9 May 2014

SONUNDA BU DA OLDU TAGLANDIM :)



Merhaba,

Sevgili aayparcasi.blogspot.com 'un marifetli sahibi Aycan beni taglamış. Sitesinde çok güzel el emeği şeyler var. Bir göz gezdirin derim :)

Hemen sorulara cevap vermek istedim :) Kendisine teşekkür ediyorum.

1- Telefonun nerede?
Kimbilir?

(Bir ara buralardaydı ama kim bilir nereye bıraktım :) )

2- Partnerin?
eşim

3- Saçların?
Kestirsem mi?

4- Annen?
Mutluluk ♥

5-Baban?
Güveniyorum

6- En sevdiğin eşya?
Bilgisayarım

7- Son gece gördüğün rüya?
Hatırlamıyorum 

8- Hayalindeki araba?
Mini cooper

9- İçinde bulunduğun oda?
Sessiz

10- Korkun?
Kaybetmek

11- On sene içinde ne olmak istiyorsun?
Emekli :)

12- Sen ne değilsin?
Vicdansız

13- En son yaptığın şey?
Yazmak

14- Üzerinde ne var?
Eşofman

15- Senin hayatın?
Hızlı

16- Moralim?
Kararsız

17- Şu an ne düşünüyorsun?
Yazmalıyım

18- Senin bilgisayarın?
Samsung

19-Bira?
Sarhoş

20- Aşk?
Adem ile Havva

Bende öncelikle isteyen herkesi ve Gülümse Yüzüme blogunu taglıyorum

Sevgiler
Şafak


7 May 2014

KEDİ DİLİ BİSKÜVİDEN EKLER PASTA



Merhaba,

Geçenlerde kedi dili bisküviden ekler pasta yaptım oldukça da beğenildi. İşin en güzel tarafı tamamını yapmak 15 dakikamı aldı. Özellikle çalışan kadınlar için yemeğe misafir geleceğinde akşamdan hazırlanabilir. Kapaklı bir borcama konularak buzdolabında tazeliğini koruyarak bekler. 

Tarifi sizinle de paylaşmak istiyorum.

Malzemeler

1 paket kedi dili bisküvi
Islatmak için yaklaşık 1 bardak süt

Muhallebisi için 

* Bu tarifi, Pril etkinliğinde karşılaştığım sevgili Lezzet Tramvayı önerdi. Gerçekten güzel oluyor. Ben sadece yumurta sayısını azaltıp beyazını katmadan yaptım. 


3 bardak süt
1 yumurta
Yarım fincan  mısır nişastası
1 bardak şeker
1 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı  tereyağı
Üstü İçin,
Yaklaşık 200 gr. kuvertür çıkolata
Yapılışı
Öncelikle tüm muhallebi malzemelerini yağ hariç soğuk sütte karıştırın. Ardından orta ateşte göz göz olana kadar pişirelim. İndirmeye yakın terayağını ekleyelim.
Ayrı bir kaba yaklaşık 1 bardak soğuk süt koyun ve kedi dillerini batırıp çıkarın. Bir borcama dizebilirsiniz. Sonra üzerilerine hazırladığınız muhallebiyi dökün ve ikinci kat kedi dilleri içinde sütle ıslatma işlemini tekrarlayın.
Siz bu işlemi yaparken yarım çay bardağı suyun içine kuvartür çikolatanızı koyun ve eritin. Burada benmari usulü de yapılabilirdi ama çikolata çok koyu olacağı için su ile inceltmeyi seçtim, tadında da çok büyük farklılık olmadı.
Erimiş çikolatayı bir kaşık yardımı ile kedi dilinden hazırladığınız minik pastacıklara dökün.
Afiyet olsun
Sevgiler
Şafak 


"La Casa de los Aromas” Markasının Blog İzleyicileri İçin Düzenlediği hediye kampanyasına Katılın


Merhaba 

"La Casa de los Aromas” markasının Blog izleyicileri için düzenlediği bir kampanya var. Bu kampanya ayın 1'i ile 20 si arası devam edecek. 

