9 Kas 2013

PARANIZ CEBİNİZDE KALSIN


Merhaba,

Paranız cebinizde kalsın. Bu akşam size cilt bakımı ile ilgili bir kaç tiyo vereceğim.

Cildinize yeniden nem kazandırmak için, rendelenmiş yarım havuç, 1 yumurta akı ve 1 yemek kaşığı sızma zeytinyağını karıştırın ve göz çevreniz hariç tüm yüzünüze masaj yaparak uygulayın. 15 dakika bekledikten sonra ılık su ile yıkayarak yumuşak bir havlu ile bastırmadan kurulayın. Göreceksiniz işe yarayacak.

Cildinizde ölü deriler var ve bu nedenle mat görünüyor. Bunun içinde evde yapabileceğiniz bir şey var. Elmayı rendeleyip yüz ve boynunuza uygulayın. Yaklaşık 30 dakika bekleyip önce ılık su ile sonra da soğuk su ile durulayın. Bu işlemi haftada iki kez uygulayabilirsiniz. Daha parlak ve canlı bir cilde kavuşacaksınız.

Yorgun ve uykusuzsunuz diyelim, böyle zamanlarda gözler şişer ve insanlar gözlerinizden anlar yorgunluğunuzu. Bunun için de eşit miktarda gül suyu ve sodayı karıştırıp makyaj pamuğuna dökün ve gözlerinizin üzerinde 15 dakika bekletin. Hemen sonuç verecektir. Bu karışımı buzdolabında saklayabilirsiniz.

Bir de ceviz maskesi var. Cildiniz ölü hücrelerle kaplı ise, bir avuç cevizi dövün yada blendır ile toz haline getirin. İçine 2-3 kaşık ceviz yağı ekleyin ve bu karışımı cildinize uygulayın. Böylelikle hem cildiniz beslenecek hem de ceviz taneleri peeling etkisi yaparak cildinizi ölü hücrelerden arındıracaktır.

Harika cildiniz olması dileği ile

Sevgiler
Şafak

ATAM SEN RAHAT UYU

Biliyorum olan biteni yukarıdan izliyorsun. Zaman zaman ruhun acı çekiyor sana atılan iftiralarla. Sen gerçek dünyadasın artık ve biliyorsun bugün seni karalayanlar mahşer gününde senden hakkını helal etmeni isteyecek.

Helal etme ATAM...


Israrla seni anlamak istemeyenler var. Bu ülkeye yaptığın hizmetleri göremeyecek kadar gözleri kör olanlar var. Bugünleri yıllar önce sen görmüştün aslında. Gençliğe Hitabe de anlatmıştın bizlere.

Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


Mustafa Kemal Atatürk

Yıllar saçlarıma ak düşürse de, hala senin gençlerindenim ATAM...

Senin ateist olduğundan bahsediyorlar, bazıları mason olduğunu söylüyor. Bu kimi ilgilendirir ki?
İnanç Allah ile kul arasında değil midir? Hangi gerçek inanan kendini Allah'ın yerine koyup seni yargılar? Bu yaptıkları günah değil midir? Bu nedenle ben onlardan diğer dünyada şikayetçiyim ATAM..

Ben ve benim gibi düşünenler için önemli olan nasıl bir kul olduğun değil nasıl bir insan olduğun.

Çok içtiğin için öldüğünü söylüyorlar. Ölüm anlımıza yazılı değil mi zaten? Kimse kaderi değiştiremez diyorlar, öyleyse neden ölümün senin suçun olsun ki?

Kaldı ki senin yaşadığın hayatı kaç kişi yaşayabilir? Koskoca bir ülkeyi kurtarmaya çalışmak, aileden uzak kalmak, ülke için kendini feda etmek, hayatını dilediğince özgür yaşayamamak, dilediğince aşık olamamak, yokluk, savaş ve vatan hainleri ile uğraşmak. Kolay mı bunlar? Erken ölümünün en önemli nedeni senin vatan aşkın ATAM... Hakkını helal et bize.

Sen olmasaydın, Osmanlı devleti yıkıldığında, yurdun her köşesi paylaşılmaya başlandığında bu vatan toprağı geri alınabilir miydi? Küllerden yepyeni bir ülke doğabilir miydi?

Sen olmasaydın, dedelerimizin kanlarıyla sulanmış bu topraklarda şanlı bayrağımız hala dalgalanabilir miydi?

