3 Oca 2014

AĞLAMAM ZAMAN ALDI


Şarkılar ve ses harika ama videoları korkutuyor beni :)



Kaç zaman oldu, ben hala gittiğine inanmadım.
Unutman imkansız, döneceğin güne hazırlandım.
Bir yaz bahçesi içim, anılar soluk çiçekler.
Bakıp büyütmesem her gün, elbet ölüp gidecekler.


Zaman dondu sanki, her şey sıradandı.
İyiyim dedim herkese,
Ağlamam zaman aldı.
Birkaç eşyan vardı bende, öylece kaldı.
Yoktun artık yanımda, anlamam zaman aldı.
Ağlamam zaman aldı.


Bir eski zaman kadınının mektubundaki zarafet.
Tutsak bir şairin göz pınarlarındaki hasret.
O kadar kırılgan içimdeki çocuk sana inanan.
O kadar naif ki hala gittiğini anlayamayan.

Zaman dondu sanki, her şey sıradandı.
İyiyim dedim herkese,
Ağlamam zaman aldı.


Birkaç eşyan vardı bende, öylece kaldı.
Yoktun artık yanımda, anlamam zaman aldı.
Ağlamam zaman aldı.

Zaman dondu sanki.
Her şey sıradandı.
İyiyim dedim herkese.
Ağlamam zaman aldı.


Birkaç eşyan vardı bende, öylece kaldı.
Yoktun artık yanımda, anlamam zaman aldı.
Zaman dondu sanki,her şey sıradandı.
İyiyim dedim herkese,ağlamam zaman aldı
Birkaç eşyan vardı bende, öylece kaldı.
Yoktun artık yanımda, anlamam zaman aldı.
Ağlamam zaman aldı


TRABZON HURMASI TATLISI


Merhaba,

Bugün sizinle yılbaşında yaptığım bir tatlının tarifini paylaşmak istiyorum. İlk defa denedim, yapımı çok kolay, tek püf noktası ise olgun hurmalar seçmeniz gerekiyor.

Malzemeler

2 adet Trabzon hurması
1/2 su bardağı şeker

Yapılışı.

Hurmaları iyice yıkayıp kurulayın. İkiye böldüğünüz olgun hurmaları kesik yerleri üste gelecek şekilde bir borcama yerleştirin. Üzerine şekeri serpip yaklaşık yarım saat bekletin. Bu arada yapacağınız bir başka yemeği yapabilirsiniz :)

Bekletilmiş hurmaları önceden ısıtılmış 180 derece fırına atıp şeker eriyip, hurmalar renk değiştirene kadar pişirin yaklaşık yarım saat sürüyor. Fırından alıp üzerine ceviz serpebilirsiniz. Ilık ya da soğuk servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun

Şafak

1 Oca 2014

ÖLÜMLÜ DÜNYA NE KADAR BOŞSUN

Merhaba,

Bir kaç saat önce üzücü bir haber aldım. Eskiden çalıştığım bankadan, yöneticilerimden DİDEM MUMCU vefat etmiş. Beni en çok üzen şey, genç yaşta kaybedilen bir anne olması.

Evet, nasıl bir insan olduğunuz önemli oluyor, ne kadar uzun yaşanırsa yaşansın hayat, tüm ölümler için erken oluyor ama ölüm gençlere hiç yakışmıyor.

Henüz 44 yaşındaydı. Çok güzel bir kızı, çok başarılı bir eşi vardı. Bankacılık kariyerinde en üst seviyelere kadar tırmanmıştı, başarılıydı, herkesin sevgisini ve saygısını kazanmıştı ama olmadı. Çağımızın vebası, kanser bundan yaklaşık 3 sene önce yakalamıştı onu.

Muhtemelen işlerin yoğunluğundan, hep yetişilecek bir yerlerler, birileri olduğundan hastalığını geç fark etmişti.

İşten ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra duymuştum hasta olduğunu. Ara verdi dediler, tedavisini tamamlayınca dönecek tekrar dediler. Nitekim öyle de oldu. Bir süre sonra döndü işinin başına. Duyunca iyileşti demiştim kendi kendime. Ama sonra biraz zaman geçince ayrıldı dediler. Demek bıraktı iş hayatını diye düşündüm. Kendisine özen göstermeye, hayatı yaşamaya karar verdi galiba dedim. Meğer tedavisi sürüyormuş. Ameliyat olmuş ve ameliyattan çıkınca komaya girmiş. Kurtulamamış..

Cenazesi 02.01.2014 tarihinde Öğlen namazını takiben Levent Camiden kaldırılacakmış ve Hasdal Mezarlığında toprağa verilecekmiş.  Allah tüm sevenlerine ve eşine, çocuğuna sabır versin.

