29 Ağu 2014
KIŞ SOĞUĞUNDA YAZLIK DOMATESLE YAPILAN MENEMEN
Merhaba,
Yazın sonlarına geldik neredeyse. Eylül ayı, domateslerin artık iyice olgunlaşıp sonlandığı ay. Menemen sever misiniz bilmiyorum ama ben bayılırım. Kışın alınan sera domateslerle yazın yediğimiz kadar güzel olmuyor. Ben de tam bu nedenle, her sene 6-7 tane de olsa menemenlik konserve yapıyorum. Aslında buzluğa da atılarak yapılabilir ama buzdolabından çıkardıktan sonra fazlaca sulanıyor ve farklı bir tat oluyor.
Çok zor olmasa da menemenlik konserve hazırlamak için insanın vakti olması lazım. Bu sene sadace 7 kavanoz yaptım. 15 günde bir yapsak yeter diyorum.
Gelelim yapılışına;
Malzemeler:
6 kg olgun domates
1 kg çarliston biber (siz sivri biber de koyabilirsiniz ama ben çocuklar nedeniyle kullanamıyorum)
1 çay bardağı ayçiçekyağı
1 çorba kaşığı tuz
Yapılışı:
Biberleri ayıklayıp, doğrayın. Domateslerin kabuklarını soyup büyük parçalar halinde doğrayın. Ayçiçekyağını tencerede biraz ısıtıp, biberleri sarartana kadar kavurun. Domatesleri de ekleyip kaynamaya bırakın. Arada sırada karıştırın. Bazen oldukça fazla su bırakabiliyorlar. Domateslerin çok erimesine izin vermeyin. İçine tuz ekleyin.
Konserve şişelerini ve kapaklarını sıcak suda kaynatıp hazırladığınız malzemeyi ateşten indirir indirmez doldurun ve ağzını sıkıca kapatın. Elinize mutlaka mutfak eldiveni takın ki yanmasın çok sıcak oluyor. Ters çevirerek sarılmadan durabileceği bir yerde 1 gün saklayın. Ertesi gün serin ve kuru bir yere kaldırın.
Kışın, menemen yapmak istediğinizde, kavanozdan çıkartıp ısıtıp ardından yumurtalarını kırabilirsiniz.
Afiyet olsun
Şafak
26 Ağu 2014
EVDE YOĞURT YAPIMI
Merhaba,
Ege doğduğundan beri ona yoğurdunu kendim yaptım. O zamanlar bir mandıradan alma şansım olmadığı için, günlük sütten yapıyordum. Eşim tadını beğenmediği için, marka yoğurtlardan da almaya devam ettik. Ancak son bir yıldır, blog dünyasına girmemle ve seminerlere gidiyor olmam nedeniyle bu konuda biraz daha hassaslaştım. Efe Deniz'in de aramıza katılmasıyla evde yoğurt yapmak daha da önem kazandı. Bir de oturduğumuz yerde komşumuzun oğlu mandırada çalışınca sütü de ondan almaya başladık. Eşim de bu yoğurdu tüketmeye başladı. Çok zorunlu olmadıkça hazır yoğurt almıyoruz. Alınca da çocuklara yedirmemeye çalışıyorum.
Bu gün sizlerle yoğurdu nasıl mayaladığım hakkında yazmak istedim. Bir çok sitede tarifi bulmak mümkün. Ama bana göre en önemli püf noktası maya katacağınız sütün sıcaklığı. Sıcaklık doğru olursa, yoğurdunuz daha iyi tutuyor ve tadı daha güzel oluyor.
YOĞURDU NASIL YAPIYORUM?
Ben 3 lt. süt alıyorum. Sütü kaynatıp bir litresini içmek için ayırıyorum. Kalan sütü yoğurt yapımında kullanıyorum. Serçe parmağınızı sokup, 7 saniye tutabilirseniz sütünüz yeterli sıcaklığa gelmiş oluyor. Yaklaşık 2 yemek kaşığı yoğurdun içine, bu sütten alıp iyice ezerek karıştırmalısınız. Ardından kalan sütünüzün içine karıştırın, ağzını kapatıp bir battaniyeye sarıp, yerinden hiç kıpırdatmadan yaklaşık 6 saat bekletin.
