2 Ara 2016

Beni Ödülle Cezalandırma Seminer Notları


Merhaba,

Geçtiğimiz ay katıldığım, Özgür Bolat seminerinden bahsetmek istiyorum bugün. O seminerde hem Özgür Bey'in çıkardığı "Beni Ödülle Cezalandırma" kitabını tanıdık hem de doğru bildiğimiz yanlışları öğrendik. 

Özgür Bolat, bir eğitim bilimci. Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, Türk Eğitim Vakfı ve Fulbright bursuyla Harvard Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde yüksek lisans yaptı. Doktora derecesini Cambridge Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden almış. Doktorasının bir yılını MIT Sloan School of Management’ta geçirmiş ve bu sırada MIT Liderlik Merkezi’nde araştırmacı olarak çalışmış. Uluslararası bir konferansta “En İyi Genç Araştırmacı” ödülünü almış. Gelişen Aile Akademisi ve Öğretmen Liderliği Akademisi kurucusu da olan Dr. Özgür Bolat, araştırmalarına, eğitimlerine ve konuşmalarına devam etmekte.

Kitabı Eylül ayında çıkmıştı ve şimdiden geniş okuyucu kitlelerine ulaştı. Bende kitabını yoğunluğumdan dolayı ancak bitirebildim. Kitapta, mutlu çocuk yetiştirmenin ipuçlarının olmasının dışında, bir çoğumuzun ödül olarak değerlendirdiği şeylerin zaman zaman bir çeşit cezaya dönüştüğü ve ödül vermenin bilgiyi yada iyiliği çoğaltmadığı aksine, beklenti içine girmesine neden olduğundan bahsediliyor. 




İşte seminer sırasında aldığım notlardan bazıları;


  • İnsanların mutluluğu dış kaynaklı ve iç kaynaklıdır. Eğer sizin  mutluluğunuz dış kaynağa bağlıysa, siz bunu saülamak için sürekli çalışmak zorunda olursunuz ve bu durum başarı odaklı bir mutluluk sağlar.

29 Kas 2016

Yaşama Açılan Penceredir Kitap İzmir Buluşması



Herkese merhaba,

Yoğun ve bir o kadar da keyifli bir buluşmayı cumartesi günü tamamladık. Malumunuz Eylül ayında İstanbul'da Yaşama Açılan penceredir kitap buluşması yapmıştık. Kısa bir hatırlatma olsun bu video


Etkinlik biter bitmez, bizde fikirler yeniden uçuşmaya başladı. İkincisini yapmaya karar verdik. Verdik diyorum çünkü bu buluşmada 3 kişiydik yine. Sevgili Elmas Pırıltıları ve Yasemin Kokulu bir Hayat. Etkinlik ortaklarıma teşekkürlerimle :)



İkinci buluşmamız için İzmir'i seçtik. Etkinlik mekan sponsorumuz ise, Kaya Prestige Otel oldu. Kendilerine canı gönülden teşekkür ediyorum. Çünkü bu buluşma için kargolar onlara gitti, o yoğunluğa rağmen bilgi akışı sorunsuz devam etti, gece bizi misafir ettiler ve her dakika bizi rahat ettirmek için ellerinden geleni yaptılar.





 Kaya Prestige Otel, iş toplantılarının sıklıkla yapıldığı ve genellikle işadamlarının tercih ettiği bir otel. İzmir Enternasyonel Fuarı ve İzmir kent merkezine yürüyerek 5 dakika mesafede. Otelin çatı terası şehir manzaralı  Wi-Fi ve otopark ücretsiz. Otel içinde Fitness Center, Sauna, masaj ve Kuaför hizmetleri bulunmakta. Otelde, suit ve standart odalar olarak 142 odası bulunmakta.


Kaya Prestige Otel toplam 7 toplantı salonuna sahip. Bizim etkinliğimiz Milet toplantı salonunda gerçekleşti. 12 blogger ve youtuber'ın yanı sıra, Minval Yayınları ve Düz Yazı Yayınevi sahipleri, yazar Saadet Aydınlıoğlu, Nilgün Özel Erdem, Haber Hürriyeti gazetesinden Metin Aydınoğlu ve Kitap baba olarak tanınan  26. Atatürk Çocukları Kütüphanesini açmış Mesut Tim idi. Bol kitapları, yayınevi ve yazarlar cephesinden sektörü konuştuk..



















