4 Haz 2014

GARDEN EVENT BLOGGER BULUŞMASI ETKİNLİĞİ Pınar & Nihal #gardenevent

Merhaba,

Cumartesi günü oldukça güzel bir etkinliğe davetliydim. Sevgili Esmer Güzeli Pınar ve Hüzün Sarısı Nihal çok çalışmışlar çok yorulmuşlar ve gelenleri mutlu edebilmek için ellerinden gelenden fazlasını yapmayı başarmışlar. Bir gün böyle bir etkinlik yapmayı hayal eden ben için, biraz umutsuzluğa kapıldım desen yeridir :) Böylesi güzel bloggerları ve sponsorları bir araya getirmek gerçekten çok zor.

Gelelim o güzel güne. Her zaman ki gibi çocukları babalarına bırakarak, düştüm yollara. Mekan Gayrettepe'deki Şef Restaurant'tı. Bahçelerini bizim için ayırmışlardı. Bahçe düzenlemesi ve süslemesini ise, sonrasında bir kaç blogger arkadaşımla birlikte sohbet etme imkanı da bulduğum Anne Karınca yapmıştı. Kuş kafeslerine bayıldığımı söylemeliyim.


Masamızı şenlendiren bu güzel orkide, bütün kadınlar çiçektir diyen Sabuncakis'den gelmişti. Kendilerine teşekkür ediyorum. Ayrıca daha önce takipçilerime hediye gönderen ChocChic içinde çikolata bulunan pembe bir kutu ile masamıza eşlik etti. Tahmin ettiğiniz gibi eve Ege'ye getirildi :)



Katılanların bazıları ile daha önce tanışmıştım, bazılarıyla orada tanıştım. Hepsi birbirinden tatlı bayanlardı. Katılımcılar ve blog listesini sizlerle de paylaşmak istiyorum. Mutlaka her birini ziyaret edin çünkü her biri alanında oldukça başarılı. Yazının sonunda her birinin linkini bulacaksınız.



Başlangıçta bir kaç gündür İstanbul'u ele geçiren yağmur, bizi de yakalayacak dedim ama Allah yüzümüze güldü.

Etkinliğe bir çok sponsor katılmıştı. Bazıları, tüm katılımcılara hediyeler hazırlarken bazıları az sayıda göndermişti. Sevgili Nihal ve Pınar çekiliş yaparak olaya ayrı bir heyecan kattılar. Üç arkadaşımız Kliksa'dan tablet kazanırken, Çok sevgili Vanilin's blogunun sahibi Arzu  Diva Pırlanta'dan hoş bir kolye kazandı. Keramika seramikte 4 kişi için hediye hazırlamıştı. İçlerinde ne olduğu bilemiyorum ilerleyen günlerde bloglarında okurum :)

Sponsorlardan, Kliksa.com, Dübör, Esstanbul Güzellik Merkezi, Kahve Dünyası, Cosmed, Magic splash yetkilileri bize ürünleri ile ilgili kısa bilgiler verdiler. Ne yazık ki oturduğum yer resim çekmek için pek uygun olmadığından sizle resimlerini paylaşamıyorum.

Bu arada Magic Splash ürünleri özellikle ergenliğe ilk adımı atanlar için tasarlanmış (nasıl tabir etsem bilemedim ama ürünün fikir annesi, tasarımcısı, geliştiricisi, pazarlamacısı Didem Ensari isminde bir bayan. ) Gerçekten girişimci bu kadının ürünlerini özellikle ergenlik döneminde olup sivilce ve akne gibi sorunları olan birine kullandırıp sonra gözlemlerimi ve onun duygularını burada size tanıtacağım.




Cake Lab her birimiz için çok şirin kurabiyeler hazırlamıştı. Tabi orada yiyemedim eve Ege'ye getirdim. Mutlu oldu çocuğum :)




Bu günün kahramanlarıyla resim çektirmesem olmazdı. Ne kadar hoş görünüyoruz di mi?


Sponsorlarımızdan Sevo's Magic hepimize özel t-shırtler ve yemek bloggerları için önlükler tasarlamıştı. Artık blogger olduğumu her istediğim yerde belli edebilirim :)


Günün bir başka sürprizi ise Türk Sinemasının Yeşilçam jönlerinden Engin Çağlar'ın da bizi ziyeret etmesiydi. Türk sinemasının 100. yılı olduğunu, ayakta kalmak için sinemamıza sahip çıkmamız gerektiğini anlattı. Laf aramızda hala çok yakışıklı ;)




Ev sahibelerimiz günün sonuna doğru özel hazırlanan pastanın önünde mutluluk pozu verirken ;)


Birkaç resim çektirmeden olmazdı.  Blogu ilk kurduğum zamandan beri görüştüğüm ama tanışmanın nasip olmadığı Gülümse Yüzüme blogunun sahibi Yasemin ile nihayet burada buluştuk.


