Oğullarım,
Ömür boyu yanınızda olacağıma sözüm var ama ömrüm oldukça, her yaptığınız ya da yapacağınız yanlışta beni karşınızda bulacaksınız. Siz beni dinlemeseniz de, anlamak istemeseniz de ben nefesim yettiği kadar size doğruları anlatacağım. Bu dünyada var olma nedenimizin, zengin olmak ya da çok iyi şartlarda yaşamak olmadığını, meselemizin insan olabilmek meselesi olduğunu her fırsatta dile getireceğim.
Şimdi küçüksünüz, biriniz anlatsam da anlamaz, bir diğeriniz ise bazı öğretmeye çalıştığım değerlere, neden ama soruları ile cevap veriyorsunuz. Sorun, ben anlatırım. Gerçek cevaplar verebileceğim her sorunuzu yanıtlarım. Cevabını bilmediğim sorularınızı ise en doğru cevabı verebilecek kişiyi Fizanda olsa bile bulur yanıtlatırım.
Eğer ben büyüdüğünüzü göremezsem, ömrüm kısa olur da size yol gösteremezsem diye yazıyorum bu satırları. Biliyorum bu blog bazen amacını şaşıyor, insan olmanın verdiği şehvetle başka yollara doğru kayıyor. Yine de okuyun, her yazısını her cümlesini okuyun ne olduğunu, benim neler hissettiğimi anlamaya çalışın.
Dün gece ülkemizde kötü bir olay yaşandı. Neler olduğunu okumamak ve duymamak için televizyon seyretmiyorum, haber sitelerinde gezmiyorum bugün. Çünkü anlatılanlar ve anlatılacaklar bildiklerimden farklı değil.
Yüzlerce eve ateş düştü dün gece. Çok fazla umut olmadığını bile bile umutla bekleyenler var bugün. Mesela biraz önce Efe seni uyutuyordum. Gözlerimi kapattığımda, dizlerine parçalarcasına vuran kadınlar gördüm. Ağlamaktan artık göz yaşları akmayan anneler. Annesinin eteğine yapışmış, gözleri mavi saçları sarı bir kız çocuğu gördüm. Ne olduğunu anlayamamış ama çevrede olup bitenleri dehşetle izleyen bir çok çocuk gördüm. Arkadaşlarını umutsuzca bekleyen, bizim kaderimiz bu diyen ve artık insanca yaşamaktan, kendilerine insan muamelesi yapılmasından umudu kesmiş adamlar gördüm.
Herkes acıyı derinden paylaşıyor ama bu acı öyle paylaşılabilecek bir acı değil, biliyorlar.
Ben ne yapabilirim? Kum tanesinden farkım yok bu hayatta. Bir şeyleri değiştirme gücüm yok bu yaşanan günlerde. Düzen öyle kötü ki. Bazı koca koca kelli felli adamlar etkiliyor bir çok hayatı. Ceplerini doldurma hırsına bürünen insanlar karar veriyor kimin hayatta kalacağına.
Oğullarım, büyüyün okuyun bir yerlere gelin. Geldiğiniz konum ne olursa olsun. Eğer birilerinin hayatını olumlu yönde değiştiremeyecekseniz siyasetçi olmayın sakın. Bu benim en önemli vasiyetimdir. Birilerinin cebi daha çok dolsun diye verilen kararlara ortak olmayın, birilerinin hayatlarını iyi yönde değiştirecek bir kararı aldıramıyorsanız iş arkadaşlarınıza, her yolu deneyin, tvlere çıkın, gazetelere demeç verin, o yollarda mı kapalı o zaman sokaklara inin, yolda gördüğünüz herkese bunun gerekli olduğunu anlatın. Yine mi olmuyor istifa edin.
Mühendis olun mesela, sağlam evler, sağlam yollar yapın. Birileri öyle istiyor diye, imza atmayın hiç bir evrağa. Hiç bir canın yok oluşuna ortak olmayın.
Ya da doktor olun, hayat kurtarın. Parası olana iyi bakmayın sadece. Garibanlara, çocuklara, yaşlılara yardım edin. Onlar size gelemeyecek kadar kötü durumdaysalar siz onlara gidin. Kaç para kazandığınız olmasın baktığınız hasta sayısındaki değer. Kaç insan iyileştirebildiğiniz olsun.