Etkinliğe katılan yazarlarımız, kitaplarını bizler için imzaladı ayrıca günün sürprizi Düz Yazı Yayınevi sahibi Yusuf Gürer'in yazmış olduğu Ben Sana Şiir Yazayım Sen Sadece Gül  isimli kitabından bizler için okuduğu şiir dinletisiydi.



Oldukça keyifli geçen günün ardından İstanbul'a dönerken fark ettim ki, kitaplar ayrı bir dünya ve o dünyada ne olursa olsun hep geleceğe güzel şeyler kalıyor.



#yasamaacilanpenceredirkitap buluşmamızda bu güzel kitap ayraçları icin @lalemevsimi ne, benim gibi fotoğraflarını kâğıt üzerinde görmeyi sevenlere, farklı boy seçenekleri ile hizmet veren @sosyopix e, görüntüsü ile beni mest eden isme özel mumlar ve harika etkinlik afişimize emek veren @thepurple_sm ye çok teşekkür ediyorum.
Günümüze renk kattıkları için teşekkür ediyorum.


Etkinlik hediyelerimizi ve etkinlik günü videomuzu bir sonra ki yazımda paylaşacağım. Etkinliğe katılan blogger ve youtuber arkadaşlarımın linklerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Eğer bir kitap severseniz, mutlaka takibe alın.

Katılan Blogger ve Youtuberlar Sosyal Medya Hesapları


Glorrrbooks
Tarçınlı Kurabiye Blog
Kahve Kadın Kitap
Gitarist Kızın Güncesi
Buse Güler 
Okur Yazar Annecik
Okuyan Anne
Elmas Pırıltıları
Yasemin Kokulu Bir Hayat
Denizden Notlar
Lale Mevsimi





Bir sonraki yazı da  görüşmek üzere
Sevgiler


28 Kas 2016

Aşka Çeyrek Kala Kitap Yorumu

Aşka Çeyrek Kala


Herkese merhaba,
Yeni bir kitap yorumu ile sizlerleyim bugün. Son zamanların sevilen yazarlarından İlker Özmestçi'nin son kitabı "Aşka Çeyrek Kala"

Önceki iki kitabını okumadım ama, arkadaşlarım önceki kitaplarının devamı niteliğinde olduğunu söyledi. Ben de son zamanlarda ismini çok sık duyduğum için oldukça meraklanarak okudum.

Kitapta, daldan dala konan kahramanın, zaman zaman farklı şehirlerde buluştuğu sevgilisine giderken bir uçak yolculuğu sırasında tanıştığı uçaktan inip adını sormayı unuttuğu yol arkadaşı ile, tesadüfler sonrası tekrar bir araya gelmesi ile başlıyor. 
Sonrasında öyle güzel anlar yaşamışlar ki kahramanımız aşık oluyor. İşin kötü tarafı ise, bu seferde tek bildiği şey, ismi oluyor...

Kader denilen şey var bence. Çünkü kader onları tekrar bir araya getiriyor ve birliktelikleri başlıyor. Birbiri ile fazla beklenti içine girmeden, bir birlerini sık boğaz etmeden yaşadıkları şey, zamanla gelişiyor ve kahramanımızı bir korku alıyor. Daha detay vermeyeyim de, arada yaşananları ve neler olduğunu kitaptan okuyun :)

Gelelim Kitap ve Detaylara

Yazar :                                   İlker Özmestçi
Basım Yılı :                           2016
Sayfa sayısı :                        199
Yayınevi  :                             Destek Yayınları



Aşka Çeyrek Kala


"Aşka çeyrek Kala" kitabında, hikayeyi okurken belki bir çok kadın ve erkeğin başından geçmiş benzer olayları görebiliyorsunuz ve farkında olmadan erkek gözüyle görüyorsunuz olayları. Kitap çok akıcı, okurken hic yorulmuyorsunuz. Oldukça sade bir dil. Aslında böyle sade bir dille yazılmış olması beni şaşırttı :) 



Okuyanlardan yorumlarını bekliyorum


Sevgiler

Şafak

25 Kas 2016

Nar Çiçeği Kitap Yorumu - Zeynep Saraç

Zeynep Saraç - Nar Çiçeği


Herkese merhaba,

Daha çıkalı bir kaç gün olmasına rağmen sıcağı sıcağına sizinle bir kitap paylaşmak istiyorum. Daha önce burada yazdığım Ceylan isimli kitabın yazarı sevgili Zeynep Saraç'ın yeni çıkardığı Nar Çiçeği kitabından konuşacağız.

