6 Oca 2014
TAHİNLİ UN HELVASI
Merhaba,
Bugün yine yemeklerden gidiyoruz. Bazen yeni bir şeyler denemek çok hoşuma gidiyor. Hele benim gibi, erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer sözünü ispatlayan bir eşe sahip biri için biraz da kaçınılmaz :)
Tahinli un helvası gerçekten farklı bir lezzet. Hem basit hem de çok lezzetli. Eşim bana 10 verdi :) Gelelim yapılışına
Malzemeler
2 su bardağı un
3 yemek kaşığı tereyağ
6 yemek kaşığı pudra şekeri (arzuya göre azaltılıp çoğaltılabilir)
8 yemek kaşığı tahin
Yapılışı
Terayağını eritip unu ekleyin. Un kokusu çıkıp unun rengi hafif dönmeye başlayana kadar kısık ateşte karıştırın. Ardından pudra şekeri ve tahini ekleyin. Yaklaşık 5 dakika daha sürekli karıştırarak özdeşleştirin.
Ocaktan aldıktan sonra borcama dökün ve kaşığın tersi ile üzerini düzleştirin. Arzıya göre, ceviz ve / veya pekmez ile süsleyebilirsiniz.
Not: Borcamı hafif ıslatın sonra benim gibi düzgün çıkaracağım diye uğraşırsınız :)
Afiyet olsun.
TAVUK SUYUNA KİMYONLU KEREVİZ ÇORBASI
Merhaba,
Bugün sizlere şu kış günlerinde içinizi ısıtacak, aynı zamanda sağlıklı beslenmemiz için yaptığım bir çorbanın tarifini vermek istiyorum. Kereviz yemeğini bir çoğumuz artık mutfaklarımızın baş köşesine oturttuk. Eğer siz hala yapmadıysanız tarifi için buraya Tık Tık
Gelelim çorbamızın tarifine;
Malzemeler:
2 adet kereviz
Bir kilo çorbalık tavuk
2 havuç
1 soğan
1 çorba kaşığı tereyağ
1 çorba kaşığı sıvıyağ
Tuz, karabiber, 1 çay kaşığı kimyon
1/2 limon
Yapılışı:
Doğranmış kereviz, tavuk, doğranmış havuç düdüklü tencerede pişirilir. Doğranmış soğan ve yağlar bir tencerede kavrulur. Haşlanmış kereviz ve havuç, tavuk suyu ile birlikte tencereye alınır. Yaklaşık 20 dakika kısık ateşte ağzı kapalı şekilde beraber pişirilir.
Çorbayı ocaktan alıp blenderden geçirip, karıştırmaya devam ederek yaklaşık 10 dakika karıştırarak pişirelim. İnmesine yakın, tuz, karabiber ve kimyonu ekleyelim. Bir iki taşım kaynatıp, yarım limon suyunu ekleyelim.
Servis yaparken üzerine kimyon serpebilirsiniz. Özellikle çocuklar için oldukça faydalı olduğunu düşündüğüm bu çorbayı, hasta olduklarında da değişik bir tat olarak içirebilirsiniz. İçine tuz koymazsanız, bebeğiniz için de güzel bir çorba olur.
Afiyet olsun
Şafak
4 Oca 2014
AVON NATURALS SERİSİNDEN İKİ ÜRÜN
Herkese merhaba. Ben Yasemin'in Kozmetiği blogunun yazarı Yaseminjesss. Şafak Hanım'a, beni bloguna misafir olarak kabul ettiği ve anlayışı için çok teşekkür ederim :)
Bu akşam sizlere,Avon'un Naturals serisinden iki ürün tanıtmak istiyorum. Bunlar Naturals İnce,Güçsüz Veya Yağlı Saçlar İçin Böğürtlen ve Hibisküs Özlü Saç Tazeleyici Sprey ve Naturals Böğürtlen Hibiskus Özlü Hacim Veren Şampuan.
Bu seri, Avon'un ince,yağlı ve güçsüz saçlar için ürettiği ürünlerden oluşuyor. İçeriği böğürtlen ve hibisküs özlü. Şampuanın rengi uçuk pembe.
Ben bu seriyi yaklaşık 1 senedir kullanıyorum. Bu seriyi kullanmadan önce 7 yaşımdan beri Elidor serisi kullanıyordum. Ancak gelişme sürecimle birlikte saçımdaki yağ oranı arttı ve Elidor'un bana yararından çok zararı dokunmaya başladı. Ben de Avon ailesine katıldığım ilk günden itibaren Avon'un bu serisini kullanmaya başladım.
İyi ki de başlamışım. Gerçekten aradığım ürün. Şampuan,benim 2 günde yağlanan saçımın yağlanmasını geciktirmekle kalmadı,yağlı görüntüyü de aldı götürdü. Koku olarak,renk olarak o kadar güzel ve kalıcı ki,saçlarımı yıkadığım an o etkisini hissediyorum. En çok beğendiğim yönleri ise doğal içerikli olması.Tabi ki %100 doğal diyemeyiz hiç bir ürüne. Ancak meyve özlü ürünler,diğer kimyasallara oranla daha faydalı,bunu herkes bilir.
