14 Şub 2014

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ HEDİYESİ

Herkese merhaba,

Sevgililer günü çekilişimiz bitti bildiğiniz gibi. Sizler için yeni bir çekiliş düzenledim. Bloğumun takipçisi siz sevgili hanımları  8 Mart Dünya Kadınlar Gününde unutmak olmazdı.

Bu çekişilimizi Cinevim.com ile birlikte hazırladık. Gerçekten oldukça dolu bir site.  Aradığınız bir çok şeyi orada bulabilmeniz mümkün. Açıkçası ben bir çok ürüne bayıldım.

Şartlarımızı yerine getiren bir izleyicimize aşağıda görselleri bulunan ürünlerden seçtiği 1 tanesini hediye edeceğiz.



Ya da aşağıdaki bu çok şık, Bernardo Kapaklı Un Kavanozunu Seçebilirsiniz.


Bu sefer katılım şartlarımız çok kolay

Cinevim.com web sitesine Üye Olmak

Cinevim.com facebook sayfasını Beğenmek

Blogumun izleyicisi olmanız ve beni Google + da takip etmeniz

Çekilişi herhangi bir sosyal medyada paylaşıp linkini benimle paylaşmanız



Şartları tamamladıktan sonra lütfen aşağıdaki formu doldurunuz. Çekilişimiz 4 Mart 2014 tarihinde saat 21:00 de sona erecek. Sponsor firmanın kontrollerinden sonra seçtiği ürün yola çıkacak. Kargo ücreti tarafımıza ait ve yurt dışına ne yazık ki gönderim yapamıyoruz.

Hadi bakalım, bol katılımlı bir çekiliş olur umarım.

Sevgiler
Şafak







12 Şub 2014

BİR YASTIKTA TAM KIRKBİR YIL

Merhaba,

8 Şubat sevgili anne ve babamın evlilik yıldönümüydü. Bizimkiler öyle yıldönümü kutlamaya pek alışık değildir. Aile de en çok ben düşkünüm sanırım böyle özel günlere. Efe Deniz'in doğum günü nedeniyle İstanbul'a gelmişlerdi. Ben de onları biraz daha göndermedim. Yıl dönümünü beraber kutlayıp öyle gitsinler istedim.

Artık evlilikler eskisi gibi değil. İnsanların birbirine katlanma katsayısı düştü. Eskiden, dizini kırsın kocasının bir dilim ekmeğini yesin derlerdi, gelinlikle çıkılan eve ancak kefenle dönebilirsin derlerdi. Bütün bunlar geçmişte kaldı. Kadının (aman yanlış anlamayın), eğitim alması, çalışıp kendi ayakları üzerinde kalabilmeyi başarması daha güçlü olmasını sağlıyor. E durum böyle olunca da kimsenin afrasını tafrasını çekmek zorunda kalmıyorsunuz. İstemediğiniz şeylere daha kolay hayır diyebiliyorsunuz. Tüm bunların sonucunda da ya erkekler kendine dikkat etmek zorunda oluyorlar ya da aile mahkemelerinin yolu tutuluyor.

Konuya nasıl başladım, nereye geldim :) Dönelim asıl konumuza.

İşte bu da ailem. Bir tek kız kardeşim eksik. İnşallah seneye o da yanımızda olabilir. Allah anne babama uzun ömür versin. Zaten babam 50. yıllarında düğün yapacakmış :)


Bizimkilerle hep beraber yemek yedik, sonra da onlar için tasarladığım pastayı.



Dilerim bizde eşimle böyle 41. senemizi kutlayabiliriz.

Hepiniz kendinize iyi bakın
Sevgiler
Şafak

SEVGİLİLER GÜNÜ ÇEKİLİŞİMİZ SONLANDI

Merhaba,

Çekilişi yarın gece sonlandıracaktım ama ani bir kararla bu gece sonlandırdım. Çünkü sevgililer gününe yetişmesini istiyorum.

