28 Tem 2017

Okula Başlama Yaşı ve Anaokulu'na Kayıt Maceramız Başlıyor



Merhaba,

Anaokulu çocuklar için hayatlarının bir dönüm noktası diye düşünüyorum.  Daha önce Ege anaokuluna gittiğinde, o dönemki bizim ve okulların yaşadığı zorlukları anaokulu yazımda anlatmıştım.

Bu sene de Efe Deniz Anaokuluna başlayacak. Efe Deniz arkadaş canlısı bir çocuk ve geçen yıldan beri okula gitmeyi çok istiyor. Bu sene devlet anaokulu için biraz erken diye düşünüyordum ama kayıt için yaşını dolduracağını fark ettiğimde kaydettirmeye karar verdim. 

2 gün önce Resmi gazetede yer alan bilgiye göre 2017-2019 öğretim yılında hayata geçirilmek üzere, Anaokulları şu an zorunlu eğitime dahil oldular. E-okul sistemine bu bilgilerin dahil edileceği yazıda belirtiliyordu ancak henüz bir şey yok. Sanırım bu eğitim yılında çalışmalar ancak tamamlanacak.  Ayrıca bu uygulamanın sağlıklı bir şekilde yürütülebileceğine çok inanmıyorum. Bunun nedeni de bana göre anaokullarının yetersiz olması.

Mesela bizim ilkokulda 10 tane birinci sınıf var. Bu durumda en az 10 tane de anasınıfı gerekecek. Peki bu çocukları nasıl konumlandıracaklar. Ege'nin ilkokuluna yapılan ek bina, son dakika imamhatip ortaokula dönüştü. Peki şimdi yakınlarda başka da bir ilkokul olmadığına göre anaokulu çocuklarını nereye yerleştirecekler. İlk Okula bağlı anaokulumuz elimizden alınan, imam hatip ortaokuluna dönüşen binaya geçen yıl 4 sınıf olarak taşınmıştı.  Okulun bünyesine dahil edilen ve ayrı bir girişi olmadığından ve büyük abilerle aynı okulda okuması belki de fiziksel olarak sıkıntılara neden olacağından ayrı girişi olmayan bir anaokuluna göndermek istemiyorum da. 

Ayrıca bir siteden aldığım resmi yazıda da sanki karışıklıklar var gibi. Bu yazıyı okuyan yetkili birileri varsa yorumlarını merak ediyorum.


Bizim durumumuza dönecek olursam;

Şimdilik yine yakın bir başka ortaokulun bünyesinde bulunan ancak girişi ve bahçesi ayrı olan bir başka anaokuluna kaydettirmeyi düşünüyorum. Ege'yi götür sonra Efe'yi götür sonra Ege 'yi al eve getir sonra Efe'yi tekrar okuldan al, benim için oldukça zor olacak diye düşünüyorum. İnşallah bu seneyi kolaylıkla atlatabiliriz. Sonrasında bir sene daha anaokuluna gönderneyi ve ilkokul kaydını 7 yaşında yapmayı planlıyorum. Çünkü bir çok kişinin aksine ilkokul yaşının 7 olması gerektiğini düşünüyorum. Bunun için de sanırım sağlık raporu almam gerekecek. Benim gibi merak edenler için MEB'in yayınladığı bilgiyi buraya ekliyorum.


Okul öncesi ve ilköğretim kurumları yönetmeliğine göre;


Okul öncesi eğitim kurumlarında okula kayıt:

a) Anaokulu ve uygulama sınıflarına, kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 36 ayını tamamlayan ve 66 ayını doldurmayan çocukların kaydı yapılır.
b) Ana sınıflarına, kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 48 ayını dolduran ve 66 ayını doldurmayan çocuklar kaydedilir. Ancak bir grup oluşturabilecek kadar çocuk bulunmayan okullarda 36-47 ay arası çocuklar da ana sınıfına kaydedilebilir.

c) 67, 68 ve 69 aylık olup da velisinin yazılı talebi veya sağlık raporu doğrultusunda ilkokula kaydı bir yıl ertelenen çocuklar okul öncesi eğitim kurumlarına öncelikle kaydedilir.