Bugünün bankacılığı çok zor ve meşakatli bir iş. Hep hayatınızı ertelemenizi bekliyor sizden. Bazen müşteriler, çocuğunuzdan, eşinizden ailenizden daha önemli oluyor. Onlara cevap vermekten, yakınlarınızla telefon görüşmesi bile yapamıyorsunuz. Sen kapat ben seni sonra ararım diyorsunuz ama o sonra ancak eve gittiğinizde oluyor. Hedefler öyle ağır ve yıpratıcı ki, zaman zaman müşterilerinde bir ailesi olduğunu unutuyorsunuz.

Bu gece haberi aldığımdan beri hep düşünüyorum. Şan, şöhret, kariyer, para, kıyafetler, makyaj malzemeleri, ayakkabılar, tatiller hepsi ama hepsi boş şeyler. Sağlık lazım insana. Ve sonsuzluğa giderken arkadan seni güzel anacak insanlarla yaşamak, yaşlanmak lazım.

İnsanın inanası gelmiyor. Yıllar önce yazdığım bir şiirden bir satır geliyor aklıma.

Ölümü düşünmek yetiyor aynı anda aynı yerde olmamıza... 


Didem Mumcu, güzel kadın seni hep sevgiyle anacağız. Mekanın cennet olsun.

Şafak

31 Ara 2013

2014'Ü KARŞILAMAYA SAATLER KALA...



Merhaba,

Koskoca bir yıl daha geçti.. Herkesin dediği gibi acısıyla tatlısıyla 365 günü geride bıraktık. Bu yılın en güzel anı benim için Efe Deniz'in sesini duyduğum andı. En kötü an ise daha 23 günlükken 5 gün boyunca hastanede yatışıydı. Onun dışında olan, beni üzen, beni sevindiren her şey hayatın olağan akışı içinde yaşadıklarımdı.

Bu nedenle, 2014 den tek şey bekliyorum, o da sağlık. Gerisi kendiliğinden oluyor zaten.  Eksik kalan, az olan her şey içinde tek şey düşünüyorum. Olduğu kadar, olmadığı kader.



Her şey gönlünüzce olsun,

Sevgilerimle,

Şafak

YILBAŞI HEDİYEMİ KAZANAN KİŞİYLE BULUŞTUK

Merhaba,

Bildiğiniz üzere geçen hafta  sonlandı. Sevgili Nurgül ile irtibata geçtiğimizde yakın oturduğumuzu fark ettik. Çok düşünceli bir genç kızımız. İsterseniz ben gelip alabilirim bir de kargo ödemeyin deyince aklıma harika bir fikir geldi. Buluşmayı teklif ettim o da kabul etti.

Migros AVM'de buluştuk. Hem birbirimizi yakından tanıma fırsatı bulduk hem de hediyelerini elden verdim.

Bir blogger olarak çok güzel bir anı kazandım.


Nurgül 20'li yaşlarda, çok hoş ve tatlı bir kız. İnşaat teknikeri ama ne yazık ki halen iş bulamamış. Eğer yakınlarınızda biri inşaat teknikeri ararsa bize de haber verin olur mu?

Onu yükseğini okuma konusunda ikna etmeye çalıştım, umarım sözümü dinler :)

Bir de facebookda paylaşmış ve benim için güzel şeyler yazmış. Çok tatlısın Nurgülll


Beni gerçekten takip ediyor oluşu, çocuklarımı isimleriyle ve yaşlarıyla bilişi çok mutlu etti beni. Bloga neden yazdığımı bir kez daha anladım. Geleceğe anılarımı bırakmak istiyorum ve birilerinin hayatına şu ya da bu şekilde dokunmak beni çok mutlu ediyor.

Başka hediyelerde, yine tanışma umuduyla,

Sevgiler

Şafak

28 Ara 2013

İNCİRLİ PASTA

Merhaba,

Size bugün sevgili arkadaşım Birgül'ün incirli pasta tarifini vereceğim. Gerçekten çok hoş ve hafif oluyor. Tam olarak pasta sayılmayabilir belki.  Bir çeşit tatlı da diyebiliriz :)



Malzemler :

6 tane kuru incir
3 tane oda sıcaklığında yumurta
1 su bardağı çekilmiş ceviz
1 su bardağı un
1 su bardağı şeker
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu

Yumurta ve şekeri önce düşük sonra yüksek devir de çırpın. Kalan malzemeleri de ekleyip 175 derece fırında pişirin.

Islatmak için :

1,5 su bardağı su
1 paket nescafe üçü bir arada 

Soğuyan keki kürdanla delip, hazırladığınız karışımla ıslatın.

Muhallebisi için:

1 lt. süt
2 çorba kaşığı un
2 çorba kaşığı nişasta
1 su bardağı şeker
1 paket vanilya
1 paket krem şanti

Krem şanti hariç tüm malzemeleri bir tencere de pişirin. Göz göz olup koyulaştığında ocaktan alın. Ilıdığında krem şantiyi de katıp çırpın.

Islatılmış kekin üzerine dökün. Üstünü dilerseniz, tarçın, fıstık, ceviz, hindistan cevizi ile süsleyin. 

Afiyet olsun

Şafak




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...