18 Şub 2014

#SAGLİKLİCOCUK SEMİNERİ NOTLARI

Merhaba,

Cumartesi Montessori ve Kaynaştırma Eğitimini Geliştirme Derneğinin düzenlemiş olduğu Aile Gelişim Seminerleri dizisinden, 7’den 70’e Taş Devri Diyeti” kitabının yazarı Prof. Dr. Ahmet Aydın ile #sagliklicocuk seminerindeydim. 

Orada almış olduğum notları sizinle de paylaşmak istiyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim. Anlattığı bazı şeyler, bir çok kişinin yanlış bulduğu benimse annelik içgüdüsüyle insanlara kulaklarımı tıkayarak uyguladığım şeylerdi. Bir-iki konuda tam katılmasam da, hocamızın anlatmaya çalıştığı şeyi sanırım anladım. 

İçerisinde katkı maddesi bulunan, doğal olmayayan ya da doğal yollarla üretilmeyen her şey, zararlıdır. Ve bu zarar sadece, fiziksel olmakla kalmaz, ruhsal sorunları da yanında getirir.



Gelelim notlarımıza,

-Tüm hastalıklar beslenme ile ilgilidir. Özellikle bağırsak sorunları yaşayan kişilerin hastalanma olasılığı oldukça yüksektir.

- Yüz yapısı beslenme ile ilgilidir. Geniz eti, sinüzit sorunları baş gösterebilir.

- İçerisinde katkı maddesi bulunan, doğal olmayayan ya da doğal yollarla üretilmeyen her şey, zararlıdır. Ve bu zarar sadece, fiziksel olmakla kalmaz, ruhsal sorunları da yanında getirir.
Son yıllarda üretilen meyve ve sebzelerde vitamin azalmıştır. Bunun nedeni, topraklar suni gübre ve hormonlar ile verimsizleştirilmiştir. 

-Tüm hastalıklar beslenme ile ilgilidir. Ekmek, makarna, ayçiçek yağı vitamin yönünden eksiktir. Bu nedenle az tüketilmelidir.

-Maymun, insan ve bazı yarasa çeşitleri dışında kalan tüm canlılar C Vitamini kendi üretir. Dışarıdan C vitamini almalısınız.

- Doğal tuz eski denizlerin tuzudur ve bu tuzda 84 adet element mevcuttur. Ancak marketlerden aldığımız tuzlar rafine edildiklerinden, içerisinde sadece sodyum kalır. Rafine tuz yerine, turşu yapımında da kullanılan doğal tuz kullanmak daha sağlıklıdır. Eski medeniyetlerde tuz çok önemli olduğu için tuz yataklarının yakınına kurulmuş, tuz için savaşlar yapılmıştır.

-Her insan yöresinin yiyeceğini tüketmelidir. O insanla ile yöresinin yiyeceği arasında ilişki vardır. Tabi ki günümüzde globalleşme ile bu ne kadar geçerlidir tartışılır. Ayrıca her meyve ve sebze zamanında alınmalı ve tüketilmelidir.

-1940'dan günümüze 80.000 kimyasal madde yiyeceklerimiz ile hayatımıza girmiştir. Kimyasal maddeler beslenmeyle beraber kanser nedenlerinin başındadır.

- Organik ürün kullanımına özen gösterilmelidir. Ancak burada da dikkat edilecek bazı nıktalar vardır. Küçük üretici olmadan organik ürünler elde etmek oldukça zordur. Ancak bunun için gerekli olan sertifika da ücretlidir. Bu da küçük üreticinin üretim yapmasını zorlaştırmaktadır. Devlet teşvikleri ile küçük üretici desteklenmelidir.

-Son yıllarda D vitamini yetersizliği çok yaygındır. Başta kanserler, enfeksiyonlar, şizofreni, Otizm, depresyon, obezite, anemi, kalp yetersizliği, hipertansiyon, romatizmal hastalıklar D vitamini yetersizliği ile ilişkilidir.  Bebeklerde kilosuna göre 1 damla, 4 yaş üstü 6 ayda 1 ampül, 8-10 yaş arası 4 ayda 1 ampül, daha büyükler ve yetişkinlerde ise 2 ayda 1 ampül D vitamini takviyesi yapmak gereklidir. 
En güzel D vitamini edinimi, güneşten olur ancak, güneş kremleri, güneşe çıkıldıktan sonra banyo yapmak, güneşin en dik geldiği saatlerde güneşten kaçınmak D vitamini alımını engellerler. Güneşin son yıllarda ki zararları da göz önüne alındığında, dışarıdan takviye yapmak daha doğrudur.