İlkokula kayıt:

a) İlkokulların birinci sınıfına, kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 66 ayını dolduran çocukların kaydı yapılır. Gelişim yönünden ilkokula hazır olduğu anlaşılan 60-66 ay arası çocuklardan, velisinin yazılı isteği bulunanlar da ilkokul birinci sınıfa kaydedilir.

b) Okul müdürlükleri, yaşça kayıt hakkını elde eden çocuklardan 66, 67 ve 68 aylık olanları velisinin vereceği dilekçe; 69, 70 ve 71 aylık olanları ise ilkokula başlamaya hazır olmadıklarını belgeleyen sağlık raporu ile okul öncesi eğitime yönlendirebilir veya kayıtlarını bir yıl erteleyebilir.

hazırladı.

Çocuklarının kaç aylıkken okula başlayacağı ile ilgili tereddüt yaşayan velilerin oldukça işine yarayacak olan 2017-2018 Eğitim Öğretim Yılı 1.Sınıf Okula Başlama Yaşı Tablosu  şöyle ;


2017- 2018 yılı okula başlama tablosu
Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Anaokulu zorunlu olmalı mı? 2 yıl üst üste anaokula göndermek yanlış mı? Ya okula kayıt yaşı için ne yapmalı? Görüşlerinizi bekliyorum

Sevgiler

Şafak

22 Tem 2017

"Sonsuzluğun Sonuna Dek" Kitap Yorumu




Merhaba,

Geçtiğimiz hafta ilk defa bir kitap turuna katıldım ve çok keyif aldım. Kitap turu nasıl bir şey derseniz, birkaç kitapsever yada kitap bloggeri bir araya geliyor ve seçtikleri bir kitabı birlikte okumaya başlıyorlar. Sonra hepsi sosyal medya hesaplarında kitap hakkında ki yorumunu paylaşıyor. Instagramda @otakukutuphanesi , @hayalperestinzamanyolculugu , @elmaskocan ve @safagindunyasi  olarak bulabileceğiniz 4 blogger olarak Dex Kitaptan yayımlanmış “Sonsuzluğun Sonuna Dek” kitabını birlikte okuyarak yorumladık. 

Kitap Jennifer L. Armentrout tarafından 2016 yılında yazılmış ve özgün adı “The Problem with Frower “ Karton kapak olan kitap 490 sayfa.




Sonsuzluğun Sonuna Dek kitabında koruyucu aileler tarafından büyütülen Mallory ile Rider ‘in hikayesi anlatılıyor. Birlikte aynı koruyucu ailede büyümeye çalışan Mollary ve Rider ne yazık ki o aile de çok kötü zamanlar geçirmiş. Küçük bir kız olan Mollary’i korumak için ondan birkaç yaş büyük Rider bir çok kere dayak yemek zorunda kalmış.

“Küçük bir kızken sürekli dolabımda saklanırdım. Tozla kaplı ve karanlıktı, naftalin kokardı. Ama orası beni dışarıdaki canavarlardan koruyan bir mabeddi. Büyüdüğümde ve saklanmam gerektiğinde hep gardıroplarının tüm o canavarları hapsettiği, benim de rahat rahat,  güven içinde yatağımda yattığım bir evde yaşadığımı hayal ederdim. Örnek alıp hayranlık duyabileceğim bir anne baba ile yaşadığım bir evi , ileride hayatımı nasıl daha iyi yönde değiştirebildiklerinden bahsedebileceğim bir konuşmanuın konusu olabilecek bir anne babayı. Ama saklandığım  canavarlar bana nezaketin ve sevginin karşılıksız verilmesi gerektiğini öğreterek beni şu anda olduğum kişi haline getirdiler. “

Gençlerin yolları kötü bir olay ile ayrılmış. Bir yangında kolları yanan–ki yanma nedeni çok acıklı - Mollary’i yattığı hastane de doktor olan Carl ve Rosa evlat edinmiş. Birkaç yıl birbirini görmeyen bu iki gencin hayatı bir tesadüf sonucu lisede yine kesişmiş ve asıl hikayede bu şekilde başlıyor.
Kitapta sadece bu iki gencin hikayesi yoktu. Hayatlarında olan başka kişilerin de hikayeleri vardı ve aslında herkesin hayatının zaman zaman zor zamanlardan, büyük acılardan geçtiğini okuyabiliyordunuz.
Kitap aslında bir çok duyguyu bir arada içinde bulunduruyordu. Arkadaşlık, kader ortaklığı, anne babası olmayan çocukların yaşadığı zorluklar, bulunduğun ortamın yaşamını nasıl etkilediği ve aşk.
Rider ve Mollary’in aşkı…

