24 May 2013

GELİN OLMUŞ GİDİYORUM

Bugün internette gezinirken gelinlik modelleri karşıma çıktı. İki kere evlenmiş biri olarak şansıma tüküresim geldi valla.











İki kere evlendim ikisinde de istediğim gibi bir gelinlik giyemedim.

İlkinde "Aman ben seni çok kıskanırım açık bir şey olmasın" yalanlarına gençliğinde verdiği cahillikle kandım.

İkincisinde ise nerdeyse gelinlik bile giymeyecektim. Bir kere gelin olunur düşüncesine saplanmış biri olarak, eşimin ısrarları sonucu giymeye karar verdim ama hayal etmek bile istemedim.

Oysa şimdi düşünüyorum da, ikisinde de çok yanlış davranmışım. Kızım da yok. Ben şimdi kimin gelinliğini hayal edeyim.

Zavallı gelin adaylarım:)

23 May 2013

HERKESLE KONUŞMAYA GEREK YOK BAZILARINA SUSMAK LAZIM

Bazı insanlar var ki onları anlamak, kendini onlara anlatmak mümkün değil. Sen ne dersen de takılmış plak gibi aynı şeyi tekrarlıyorlar. Onlarla konuşmaya hiç gerek yok aslında. Susmak en iyisi. Susman anlamalarını sağlamasa bile en azından senin sinirlerinin gerilmesini engeller.

Öyle insanları gördüğümde ne yazık ki ben susmayı pek beceremiyorum. Gereksiz bir kendini anlatma telaşına kapılıyorum. Gerildikçe geriliyorum. Anlatmaya çalışıyorum olmuyor, susuyorum kendi kendimi yiyorum. Yine olmuyor.

Sonra bir an geliyor susuyorum. Sonra o kişiyle hiç konuşmuyorum. Acı ama gerçek, iste o zaman kıymete biniyorum :))

22 May 2013

EGE NİHAYET BİSİKLETE BİNDİ

Merhaba,

Ege dün bisikleti ile biraz bahçede gezdi. Arkadaşı İbrahim Polat bisikletine binmek istiyor diye aşağıya indirmiyordu. Dün ancak ikna edebildim ama yine de bisikletini paylaşmak istemiyor. "Bisikletimi bir daha aşağıya indirmeyelim, İbrahim bisiklet alınca indiririz dedi :) "



Bisikleti kısa süre sonra yukarı çıkardık.  Yeni aldığı topunu indirdik bu sefer. Hayda birde top için kavgaya tutuştular. Bu çocuklar ne zaman paylaşmayı öğreniyor acaba? Büyüseler de rahat etsek diyorum, büyüyünce dertleri de büyüyor diyorlar. Bilmem ki hangisi daha sinir bozucu olur

Sevgilerimle,
Şafak

EGE'NİN ANAOKULU SERGİSİ

Herkese merhaba,

Hafta sonu Ege'nin anaokulundaki sergisine gittik. Herkes birbirinden güzel şeyler yapmış.









Kuzumun yaptığı resimleri gördüğümde sanki Picassonun yaptıklarını  seyrediyor gibi gururlandım :)







 Hele baba-çocuk performansında yaptıkları şahaserdiler.






HER İNSAN YALNIZ ÖLÜR AMA YALNIZLIK BİR SEÇİM OLMAMALI


Merhaba,

Yaklaşık bir hafta önce, oturduğum sitede bir kadının evinde ölüsünü buldular. Kendisi avukatmış. Bulduklarında dört gün falan geçmiş. Kadın elektrik sobasını yatağının yanına yakmış ve bu nedenle ölüsü erkenden çürümüş. Komşusu kokuyu fark etmiş ve yönetime haber vermiş. Polis kapıyı kırarak açmış.

Bazıları bir oğlu olduğunu söylüyor, bazıları hiç çocuğu olmadığını, eşinden yıllar önce boşandığını ve bir kız kardeşi olduğunu söylüyor. Ama sonuç itibarı ile kadının kimsesi yokmuş. Anlatıldığına göre kimseyle görüşmezmiş. Bir anlamda yalnızlık kendi tercihiymiş.

Sonra bugün buna benzer bir haberi annemden de duydum. Köyde de birinin başına aynısı gelmiş onu da dört gün sonra bulmuşlar.



Peki böyle mi olmalıydı? Bence hayır.