-Çocuklarda balık yağı kullanılmalı, Çocuklar ve yetişkinlerde B12 vitamin eksikliği kontrol edilmeli takviye yapılmalıdır.

-Son yıllarda Omega6 kullanımı artmış, Omega3 alınımı azalmıştır. Vücut Omega3 üretmez, dışarıdan alır. Hayvani yağ tüketimi ile sağlanır, ancak günümüzde azalmıştır. Özellikle margarinlerden uzak kalınmalıdır.

-YAĞLARIN FONSİYONU :  Lipitler vücudun en önemli enerji kaynağıdır. Membran yapısını oluşturur.

- Büyük balıklarda toksinler fazla olduğundan küçük balıklar tercih edilmelidir.

- Bir diğer önemli konuda Süt ve süt ürünleridir. Günümüzde çiğ veya fermense süt ve süt ürünleri yerine pastörize süt ve süt ürünleri kullanılmaktadır. Oysa ki eskisi gibi çiğ ve fermense süt ve süt ürünleri kullanmak daha sağlıklıdır. Çocuklara süt yerine yoğurt vermek daha sağlıklıdır. Burada dikkat edilecek şey, yoğurtun ev yapımı olmasıdır. Ev yapımı yoğurtlar çabuk ekşidiği için kullanılmak istenmemektedir. Oysa ekşiliği arttıkça içindeki fayda da artar. 

-Probiyotikler yararlı bağırsak mikroplarıdır. Faydaları ise;
  Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  Yiyeceklerin hazmını kolaylaştırır.
  Zararlı maddelerin (toksinler) kan dolaşımına geçmesini engeller
  Bağırsak duvarını zararlı maddelerden korur ve bağırsak geçirgenliğini azaltmaz.
  Vitamin sentezi, (K vit, biyotin, niasin vb.) yapar.
  İshali önler ve tedavi eder.

- Süt alerjisi olan çocuklarda probiyotik olarak turşu tükettirilebilir.

GÜNCEL TAŞ DEVRİ DİYETİ

TÜKETİN
Et ve hayvani yağlar
Balık, tavuk
Zeytinyağı
Yumurta
Az şekerli meyveler
Süt ve süt ürünleri, kefir
Kabuklu kuru yemiş
Sebzeler

TÜKETMEYİN
Un
Şeker
Soya

AZ TÜKETİN
Baklagiller

- Özgür dolaşan hayvanların etini ve yumurtasını yiyin
- Yeterli Omega3 alın
- Günde 2 diş sarımsak ve ya 1 baş kuru soğan tüketin
- Süt yerine süt ürünlerini tercih edin
- Günde 2 ya da 3 öğün yiyin
- İki öğün yiyecekseniz, sabah kahvaltını atlayın, akşam yemeğini erken yiyin
- Aşırı alkol kullanmayın
- Kızartma ve tütsülerden uzak durun
- İyi uyuyun, stresten uzak durun
- Yiyeceklerin büyük bir kısmını çiğ olarak tüketin, eğer pişirecekseniz yavaş pişirme yöntemlerini tercih edin (Buğulama güveç gibi)
- Mikrodalga fırın yerine turbo fırın kullanın
- Çocuklarınıza flor tableti vermeyin eğer yutuyorlarsa, florlu diş macunu kullanmayın.

Daha fazla bilgi almak isterseniz, hocamızın web sitesini inceleyebilir ya da kitabını okuyabilirsiniz. 

Web sitesi için buraya Tık Tık


Hepimize sağlıklı günler diliyorum.
Sevgiler
Şafak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Konu hakkındaki fikirleriniz benim için çok kıymetli. Lütfen yorumunuzu ekleyiniz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...