“Sonsuzluğun Sonuna Dek” arkadaşlığa ve aşka inancını kaybetmeyenler için yazılmış. Tavsiye edilir efendim :)


17 Tem 2017

Biricitle Yaza Merhaba Buluşması



Merhaba,

Geçtiğimiz Cumartesi günü, sevgili arkadaşım Yasemin'in düzenlediği "Biricitle Yaza Merhaba" blogger buluşmasındaydım. Crowne Plaza İstanbul-Florya 'da gerçekleşen event çok keyifliydi. Etkinlik öncesi İstanbul Akvaryum'u hep beraber gezdik ve yeniden hayran kaldık :) Daha önce yazmış olduğum İstanbul Akvaryum ile ilgili detaylı yazımı buradan okuyabilirsiniz. Hele Kutupta gelen Penguenler yok mu onlara ayrı bir bayılıyorum. 







Crowne Plaza Florya otel, konumu itibarı ile çok güzel bir otel. Daha önce bruncha da gittiğimiz otelde yiyecekler oldukça lezzetli. Özel günler için mutlaka değerlendirilmeli diye düşünüyorum. Florya'nın ilk ve tek 5 yıldızlı oteli olması ile de çok revaçta. 4 ayrı blokta 306 misafir odası bununan otelin neredeyse tamamına yakın odası deniz manzaralı.

Bizleri Salamina Restaurant bölümünde misafir ettiler. Hazırladıkları masa ve yiyecekler çok lezzetliydi.



Sponsorlarımızdan Minval yayınları sahibi Nesibe hanım ve HuncaLife yetkilisi Dilek hanım şahsen katılmıştı etkinliğimize. 


Minval Yayınları Nesibe Mumcu







Huncalife Dilek Erdoğan bizimleydi ve dolu dolu bir paketle katılmışlardı. İçinde yok yoktu :)


Gelelim diğer sponsor firmalarımızın hediyelerine




Gurme212 birbirinden lezzetli sosları ile bizimleydi.


Doğadan Çay, yeşilçay ve yasemin karışımı bitki çayı ile bizimleydi.


Yayla yeni bulgur çeşitleri ile bizimleydi. Vegan beslenme için oldukça uygunlar.


Sevgili Essence kozmetiğin kendi paletini kendin yap ürünlerini çok merak ediyordım. 


Dermokil yeni duş jeli ile bizlerleydi.



Dimes artık Ada Gazozu ile bizlerle. Bizden tam not aldı :)


Kirlenmek güzeldir diyen Omo vazgeçilmez markalarımdan.


Vissmate yüzey temizleyici ilk defa denediğim ürünlerden oldu. Kokusu oldukça kalıcı.


Amerikaların çok severek yediği Donut artık ülkemizde :) Krispy Kreme ilk denediğim bir tat.


Uber Kozmetik yeni tanışacağım bir marka. Krem kolonyasına bayıldım. Nasıl şirin bir ambalaj bu.


HighGenic ürünleri ile daha önce tanışmış ancak kullanmamıştım. Silikonlu temizleyicisi ve derz temizleyicisini çok beğendim.



Maia Kozmetik soyulabilir siyah maske ile bizimleydi.


Bargello Parfüm daha önceden de sevdiğim parfüm ve vucut spreyi ile bizimleydi. İkisi de çiçek kokulu ve tam yazlık


Bioblas yeni ürünü Organik yağ ve Isırganlı şampuanı ile bizimleydi.


Dr. Oetker sevdiğimiz tatları ile bizi mutlu etti.  Özellikle kekburgerini çok severek yapıyorum.



Schwarzkopf mucize yağları ile bizlerleydi.



Sevgili Karakter Dükkanı bizi bu etkinlikte de yalnız bırakmadı. 


Trendbende hepimize birbirinden güzel kıyafetler göndermişti.


