12 Eyl 2013

KIŞIN CACIK İÇİN BUZLUKTA SALATALIK SAKLAMAK

Merhaba,

Dün yaptığım cacık için salatalık saklama işini bu gün bitirip dolaba attım. Yapımı çok kolay ve kış boyunca bozulmadan duruyor. İşin güzel tarafı dondurulmuş olduğu da çok anlaşılmıyor :) 

Sizde yapmak isterseniz salatalıkları rendeleyip buz kalıbına doldurun ve buzlukta dondurun.



Sonra buzdolabında buz haline gelmesini bekleyin.  Buzluktan çıkarıp, poşete koyun ve dolaba atın.





Kullanmak istediğinizde birkaç saat önce kullanacağınız kadar küpü dolaptan çıkarın ve çözülmesini bekleyin. Kalanını tekrar buzluğa koyun. Sonrada bildiğiniz şekilde cacığınızı tamamlayın.

İsterseniz buz kalıplarına koymadan kullanacağınız kadarını poşetlere paylaştırıp havasını alarak bağlayın. Ancak bu şekilde yaptığınızda çözülmesi oldukça uzun sürüyor. Bu nedenle pek tavsiye etmiyorum ama böyle daha kolay oluyor derseniz yapabilirsiniz.

Pek sizlerin böyle pratik tarifleri var mı yazın yaptığı? Yoruma yazarsanız bu yaz yapar onu da blogda paylaşırım :)

Afiyet olsun
Şafak

10 Eyl 2013

Şeftali Pestili Yapımı

Merhaba,

Sonunda bunu da yaptım. Hamaratlıkta sınır tanımıyorum artık :) Kış hazırlıklarıma Şeftali Pestili ile son sürat devam ediyorum. Kış nerdeyse geldi ama hala neler yapsam diye düşünüyorum.

Kayınvalidem her sene pestil yapıp bize gönderirdi. Ama bu sene ağaçlar meyve vermemiş. Sanırım görümcemin işe başlaması ve gidip kızına bakmak zorunda kaldıkları için de biraz boş verdi.

İş başa düştü dedim, kolları sıvadım. Şeftali pestili yaptım. Oldukça kolay oldu. Kimileri içine şeker ve nişasta koyarak çoğaltıyormuş ama ben hiç bir şey koymadım. Şeftalileri doğrayıp blendırdan geçirdim ve iyice kaynattım. Çok sulu olmadığı için yağlı kağıt üzerine döktüm ve güneşte kuruttum.


Kurutma işlemi havanın sıcaklığına göre değişiyor. Eğer sulu olursa kevgirden geçirip öyle düz bir zemine koymanız gerekir. Suyunu da meyve suyu olarak tüketebilirsiniz.

Evdekiler ve bugün misafirliğe gelen arkadaşım beğendi. Sen bu işin yakında ticaretini yaparsın diye takılıyor bana.

Sizde deneyin bakalım nasıl olacak. Sonra bana nasıl olduğunu yazmayı unutmayın. Hadi mutfağa :)

Sevgiler

Şafak

BU ANNELER HER ZAMAN SOSYAL


Merhaba,
Hafta sonu, Ege ve ben Sosyal Anneler 'in düzenlediği Botanik Parkı Buluşmasındaydık. Bakırköy'deki Botanik Parkı 96.000 m2 lik bir alana kurulmuş, oldukça hoş bir yer. Çocuklara yönelik parklar, 2 adet hareket eden ve ses çıkaran dinazorlar var ve Ege dinazorlara bayıldı.



11.5 metre ile Türkiye'nin en yüksek oyun kuleleri bu parkta bulunuyor.


Kum havuzunda bulunan şemsiyeler çok iyi düşünülmüş.


Dağa tırmanmak isteyen çocuklar için bir fırsat


Yapay gölet çok hoş gözüküyordu




Sosyal tesisinin fiyatları oldukça uygun. Biz metro çıkışına yakın yerdeki büfenin olduğu yerde oturduk. Fiyatlar sitemizdeki havuzdan bile ucuzdu :) Kahvaltı yapmaya gelen başka ailelerde vardı.



Çocuklar için Sosyal anneler tarafından kurulan aktivite masasında, hem oynadılar hem de kaynaştılar.









Herkes bir şeyler hazırlayıp gelmişti. Herkesin ellerine sağlık.


Ege oldukça fazla yoruldu. Bir dahakine daha yakın bir yere gidelim diyor hala :) Ve bende dönüş yolunda onu en sevdiği şeyle ödüllendirdim. Yani dondurma ile.


Sizde Facebook da bize katılmak ve organizasyonlardan haberdar olmak, Sosyal annelere katılmak isterseniz buraya Tık Tık


Sevgilerimle,
Şafak

8 Eyl 2013

GÜRPINAR BALIK FESTİVALİNDEYDİK

Merhaba,

Bugün Gürpınar Balık festivalindeydik. Komşum ve hemşehrim Songül'ün eşi balık tutma yarışmasına katılınca bizimde gitmek boynumuzun borcuydu. Dün Sosyal annelerle yaptığımız kahvaltı üzerine birde festivale gidince yorgunluktan öldüm nerdeyse. Ama olsun her iki günde birbirinden güzeldi.




