24 Mar 2014

MİMLENMEK GÜZEL ŞEY BİR DE SORULAR ZOR OLMASA :)

Merhaba,

Sevgili  Emrah beni mimlemiş. Sorular az ama zorlanmadım desem yalan olur. Özelikle 2. soruda. Yine de bu mimlenme olayını seviyorum. Gelelim sorulara ve cevaplarıma, 


1-Neden Blog Adın ?
Şafağın Dünyası.  Çünkü bu benim dünyam gerçekten. Yazmayı seviyorum, insanlarla paylaşmayı seviyorum, çocuklarıma gelecek için anılarımı biriktirmeyi seviyorum. Eğer bir gün erken ölürsem ve onların beni yakından tanıma şansları olmazsa yaptığımı ettiğimi blogumdan okusunlar istiyorum. Bu nedenle alan adımı da tescil ettirdim ama ne yazık ki hayata geçiremedim.


2-Hayat felsefeni belirleyen söz nedir?

Tabi ki kendi sözüm. KİMSE İÇİN AĞLAMA, ÖNEMLİ OLAN SENSİN BUNU ASLA UNUTMA

3-İlk anılarınız nelerdir? Hangi yaşa kadar inebiliyorsunuz?


4 yaşına kadar inebiliyorum sanırım :) Kardeşim doğduğunda 4 yaşındaydım ve kuzenlerim benimle dalga geçmişti, pabucun dama atıldı diye. Bende çok üzülmüştüm, niye ayakkabılarımı attılar diye :)) Daha da geriye gidemiyorum, yaş geçti artık biliyormusunuz, o kadar eskiyi hatırlayabilmem bile mucize  :)

Evet, cevaplarım bu kadar. Bende Anne İste  blogunun sahibesini mimliyorum.


Sevgiler
Şafak

21 Mar 2014

KİŞİSEL BİLGİLERİNİZİ KORUMA ALTINA ALIN

LINE’da kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor!

Whatsapp’ın Facebook’a satılmasıyla birlikte kişisel bilgilerinin güvenliğinden endişe eden birçok kullanıcı alternatif uygulamalara yönelmeye başladı. Bu uygulamalar arasında öne çıkanlardan birisi de LINE. Uygulamada kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor.   LINE’ın iç denetim yönetimi alanında üç uluslararası sertifikaya (SOC2, SOC3 ve SysTrust) sahip olan ilk mobil mesajlaşma uygulaması olması da güvenlik standartlarına verdikleri önemin bir kanıtı niteliğinde.

Telefon Numaranızı Gizli Tutun

LINE’da kendinize özel bir ID belirleyerek telefon numaranızı kimselere vermeden iletişim kurabilirsiniz. Sizi LINE ID’nizi kullanarak ekleyen kişiler telefon numaranızı göremezler. LINE ID’nizi belirlemek için Diğer/Daha Fazlası > Ayarlar > Profil menüsünü kullanabilirsiniz.

Telefon numaranıza sahip kişilerin LINE arkadaşları listesine otomatik olarak eklenmek istemiyorsanız “Başkalarının Eklemesine İzin Ver” seçeneğini kapatabilirsiniz. Böylece sizi sadece LINE ID’nizi paylaştığınız kişiler ekleyebilir.



Tanımadığınız Kişilerin Sizi Rahatsız Etmesine Engel Olun

Anlık mesajlaşma uygulamaları kullananların korkulu rüyalarından birisi de yanlışlıkla alakasız bir mesajlaşma grubuna eklenmektir. LINE’da tanımadığınız kişilerin bulunduğu bir grup sohbetine davet edildiğinizde grupta bulunan kişiler telefon numaranızı göremiyor.

Tanımadığınız bir kişi size mesaj attığında LINE otomatik olarak  “Ekle”, “Engelle” ve “Şikâyet et” seçeneklerini sunuyor. Eğer size mesaj gönderen kişiyi tanımıyorsanız kolayca engelleyebiliyorsunuz.



Telefonunuz Yanınızda Olmasa Da Mesajlarınızı Koruyun

Yazışmalarınızı meraklı gözlerden korumak için LINE’a şifre koyabiliyorsunuz. Diğer/Daha fazlası > Ayarlar > Gizlilik ayarlarından “Şifre Kilidi”ni kullanarak LINE’ın her açılışta şifre sormasını sağlayabiliyorsunuz.



Ayrıca “Sohbet Odası Ayarları”ndan tüm sohbet geçmişinizi ve sohbetler içerisinde paylaştığınız tüm dosyaları tamamen silebiliyorsunuz.

