11 Nis 2016

Balparmak Ar-Ge Merkezi ve Bal


Herkese merhaba,

Geçtiğimiz hafta, Balparmak Ar-Ge merkezinde bir blogger buluşmasına katıldım. Balparmağa ait Çekmeköy'de bulunan merkezde, hem bal, hem Balparmak markası hemde 1 Mart 2016 tarihi itibarı ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın izni ile kurulmuş olan Ar-Ge merkezi olmaları konusunda bilgilendik. Yatırım 12milyon TL'ye malolmuş. 

Balparmak markası, Altıparmak Gıda Sanayi ve Ticaret'in bir kuruluşu. Uluslararası bal piyasasının en büyük 6. markası ve Türkiye'de  arıcılardan tedarik ettiği balı, 92 parametrede analizden geçirerek paketleyerek tüketicilere sunuyor.



Orada işleyiş hakkında da bilgi sahibi olduk. Süreç şöyle gelişiyor. Arıcı balını süzüp, bölgedeki Balparmak yetkilisine ne kadar balı olduğunu bildiriyor. Sonra tüm bal tenekelerinden birer kaşık numune alarak aynı kap içerisinde merkeze gönderiyor. Merkeze gelen bal, yine Balparmak labaratuarında çalışanlar tarafından birer kaşık aynı kaba alınıyor. Burada incelemelere başlanıyor. Bu 92 parametrenin olup olmadığı kontrol ediliyor. Arıya şeker yedirilmiş mi, zırai ilaç kalıntısı var mı, glikoz var mı, arılara antibiyotik tedavisi yapılmış mı gibi parametreler bunlar. Bu parametrelerden geçtikten sonra bakılan bir nokta daha var. O da arıcının gönderdiği numune ile, ellerine gelen ürün aynı mı? Eğer sonuçta başarısız olursa ballar arıcıya iade ediliyor. Bu konuda dürüst olduklarına inandıran şeylerden biri de, firmanın riski olmaması tüm riskin arıcıda olması.

O gün özel tadım yaptıkları merkezde bizim de tatma şansımız oldu ama ben pek başarılı olamadım :( 



Gelelim Ar-ge Merkezi'ne. Balparmak Ar-Ge Merkezi Türkiye'de gıda sektöründe Ar-Ge merkezine sahip 8. şirket. Farklı disiplinlerde 44 uzman görev yapıyor ve 750 m2'lik araştırma labaratuvarı 440 m2'lik ürün geliştirme odası ve farklı odalarla toplamda 1.429 m2'lik bir alana sahip. Kendilerine dünyanın bal ve diğer arı ürünleri konusunda bilir kurumu olmayı hedeflemişler.




Bal ve arılar  ile ilgili bir kaç da küçük bilgi paylaşmak istiyorum sizlerle.


  • Gerçek balı sahtesinden ayırmak pek mümkün değilmiş. Rengi, kokusu, tadı dahi benzetilebiliyor. Ancak analiz ile ayırt edilebilirmiş.
  • Gerçek bal, bozulmuyormuş ancak kristalleşebiliyormuş. Kristalleşmesi bozulduğu anlamına gelmediği gibi besin değeri de bu durum karşısında değişmiyormuş.
  • Süzme bal, petek baldan daha sağlıklıymış. Hem peteklerin plastik olarak satılanları varmış hem de ne kadar süzülürse süzülsün balın bir kısmının petekte kalma durumu oluyormuş. 
  • Bir yaşından önce bir çoğumuzun da bildiği gibi çocuklara bal verilmemeli ve ilk kullanımda da mutlaka az miktarda denetilerek herhangi bir reaksiyon oluşup oluşmayacağı kontrol edilmeli.
  • Bir arı 1 gram bal üretmek için yaklaşık 30.000 çiçek ziyaret ediyormuş ve 240 km yol katediyormuş.
  • Kraliçe arılar sadece arı sütü ile besleniyorlarmış ve yaklaşık 7 yıl yaşıyorlarmış. 
  • İşçi arılar dişiymiş!
  • Lavranın kraliçe arı mı yoksa işçi arı mı olacağı beslenme şekli ile belli oluyormuş. Dİşi lavra 16 gün arı sütü ile beslenirse, kraliçe arı yok bal ve polenle beslenirse 21 günde işçi arı oluyormuş.
  • Bir bal arısının ömrü 4-5 haftaymış ve hayatı boyunca birkaç gram bal üretirmiş. 
  • Kraliçe arı ömründe bir kere çiftleşir ve yaklaşık 2000 yumurta üretirmiş. 
Çiftleşme ile ilgili bu kısım ilginç nasıl yani diye sormadan edemiyor insan. Bunun cevabını da Muhsin Doğaroğlu’nun Modern Arıcılık Teknikleri kitabında vermiş. Alıntı olarak paylaşıyorum sizlerle.