Subay olun yada. Vatanınızı canınız pahasına koruyun. Sizi haksız yere zindanlara mı attılar, bu günlerde çok saygı duyduğum bir Paşa'nın Engin Alan'ın yaptığı gibi, ömrünüz pahasına anlaşmayın kimseyle. Şerefinizi koruyun. Başınız dik olsun. İlahi adalet mutlaka bir gün tecelli edecektir, inanın.
Aşçı olun güzel yemekler yapın doğal olmayan hiç bir şeyi önermeyin insanlara.
Memur olun, asla rüşvet almayın.
Polis olun, size emanet edilen canları koruyun kollayın, emir demiri kesmesin.
Temizlik elemanı olun, sizin mıntıkanız tertemiz olsun, insanlar bu temizlik karşısında çöp atmaya utansın.
Ne olursanız, ne olmak isterseniz, şartlar ne olmanızı sağlarlarsa sağlasın. İnsanlar arkanızdan, şerefsiz demesin, onu doğuran ana cehennemde ters dönsün demesin benim bazıları için dediğim gibi, allah belasını versin demesin insanlar size.
OMU? O ÇOK İYİ İNSANDIR desinler sizin için.
Allah korkusu ve sevgisi olsun yüreğinizde. Cenneti garantilemek için değil, O'na yaraşır bir kul olmak için olsun aldığınız kararlar.
Bu benim için kazanacağınız çok paradan, bana hediye edeceğiniz takılardan, beni yaşatacağınız ultra güzel hayattan daha kıymetli olacak emin olun.
Benim yapabileceklerim verebileceğim öğütler bu kadar. Her kadın kendi evladını şerefli ve vicdanlı yetiştirebilse sorun kalmayacak belki bu dünyada. Bu da size bir vasiyet olsun. Evlendiğiniz kadınlar vicdanlı olsun ve çocuklarınızı doğru yetiştirmenize yardımcı olsun. Öyle değillerse, ayrılın gitsin.
Sizi çok seviyorum Ege ve Efe Deniz. Benim küçük bebeklerim :) Bunu hiç unutmayın.
Anneniz
14 May 2014
13 May 2014
İŞSİZLİK MAAŞI HAKKINDA MERAK EDİLEN HERŞEY
Merhaba,
Bugün sizlere inşallah lazım olmaz ama lazım olursa faydalanabileceğiniz bir konudan bahsetmek istiyorum. Biliyorsunuz, Türkiye'de 1 Haziran 2000 tarihinden itibaren, işsizlik sigortası için maaşlarımızdan kesinti yapılmaya başlandı. Bu kesinti oranı bürüt maaşlarımızın %1'i. Aynı şekilde işverenler de İşsizlik fonuna her çalışanı için %2 ödemek zorunda.
Ödemeler ise mart 2002 tarihinden itibaren yapıldı. İşsizlik maaşını hak etmenin bazı şartları var.
4447 numaralı İşsizlik Sigortası kanununa göre, bu şartlardan en önemlisi, işinizi kendi kusurunuz dışında kaybetmiş olmanız.
Bir diğer şart ise, işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde kesintisiz olmak şartı ile, son üç yılda en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olmanız.
Bu iki şartı yerine getirdiyseniz, iş akdinizin sona ermesinden itibaren 30 gün içinde işsizlik maaşı için başvurunuzu yapmanız gerekiyor. 30 günlük süreyi kaçırırsanız ne yazık ki maaş alamıyorsunuz. Gecikmenizin mucbir sebeplerle olduğunu kanıtlarsanız, geciktiğiniz süre maaş alacağınız süreden ne yazık ki düşüyor.
Eskiden sadece İŞKUR bürolarına başvurulabiliyordu ama artık internet üzerinden www.iskur.gov.tr 'ye kendinize bir profil oluşturarak da başvurabiliyorsunuz. Yaklaşık 15 günlük sürede size bir cevap geliyor. Maaşınızı PTT'den kimliğinizle alıyorsunuz.
