12 Nis 2016

Bloggerlar Paylaşıyor 1 Yaşında Etkinliğinde Neler Oldu

Herkese merhaba,

Etkinlik yazılarımdan, Bloggerlar Paylaşıyor 1 Yaşında Etkinliğinde Neler Oldu? yazısı ile sizlerleyim bu gün :)

İlk önce tabi süslenmeden olmaz. Kuaför makyaj işlerini bitirdim. Sonra koşuşturmaca başladı. Etkinlik sabahı, hala gelmeyen bir kargoyu almaya giderek öncelikle sonra ki etkinliklerde bazı firmalarla bir daha çalışmama ve bazı konularda daha dik durmayı öğrenmeye karar verdim. Bunları size bir başka yazımda zaten anlatacağım.

Etkinlik mekanına vardığımızda her şey hazırdı ve bazı arkadaşlarım zaten gelmişti. Bunları bir önceki yazımda anlatmıştım. Tık Tık 

Etkinliğimize saygı duruşu ve İstiklal marşımızla başladık. Oldukça duygusal bir andı benim için. Bu tarz etkinliklerde etkinliği düzenleyen yada organize eden kişi konuşma yapmadan olmuyor :) İnanın ben bu  konuda çok çekimserim. Bundan önce ortağı olduğum hiç bir etkinlikte konuşmadım çünkü konuşma yapma fikri bile elimi ayağımı dolandırıyordu.  İlkokul hayatı boyunca 1. sınıftan itibaren neredeyse her sabah andımızı ve tüm özel günlerde şiir okuyan bir kişi olarak, kaç yaşında böyle oldum bilmiyorum ama en zor konuşmalardan biriydi. İnanır mısınız sesim titreye titreye, dizlerimin bağı çözülmüş bir halde tamamladım konuşmayı :) Allah'tan eşim yanımdaydı da, baktı ben kontrolü kaybetmeye başladım hemen toparladı beni. Seviyorum ben bu adamı valla :) Zaten sunum onun eseriydi o nedenle konuya da çok hakimdi. Buradan da teşekkür ediyorum.


Bu arada sitede bazı kategorilerde bir ödül törenimiz oldu. En çok okunan yazı ödülünü Tavsiyesever blogunun sahibi Rabia Tornacı aldı. Kendisi dedesinin rahatsızlığı nedeniyle aramızda olamadığı için onun yerine ben aldım :)


Ardından en çok yorum alan yazı ödülü ile Şirin Kanatlar blogunun sahibi Seda Yeşiltaç ödülünü aldı.


En çok yazı yayınlayan Yazar Ödülü ise 2 kişinin oldu. Sevgili Aundreyin Şekerleri blogunun sahibi İrem Özker ve Elmas Pırıltıları blogunun sahibi Elmas Koçan.


Ardından diğer tüm yazar arkadaşlarımız Yazar Ödülü aldılar.


O gün Portakal Bende firmasından Tolga Matban 'da aramızdaydı. Bize işleyişleri hakkında bilgi verdi ve kuruluş hikayelerini anlattı.




Bir diğer konuğumuz ise, Marka danışmanı Tuğçe Şahin'di. Hem firmalara hemde kişilere danışmanlık yapan Tuğçe hanım,bizlerin de nasıl markalaşabileceğimi hakkında küçük tiyolar verdi.


Sırada benim için çok özel bir ana geldik. Beni tanıyanlar müziğe olan tutkumu bilir. Müzik denince aklıma anlamlı sözleri, uyumlu bir müzikle birleştiren paylaşımlar gelir. Benim için sadece dinlediğim şey de değildir önemli olan. Müzik insanının, sanatın her dalında olduğu gibi, aynı zamanda örnek bir insanda olması gerekir. Olay şarkımı söyleyip gideyim olmamalı hiç bir zaman. Hayranı olan kişilerin onda ne gördüğü, onlara ne kattığı, örnek olup olmadığı da olmalıdır sanatçı için. Hatta belki de en önemli şeylerden biridir bu bence. Hatırlıyorum da yıllar önce çok takdir ettiğim, ülkemizin çok önemli sanatçılarından biri ile karşılaşmıştım da, o an ki durumundan midem bulanmıştı. Günümüz teknolojisi ile sesi olmayanlarda şarkı söyleyip çok yetenekliymiş gibi görünebiliyor, parası olan en önemli söz ve bestecilerden parça satın alabiliyor. O nedenle umarım, çoklu TV kanalları sonrası yerleşen bu durum kısa sürede son bulur. Hak edenler hak ettiklere yere gelir.