Zeynep Saraç'ın son kitabı Nar Çiçeği bir süredir, kitap ve Zeynep Saraç hayranları için heyecanla bekleniyordu. Kitap fuarın son bir kaç güne yetişti. Bende merakla bekliyordum açıkçası.

"Ya benden gerçekten nefret et ya da sev! Ama bu ikisinin arasında bırakma!" "Bir his var kalbimin en derinlerinde. Bir adı yok. Aşk değil, sevgi de değil. Her nefesimde benimle beraber büyüdü Onun bana reva gördüğü ve sebebini asla söylemediği nefrete rağmen kaderimin bir parçası olduğuna inandığım çok güçlü bir his." Eğer kalbinde gizli bir duygu varsa onun yanında ummadığın bir cesaret ve beklemediğin bir deprem gizlenir. (Basın Bülteni)



Bazı duygular vardır, ne kadar gizlemeye çalışsanız hatta kendinize bile itiraf edemeseniz de, o hep oradadır. Bence İpek ve Demir’in hissettiği şey de tam olarak buydu. Demir ve İpek aralarındaki 4 yaş farka rağmen, neredeyse birlikte büyümüştü ve Demir her zaman İpek’in koruyucusu olmuştu.

“Öfke, inat, nefret… Bazen tüm bu duyguları, sadece kalbinin kırılgan yerini korumak için hissettiğini en iyi kendin bilirsin..”


Sonra bir gün İpek nedenini hatırlamasa da, her şey değişmişti. Demir İpek’in dayanamayacağı kadar kırıcı davranıyordu ve o bunun nedenini yıllarca hiç anlayamadı.

Evleri yan yana olmasına rağmen, araya yollar, yıllar girdi. İkisi de farklı hayatlar yaşamaya başladı. Ve artık birbirlerinin arkadaşı bile değillerdi.

Sonra bir gün, tam da İpek’in sevdiği ve evleneceğine inandığı Arda ‘dan ayrıldığı gün yolları tekrar birleşti.

Ve onlar evlendi…



Aşık oldukları için değil ama, Demir’in çok hasta olan annesinin ikisini birbirine uygun olduğunu düşünmesi ve oğlunun da onayını aldıktan sonra, İpek’in de bir anlık boşlukla evet demesi üzerine….

“Üzerine nefret toprağı atılmış, kat kat derinlere gömülü sevginin tohumu güneşe yasaklıysa eğer bilemezsin..

Hiç vazgeçmeyip, her şeye rağmen filizleneceğini, güneş yoksa “ışık” diye karanlığa sarılıp, ona tutanacağını asla bilemezsin”


Nar Çiçeği güzel bir aşk hikayesi. Ağdalı bir dili yok. Okuyunca kendinizi hikayenin içinde buluyorsunuz. Okudukça karaktelerin iç dünyasına dahil oluyor ve onlardan biriymişsiniz gibi hissediyorsunuz.
Ben bu kitapta, zaman zaman İpek oldum zaman zaman Demir’i çok iyi anladım. Bazen çocukken duyduğumuz bir kelimenin ya da davranışın bizi nasıl etkilediğine dair bir örnekti bence Demir.

Gelelim Kitap ve Detaylara



Yazar :                                   
Zeynep Saraç

Yayınevi  :                             Arunas Yayıncılık

Basım Yılı :                           2016

Sayfa sayısı :                        448


Zeynep Saraç - Nar Çiçeği

Kapak tasarımı yine çok hoş olmuş. Bir de minik pencere koymuşlar kitap kapağının iç sayfasına. Ben bizim resmimizi koydum :) Oldukça keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Zeynep Saraç’ın kalemini zaten çok beğeniyorum. Hem romantizm hem tutku vardı romanda. Okumanızı tavsiye ederim. Beğeneceksiniz bence..

Sevgiyle ve aşkla kalın

Şafak


Pencere



Baktığın pencerelerdir seni sen yapan

Kimi zaman güneşli bir gökyüzü
Kimi zaman kapkaranlık bir gecede dolunayın suya vuran yansımasıdir hatırlanan...