Aldığınız maaş, son aldığınız brüt ücretin (ki burada maaşınızın SGK'ya tam bildirilmesi çok önemli) yaklaşık %40'ı kadar oluyor. Ancak buna da bir sınırlama gelmiş. Brüt Asgari ücretin %80'nini geçemiyor.
İşsizlik maaşının süreleri ise şöyle,
Son 3 yıl içinde ödediğiniz prim günlerine bakılıyor.
600 gün çalıştıysanız, 180 gün
940 gün çalıştıysanız, 240 gün
1080 gün çalıştıysanız 300 gün
maaş alabiliyorsunuz.
Tekrar işe başladığınızda, maaşınız kesiliyor. Eğer sigortasız çalışma yoluna gidip bu sürelerde maaş almaya devam ederseniz, bu ortaya çıktığında yapılan ödemeler yasal faizi ile geri alınmakta ve bir daha işsizlik maaşına başvurulamamaktadır.
Ayrıca başvurunuz sırasında İşkur'a kaydolmanız gerektiğinden, size İşkur kanalı ile iş bulunursa yada eğitimlere çağrılırsanız ve siz bunlara haklı sebebiniz olmadığı halde cevap vermezseniz maaşınız kesilir.
İşsizlik ödeneği, nafaka borcunuz dışında haczedilemez, kefalet olarak gösterilemez ve bir başkasına devredilemez.
Benim sizlerle paylaşabileceklerim bunlar. Umarım faydalı olmuşumdur ama yine de hiç bir zaman gerekmemesini diliyorum. Hepimizin kazancı bol olsun
Sevgiler
Şafak
not: resim webden alıntıdır
COSMED SELÜLİT LOSYON HEDİYESİ
Merhaba,
Geçen haftalarda Sosyal Anneler'in yaptığı hediye etkinliğinde, Cosmed Body Care Anti Cellulite Lotion ve Cosmed Body Care Anti Cellulit Serum kazanmıştım. Paketim geçen hafta elime geçti. Aynı üründen Sosyal Anneler 1. yıl kutlamasında da hediye edildiğinden, Sosyal annelerin yöneticisi, Bir Kadın Yazıyor web sitesinin sahibi Sezen'e "Ben bu ürünü izleyicilerime hediye etsem olmaz mı? Ayıp olmaz di mi?" dedim. Baktım hiç itiraz yok, nihayet bu akşam bu postu hazırladım :) Ve ürünlerden Cosmed Body Care Anti Cellulite Lotion 'u size hediye etmeye karar verdim. Bir diğerini de bir başka sefer hediye olarak yine sizlerle paylaşacağım.
Önce size selülit ürünleri biraz tanıtayım. Daha fazla bilgi edinmek için Cosmed'in web sitesini inceleyebilirsiniz.

Cosmed Body Care Anti Cellulite Lotion gündüz kullanımı için uygun, leke bırakmaz bir ürün olması hemen sürüp dışarı çıkabileceğiniz anlamına geliyor. Ayrıca sıkılaştırıcı özelliği sayesinde vücudun her yerinde kullanılabiliyor. 150 ml.
Cosmed Body Care Anti Cellulit Serum ise gece yatmadan önce vücudun ilgili yerlerine aşağıdan yukarıya doğru dairesel hareketler ile masaj yapılarak kullanılıyor. İçerisinde 10 adet 10 mk lik tüp bulunmakta. Hem selülitleri yok ediyor hem de yeniden oluşumunu engelliyor.
Öncelikle her iki üründe unisex. Paraben içermiyor, dermatolojik olarak test edilmiş. Renklendirici ve koku içermiyor, içeriğinde alkol bulunmuyor.
Cosmed Selülit Losyonun piyasa değeri yaklaşık 65 tl. Size hediye edebilmem için gerekenler ise;
Blogumun izleyicisi olmanız ve beni Google + da takip etmeniz (Zorunlu)
Şafagın Dünyası facebook sayfasını Beğenmeniz (Zorunlu)
Çekilişi herhangi bir sosyal medyada paylaşıp linkini benimle paylaşmanız (Zorunlu)
başka kanallarda takipçim olmayabilirsiniz. Zaten Twitter, İnstagram, Bloglovin gibi kanallarda da takip etmek isteyenler ediyordur.