İşte o gün, hem kişilik hem de sanat yönünden çok takdir ettiğim Barış Bahçeci bizimle birlikte oldu. Türkiye'nin ilk ve tek dağıtım şirketi Eğlence Fabrikası yöneticisi Selim Serezli'nin desteği ile kendisini ağırlama fırsatı yakaladık. Barış Bahçeci, kendilerini sadece yaptıkları müzikle gösteren Badem grubunun B'si. Bir çoğumuz şarkılarına, yaptığı işlere denk geldik. O gün çıkardığı solo albümünü de bizler için imzalayarak hediye etti. Umarım bir gün kendisi ile geniş kapsamlı bir röportaj yapma fırsatı da yakalarım.



İnanın 5 saat boyunca oradaydık ama bize zaman yetmedi. Sanırım bir 5 saat daha olsa devam edebilirdik. Hem bloggerlık hem de Bloggerlar Paylaşıyor hakkında sohbet ettik, neden burada olduğumuzu birbirimizle paylaştık, neler beklediğimizi konuştuk. Etkinlik pastamızı tüm arkadaşlarımla beraber kestik.


Günün sonunda sponsor hediyelerimizi dağıttık, sponsorlarımıza bir sonraki yazım da yer vereceğim. O gün orada fiziksel olarak yada yüreği ile olan herkese çok teşekkür ediyorum. İnşallah daha nice günlerimiz, projelerimiz olur birlikte yaptığımız. 






Bir sonra ki yazımda görüşmek üzere, hepinize sevgilerimi yolluyorum :)

Şafak

11 Nis 2016

Balparmak Ar-Ge Merkezi ve Bal


Herkese merhaba,

Geçtiğimiz hafta, Balparmak Ar-Ge merkezinde bir blogger buluşmasına katıldım. Balparmağa ait Çekmeköy'de bulunan merkezde, hem bal, hem Balparmak markası hemde 1 Mart 2016 tarihi itibarı ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın izni ile kurulmuş olan Ar-Ge merkezi olmaları konusunda bilgilendik. Yatırım 12milyon TL'ye malolmuş. 

Balparmak markası, Altıparmak Gıda Sanayi ve Ticaret'in bir kuruluşu. Uluslararası bal piyasasının en büyük 6. markası ve Türkiye'de  arıcılardan tedarik ettiği balı, 92 parametrede analizden geçirerek paketleyerek tüketicilere sunuyor.



Orada işleyiş hakkında da bilgi sahibi olduk. Süreç şöyle gelişiyor. Arıcı balını süzüp, bölgedeki Balparmak yetkilisine ne kadar balı olduğunu bildiriyor. Sonra tüm bal tenekelerinden birer kaşık numune alarak aynı kap içerisinde merkeze gönderiyor. Merkeze gelen bal, yine Balparmak labaratuarında çalışanlar tarafından birer kaşık aynı kaba alınıyor. Burada incelemelere başlanıyor. Bu 92 parametrenin olup olmadığı kontrol ediliyor. Arıya şeker yedirilmiş mi, zırai ilaç kalıntısı var mı, glikoz var mı, arılara antibiyotik tedavisi yapılmış mı gibi parametreler bunlar. Bu parametrelerden geçtikten sonra bakılan bir nokta daha var. O da arıcının gönderdiği numune ile, ellerine gelen ürün aynı mı? Eğer sonuçta başarısız olursa ballar arıcıya iade ediliyor. Bu konuda dürüst olduklarına inandıran şeylerden biri de, firmanın riski olmaması tüm riskin arıcıda olması.

O gün özel tadım yaptıkları merkezde bizim de tatma şansımız oldu ama ben pek başarılı olamadım :( 



Gelelim Ar-ge Merkezi'ne. Balparmak Ar-Ge Merkezi Türkiye'de gıda sektöründe Ar-Ge merkezine sahip 8. şirket. Farklı disiplinlerde 44 uzman görev yapıyor ve 750 m2'lik araştırma labaratuvarı 440 m2'lik ürün geliştirme odası ve farklı odalarla toplamda 1.429 m2'lik bir alana sahip. Kendilerine dünyanın bal ve diğer arı ürünleri konusunda bilir kurumu olmayı hedeflemişler.




Bal ve arılar  ile ilgili bir kaç da küçük bilgi paylaşmak istiyorum sizlerle.