Katılım azdı bu çekilişime. Sadece 15 kişiydi. Biraz da benden kaynaklandı bu durum. Yoğunluktan sosyal medyada paylaşamadım. Ne demişler az olsun bizim olsun :)

Bu çekilişi videoya çekemedim ne yazık ki. Çünkü telefonum bozuldu ve teslim etmeleri 20 iş gününü bulabilirmiş. Bu kadar uzun süre akıllı telefonum olmadan ne yapacağım bilemiyorum :) Bende bu nedenle internet üzerindeki sitelerden birinde, kuracek.com isimli sitede yaptım.

   ::: Çekiliş Sonuçları :::
   Kazananlar
1. Kazanan: Pınar Aktaş

İşte kurabiyelerimiz


Kurabiyeleri paketleyip, küçük bir kutuya koydum ki yollarda kırılmasın di mi ama?




Adres bilgisi için mail attım, en kısa sürede cevap bekliyorum. Bugün kargoya vermek istiyorum çünkü.

Afiyet olsun sevgili Pınar. Umarım hediye edeceğin kişi de beğenir.

Sevgiler
Şafak


10 Şub 2014

Faber-Castell ‘Renkli Yönetmenler’ Facebook Uygulaması ile her hafta 10 aktivite bileti kazanma fırsatı!

Çocukların eğlenirken yaratıcılıklarını geliştirmesine yardımcı olan Faber-Castell yeni Facebook uygulaması ile çocukların sömestr tatillerine renk katıyor!

25 Ocak Cumartesi günü çocuklar Tepe Nautilus CineMaximum fuaye alanında seans öncesi Faber-Castell'in onlar için hazırladığı süpriz ile karşılaştılar. Faber-Castell "Hayal Gücünün Ürünleri" ile yaratıcılıklarını konuşturdular, birbirinden güzel objeler yaptılar.

Çocuklar filmlerini izlemeye salona girdiklerinde, Faber-Castell ekibi çocukların eğlenceli keçeli kalemler ve değiştirilebilir tablet suluboya ile tasarladıkları nesneleri renkli film afişlerine dönüştürdü. Seans çıkışı kendi tasarımlarını film afişlerinde gören çocukların şaşkınlıkları ve sevinçleri görülmeye değer!




Şimdi bu sürprizi Faber-Castell yeni Facebook uygulamasına taşıdı. Çocuklar Faber-Castell eğlenceli keçeli kalemler ve değiştirilebilir tablet suluboya ile tasarladıkları nesneleri uygulamada yer alan film afişi şablonlarına yerleştirerek kendi filmlerinin yönetmeni ve afiş tasarımcısı oluyorlar.



Hazırlanan film afişleri içerisinden en çok beğenilen, oy alan tasarımların sahibi olan küçük yönetmenler müze veya sinema bileti kazanma fırsatı yakalıyorlar.

Eğlenceyi yakalamak isteyen çocuklar  https://www.facebook.com/FaberCastellTurkiye/app_291525467663299 sayfasından uygulamaya ulaşabiliyor.

Faber-Castell sosyal hesaplardan takip edebilirsiniz:

www.facebook.com/FaberCastellTurkiye

@Faber_CastellTR


Bir boomads advertorial içeriğidir.

EGE İLE ONU DÜNYAYA GETİREN DOKTORUMUZA KURABİYE YAPIYORUZ

Merhaba,

Bir kaç gündür blogdan uzak kaldım. Özlemedim dersem yalan olur. Sizlerle paylaşmaya bu kısa sürede öyle çok alışmışım ki, yazamadığım günler kendime kızıyorum.

Başlıktan da anlaşılacağı üzere, geçen gün ege ile mutfağa girdik ve Onu dünyaya getiren çok sevgili doktorumuz, abimiz Serhat Sakız'a doğum günü kurabiyeleri yaptık.



Tamamen bizim tasarımıız olan bu kurabiyeleri, onun hayatında önemli olduğuna inandığımız şeyler ve bizim onu nasıl gördüğümüz ile ilgili yapmaya  çalıştık. Kendisi de çok beğendiğini söyledi. Ve bu beni mutlu etti.