Sevgili Yağmur, Arzu ve Emel ile pastamızı yiyerek sohbet ederken. Üçü de yemek bloggeri ve üçü de gerçekten çok iyi.


Akşam eve zor dönerim diye düşünüyordum. Zincirlikuyu'ya kadar taksi ile gidip sonrasında metrobüsle devam etmeyi düşündüm başta. Malum Gayrettepe ve Beylikdüzü iki uzak nokta. Bir süre taksi bekledim nihayet bindiğim takside bu kadar çok eşyayı metrobüsle götüremeyeceğimi anladım ve eve taksi ile devam ettim. Yolda taksi şöförü memleketlim çıktı. Yol da boştu. Kolaylıkla geldim.

Akşam gelince çocuklar beni bekliyordu. Bir de onları alıp dışarı çıktık. Gece ilerleyen saatlerde eve döndüğümüzde benim de pilim bitmişti. Hediyelerin bazılarını o gece bazılarını sonraki gün fotoğrafladım. İşte sponsorlarımızın hediyeleri.



































Etkinliğimize katkıda bulunan sponsorlarımız:
Ali Göde Şalgam Amir Teneke Anne Karınca(Organizasyon sponsorumuz)


Ürünleri denedikçe sizlerle paylaşacağım. Nihal ve Pınar'a davet ettikleri için teşekkür ediyorum. Diğer blogger arkadaşlarımla da yeniden görüşmeyi diliyorum. 

Hepinize sevgiler

Şafak









2 Haz 2014

AYAKKABI KARDEŞLİĞİ


Merhaba,

Bugün size bir sosyal sorumluluk projesinden bahsetmek için basın bültenlerini paylaşacağım. 
Detaylar aşağıda.

Hepinize sevgiler
Şafak


Basın Bülteni                                                                                                                  02.06.2014
       
TakaTuka.com ve TOÇEV’in önderliğinde Türkiye’de Ayakkabı Kardeşliği başladı!
İhtiyaç sahibi bölgelerdeki çocuklar için harekete geçen TakaTuka.com ve TOÇEV, tüm Türkiye’nin katılımının hedeflendiği bir kardeşlik projesini hayata geçirdi.

Ağustos 2012’de kurulan ve online ayakkabı sektörünün öncü markalarından olan TakaTuka.comile bu yıl 20. Yılını kutlayan Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı(TOÇEV), “Ayakkabı Kardeşliği” sosyal sorumluluk projesi için bir araya geldi. Zor iklim şartları altında eğitim görmeye çalışan ve giyecek ayakkabıları bulunmayan çocukların ihtiyacını karşılamak ve çocuk ayaklarının hızlı büyümesi sebebiyle çok az kullanılan ya da kullanılamadan küçülen ayakkabıları tekrar kullanıma kazandırmayı amaçlayan Ayakkabı Kardeşliği, ilk aşamada 0 – 12 yaş aralığındaki en az 250 çocuğun ayakkabı ihtiyacını karşılamayı hedefliyor. 21 Mayıs’ta bağış kabulüne başlanan ve her yıl tekrarlanacak olan Ayakkabı Kardeşliği projesinin son bağış tarihi ise 20 Haziran 2014 olacak.

0-12 yaş aralığında çocukların ayakları hızla büyümekte ve evlerde çok az giyilmiş ya da hiç giyilmeden küçülmüş çocuk ayakkabıları birikmekte. Evlerde biriken bu ayakkabıları hem yeniden kullanıma kazandırmayı hem de bağışçılarla çocuklar arasında bir kardeşlik bağı kurmayı hedefleyen Ayakkabı Kardeşliği projesi, çok az giyilen ya da hiç giyilmeden küçülen 0-12 yaş arası çocuk ayakkabılarını bağış olarak kabul ederek, TOÇEV aracılığı ile ihtiyaç sahibi çocuklarla buluşturulacak.

