Merhaba,
Bir süredir hastalıklarla falan uğraşıyorum. Her ne kadar sosyal medyada takip ediyorsanız beni, her şey güzel, hiç de öyle gözükmüyor diyecek olsanız da maalesef öyle.
Dün de 2 saat bir dişçi koltuğunda oturdum kaldım. Diş konusu benim için yıllardır, büyük bir sorun. Yaklaşık 5 yıl önce bir dişeti ameliyatı geçirmiştim. Evvelsi gün de birden dişetlerim şişmeye başladı. Akşama doğru ağrı o kadar dayanılmaz olmuştu ki, gece doktoru aramak zorunda kaldık. Kısa bir süre önce orada olduğum için de çok şaşırdı, bu kadar kısa sürede böyle dayanılmaz ağrılar pek olmaz yarın görüşelim diye. Bende dün yanına gittim. Gerçekten kısa sürede sorun oluşmuştu ve biraz müdahele yaptı. Önce dedi ki, "diş etlerin çok mutsuz hayırdır?" Laf lafı açtı ve birden derin bir konunun ortasında bulduk kendimizi. İşte aslında bugün sizlerle bunu paylaşmak istiyorum, yoksa dişetlerimin mutsuzluğu kimin umurunda :)
Bilmem farkında mısınız? Biz kadınlar ile erkekler birbirimizden çok farklı gözüküyoruz. Biz her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünürken onlar oldukça umursamaz. Bizim dağ gibi gördüğümüz sorunlar onlar için sorun bile değil. Bu durumda tartışmalar, hayal kırıklıkları, vazgeçişler kaçınılmaz. Gemileri yakmışlığım olmuştur bu nedenle :)
Sonra işin bir de biyolojik tarafı var. Kadınlarda hormon denilen şey, duygularımızı yönetiyor belli günlerde. Normalde takılmayacağımız şeylere takılıyor, sinirlenmeyeceğimiz olaylarda çok sinirli oluyoruz. O zamanlarda bazen, biz bile kendi kendimizle anlaşamıyoruz :)
Sonra çağımız gereklikleri var. Yani bir yandan çağa uymaya çalışıyoruz, bir yandan genlerden gelen duygularla yaşamaya. Eskiden kadınlar evde oturur, çocuklarına bakar, eşinin, akrabalarının, kendi ailesinin hata eşinin ailesinin isteklerine göre hayatını şekillendirirlerdi. Sonra devir değişti, eğitim arttı, televizyon ve internetle farklı dünyaların kapıları açıldı. Kadın "dur ya ne oluyor bende bir bireyim benimde bir kişiliğim var" dedi.
İş hayatına girdi, gezdi tozdu, eğlendi, kendi için yaptı ne yapacaksa, sonra bir saat, biyolojik saat çaldı :) Ne kadar doğrudur bilemem ama annelik insanın doğasında var. Doğurmak ve neslin devamını getirmek için yaratılmışız birazda. Saat çaldığından evlenmek istiyor insanlar. Yoksa işin gücün varsa, rahatsan da hayatta, birine yemek pişirmek, çamaşır yıkamak için niye evlenmek isteyesin ki :) Saat haber veriyor, hadi zamanın geçiyor çocuk sahibi olmalısın.
Sonra evleniliyor, çocuk sahibi olunuyor. Bir çok kadın evli ve çocuk sahibi olduğu halde çalışmaya devam ediyor. Kimisi maddi nedenlerden çalışıyor kimisi de çalışmayı veya maddi olarak kendi kendine yetmeyi sevdiği için.
Sonuçta ne oluyor, hooop kadının omuzlarındaki yük her gün biraz daha artıyor. Erkek her ne kadar eşine destek olsa da, olay sadece destek oluyor. Sonuçta herkes ve hatta kadının kendi bile bütün bunları kendi görevi olarak görüyor. Kadınlar, yeni çağ ile gelenek görenekler arasında sıkışıp kalıyor.
Kadın, işte çalışıyor, evde işler onu bekliyor, çocukların okulu, bakımı, iyi yetişsinler kavgası, misafirler, akrabalar ve bazen komşular, yemek, eşi mutlu etmek yani her şey ondan bekleniyor. Gün geliyor ülkenin halini de düşünüyor kadın, aktif siyasete giriyor yada pasif olarak, siyasi fikirlerini başkalarına empoze etmeye çalışanlara dur diyor, sohbet aralarında.