Şampuan gerçekten benim saçımın ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılıyor. Saç kremini de duştan sonra uygulayınca tam anlamıyla bakımım tamamlanmış oluyor.
Saç spreyi ise,gayet uçucu olmayan,hatta bukle belirginleştirici bir etki yaptı bende. Kokusu zaten tartışılmaz. Saçlarım yağlı olduğu için saç kremi ve saç spreylerine hiç yaklaşamazdım. Ancak doğal ve saçıma uygun ürünler buldukça denemekten çekinmiyorum :)
Bu seri bende güzel bir izlenim bıraktı. İlla ki herkeste de aynı etkiyi bırakacak diye bir kaide yok,olamaz da. Çünkü herkesin yapısı farklı,lütfen bunu da göz önünde bulundurarak ürünleri deneyin :)
Yazar Hakkında : Yaseminjesss,Ağustos 2013'te blog hayatına katıldı.Moda,kozmetik,makyaj adına her türlü paylaşımı için http://yaseminjess. blogspot.com/
3 Oca 2014
AĞLAMAM ZAMAN ALDI
Şarkılar ve ses harika ama videoları korkutuyor beni :)
Kaç zaman oldu, ben hala gittiğine inanmadım.
Unutman imkansız, döneceğin güne hazırlandım.
Bir yaz bahçesi içim, anılar soluk çiçekler.
Bakıp büyütmesem her gün, elbet ölüp gidecekler.
Zaman dondu sanki, her şey sıradandı.
İyiyim dedim herkese,
Ağlamam zaman aldı.
Birkaç eşyan vardı bende, öylece kaldı.
Yoktun artık yanımda, anlamam zaman aldı.
Ağlamam zaman aldı.
Bir eski zaman kadınının mektubundaki zarafet.
Tutsak bir şairin göz pınarlarındaki hasret.
O kadar kırılgan içimdeki çocuk sana inanan.
O kadar naif ki hala gittiğini anlayamayan.
Zaman dondu sanki, her şey sıradandı.
İyiyim dedim herkese,
Ağlamam zaman aldı.
Birkaç eşyan vardı bende, öylece kaldı.
Yoktun artık yanımda, anlamam zaman aldı.
Ağlamam zaman aldı.
Zaman dondu sanki.
Her şey sıradandı.
İyiyim dedim herkese.
Ağlamam zaman aldı.
Birkaç eşyan vardı bende, öylece kaldı.
Yoktun artık yanımda, anlamam zaman aldı.
Zaman dondu sanki,her şey sıradandı.
İyiyim dedim herkese,ağlamam zaman aldı
Birkaç eşyan vardı bende, öylece kaldı.
Yoktun artık yanımda, anlamam zaman aldı.
Ağlamam zaman aldı
TRABZON HURMASI TATLISI
Merhaba,
Bugün sizinle yılbaşında yaptığım bir tatlının tarifini paylaşmak istiyorum. İlk defa denedim, yapımı çok kolay, tek püf noktası ise olgun hurmalar seçmeniz gerekiyor.
Malzemeler
2 adet Trabzon hurması
1/2 su bardağı şeker
Yapılışı.
Hurmaları iyice yıkayıp kurulayın. İkiye böldüğünüz olgun hurmaları kesik yerleri üste gelecek şekilde bir borcama yerleştirin. Üzerine şekeri serpip yaklaşık yarım saat bekletin. Bu arada yapacağınız bir başka yemeği yapabilirsiniz :)
Bekletilmiş hurmaları önceden ısıtılmış 180 derece fırına atıp şeker eriyip, hurmalar renk değiştirene kadar pişirin yaklaşık yarım saat sürüyor. Fırından alıp üzerine ceviz serpebilirsiniz. Ilık ya da soğuk servis yapabilirsiniz.
Afiyet olsun
Şafak
1 Oca 2014
ÖLÜMLÜ DÜNYA NE KADAR BOŞSUN
Merhaba,
Bir kaç saat önce üzücü bir haber aldım. Eskiden çalıştığım bankadan, yöneticilerimden DİDEM MUMCU vefat etmiş. Beni en çok üzen şey, genç yaşta kaybedilen bir anne olması.
Evet, nasıl bir insan olduğunuz önemli oluyor, ne kadar uzun yaşanırsa yaşansın hayat, tüm ölümler için erken oluyor ama ölüm gençlere hiç yakışmıyor.
Henüz 44 yaşındaydı. Çok güzel bir kızı, çok başarılı bir eşi vardı. Bankacılık kariyerinde en üst seviyelere kadar tırmanmıştı, başarılıydı, herkesin sevgisini ve saygısını kazanmıştı ama olmadı. Çağımızın vebası, kanser bundan yaklaşık 3 sene önce yakalamıştı onu.
Muhtemelen işlerin yoğunluğundan, hep yetişilecek bir yerlerler, birileri olduğundan hastalığını geç fark etmişti.