Bu güzel ürünleri kime hediye edeceğimi bulmak için bitiş tarihi en geç 30 Haziran. İstediğim sayıya ulaşırsa daha erken kapatabilirim. Yurt dışına gönderim yapamıyorum. Yurt içi kargo ücreti bana ait.
Alttaki formu doldurmanızı rica ediyorum. Yorumlar kısmını dikkate almayacağım.
Sevgiyle kalın
Şafak
Geçen haftalarda Sosyal Anneler'in yaptığı hediye etkinliğinde, Cosmed Body Care Anti Cellulite Lotion ve Cosmed Body Care Anti Cellulit Serum kazanmıştım. Paketim geçen hafta elime geçti. Aynı üründen Sosyal Anneler 1. yıl kutlamasında da hediye edildiğinden, Sosyal annelerin yöneticisi, Bir Kadın Yazıyor web sitesinin sahibi Sezen'e "Ben bu ürünü izleyicilerime hediye etsem olmaz mı? Ayıp olmaz di mi?" dedim. Baktım hiç itiraz yok, nihayet bu akşam bu postu hazırladım :) Ve ürünlerden Cosmed Body Care Anti Cellulite Lotion 'u size hediye etmeye karar verdim. Bir diğerini de bir başka sefer hediye olarak yine sizlerle paylaşacağım.

Cosmed Body Care Anti Cellulite Lotion gündüz kullanımı için uygun, leke bırakmaz bir ürün olması hemen sürüp dışarı çıkabileceğiniz anlamına geliyor. Ayrıca sıkılaştırıcı özelliği sayesinde vücudun her yerinde kullanılabiliyor. 150 ml.

Öncelikle her iki üründe unisex. Paraben içermiyor, dermatolojik olarak test edilmiş. Renklendirici ve koku içermiyor, içeriğinde alkol bulunmuyor.
Cosmed Selülit Losyonun piyasa değeri yaklaşık 65 tl. Size hediye edebilmem için gerekenler ise;
Blogumun izleyicisi olmanız ve beni Google + da takip etmeniz (Zorunlu)
Şafagın Dünyası facebook sayfasını Beğenmeniz (Zorunlu)
Çekilişi herhangi bir sosyal medyada paylaşıp linkini benimle paylaşmanız (Zorunlu)
başka kanallarda takipçim olmayabilirsiniz. Zaten Twitter, İnstagram, Bloglovin gibi kanallarda da takip etmek isteyenler ediyordur.
Bu güzel ürünleri kime hediye edeceğimi bulmak için bitiş tarihi en geç 30 Haziran. İstediğim sayıya ulaşırsa daha erken kapatabilirim. Yurt dışına gönderim yapamıyorum. Yurt içi kargo ücreti bana ait.
Alttaki formu doldurmanızı rica ediyorum. Yorumlar kısmını dikkate almayacağım.
Sevgiyle kalın
Şafak
12 May 2014
ZEYTİNLİ ÇÖREK
Merhaba,
Bir süredir Tavsiye evinden gelen Teremyağ Gurme'yi deneyeceğim bir tarif yapmak istiyordum. Geçen gün bu tarifi Dr.Oetker'in instant kuru hamur mayasının üzerinde gördüğüm bir tarifi denemeye karar verdim, denedim güzel oldu. Sizlerle de paylaşmak istiyorum. Bekleme süreleri çok gibi gözüküyor ama yapımı gayet kolay.
Malzemeler:
1 paket instant maya
2,5- 3 bardağı un
1 tatlı kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
100 gr. teremyağ gurme
1 çay bardağı ılık süt
1 yumurta
1 su bardağı çekirdeksiz siyah zeytin
kekik
Yapılışı:
Zeytin ve kekik dışındaki tüm malzemeleri yoğurun. Üzerini kapatıp ılık bir yerde yaklaşık 45 dakika bekletin.
Kabaran hamurunuzun tamamını yaklaşık 0,5 cm. kalınlığında açın. Üzerine zeytinleri serpiştirin ve rulo şeklinde sarın. 2 cm. eninde dilimlere kesin ve her dilimi yuvarlayıp yağlanmış tepsiye dizin. Üzerine yumurta yerine zeytinyağı serpip kekik ekleyin. Dilerseniz biraz pul biberde ekleyebilirsiniz.