Bir arkadaşınız LINE’dan size mesaj yazdığında bildirimin ekranda mesaj okunacak şekilde belirip belirmemesi ile ilgili ayarlarınızı da istediğiniz gibi düzenleyebiliyorsunuz. Bildirim ayarlarında yer alan “Önizleme göster” seçeneğini kapattığınızda, yeni bir mesaj geldiğinde ekranda gelen mesaj yerine “Bir mesajınız var!” yazısı görünüyor.



Paylaşımlarınızı Gizleyin

LINE’ı rakiplerinden ayıran bir diğer özelliği de ileti, fotoğraf, video, bağlantı gibi paylaşımların yapılabildiği, sosyal medya yapısına sahip Timeline ve Home özellikleri. LINE’daki Timeline ve Home hareketlerinizi yalnızca arkadaşlarınız görebiliyor. Ancak burada da iletilerinizin kimler tarafından görüntülenebileceğini belirleyebiliyorsunuz.

Timeline’ınızda paylaşmak istediğiniz iletinizi hazırlarken alt menünün en sağında bulunan “Kişiler” sembolüne tıklayarak iletinizin gizlilik ayarlarını yapabilirsiniz.



Nerede, Ne Zaman İsterseniz Güvenle Konuşun, Mesajlaşın!

LINE'ı tüm akıllı telefonlarda (iPhone, Android, Windows Phone, Blackberry, Nokia), tabletlerde ve hatta bilgisayarınızda bile kullanabilirsiniz.

Kullandığınız cihaza uygun LINE indirmek için: http://line.me/tr/download
Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Mar 2014

EFE DENİZ İLK DEFA SOKAKTA YÜRÜYOR

Merhaba,

Bu yazıyı yaklaşık 20 gün önce yazacaktım ama araya hastalıklar girince kaldı. Efe Deniz yaklaşık 20 gün önce ilk defa sokakta yürüdü. Öyle komikti ki, bizden kaçmaya çalışıyor, hem mutlu hem gururlu, bir oraya bir buraya koşturuyordu. Ege'nin de ilk yürüyüşünü fotoğraflamıştım,

                                 Ege'nin resmi biraz karanlık çıkmış ama idare edeceğiz artık :(




Efe Deniz'inkini de fotoğrafladım. Bir daha asla yaşanmayacak bu ilk sokakta yürüyüşü geleceğe bırakmak istiyorum. İyi ki blog yazıyorum :)



Oğullarımmmm iyi ki varsınız, sizi çok seviyorum



Herkese kucak dolusu sevgiler, sizler de iyi ki varsınız ;)

Şafak

19 Mar 2014

OĞLUMUN İKİNCİ ANNESİNİN KIZINA HOŞ GELDİN BEBEK KURABİYELERİ

Merhaba,

Ben Ege'yi 15 aylıkken kreşe verdim. Çalışan anneler bunun ne kadar zor olduğunu bilirler. O kadar küçük çocuk kreşe verilir mi demeyin. İnsan çaresiz kalınca ne yazık ki oluyor.

Çok zor bir dönemdi. Oğlumun bakıcısı eşinin Bağ-Kur borçlarını ödeyince artık çalışmamaya karar verdi ve ayın ortası gibi haber vererek ay sonu işi bıraktı. Başka birini arasak da bulamadık. Annem sınavları olduğu için  kızkardeşimin yanındaydı, kayınvalidem görümcem ona tatile geleceği için gelip bakamadılar. O dönem eşim evden çalışıyordu ama sık sık toplantıları oluyordu, tüm gün yanında kalabilme şansı yoktu. Alında daha 3 ay önce yürümeye başlamış, altı halen bezlenen bir bebeği bırakmak çok zordu ve zaten bir çok kreş kabul etmiyordu.

Sonra o dönem oturduğum Zeyinburnu'nda bahçe içinde, 2 katlı, bahçesinde tavşanlar ve kuşlar olan bir anaokulu keşfettim. Gün içinde aradım, müdür olan Ayhan Bey'le konuştum. Akşam iş çıkışı gelebileceğimi beklemesini rica ettim. Sağ olsun kırmadı beni. Akşam geç bir saatte okula vardım. Gerçekten çok güzel bir okuldu. Kıvılcım Ana Okulu. Ayhan bey, o kadar küçük bir çocuğu kabul edemeyeceklerini söylediğinde çok üzüldüm ve zaten günlerdir dolup taşan ben orada ağlamaya başladım. Ayhan bey üzüldü halime," Bir getirin yarın bakalım nasıl olacak" dedi. Ana okulunun sayfasını açarsanız ilk resimde çıkan sarışın kırmızı kazaklı çocuk benim oğlum :) Biz kayıt olduktan yaklaşık 6 ay sonra çekilmiş bir fotoğraf.