  • Gerçek balı sahtesinden ayırmak pek mümkün değilmiş. Rengi, kokusu, tadı dahi benzetilebiliyor. Ancak analiz ile ayırt edilebilirmiş.
  • Gerçek bal, bozulmuyormuş ancak kristalleşebiliyormuş. Kristalleşmesi bozulduğu anlamına gelmediği gibi besin değeri de bu durum karşısında değişmiyormuş.
  • Süzme bal, petek baldan daha sağlıklıymış. Hem peteklerin plastik olarak satılanları varmış hem de ne kadar süzülürse süzülsün balın bir kısmının petekte kalma durumu oluyormuş. 
  • Bir yaşından önce bir çoğumuzun da bildiği gibi çocuklara bal verilmemeli ve ilk kullanımda da mutlaka az miktarda denetilerek herhangi bir reaksiyon oluşup oluşmayacağı kontrol edilmeli.
  • Bir arı 1 gram bal üretmek için yaklaşık 30.000 çiçek ziyaret ediyormuş ve 240 km yol katediyormuş.
  • Kraliçe arılar sadece arı sütü ile besleniyorlarmış ve yaklaşık 7 yıl yaşıyorlarmış. 
  • İşçi arılar dişiymiş!
  • Lavranın kraliçe arı mı yoksa işçi arı mı olacağı beslenme şekli ile belli oluyormuş. Dİşi lavra 16 gün arı sütü ile beslenirse, kraliçe arı yok bal ve polenle beslenirse 21 günde işçi arı oluyormuş.
  • Bir bal arısının ömrü 4-5 haftaymış ve hayatı boyunca birkaç gram bal üretirmiş. 
  • Kraliçe arı ömründe bir kere çiftleşir ve yaklaşık 2000 yumurta üretirmiş. 
Çiftleşme ile ilgili bu kısım ilginç nasıl yani diye sormadan edemiyor insan. Bunun cevabını da Muhsin Doğaroğlu’nun Modern Arıcılık Teknikleri kitabında vermiş. Alıntı olarak paylaşıyorum sizlerle.

Döllenmiş yumurtadan oluşan ancak dişi olan işçi arılar, anaarıların kendilerine verdikleri, anaarı materyali nedeniyle analı kovanda yumurta üretemezler. Uzun süre anasız kaldıklarında yumurtaları gelişir fakat döllenemedikleri için bu yumurtalardan sadece erkek arı oluşur.

Yapılan araştırmalarda rastlanan en yüksek günlük yumurta bırakma sayısı 1587 olarak belirlenmiştir. Güçlü bir kolonide bir arının yılda bıraktığı yumurta sayısı 200 000 dolayındadır.

Gözden çıkmış anaarı, ortalama bir hafta sonra çiftleşme uçuşuna  başlar. Hava koşulları uygunsa 2 gün içerisinde 3 çiftleşme uçuşunda 8 ile 10 erkekle, havada çiftleşir. Her çiftleşme uçuşundan sonra kovana döner.

  Ana arının verimliliği kesesinin sperm kesesinin dolmasına bağlıdır. Anaarı aldığı spermayı canlı      koruyabildiği için bu çiftleşme döneminden sonra yaşama boyunca bir daha çiftleşmez.
 
 
Çok ilginç bilgiler dimi :) Arı dünyası sonsuz bir deniz gibi. Hele ki onlar yok olursa, dünya da yok olur tezi her zaman çok ilgimi çekmiştir.

Bir de Balparmak ürün çeşitlerini paylaşmak istiyorum sizinle.



Klasik seri : Süzme Çiçek ve Süzme Çam olarak iki çeşit. Marka özellikle Çam Balı konusunda Dünya lideri olmak istiyor ve bunun için çalışmalar yapıyor.

Özel Seçim Serisi : Hakkari, Yüksekova, Şemdinli ballarından oluşan seri

Yöresel Seri : Türkiye'nin 5 ayrı yöresinden seçilen ballar ile yapılan seri

Monoflora Serisi : Başlangıç olarak Karadeniz Kestane balı ve Akdeniz Narenciye Balı tüketiciler ile buluşmuş. Tek tür bitkiden nektar alarak ürettikleri bir bal çeşidi

Binbir Çiçek : Türkiye'nin her yöresinden ova ve yaylalardan derlenen bir lezzet.

Honeybana  : Çocuklar için özel ambalajlarla paketlenen bir çeşit.

Katla Balla : 18, 24 ve 120'li ambalajlarda satılan yanınızda taşıyabileceğiniz bir ürün.



Apitera Zen : Propolis , bal, zencefil, limon tarçın, karanfil, karabiber ve limon karışımı

Apitera plus : Sadece eczanelerde satılan 4 farklı karışım.

7'li Piknik : 20 gr. lık 7'li setler halinde satılan ve pratik kullanıma yönelik.

Güne ait videoyu buradan izleyebilirsiniz.





