.
Artık evlilikler eskisi gibi değil. İnsanların birbirine katlanma katsayısı düştü. Eskiden, dizini kırsın kocasının bir dilim ekmeğini yesin derlerdi, gelinlikle çıkılan eve ancak kefenle dönebilirsin derlerdi. Bütün bunlar geçmişte kaldı. Kadının (aman yanlış anlamayın), eğitim alması, çalışıp kendi ayakları üzerinde kalabilmeyi başarması daha güçlü olmasını sağlıyor. E durum böyle olunca da kimsenin afrasını tafrasını çekmek zorunda kalmıyorsunuz. İstemediğiniz şeylere daha kolay hayır diyebiliyorsunuz. Tüm bunların sonucunda da ya erkekler kendine dikkat etmek zorunda oluyorlar ya da aile mahkemelerinin yolu tutuluyor.
Konuya nasıl başladım, nereye geldim :) Dönelim asıl konumuza.
İşte bu da ailem. Bir tek kız kardeşim eksik. İnşallah seneye o da yanımızda olabilir. Allah anne babama uzun ömür versin. Zaten babam 50. yıllarında düğün yapacakmış :)
Dilerim bizde eşimle böyle 41. senemizi kutlayabiliriz.
Hepiniz kendinize iyi bakın
Sevgiler
Şafak
8 Şubat sevgili anne ve babamın evlilik yıldönümüydü. Bizimkiler öyle yıldönümü kutlamaya pek alışık değildir. Aile de en çok ben düşkünüm sanırım böyle özel günlere. Efe Deniz'in doğum günü nedeniyle İstanbul'a gelmişlerdi. Ben de onları biraz daha göndermedim. Yıl dönümünü beraber kutlayıp öyle gitsinler istedim.
Artık evlilikler eskisi gibi değil. İnsanların birbirine katlanma katsayısı düştü. Eskiden, dizini kırsın kocasının bir dilim ekmeğini yesin derlerdi, gelinlikle çıkılan eve ancak kefenle dönebilirsin derlerdi. Bütün bunlar geçmişte kaldı. Kadının (aman yanlış anlamayın), eğitim alması, çalışıp kendi ayakları üzerinde kalabilmeyi başarması daha güçlü olmasını sağlıyor. E durum böyle olunca da kimsenin afrasını tafrasını çekmek zorunda kalmıyorsunuz. İstemediğiniz şeylere daha kolay hayır diyebiliyorsunuz. Tüm bunların sonucunda da ya erkekler kendine dikkat etmek zorunda oluyorlar ya da aile mahkemelerinin yolu tutuluyor.
Konuya nasıl başladım, nereye geldim :) Dönelim asıl konumuza.
İşte bu da ailem. Bir tek kız kardeşim eksik. İnşallah seneye o da yanımızda olabilir. Allah anne babama uzun ömür versin. Zaten babam 50. yıllarında düğün yapacakmış :)
Bizimkilerle hep beraber yemek yedik, sonra da onlar için tasarladığım pastayı.
Dilerim bizde eşimle böyle 41. senemizi kutlayabiliriz.
Hepiniz kendinize iyi bakın
Sevgiler
Şafak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)