Ertesi gün Ege babası ile gitti. Akranlarına göre daha büyük gözüken oğlum okulda herkesin sevgisini kazandı. Öğretmenler, öğrenci velileri, okul müdürü ve sahibi hepsi oğlumu el üstünde tutuyorlardı, koruyorlardı. İşte orada tanıştım Özge ile.

Özge genç ve çok tatlı biriydi. Oğlumun öğretmeni O oldu. Ama bir öğretmen gibi değil, bir abla bir anne gibi. Ege ile birbirlerini çok seviyorlardı. Öyle ki, yedirir, doyurur, bütün gün kucağında taşır Ege'nin bir dediğini iki etmezdi. Ben işten geç çıkacaksam ve eşimde yoksa, Ege'yi alır yakında ki bir kafeye gider orada onu oyalar bizi beklerdi. Bunu kaç öğretmen yapar ki? Özge benim için artık bir kardeş gibi. Hep hayır dualarımda. Allahım onun yüzünü hem bu dünyada hemde öbür dünyada güldürsün.

Şimdi Özge'min bir kızı olacak. Zeynep. Sevdiğim insanlara kurabiye yapmak hoşuma gidiyor biliyorsunuz artık. Bu kurabiyeleri de Zeynep'imiz için hazırladım. İnşallah annesi gibi iyi huylu, güleryüzlü, hayırlı bir insan olur. Hatta belki ilerde gelinim olur ;)


Siz nasıl buldunuz kurabiyelerimi? 

Sevgiler
Şafak

16 Mar 2014

KIZ VE ERKEK ÇOCUK FARKLARI -BİRAZ CİDDİ BİRAZ ŞAKA


Merhaba,

Bir süredir sosyal paylaşım sitelerinde, "Bir Kızı Olmalı İnsanın" diye başlayan paylaşımlar almış başını gidiyor. Eskiden herkes ille de erkek çocuk diye tuttururken, son yıllarda kız çocuk sahibi olmak trendi yükselmiş durumda. Öyle ki yakın çevreden tut da, taksideki şoföre kadar, "Bir de kızın olsa iyiydi" cümlesini duyduğum günler çoğalıyor. İki erkek çocuk annesi olarak bu paylaşımlara ve söylemlere bozulmadığımı söylesem yalan olur :) Bazılarına buna bozulduğumu söylüyorum hatta. Ben herşeyde olduğu gibi evladında hayırlısının olmasını dileyenlerdenim. Kız ya da erkek benim için hiç fark etmiyor.

Geçen gün oturup düşündüm, kızım olsa ne farklı olur hayatımda diye. Şu an evi karmaşaya çeviren, sürekli kirleten, kırıp döken yerine, makyaj malzemelerime dadanacak, süslenip püslenip evin içinde belki de ayağında topuklu ayakkabılarımla tıngır mıngır gezen bir çocuk olacaktı.

Bundan sonra yazacaklarım, işin biraz esprisiyle beraber olası olacaklar. Tabi biraz büyüdüklerinde. Yazacaklarıma kızanlarınız olacak belki ama bunlar ülkemizin gerçekleri. Siz böyle olmasanız bile, çoğu insan böyle düşünüyor.

- Kızınız varsa, şehir dışında üniversite kazandığında aklınız her daim ondadır. Yerleştiği yeri kontrol eder, eve çıkacaksa gider taşır, ev arkadaşlarının tüm soyunu incelemeye alırsınız. Oğlunuz varsa, devlet yurduna yerleştirirsiniz olur biter :)

- Kızınız varsa, okulunu bir an önce bitirip yanınıza gelmesini istersiniz, erkek arkadaşı olursa normal karşılayanlardansanız bile bir sürü nasihat verir, geleceğe dönük bir ilişki olmayacaksa devam etmememesini söyler, çocukcağızı incelemeye tabi tutarsınız. Oğlunuz varsa, okulu bitirsin oradan iyi bir iş bulursa kalmaya devam etse de olur dersiniz. Sevgilisi varsa, olur tabi, erkek adam dersiniz, bir de üstüne derslerine odaklan, aşk meşk geçici diyerek sevgiliyi çok da umursamamasını telkin edersiniz.

-Kızınız varsa, evleneceği zaman, tüm eksiklerini paranız yetmezse kredi çekerek A'dan Z'ye alırsınız ki, koca adayı ve ailesi ileride kızınıza laf etmesin. Bu arada yüklü takı istemeyi de atlamazsınız. Kızınızın değerinini bulmasını istersiniz. Oğlunuz varsa, çalışıp alsınlar dersiniz, takı gibi geri kalmış şeyler hiç size göre değildir, gelin hep fazlasını istiyordur.