Ayakkabı Kardeşliği projesine katılmak isteyen bağışçılar; çocuklarının çok az giydiği ya da hiç giyilmeden küçülen kışlık ayakkabılarını, isterlerse UPS Kargo şubelerine “Ayakkabı Kardeşliği” kodunu vererek ya da yine evlerine çağıracakları UPS Kargo aracına “00F363” kodunu söyleyerek, ücretsiz TakaTuka.com Bağış Merkezi’ne gönderebilirler.
Yeni ayakkabı satın alarak bağış yapmak isteyen yardımseverler ise; www.TakaTuka.com’dansatın aldıklarıayakkabıları,bilgi@takatuka.com adresine e-posta atarak bağış merkezine yönlendirebilirler.

Bu projeyle ihtiyaç sahiplerine ulaşırken, bir yandan da evlerde bekleyen ayakkabıları değerlendirerek gereksiz tüketimi azaltmayı hedeflediklerini belirtenTakaTuka.com Kurucu Ortağı Sevda Oğuz; “Türkiye’de ihtiyaç sahibi pek çok insanın olduğunu biliyoruz. Bu ihtiyaçların karşılanması ve azaltılması sürecinde en önemli paydanın paylaşmak olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple bağış severlerin 0 - 12 yaş arası çocuklar için evlerinde bulunan hiç giyilmemiş veya çok az giyilmiş ayakkabıları bize ücretsiz kargoyla ulaştırarak projemize destek vermelerini istiyoruz.” dedi.
21 Mayıs – 20 Haziran 2014tarihleri arasında, kışlık ayakkabı bağışlarının kabul edileceği proje kapsamında toplanan ayakkabılar, Eylül ayında TOÇEV’in belirlediği bölgelere ulaştırılacak.




Detaylı Bilgi İçin: İbrahim Kitka

Tel: 0212 483 0442

1 Haz 2014

MAVİNİN GÜNCESİ BENİ MİMLEMİŞ


Merhaba,

Sevgili Mavinin Güncesi Aylin beni mimlemiş. Kendisine çok teşekkür ediyorum.

Kendisini halen takibe almadıysanız buraya Tık Tık


İşte soru ve cevaplar :)

1. En Sevdiğin Şarkı

Bir çok şarkıyı severim ama her dinlediğimde farklı ama aynı duyguları hissettiren iki şarkı var Biri Mehmet Erdem - Herkes aynı hayatta Tık Tık


Bir diğeri ise Pinhani -Yitirmeden Tık Tık

2. En Sevdiğin Roman

Tek roman, en sevdiğim roman, benim için en anlamlı roman, hayata bakışımı değiştiren roman. SİMYACI

3. En Sevdiğin Çizgi Film Karakteri

Keloğlanın annesi :)

4. Çocukluğunda En Sevdiğin Oyuncak

Çocukluğumda hiç bir oyuncağım en sevdiğim olmadı sanırım. Ama üniversitedeyken ev arkadaşımın doğum günümde aldığı lahana bebeği çok sevdim. Adı Yağmur ve hala duruyor. Hatta Ege'nin bebekliğinde Yağmur ile bir resmi bile var.



5. Şimdiye Kadar Aldığım En Güzel Hediye

Bir kutu E vitamini :)

6. Odada Sana Ait Olan En Sevdiğin Şey

İşin tuhaf yanı artık sadece bana ait bir şey yok. Ama eskiden sadece bana ait olan müzik kutum en sevdiğim şeylerden biri hala. İçinde de Ghost - Hayalet şarkısının müziği çalıyor. Onu da üniversitede bir arkadaşım doğum günü hediyesi olarak almıştı.

7. En Sevdiğin Yemek

Güzel pişirilen her yemeği severim ben, pişmiş olması şartıyla :)

8. En Sevdiğin Hayvan

Kuş.

8- Ailen dışında onsuz yapamam dediğin , en sevdiğin kişi ?


Yıllardır sahip olduğum bir kaç dostum var. Onlarsız olamam.

Benim cevaplarım bunlar, dileyen herkes yanıtlayabilir.Ancak aşağıda linklerini bulacağınız arkadaşlarımı da mimlemek istiyorum.

Mukaddes hanım http://mukaddestiryaki.blogspot.com.tr
Sargita http://sargitaderki.blogspot.com.tr

Cevaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.