Sponsor firma isimlerine tıklayarak, hesaplarına ulaşabilirsiniz. Bu güzel etkinlik için sevgili Yasemin'e ve katılan arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.


Bir başka yazıda görüşmek üzere
Sevgiler
Şafak



15 Tem 2017

Şans Kurabiyem Kitap Yorumu



Merhaba,

Yeni bir kitap yorumu ile sizlerleyim.  Çocuklardan pek fırsat bulamasam da her hafta bir kitap okumaya çalışıyorum. Bu hafta ki kitabımda Dex Kitap tarafından Ocak 2017 de yayımlanan Şans Kurabiyem kitabı. Kitap 260 sayfa.


Dex Kitap, Doğan Yayınlarının bir alt markası. Ktabın yazarı Sinem Çelebioğlu 'da Dex Kitap'ta aynı zamanda editör. Özgeçmişini okuduğunuzda ve kitapta ki bilgiler birleşince insana acaba kendi hayatını mı yazdı diye sorduruyor :)



Tesaduflere inanır misiniz?

.... Ben inanmam. 

Peki hayallerinize ulaşmayı mı seçerseniz yoksa gerçeklerle yasamayı mi?


..... Sanırım her ikisini de...


Yazar Sinem Çelebioğlu kitabında, gerçeklerle yüzleşmeye gücü olmayan Mavi'yi anlatmış. Hayata tekrar tutulabilmesi icin de, hayal ettiği yaşamı satırlara dökmek ve olmak istediği kişiye hayat vermek yeterli olmuş mu acaba derseniz cevabı kitapta 😊


Mavi'yi çok sevmedim. Hatta kızdım. Bir aşk icin ne kendini ne de onu sevenleri üzmeye hakkı yoktu. Aşk bu gelir geçer... Aşk için acyı çok uzatmamak lazım dşye düşünüyorum.


Olmak istediği karakteri ise sevdim. Nedense ona karşı içimde bir şevkat duygusu oluştu. 

Siz hiç kendi hayatınızı yeniden yazmak istediniz mi?

Mavi istedi...

Ve uyku tutmayan bir kış sabahı, geçti bilgisayarın başına.

Serbest bıraktı parmaklarını klavyenin üzerinde.

Yazdı, yazdı, yazdı....

Kitap hakkında benim yorumlarım böyle. Okumaktan sıkılmayacağınız, bazı sahnelerde sizi güldüren bir kitap.  Tavsiye edermisin derseniz ederim tabi ki :)

Bir başka yazıda görüşmek üzere
Sevgiler

Şafak

10 Tem 2017

Sinek, Böcek ve Kene Isırmaları Acil Yardım


Herkese merhaba,


Yazın gelmesi ile birlikte, haşereler tarafından ısırmalar da başladı. Bir çok kişinin ortak sıkıntısı sinek ısırıklarıdır. Ayrica böceklerde cabası. hepsinden daha da tehlikeli olan Kene!

Isırılmaktan kurtulamadığımız durumlarda ne yapmamız gerektiğini biliyormusunuz acaba? Eğer bilmiyorsanız bu yazım tam size göre. Doktor önerileri dışında benim de bazı önerilerim olacak.





  Sinek ve böcek ısırıkları ilk yardım ve korunma yolları



  1. Önce ısırık bölgesini su ve sabunla yıkayın.
  2. Isırılan yere hemen karbonatlı su ya da kaşıntıyı kesen losyon sürmeyin. 
  3. Kaşıntıyı azaltmak için 10 saniye parmakla baskı uygulayın. Buz uygulaması, amonyaklı su ile kompres de iyi gelecektir. 
  4. Kaşıntı çok şiddetliyse hekime danışarak krem kullanabilirsiniz. 

Diyelim bunların hiç biri yok. Doğal yöntemlerden biri, ısırılan yere, ıslattığınız bir kesmeşeker ile kompres yapmak. Ben kendimde hep bunu deniyorum. %100 işime yaradı bugüne kadar

  1. Kırsal bölgelerde çocuğunuzu pencereler kapalıyken uyutun ve giysilerini kontrol etmeden giydirmeyin. 
  2. Piknik alanına giderken parlak renkli, kol ve bacağı açıkta giydirmeyin. 
  3. Arabanın camlarını kapalı tutun. 