-Kızınız varsa, çocuğu olduğunda 40 gün loğusalık süresinde kızınızın yanında olur, hem bebek hem de kızınızla ilgilenirsiniz. Evde hasta olan birileri varsa ya da siz hastaysanız, ağzınızda maske ile dolaşır yine de evladınıza bakarsınız. Oğlunuz varsa, bir kaç gün kalır sonra kızın annesi gelsin baksın dersiniz. Hele şansınıza evde hasta varsa, "Amann bana da bulaşmasın" diyerek ilk günden kaçabilirsiniz.  Geri de sanki kendi oğlunuzu da bırakmıyorsunuzdur.

- Kızınız varsa, damadınızın bazı saygısızlıklarını görmezden gelirsiniz. Netice de üzülecek olan kendi kızınızdır. Oğlunuz varsa, geline istediğiniz gibi çemkirebilirsiniz. Sonuçta siz kocasının annesisinizdir. Saygı göstermelidir.

-Kızınız varsa, onda kaldığınız dönemde ev işlerini yapar, yemek pişirir, kızınızın 3-5 gün rahat etmesini sağlarsınız. Oğlunuz varsa, gittiğinizde gelin size saygıda kusur etmemeli, sizi her daim iyi ağarlamalıdır.

-Kızınız varsa ve çalışıyorsa, aman kazandığının hepsini harcama bir kenara at, ne olacağı belli olmaz dersiniz. Oğlunuz varsa, gelin kazandığı paranın bir bölümünü ayırıyorsa, kötü niyetli olmakla suçlayabilirsiniz.

-Kızınız varsa ve çalışıyorsa, küçükse gidip çocuğunu bakar, bakıcıya vereceği parayı kenarı koysun yazık dersiniz. Oğlunuz varsa, baksınlar başlarının çaresine deyip, kızınızı alıp tatile gidersiniz.

- Kızınız varsa, kızınız hayırlı evlat, damadınız hayırlı dua edilecek kişidir. Oğlunuz varsa, ağzıyla kuş tutsa da hayırsız ve oğlunuzu sizden uzaklaştırmış bir gelin sahibisinizdir.

Sonra da kızların vefakar, hayırlı evlat oldukları paylaşımları beğenir, oğullarınızı hayırsızlıkla suçlarsınız. Oysa bu hayatta evlat dahi olsa, almadan vermenin sadece Allah'a mahsus bir şey olduğunu hep hatırlamalısınız. Gelininize davrandığınız gibi kızınıza da davranana kadar kim hayırlı kim hayırsız asla bilemezsiniz.

Benim iki oğlum var. Gelecekte çok şey beklemiyorum onlardan. Ben anne olarak üstüme düşenleri yaparım, gerisi onların bilecek olduğu iş. Zaten bir kaç arkadaşımla yaşlanınca kendimize bir çiftlik evi kurup, gelirlerimizi ortaya koyarak yaşamayı yaklaşık 10 yıldır düşünüyoruz :)

Umarım kız annelerini kızdırmamışımdır :) Bunlar mutlaka olacaklar değil, olası olacaklar. Çünkü anne olmak biraz da hemcinsiniz olan evladınızı biraz daha fazla kollamaya neden oluyor. Sizin yaşadığınız zorlukları o yaşamasın istiyorsunuz.

Sevgiler
Şafak

*Not: Resim webden alıntıdır.


12 Mar 2014

ACIYI TARİF ETMEK ZOR YAŞAYAN BİLİR


Eğer, bir yerlerde günahsızca ölen biri olduğunda, kendini onun ve onu sevenlerin yerine koymuyorsan sen İNSAN DEĞİLSİN...

Ölümün dili, dini, ırkı, vatandaşlığı yoktur. Ölümün her alanda ki karşılığı boşluk ve hissedilen sızıdır.

Kıskançlık insan doğasında var. Habil ile Kabil'den beri insanlar hep hayvani duygularla öldürür birbirini. Amaç diğerinden daha çok şeye sahip olmaktır.

Siyaset, bir kaç kişi hariç, öyle halkım mutlu olsun diye yapılmadı bu güne kadar. Yoksa niye paralarını ve hayatlarını bu işe harcasınlar ki?

Takım tutar gibi parti tutulmaz, fikirlerine uyan partiyi seçersin. Dürüstsen dürüst biri, iyi insansan iyi biri, hırsızsan hırsızı seçersin, yoksa babanın oğlumu ki savunacaksın oy verdiğin partidekileri.

Bana verilen emri uyguladım demek, kolay kaçıştır. Asıl neden kendini garantiye almaktır hepsi bu.

Vicdan, kendinle baş başa kaldığında kimseye söyleyemediğin gerçekleri kendine söylemektir.

16 yaşında bir çocuk bugün öldü. Ekmek almaya mı gidiyordu, taş mı atıyordu ben onu bunu bilmem. Tek bildiğim sadece 15 yaşındaydı vurulurken...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...