Sen olmasaydın, minarelerimiz gökyüzüne uzanır ve günde beş vakit ezan sesi yankılanabilir miydi bu topraklarda?

Sen olmasaydın, isimlerimiz Ayşe, Fatma, Hasan Hüseyin olabilir miydi? Bulgaristan'daki Türklerin yaşadığı olaylar burada da yaşanırdı. Sana kin duyanlar bunları bilmiyor mu ATAM?

Sen olmasaydın, kadınlar kendini bu denli rahat bir şekilde ifade edebilir miydi? Mesela Meclise girip milletvekilliği ünvanını alabilir miydi?

Sen olmasaydın yapamayacakları çok şey var bazı insanların. Ne yazık ki seni en çok anlamayanlar da onlar.

Sana yazacak çok şeyim var. Öyle kızgın ve üzgünüm ki olup bitenlere. Gerçekleri görmeyenlere, seni karalayanlara..

Sen rahat uyu ATAM.

Bizler emanetini koruyacağız. Bıkmadan, usanmadan seni anlatacağız.

Allah senden razı olsun. Mekanın cennet olsun...



Şafak





8 Kas 2013

TÜKETİCİ HAKLARINDA YENİ DÖNEM


Merhaba,

Dün akşam mecliste oy birliği ile kabul edilen Tüketici Hakları Kanunu, bizler için gerçekten önemli bazı değişiklikler sundu.

Eski yasa 1995'de yürürlüğe girmişti. 2003'de bazı değişiklikler yapılmıştı. İşte 2013 de tekrar yenilenen yasanın getirdiği bazı değişiklikler;

Buna göre bankalar artık, müşterilerine yıllık aidat talep edilmeyen kredi kartı sunmak zorunda. Burada bizlerin dikkat etmesi gereken şey bankadan kredi kartı alırken bu kartları talep etmemiz ya da kredi kartımızı bu yeni kartla değiştirmek istememiz. Yoksa bankalar, müşteri talebi aidatlı olan kartta diyebilir. Çünkü bizler sözleşmeleri pek okumuyoruz. Eski bir bankacı olarak bu konuda müşterilere hak vermiyor değilim. Bir çok sayfadan oluşan hizmet sözleşmeleri müşterileri bağlayıcı banka lehine bir çok madde ile dolu. Müşterilerine bu hizmeti sunmayan bankalar 5 milyon TL para cezası ile cezalandırılacak.

Bir diğer konu da kredi kullanıldığında, krediyi tahsil etmek için bankaların müşteri talebi olmasa bile vadesiz bir hesap açması. Bir çok bankada halen bu hesaplardan hesap işletim ücreti adında yıllık yada altı aylık ücretler alınmakta. Pek de itiraz edemiyoruz çünkü prosedür bu yanıtı ile karşılaşıyoruz. Kredi kullanmak zorunda kalan müşteri de itiraz edemiyor. Yeni yasal düzenleme ile buna da "Dur" denildi. Artık bankalar sadece kredi için kullanılan hesaplardan, hesap işletim ücreti adı altında ücret tahsil edemeyecek.

Bundan sonra tüm bankacılık ve alışveriş işlemlerimde sözleşmeler 12 puntodan küçük olamayacak. Anlaşılır bir dil kullanılacak ve satıcı tek taraflı olarak kendi lehine sözleşme şartlarını değiştiremeyecek.

Bir başka konu ise indirimli satış. Bilindiği üzere firmalar indirimde olduklarını beyan ettikleri ürünlerin üzerine zaman zaman önceki fiyat olarak oldukça yüksek fiyatlar yazarak sanki gerçekten indirim yapmışlar izlenimi vermekteydi. Yapılan yasal düzenlemeye göre bundan sonra etiketlere hem gerçek fiyatlarını hemde indirimli fiyatlarını yazmak zorundalar ve bunun doğruluğunun ispat yükümlülüğü kendilerinde.

Ayıplı malı geri iade etme süresi 6 ay. Altı aylık süre içinde malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya verildi. Eğer ayıplı malı, hile ya da kusur ile gizlenmişse zaman aşımı olmayacak.

Önceden yapı ruhsatı alınmadan, devremülk satışı serbestti. Yeni yasa ile bu ortadan kaldırıldı. Artık, devremülk satışı yapmak için yapı ruhsatı zorunluluğu var ve yapılan sözleşmede tarih müşteri el yazısı ile atılacak ve bir örneği müşteriye teslim edilecek. Devre tatillerde cayma hakkı 10 günden 14 güne çıkarıldı.