Yapılacak şeyler çok basit


Öncelikle firmamızın Facebook sayfasında herhangi bir fotoğrafa yorum yazılıp, paylaşılıyor ve beğeniliyor,

Ardından firmamızın internet sitesinden istenilen herhangi bir “La Casa de los Aromas” marka üründen 1 adet seçiliyor,

Sonra seçilen ürünün bilgisiyle birlikte isim, soyad, tel, adres bilgisi ve yönlendiren boggerın ismi;  internet sayafmızdaki iletişim bölümündeki mesaj kutusundan, “Facebook sayfanıza yorum yaptım, paylaştım ve beğendiğim.” yazılıp, gönderiliyor,

Daha sonrasında firmamız da, 20 gün boyunca gelen mesajları toplayıp ardından kura yöntemiyle belirledikleri 50 kişiye  Facebook sayfalarında ki işlemlerini de kontrol ettikten sonra, hediyelerini kargoluyorlar. 

Kargo ücreti firmaya ait. 

Bir kaç küçük ayrıntı var. Bu ayrıntılara da dikkat etmenizi öneriyorum. 

İnternet sayfasındaki iletişim formu eksiksiz doldurulmalıdır.

Aynı ev adresine kayıtlı yalnızca tek bir takipçimizin müracaatı kabul edilmektedir.  Yani aynı adresten 1 den fazla kişi katılamıyor.

Eminim takip ettiğinizi 1’den fazla blogger vardır.  Farklı blogger adları yazarak 1’den fazla müracaat yapıp şansınızı arttırabilirsiniz fakat 1 adetten fazla ürün kazanamazsınız.

Ayın 20’sinden sonraki müracaatlar kabul edilmeyecektir.

Ürün dağıtımları , ilgili kampanya ayının sonuna kadar tamamlanacaktır.

Seçilen ürünün, o anki stokta bulunan çeşitlerinden gönderilecektir dolayısıyla çeşit seçimi firmamız inisiyatifindedir. Bu yüzden üyelerinizin çeşit bildirmesine gerek yoktur dediler ancak siz yine de bildirin belki istediğinizi kazanırsınız.

Kuraya katılanları ve sonuçları şeffaf bir şekilde internet sayfalarından yayınlanacaklar. Bu nedenle facebook sayfasını beğendiğinizde mutlaka bildirimleri al kutucuğunu da işaretleyin bence.

Sahte özlükler açıldığı tespit edilirse, hediye gönderilmeyecektir.

Facebook sayfalarında beğendim paylaştım gibi kelimeler yerine gerçeğe uygun yorumlar veya yazılar yazılmasını rica ediyorlar.

Eğer hediye kazanırsanız bana da haber verin, umarım benim blog adımla katılan herkes kazanır :)

Sevgilerimle

Şafak

6 May 2014

POZİTİF DÜŞÜNCELER OYUN ATÖLYESİ



Merhaba,

Cumartesi günü Ege ile beraber düştük yine yollara. Bu sefer ki mekanımız Pozitif Düşünceler  Takımının ilk etkinliği olan Oyun Atölyesi'nin biz anneler için The Green Park Hotel - Bostancı'ydı. Biz anneler Atölye etkinliklerini yaparken çocuklarda Zürafa Ana Okulu öğretmenleri eşliğinde oyunlar oynayıp, aktiviteler yaptılar.





Önce size biraz oluşumdan bahsetmek istiyorum. Pozitif Düşünceler,  hem anne hem iş kadını olan 4 tatlı bayandan oluşuyor. Pozitif düşünceler hem kadın hem de annelerin ilgi alanına giren konularda, eğitim, atölye ve aktiviteler düzenliyor. Ayrıca Sosyal sorumluluk projesi  okul öncesi kitap, oyuncak ve malzeme kampanyasını da sürdürüyor. İlk olarak Şanlıurfa Deniz İlk öğretim okulu ana sınıfı için başarılı bir kampanya yaptılar ve hedefleri olan 1000 parça yardımı toplamayı başardılar.