İşte kurabiyelerimiz ve bize göre anlamları :)

Dünyaya gelmesine yardım ettiği bir çok kız ve erkek bebek için, maşallah. Sen bizim kalbimizin şampiyonusun :)



Hayatın da önem verdiği şeylerin başında ailesi ve yakın akrabaları geliyor. İnşallah her zaman şeker gibi bir hayatınız olur.



Sevgili köpeğimiz Hero'yu da unutmak olmaz.


Tabi ki en büyük BEŞİKTAŞ. Aşk o aşk!! 


Bu da kurabiyelerimizin toplu hali 
 ve
Sen bir çam ağacı gibi güçlüsün, güç veriyorsun. Fırtına, kar, tipi hiç biri yapraklarını bile dökemez.


Kelebek mi? O sevgili asistanı Bakiye için. Bunca yıldan sonra o da benim için sanki aileden biri gibi.

Siz nasıl buldunuz kurabiyelerimi?

Sevgilerimle
Şafak



9 Şub 2014

ÇOCUKLARDA DİL GELİŞİMİ VE KEKEMELİK

Merhaba,

Bildiğiniz üzere çocuklar, daha doğdukları andan itibaren sesler çıkararak bizlere isteklerini anlatmaya başlarlar. Öyle ki bir çok anne, çıkardıkları seslerden ne sıkıntıları olduğunu anlarlar. Bu tabi ki zamanla gelişen bir yetenektir. Bir çok zaman duymuşsunuzdur çevrenizde, bu acıkma ağlaması derler, altı kirlenmiş onu haber veriyor derler, bir yeri ağrıyor bu ağlama onu gösteriyor derler.

Zamanla bebekler, çevrede duydukları konuşmalardan kendilerini ifade etmeyi öğrenirler. Önce sesler değişir, sonra heceler, sonra kelimeler eklenir. Genel olarak, ilk önce çıkarması kolay olan, dede, baba, aba gibi kelimelerle başlarlar. Burada en çok dikkat edilmesi gereken şey, çocukla mümkün olduğunca fazla konuşmaktır. O size işaret diliyle anlatsa bile, siz onun ne istediğini anladığınızda bunu kelimelerle tekrarlamalısınız. Mesela suyu işaret ettiğinde, "su içmek istiyorsun" gibi.



Her çocuk farklı olduğu için, konuşma zamanları da farklı olur. Bıkmadan, usanmadan, çevredeki diğer çocuklarla kıyaslamadan, "neden hala konuşmuyor yaşdaşları çokdan cümleler kuruyor" diye kendinize dert etmeden çocuğunuzla konuşmayı sürdürmelisiniz. Sesli hikaye kitapları, bir çoğumuzun akıllı telefonlarına yüklenebilen interaktif masallarla onu destelemelisiniz.

Bazen, her şey güzel giderken çocuğunuz sular seller gibi konuşurken bir şey olur ve kekelemeye, ya da hiç konuşmamaya başlayabilir. Bunun altında ki nedeni anlamaya çalışmalı, eğer tek başınıza çözemiyorsanız bir hekimden yardım almalısınız.

Bizim başımıza büyük oğlumda böyle bir durum geldi. Çok küçük konuşmaya başladı. Daha 2,5 yaşındayken, sanki büyük bir adammış gibi cümleler kurar, ince espriler yapar ve kendine hayran bırakırdı herkesi. Sonra bir gün bir şey oldu ve konuşamamaya, söyleyeceği kelimeleri unutmaya, kekelemeye başladı. O dönemde bu konuyu çok araştırdım, bir çok anne gibi bende çok üzüldüm. Bu durum kalıcı olursa, hayatta yaşayabileceği zorlukları, ergenlikte yaşayabileceklerini falan düşünüp gecelerce ağladım hatta. Sonra bir gün internette bir doktor ismi ile karşılaştım. Veysel Kızılboğa. Kendisi bizi hatırlamaz bile belki ama bizim için minnettar olduğumuz doktorlardan biri. Farklı şehirlerde yaşadığımız için kendisine telefonla ulaştık, sağ olsun bize telefonla destek verdi. Ve söylediklerini uyguladıktan çok kısa bir süre sonra oğlum tekrar eski haline döndü.