25 dakika daha bekletip 180 derecede önceden ısıtılmış fırına verin. Yaklaşık 20-25 dakika da pişiyor.
Afiyet olsun
Şafak
BLOGGER ANNELER HÜRRİYET BUMERANG ANNELER GÜNÜ ŞENLİĞİNDE BULUŞTU
Merhaba,
Dün Bumerang'ın düzenlediği #hayatiguzelestirenkadinlar anneler günü şenliğindeydim. Havanın kötü olması nedeniyle bu sefer Ege'yi evde bıraktım. İyi ki de öyle yapmışım yoksa bizim için çok can sıkıcı olabilirdi. Yollar tam bir eziyetti. Çocukları ile gelen anneler çocuklarını etkinlik oyun alanında bıraktılar. Çocuklar Faber Castell, De cooks Party ve Jovi ile eğlendiler.
Daha önce Hürriyet Bumerang'ın her hangi bir etkinliğine katılmamıştım. Benim için farklı bir havayı solumaktı. Mekan olarak Taksim'deki Martı Otel'i seçmişlerdi. Gerçekten hoş ve nezih bir oteldi.
Hasanbey Çitfliği, farklı sunumlarla ürünlerini tanıttıkları bir stand açmışlardı ve etkinlik sponsorlarından biriydi. Ayrıca Makas Nişantaşı güzellik sponsoruydu. Ben denemedim ama güzelleşmek için kuaför koltuğuna oturan bloggerlar da vardı.
Bir diğer sponsor olan Trendyol, hem Trendyol hem de Modagram'da kullanılmak üzere indirim çeki verdi. Biraz önce siteye şöyle bir baktım gerçekten yaz için güzel elbiseler var.
Günün en büyük sürprizi Blog dünyasından tanıdığım ve yüz yüze tanışmasak da tanır gibi olduğum Ayparçası blogunun sahibi Aycan ile orada karşılaşmamızdı. Baktım instagramda paylaşım yapmış, şöyle bir salona göz gezdirdim remin çekiliş açısından nerede olduğunu anladım ve paylaşımının ardına iki sıra arkandayım yazdım :) Arada sohbet ettik ve çok da güzel oldu.
Size biraz konuşmacılardan bahsetmek istiyorum. Hürriyet gazetesinin koşan rujlu yazarlarından Yonca Tokbaş. Evet evet yanlış okumadınız, Yonca hanım hem yazar hem de iyi bir koşucu. Orada olmalıydınız. Öyle tatlı, öyle içten, öyle olduğu gibi bir kadın ki. Enerjisi ile içinizi pır pır yaptırıyor, gülümsüyorsunuz. Bizlere farklı bir meslekte zirvedeyken, nasıl bıraktığını ve hayatının amacını bulmak için kendini sadece yazmaya ve koşmaya adadığını anlattı. Facebook sayfası için Tık Tık
3 blogger anneyi konuk ettiler ayrıca. Hassas Anne Ece Kumkale, Nil'S Mum Yeşim Burnaz ve Komirra blogunun sahibi Özge Kopuz, bizlerle nasıl blog yazmaya başladıklarını, devam ettirmek için nasıl bir yol izlediklerini, blogger olmakla ilgili beklentilerini paylaştı. Kendilerini tebrik ediyorum ve isteyen herkesin bir gün kendini buna benzer bir sahnede görmesini diliyorum.
#Selfiebakani olarak da tanınan Fotoğrafçı Yeşim Mutlu, selfie yarışmasını kazananlara hediye vermek için bizimleydi. O varken selfie çekmeden olmazdı :) Resim Yeşim Mutlu'nun instagramından alınmıştır.
Dün Bumerang'ın düzenlediği #hayatiguzelestirenkadinlar anneler günü şenliğindeydim. Havanın kötü olması nedeniyle bu sefer Ege'yi evde bıraktım. İyi ki de öyle yapmışım yoksa bizim için çok can sıkıcı olabilirdi. Yollar tam bir eziyetti. Çocukları ile gelen anneler çocuklarını etkinlik oyun alanında bıraktılar. Çocuklar Faber Castell, De cooks Party ve Jovi ile eğlendiler.