İşten ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra duymuştum hasta olduğunu. Ara verdi dediler, tedavisini tamamlayınca dönecek tekrar dediler. Nitekim öyle de oldu. Bir süre sonra döndü işinin başına. Duyunca iyileşti demiştim kendi kendime. Ama sonra biraz zaman geçince ayrıldı dediler. Demek bıraktı iş hayatını diye düşündüm. Kendisine özen göstermeye, hayatı yaşamaya karar verdi galiba dedim. Meğer tedavisi sürüyormuş. Ameliyat olmuş ve ameliyattan çıkınca komaya girmiş. Kurtulamamış..
Cenazesi 02.01.2014 tarihinde Öğlen namazını takiben Levent Camiden kaldırılacakmış ve Hasdal Mezarlığında toprağa verilecekmiş. Allah tüm sevenlerine ve eşine, çocuğuna sabır versin.
Bugünün bankacılığı çok zor ve meşakatli bir iş. Hep hayatınızı ertelemenizi bekliyor sizden. Bazen müşteriler, çocuğunuzdan, eşinizden ailenizden daha önemli oluyor. Onlara cevap vermekten, yakınlarınızla telefon görüşmesi bile yapamıyorsunuz. Sen kapat ben seni sonra ararım diyorsunuz ama o sonra ancak eve gittiğinizde oluyor. Hedefler öyle ağır ve yıpratıcı ki, zaman zaman müşterilerinde bir ailesi olduğunu unutuyorsunuz.
Bu gece haberi aldığımdan beri hep düşünüyorum. Şan, şöhret, kariyer, para, kıyafetler, makyaj malzemeleri, ayakkabılar, tatiller hepsi ama hepsi boş şeyler. Sağlık lazım insana. Ve sonsuzluğa giderken arkadan seni güzel anacak insanlarla yaşamak, yaşlanmak lazım.
İnsanın inanası gelmiyor. Yıllar önce yazdığım bir şiirden bir satır geliyor aklıma.
Bir kaç saat önce üzücü bir haber aldım. Eskiden çalıştığım bankadan, yöneticilerimden DİDEM MUMCU vefat etmiş. Beni en çok üzen şey, genç yaşta kaybedilen bir anne olması.
Evet, nasıl bir insan olduğunuz önemli oluyor, ne kadar uzun yaşanırsa yaşansın hayat, tüm ölümler için erken oluyor ama ölüm gençlere hiç yakışmıyor.
Henüz 44 yaşındaydı. Çok güzel bir kızı, çok başarılı bir eşi vardı. Bankacılık kariyerinde en üst seviyelere kadar tırmanmıştı, başarılıydı, herkesin sevgisini ve saygısını kazanmıştı ama olmadı. Çağımızın vebası, kanser bundan yaklaşık 3 sene önce yakalamıştı onu.
Muhtemelen işlerin yoğunluğundan, hep yetişilecek bir yerlerler, birileri olduğundan hastalığını geç fark etmişti.
İşten ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra duymuştum hasta olduğunu. Ara verdi dediler, tedavisini tamamlayınca dönecek tekrar dediler. Nitekim öyle de oldu. Bir süre sonra döndü işinin başına. Duyunca iyileşti demiştim kendi kendime. Ama sonra biraz zaman geçince ayrıldı dediler. Demek bıraktı iş hayatını diye düşündüm. Kendisine özen göstermeye, hayatı yaşamaya karar verdi galiba dedim. Meğer tedavisi sürüyormuş. Ameliyat olmuş ve ameliyattan çıkınca komaya girmiş. Kurtulamamış..
Cenazesi 02.01.2014 tarihinde Öğlen namazını takiben Levent Camiden kaldırılacakmış ve Hasdal Mezarlığında toprağa verilecekmiş. Allah tüm sevenlerine ve eşine, çocuğuna sabır versin.
Bugünün bankacılığı çok zor ve meşakatli bir iş. Hep hayatınızı ertelemenizi bekliyor sizden. Bazen müşteriler, çocuğunuzdan, eşinizden ailenizden daha önemli oluyor. Onlara cevap vermekten, yakınlarınızla telefon görüşmesi bile yapamıyorsunuz. Sen kapat ben seni sonra ararım diyorsunuz ama o sonra ancak eve gittiğinizde oluyor. Hedefler öyle ağır ve yıpratıcı ki, zaman zaman müşterilerinde bir ailesi olduğunu unutuyorsunuz.
Bu gece haberi aldığımdan beri hep düşünüyorum. Şan, şöhret, kariyer, para, kıyafetler, makyaj malzemeleri, ayakkabılar, tatiller hepsi ama hepsi boş şeyler. Sağlık lazım insana. Ve sonsuzluğa giderken arkadan seni güzel anacak insanlarla yaşamak, yaşlanmak lazım.
İnsanın inanası gelmiyor. Yıllar önce yazdığım bir şiirden bir satır geliyor aklıma.
Ölümü düşünmek yetiyor aynı anda aynı yerde olmamıza...
Didem Mumcu, güzel kadın seni hep sevgiyle anacağız. Mekanın cennet olsun.
Şafak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