Eğer Veysel beye ulaşmak isterseniz Buraya Tık Tık

Kekemelik erkek çocuklarda, kızlara nazaran daha sık görülüyor. 2 - 3.5 yaş aralığında ortaya çıkan kekemelikler geçici oluyor genel olarak. Genetik olduğu da söylenmekte ama bununla ilgili kesin bir bilgi olduğunu sanmıyorum.  Çok hızlı düşünüyorlar ve dilleri düşüncelerine yetişemiyor o nedenle kekeliyorlar.  Nedeni fiziksel yada psikolojik değilse, 6 ay gibi bir sürede iyileşiyorlar. 


  • Burada en çok dikkat edilmesi gereken nokta, çocuğa bu duruma ne kadar üzüldüğünüzü hissettirmemelisiniz. Çocuklar çok zeki varlıklar ve sizin kaygılarınız ona yansıyor. Bu durumda kekemeliğin daha da ilerlemesine yol açabiliyor. Hatta öyle ki bazı çocuklar dikkat çekmek için yalancı kekemelik yaşıyorlar.

  • Çocuk kekelemeye başladığı zaman, sabırla cümlesini bitirmesini beklemelisiniz, asla kelimelerini tamamlayan kişi siz olmamalısınız. Eğer tamamlarsanız kolay iyileşemiyor, ben zaten konuşamıyorum diyerek sizden bekliyor.

  • Çocuğu rencide edecek davranışlardan kaçınmalısınız. Konuşamıyorsun, neden kekeliyorsun, doğru dürüst konuşsana gibi cümleler onu iyileştirmez aksine kekemeliğinin ilerlemesine neden olur.

  • Çevrenizdeki insanlarla şifreli de olsa, çocuğunuzun kekemeliği hakkında, onun yanında konuşmayın. Bu konuşmalar onun kendini çaresiz hissetmesin, utanmasına  neden olacaktır. Nasıl davranmaları gerektiği konusunda çevrenizdekileri uyarın. Asla başkanlarınin yanında bunu sorun olarak anlatmayin baskalarinin da "ay kekeme mi oldu" falan demesine onu tamamlamasina izin vermeyin. Bu tarz davranmakta israr edenlerle iyileşene kadar görüşmeyin :) Sonuçta çocuğumuzun sağlığı daha önemli.

  • Eğer aşırı kuralcı bir aileyseniz, çocuk size kendini beğendirebilmek için sürekli bir baskı altındaysa hemen kendinize dur diyin ve kendinizi bu tutumunuzdan vazgeçiremiyorsanız önce kendiniz psikolojik destek alın. Çocuğa uygulanan baskının giderilmesi tekrar eski haline dönmesine yardımcı olacaktır.

  • O bunun farkinda olursa ben konusamiyorum niye böyle oldu falan diye bunun gecici bir durum olduğunu soyleyin rahatlatin onu Çocuğunuzla kekemeliği hakkında konuşmaktan çekinmeyin. Sorunu yokmuş gibi davransanız bile çocuk konuşmasında bir sorun olduğunu fark edecektir. Bu durumun geçici olacağına onu inandırın.


Başlangıçta bütün bunları denediniz ama çözüm alamadıysanız, bir konuşma terapisti ile görüşmeniz de fayda var.

Bir çok kekemelik, ergenlik dönemiyle tamamen ortadan kalkıyor. Sabırlı olmanız şart.

Bütün bunlar benim yaşadıklarımdan ortaya çıkan bilgiler. Lütfen böyle bir sorunla karşılaşırsanız siz yine de bir doktora danışın.

Sevgiler,
Şafak


Not: resim webden alıntıdır



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...