Aşağıda aşama aşama resimler bulunmakta.
Ardından yoğurdunuzu çok sarsmadan olduğu yerden alıp buzdolabına yerleştirin. Burada da yaklışık 5-6 saat beklerse iyi olur. Dolaba koymadan önce yoğurdunuz tutmamış gibi gelebilir size. Hiç korkmayın buzdolabına koymak bu işe yarıyor. İşlemi tamamlıyor.
Çocuklarımız ev yapımı yoğurdu inanın hak ediyor.
Afiyet olsun
Şafak
İZMİR GEZİLECEK YERLER - EFES ANTİK KENTİ
Merhaba,
Bugün de biraz İzmir'de gezelim diyorum ne dersiniz?
İlk durağımız Selçuk ilçesinin sınırları içerisinde bulunan Efes Antik Kenti.
Efes antik bir Yunan kenti. Sonrasında da Roma'nın önemli şehirlerinden biri olmuş. Efes harabelerine girerken 30 Tl ücret ödüyorsunuz. Eğer sizde bizim gibi çok müze ve ören yeri gezecekseniz müze kartı almanızı öneririm. Müze kartının fiyatı 40 TL ve bir çok yerde geçiyor. Ayrıca bir yıl içinde aynı yeri 2 kere ziyaret edebiliyorsunuz. Sadece Türk vatandaşları ve KKTC vatandaşları alabiliyor. Çanakkale gezimizde almadığımız için çok pişmanım.
Bugün de biraz İzmir'de gezelim diyorum ne dersiniz?
İlk durağımız Selçuk ilçesinin sınırları içerisinde bulunan Efes Antik Kenti.
Efes antik bir Yunan kenti. Sonrasında da Roma'nın önemli şehirlerinden biri olmuş. Efes harabelerine girerken 30 Tl ücret ödüyorsunuz. Eğer sizde bizim gibi çok müze ve ören yeri gezecekseniz müze kartı almanızı öneririm. Müze kartının fiyatı 40 TL ve bir çok yerde geçiyor. Ayrıca bir yıl içinde aynı yeri 2 kere ziyaret edebiliyorsunuz. Sadece Türk vatandaşları ve KKTC vatandaşları alabiliyor. Çanakkale gezimizde almadığımız için çok pişmanım.
Efes Harabeleri oldukça iyi durumda. Diğerlerine kıyasla tabi.
Böyle ağaçlı bir yoldan giriş yapıyorsunuz.
Celsus Kütüphanesi en ilgi çeken yerlerden biri.
Burada resmimi çekmek oğluma kaldı :)
Eğer İzmir'e yolunuz düşerse mutlaka ziyaret edin.
Sevgiler
Şafak
25 Ağu 2014
TARHANA BABADAN BİN YILLIK ŞİFA
Tarhana, bizim ailede çok önemli bir besin kaynağı. Anneannemiz her sene yapıyor ve en büyük pay bizim eve geliyor. Hatta erken bitip, anneanne, teyze, dayı kimin evinde varsa onları da topluyoruz :) Çünkü çok besleyici, hazmı kolay. Daha ne olsun.
Çocuklar annemin yaptığı tarhanadan başkasını da yemiyorlar. Geçen aylarda katıldığım #Gardenevent sponsorlarından Tarhana Baba'dan gelen tarhanayı bu nedenle pişirmemiştim. Ancak çok da merak ediyordum. Bu nedenle bugün hadi bir cesaret deyip denedim. Sonuç mu? Şaşırtıcı... Çocuklar ilk defa başka birinin yaptığı tarhanayı yediler.
Tarhana Baba olarak ünlenen Mustafa Yeldanlı 1938 Uşak doğumluymuş. 1976 yılında, evde yapılan tarhana ve salçayı yapıp satma fikri ile ticarete atılmış. O dönemlerde bu nedenle alay konusu bile olmuş, kim alacak demişler. Ancak o yılmamış, zamanla çocuklarını da işin içine katarak, büyümüş ve 2005 yılında bayrağı oğullarına teslim etmiş.