Sevgiler
Şafak

PEKMEZLİ CEVİZLİ İRMİK HELVASI



Merhaba,

Bazen benim tatlı krizim tutuyor o zaman ne yapacağımı bilemiyorum. Geçen akşamda yine böyle oldu. Malzemelere şöyle bir baktım, sütlü bir şey istemedi canım. Şerbetli tatlı yapmak da zor geldi. Yani hem tembeldim hem de istekli.

Sonra geçen günden kalan biraz irmik vardı. Her zamankinden biraz farklı olsun dedim içine pekmez de koydum. Ancak pekmezin pişirilmemesi gerektiğini bu aralar sık duyduğumdan ben piştikten sonra katmayı uygun gördüm.

İşte tarifi :

Mazlemeler

2 su bardağı irmik
100 gr. tereyağ
1/2 bardak şeker
4 bardak su
1 bardak pekmez
1 su bardağı dövülmüş ceviz içi

Yapılışı

Tereyağı eritin ve içine irimiği katın. Sürekli karıştırarak çok kısık ateşte kavurun. Eğer karıştırmazsanız irmikler çok çabuk yanıyor.

Bu arada başka bir tencerede suyu ve şekeri kaynatın. İrmiklerin rengi iyice koyulaşınca kaynayan suyunuzu ekleyin. Yine kısık ateşte göz göz olana kadar bir kaç dakika karıştırarak pişirin. İyice suyunu çektiğinde ocağı kapatın. Suyu eklerken çok dikkat edin çünkü etrafa saçılıyor. Pekmez ve ceviz içini ekleyip karıştırın.

Üzerine bir havlu kapatarak demlenmesi için bir kenarda bekletin.

İsterseniz dondurma ile yada üzerine ceviz koyarak servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun.

Şafak






31 May 2014

Tarihe bir not: Evlat elinden su içmek



Tarif edilemez bir duygu. Bugün ilk defa Ege'in elinden su içtim.

Sadece çok susamistim o oyun oynuyordu. Öylesine bana içerden bir şişe su getirirmisin dedim. Getireceğini hiç düşünmemiştim.  Gitmiş bardak almış, damacanadan su doldurmuş. Dikkatli  bir şekilde salona girdi. Hiç bir şey olmamış gibi uzattı ve oynamaya devam etti. Nasıl duygulandim anlatamam.

Tarihe bir not: Evladım iyi ki benimlesin. Seni çok seviyorum.

Şafak

27 May 2014

SİZ HİÇ FAVA YEDİNİZ Mİ?


Merhaba,

Ege'nin doğum gününde herkesin farklı bir şeyler yaptığından bahsetmiştim. Bu gün size kayınvalidemin iç bakladan pişirdiği daha önce hiç tatmadığım favanın nasıl yapıldığını anlatmak istiyorum. Herkes tarafından sevileceğinin garantisini veremem. Farklı bir tadı var. Sıklıkla Ege bölgesinde ve Yunanistan'da yapılıyormuş. Belki meze olarak bir kaç çatal almak yeterli olabilir. Biraz buruk bir tadı var. Biz çok ölçülü yapmadık. İç baklalar kayınvalidemin yazlığından geldi. Kayınpederimde ayıklama işini yaptı :)

Malzemeler:

1 büyük kase taze iç bakla
1 orta boy kuru soğan
1/2 çay bardağı zeytinyağ
1/2 demet dereotu
1 kesme şeker
Tuz

Yapılışı:

Kuru soğanı minik minik doğrayıp yağda hafif pembeleşinceye kadar kavurun. İç baklaları da ekleyip 1-2 dakika karıştırın ve şekeri koyarak üzerini geçecek kadar sıcak su ekleyin. Kavrulmuş soğan kullanmak istemezseniz 4 parçaya bölüp baklalar haşlanırken içine atabilir ve sonrasında çıkarabilirsiniz.

İyice haşlandığında, blendırdan geçirerek püre haline getirin.  Haşlanmadan suyunu çekerse sıcak su ekleyebilirsiniz. Ardından isteğiniz kadar tuz, yaklaşık yarım limon suyu ve çok ince kıyılmış dereotunu ekleyin, birlikte de biraz pişsin. Dibinin tutmaması için arada karıştırmalısınız.

Altını kapattıktan sonra bir borcamı hafif ıslayarak, favayı bastırarak yayın. Üzerine bir miktar seytinyağı gezdirin ve dereotuyla süsleyin. En az bir gece dolapta beklemesi lazım. Servis yapacağınız zaman keserek ikram edebilirsiniz.

Afiyet olsun

Şafak


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...