Balparmak ürünlerinin üzerinde priospot sistemi bulunuyor, aldığınız ürünle ilgili detaylara web siteleri üzerinden ulaşabiliyorsunuz.

Bal önemli, güvenilir kaynaktan ve seçici olun diyerek yazıma son veriyorum :)
Kendinize iyi bakın

Sevgiler

Şafak



8 Nis 2016

Scholl Velvet Topuk Törpüsü İncelemesi - Videolu Anlatım

Herkese merhaba,

Mart başında sevgili Yasemin Kokulu Bir Hayat'ın etkinliğinde, Scholl markası bizlere Velvet Smooth Ekspres pedi yani Elektronik topuk törpüsü hediye etmişti. Benimde uzun zamandır almayı planladığım bir üründü aslında. Çünkü kış aylarında topuklarım acayip şekilde kuruyor ve ben bir çözüm bulamıyorum bu duruma.

Öncelikle ürün çok güzel bir çanta içinde bizlere hediye edildi. Bende deneyerek sizlerle paylaşmak istedim. Ayrıca ürün inceleme videosu hazırladık. Bloggerlar Paylaşıyor'un Youtube  kanalında yayınlanmaya başlandı. Videomuzu da izlemenizi ve görüşlerinizi paylaşmanızı rica ediyorum hepinizden. Takibe almayı da unutmayın, yakında yeni ürün inceleme videoları ile sizlerle olacağız :)


Kısaca buradan da bahsetmek gerekirse;

Ürün paketi içinde;
1 adet ayak törpüsü
1 adet döner başlık
4 adet AA kalem pil
1 adet plastik kapak mevcut.

Dikkat edilmesi gereke noktalar;

Ürünü temiz ve kuru ayağa uygulamanız gerekiyor
Aynı bölgeyi  3-4 saniyeden fazla yapmamalısınız
Acı yada tahriş hissetmeniz halinde hemen uygulamayı durdurmalısınız.
Cihazı temizlerken, elektronik olması nedeniyle, gövdeyi temiz ve nemli bir bezle silmeli, başlığı suyun altıda yıkayıp kuruttuktan sonra yerine takmalısınız.
Ürün başlığından yeterli verimi almak istiyorsanız, kullanım sıklığınıza bağlı olarak 3-4 ayda bir değiştirmelisiniz. 

Sen Scholl Topuk törpüsünden memnun kaldın mı diye soracak olursanız, evet ben memnun kaldım. Çünkü pedikür yaptırmamın tek nedeni bu topuklardaki çatlaklardı. Evde kendim ne zaman istersem yapabilirim. Bu benim için büyük kolaylık oldu.

Yine görüşmek üzere

Sevgiler

Bloggerlar Paylaşıyor 1 Yaşında Etkinliği - 1. Bölüm

Merhaba,

Bugün sizlere 26 Mart'da yapılan Bloggerlar Paylaşıyor yazar buluşmasından bahsetmek istiyorum. Oldukça keyifli geçen bir etkinlik oldu bizim için. Sadece yazarlar olarak katıldığımız etkinlik bana göre aynı zamanda doğru yolda olduğumuzun da göstergesiydi. Tarafsız Satın Alma Rehberi olacağız dedik ve bu iddiamızı da gerçekleştireceğimizin ilk sinyalleriydi bence. Aslında bir çok yazar arkadaşım günü çoktan paylaştı bile. Ben biraz geç kaldım sanırım :) Ama nasıl anlatacağımı bilemediğimden kaynaklanıyor bu durum çünkü benim için katıldığım veya ortak olarak düzenlediğim diğer etkinliklerden farklı bir konumda yüreğimde. Daha önce de dediğim gibi bir hayalin gerçekleşmesinin, ete kana bürünmüş hali.

Etkinlik hazırlıklarına başlamaya karar verdiğimizde küçük bir organizasyon olsun diye konuşmuştuk. Bir araya gelip daha da kaynaşacağımız, sohbet ve temennilerde bulunacağımız bir birliktelik olmasını planlıyorduk ama bir anda yapacağımız mekanın oldukça özel olmasıyla, bambaşka bir etkinliğe dönüştü.




Etkinliğimizi Türkiye'nin tek ve ilk müze oteli olan Eresin Crown Otel'de gerçekleştirdik. Otel gerçekten büyüleyici her şeyden önce. Mekan olarak Sultanahmet'de bulunan otel, Kültür Bakanlığı tarafından müze statüsünde değerlendirilen bir yer. Bir müze müdürleri dahi var. Otel Eresin Oteller grubuna ait. Eresin Oteller Grubunun kalitesi zaten tartışılmaz biliyorsunuzdur. İnşaat kazısı sırasında çıkan bazı eserler hiç dokunmadan öyle bırakılmış. Otel ile ilgili detaylı yazı için Tık Tık.