Hele bir de mükemmelletçiyseniz yandığınız resmi oluyor. Yetemiyor hiç bir şeye. Belki günde 4-5 saat uyuyor, tüm gün ayakta kalıyor ama yetişemiyor.
Sakinleştirici kullanan kadınların sayısı gün geçtikçe artıyor. Çünkü ne kadar istesek de her şeye yetemiyoruz. Yetemediğimiz için, bunu da dert ediyoruz. Sonuçta mutsuz, orası burası ağrıyan, sakinleştiri kullanan kadınlara dönüşüyoruz.
Peki sizce nasıl olacak? Siz nasıl düşünüyorsunuz, yada nasıl yaşıyorsunuz hayatınızı. Yorumlarınızı mutlaka bekliyorum.
Sevgiler
Şafak
Not: Resimler internetten alıntıdır.
4 Şub 2016
1 Şub 2016
Kırık Şemsiye İle Özgürlük Kadınla Başlar Etkinliği
Merhaba,
Cumartesi günü Kırık Şemsiye blogu sahibi sevgili Esra'nın etkinliğindeydim. Oldukça kısa sürede gerçekten çok güzel bir etkinlik hazırlamıştı. Esra her detayla, her dakika, ilgilendi. Etkinlik #ozgurlukkadinlabaslar hashtagi ile sosyal medyada ses getirdi bence. Hem eğlenceliydi, hem samimi. Resimleri gördüyseniz eminim sizde bunu hissetmişsinizdir.
Etkinlik mekanı, Büyükçekmece sahilde bulunan Kafeist Bistro'ydu. Büyükçekmece sahil yazın bir çok kişinin geldiği keyifli bir yer. Kafe Bistro'da hem yemek yemek için hemde bir şeyler içmek için uygun bir mekan. Hem içeride oturabiliyorsunuz hemde isterseniz kışın kapalı yazın açık bahçesinde soluklanabilirsiniz.
Mekanda her çeşit yiyecek ve içecek mevcut. Mutfakta tanınmış ve kaliteli markalar kullanıyorlar. Bizim için de oldukça güzel bir masa hazırlamışlardı. Servis hızları çok iyiydi ve hepsi güler yüzlüydü. Yöneticisinden çalışanlarına kadar cafe personeline çok teşekkür ediyorum.
Etkinlikte zaman zaman duygusal anlarda yaşanmadı değil. Sevgili Esra her birimiz için çiçek buketlerini kendi elleri ile verdi. Bu güzel çiçekler, Es Çiçek tarafından hazırlanmıştı ve ben buketime bayıldım :) Hatta hemen facebook resmi yapıldı fotoğraf.
Sevgili Tatlımo.com etkinliğimize şahsen katılmıştı. tatlımo.com aynı zamanda Fruit Flowers 'ın kardeş firması. Hem leziz ürünleriyleydi hem de bize çok güzel tavsiyelerde bulundu. Bloggerları bu kadar iyi tanıyan bir firma daha görmedim. Kendisine teşekkür ediyoruz her şey için.
Etkinlik süresince bol bol sohbet etme fırsatı bulduk.
Etkinlik pastamız geldiğinde, aa Esra dedik neredeyse. Pastasını çok güzel benzetmişti Pasta Sanatı. Üstelik tadı da görüntüsü kadar güzeldi.
Günün en keyifli anlarından biride, ineternet üzerinden satış yapan Deli Pazarı'nın bizler için gönderdiği maskelerin takıldıktan sonraki anlarıydı :) İlgili firmada, parti ile ilgili arayabileceğiniz her şeyi bulmanız mümkün.
Masalarımızda, Elif Kokulu Taşın hazırladığı, şapka şeklindeki kokulu taş ve Sosyopix'den bizim için seçilmiş resimler süsledi.
Küçük bir tiyo :) Böyle cüzdan boy bastırıp eşinize cüzdanında taşıması için hediye edebilirsiniz ;)
Diğer sponsor firmalarımızı ve hediyelerini bir sonraki postumda paylaşacağım. Herbirine teşekkür ediyorum. 15 blog yazarı olarak katıldığımız etkinliği #ozgurlukkadinlabaslar hashtagi ile takip edebilirsiniz. Bu güzel organizasyon için Sevgili Esra'yı da tebrik ediyorum.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere
Sevgiler
Şafak
31 Oca 2016
Geçmişten Bir Kaç Satır - Sevgi Anlaşmak Değildir
Yolda
giderken seni düşünüyordum.