Atölyede, Kurucu Biricik Nuray'ın yaptığı açılış konuşmasının ardından Nefes Koçu ve Kahkaha Yogası Lideri Aydan Ermiş koşulsuz çocukça kahkaha atma Yogası yaptırdı. Nefes egzersizleri yaptık. Doğru nefes almanın, insan vücudu için ne kadar önemli olduğundan, doğru nefes almanın mutluluk hormonlarını daha çok çalıştırdığından bahsetti. Gerçekten en eğlendiğim bölümdü diyebilirim. 

Anlattığı doğru nefes alma tekniklerini, orada tanıştığım ve beni takip ettiğini söyleyerek çok mutlu eden blogger arkadaşım Nuket öyle güzel anlatmış ki, üstüne yazmak istemedim :) Okumak için Tık Tık 



Aydan hanım, çok hoşuma giden bir cümle söyledi. "Nefes almak çok önemli, bizler hayata ilk nefesle merhaba deyip, son nefesle elveda diyoruz" Ne kadar doğru değil mi?

Aydan hanım hakkında daha çok bilgi almak ve Yoga eğitimlerine katılmak isterseniz Tık Tık

Kısa bir molanın ardından, Doğru Oyun ve Çocuğun Gelişimine Katkıları konusunda Esra A. Akalın ve Mine Topal'ın tavsiyelerini dinledik. Oyunun çocuk hayatında ki önemini vurguladılar. 


Oyun, çocuğun hiç kimseden öğrenemediği şeyleri kendi deneyimleyerek öğrenmesi demek. Çocukların hayal gücünü ve sosyal becerilerini geliştirir. Fiziksel ve duygusal gelişimini de destekler. Çocuğu oyun oynarken izlediğinizde onun sosyal yapısı hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Baskın kişilik mi, kıskanç mı, bencil mi, içine kapanık mı gibi. 

Çocuğunuz evde sıkıldığında, siz çözüm bulmazsanız kendi bulmak zorunda kalır ve fikir üretmeye başlar. TV ve bilgisayar oyunları, çocuğa uzun süreli kullandırılmamalı. Almanlar bu konuda bir hesaplama yapmış, bu formül kullanılabilir.

Yaş / 10 *60 Mesela bu formüle göre Ege 30 dakika tv seyretmeli. Ne yazık ki biz bu süreyi aşıyoruz :(

Çocuğunuzla oyun oynarken onun patron olmasına izin verin. Siz yönlendirici değil oynayan kişi olun. Ne oynarsanız oynayın sonu sarılma ile bitsin.

2. Molamızı verdik. Çocuklarımıza baktık. Hatta onların oyununa bizde katıldık ve tekrar salondaki yerimize döndük.



Bu sefer konumuz Çocuk Oyun ve Kitaptı. Bu sefer konuklarımız, Uzman Pedagog Belgin Temur, Çocuk kitabı yazarı Aytül Akal ve İyi Cüceler Kitabevi sahibesi Biranda Çoban'dı.

İtiraf ediyorum biz Ege ile kitap okuma işini rayına oturtamadık. Bir çok hikaye ve eğitici kitap almama karşı, kısa bir sürede sıkılıyor ve Lego ya da küçük figürleri ile oynamayı tercih ediyor. 

Onların anlattıklarımdan aldığım notlar ile şöyle.

Kitap okumak çocukları eğlendirirse sevdirir. Çocuklarda olmayan hiç bir duygu kitapta duyduğu ya da okuduğu için ortaya çıkmaz.

Kitap seçerken yaşa uygun olmasına dikkat etmek gerekir. Çocukların özellikleri farklı olsa da kitap üzerinde yazan yaş aralıkları genel olarak uygundur.

Renkli kitaplar sadece  okul öncesi çocuklar için uygun değildir sanıldığının aksine her yaş çocuk için uygundur.

Aileleri kitap seçerken kendi istekleri doğrultusunda değil, çocuğun ilgi duyduğu kitabı alma yolunu seçmelidir.

Kitapla oyunu bir araya getirirseniz kitabı sevdirmeniz kolaylaşabilir. Kitabı okurken hem siz hem de çocuğunuz keyif almalıdır. İyi bir çocuk kitabı yetişkinin de severek okuduğu kitaptır.