İçindeki balık figürüne dikkat ettiniz mi? Hristayanlar için balı figürünün özel bir anlamı var. Hristiyanlığın yasak olduğu ve inananların saklandığı dönemlerde, birbirinden haberdar olduklarını belli etmek için balık figürünü kullandıkları da söylentiler arasında. 
Hala bile modern Hristiyanlıkta, balık sembolü bildiğim kadarıyla kullanılmakta. Özellikle araçların camına yapıştırarak o aracın sahibinin bir hristiyan olduğunu vurguluyorlar. 












Personel o kadar ilgili, o kadar yardım severdi ki sizlere anlatamam. Mekanı düzenlemek için bir gün öncesinden gittik eşimle ve hepsi bize çok yardımcı oldu. Bizimle birlikte yerleştirdiler, fikir verdiler, şöyle mi yapsak daha iyi olur dediğim anda hemen ona göre düzenleyerek görerek karar vermemi sağladılar, baktılar içime sinmedi hemen değiştirdiler ve tüm bunlar olup biterken bir kere bile surat asmadılar, Bize kendimizi  misafir olmanın dışında, aileden biri gibi hissettiren otelde, çalışan tüm arkadaşlara, şeflere, müdürlere çok teşekkür ediyorum.







Etkinliğimiz  Bosphorus Balo salonunda saat 13:oo de başladı. Otel tüm hazırlıklarını o saate kadar tamamlamıştı. 





İçeride bizimle ilgilenen 2 kişiyi görevlendirmişlerdi ve çok ilgilendiler. İlk defa Ege'yi içinde bulunduğum bir etkinliğe götürdüm. Sevgili Elmas'ın yakışıklı oğlu Berke'de gelmişti, çocuklar kısa sürede kaynaştı. Otel personeli çocuklarla bile ilgilendi ya süper, ben size daha nasıl anlatayım :)




İsim yazılı kurabiyelerimiz Kayseri'den sevgili Nihal'in Pasta Butiğinden geldi. Sevgili Lerzan getirirken gözü gibi baktı onlara bir şey olmasın diye :)


İsimlerimizin yazılı olduğu masa kartları, magnet aslında :) Sevgili Özel Gün Magnetleri'ne teşekkürler.

Kişiye özel ve kurumsal organizasyonlar, hediyeler sunan Sevgili Sen Hep Kalbimdesin, hem masa aranjmanları hem de katılımcılara birer sukulent hediyesi ile masalarda yerini aldı.  


Etkinlik pastamız ve logomuzun basılı olduğu kurabiyeleri, sevgili Burcucupcake hazırladı. Butik pasta konusunda hem görüntü hem de tat olarak oldukça başarılı. 


Sevgili blogger dostu Tatlımo bizim için keklerden hem bir kule hazırlamıştı, hem de sepetlerle ikramlık getirmişlerdi. Onlar bu işi biliyor ve sürekli gelişim içindeler.




Hepimiz toplandıktan sonra etkinliğimize start verdik.Güne ait bir kaç resim paylaşmak istiyorum. Fotoğraflarımızı çeken Tülay Gündüz Photography 'e  çok teşekkürler.









O saatlerde yaşananları sizinle bir sonra ki yazımda paylaşmak istiyorum. Hepinize mutlu zamanlar dilerim. 

Sevgiler

Şafak


Etkinliğe Katılan Yazar Arkadaşlarım


Yazar Web Sitesi
Rabia Tornacı http://www.tavsiyesever.com/
Seda Yeşiltaç http://www.sirinkanatlar.com/
İrem Özker http://audreyinsekerleri.blogspot.com.tr/
Gizem Demirel http://www.gizoandtheblog.com/
Elmas Koçan http://elmasgln.blogspot.com.tr/
Lerzan Karabayır http://www.lerzankaradan.com/
İlknur Özkan http://acemisihirbaz.blogspot.com.tr
Kadriye Koba www.bizkimizkadiniz.blogspot.com
Çiğdem Kesik http://makyajlikareler.blogspot.com.tr/
Ebru Genç http://locosmetico.blogspot.com.tr/
Selma Özdemir http://senbenvehayat.blogspot.com.tr/
Esra Hanedan http://www.kiriksemsiye.blogspot.com.tr/
Yasemin Özer http://biricitinyeri.blogspot.com.tr/
Sena Dursun http://nypdsena.blogspot.com.tr/
Alp Tolga Kilimcigöldelioğlu http://www.nettowork.com/





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...