Ve içimden bir şarkı
geçiyordu. "Sevgi anlaşmak değildir nedensiz de sevilir. Bazen
küçük bir an için ömür bile verilir... " Tam o sırada karanlıkta iki farın
üstümüze geldiğini
fark ettim. İlk önce
kız kardeşim
geldi aklıma ardından da annem. Galiba ölüyorum diye düşünürken karanlıkta senin yüzünü
gördüm. Büyük bir gürültü işittim,
herkes bağırıyordu.
Ben ise gözlerimi hayalinle huzur içinde kapattım.
Kendime
geldiğimde
bir hastanenin röntgen odasındaydım. Başımda üç kişi vardı. Bilincimin yerinde olup olmadığını sormuşlar, bende "Tabi ki yerinde
çünkü hala onu seviyorum" demişim. Bunu sende duymuşsun ama daha sonra bana söylediğine göre rol yaptığımı düşünmüşsün.
Nasıl bu kadar kör olabildin? Ben hala seni seviyordum.
Dokuz
gün o hastanede kaldım. Beni bir kere ziyarete geldin. Senin geldiğin güne kadar bir çok şeyi unutmuştum, özellikle de kavgalarımızı. En
yakın arkadaşım
kazanın gecesi hastanede hep seni sayıkladığımı söyledi ve birde o şarkıyı.
Sonra
bir kere telefonda konuştuk.
Geçmişe bir sünger
çekecektik. Her şeyi
unutacaktık. Artık her şey daha
güzel olacaktı. İkimizde
buna inanıyorduk
Ama olmadı... Başlangıcı
bilinmeyen hatalar sona ermedi. İlk karşılaşmamızda diğerleri ile sarılıp kucaklaştığım halde sen ellerini saçlarıma uzattığında korktum ve geri çekildim. Sana
göre yine şımarıklığım tutmuştu. Ama bu gerçek değildi. Gerçeğin ne olduğunu sorma çünkü bende bilmiyorum.
O gece yatağa
uzandığımda
ölmediğim için
kendimi çok mutlu hissettim. Çünkü her şeyden önemlisi yeniden seninleydim. Ve tek isteğim ikimizin de birbirimizi her şeyden çok sevmesiydi. İşte o gün gerçekten sevgilin olmak
istedim.
Çünkü sevmek anlaşmak değildi........
26 Oca 2016
Aşkın Rengi Kırmızı Real’de İndirim Sağlıyor
Real Hipermarketleri, 25 Ocak-16 Şubat tarihleri arasında
“Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyası düzenliyor. “Alışverişin Rengi Kırmızı”
kampanyası kapsamında yüzlerce kırmızı renkli ürün, sevgilisinin gönlünü çalmak
isteyen tüketicileri bekliyor.
Real Hipermarketleri, 6 ilde bulunan 13 mağazasında
“Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyasını başlattı. 16 Şubat’a kadar sürecek
kampanya kapsamında, kalp şeklinde pastalardan kalpli kurabiye kalıplarına,
kalpli bardaklardan süs objelerine, kırmızı renkli iç ve dış giyim ürünlerinden
teknolojik aletlere kadar bir çok hediye alternatifi Sevgililer Günü için
hediye arayışı içinde olanları bekliyor.
Uygun Bütçeli Kırmızılar Real’de
Her zevke ve her bütçeye uygun bir ürünün bulunduğu Real’in,
“Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyası kapsamında, kalp şeklinde pastalar 13.90
TL’ye, kalpli peluş oyuncaklar 29.90 TL’ye, seramik kalp vazolar 14.90 TL’ye,
erkek kazakları ve kadın üst giyim ürünleri 19.90 TL’den başlayan fiyatlarla
satışa sunuluyor.
Real’in “Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyasına özel olarak
sunduğu hediye alternatiflerinin arasında ayrıca 7.90 TL’den başlayan
fiyatlarla terlikler, 29.90 TL’den başlayan fiyatlarla pijama ve iç çamaşırı
takımları bulunuyor. Kampanya kapsamında ayrıca, indirimli fiyatlar ve 9
taksitle kırmızı renkli küçük ev aletleri de satılıyor.
Real Hipermarketleri, Sevgililer Günü için hem cepleri
yakmayacak, hem de sevdiğini mutlu edecek hediye alternatifi arayan herkesi, 25
Ocak-16 Şubat tarihleri arasında mağazalarına bekliyor.
