11 Kas 2016

Kesin ki Seni Seviyorum - Kitap Yorumu

Kesin ki Seni Seviyorum - Nilgün Şimşek

"Dağılmaya hep kitaplardan başlanır, ben de öyle yapmıştım. İnsan yaşarken biriktiriyor, öldüğünde ise yaşamı bir çöplüğe dönüşüyor. Ya çöplüğünüzü devredecek kimseniz yoksa"
Haklı değil mi yazar, bu soruda. Bizim atmaya kıyamadıklarımızı, şimdi kullanmayayım, önemi bir günde kullanırım dediklerimizi biz ölünce insanlar oraya buraya savurmuyor mu? Biri ölünce önce ayakkabıları bırakılır dışarı. İhtiyacı olan biri giysin derler ama bence, bir daha geri dönemeyeceğin o yolda artık bunlara ihtiyacın yok, gelme demek gibi gelir bana. O yüzden ne zaman dışarıda sağlam bir çift ayakkabıyı itinayla dışarıya koyduklarını görürsem içim burkulur.....
"Okumak, başkasının gözünden okumak hatırlamaya benzemez demişti. Aldırmamıştım..... Daha öncede yaşamıştım bu duyguyu, senin mektuplarında ilkin, sonra sende aramıştım kendimi; kendim denen varlık her neyse.... Sonuçta herkesin hayatı tamamlanmamış yığınla hikayeden oluşur ve benim yaşıma geldiğinde o hikayelere son yazmaya takatı kalmıyor insanın...."
İnci yaşadığı hayatı, kitaba çevirmesi için, Burcu ile tanışır ve tüm hayatını ona anlatır. Onun için önemli olan yerlere birlikte giderler, Telefonda konuşurlar, buluşup bol bol sohbet ederler. Tüm anlatacakları bittiğinde, İnci kitabı bekler merakla.
Kitap eline geldiğinde ise kendi kendine sorgulamaları da başlar İnci'nin. Kendi hikayesini bir başkasının kelimelerinde okumak, hayatını da sorgulamasına neden olur. Neredeyse görme yetisini kaybetmek üzeredir ve okuduğu sayfalardakilerle onun yaşadığı hisler zaman zaman çok farklıdır.
Annesi babası vardır bu hikayede... Küçük yaşta onu çocuğu olmayan hala ve enişteye vererek İstanbul'a gönderen ailesi. Ona kol kanat geren, iyi kalpli, aydın görüşlü hala ve amca. Amca ki baba yerine gördüğü... Gencecik yaşta kimbilir aklından neler geçerken hayatına son veren Melahat... Karşılaştığı onlarca insan. Kimi öylesine geçmiş hayatından , kimi can olmuş, kimi derdine derman....
İçinden trenlerin geçtiği yaşanan şehirler. Biriktirilen anılar.... Vural'ın mektupları...
Vural...
Ne yazılırsa yazılsın, ne yaşanırsa yaşansın ona hissedilenin bence tam olarak anlatılamadığı duygular. Hani kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlar denir ya, bence öyle. Yani aslında AŞK...

Kesin ki Seni Seviyorum - Nilgün Şimşek

Gelelim Kitap ve Detaylara



Yazar :                                   Nilgün Şimşek

Yayınevi  :                             Yitik Ülke Yayınları

Basım Yılı :                           2016

Sayfa sayısı :                        316


Bu haftayı da yeni bir kitapla bitirdim. Bir gün benimde kitap sayfalarında görmek istediğim bir hikayem var. Hatta yazmayı beceremeyeceğimi düşündüğümden, keşke benim yerime biri yazsa dediğim. Ama anladım ki, kim yazarsa yazsın, o anda hissedilenleri hiç bir kelime anlatmaya yetmez. Çünkü biz insanlar sadece kendi duygularımızı tam olarak biliyoruz, hatta zaman zaman biz bile bilemiyoruz.
Kitapla ilgili son notum, kitabı sakin bir ortamda kendinizle kaldığınız anlarda okumanızı öneriyorum. Hem İnci'nin gözüyle yaşananlar, hem dışarıdan birinin gözünden yaşananları hem de İnci'nin kitabını Burcu'nun gözünden okuduğunuzdan, benim ilk başta yaptığım gibi çoluk çocuk varken okursanız, aklınız başta karışabilir :)
Sevgilerimle
Şafak

3 yorum:

  1. Bazen anılara tutunmayı seviyoruz sanırım.Kitaptaki anektotlar ilgimi çekti :)

    YanıtlaSil
  2. Not ettim bunu kış geldikçe kitap okuma zamanlarını daha çok yaratabiliyorum.

    YanıtlaSil
  3. Ayakkabı meselesi bende de aynı duyguları uyandırıyor...

    Kitaba gelirsek; hayli güzel gözüküyor. Birgün denk gelirse okuyabilirim. Bu yazarın siyah sardunyalar kitabını okumuştum ve epey beğenmiştim. Bunu ise hiç duymamıştım. Sevgiler.

    YanıtlaSil

Konu hakkındaki fikirleriniz benim için çok kıymetli. Lütfen yorumunuzu ekleyiniz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...