Kitabın sonunda ilgisini ölçmek ya da ilgilenmesini sağlamak için, en beğendiğin yerin resmini yap diyebilirsiniz. O resmi kitabın sonuna ya da ayrı bir albüm yaparak albüm yaprağına yapıştırabilirsiniz.  (Bu olayı, Aslan Dan'in maceraları isimli çizgi filmde yapıyorlar, nedenini şimdi anladım )

Okumaktan sıkılan çocuklar için 10-12 yaşına kadar siz okumaya devam edebilirsiniz. Çocuk okumayı öğrendiğinde artık okumayı biliyorsun kendin oku diye zorlamamalısınız.

Okuma alışkanlığı ve hızlandırması yapmak için sadece kitap şart değildir. Bunu çocuk dergileri ile de sağlayabilirsiniz.

Ardından küçük bir çekiliş oldu. Şanslıydık bize de çıktı :)

Ardından çocuklarımızı aldık ve onlarla da etkinlik yaptık. İstanbul Drama Sanat Akademisinin öncülüğünde Tavşan kaç bile oynadık :)

Bu güzel günün ardından emeği geçen herkese ve beni davet ettikleri için Pozitif Düşüncelere teşekkür ediyorum. Onları izlemeye almalısınız. Belki bir başka etkinliklerinde sizinle de tanışabiliriz, tanışamazsak da çok faydalı olacaklarından eminim 

https://www.facebook.com/pozitif1dusunce

http://pozitifdusunceler.com/

https://twitter.com/Pozitif1Dusunce


Sevgilerimle 

Şafak

Not: Resimler Pozitif düşünceler'in sosyal paylaşımlarından alınmıştır.





4 May 2014

ANNELER GÜNÜ HEDİYEM SAHİBİNİ BULDU

Herkese merhaba,

Anneler Günü hediyesini kime vereceğim yarın belli olacaktı ama Anaokulunda anneler günü kutlaması olduğu için gecenin bu saati yapmaya karar verdim. 

Ek haklarla birlikte 64 hediye hakkı oldu. Hediyeyi kime vereceğimi son bir kaç defadır yaptığım gibi Çekilişyap.com adresinden gerçekleştirdim. Tık Tık 

Hediyeyi  kazanan, Juliette Koç..








Kendisini tebrik ediyor ve iletişim bilgileri için hemen mail atıyorum.

Bir sonraki hediye için şimdiden bir şeyler düşünmeye başladım. Yine de fikirleriniz varsa beklerim.

Sevgiler
Şafak

29 Nis 2014

LÜTFEN ÇOCUKLARINIZI KORUYUP KOLLAYIN


Merhaba,

Bugün televizyonda yine kötü bir haber vardı. Annesi pazara gittiğinde evde kalan büyük ablalarına emanet edile bir minik, evden çıkıp gidiyor ve ne yazık ki cansız bedeni bulunuyor. İnsanlar artık öyle acımasız olmuş ki, intikam için bir çocuğu öldürebiliyor. Sadece ailesinin canını yakmak için tecavüz edebiliyor. Çok korkunç çok. Herkes idamın ne kadar kötü bir şey olduğunu söylüyor ama bence böyle şeyler yapanlar, en ağır işkencelerden geçirilip sonra da idam edilmeli. Çünkü bunun asla haklı bir nedeni olamaz ve şahsım adına söylüyorum böyle düşündüğüm için birileri beni sevmeyecekse de sevmesin.

Son günlerde, basında öyle çok bu tarz kötü haber okudum ki, iyice her şeyden korkar oldum. Neredeyse her an yeni bir haber, yeni bir acı. Hiç dinmeyecek bir acı hemde. Yine çocuklar kayıp, yine çocuk öldürülüyor. Minicik bedenlere zulüm uygulanıyor. Lütfen çocuklarınızı koruyup kollayın.