Türkiye’de 1998
yılından bu yana hizmet veren real,- Hipermarketler Zinciri, İstanbul (Kartal,
Beylikdüzü, Ümraniye, Fulya, Merter, Bayrampaşa), Ankara (Bilkent, Etlik),
Kocaeli (İzmit, Gebze) Adana, Konya ve Antalya’da bulunan toplam 13 mağazası
ile “Koşusuz Müşteri Memnuniyeti” ilkesiyle hizmet veriyor. Önceliği gıda
güvenliği olan real,- , kaliteli ürünleri çok hesaplı fiyatlarla satışa sunma
stratejisi, güler yüzlü ve hızlı servisi, ortalama 9.600 metrekare lik
alışveriş alanı, ürünlere kolaylıkla ulaşılmasını sağlayan hipermarket içi
düzenlemeleri ve ekstra hizmetleri ile tüketicilere rahat ve ekonomik bir
alışveriş imkanı sunuyor.
23 Oca 2016
İşbank Müzesinden 4-12 Yaş Arası Çocuklar İçin Düzenlenen Atölye Çalışmaları
Merhaba,
Okullar kapandı ve yarıyıl tatili başladı biliyorsunuz. Bir çok aile, tatilde ne yapsak, çocuğumu nereye götürsem diye düşünmeye başladı. Bu nedenle bana gelen bir bilgiyi sizlerle de paylaşmak istedim.
Belki biliyorsunuzdur. İstanbul Eminönü'nde İş Bankasının bir müzesi var. Eski bir bankacı olduğumdan, benimde daha önce ilgimi çekmiş ve ziyaret etmiştim. Tüm yıl boyunca ziyarete açık olan müzede, eski İş Bankası şubesinin içinde geziyorsunuz. Bu sene çok güzel bir çalışma yapmışlar ve çocukların tatilini değerlendirebileceği atölyeler açmışlar. Bazıları ücretli bazıları ücretsiz olan bu etkinlikleri, değerlendirin bence.
İşte detaylar;
Türkiye İş Bankası Müzesi,
her yıl olduğu gibi bu yıl da birbirinden eğlenceli ve eğitici atölye çalışmaları
ile çocukların yarıyıl tatilini renklendiriyor. Eminönü’nde yer alan tarihi
binada gerçekleştirilen atölye çalışmaları 4-12 yaş arası çocuklara yönelik
olarak hazırlandı.
Sandviç Resim Atölyesi,
Müze Hatıram Atölyesi, Gizli Saklı Atölyesi, Yaratıcı Yazma Atölyesi, Yaratıcı
Drama ile Okuma Atölyeleri, Bütçe Tutum Tasarruf Atölyesi, Yazarla Okuma
Atölyesi, Fiyat Keşif Laboratuvarı, Dünyanın Parası Atölyesi ve Eğlenceli
Kumbara Atölyesi olmak üzere 10 ana başlıkta gruplandırılan çalışmalar 23 Ocak - 7 Şubat tarihleri
arasında devam edecek.
Eğlendirirken
öğreten atölyeler
23 Ocak ve 2
Şubat’ta ücretsiz olarak gerçekleştirilecek ve 90 dakika
sürecek Sandviç
Resim Atölyesi’nde çocuklar, bu kez enerji ve tüketimde
tasarruf konusunda bilgilendirilecekler. 9-12 yaş arası çocuklar için planlanan
çalışmada, tasarruf kavramı cam üzerinden anlatılacak ve çocuklar çeşitli
malzemeler kullanarak camdan sandviç resimleri yapacaklar.
5-7 yaş arası çocuklara
yönelik olarak hazırlanan Müze
Hatıram Atölyesi’nde İş Bankası Müzesi’nin birbirinden ilginç
bölümlerini eğitmen eşliğinde gezecek çocuklar, bankacılık nesnelerini
öğrenirken, bankacılık tarihine ilişkin eğlenceli bir keşfe çıkacaklar. Çizgilerimi
Birleştir çalışması ve Çiftini Bul oyunu ile neşeli zaman geçirecek
çocuklar, 60 dakika sonunda biriktirdikleri hatıralarla müzeden ayrılacaklar. 23 Ocak ve 2-3-6 Şubat tarihlerinde
yapılacak atölyeye katılım ücretsizdir.
“Değerli olanı saklamak”
fikrinden yola çıkıp bankaların kasa dairelerine uzanan Gizli Saklı Atölyesi’nde
çocuklar, Müze’deki gizli hazineleri keşfedecek, sayı avı oynayacak,
ilişkilendirme oyunuyla Müze’de keşfettiği nesneleri pekiştirecek.