Arı sokması ise çok ciddi sorunlara hatta hayati riske neden olabildiğinden mutlaka o bölgeyi sabun ve bolca soğuk su ile yıkayın; eğer vücutta şişme ve kızarıklıklar oluşuyorsa hemen hastaneye gidin. 

Diyelim su ve sabun olmadığı bir yerdesiniz ve sizi arı soktu. Belki bu yazdığım size doğru gelmeyecektir ama daha önce uyguladığımız için biliyorum. İğneyi çıkardıktan sonra, Toprağı çamur haline getirip sokulan yere koyabilirsiniz. Bu sizi bir süre idare edecektir. Yada idrar dökebilirsiniz. Ardından alerjiniz olup olmadığını bilmiyorsanız doğru hastaneye







    Kene ısırığı


6 Tem 2017

Çocuğumu Kedi Tırmaladı




Herkese merhaba,

Bir çoğumuz hayvanları seviyor ve hayvanları sevmeyen kişiler gördüğümüzde acımasızca eleştiriyoruz. Ben hayvanları mümkün olduğunca uzaktan seven bir insanım. Ölü balık (bakın bu önemli ölü balık) dışında hiç bir hayvana dokunamam. Asla kucağıma yada elime alıp sevemem.
Uzun yıllar kedi fobisi olan bir insan olduğum ve bu fobiden neredeyse 30 yaşında kurtulduğum göz önüne alınırsa, şu an uzaktan seviyor olmam bile alkışlanacak bir olay. Hoş bu fobide, ben küçükken yemek yiyeyim diye annemin bahçeye bütün kedileri toplayıp, yemeklerimi onlara vermesinin bir parmağı var mı bilemiyorum.

Yaşım ilerleyip de, kendi kendime "küçücük hayvan neden korkuyorsun ki" sorularını sormaya başladığımda kendime verdiğim yanıt hep aynı oldu.


"Çünkü onlar içgüdüleri ile hareket ediyor"

İçgüdeler beni korkutur hep. İnsanoğlu bile bir çok zaman içgüdülerinin kurbanı olur. Onunla hareket edince genel olarak da ben merkezli olur.

Şimdi buraya kadar okuduysanız bunun başlıkla ne alakası var demiş olabilirsiniz. Konuya girmeden önce biraz bu konuda ki düşüncelerimi de yazmak istedim. Çünkü çevremde kedi, köpek, kuş gibi hayvanları çok seven ve besleyen insan sayısı çok fazla. Oturduğum sitede çocukların parkı olduğu gibi bir de köpekler için özel bahçe bile var.

Ve benim iki oğlumda -bu genleri babadan aldıkları kesin, hayvanlara çok düşkün. Nerede kedi, köpek var onlar orada. Hiç korkmuyorlar. Ben dokunmayın diyince de insanlar bana kötü kötü bakıyor. Oysa amacım sadece çok küçük oldukları ve gelebilecek saldırıları anlayamayacakları için onları korumak.

İşte birkaç gün önce de benim ufaklık beni dinlemediği için, bir kedi tarafından tırmalandı. Kedi bizim bahçede yaşayan ve birçoğumuz tarafından da tanınan bir kedi. Daha bir ay önce anne oldu. Ufak bir tırmalama Allahtan ama insan anne olunca tedirgin olmadan duramıyor.

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki, tırmalama ve ısırma açısından bazı farklılıklar var. Isırıldığınız takdirde, hastaneye gittiğinizde size kuduz iğnesi yapmadan bırakmıyorlar. Bu konuda çok hassaslar. Zaten sizde mutlaka ama mutlaka yaptırmalısınız.

Yapmanız gerekenler;


  • Tırmalanan yeri hemen bol su ve sabunla yıkayın,
  • Baticon vb. sürün.
  • Tırmalayan kediyi tanıyorsanız, aşıları varsa ve tamsa, kedinin davranışlarında bir gariplik söz konusu değilse içiniz biraz daha rahat olabilir. Ama siz yine de kararı doktorunuza bırakın ve risk almayın. 

Peki hayvanlar Kuduz olursa neler oluyor derseniz;




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...