Daha önce Hürriyet Bumerang'ın her hangi bir etkinliğine katılmamıştım. Benim için farklı bir havayı solumaktı. Mekan olarak Taksim'deki Martı Otel'i seçmişlerdi. Gerçekten hoş ve nezih bir oteldi.
Hasanbey Çitfliği, farklı sunumlarla ürünlerini tanıttıkları bir stand açmışlardı ve etkinlik sponsorlarından biriydi. Ayrıca Makas Nişantaşı güzellik sponsoruydu. Ben denemedim ama güzelleşmek için kuaför koltuğuna oturan bloggerlar da vardı.
Bir diğer sponsor olan Trendyol, hem Trendyol hem de Modagram'da kullanılmak üzere indirim çeki verdi. Biraz önce siteye şöyle bir baktım gerçekten yaz için güzel elbiseler var.
Günün en büyük sürprizi Blog dünyasından tanıdığım ve yüz yüze tanışmasak da tanır gibi olduğum Ayparçası blogunun sahibi Aycan ile orada karşılaşmamızdı. Baktım instagramda paylaşım yapmış, şöyle bir salona göz gezdirdim remin çekiliş açısından nerede olduğunu anladım ve paylaşımının ardına iki sıra arkandayım yazdım :) Arada sohbet ettik ve çok da güzel oldu.
Size biraz konuşmacılardan bahsetmek istiyorum. Hürriyet gazetesinin koşan rujlu yazarlarından Yonca Tokbaş. Evet evet yanlış okumadınız, Yonca hanım hem yazar hem de iyi bir koşucu. Orada olmalıydınız. Öyle tatlı, öyle içten, öyle olduğu gibi bir kadın ki. Enerjisi ile içinizi pır pır yaptırıyor, gülümsüyorsunuz. Bizlere farklı bir meslekte zirvedeyken, nasıl bıraktığını ve hayatının amacını bulmak için kendini sadece yazmaya ve koşmaya adadığını anlattı. Facebook sayfası için Tık Tık
Ardından, Pozitif Ebeveynlik uzmanı Tansu Oskay annelikle ilgili kısa bir konuşma yaptı ve salonda bulunan kişilerin sorularını yanıtladı. Hakkında daha çok bilgi edinmek için Tık Tık
3 blogger anneyi konuk ettiler ayrıca. Hassas Anne Ece Kumkale, Nil'S Mum Yeşim Burnaz ve Komirra blogunun sahibi Özge Kopuz, bizlerle nasıl blog yazmaya başladıklarını, devam ettirmek için nasıl bir yol izlediklerini, blogger olmakla ilgili beklentilerini paylaştı. Kendilerini tebrik ediyorum ve isteyen herkesin bir gün kendini buna benzer bir sahnede görmesini diliyorum.
Doğum ve hamilelik Terapisti Züleyha Aydın, doğum ve doğum öncesi ve sonrası hissettiklerimiz hakkında, bir sunum yaptı. Orada en mutlu doğumun keşkesiz doğum olduğundan bahsetti. Kendi adıma, doğumları ile ilgili hiç keşke kelimesini kullanmayan biri olarak, abim, babam gibi gördüğüm minnet ve şükranla anacağım tek kişi olan doktorum, adam gibi adam Serhat Sakız'a çok teşekkür ediyorum.
Annelerin doğumdan itibaren, hatta hamile kaldıklarını öğrenir öğrenmez ilk akıllarına takılan konu bebeğimi nasıl besleyeceğim, acaba sütüm yetecek mi? ek gıdaya ne zaman geçsem nasıl olur? soruları. İşte bu sorulara cevap verebilecek en doğru isimlerden biri olan Esra Ertuğrul'da oradaydı ve bize bu konularda bilgi verdi. Bloguna gitmek için buraya Tık Tık
Ve Hürriyet gazetesinde yazan, ünlü astrolog Şenay Yangel sahneye çıktığı zaman herkes pür dikkat kesildi. Anne-çocuk arasındaki burç uyumlarını, yükselen burcun hayatımıza etkisini anlattı ve merak ettiğimiz soruları yanıtladı.