Ön ödemeli konut projelerinde teslim süresi 36 ayı geçemeyecek.

Tüketici hakları ders kitaplarına eklenecek ve öğrencilikten bilinçlenme sağlanmaya çalışılacak.

Şu an GSM şirketleri için karşılaştırmalı reklam yasak. Ancak yeni düzenlemeyle bunun önü açıldı. Şirketler karşılaştırmalı reklam yapabilecekler. Yapılabilecek ihlallere karşı para cezası uygulanacak. Bu da şu an 200.000 TL.

Hakem heyetlerinin yetersizliği konusunda da bir adım atıldı. Gerekli görüldüğü taktirde bazı ilçelerden birden fazla hakem heyeti yetkilendirilebilecek. Tüketiciler 3.000 TL'ye kadar haklarını hakem heyetinde arayabilecekler. Bunun da bir skalası var.

2.000 TL ye kadar ilçe hakem heyetleri
3.000 TL ye kadar il hakem heyetleri


Şimdilik edindiğim bilgiler bunlar. Haklarımızı mutlaka arayalım.

Sevgiler
Şafak



MUTFAKTA BELGESEL İZLER GİBİYDİM

Merhaba,

Geçen hafta sonu annemlerdeydik. Onların mutfak penceresinden yan binanın çatısında çığlık çığlığa bağıran martıları gördüğümde "ne oluyor böyle" diye baktım. Keşke bakmaz olaydım. 

Ne şekilde öldüğünü bilmediğim bir kuşu, sırayla tüm kuşlar yedi. Öyle ilginçti ki. Sırası gelen yiyiyor, bağırarak uçuyor ve bekleyen bir başka kuş devam ediyor. Arada sırası gelmeden yaklaşan bir kuş olursa diğerleri onu kovalıyor. 


En acımasızları martılar gibi geldi. Uzun bir süre martılara simit atmayacağım sanırım..



Sanki belgesel izler gibiydim. 

Ve hayatı düşündüm, bugün varsın yarın yoksun. Gözlerini kapatınca kırk yıllık ölülerden farkın olmuyor. 

Ve hayat çok acımasız. Yeter ki düşmeye gör, ırkdaşların bile gözünün yaşına bakmıyor.

Şafak





FIRIN SÜTLAÇ


Merhaba,

Eşimin en sevdiği tatlılardan biridir sütlaç. Hoş onun sevmediği tek şey koyun eti :) Geçen gün sütlaç mı yapsam diye bir cümle çıktı. Dün akşam eve geldiğinde sütlaç arıyordu :) Efe Deniz'in hastalığı nedeniyle yapamamıştım. Şimdi Efe Deniz'i uyuttum ve mutfağa geçtim. Bir yandan yapıp bir yandan size yazıyorum.

Malzemeler

1 su bardağı pirinç
1 litre süt
2 su bardağı şeker (kendi damak tadınıza uygun azaltıp çoğaltabilirsiniz)

Yapılışı

Pirinci az su ile haşlayın. Suyunu çekip yumuşadığında sütü ekleyin. Süt ve pirinç özleşene kadar beraber kaynatın. Şekerini ekleyerek muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin.

Eğer pirinç az gelir ve süt çok gelirse ve koyulaşmaz ise pirinç unu yada nişasta ekleyebilirsiniz.Bunun için, bir miktar su ile pirinç ununu eritin ve pişirdiğiniz süt ile ılıtarak tencereye ekleyin. Mutlaka sürekli karıştırın ki pirinç unu topaklanmasın.

Fırın kaplarına paylaştırdığınız sütlacı fırın tepsisine dizin ve yarısına gelecek şekilde su koyun tepsiye. 170 derece fırında üst tarafını çalıştırarak orta rafta üstü kızarana kadar fırında tutun.

Afiyet olsun
Şafak

7 Kas 2013

KARTPOSTAL ETKİNLİĞİ

Merhaba,

Blogger arkadaşlar her gün yeni bir etkinlikle karşıma çıkıyor. Hepsine katılmamak için kendimi zor tutuyorum ama sevgili Selen'in paylaştığı, O bir Anne'nin düzenlediği etkinliğe katılmadan edemedim.

Çok eski yıllarda kalmış bir alışkanlığı hatırlattı bana. Özel günlerde kartpostal gönderirdik uzaktaki sevdiklerimize.



Eğer sizde katılmak isterseniz buraya Tık Tık

Sevgiler
Şafak

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...