Tarhana babanın ürünü sadece tarhana değil. Aynı zamanda, reçel, marmelat, pekmez, erişte gibi birçok ürünü internet sitesi üzerinden sipariş verebiliyorsunuz. Günümüzde rastlanmayan bir durum ilgimi oldukça çekti. Kapıda ödeme yapabildiğiniz gibi, ürünü teslim aldığınızda paket içerisinde ödeme yapabileceğiniz hesap numaraları çıkıyor ve siz 10 gün içinde yatırabiliyorsunuz. Bu devirde kimse kimseye güvenmezken, Tarhana Babanın güveniyor oluşu, aslında onun ne kadar güvenilir olduğunu ispatlıyor bence. Tıpkı geçmişteki, ticari ahlak gibi.
Tarhana Baba markası ile tanıştığıma çok memnun oldum. Diğer ürünlerini de en kısa sürede denemek istiyorum. Sizde sitesini inceleyin derim.
Ürünler ve Fiyat listesi için Tık Tık
Sevgiler
Şafak
24 Ağu 2014
ZEYTİNYAĞLI PATLICAN YEMEĞİ
Merhaba,
Patlıcan yemeği küçükken sevmediğim ama büyüdükçe aşık olduğum bir yemek. Patlıcan mevsiminin son günlerini yaşarken sizlerle zeytinyağlı patlıcan yemeği tarifimi paylaşmak istedim.
Ben patlıcan yemeğini asla kıymalı ya da etli yapmam. Ne bileyim birbirlerine yakışmadıklarını düşünüyorum. Patlıcan yemeğini güzel yapmanın sırrı ise, patlıcanların önceden acı sularını almak için tuzlu suda bekletmekten ve sonrasında kızartmaktan geçiyor bana göre. Biraz zahmetli, birazda kızartma olduğu için sağlıksız olduğunu söyleyecekler olabilir ama daha farklısını ne yazık ki yiyemiyorum.
İşte malzemeler
4 adet orta boy patlıcan
1 soğan
4 domates
10 adet çarliston biber
3 diş sarımsak
1 yemek kaşığı biber salçası
Tuz
Kekik
Karabiber
1 çay kaşığı şeker (bir kesme şeker de olur)
Yapılışı
Patlıcanları alacalı soyup bir kaç saat tuzlu suda bekletin. Suyu siyah çıktığında o suyu dökerek temiz su da yıkayın ve kurulayın. Kurulama işlemini elinizde sıkarak yapabilirsiniz. Ardından patlıcanları ne fazla ne de az olacak şekilde kızartın. Renk değiştirmesi yeterli.
Patlıcanlar kızarırken ayrı bir kapta doğradığınız soğanları pişirin. Ardından çarliston biberlerini ekleyerek kavurun. Domatesleri küp küp doğrayıp salçayı da ekleyerek, domatesler pişene kadar orta ateşte bırakın. Domatesler piştiğinde, tuz, karabiber, soyulup doğranmış sarımsak ve kekik ekleyin. Bir miktar da sıcak su koyarak bir kaç dakika birbiri ile özdeşleşmesini sağlayın.
Kızarmış patlıcanların üzerine hazırladığınız bu sosu dökün. Suyunu ayarlarken patlıcanların üzerine kadar gelmesi yeterli. Pişmiş yemeklerde mutlaka sıcak su kullanmalısınız. Ağzı kapalı olarak 20 dakika kısık ateşte pişirin. Pişerken karıştırmayın sadece bir kaşık ile hafifçe aralarını açabilirsiniz.
Afiyet olsun
Şafak
21 Ağu 2014
ÇOOK ESKİLERDEN BİR ŞİİR
Beyoğlu'nun bilmediğim bir sokağında,
Akıp giden insanlarla, akıp giden zamanları düşünüyorum
Karşıdaki kitapçıdan daha önce hiç duymadığım melodiler yükseliyor geceye.
Oysa bu gece, hayattan tek istediğim şey bir kadeh şaraptı.
Hayat ise ısrarla beni anlatıyor bana,
Tek bir şey geçiyor şu an aklımdan
Keşke söyleyebilseydim....
Eylül 2004
Şafak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