Her burcun bir de karşıt burcu varmış. Karşıt burcumuz bizi olumsuz etkileyebilirmiş. Bununla ilgili anlattıklarını ne yazık ki zamanında kaydetmeye başlayamadım. Resim Şenay Yangel'in facebook sayfasından alınmıştır.
Bu güzel gün için emeği geçen ve orada olan herkese teşekkür ediyorum.
Sevgiyle kalın
Şafak
11 May 2014
Ülker Çocuk Sinema Şenliği
Bu perşembe Elif'le Ülker'in bu yıl 7.sini düzenlediği muhteşem bir sosyal sorumluluk projesi olan "Ülker Çocuk Sinema Şenliği"nin davetlisi olarak "Karlar Ülkesi"ni izledik.

Kuzum elinde mısırı filmin başlamasını bekliyor. (Salonda hiç yer yoktu. Komşumuz da mısır almaya gitti)
Filmi beklerken Sabri Ülker Gıda Araştırma Enstitüsü Vakfı'nın çocuklar için "beslenme" temalı şarkısını izledik-dinledik.
Çok beğendik.
Filmin çıkışında bizi bu abla ve abi uğurladı.

Filmden çıkan her kuzuya bu paketlerden hediye ettiler.

Peki bu proje benim için ne ifade etti:
Belki 7 yıldır pek çok kez reklamlarını duyduk.
Ücretsiz sinema etkinliği olarak düşündük.
Evet ücretsiz sinema etkinliği.
Ama aslında daha da fazlası.
O uzun kuyrukta sadece çocuklar yoktu.
Pek çok anne de vardı.
Bazısı ilk defa sinemaya gelmişti.
Belki maddi imkanlar, belki yaşam şartları nedeniyle.
Bu annelerin ve çocukların yüzünde o heyecanı gördüm.
Bu nedenle bu projeyi tebrik etmek istiyorum.
Bazen insanları mutlu etmek için çözüm o kadar kolay ki.
Ülker sadece onların sinemaya gitmesini sağladı.
Ama ben inanıyorum ki o anne-çocukların hayatında - hayallerinde farklı pencerelerde açıldı.
Çıkışta verilen o mini paketler çocukların neşesine neşe kattı.
(İçinde süt, kek, çikolata, sakız, bisküvi vardı)
Herkesin sanata ve hayallere daha kolay ulaşması dileğiyle
Sevgiler,
Çiğdem
İçerik: http://www.sorananne.com/
Bir boomads advertorial içeriğidir.

Kuzum elinde mısırı filmin başlamasını bekliyor. (Salonda hiç yer yoktu. Komşumuz da mısır almaya gitti)
Filmi beklerken Sabri Ülker Gıda Araştırma Enstitüsü Vakfı'nın çocuklar için "beslenme" temalı şarkısını izledik-dinledik.
Çok beğendik.
Filmin çıkışında bizi bu abla ve abi uğurladı.

Filmden çıkan her kuzuya bu paketlerden hediye ettiler.

Peki bu proje benim için ne ifade etti:
Belki 7 yıldır pek çok kez reklamlarını duyduk.
Ücretsiz sinema etkinliği olarak düşündük.
Evet ücretsiz sinema etkinliği.
Ama aslında daha da fazlası.
O uzun kuyrukta sadece çocuklar yoktu.
Pek çok anne de vardı.
Bazısı ilk defa sinemaya gelmişti.
Belki maddi imkanlar, belki yaşam şartları nedeniyle.
Bu annelerin ve çocukların yüzünde o heyecanı gördüm.
Bu nedenle bu projeyi tebrik etmek istiyorum.
Bazen insanları mutlu etmek için çözüm o kadar kolay ki.
Ülker sadece onların sinemaya gitmesini sağladı.
Ama ben inanıyorum ki o anne-çocukların hayatında - hayallerinde farklı pencerelerde açıldı.
Çıkışta verilen o mini paketler çocukların neşesine neşe kattı.
(İçinde süt, kek, çikolata, sakız, bisküvi vardı)
Herkesin sanata ve hayallere daha kolay ulaşması dileğiyle
Sevgiler,
Çiğdem
İçerik: http://www.sorananne.com/
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)