Bir şiirdir yaşamak, kimi zaman uzun kimi zaman kısa...
Ama her daim yaşananları hatırlatan...


Herkesin duyguları birbirine benzer, benzer de
Herkes kendi hikayesinin kahramanı ya, sorsan en çok o hak etmiştir mutluluğu
Oysa mutluluk her daim peşinde koşturan....


Sonunu tamamlayamadığım cümlelelerim var benim.
Her pencereden baktığımda aklıma takılan...


Var mı sizin de aklınıza takılan şeyler ;)
Sevgiler
Şafak

.

24 Kas 2016

Doğu Avrupa ülkelerindeki turistlerin, ‘Kapadokya+Erciyes’e yoğun ilgisi olabilir



Radisson Blu Hotel Kayseri, 18-20 Kasım 2016 tarihleri arasında, Yunanistan'ın Selanik şehrinde düzenlenen ‘32. Philoxenia Uluslararası Turizm Fuarı’na katıldı.

Fuarı ziyaret eden Yunanlı turistlerin ve fuar katılımcısı seyahat acentelerinin Kayseri ve Kapadokya ilgisine değinen Radisson Blu Hotel Kayseri Gelirler Müdürü Menderes Karaküçük, şunları söyledi: “Yunanlı turistler için, Kayseri ve Kapadokya dini açıdan önemli destinasyonlardan birisidir. Nitekim, Kayseri Talas bölgesinin zamanında tamamen Rum mahallesi olması bu ilgide etkilidir. Eğer, Kapadokya+Erciyes tur paketleri hazırlanırsa, yoğun ilgilerini çekebiliriz. Kapadokya+Erciyes’i kapsayacak paketlere talep olmakla birlikte, maalesef henüz ülkemizde tur paketini programına alan seyahat acentesi olmadı” dedi.
Yunanistan, Bulgaristan, Sırbistan ve Makedonya’dan seyahat acentelerinin ‘Alternatif kayak destinasyonu olarak Kayseri’yi düşünebileceklerini açıkladıklarını kaydeden Menderes Karaküçük, “Fuar sırasında görüştüğümüz acentalar, Doğu Avrupa ülkelerindeki turistlerin, Kapadokya+Erciyes Tur ve Kayak Paketi yapıldığında, yoğun ilgilerinin olacağını söylediler” diye konuştu.  



Türkiye, tek etkinlik düzenleyen stant oldu

Philoxenia 2016’nın, Selanik’in ana fuar merkezi olan Helexpo Fuar alanında gerçekleştiğini anlatan Menderes Karaküçük, Selanik’teki turizm fuarına olan ilginin, bir önceki seneye oranla daha az olduğunu kaydetti.

Fuarda, Türkiye standına yoğun ilginin olduğunu ifade eden Menderes Karaküçük, şunları söyledi: “Bu sene, Selanik’te yapılan stant tasarımı, daha önceki yabancı fuarlarda gördüğümüz tasarımların ilerisindeydi. Türkiye standı, çok kullanışlı ve çarpıcı bir tasarımla yapılmıştı. Fuar alanındaki konumumuz en iyi yerlerden birisindeydi ve çok memnun kaldık. Tabii bu başarıda Atina Turizm ve Tanıtma Ateşe Yardımcısı Aslı Gündoğdu Aksungur’un çabalarını unutmamak gerekiyor. Türkiye standı, diğer stantlar arasında, tek etkinlik düzenleyen stant oldu. İlk gün fasıl eşliğinde Selanik Başkonsolosumuz Orhan Yalman Okan’ın katılımıyla bir kokteyl düzenlendi. 2. gün ise Atina’dan getirtilen ünlü bir Yunanlı aşçının stantta sevilen Türk yemeklerinin nasıl yapıldığını öğrettiği bir sunum gerçekleştirildi. İzleyicilerin de katılımıyla gerçekleştirilen gösteride, etli bulgur pilavı ve aşure yapımı gösterilip, sonrasında misafirlere ikram edildi” diye konuştu.

Önceki yıllara oranla, Yunanistan ekonomisindeki düzelmeye de değinen Menderes Karaküçük, önümüzdeki yıl Yunan ekonomisinde devam eden iyileşmeyle birlikte Yunan iş adamları ve turistlerin, ülkemize daha yoğun ilgi gösterilebileceğini sözlerine ekledi.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...