 



Festivalde belediye, tüm halka yetecek kadar balık pişirdi ama yine de kavgalar bitmedi tabi ki. O iki tane aldı, o üç tane aldı kavgaları, sıraya girmeyip araya kaynamaya çalışanlara dur deme kavgaları derken bir kere daha anladım ki, biz bu işlerde hala çok acemiyiz. Oysa organizasyon biraz daha farklı yapılabilirdi. Mesela, Şemsiyeler altına konulacak masalara dağıtım yapılabilirdi. Böylelikle yaşlı ve çocuklar beklemek zorunda kalmaz, yorulmadan festivalin tadını çıkarabilirlerdi.  Birde başlangıçta, şenlik alanında güneş altına konulmuş sandalyeleri isteyenlere vermediler. Sadece yaşlılara verebilirlerdi ama bunu da yapmadılar. Ta ki belediye başkanı oraya gelene kadar. Sonrasında eşimin bu konuda ki fikrini belediye başkanına iletmesi sonucunda yanlıştan dönüldü ve yaşlılara sandalye verilebildi. Bunun dışında çalışanlar güler yüzlüydü.







Bana göre günün en güzel jesti, isteyenlere şapka ve sayıları az olsa Türk Bayrağı dağıtılmasıydı. Tabi çocuklara göre ise en güzel şey ücretsiz aldıkları, pamuk şeker, macun, patlamış mısır, kaynatılmış mısır ve oyun alanlarıydı. Yani çocuklara yönelik her şey :)




Her şey güzeldi, ama aklımda bir düşünce var. Bu festival 3 yıldır yapılıyormuş. Amaç umarım sadece halka hizmettir. Balık halinin oralara yapılması fikrine halkı sıcak baktırmak değildir. Çünkü balık halinin oraya gelmesinin, mevcut çevre ve doğal yaşamı yok edeceğine inanıyorum. Balık haline balıklar %95 oranında karadan gelmektedir ve ne yazık ki bölge alt yapısı buna uygun değil.

Umarım hep böyle kalır.
Sevgiler
Şafak

6 Eyl 2013

OYUNCAK HAMİLE BEBEKLER

Son günlerde, oyuncakçılarda rastladığım hamile oyuncak bebekler çok tuhafıma gidiyor. Kız çocuğum yok ama küçük bir çocuğa bu tarz bir bebek almak ne kadar doğru oluyor düşünmeden edemiyorum.



Hayatın normal seyri içinde merak ederek öğrenecekleri dünyaya geliş olayını, daha çok küçükken akıllarına düşürmek kime ne kazandırır bilemiyorum. En çok merak ettiğim şeylerden biri de bu tarz bebek üreticilerinin bunun izinlerini nereden ve nasıl aldıkları. İnternette araştırdığım kadarı ile bir bilgiye rastlamadım. Bende Oyuncakçılar Derneğine bununla ilgili bir form doldurdum. Cevap gelince sizinle paylaşacağım.

Herkesin düşüncesi farklı olabilir ama ben kızım olsa böyle bir oyuncak almazdım. Geri kafalı olduğum düşünülebilir ama zamanımızda her türlü oyuncak, yiyecek vb. şeylere çabuk ulaşılabiliyor ve bu nedenle ne yazık ki doyumsuz bir nesil yetiştiriyoruz. Bir çok aile "benim olmadı bari çocuğumun olsun" diye olaya yaklaşıyor. Bir sürü para vererek aldığımız şeyler çok kısa bir süre sonra bir tarafa fırlatılıp atılıyor. Çünkü öyle hızlı bir değişim söz konusu ki, bugün aldığınız bir şeyin yarın modası geçiyor.

Tüketime alışmış bir toplum olma yolunda hızla ilerlerken ne yazık ki aynı derece de borçlu bir toplum haline geliyoruz. Konu nerden nereye geldi :) Şimdilik burada bir virgül koyuyorum ama son cümlemi yazmadan rahat edemeyeceğim.

Sanırım bu durumda da en çok çocuklarımıza yazık oluyor....

Sevgiler
Şafak

2 Eyl 2013

KIŞIN YAZLIK BİBER KIZARTMASI YEMEK

Kış hazırlıkları son hız devam ediyor. Bu işi ticarete döksem iyi olur galiba :)

Hafta sonu olmasından faydalanarak eşimin de çocuklarla ilgilenmesini fırsat bilip, domates konservelerimi tamamladım. Bu sabah da dün aldığım çarliston ve köy biberlerini dolaba koyacak şekilde hazırladım.

Yapımı çok kolay, kışın yemesi bir harika olacak. Biberleri temizleyip, kızartıyorsunuz. Sonra soğumaya bırakıyorsunuz.


Soğuduktan sonra, yediğiniz kadarını bir buzdolabı poşetine koyup, havasını alarak bağlıyorsunuz. Sonra doğru dolaba.


Kış geldiğinde biz genelde hafta sonu kahvaltılarında kullanıyoruz. İsterseniz davetsiz gelen misafirlerinize çar çabuk hazırlayıp ikram edebilirsiniz. Çözülmesini beklemeden, içine hazırladığım domates soslarından da koyup ısıtıyorum. Harika oluyor. Tıpkı yazdaki tadı alabiliyorum.

Tavsiye ederim.

Afiyet olsun
Şafak
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...