Katılımcıların “değerli olanını saklamak” için origamiden mini kasalar
yapacağı, 3-6 Şubat tarihlerinde
gerçekleşecek etkinliğe 10-12 yaş arası çocuklar katılabilirler.
4 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek Yaratıcı Yazma Atölyesi’nde çocuklar
yaratıcı drama oyunları oynayacak, canlandırmalar yapacak ve kendi öykülerini
yazacaklar. 9-12 yaş çocuklar resim, müzik, yazı, drama gibi farklı
disiplinlerle 90 dakika boyunca keyifli vakit geçirecek.
Yaratıcı Drama ile
Okuma Atölyeleri’nde çocukları oyun ve
canlandırmalar eşliğinde hem eğlenceli hem de öğretici atölyeler bekliyor. 4-7
yaşa hitap eden ve her grubun yaş düzeyine göre planlanan etkinliklerde masal,
hikaye, resim, fotoğraf gibi birçok görsel ve materyal kullanarak çocukların
bakış açılarını genişletmeleri, okuduklarını sorgulamaları hedeflenir. 31 Ocak ve 5 Şubat tarihlerinde
gerçekleştirilecek atölyelerimize tüm meraklı okuyucular davetlidir.
7 Şubat tarihinde çocuklar, Dünya tarihinin en önemli uygarlıklarından
birini Anadolu'da kuran Hititler’in
anlatıldığı kitabı yazarla birlikte okuyarak, yazarla sohbet etme fırsatı
bulacaklar. Bu olağanüstü uygarlığı inceledikten sonra kitaptan etkilendikleri
bir sahneyi resmederek atölyeyi tamamlayacaklar. Atölyeye katılım ücreti
olmamakla birlikte, atölyeye okunacak kitapla birlikte gelinmesi gerekmektedir.
“Para Para Para”
Türk parası üzerinden Dünya
paralarının da eğlenceli oyunlarla tanıtıldığı bir genel kültür aktivitesi olan
Dünyanın Parası
Atölyesi’nde 8-10 yaş arasındaki çocuklar paranın tarihi ve
hayatımızdaki yeri ile ilgili üç boyutlu bir film izleyecekler, ‘para
eşleştirme’ oyunu oynayacaklar. Atölye 31
Ocak ve 7
Şubat tarihlerinde gerçekleşecek.
Çocuklar, Fiyat Keşif Laboratuvarı Atölyesi’nde
fiyatların nasıl belirlendiğini ve arz talep yasasının nasıl işlediğini
eğlenceli ve aktif bir çalışmayla keşfedecekler. Çocukların ekonomideki
farkındalığını geliştirmeyi amaçlayan atölye 29 Ocak tarihinde gerçekleştirilecek
olup 10-12 yaş arası tüm çocuklar davetlidir.
Bütçe Tutum Tasarruf
Atölyesi’nde 8-13 yaş arası
çocuklar, eğitmenler eşliğindeki müze turunun ardından, tasarrufla ilgili bir
hikâye anlatım çalışması yapacaklar. 120 dakika sürecek atölyede matematik
yarışması, eski hesap makinelerinin incelenmesi ve kumbara tasarımı gibi farklı
etkinlikler de yapılacak. 24-30
Ocak tarihlerinde gerçekleşecek atölyeye katılım ücreti 20
TL’dir.
“Kumbara da güler miymiş?”
demeyin… Bu atölyede mümkün… Bilgisayar programlamanın öğrenilmesine destek
olmayı amaçlayan atölyede, çocuklar eğitmenler eşliğinde kod yazarak bilgisayar
yazılımı dünyasına ilk adımı atıyorlar. Çocukların yazdıkları kodlar üzerinden
hayalini kurdukları eğlenceli kumbaraları da tasarladıkları, 28 Ocak’ta gerçekleşecek
atölyeye katılım ücretsiz olup, 7-12 yaş arası tüm çocuklar davetlidir.
Katılımın kontenjanla
sınırlı olduğu atölyeler için rezervasyon gereklidir. Rezervasyon esnasında,
istenilen atölye adı ve tarihini, atölyeye katılacak çocuğun adı, soyadı, sınıf
bilgilerini veli adı-soyadı ve cep telefonu numarasıyla birlikte muze@isbank.com.tr adresine göndermeleri
veya 0212 511 18 04 numaralı telefonu arayarak kayıt yaptırmaları
gerekmekte.