Kendimce çocuğumu korumak için bazı yöntemler geliştirmeye çalışıyorum. Mesela dışarıdayken beni bırakıp olduğumuz yerden ayrılması benim hemen sinirlenmeme yol açabiliyor. Çocuklar ne yazık ki dışarı da başlarına gelebilecek şeyleri algılayamıyor. Ne kadar konuşursanız konuşun, bir şey olmaz ki diye düşünüyor.

Mesela ben gittiğim hiç bir yerde rahat değilim. Efe Deniz küçük olduğu için şimdilik böyle bir sorunumuz yok ama gözüm sürekli Ege'nin üzerinde. Yanımdan ayrılma, baktığımda seni görebileceğim mesafe de kal diyorum.

Benim Ege'ye verdiğim öğütlerin bazıları şunlar.

1- Dışarı çıktığımızda, bir şekilde bir birimizi kaybedersek, olduğun yerde dur ve beni bekle. Ben seni mutlaka bulurum.

2- Eğer bulunduğumuz yer bir alışveriş merkeziyse, gel ben anne babanı tanıyorum seni götüreyim diyen kimseye inanma. Bak bu alış veriş merkezinin danışması burası, şu kıyafetli abi ve ablalarda güvenlik görevlisi. Onların yanına git, adını söyle ve bizi anons etmelerini iste, onlarla bile olsa bir yere gitme dur bekle.

3- Bahçeye çıktığımızda eğer birbirimizi göremeyeceğimiz bir yere gitmek istersen arkadaşlarınla gel bana söyle, ben sana yakın bir yerde dururum. Site içinde bile olsa kimseyle evine gitme.

4- Biz yanında yokken biri sana yiyecek, içecek, oyuncak verirse alma. Canın çok çekse bile bana söyle ben alabilirsin dersem al, ya da ben sana alırım benden iste.

5- Yabancılara adını söyleme. Biz yanında yokken konuşma

6- Biri sana istemediğin hoşuna gitmeyen bir şekilde dokunursa, hemen bağırmaya başla. Daha önce çocuklarda cinsel istismara hayır konulu yazımdakileri uyguluyorum. Yazı için Tık Tık

7- Yolda giderken elimi bırakma, koşma, caddeye atlama.

8- Bizim haberimiz olmadan evden ayrılma. (kapımızın üst kilidi sürekli kilitli)

9- Pencereler açık bile olsa, sakın dışarıya bakayım diye camdan sarkma, düşebilirsin. (Tüm pencerelerde çocuk kilidi var ve onlar evdeyken açtığımda yukarıdan açıyorum, tamamen açmıyorum. Ben başka bir şey yapmaya dalabilirim ve fark etmem diye)

10- Havuzun en derin kısmında baban ya da kolluğun yokken yüzme. (Ege iyi yüzüyor ama bende yüzme fobisi var, bir şey olsa kurtaramam ama babası kurtarabilir)

12- Benimle konuşmadan kim olursa olsun, anne ve babanın haberi var veya  hastalandılar seni onlara götüreceğim diyen kimseye inanma.

Bunların dışında anlık gelişen olaylarla da çocuğumuza kendini korumayı aşılamalıyız.

Çocuklarınızı yalnız başına  mahalle aralarında, sokaklarda oynatmayın. Evet çocuklar için oyun alanı ne yazık ki ülkemizde çok az ama siz  yine de şartları zorlayın, gerekirse dışarı çıkışlarını azaltın, gerekirse arkadaşlarının ailelerini tanıyıp eve çağırın, ev dağılsın siz yorulun ama gözünüzün önünden ayırmayın.

Çocuklarınızı internet cafelere göndermeyin. Televizyon seyredeceğim diye, onun yaşına uygun olmayan aptal saptal dizilerle kafasını bulandırmayın. Çizgi filmleri bile seçerken, savaşlı, hayaletli kafasını karıştıracak gerçek dışı çizgi filmleri açmayın. O tarz yayın yapan çizgi film kanallarını silin.

Çocuklarımızı koruyup kollamamız lazım. Onlar bize emanet. Onlar bizim canımız kanımız. 

Kötü şeyler yaşamamak umuduyla

Sevgiler
Şafak


Not: resim unicef'in sayfasından alıntıdır.




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...