Eskiden komşuluklar vardı. Herkes birbirini arar sorardı. Akrabalar vardı. Her bayram en yaşlılar ziyaret edilirdi. Zaten yaşlılar öyle yalnız yaşamazdı. Oğlunun yanında yaşardı. Sonra bir şeyler hızla değişti. Genci, yaşlısı herkes yalnızlaştı.

Ölümler arttı ve daha çok duymaya başladık çürümüş cesetleri. O yüzden karar verdim. Eğer ömrüm olursa, yaşlanınca gidip huzur evine yerleşeceğim. Yalnız ölürüm ama sabahına bulurlar beni.

Sıkıcı bu konular. İnsanın içi burkuluyor. Dua edelim. Allah hayırlı ölüm versin.

Sevgiyle kalın
Şafak

21 May 2013

İÇKİ Mİ YOKSA PARA MI?

Hani derler ya içki bütün kötülüklerin anasıdır. Yok kardeşim yok, adam gibi içersen sadece keyif verir. Bence bütün kötülüklerin anası PARA. Evet yanlış duymadınız, PARA.

Az olur, kahır edersiniz. Hamurunuzda bozukluk varsa azlığı hırsız eder.  Çok olur azdırır. Nereye harcayacağınızı şaşırırsınız, gün gelir o sizi harcar. Ya da kimseyle paylaşamayacak kadar çok seversiniz onu, sonra yapayalnız ölürsünüz. Paranızı geride kalanlar yer, birde size küfreder.

Bu söylediklerimi herkes bilir. Bilirde yine de herkes onu delice ister. Yeri gelir kalp kırarsınız onun için, gün gelir siz kırılırsınız farkında olmazsınız.

Haram vardır birde helal. Haram başkasının hakkı olanın sizde olmasıdır. Yasaktır size, ama bir şekilde size gelmiştir ve sizde ondan vazgeçemezsiniz. Paranın yüzü sıcaktır. Çeşitli bahanelerle kendinizi kandırırsınız. O sizde kalır. Kalır da eğer şanslıysanız bu dünyada bir şekilde çıkar sizi terk eder. Yoksa yandınız. İnananlar için diğer dünya denilen yerde bedeli ağırdır.

Tabi insanoğlu bazen helal ile haramı karıştırır. Buna da Allah karar verir.

Bana bu satırları düşündüren şey ne oldu biliyor musunuz? Daha önce yaklaşık 10 yılımı verdiğim bankanın ikinci emeklilik denilen sandığı kapanma aşamasına geldi. Eski adıyla Dışbank Güvenlik Sandığı vakfı, son adıyla Fortis Güvenlik Sandığı vakfı kapatılıyor. Vakfın kuruluş amacını yerine getirebilmesi için konulan can alıcı bir madde değiştirilerek çalışan ve emeklilerin hakları BES denilen bireysel emeklilik sistemine aktarılıyor. Banka birleşmesi nedeniyle, işten çıkartılanlar, istifa edenler yani kısaca "Ayrılanlar" bu parada bizimde hakkımız var diyerek olayı mahkemeye taşımaya hazırlanırken, halen çalışanlar "mutlaka var ama ne yapalım banka sizin hakkınızı vermek istemiyor yoksa biz vermek istiyorduk" diyerek vicdanını rahatlatıyor. Tabi bu arada ayrılanların hakkı olmadığını düşünenlerde yok değil. Birde hala çalışıp, gerçekten bu karara üzülen ve böyle olmamalıydı diyenlerde var. Ve bir bakıyorsunuz herkes birbirine düşmüş, hakaretler havada uçuşuyor.

Tüm bunlar olup biterken insanlar çirkinleşiyor. Gerçek yüzü ortaya çıkıyor herkesin. Kim ne kadar eder öğreniyorsunuz.

Bana sorarsanız (sormazlar ya neyse :) ) kapatılacaksa, emekliler yani hakkını kazanmış olanların hakkı verilmeli kalanların ise yani bu zamana kadar tüm çalışmış olanların ödedikleri tutar ve süre göz önüne alınarak emeklilerden sonra kalan para bölüştürülmeliydi. Ama yine para kazandı.

Değerinizi hayat belirlemesin vicdanınız belirlesin. Allah her şeyin hayırlısını versin. Paranında, insanında, ölümünde..

Sevgiyle kalın,
Şafak



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...