Döllenmiş yumurtadan oluşan ancak dişi olan işçi arılar, anaarıların kendilerine verdikleri, anaarı materyali nedeniyle analı kovanda yumurta üretemezler. Uzun süre anasız kaldıklarında yumurtaları gelişir fakat döllenemedikleri için bu yumurtalardan sadece erkek arı oluşur.

Yapılan araştırmalarda rastlanan en yüksek günlük yumurta bırakma sayısı 1587 olarak belirlenmiştir. Güçlü bir kolonide bir arının yılda bıraktığı yumurta sayısı 200 000 dolayındadır.

Gözden çıkmış anaarı, ortalama bir hafta sonra çiftleşme uçuşuna  başlar. Hava koşulları uygunsa 2 gün içerisinde 3 çiftleşme uçuşunda 8 ile 10 erkekle, havada çiftleşir. Her çiftleşme uçuşundan sonra kovana döner.

  Ana arının verimliliği kesesinin sperm kesesinin dolmasına bağlıdır. Anaarı aldığı spermayı canlı      koruyabildiği için bu çiftleşme döneminden sonra yaşama boyunca bir daha çiftleşmez.
 
 
Çok ilginç bilgiler dimi :) Arı dünyası sonsuz bir deniz gibi. Hele ki onlar yok olursa, dünya da yok olur tezi her zaman çok ilgimi çekmiştir.

Bir de Balparmak ürün çeşitlerini paylaşmak istiyorum sizinle.



Klasik seri : Süzme Çiçek ve Süzme Çam olarak iki çeşit. Marka özellikle Çam Balı konusunda Dünya lideri olmak istiyor ve bunun için çalışmalar yapıyor.

Özel Seçim Serisi : Hakkari, Yüksekova, Şemdinli ballarından oluşan seri

Yöresel Seri : Türkiye'nin 5 ayrı yöresinden seçilen ballar ile yapılan seri

Monoflora Serisi : Başlangıç olarak Karadeniz Kestane balı ve Akdeniz Narenciye Balı tüketiciler ile buluşmuş. Tek tür bitkiden nektar alarak ürettikleri bir bal çeşidi

Binbir Çiçek : Türkiye'nin her yöresinden ova ve yaylalardan derlenen bir lezzet.

Honeybana  : Çocuklar için özel ambalajlarla paketlenen bir çeşit.

Katla Balla : 18, 24 ve 120'li ambalajlarda satılan yanınızda taşıyabileceğiniz bir ürün.



Apitera Zen : Propolis , bal, zencefil, limon tarçın, karanfil, karabiber ve limon karışımı

Apitera plus : Sadece eczanelerde satılan 4 farklı karışım.

7'li Piknik : 20 gr. lık 7'li setler halinde satılan ve pratik kullanıma yönelik.

Güne ait videoyu buradan izleyebilirsiniz.





Balparmak ürünlerinin üzerinde priospot sistemi bulunuyor, aldığınız ürünle ilgili detaylara web siteleri üzerinden ulaşabiliyorsunuz.

Bal önemli, güvenilir kaynaktan ve seçici olun diyerek yazıma son veriyorum :)
Kendinize iyi bakın

Sevgiler

Şafak



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Konu hakkındaki fikirleriniz benim için çok kıymetli. Lütfen yorumunuzu ekleyiniz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...