Sevgiler
Şafak
21 Oca 2016
Eresin Crown Hotel Eşsiz Bir Müze Oteli
Merhaba,
Bugün sizlere İstanbul’da her haliyle bir çok otelden
daha farklı bir otelden bahsetmek istiyorum. Türkiye'nin eşsiz müze oteli
Eresin Crown Hotel, Dünya'daki iki kıta üzerinde yer alan tek sehir İstanbul'un
kalbinde, Sultanahmet’te bulunuyor. 5 yıldızlı otelde, 59 misafir odası ve 5 suit bulunmakta.
Müşteriler ek bir ödeme yapmadan, 24 saat boyunca Wi-fi hizmetinden
yararlanabiliyorlar.
Eresin Crown Hotel misafirlerine sadece
kişiselleştirilmiş kalite, hizmet ve konfor sunan bir otel değil, aynı zamanda
Sarnıç, Mozaik, 49 parça Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait tarihi ve
mimari öneme sahip tarihi eser ve Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı
dönemlerine ait olağanüstü keşifleri sergileyen bir butik müze oteli. Evet
yanlış duymadınız, bu otelde bir çok eski döneme ait örneğe rastlamak mümkün.
Mesela Column Bar. Olağanüstü arkeolojik buluntuların ve özellikle 2. ve 3.
yüzyıldan kalma Erotes'in yasını temsileden 2 köşe actoreria kapaklarının
sergilendiği çok özel bir mekan. Bu kapakların bir hikayesi de varmış. Bir evde bebek doğduğunda kapıya gülen melek
figürünün bulunduğu actoreria kapak, cenaze olduğunda da ağlayan actoreria
kapak konulurmuş. Bu tarihi atmosferde kahvenizi yudumlamak büyük bir zevk.
Bir diğer yeme-içme mekanı ise, Eresin Crown Mozaik
Restaurant. İsmini MS 5. veya 6. yüzyıldan kalma tarihi Bizans mozağinden
almaktaymış. Balık motifi ile dekore edilmiş mozaik, Bizans Büyük Sarayı'nın
içindeki avlunun, belki de dini bir yapının veya bir koridorun bir parçası
olduğu düşünülmekteymiş. Kahvaltılarını ve dilerlerse öğle yemeklerini bu
bölümde rahatlıkla yiyebiliyorlar.
Terasta bulunan restaurantı gördüğünüzde eminim sizde
bayılacaksanız. Adalar, Marmara Denizi ve Sultanahmet Camii'nin muhteşem
profiline bakan Mozaik Teras Restaurant Roman, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin
tarihi ve mimarı başyapıtlarının eşliğinde öğle ve akşam yemeği eminim çok
keyiflidir.
İstanbul'daki butik müze otelinde bulunan değerli tarihi
eserlere ek olarak odalarda ve genel kullanım alanlarında İngiltere'deki Londra
British Museum'da sergilenen Osmanlı İmparatorluğu'na özgün seramiklerin tek
orijinal kopyalarının koleksiyonu sunulmakta
Eresin Crown İstanbul Business Hotel'i 2 adet tam
donanımlı toplantı salonuna sahip. "Bosphorus" ve "Golden
Horn", isimli iki toplantı salonu da klimalı. Golden Horn ve Bosphorus
Toplantı Salonları 15 ile 180 kişi aralığında katılımcının toplantı yapmasına
uygun olacak şekilde resepsiyon, kutlama ve özel etkinliklere hizmet
verebilmekte, her ikisi de teknik ekipmanlarla donatılmış.
Eresin Crown Hotel, İstanbul'un tarihi Sultanahmet
semtinde yer alan, şehrin ana turistik, eğlence ve alışveriş bölgelerine yakın
olan ve bunun yanı sıra Sultanahmet Camii, Ayasofya, Hipodrom ve Topkapı Sarayı
gibi dünyaca ünlü turistik yerlere sadece kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan
müze otelin kendine özgün kimliği var.
Eresin gruba ait, toplamda 196 odaya sahip 3 otel
bulunmakta. BestWestern Eresin Taxim, Eresin Taxim Premier ve Eresin Crown
Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi'ne yakın olan Eresin Taxim &
Premier oteli ulaşım açısından oldukça rahat.
Her üç otelde toplam 6 adet toplantı salonu ile farklı
etkinlik ve davete ev sahipliği yapabiliyor.
Eresin Oteli Daha detaylı incelemek isterseniz internet
sitelerinden her türlü bilgiye sahip olabilirsiniz.
Sevgilerimle
Bu bir bloggerlarpaylasiyor içeriğidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


























